Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Çalışan kadın yararına boşanma kararı kesinleşinceye kadar tedbir nafakası

Yanıt
Old 21-04-2009, 16:56   #1
Av. İlhan SALBAŞ

 
Varsayılan Çalışan kadın yararına boşanma kararı kesinleşinceye kadar tedbir nafakası

Son zamanlarda iki ayrı davamda gelir düzeyleri birbirine yakın olduğu halde, alışan kadın yararına boşanma kararı kesinleşinceye kadar tedbir nafakası verilmeye başlandı. İlk kararı temyiz ettim. Ancak, ikinci bir davada aynı sorunla karşılaşınca, Yargıtay'da bu düşünceyi mi? benimsedi şeklinde şüphelenmeye başladım. Tedbir nafakası bağlanması için ayrı yaşama dışında ihtiyaçlı bulunma durumu zorunlu şart olduğu halde , zorunlu şart ortadan mı kalktı? Yargıtay kararı olan meslektaşlarımdan yardım bekliyorum.
Old 21-04-2009, 18:26   #2
av.araf

 
Varsayılan

Yanlış hatırlamıyorsam bu konuda hukuk genel kurulu kararı var.Karar çalışmayı nafakanın reddi için tek başına yeterli saymıyor ve "barınma, geçinme, mallarını yönetme ve çocukların bakım ve korunmasını sağlama açısından yeterli gelir " olmaması halinde tedbir nafakasına hükmedilmesi gerektiğini söylüyor.
Şuan karara ulaşmam mümkün değil ama yarın bu konuda tekrar bi araştırma yapıp kararı da eklemeye çalışırım.
Old 21-04-2009, 21:16   #3
Av.Ufuk Bozoğlu

 
Varsayılan Yeterli gelire sahip olmama,

T.C. YARGITAY
Hukuk Genel Kurulu

Esas: 2008/2-231
Karar: 2008/235
Karar Tarihi: 05.03.2008


Taraflar arasındaki <boşanma> davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Fatih 2. Aile Mahkemesince davanın ve tedbir nafakası isteminin reddine dair verilen 07.04.2005 gün ve 2004/169 E., 2005/260 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine,

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 29.11.2005 gün ve 13232-16533 sayılı ilamı ile;

(...Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan özellikle eşlerin barınmasına (TMK md.186/1) geçimine, (TMK md. 185/3) malların yönetimine (TMK 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK md. 185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (re’sen) almak zorundadır. (TMK md. 169) O halde dava tarihinden geçerli olmak üzere, herhangi bir işi ve geliri olmayan davalı kadın yararına Türk Medeni Kanununun 185/3, 186/3. maddelerine uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN: Davalı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü;

Dava, boşanma istemine ilişkindir.

Davacı Mustafa vekili, taraflar arasındaki anlaşmazlıklar nedeniyle evliliğin her iki taraf için de çekilmez hal aldığını ileri sürerek, şiddetli geçimsizlik nedeniyle tarafların boşanmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı Fatma vekili, açılan davanın tamamen haksız ve yersiz olduğunu, davalıya atfedilebilecek herhangi bir kusur olmadığını ileri sürerek davanın reddine, davanın kabulüne karar verilmesi halinde ise 30 milyar maddi, 10 milyar manevi tazminat ile aylık 500 milyon yoksulluk nafakasına hükmedilmesini talep etmiştir.

Yerel Mahkeme, <Davalının kusuruna dayanarak evlilik birliğinin temelden sarsıldığına dair mahkememizce vicdani kanaat oluşmadığından davanın bu nedenle reddine, davalı taraf her ne kadar tedbir nafakası talebinde bulunmuş ise de, davalı lehine tedbir nafakası koşulları oluşmadığından hu talebin reddine> karar vermiş, davalı vekilinin tedbir nafakası yönünden temyizi üzerine hüküm Özel Dairece yukarıdaki gerekçeyle bozulmuş, Yerel Mahkeme, <Davalının kendisini geçindirecek kadar gelirinin bulunması nedeniyle tedbir koşulları oluşmadığı> gerekçesi ile kararında direnmiştir.

Yerel Mahkeme ile Özel Daire arasındaki uyuşmazlık, çalışan davalı eş lehine boşanma davasının devamı süresince tedbir nafakasına hükmedilip hükmedilemeyeceği noktasındadır.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 169. maddesi <Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re'sen alır.> şeklindedir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 169. maddesi, yürürlükten kaldırılan 743 sayılı Medeni Kanunun 137. maddesindeki düzenlemede bir değişiklik yapmamış olup, madde metni sadeleştirilmek suretiyle aynen alınmış ve bu durum 169. maddenin gerekçesinde açıkça belirtilmiştir.

Bu durumda hakimin davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ilişkin geçici önlemleri re'sen alması gerekir.

Her ne kadar Özel Daire bozma kararında <herhangi bir işi ve geliri olmayan davalı kadın> ifadesine yer verilmiş ise de bu durum dosya kapsamına uygun olmayıp <yeterli geliri olmayan davalı kadın> şeklinde değiştirilmesi gerekir.

O halde, somut olayda boşanma davası açılmakla, ayrı yaşama hakkı kazanan ve yeterli geliri olmayan davalı kadın yararına uygun tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yanlış gerekçelerle talebin reddi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme karan bozulmalıdır.

Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda ve özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK’un 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 05.03.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)

Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programları

Sayın av-araf'ın doğru hatırladığı HGK kararı bu sanırım.

Saygılarımla,
Old 22-04-2009, 15:36   #4
Av. İlhan SALBAŞ

 
Varsayılan

Eşit seviyede geliri olan karı koca arasındaki boşanma iki ayrı boşanma davasında karar kesinleşinceye kadar bağlanan tedbir nafakasını sormuştum.
Old 22-04-2009, 15:50   #5
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av. İlhan SALBAŞ
Eşit seviyede geliri olan karı koca arasındaki boşanma iki ayrı boşanma davasında karar kesinleşinceye kadar bağlanan tedbir nafakasını sormuştum.

"Davacı kadın öğretmen olup, düzenli bir gelire sahiptir. Tarafların geliri ve malvarlığı birbirine yakın olup davacı lehine tedbir nafakasına hükmedilmesi isabetsizdir." 2 HD 20.11.2003, E.2003/14948, K. 2003/16055

Aynı doğrultuda 2 HD ninE.2002/11375, K.2002/12825 ve E.2003/9550, K.2003/11996 sayılı kararları vardır.
Old 22-04-2009, 15:50   #6
av.araf

 
Varsayılan

Sayın İlhan Yargıtayın görüşünün değişip değişmediği konusunda bir bilgim yok ama Kadıköy Aile Mahkemelerinde sizin şartlarınızda olan bir davamda hakim eşe ilişkin tedbir nafakası istemini red etti.Eşin halen çalışmakta olduğu ve gelirinin yeterli olduğu gerekçesi ile.
Alıntı:
Yazan Av. İlhan SALBAŞ
Eşit seviyede geliri olan karı koca arasındaki boşanma iki ayrı boşanma davasında karar kesinleşinceye kadar bağlanan tedbir nafakasını sormuştum.
Old 19-09-2012, 10:48   #7
OzgeS

 
Varsayılan

http://www.hukukum.com/6474.html linkinde çok yen tarihli bir karadan bahsediyor ancak karar künyesi eksik. İsanbulda çalışan meslektaşlarımız Bakırköy 7. Aile Mahkemesi'nden bu dosya numarası alırsa Yargıtay Kararının metnine ulaşabilriz diye düşünüyorum.
Old 19-09-2012, 11:01   #8
Av.Ufuk Bozoğlu

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan OzgeS
http://www.hukukum.com/6474.html linkinde çok yen tarihli bir karadan bahsediyor ancak karar künyesi eksik. İsanbulda çalışan meslektaşlarımız Bakırköy 7. Aile Mahkemesi'nden bu dosya numarası alırsa Yargıtay Kararının metnine ulaşabilriz diye düşünüyorum.
T.C. YARGITAY
3.Hukuk Dairesi
Esas: 2010/8569
Karar: 2010/12616
Karar Tarihi: 12.07.2010

Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Karar: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava dilekçesinde; tarafların on yıldır evli oldukları, davalı kocanın müşterek çocuğun ölümü sonrasında dışa dönük hayat yaşamaya başladığı ve boşanma davası açtığı davanın retle sonuçlanmasına rağmen ayrı yaşamın devam ettiği ileri sürülerek, işi ve geliri bulunmayan davacı lehine tedbir nafakasına hükmedilmesi istenilmiştir.
Mahkemece; davacının tekstil işinde aylık 680 TL maaşla çalıştığı, davalının ise polis memuru olup başkaca geliri bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
TMK.'nun 186/3. maddesinde; eşler birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve mal varlıkları ile katılırlar, hükmü yer almıştır.
Aynı Yasa’nın 197. maddesinde de; ayrı yaşamada haklı olan eşin diğer eşten tedbir nafakası isteyebileceği düzenlenmiştir.
Somut olayda; davacı (kadın) ayrı yaşama hakkına dayalı olarak tedbir nafakası istemektedir. Tedbir nafakasının niteliği ve yasal düzenleme gereği, davalı (koca), birliğin giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. Zira evlilik birliğinin korunması ve devamını sağlamak için eşlerin asgari ölçüde uyması gereken bazı yükümlülükler ve karşılamaları gerekli bazı ortak giderler mevcuttur. Bu giderlere örnek olarak, kira parası, yakıt parası, elektrik, telefon ve su parası gibi giderler gösterilebilir. Giderlere katılmada ise ölçü eşlerin <güçleri> esas alınmalıdır. Davacı (kadın)nın geliri bulunması, emekli olması, gelirlerinin davalıyla denk olması, hatta davalının gelirinden daha fazla olsa bile, davalı (koca)yı ortak giderlere katılma yükümlüğünden büsbütün kurtarmaz, bu durum sadece nafaka miktarının takdirinde etkili olabilir. Keza, davacı (kadın)nın belirli ve sürekli bir gelirinin olması, ona, tedbir nafakası bağlanmasını engelleyici bir hal değildir.
Hakim, eşlerin birlikte yaşarken sürdürdükleri hayat seviyesini ayrı yaşamaları halinde de korumaları gerektiğini gözetmelidir.
Somut olayda; davalının açtığı boşanma davasının reddedildiği, davadan sonra tarafların bir araya gelmedikleri, davalının birlikte yaşamı yeniden tesis etmek için herhangi bir girişiminin olmadığı, dolayısıyla davacının ayrı yaşamakta haklı olduğu anlaşılmaktadır.
O halde; yukarıda açıklanan ilke ve esaslar gözetilerek hakkaniyete uygun bir miktarda nafakaya hükmetmek gerekirken, istemin tümden reddi doğru olmayıp, bozma nedenidir.
Kabule göre de; nafaka davalarının kısmen reddi halinde vekalet ücretine hükmedilemez. Ancak, tümden reddi halinde vekalet ücreti verilmelidir (Av. As. Üc. Tr. md. 9). Davanın tümden reddedildiği gözetilerek kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.07.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Old 19-09-2012, 12:12   #9
Av.Selim Balku

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Ufuk Bozoğlu
T.C. YARGITAY
3.Hukuk Dairesi
Esas: 2010/8569
Karar: 2010/12616
Karar Tarihi: 12.07.2010

Davacı (kadın)nın geliri bulunması, emekli olması, gelirlerinin davalıyla denk olması, hatta davalının gelirinden daha fazla olsa bile, davalı (koca)yı ortak giderlere katılma yükümlüğünden büsbütün kurtarmaz, bu durum sadece nafaka miktarının takdirinde etkili olabilir. Keza, davacı (kadın)nın belirli ve sürekli bir gelirinin olması, ona, tedbir nafakası bağlanmasını engelleyici bir hal değildir.

Bu cümleden şunu mu anlamalıyım? Davacı kadının geliri, davalı kocasınının gelirinden daha fazla olsa bile, davalı koca ortak giderleri -örneğin kira parasını- karşılayabilmek için tedbir nafakası alabilir.
Old 19-09-2012, 12:42   #10
Av.Ufuk Bozoğlu

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Selim Balku
Bu cümleden şunu mu anlamalıyım? Davacı kadının geliri, davalı kocasınının gelirinden daha fazla olsa bile, davalı koca ortak giderleri -örneğin kira parasını- karşılayabilmek için tedbir nafakası alabilir.
Sorunuzu doğru anladıysam; kararın içinden alıntıladığım bölüm cevap olacaktır.
Alıntı:
Tedbir nafakasının niteliği ve yasal düzenleme gereği, davalı (koca), birliğin giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. Zira evlilik birliğinin korunması ve devamını sağlamak için eşlerin asgari ölçüde uyması gereken bazı yükümlülükler ve karşılamaları gerekli bazı ortak giderler mevcuttur. Bu giderlere örnek olarak, kira parası, yakıt parası, elektrik, telefon ve su parası gibi giderler gösterilebilir. Giderlere katılmada ise ölçü eşlerin <güçleri> esas alınmalıdır.
Burada davayı açan kadın ayrı yaşamakta haklıdır.

Diğer yandan; koca ayrı yaşamakta haklı olursa aynı davayı maddi gücü daha fazla olan eşine karşı açabilir. Amaç evlilik birliğinin ortak standardından kusursuz/haklı tarafı mahrum etmemek denebilir.

Dayanak maddeyi de ekledim.
Alıntı:
III. Birlikte yaşamaya ara verilmesi
MADDE 197. Eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir.

Birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hakim, eşlerden birinin istemi üzerine birinin diğerine yapacağı parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve eşlerin mallarının yönetimine ilişkin önlemleri alır.

Eşlerden biri, haklı bir sebep olmaksızın diğerinin birlikte yaşamaktan kaçınması veya ortak hayatın başka bir sebeple olanaksız hale gelmesi üzerine de yukarıdaki istemlerde bulunabilir.

Eşlerin ergin olmayan çocukları varsa hakim, ana ve baba ile çocuklar arasındaki ilişkileri düzenleyen hükümlere göre gereken önlemleri alır.

Saygılarımla,
Old 19-09-2012, 13:06   #11
Av.Selim Balku

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Ufuk Bozoğlu
Sorunuzu doğru anladıysam; kararın içinden alıntıladığım bölüm cevap olacaktır.
Burada davayı açan kadın ayrı yaşamakta haklıdır.

Diğer yandan; koca ayrı yaşamakta haklı olursa aynı davayı maddi gücü daha fazla olan eşine karşı açabilir. Amaç evlilik birliğinin ortak standardından kusursuz/haklı tarafı mahrum etmemek denebilir.

Saygılarımla,

Anladığım kadarı ile belirtilen kararda hükmedilen tedbir nafakası, TMK 197'de bahsedilen "birlikte yaşamaya ara verilmesi" konusu ile alakalı durumlarda geçerli; soruda bahsedildiği üzere, boşanma davası ile istenen tedbir nafakasına ilişkin değil...
Old 04-12-2012, 11:42   #12
Av.Ufuk Bozoğlu

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Selim Balku
Anladığım kadarı ile belirtilen kararda hükmedilen tedbir nafakası, TMK 197'de bahsedilen "birlikte yaşamaya ara verilmesi" konusu ile alakalı durumlarda geçerli; soruda bahsedildiği üzere, boşanma davası ile istenen tedbir nafakasına ilişkin değil...

Burada bence şöyle bir yol izlenmelidir:

Boşanma davası açılmakla eşler ayrı yaşamaya hak kazanırlar. Ve hakim tarafların geçimine, aile birliğinin henüz bitmemiş olmasına yönelik geçici tedbirleri resen alır. TMK.169.

Geliri bulunmayan veya diğer eşten yetersiz geliri olan tarafa "kusur" araştırması yapılmadan tedbir nafakası bağlanmalıdır.

Eğer gelir durumu yüksek olan eşin ayrı yaşamakta haklı olduğu ve sonuç itibarı ile boşanma davası açmakta haklı olduğu veya kendisine boşanma davası açılmasının yersiz olduğunun ortaya çıkmasıyla birlikte, dava tarihinden kararın kesinleşmesine kadar tedbir nafakasına hükmedilmelidir. Tedbir nafakasının miktarının taktirinde, tarafların gelir durumları dikkate alınmalıdır.

Ve mantık;
Alıntı:
Yazan Av.Ufuk Bozoğlu
Amaç evlilik birliğinin ortak standardından kusursuz/haklı tarafı mahrum etmemek denebilir.
olmalıdır. Düşüncesindeyim.

Saygılarımla,
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
çalışan kadına tedbir nafakası gulsarihan Meslektaşların Soruları 6 30-08-2013 12:00
İİk 134/1, taşınmazın ihale kesinleşinceye kadar idaresi nasıl olmal ilava Meslektaşların Soruları 3 12-07-2008 11:08
boşanma ve tedbir nafakası Konuk Kadınlara Hukuki Destek Merkezi (KAHDEM) 1 17-06-2008 09:16
Bır Rıca...Çalışan Kadın Maaşını Eşine Vermesse Boşanma Sebebi Olur Mu? Konuk Kadınlara Hukuki Destek Merkezi (KAHDEM) 2 28-10-2007 23:19
mahkeme ne kadar tedbir nafakası bağlar? nafaka geriye dönük istenir mi? Konuk Kadınlara Hukuki Destek Merkezi (KAHDEM) 1 21-03-2007 19:23


THS Sunucusu bu sayfayı 0,15331888 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.