Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Yatalak eşe boşanma davası

Yanıt
Old 01-06-2009, 16:13   #1
legis peritus

 
Varsayılan Yatalak eşe boşanma davası

Değerli Meslektaşlarım ve Değerli Hukukçular,

Bir müvekkilimin eşi beyninde oluşan bir enfeksiyondan dolayı yatalak. Durumu iki yılı aşkındır sürüyor. İyileşmesi tıbben mümkün değil. Akli fonksiyonları da yerinde değil. Tamamen yatağa bağımlı, bilinci kapalı. Yetişkin kızı vasisi.

Problem şu ki, müvekkil eşinden boşanmak istiyor. Karısının durumu düzelmeyeceğinden onun bakımını üstlenmek ancak kendisine de yeni bir hayat kurmak istiyor. Durumu destekleyen içtihat olmadığı gibi, aksi yönde içtihatlara rastladım.

Görüşebildiğim hakimlerin bakış açısı da eş tarafından açılacak davanın reddi gerektiği yönünde. Vasinin dava açması durumu değiştirir mi, bilemiyorum.

Bu konuda bilgi, görüş, öneri sunabilecek olan varsa sevinirim.
Old 01-06-2009, 16:43   #3
av.cemile

 
Varsayılan

Benzer bir davayı da müvekkil adına biz açtık. Kadın yatalak ve müvekkilimiz de yaşlıydı. Kendisine yardımcı olacak bir eş istiyordu. Müşterek çocukları yoktu. Yatalak eşin huzurevine yatırılmasını sağlamış( kendisi yatalak eşe bakabilecek durumda değil- oldukça yaşlı ve kendisi de bakıma muhtaç),sağlık giderlerini, rahat etmesi için gerekli tüm masraflarını da üstlenmişti. Fakat kadın boşanmaya yanaşmadı. Mahkeme de evlilik birliğinin temelden sarsıldığını kabul etmekle birlikte bu durumun meydana gelmesinde taraflara atfı kabil bir kusur bulunmadığından davamızı reddetti. 3 yıllık bekleme süresinin bir an önce başlaması için temyiz etmedik.
Aradan fazla zaman geçmeden "kadının bedensel bazı yetilerini kulşlanamamasının evlilik birliğini temelden sarstığı sabitse kusur durumuna bakılmadan boşanmaya hükmedilmeli, mesele evlilik birliğinin sarsılıp sarsılmadığıdır." şeklinde Yargıtay'dan karar çıktı. Şimdi arıyorum, bulamıyorum. Hatta keşke temyiz süresinde elime geçseydi diye hayıflanmıştım.
Bence o karara ulaşmalısınız. yakın tarihli idi. 2007 tarihli olabilir.
Old 02-06-2009, 04:11   #4
Av.Hüsnü YILDIRIMER

 
Varsayılan

T.C.
YARGITAY
2. Hukuk Dairesi

Esas: 2000/5912
Karar: 2000/7461
Tarih: 05.06.2000

ÖZET: Karı koca birbirlerine sadakat ve müzaharetle görevli olup, tek başına felç boşanma sebebi sayılamaz.

(743 sayılı MK. m. 134, 151)

KARAR METNİ:
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece yerilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunarak gereği görüşülüp düşünüldü.

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasal gerektirici nedenlere ve özellikle karı-koca birbirlerine sadakat ve müzaharetle görevli olup (MK. 151/3) tek başına felç boşanma sebebi olamayacağına göre yerinde bulunmayan tüm temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanıma uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın temyiz edene yükletilmesine peşin harcın mahsubuna oyçokluğuyla karar verildi. 05.06.2000

MUHALEFET ŞERHİ

Davalının yatalak olduğu, iyileşmenin tıbben mümkün olmadığı, felçli olan davacıyla cinsel ilişkiye girme olanağının bulunmadığı da ilmen (Rapor) gerçekleşmiştir. Tanıklar davacının 7 yıldır davalıya iyileştirmek üzere büyük bir çaba içerisinde olduğunu da açıklamışlardır.

Karı-koca arasında cinsel ilişki ortak yaşamın çok önemli bir öğesidir. Bu halde kocanın kanun dışı cinsel ilişkiye girmesi büyük bir olasılıktır. Davalı kusurlu olmamakla beraber sevgi bağı koca yönünden nefrete dönüşmüştür. Kocayı ömrünün sonuna kadar yatalak bir eşe bağımlı tutmanın insani ve hukuki bir dayanağı yoktur.

Karı-koca arasında evlilik birliği elverişsiz hale gelmiştir. Elverişsizlik evlilik birliğim temelden sarsan madde olaylardandır. Kusursuz eşin kendisine bakıcı tutması ve geçimini sağlayacak miktarda yoksulluk nafakası kocanın desteğinden yoksun kalması sebebiyle yeterli miktarda maddi ödence verilmesi karı-koca arasındaki dengelerin bu biçimde düzenlenmesi gerekir. Açıklanan sebeplerle boşanmaya karar verilmesi gerekir.

Sayın çoğunluğun görüşlerine bu sebeplerle katılmıyorum.
Old 02-06-2009, 04:12   #5
Av.Hüsnü YILDIRIMER

 
Varsayılan

T.C.
YARGITAY
2. Hukuk Dairesi

Esas: 2006/5655
Karar: 2006/12403
Tarih: 25.09.2006

KARAR METNİ:
YARGITAY İLAMI

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarda gün numarası gösterilen hüküm kişisel ilişki, kusur, tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle evrak okunarak gereği görüşülüp düşünüldü.

1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2- Davacı kocanın, doğum sırasında beyin felci geçirerek yatalak duruma düşen davalı karısının hastalığı ile ilgilenmediği anlaşılmaktadır.

a- Türk Medeni Yasasının 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen kadının ağır yada eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O durumda mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK. 4 BK. 42, 43, 44, 49) dikkate alınarak kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.

b- Türk Medeni Yasasının 174/1. maddesi mevcut veya beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz yada daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini, 186. maddesi, evi birlikte seçeceklerini, birliğin giderlerine güçleri oranlarında emek ve mal varlıkları ile katılacaklarını öngörmüştür. Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen eşin diğerinden daha ziyade kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O durumda mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi (MK.Md. 4 BK.md.42 ve 44) dikkate alınarak kadın yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.

3- Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına göre;

a- Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre takdir edilen yoksulluk nafakası azdır. Mahkemece Türk Medeni Yasasının 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır.

b- Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre takdir edilen iştirak nafakası azdır. Mahkemece Türk Medeni Yasasının 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün 2-a-b ve 3/a-b bentlerinde gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 tarih içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 25.09.2006 pzt.
Old 02-06-2009, 09:14   #6
revitalize

 
Varsayılan

bende baktım ancak av.hüsnü yıldırımer'in bulduğu T.C.
YARGITAY
2. Hukuk DairesiEsas: 2000/5912 Karar: 2000/7461 kararına rastladım.
Old 02-06-2009, 11:22   #7
av.cemile

 
Varsayılan

YUKARIDAKİKARARDAN ALINTI:
"MUHALEFET ŞERHİ
.............
Karı-koca arasında evlilik birliği elverişsiz hale gelmiştir. Elverişsizlik evlilik birliğim temelden sarsan madde olaylardandır. Kusursuz eşin kendisine bakıcı tutması ve geçimini sağlayacak miktarda yoksulluk nafakası kocanın desteğinden yoksun kalması sebebiyle yeterli miktarda maddi ödence verilmesi karı-koca arasındaki dengelerin bu biçimde düzenlenmesi gerekir. Açıklanan sebeplerle boşanmaya karar verilmesi gerekir.

Sayın çoğunluğun görüşlerine bu sebeplerle katılmıyorum"

Bence de mesele evlilik birliğinin devamında sosyal fayda kalmaması, devamının da zaten mümkün olmaması ve tarafların hiçbirinde de kusur bulunmaması. Bu nedenlerle hakkaniyet gereği boşanmaya karar verilmeli ve tarafların (özellikle yatalak tarafın)mağdur olmaması için tedbirler alınmalıdır. Konu hakkında okuduğum davamı destekler tek karar da yukarıda alıntı yaptığım muhalefet şerhindeki gerekçelerin benzeri nitelikteydi. Zaten o da bana yaramamıştı. Şimdi onu da bulamıyorum.
Old 03-06-2009, 16:43   #8
legis peritus

 
Varsayılan

Peki burada davayı vasinin açması mı daha iyi olur, sağlam olan eşin mi? Davacının kim olduğu hakimin değerlendirmesini ve sonucu nasıl etkiler sizce?
Old 03-06-2009, 18:04   #9
lawyer_721

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan legis peritus
Peki burada davayı vasinin açması mı daha iyi olur, sağlam olan eşin mi? Davacının kim olduğu hakimin değerlendirmesini ve sonucu nasıl etkiler sizce?
vasinin boşanma davası açma yetkisi var mıdır?
Old 04-06-2009, 10:14   #10
av.cemile

 
Varsayılan

Yatalak kadın konuşabiliyorsa ve akli melekeleri yerinde ise kendisi vekil tayin edebilir. Vekil talep de edebilir barodan. Biz sağlam olan eşin vekili idik ve Hakim huzurevine giderek bizzat davalıyı dinledi.
Old 04-06-2009, 17:16   #11
legis peritus

 
Varsayılan

T.C. YARGITAY
2.Hukuk Dairesi
Esas: 2004/16916
Karar: 2005/363
Karar Tarihi: 12.01.2005
ÖZET : Toplanan delillerden davacının akıl hastalığı sebebiyle vesayet altına alındığı anlaşılmaktadır. Hakim huzurunda vasinin iradesini boşanma doğrultusunda açıklamış olması, boşanma isteğinin şahsa bağlı haklardan olması sebebiyle sonuç doğurmaz. Asilin dinlenme olanağı da yoktur.Bu gibi hallerde tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde delilleri toplanıp Türk Medeni Kanunu'nun 166. maddesinin 1. ve 2. fıkralarına göre değerlendirme yapılmalıdır.Türk Medeni Kanunu'nun 166/3. maddesi şartları oluşmadan, tarafların delilleri sorulmadan ve gösterilen deliller getirtilip, tanıkları dinlenmeden olayların varlığının kabulü sonucu, boşanmaya karar verilmesi usul ve yasa hükümlerine aykırıdır.
(4721 S.K. m. 166, 184, 447)
Dava: Taraflar aras
ındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: "Evlilik en az bir yıl sürmüşse, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu halde boşanma kararı verilebilmesi için hakimin, bizzat tarafları dinleyerek iradelerin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçları, çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Bu halde tarafların ikrarlarının hakimi bağlamayacağı ( TMK. md. 184/3 )hükmü uygulanmaz" ( TMK. md. 166/3 ).
Toplanan delillerden davacının akıl hastalığı sebebiyle vesayet altına alındığı anlaşılmaktadır. Hakim huzurunda vasinin iradesini boşanma doğrultusunda açıklamış olması, boşanma isteğinin şahsa bağlı haklardan olması sebebiyle sonuç doğurmaz. Asilin dinlenme olanağı da yoktur.
Bu gibi hallerde tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde delilleri toplanıp Türk Medeni Kanunu'nun 166. maddesinin 1. ve 2. fıkralarına göre değerlendirme yapılmalıdır.
Türk Medeni Kanunu'nun 166/3. maddesi şartları oluşmadan, tarafların delilleri sorulmadan ve gösterilen deliller getirtilip, tanıkları dinlenmeden olayların varlığının kabulü sonucu, boşanmaya karar verilmesi usul ve yasa hükümlerine aykırıdır.
Sonuç: Temyiz edilen kararın gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.01.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.

Sinerji Mevzuat ve
İçtihat Programları
Old 04-06-2009, 17:18   #12
legis peritus

 
Varsayılan

Yukarıdaki karardan benim anladığım vasi boşanma davasında taraftır. Ancak anlaşmalı boşanma davasında boşanmayı kabul edemez. Peki çekişmeli davada vasinin beyanının önemi yok mu? Kendisine dava yöneltilen vasi, koşulları varsa dava da açar. Boşanmanın şahsa bağlı hak olması bunu değiştirir mi?
Old 04-06-2009, 17:20   #13
legis peritus

 
Varsayılan

T.C. YARGITAY
2.Hukuk Dairesi
Esas: 1999/198
Karar: 1999/618
Karar Tarihi: 04.02.1999
ÖZET: Vasinin her dava için sulh hakiminden izin alması gereklidir.
(743 S. K. m. 405)
Dava: Taraflar aras
ındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Karar: Vasiye verilen 24.6.1996 günlü izin üzerine Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 1995/115 sayılı boşanma davası açıldığı anlaşılmaktadır. Vasinin her dava için sulh hakiminden izin alması gereklidir. (MK. md. 405/8) Bu yön gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

Sonuç: Temyiz edilen hükmün gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre de diğer yönlerin incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcın yatırana geri verilmesine oybirliği ile karar verildi. 4.2.1999 (Per).
Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programları
Old 04-06-2009, 17:22   #14
legis peritus

 
Varsayılan

Değerli lawyer_721 arkadaşım, buna göre vasi boşanma davası açabilir, Sulh Hukuk'tan izin alması lazım. Ancak anlaşmalı boşanma davasına taraf olamıyor Yargıtay'a göre.
Old 04-06-2009, 18:29   #15
lawyer_721

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan legis peritus
Değerli lawyer_721 arkadaşım, buna göre vasi boşanma davası açabilir, Sulh Hukuk'tan izin alması lazım. Ancak anlaşmalı boşanma davasına taraf olamıyor Yargıtay'a göre.
ben de aynı sonuca ulaştım. vasi şartları varsa boşanma davasında taraf olabilir. ancak boşanma davasını kabul etmesi veya anlaşmalı boşanma davasında taraf olması (sonuç olarak ikisi de aynı) mümkün görünmüyor.
saygılarımla
Old 14-02-2020, 13:43   #16
Avukat1005

 
Varsayılan

Soru mevcut olduğu için tekrar başlık açmak istemedim. Komadaki eşinden boşanmak isteyen bir müvekkilim var. Lehimize Yargıtay kararı henüz bulamadım. Sizin davanızın sonucu ne oldu ya da uygun bir Yargıtay kararı bulabildiniz mi? Süreci anlatabilir misiniz sayın meslektaşım?
Old 14-02-2020, 21:16   #17
Av.Ufuk Bozoğlu

 
Varsayılan İlginç bir karar...:)

2.Hukuk Dairesi
Esas: 1997/5702
Karar: 1997/7680
Karar Tarihi: 01.07.1997


Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan bugün temyiz eden T____ ve vekili avukat Ü ____ geldi. Karşı taraf tebligata rağmen gelmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Evlilik bir çok amaçların karşılanması için bir erkekle kadının birleşerek oluşturduğu sosyal bir kurumdur. Amaçlardan önemli birisi de eşlerin fizik ve güç olarak yardımlaşmaları, ya da evliliğin gerektirdiği işleri paylaşmalarıdır. Böylece bir kişinin çeşitli sebeplerle yerine getiremediği bir şeyi diğer eşin yardımı ile elele vererek sağlamaktır. Bu yön bilhassa kötü günde önemini daha belli eder. Eğer işaret edilen önemli destek vermeyi eşlerin ikisi de yerine getiremiyorsa hatta hayatlarını tehlikeye atar duruma geliyorsa evlilik birliğinin devamında bir imkansızlık doğmuş olur.

Somut olayda evlilik sırasında erkeğin tek kolu protezlidir. Tek kolun olmamasından doğan işgücü kaybı karısı tarafından tamamlanacaktır. Zira kadın sağlıklı idi. Evliliğin devamı sırasında gelen felç sebebiyle kadın tekerlikli sandalyede oturur duruma geldi. Bu durumda kadın kocasının, ikinci kolunun işlevini sağlamak şöyle dursun tekerlekli sandalyeden inip, binmesini temin edecek sağlam ve iki kollu bir yardımcıya ihtiyacı olur duruma geldi. Kocanın ve kadının bakıcı tutacak ekonomik güçleri de yoktur. Eşlerin her birinin sağlıklı güçlü yardımcıya ihtiyaçları var. Bunu da fiilen eşlerin kendi aileler sağlamaktadır. Bu durumda evliliğin devamı eşlerin hayatlarını tehlikeye koyacak hale gelmiş olup, evlenme ile elde edilmek istenen amaçta yok olmuştur. Mevcut elverişsizlik hali de müşterek hayatı sürdürmesi davacıdan beklenmeyecek derecede aile birliğini temelinden sarsmıştır. Boşanmaya karar vermek gerekirken davanın reddi doğru bulunmamıştır.

Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeple temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, duruşma için takdir olunan 20.000.000.- lira vekalet ücretinin davalıdan alınıp, davacıya verilmesine, temyiz peşin harcın yatırana geri verilmesine, 1.7.1997 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞIOY YAZISI

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre hükmün onanması gerektiği düşüncesiyle değerli çoğunluğun bozma görüşüne katılmıyorum.

**Eşin tek başına yatalak olması diğer eşe boşanma hakkı vermez. Davacı eş bu durumda tam kusurlu kabul edilir. Ancak davalı eş de boşanmayı isterse, talebi ve şartları varsa; maddi ve manevi tazminat ve nafaka ödenmek suretiyle boşanmalarına karar verilir.

-Davacı eşin de fiziki veya ruhi sıkıntıda olması veya yardıma ihtiyaç duyar durumda olması halinde boşanma kararı verilebilir.

Bu arada Yargıtay üyeleri kararı verirken sesli düşünmüş gibi..))

Saygılar,
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Boşanma Davası Açılmadan Tedbir Nafakası Davası Açılabilir Mi? AVUKAT MERYEM Meslektaşların Soruları 10 20-06-2014 11:46
evlilikte fiili birliktelik olmaması iptal davası?boşanma davası? zlm Meslektaşların Soruları 4 02-04-2009 09:40
çifte vatandaşın hollandada kesinleşmiş boşanma kararı türkiyede boşanma davası oguzate Meslektaşların Soruları 5 16-09-2008 14:06
Mal Rejimi Tasfiye Davası Boşanma Davası İle Aynı Zamanda Açılabilir Mi? Nuray Başaran Kadınlara Hukuki Destek Merkezi (KAHDEM) 1 11-01-2008 11:12
Vesayet/ Yatalak Hastanın Hastaneye Sevkinin Karar Verilmesi avukatsamsun Meslektaşların Soruları 1 10-10-2007 12:19


THS Sunucusu bu sayfayı 0,05518699 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.