Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Çekişmeli boşanma davası ,anlaşmalı boşanma davası olarak sürdürülebilirmi ?

Yanıt
Old 02-06-2009, 14:44   #1
HAWK

 
Varsayılan Çekişmeli boşanma davası ,anlaşmalı boşanma davası olarak sürdürülebilirmi ?

Devam etmekte olan terk nedeniyle boşanma davasında,taraflar belli bir nafaka karşılığı anlaşmalı olarak boşanmaya karar verdiler.

Bu çekişmeli boşanma davası anlaşmalı boşanma davası olarak devam edip,dava sonuçlandırılabilirmi ?

Yoksa terk nedeniyle açılan çekişmeli boşanma davasından vazgeçip,yeniden anlaşmalı boşanma davası açmakmı gerekiyor ?

Şimdiden ilginize teşekkür ediyorum,,,,,
Old 02-06-2009, 15:05   #2
Av.Cengiz Aladağ

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan HAWK
Devam etmekte olan terk nedeniyle boşanma davasında,taraflar belli bir nafaka karşılığı anlaşmalı olarak boşanmaya karar verdiler.

Bu çekişmeli boşanma davası anlaşmalı boşanma davası olarak devam edip,dava sonuçlandırılabilirmi ?

Yoksa terk nedeniyle açılan çekişmeli boşanma davasından vazgeçip,yeniden anlaşmalı boşanma davası açmakmı gerekiyor ?

Şimdiden ilginize teşekkür ediyorum,,,,,

Hayır, ayrı dava açmanız gerekmez. Dikkat ederseniz MK 166/3'de "Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır." der. Yeter ki diğer koşullar (hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması) yerine gelsin.
Old 02-06-2009, 15:05   #3
sahinaydın

 
Varsayılan Altinci Fasil: Islah

Alıntı:
Madde 83 - İki taraftan her biri usule mütaallik olarak yaptığı muameleyi tamamen veya kısmen ıslah edebilir. Aynı davada her taraf ancak bir kere ıslah hakkını kullanabilir.

Madde 84 - lslah, tahkikata tabi olan davalarda tahkikat bitinciye kadar ve tabi olmıyanlarda muhakemenin hitamına kadar yapılabilir.

Madde 85 - Islah, muayyen celsede diğer taraf hazır olduğu halde yapılabileceği gibi evvelemirde o tarafa tebliğ edilmek şartiyle arzuhal ile de yapılabilir.

Madde 86 - Islah eden taraf bu tarihe kadar olan dava masrafiyle diğer taraf için - takdir olunacak zarar ve ziyanı davada mahküm olmuş gibi derhal mahkeme veznesine vermeğe mecburdur. Aksi halde ıslah yapılmamış addolunur.

İleride zarar ve ziyanın fazla veya noksanlığı sabit olursa fazlayı, tazmin ve noksanı istirdat eder.

Madde 87 - Islah, bunu yapan tarafın teşmil edeceği noktadan itibaren usule mütaallik bilcümle muamelelerin yapılmamış addolunmasını müstelzimdir. Ancak hakim huzurunda sebkeden ikrarlarla bir mahallin keşif ve muayenesi üzerine tesbit olunan hali mübeyyin her nevi zabıt varakalarının ve ehli hibre raporlarının münderecatı ve şahitlerin şahadetleri mahfuzdur. Şu kadar ki ıslahtan sonra cereyan edecek tahkikat neticesinde tebeyyün edecek hal, mezkur reylerin nazara alınmasını icap etmezse bunlara da olmamış nazariyle bakılır.

Madde 88 - Islah eden taraf davasını kamilen ıslah ettiği ve bunun tebliğ tarihinden itibaren üç gün zarfında yeni bir dava ikame eylemediği halde davası iptal olunur.

Madde 89 - Davasını tamamen ıslah eden müddei iptal tarihinden itibaren üç ay zarfında yeniden dava ikame eylemezse davasından feragat etmiş addolunur.

Saygılar,
Old 02-06-2009, 15:07   #4
v. Aynur

 
Varsayılan

Sayın Hawk ,
Bildiğim kadarıyla yargılamanın her aşamasında anlaşmalı olarak taraflar boşanabilir.Tabi koşul evlilikte bir yılı tamamlamak. Tarafların aralarında protokol düzenlemeleri , duruşmada her iki tarafın da hazır bulunması koşuluyla tek celsede boşanabilirler diye düşünüyorum. İyi çalışmalar.
Old 02-06-2009, 20:12   #5
Yücel Kocabaş

 
Varsayılan

Terk nedeniyle açılan boşanma davasının gecimsizliğe dönüştürülebilmesi için ya dava ıslah edilmeli yada yeni bir dava açılmalıdır.

Islah yolu ile veya yeniden açılacak geçimsizliğe dayalı davada, ihtardan önceki olaylara dayanılamaz.Anlaşmalı boşanma şartları oluşmuşsa davalının kabulü ihtardan sonraki olayları da kapsayacağından anlaşmalı şekilde boşanma sağlanabilir.
Diye düşünüyorum.
Old 03-06-2009, 08:39   #6
Av.Özlem PEKSÜSLÜ

 
Varsayılan

Bir protokol hazırlayıp mahkemeye sunup iki tane de şahit getirdiğiniz de sonuç alabileceğinizi düşünüyorum.Saygılarımla
Old 03-06-2009, 11:15   #7
av.selim selim

 
Varsayılan

Anlaşma protokolünü hazırlayın ,mahkemeye sunun,ve duruşmanın öne alınmasını ve duruşma günü beklenmeksizin sonuçlandırılmasının hukuki yararını dile getiren bir dilekçe yazarak her iki tarafı da hazır ederek birlikte alıp mahkemeye başvurun .
Old 03-06-2009, 12:12   #8
rudy baylor

 
Varsayılan

Benim kanaatimce de anlaşma protokolünü hazırlayıp mahkemeye sunmanız ve anlaşmalı boşanma istemeniz halinde taraflar boşanabilir,kolay gelsin...
Old 03-06-2009, 13:34   #9
Av.H.Sancar KARACA

 
Varsayılan

İlk başta “ıslah” çok da ilgili görünmedi bana. Şöyle ki; somut durumda , terk sebebiyle açılan boşanma davasında (taraflar boşanma konusunda anlaştığı için) dava sebebi, karşı tarafın rızası ile değiştirilmektedir. Ancak; muhatap, dava sebebinin değiştirilmesine muhalefet ederse (ya da muhatabın dava sebebinin değiştirilmesine muhalefet etme olasılığı varsa) ıslah yoluna başvurulabilir. Burada davanın usuli bakımdan ıslahını gerektirecek bir durum yok gibi sanki. Çünkü, dava sebebi davalının rızası ile (ve açık irade beyanı da mevcutken) değiştirilmektedir. Ama, Sayın KOCABAŞ' ın gerekçesi usul açısından yabana atılır gibi değil ve kafamı karıştırdı. Bu tereddüdü bir kenara koyarsak, tarafların mahkemeye birlikte başvurarak anlaşma protokolü sunmasını (biçimsel olmasa da) bir nevi davanın ıslahı olarak kabul edersek bu usuli engel aşılmış olur ve yeni dava açılmasına da gerek yok diye düşünüyorum. Mahkeme bu durumda (Sayın ALADAĞ’ın isabetle işaret ettiği gibi diğer koşullar da varsa) boşanmaya hükmedecektir.
Saygılarımla.
Old 03-06-2009, 19:24   #10
Yücel Kocabaş

 
Varsayılan

Islah olmaksızın mümkün olamayacağına dair ;
T.C.

YARGITAY

2. HUKUK DAİRESİ

E. 1994/13182

K. 1995/152

T. 11.1.1995

DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
KARAR : Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle dava terk hukuki sebebine dayanılarak açılmış olup, usulen ıslah ile dava sebebi de değiştirilmemiştir. Medeni Kanunun 134/3. maddesinde öngörülen durum dışında, boşanma davalarında kabul hukuki sonuç doğurmayacağına (HUMK. Md.195, M.K. Md. 150) göre yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna oyçokluğuyla karar verildi. 11.01.1995
MUHALEFET ŞERHİ
Dava dilekçesiyle davacı, davalının evliliğin yüklediği görevlerden kaçmak amacıyla evi terk ettiğini eve dönmesi için yapılan çağrıya da uymadığını belirterek boşanmalarına karar verilmesini istemiştir. Davalı 04.03.1992 günlü oturumda "ben vekilimin davanın reddini istediğini bilmiyordum. Aslında bende boşanmak istiyorum, davacı ile geçinmemiz mümkün değildir, tedbir nafakası dışında bir isteğim yoktur" demek suretiyle davadan önce boşanma konusunda davacı ile anlaştığını belirtmiştir. Davacı, davalının mali konulara ilişkin isteğini kabul etmiştir. 3444 sayılı yasa ile değişik Medeni Kanunun 134/3. maddesiyle öngörülen anlaşmalı boşanma koşulları böylece oluşmuştur. Sayın çoğunluk Medeni Kanunun 132. maddesine dayalı olarak açılan boşanma davasında tarafların aynı yasanın 134/3. maddesinde belirtilen anlaşmalı boşanma yoluyla boşanma isteğinde bulunamayacağı görüşünü benimsemiştir.
Anlaşmalı boşanma ile ilgili değişiklik tasarısı mecliste tartışılırken zamanın Adalet Bakanı "bu maddede yaptığımız değişikler şunlardır; Birinci olarak anlaşan eşlere boşanma imkanı getiriliyor. Halen tatbikatta karı koca boşanmak için anlaşmış iseler şu yollara başvuruyorlar. Bunlardan birisi terk davasıdır. Yani eşlerden birisi evi terk ediyor, öteki iki ay sonra "evine dön" ihtarı çekiyor, eğer eş bir ay içinde evine dönmezse karşı taraf boşanma davası açıyor ve tarafların anlaşmasıyla bu boşanma gerçekleşiyor. Daha sağlıksız olan bir ikincisi ise şudur. Taraflardan birisi yakınlarından iki tanık temin ediyor, şahitler eşler arasında geçimsizlik olduğunu iddia ediyor ve bu surette boşanmayı temin ediyorlar. Getirilen hükümle böyle hileli yollara baş vurulmaksızın taraflar anlaşmış iseler ve bu evlilik bir yılı aşkın ise terk davasında gösterdiğim misal gibi hileli yollara baş vurulmadan taraflara hak önünde boşanma imkanı getiriyor. Buradaki özellik şu tarafları dinleyecek ve ayrıca çocukların durumu ve mali durumu hakkında da yapılan anlaşmayı hakim kabul edecek veya hakimin teklifini kabul edecek" şekildeki gerekçe ile önemli olan tarafları hileli yollara başvurmaktan alıkoymak ve tarafların hakim önünde serbest iradelerini açığa vurmak mali konularda anlaşma sağlamıyor olmaktır. Yasanın gerekçesinde sözünde ve özünde anlaşmalı boşanmanın mutlaka geçimsizliğe dayalı olan dava ve istekler için olanaklı bulunduğuna ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır.
Davanın türü ne olursa olsun (akıl hastalığına dayalı boşanma isteği dışında) sayın bakanın ifade ettiği gibi, önemli olan ve aranması gereken husus, tarafların hakim önünde serbest iradesiyle karşılıklı olarak boşanmak isteklerini açıklamış olmaları ve mali konularda hakimin kabul edeceği koşullarla anlaşmış olmalarıdır. Anlaşmalı boşanmaya 134. madde içinde yer verilmesi anlaşmanın geçimsizlikle bağıntılı olarak kabulünü gerektirmez. Eylemli ayrılık nedenine dayalı boşanma hükmünde aynı madde içinde yer almıştır. Bu maddeyi de ayrılığın illa geçimsizlik sonucu gerçekleşmesi şeklinde yorumlamak mümkün müdür, elbette değildir. Bu eklentiler özel boşanma sebeplerine girmedikleri için 134. maddenin düzenlenmesi içinde yer almıştır. Ayrı bir madde olarak da düzenleyebilirlerdi.
Yerel mahkeme kararı belirtilen gerekçeler doğrultusunda usul ve yasa hükümlerine aykırıdır. Bozulması gerekir. Bu nedenle sayın çoğunluğun görüşlerine katılmıyorum.
Old 03-06-2009, 23:08   #11
Av.H.Sancar KARACA

 
Varsayılan

Sayın KOCABAŞ;
"KARAR : Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle dava terk hukuki sebebine dayanılarak açılmış olup, usulen ıslah ile dava sebebi de değiştirilmemiştir. Medeni Kanunun 134/3. maddesinde öngörülen durum dışında, boşanma davalarında kabul hukuki sonuç doğurmayacağına (HUMK. Md.195, M.K. Md. 150) göre yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna oyçokluğuyla karar verildi" .

Aktardığınız karardaki kalınlaştırılan bölümle işaret edilen ayrık duruma bakılırsa, karar görüşümüzü destekler nitelikte.
Yanlış mı anladım?
Her zamanki gibi aydınlatıcı ve çok yararlı katkılarınız için teşekkürler.
Saygılarımla .
Old 04-06-2009, 11:48   #12
Yücel Kocabaş

 
Varsayılan

Sayın KARACA,
Görüşlerinize değer vermekle beraber ; ben yayınyaldığım yargıtay kararını muhalefet şerhi ile birlikte şu şekilde değerlendiriyorum :

Somut olayda ; dava terke dayalı olarak açılmış, yargılama sırasında her iki taraf boşanma ve mali sonuçları yönünden anlaşmışlar anlaşmalı boşanmanın koşulları oluştuğu halde mahkeme davayı ret etmiş ve karar onanmıştır.

1. Çoğunluk görüşü , muhalefet şerhinde yazılı olduğu gibi ; "terke dayalı olarak açılan boşanma davasınde taraflar anlaşmalı boşanma isteğinde bulunamaz . " şeklinde.
Muhalefet şerhinde bu husus :Sayın çoğunluk Medeni Kanunun 132. maddesine dayalı olarak açılan boşanma davasında tarafların aynı yasanın 134/3. maddesinde belirtilen anlaşmalı boşanma yoluyla boşanma isteğinde bulunamayacağı görüşünü benimsemiştir. " denilerek ifade edilmiştir.

2. Kararda geçen "dava terk hukuki sebebine dayanılarak açılmış olup, usulen ıslah ile dava sebebi de değiştirilmemiştir" sözlerinden de terke dayalı boşanma davasının ıslahla anlaşmalı boşanma davası haline getirilebileceği sonucunu çıkarıyoruz.

3.Kararda geçen , sizin de değindiğiniz "Medeni Kanunun 134/3. maddesinde öngörülen durum dışında, boşanma davalarında kabul hukuki sonuç doğurmaz" sözlerinden de "ıslah ile dava sebebi değiştirilmeyen yani anlaşmalı boşanma davası haline getirilmeyen terke dayalı davada kabul hukuki sonuç doğurmaz. " sonucuna varıyorum.

4. Muhalefet şerhinde ise "Davanın türü ne olursa olsun (akıl hastalığına dayalı boşanma isteği dışında) önemli olan ve aranması gereken husus, tarafların hakim önünde serbest iradesiyle karşılıklı olarak boşanmak isteklerini açıklamış olmaları ve mali konularda hakimin kabul edeceği koşullarla anlaşmış olmalarıdır. " denilerek terke dayalı boşanma davasında tarafların anlaşmaları halinde boşanmaya karar verilmesi gerektiği savunulmuş fakat bu görüş çoğunluk tarafından kabul görmemiştir.

Ben şahsen bu şekilde düşünüyorum.
Saygılarımla.
Old 04-06-2009, 14:10   #13
Av.H.Sancar KARACA

 
Varsayılan

Sayın KOCABAŞ,

"3.Kararda geçen , sizin de değindiğiniz "Medeni Kanunun 134/3. maddesinde öngörülen durum dışında, boşanma davalarında kabul hukuki sonuç doğurmaz" sözlerinden de "ıslah ile dava sebebi değiştirilmeyen yani anlaşmalı boşanma davası haline getirilmeyen terke dayalı davada kabul hukuki sonuç doğurmaz. " sonucuna varıyorum" şeklinde ifade edilen görüşünüzde haklısınız, ben o kısmı farklı algılayıp eksik yorumlamışım. Teşekkür ederim.
Islah konusu hariç, davanın kabul edilmesi gerektiği yönündeki muhalif düşünceye yakın durduğumuzu da gördüm. İrdelenen daire kararını ilginç bulduğumu eklemek istiyorum.Tekrar teşekkürler.
Saygılarımla.
Old 16-02-2010, 11:28   #14
Av.Nicomed

 
Varsayılan

Daha yeni başıma geldiğinden hareketle,
Tarafların imzalamış olduğu bir protokol hazırlayın,
hakimle davanın öne çekilmesi için görüşün (benden dilekçe bile istenmedi)
tarafları duruşmada hazır edin,
çok önemli en az 1 tane de tanık hazır edin,
aynı celsede boşanma kararını alacaksınız..
Şimdiden hayırlı olsun.
Old 16-02-2010, 17:18   #15
av.knel

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Nicomed
Daha yeni başıma geldiğinden hareketle,
Tarafların imzalamış olduğu bir protokol hazırlayın,
hakimle davanın öne çekilmesi için görüşün (benden dilekçe bile istenmedi)
tarafları duruşmada hazır edin,
çok önemli en az 1 tane de tanık hazır edin,
aynı celsede boşanma kararını alacaksınız..
Şimdiden hayırlı olsun.

Sanırım anlaşmalı boşanmanın şartlarını yazmışsınız. Fakat anlamadığım çok önemli dediğiniz tanığı ne için istiyorsunuz?
Old 04-03-2010, 11:18   #16
Av.Nicomed

 
Varsayılan

Sn. Knel,
Anlaşmalı boşanma gibi gözüksede, çekişmeli olan boşanma sırasında anlaşma halindeki yapılanları yazdım.
Daha doğrusu benden istenilenleri yazdım.
Aynı konu benımde başıma geldi, dava çekişmeli başlayıp ilk celsede anlaşmalıya döndü. Hakim bey de benden bu saydıklarımı istedi ve 2. celsede boşanma kararı çıktı.
Diğer sorunuz tanık için ise, bende bir anlam veremedim ama hakim ısrarla istedi ve dinledi, zannedersem ola ki yargıtay aşamasına giderse dosyanın eksik kalmaması adına dinlenmiş olabildiğini düşünüyorum..
Tekrar saygılar.
Old 10-08-2010, 11:07   #17
Av. Ömer ÜNLÜ

 
Varsayılan

Yeni bir konu açmak istemediğim için bu konu başlığı altında sormayı uygun buldum.

Anlaşmalı boşanmada aranılan 1 yıllık süre dolmadan açılan bir çekişmeli boşanma davası, yargılama aşamasında sürenin dolması halinde anlaşmalı boşanmaya dönüştürülebilir mi yoksa davanın açıldığı tarih mi esas alınır?

Değerli görüşleriniz için şimdiden teşekkürlerimi sunuyorum.
Old 10-08-2010, 11:12   #18
Levent Cirit

 
Varsayılan

TMK Md.166"Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. "

Boşanma kararı verilene kadar taraflar halen evli olduğundan yargılama aşamasında da 1 yıllık süre dolsa bu kuralın uygulanması gerekir.
Old 10-08-2010, 13:42   #19
rudy baylor

 
Varsayılan

Çekişmeli başlayan dava sırasında davalık da olsalar taraflar hala evli olduğundan, dava sürerken 1 yıl dolarsa taraflar anlaşabilir kanısındayım.
Old 10-08-2010, 16:03   #20
Av. Ömer ÜNLÜ

 
Varsayılan

Öncelikle Levent Bey'e ve rudy baylor'a ilgilerinden dolayı teşekkür ederim. Açıkçası ben de sizin gibi düşünmek istiyorum zira somut bir olayda bu yönde uygulama yapmam gerekiyor.

Ancak sitede okuduğum bir Yargıtay kararı açıkçası kafamı karıştırdı, şöyle ki;

T.C.

YARGITAY

2. HUKUK DAİRESİ

E. 2006/12011

K. 2006/18556

T. 28.12.2006

• ANLAŞMALI BOŞANMA ( Evlilik Tarihinden Dava Tarihine Kadar 1 Yıllık Süre Geçmiş Olması Şartı )

• SÜRE ŞARTI ( Anlaşmalı Boşanmaya Karar Verilebilmesi İçin Evlilik Tarihinden Dava Tarihine Kadar 1 Yıllık Süre Geçmiş Olması Gereği )

• BOŞANMA DAVASI ( Anlaşmalı Boşanmaya Hükmedilebilmesi İçin Evlilik Tarihinden Dava Tarihine Kadar 1 Yıllık Sürenin Geçmiş Olması Şartı )

4721/m.166/3


ÖZET : İncelenen dosyada, taraflar arasındaki evlilik birliğinin temelinden sarsıldığına ilişkin bir delil ileri sürülmediği, ancak tarafların boşanma hususunda anlaştıkları görülmektedir. Dosyada mevcut nüfus kaydından, tarafların evlendikleri tarihten dava tarihine kadar bir yıllık yasal süre dolmamıştır. Mahkemece, taraflar arasındaki evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı hususunun ispatlanamamış olması, Türk Medeni Kanununun 166 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen bir yıllık süre şartının da gerçekleşmemiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR : Davacı tarafından 2/5/2002 tarihinde davalıya karşı açılan boşanma davasının kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 166 ncı maddesinin birinci fıkrasında, evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede sarsılmış olması halinde, eşlerden her birinin boşanma davası açabileceği hüküm altına alınmıştır.
İncelenen dosyada, taraflar arasındaki evlilik birliğinin temelinden sarsıldığına ilişkin bir delil ileri sürülmediği, ancak tarafların boşanma hususunda anlaştıkları görülmektedir.
Anılan Kanunun 166 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan hükümde, en az bir yıl sürmüş evliliklerde eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde evlilik birliğinin temelinden sarsılmış sayılabileceği öngörülmüştür.
Dosyada mevcut nüfus kaydından, tarafların 10/8/2001 tarihinde evlendikleri anlaşılmış olup, dava tarihine göre henüz bir yıllık yasal süre dolmamıştır.
Mahkemece, taraflar arasındaki evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı hususunun ispatlanamamış olması, Türk Medeni Kanununun 166 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen bir yıllık süre şartının da gerçekleşmemiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, 28.12.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Somut olayda dava zaten çekişmeli olarak açılmış ancak yargılama aşamasında bir yıllık sürenin dolması nedeniyle anlaşmalı hale dönüştürlmesi söz konusu.

Ancak benim bu karardan anladığım, her halde dava tarihinin esas alınacağı. Sizlerin de kıymetli yorumlarınızı bekliyorum.
Old 11-08-2010, 09:24   #21
rudy baylor

 
Varsayılan

Yargıtay boşanmalarda ufacık bir umut ışığı da görse kararı bozuyor herhalde kanun 166/3'te açıkça "evlilik en az bir yıl sürmüş ise" diyor. Bu durumda Yargıtay niye dava açılana dek demiş anlam veremedim. Belki dava direk anlaşmalı boşanma olarak açılmıştır, o zaman da şartlar oluşmamıştır, o yüzden evlilik tarihinden dava açılana dek ifadesi kullanılmıştır. Somut olayda belki şöyle bir yorum yapılabilir, dava açılmış ama anlaşmalı değil, anlaşmalı boşanma şartları gerçekleşince de anlaşmalı boşanma istenmiş. Bu durumda Yargıtay'ın kararı da evlilik tarihinden anlaşmalı boşanma talebine kadar bir yıl geçmesi gerekir şeklinde yorumlanabilir. Sonuçta kanun imkan verirken önünü tıkamanın anlamı yok. Umarım yardımı olur,iyi çalışmalar.
Old 11-08-2010, 14:44   #22
Av. Ömer ÜNLÜ

 
Varsayılan

Maalesef bugün haberdar olduğum bir Yargıtay kararı da somut olayla birebir örtüşmekte. Özetle; Çekişmeli olarak açılan bir dava yargılama esnasında 1 yıl dolması nedeniyle anlaşmalıya dönüştürülmüş ve hakim davayı kabul etmiş taraflar da temyizden vazgeçerek kesinleştirmişler ancak avcı kanun yararına bozma istemiş ve Yargıtay da dava tarihinde bir yıllık sürenin dolmamış bulunması nedeniyle hakimin davayı çekişmeli boşanma hükümlerine göre karara bağlaması gerekirken protokolün kabulü ile anlaşmalı boşanmaya karar verilmesini hatalı bularak bozma sebebi yapmış.

Kararın orjinal metnini bulamadım ama özet olarak bu şekildeydi. Maalesef artık sürenin dolmasını beklemekten başka yapılacak şey yok. İlginiz ve cevaparınız için tekrar teşekkür ederim kolay gelsin.
Old 03-09-2010, 13:34   #23
denizizm

 
Varsayılan

davacı boşanma istemiyle dava açmış ,davalı ise davanın reddini istemiştir.Yerel mahkeme davanın reddine karar vermiş davacı hükmü temyiz etmiştir.yargıtay aşamasındayken davalı da boşanmayı isterse nasıl bir yol izlenmelidir ( davalının boşanma istemiyle beraber çocuk için nafaka talebi de var ise )
şimdiden teşekkürler
Old 03-09-2010, 16:56   #24
av.knel

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan denizizm
davacı boşanma istemiyle dava açmış ,davalı ise davanın reddini istemiştir.Yerel mahkeme davanın reddine karar vermiş davacı hükmü temyiz etmiştir.yargıtay aşamasındayken davalı da boşanmayı isterse nasıl bir yol izlenmelidir ( davalının boşanma istemiyle beraber çocuk için nafaka talebi de var ise )
şimdiden teşekkürler

Taraflar talepleri hakkında her konuda anlaşmışlar mı? Çocuk için nafaka talebiniz olduğunu yazmışsınız, bu talebinizi karşı taraf kabul ediyor mu?
Old 04-09-2010, 19:28   #25
denizizm

 
Varsayılan

karşı taraf kabul etmiyor çünkü çocuğun velayetini istiyorlar.benim asıl öğrenmek istediğim
- olaydan bağımsız olarak temyiz aşamasında olan bu dava da taraflar her konuda anlaşırsa ilk derece mahkemesi ne verilecek dilekçe ile -tarafların anlaştığı husular da belirtilmek kaydıyla - boşanmaya karar verilir mi ? usuli süreç nasıl işler?

- ikincisi temyiz aşaması bittikten sonra-onama ya da bozma hangi karar o0lursda olsun- taraflar her zaman anlaşmalı olarak boşanabilir mi ?
teşekkürler
Old 04-09-2010, 21:02   #26
Yücel Kocabaş

 
Varsayılan

1.Yerel mahkeme nihai kararını vermekle işten elini çekmiştir. Karar bozulmadılca yerel mahkemenin başkaca bir karar vermesi imkanı bulunmamaktadır.

2. Karar bozulursa, dava tarihi itibariyle evlilik bir yıldan fazla sürmişse taraflar anlaşmalı boşanma taleplerini beyan edebilirler ve koşullar oluşmuşsa anlaşmalı boşanmaya karar verilebilir.

3. Herhengi bir zamanda , şu anda bile davalı tarafca ayrı bir boşanma davası açılabilir. Her İki davada tarafların sıfatları ayrı olduğundan davalar arasında derdestlik söz konusu olmaz.
Diye düşünüyorum.
Old 04-09-2010, 22:37   #27
denizizm

 
Varsayılan

öncelikle teşekkürler
yerel mahkemenin kararı onanırsa red kesinleşmiş oluyor.ancak yine de sonrasında anlaşmalı boşanmaya gidebilirmiyiz?
teşekkürler
Old 24-09-2010, 13:05   #29
Av.M.Yücel

 
Varsayılan

Halihazırda red ile sonuçlanmış ve bu karar temyiz edilmiş bir boşanma davası mevcut. Biz davalı kocanın vekiliyiz. Red kararı Yargıtay'dan dönmeden bir anlaşmalı boşanma davası açarak boşanma mümkün olabilir mi?
Old 24-09-2010, 14:06   #30
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.M.Yücel
Halihazırda red ile sonuçlanmış ve bu karar temyiz edilmiş bir boşanma davası mevcut. Biz davalı kocanın vekiliyiz. Red kararı Yargıtay'dan dönmeden bir anlaşmalı boşanma davası açarak boşanma mümkün olabilir mi?

Mümkündür. Derdestlik itirazı re'sen gözetilecek itirazlardan değildir. İkinci davanın davalısı, bu itirazda bulunmayacağına göre mümkündür.Kaldı ki, farklı sebeplerle birden fazla boşanma davası açılabilir..
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Çekişmeli Boşanma Davasının Anlaşmalı Boşanmaya Dönüşmesi dsahutoglu Meslektaşların Soruları 5 21-05-2012 13:10
2 aylık evliyken boşanma davası açtım.anlaşmalı olarak boşanabilmem mümkünmü Konuk Kadınlara Hukuki Destek Merkezi (KAHDEM) 2 17-10-2008 12:05
1yıl dolmadan anlaşmalı boşanma davası gulsarihan Meslektaşların Soruları 9 05-06-2008 17:37
çekişmeli boşanma davası Konuk Kadınlara Hukuki Destek Merkezi (KAHDEM) 1 26-10-2007 14:40


THS Sunucusu bu sayfayı 0,19812393 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.