Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Danıştay Kararı

Yanıt
Old 08-04-2009, 09:13   #1
avde

 
Varsayılan Danıştay Kararı

Herkese iyi çalışmalar diliyorum. Danıştay 9. Dairesi 26.10.2004 tarih ve 2002/6002 Esas , 2004/5151 Karar sayılı kararına ihtiyacım var. Konusu belediyelerin su gelirleri üzerine konulan haciz kararının iptali. Şimdiden teşekkür ederim iyi çalışmalar
Old 08-04-2009, 10:48   #2
Av.Özlem PEKSÜSLÜ

 
Varsayılan

T.C.
DANIŞTAY
Vergi Dava Daireleri Kurulu
Esas: 1997/430
Karar: 1999/31
Tarih: 08.01.1999
ÖZET: 6183 s. Yasada yapılan değişiklikle, yerel yönetimlerin malları haczedilemeyecek mallar kapsamından çıkarıldığından belediyenin su gelirlerinin haczinde kanuna aykırılık bulunmamaktadır.
(6183 sayılı AATUHK. m. 70) (1580 sayılı Belediye K. m. 19)
KARAR METNİ:
Temyiz Eden : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü
Karşı Taraf : ... Belediye Başkanlığı
Vekili : Av. ... - Av. ...
... Belediye Başkanlığı
İstemin Özeti : Davacı belediye başkanlığının Nisan 1994 döneminden sonraki çeşitli dönemlere ait vergi borçlarının tahsili amacıyla kamu idarelerindeki su gelirleri üzerine haciz uygulanmıştır.
Hacze karşı açılan davayı inceleyen Hatay 1. Vergi Mahkemesi, 21.2.1995 tarihli ve E:1994/521, K:1995/125 s. kararıyla haciz işleminin iptal edilmesine karar vermiştir.
Vergi dairesi müdürlüğünün temyiz istemini inceleyen Danıştay Üçüncü Dairesi, 13.12.1995 tarihli ve E:1995/2767, K:1995/4204 s. kararıyla; 6183 s. Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Yasanın 7.5.1994 gününde yürürlüğe giren 3986 s. Kanunun 16 ıncı maddesiyle değişik 70 inci maddesinde, haczedilemeyecek mallara yer verildiği, anılan maddedeki değişiklik üzerine vergi idaresince davacı belediye başkanlığının Nisan 1994 ve sonraki dönemlere ilişkin vergi borçlarının tahsili amacıyla su gelirleri üzerine haciz konulduğu, yasadaki değişikliğin 7.5.1994 gününde yürürlüğe girdiği dikkate alındığında, mahkemece olayın, 6183 s. Kanunun değişik 70 inci maddesi yönünden de değerlendirilmesi suretiyle karar verilmesi gerekirken, yalnızca Belediye Yasası yönünden değerlendirilerek hüküm tesisinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle kararı bozmuştur.
Bozma kararına uymayan Hatay 1. Vergi Mahkemesi, 17.7.1997 tarihli ve E:1997/203, K:1997/255 s. kararıyla; 1580 s. Belediye Yasasının 19 uncu maddesinin 7 inci bendi uyarınca, belediye emval ve eşyası üzerine haciz konulması için bu emval ve eşyanın kamu hizmetine tahsis edilmesi ve gelir getirici nitelikte olmaması gerektiği, kanunun 19 uncu maddesinin 4/A bendi uyarınca da belediyelerin su tesisatı kurmaları ve işletmeleri ve isterlerse bu konuda başkalarına imtiyaz verebilmelerinin belediyelerin hakkı olduğu, kanun yapıcının bunu bir hak olarak nitelemesine rağmen su tesisatı kurmanın ve işletmenin aynı zamanda belediyelerin belde halkına sunmak zorunda oldukları bir kamu hizmeti olduğu, bu durumda, belediyelerin yasanın kendilerine yüklediği su tesisatı kurmak ve işletme görevini yerine getirirken su bedeli olarak tahsil ettikleri gelirleri kar amacı güderek elde ettikleri gelir gibi düşünmenin mümkün olmadığı, su bedellerinin hizmetten yararlananların bunun maliyetine katlanmaları düşüncesinden kaynaklanması ve bunun yanı sıra hizmetin finansmanı için tahsis edilen gelir olması sebebiyle bu bedellerin ayrıca kamu hizmetine tahsisi yönünde karar alınmasına gerek bulunmadığı, kanunen yapılması zorunlu olan bir faaliyeti yürütmekle görevli olan belediyelerin ihtiyaç duydukları mali kaynaklardan yararlanmalarının kısıtlanmasının, hizmetin gereği gibi yerine getirilmesini engelleyeceği, 6183 s. Kanunun 3986 s. Yasayla değişik 70 inci maddesinin 1''inci bendinde, yerel yönetimlerin malları hariç olmak üzere özel kanunlarında haczi caiz olmadığı gösterilen malların haczedilemeyeceğinin hükme bağlandığı, her ne kadar 6183 s. Kanunun değişik 70 inci maddesinde yerel yönetimlerin mallarının haczedilebileceği belirtilmiş ise de, 1580 s. Kanunun 19 uncu maddesinin 7 inci bendinde, belediye vergi ve resimleri ile emvalinin kamu hizmetine tahsisi halinde haczedilemeyeceğinin özel olarak belirtildiği, özel hukuk kuralı genel hukuk kuralına nazaran öncelik taşıyacağından, 1580 s. Kanunun öncelikle uygulanması gerektiği, bu nedenle, uygulanan haciz işleminde isabet bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptali yolundaki ilk kararında direnmiştir.
Direnme kararı vergi idaresince temyiz edilmiş ve 6183 s. Yasada yapılan değişiklikten sonra, yerel yönetimlere ilişkin mallar için de hacız uygulanabileceği ileri sürülerek kararın bozulması istenmiştir.
Savunmanın Özeti : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi Alı ALPAN''ın Düşüncesi:
Davacı belediyenin kesinleşen vergi borcunun tahsili amacıyla bazı kamu idarelerinden olan alacaklarına haciz uygulanmıştır.
Mali idare, kamu alacağının tahsilinde 6183 s. Yasayı uygulayacaktır. Olayda sözü edilen kanun uygulanmıştır. Kanunun 70 inci maddesinde 7.5.1994 gününde yapılan değişiklikle, mahalli idarelerin malları haczedil eneyecek mallar kapsamından çıkarıldığından haciz işleminin iptali yolundaki mahkeme ısrar kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı Ülkü ERBÜK''ün Düşüncesi
Belediye Başkanlığının vergi borçları sebebiyle Belediye Sular İdaresinin üçüncü şahıslardan alacağı su bedellerine uygulanan haciz işlemini iptal eden vergi mahkemesi kararının Danıştay 3.Dairesince bozulması üzerine ilk kararında ısrar eden vergi mahkemesi kararı temyiz edilmektedir.
6183 s. Kanunun 7.5.1994 gününde yürürlüğe giren 3986 s. Kanunun 16 ıncı maddesiyle değişik 70. maddesinin 1. bendinde 233 s. Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Yasa Hükmünde Kararname hükümlerine tabi iktisadi devlet teşekkülleri Kamu İktisadi Kuruluşları, bunların müesseseleri, bağlı ortaklıkları, iştirakleri ve mahalli idarelerin malları hariç olmak üzere devlet malları ile hususi kanunlarında haczi caiz olmadığı gösterilen malların haczedilemeyeceği hükme bağlanmıştır.
Yukarıda anılan kanun hükmünde mahalli idarelerin malları hariç tutularak malları haczedilemez olanlar belirlenmiştir. Bu halde belediye sular idaresinin 3 şahıslardan alacağı olan su bedellerinin haczi mümkün olup haciz işlemini iptal eden vergi mahkemesinin ısrar kararında kanuna uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan sebeple temyiz isteminin kabulü ile vergi mahkemesi kararının bozulması gerekeceği düşünülmüştür.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulunca, dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Kesinleşen vergi borçlarının tahsili amacıyla, davacı belediye başkanlığının bazı kamu idarelerinden olan su bedeli alacaklarına uygulanan hacze karşı açılan davanın kabulü ile işlemin iptali yolundaki kararı Danıştay Üçüncü Dairesince bozulan Hatay 1. Vergi Mahkemesinin bozma kararına uymayarak verdiği direnme kararı temyiz edilmiştir.
Kamu alacaklarının tahsilinde izlenecek usul ve esasları düzenleyen 6183 s. Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Yasanın 70 inci maddesinin 1''inci bendi 7.5.1994 gününde yürürlüğe giren 3986 s. Kanunun 16 ıncı maddesiyle değiştirilmiş ve mahalli idarelerin malları hariç olmak üzere, devlet malları ile özel kanunlarında haczi caiz olmadığı gösterilen malların haczedilemeyeceği kurala bağlanmıştır.
Yasada yapılan bu değişiklikle mahalli idarelerin malları haczi caiz olmayan mallar kapsamından çıkarılmış olduğundan 1580 s. Belediye Yasasının belediyelerin görev ve yetkilerini düzenleyen 19 uncu maddesinin yorumuna dayanılarak; belediye çalışanlarının ücretlerinden kesilerek beyan edilen ve vadesinde ödenmeyen gelir (stopaj) vergileri ile damga vergilerinin tahsili amacıyla yapıldığı anlaşılan haczin kaldırılması yolunda verilen ısrar kararında hukuka uygunluk görülmemiştir.
Bu nedenlerle, temyiz isteminin kabulüne, Hatay 1. Vergi Mahkemesinin, 17.7.1997 tarihli ve E:1997/203, K:1997/255 s. kararının bozulmasına, bozma kararı üzerine yeniden verilecek karsıda karşılanacağından yargılama giderleri yönünden hüküm tesisine gerek bulunmadığına, 8.1.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Kaynak: DKD. Sayı 101 s : 181
[Copyright © Ced Dağıtım Medya Yazılım - Corpus Mevzuat ve İçtihat Programı]

T.C.
DANIŞTAY
Vergi Dava Daireleri Kurulu
Esas: 1999/236
Karar: 1999/566
Tarih: 10.12.1999
ÖZET: 6183 s. Yasada yapılan değişiklikle, yerel yönetimlerin malları haczedilemeyecek mallar kapsamından çıkarıldığından belediyenin su gelirlerinin haczinde kanuna aykırılık bulunmamaktadır.
(1580 sayılı Belediye K. m. 19) (6183 sayılı AATUHK. m. 70)
KARAR METNİ:
KARAR:
Kararın Düzeltilmesini İsteyen : ... Belediye Başkanlığı
Vekili : Av. ... Av. ...
Karşı Taraf : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü
İstemin Özeti : Nisan 1994 döneminden sonraki çeşitli dönemlere ait vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı belediyenin kamu idarelerindeki su gelirleri üzerine haciz uygulanmıştır.
Haciz işleminin iptali istemiyle açılan davayı inceleyen Hatay 1.Vergi Mahkemesi, 21.2.1995 tarihli ve E:1994/521, K:1995/125 s. kararıyla işlemin iptal edilmesine karar vermiştir.
Vergi dairesi müdürlüğünün temyiz istemini inceleyen Danıştay Üçüncü Dairesi, 13.12.1995 tarihli ve E:1995/2767, K:1995/4204 s. kararıyla; 6183 s. Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Yasanın 7.5.1994 gününde yürürlüğe giren 3986 s. Kanunun 16 ncı maddesiyle değişik 70 inci maddesinde haczedilemeyecek mallara yer verildiği, anılan maddedeki değişiklik üzerine vergi idaresince davacı belediye başkanlığının Nisan 1994 ve sonraki dönemlere ilişkin vergi borçlarının tahsili amacıyla su gelirleri üzerine haciz konulduğu, yasadaki değişikliğin 7.5.1994 gününde yürürlüğe girdiği dikkate alındığında, mahkemece olayın 6183 s. Kanunun değişik 70 inci maddesi yönünden de değerlendirilmesi suretiyle karar verilmesi gerekirken, yalnızca Belediye Yasası yönünden değerlendirilerek hüküm tesisinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle kararı bozmuştur.
Bozma kararına uymayan Hatay 1.Vergi Mahkemesi, 17.7.1997 tarihli ve E:1997/203, K:1997/255 s. kararıyla; 1580 s. Belediye Yasasının 19 uncu maddesinin 7 nci bendi uyarınca, belediye emval ve eşyası üzerine haciz konulabilmesi için bu emval ve eşyanın kamu hizmetine tahsis edilmemesi ve gelir getirici nitelikte olmaması gerektiği, Kanunun 19 uncu maddesinin 4/A bendi uyarınca belediyelerin su tesisatı kurmaları ve işletmeleri ve isterlerse bu konuda başkalarına imtiyaz verebilmelerinin belediyelerin hakkı olduğu gibi aynı zamanda belde halkına sunmak zorunda oldukları bir kamu hizmeti olduğu, kanunen yapılması zorunlu olan bir faaliyeti yürütmekle görevli olan belediyelerin bu faaliyeti yürütürken ihtiyaç duydukları mali kaynaklardan yararlanmalarının kısıtlanmasının, hizmetin gereği gibi yerine getirilmesini engelleyeceği, özel hukuk kuralı genel hukuk kuralına nazaran öncelik taşıyacağından, 1580 s. Kanunun öncelikle uygulanması gerektiği, bu nedenle, uygulanan haciz işleminde isabet bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptali yolundaki ilk kararında direnmiştir.
Direnme kararına karşı vergi idaresince yapılan temyiz istemini inceleyen Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulu, 8.1.1999 tarihli ve E:1997/430. K:1999/31 s. kararıyla; 6183 s. Kanunun 70 inci maddesinin 1 inci bendinin 7.5.1994 gününde yürürlüğe giren 3986 s. Kanunun 16 ncı maddesiyle değiştirildiği ve mahalli idarelerin malları hariç olmak üzere, devlet malları ile özel kanunlarında haczi caiz olmadığı gösterilen malların haczedilemeyeceğinin kurala bağlandığı, Yasada yapılan bu değişiklik ile mahalli idarelerin malları, haczi caiz olmayan mallar kapsamından çıkarılmış olduğundan, 1580 s. Belediye Yasasının belediyelerin görev ve yetkilerini düzenleyen 19 uncu maddesinin yorumuna dayanılarak belediye çalışanlarının ücretlerinden kesilerek beyan edilen ve vadesinde ödenmeyen gelir (stopaj) vergileri ile damga vergilerinin tahsili amacıyla yapıldığı anlaşılan haczin kaldırılması yolunda verilen ısrar kararında hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle ısrar kararını bozmuştur.
Davacı belediye başkanlığı, direnme kararının usul ve kanuna uygun olduğunu ileri sürerek kararın düzeltilmesini istemiştir.
Savunmanın özeti : Karar düzeltme isteminin reddi gerektiği yolundadır.
Danıştay Tetkik Hakimi Gülsen BİŞKİN''in Düşüncesi ı
Dilekçede ileri sürülen nedenler istemin kabulünü gerektirecek nitelikte bulunmamaktadır.
Bu sebeple karar düzeltme isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı Sadri BOZKURT''un Düşüncesi :
Karar düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen hususlar, 2577 s. İdari Yargılama Usulü Yasasının 54 üncü maddesinde yazılı sebeplerden hiçbirisine uymadığından istemin reddi gerekeceği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulunca, dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
2577 s. İdari Yargılama Usulü Yasasının 54 üncü maddesinde, Danıştay tarafından verilen yargısal kararlar hakkında, bu maddede yazılı nedenlerle kararın düzeltilmesinin istenebileceği belirtildiğinden ve dilekçe sahibinin ileri sürdüğü sebeplerin bunlardan hiçbirine uymadığı anlaşıldığından, yerinde olmayan istemin reddine, 10.12.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Kaynak: DKD. Sayı 103 s : 152
[Copyright © Ced Dağıtım Medya Yazılım - Corpus Mevzuat ve İçtihat Programı]
Old 08-04-2009, 11:40   #3
PINAR YILMAZ

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan avde
Herkese iyi çalışmalar diliyorum. Danıştay 9. Dairesi 26.10.2004 tarih ve 2002/6002 Esas , 2004/5151 Karar sayılı kararına ihtiyacım var. Konusu belediyelerin su gelirleri üzerine konulan haciz kararının iptali. Şimdiden teşekkür ederim iyi çalışmalar
Bilgileri doğru yazdığınızdan emin misiniz? Mevzuat programlarında karara rastlayamadım da.
Old 08-04-2009, 13:04   #4
hilallal

 
Varsayılan

T.C.
DANIŞTAY
DAIRE 3
Esas No.
1995/2767
Karar No.
1995/4204
Tarihi
13.12.1995
6183-AMME ALACAKLARININ TAHSIL USULÜ HAKKINDA KANUN ( AATUHK )/70
HACİZ
DEVLETE AİT MALLARIN HACZİ
ÖZET
DEVLETE AİT MALLARIN, HACZEDİLEMEYECEĞİ HAKKINDA.
İstemin Özeti : Davacı belediye başkanlığı adına, muhtelif dönemlere ait vergi borçlarının tahsili amacıyla su gelirleri üzerine uygulanan haciz işlemine karşı açılan davayı; 1580 sayılı Belediye Kanununun 19.maddesinin 7. bendinde yer alan belediye vergi ve resimleri ile hidematı ammeye muhtas ve akar olmayan emval ve eşyası üzerine haciz konulamıyacağı yolundaki hüküm ile belediye vergi ve resimleri ile amme hizmetine ayrılan ve gelir getirmeyen emval ve eşyası üzerine haciz konulamayacağının belirtilmek suretiyle belediyelere bir ayrıcalık tanındığı, aynı Kanunun belediyelerin haklarını, selahiyetlerini ve imtiyazlarını düzenleyen 19.maddesinin 4/A bendinde, doğrudan doğruya yapılmak ve işletilmek şartıyla su, havagazı, elektrik, tramvay tesisatı kurmak ve işletme görevinin belediyelerin hakkı olduğu, belediyelerin, bu işlerin tesis ve işletilmesi için müddeti kırk seneyi tecavüz etmemek ve şeraiti devletçe müttehaz kaidelere muvafık olmak üzere imtiyaz da verebilecekleri kuralına yer verildiği, bu durumda belediyelerin kanunun kendilerine yüklediği su tesisatı kurmak ve işletme görevini yerine getirirken su bedeli olarak tahsil ettikleri gelirlerini, kar amacı güderek elde ettikleri gelir gibi düşünmenin mümkün olmadığı, su bedellerinin hizmetten yararlanan kimselerin bunun maliyetine katlanmaları düşüncesinden kaynaklanması ve bunun yanı sıra hizmetin ihtiyaç duyduğu mali finansmanın karşılanması amacıyla tahsis edilen gelir olması nedeniyle bu bedellerin ayrıca kamu hizmetine tahsisi yönünde karar alınmasına gerek bulunmadığından kanunen yapılması zorunlu olan bir faaliyeti yürütmekle görevli olan belediyelerin, bu faaliyeti yürütürken ihtiyaç duydukları mali kaynaklardan yararlanmalarının kısıtlanması, vazifenin gereği gibi yerine getirilmesini engelleyeceğinden bu bedelleri üzerine uygulanan haciz işleminde yasaya uyarlık görülmediği, nitekim Danıştay Üçüncü Dairesinin 14.6.1994 gün ve E: 1994/1499, K: 1994/2005 sayılı kararının da bu yönde olduğu gerekçesiyle kabul ederek haciz işlemini iptal eden ... Vergi Mahkemesinin 21.2.1995 gün ve E: 1994/521, K: 1995/125 sayılı kararının; 6183 sayılı Yasanın 3986 sayılı Yasanın 16. maddesiyle değişik 70.maddesi uyarınca uygulanan haciz işleminde yasaya aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek bozulması istemidir.
Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.
Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar Vergi Mahkemesi kararının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
Savcı : ...
Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp Vergi Mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir.
Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddiyle Vergi Mahkemesi kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Üçüncü Dairesince işin gereği görüşülüp düşünüldü:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun Haczedilemeyecek Mallar başlıklı 3986 sayılı kanunun 16. maddesiyle değişik 70. maddesinin birinci bendinde; 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tabi iktisadi devlet teşekkülleri, kamu iktisadi kuruluşları, bunların müesseseleri, bağlı ortaklıkları, iştirakleri ve mahalli idarelerin malları hariç olmak üzere Devlet malları ile hususi kanunlarında haczi caiz olmadığı gösterilen malların haczedilemeyeceği hükme bağlanmış olup, anılan değişiklik 7.5.1994 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Dosyanın incelenmesinden, anılan kanun maddesindeki değişiklik üzerine Vergi Dairesi Müdürlüğünce, davacı belediye başkanlığının Nisan 1994 ve sonraki dönemlere ait vergi borçlarının tahsili amacıyla su gelirleri üzerine haciz konulduğu, bunun üzerine açılan dava Vergi Mahkemesince 1580 sayılı Belediye Kanunu kapsamında değerlendirilerek hizmetten yararlananlara su sağlamanın bir amme hizmeti olduğu, bu nedenle su gelirleri üzerine haciz konulması halinde anılan hizmetin yerine getirilemeyeceği gerekçesiyle kabul edildiği anlaşılmaktadır. Dava konusu edilen su gelirleri üzerine uygulanan haciz işlemi belediyenin Nisan 1994'ten sonraki dönemlere ilişkin vergi borçlarından kaynaklanmakta olup, 6183 sayılı Kanunun 70 inci maddesindeki değişikliğin 7.5.1994 tarihinde yürürlüğe girdiği göz önünde bulundurulduğunda, Vergi Mahkemesince su gelirleri üzerine uygulanan haciz işleminin anılan kanunun 3986 sayılı kanunun 16. maddesiyle değişik 70 inci maddesi yönünden de değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken sadece Belediye Yasası yönünden değerlendirilerek karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin kabulü ile Vergi Mahkemesinin 21.2.1995 gün ve E: 1994/521, K: 1995/125 sayılı kararının bozulmasına, 215.000.- lira temyiz yargılama giderinin davacı belediye başkanlığından alınarak Vergi Dairesi Müdürlüğüne verilmesine 13.12.1995 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Old 08-04-2009, 13:53   #5
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan

12. HD 28.6.2005 Esas:2005/10755 Karar: 2005/13958
Banka Şubesindeki borçlu belediyeye ait hesaptaki paraların su faturası tahsilatından elde edilen gelirlerle, İSKİ genel müdürlüğü abonelerinden tahsil olunan senet bedellerinden oluştuğu anlaşılmaktadır. Bu paraların 5393 Sayılı Kanunun 15/son maddesinde belirtilen nitelikte olup olmadığı araştırılarak bu hesap üzerindeki haczin de kaldırılması istemi hakkında varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir.
Old 08-04-2009, 14:23   #6
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan

YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ
E. 2003/14662 K. 2003/18472 T. 25.9.2003
• BELEDİYE MALLARININ HACZİ ( Su ve Atıksu Bedelinden Oluşan Paranın Haczedilemeyeceği )
• HACZEDİLMEZLİK ( Belediyeye Ait Su ve Atıksu Bedelinden Oluşan Paranın Haczedilemeyeceği )
• KAMUYA TAHSİSLİ MALLAR ( Belediye Encümenince Karar Verilen - İdari Nitelikteki Bu Karar Kaldırılmadığı Sürece Haciz Yapılamayacağı )
• BELEDİYELERİN KENDİLİĞİNDEN KAMUYA TAHSİSLİ MALLARI ( Kamuya Tahsis Kararına Gerek Bulunmadan Haczedilemeyecekleri )1580/m. 19277/m. 12464/m. 89,986183/m. 12004/m. 78
ÖZET : Belediye encümeni tarafından kamuya tahsisine karar verilen Belediye mallarının idari nitelikteki bu karar kaldırılmadığı sürece haczi mümkün değildir.Belediyelerin "kendiliğinden kamuya tahsisli" taşınır ve taşınmaz malları, kamuya tahsis kararına gerek bulunmadan haczedilemezler.DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekilince istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:KARAR : 1580 sayılı Belediye Kanununun 19/7 nci maddesi ile 277 sayılı kanunun 1 inci maddesi hükümlerine göre 5237 sayılı Belediye gelirleri kanunu ve diğer kanunlarla Belediyelere verilmekte olan paylar, vergi ve resim hükmündedir. Bu paylar Belediyelerin 6183 sayılı kanun hükümlerine göre tahsili gereken borçlar dışında haczedilemez. Ayrıca, Belediye encümeni tarafından kamuya tahsisine karar verilen Belediye mallarının da idari nitelikteki bu karar kaldırılmadığı sürece haczi mümkün değildir. Bundan başka yine Belediyelerin "kendiliğinden kamuya tahsisli" taşınır ve taşınmaz mallarının kamuya tahsis kararına gerek bulunmadan haczedilemeyecekleri yerleşik Yargıtay İçtihatlarıyla kabul edilmiştir. Somut olayda haczedilen paraların su ve atıksu bedelinden oluştuğu iddia edilmektedir. Mercice bu husus araştırılmalı, iddia doğrulandığı taktirde haczinin mümkün olmadığı kabul edilmelidir. Borcun ödenmiş olması şikayet nedeninin incelenmesini engellemez. Zira, ilamlı takip durdurulmadığı için haczedilen paranın alacaklıya ödenmesi zorunludur. O halde, Mercice yukarıdaki ilkeler ışığında araştırma yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.SONUÇ : Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, Bozma nedenine göre, alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 25.09.2003 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Old 09-04-2009, 11:25   #7
krizantem

 
Varsayılan

Son Belediye Yasası (5396 Sayılı K. ) bu konuda düzenlemeler yapmıştır, ( Mad. 15 ) incelemekte fayda vardır...Özetle ;su harcama bedellerinin de haczi kabildir.
Old 09-04-2009, 14:48   #8
avde

 
Varsayılan

Sevgili meslektaşlarımız hepinize teşekkür ediyorum. Ulaşmak istediğim danıştay kararının bilgileri bir makalede yer almaktaydı, herhangi bir yanlışlık yok bilgilerde. Ancak ben su gelirlerinin haczedilebileceği değil haczedilemeyeceği yönünde karar arıyorum bir belediye avukatı olarak ) gönderilen kararları okudukça daha da bir içim karardı Sn. Armağan Bey'in eklemiş olduğu karar ise kamu alacağı dışında haczedilemeyeceğine dair kararlar yinede teşekkür ederim. Kamu alacağı olması halinde dahi belediyenin haczedilemeyecek mal, gelir ve hakları ile ilgili karara ihtiyacım var, Danıştay'ın bu konuda farklı tarihlerde vermiş olduğu kararlar var bir kaç tanesine ulaşabildim ancak daha yeni tarihli bir karar bulmayı ümit ediyorum. Teşekkürler
Old 10-04-2009, 16:55   #9
hilallal

 
Varsayılan

Genellikle su gelirlerinin haczedilebileceği yönünde kararlar var. Konuyla doğrudan ilgisi yok ama ancak bubnları bulabildim.
T.C.
DANIŞTAY
DAIRE 9
Esas No.
2004/237
Karar No.
2005/1064
Tarihi
27.04.2005
1580-BELEDİYE KANUNU/19.7

6183-AMME ALACAKLARININ TAHSIL USULÜ HAKKINDA KANUN ( AATUHK )/70.1

HACİZ
EMLAK VE ÇEVRE TEMİZLİK VERGİSİ
ÖZET
DAVA, DAVACI BELEDİYE BAŞKANLIĞI TARAFINDAN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINA ÖDENMESİ GEREKEN EMLAK VERGİSİ VE ÇEVRE TEMİZLİK VERGİSİ PAYLARININ TAHSİLİ İÇİN BANKA ŞUBESİNDEKİ TÜM ALACAK VE HAKLARINA HACİZ KONULMASINA İLİŞKİN İŞLEM VE HACİZ BİLDİRİLERİNİN İPTALİ TALEBİYLE AÇILMIŞTIR. BELEDİYELERİN VERGİ VE VERGİ BENZERİ GELİRLERİ HACZEDİLEMEZ
İSTEMİN ÖZETİ : Davacı belediye başkanlığı tarafından büyükşehir belediye başkanlığına ödenmesi gereken emlak vergisi ve çevre temizlik vergisi paylarının tahsili için Halk Bankası Samsun Şubesi nezdindeki tüm alacak ve haklarına haciz konulmasına ilişkin 11.7.2003 tarih ve 808-896, 798-886 sayılı, 14.7.2003 tarih ve 900-914, 910-915 sayılı haciz bildirileri ile 30.7.2003 tarih ve 1044-1047 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davayı; dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlık konusu emlak ve çevre temizlik vergisi paylarının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinin davacı belediye başkanlığına tebliğ edildiği halde ödenmemesi üzerine sözkonusu payların tahsili amacıyla dava konusu işlemlerin tesis edildiğinin anlaşıldığı, olayda hacze konu kamu alacağına ilişkin ödeme emirlerine karşı açılan davaların mahkemelerince reddedildiği, bu nedenle usulüne uygun kesinleştiği halde ödenmeyen emlak vergisi ve çevre temizlik vergisi paylarının tahsili amacıyla tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık görülmediği, davacı vekilinin, hacze konu edilen hesapta vergi ve benzeri gelirler toplandığından bunlara haciz konulamayacağı yönündeki iddiasına da itibar edilemeyeceği gerekçesi ile reddeden Samsun Vergi Mahkemesinin 20.11.2003 tarih ve 2003/1576 sayılı kararının; hacze konu edilen hesapta vergi ve benzeri gelirler bulunduğundan bunların haczedilemeyeceği, gelecekteki haklara haciz konulamayacağı, mahalli idarelerin mallarının haczedilebileceği yolundaki hükmün Anayasa'ya aykırı olduğu, bu hacizler nedeniyle personel maaşlarını ödeyemez duruma geldiklerini borçlarına karşılık gösterdikleri taşınmazın Büyükşehir Belediyelerince kabul edilmediği ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY SAVCISI BUKET ORAL'IN DÜŞÜNCESİ: İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, sözkonusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
TETKİK HAKİMİ AYDEMİR SAYDAN'IN DÜŞÜNCESİ: Dosyanın incelenmesinden hacze konu hesapta vergi ve benzeri gelirler bulunduğu anlaşılmış olup 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 70/1. ve 1580 sayılı Belediye Kanunun 19/7. maddesi uyarınca, vergi ve benzeri gelirler haczedilemeyeceğinden mahkemece hacze konu hesapta ne kadar vergi ve benzeri gelirler bulunduğu hususu araştırılarak sonuca göre bir karar verilmesi icabettiğinden yazılı gerekçe ile davayı reddeden vergi mahkemesi kararının bozulması gerekeceği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince işin gereği görüşüldü:
KARAR :
Uyuşmazlıkta, davacı belediye başkanlığının büyükşehir belediye başkanlığına ödemesi gereken emlak vergisi ve çevre temizlik vergisi paylarının tahsili için düzenlenen haciz bildirimlerinin iptali için açılan davayı reddeden vergi mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 70/1. maddesinde, 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tabi İktisadi Devlet Teşekkülleri, Kamu İktisadi Kuruluşları, bunların müesseseleri, bağlı ortaklıkları, iştirakleri ve mahalli idarelerin malları hariç olmak üzere devlet malları ve hususi kanunlarında haczi caiz olmadığı gösterilen malların haczedilemeyeceği hükmüne yer verilmiş, 1580 sayılı Belediye Kanununun 19/7. maddesinde, belediye daire ve şubeleri, bahçeleri, umuma ait akar olmayan açık ve kapalı mahalleri emlak vergisinden müstesna olmak, belediye vergi ve resimleri ile hidematı ammeye muhtas ve akar olmayan emval ve eşyası üzerine haciz konulamayacağı hükme bağlanmıştır.
Anılan yasa hükümlerinin değerlendirilmesinden, belediyelerin vergi ve vergi benzeri gelirleri üzerine haciz konulamayacağı anlaşılmaktadır.
Dava konusu olayda, davacı belediye tarafından hacze konu Halk Bankası Samsun Şubesi nezdindeki hesabında vergi ve benzeri gelirlerin bulunduğu ileri sürülmüş olup temyiz dilekçesine eklenen belgelerde de bu hesapta vergi ve benzeri gelirler bulunduğu görülmektedir.
Bu nedenle, sözkonusu vergi ve benzeri gelirler anılan yasal düzenlemeler uyarınca hacze konu edilemeyeceğinden, vergi mahkemesi tarafından sözkonusu banka hesabında ne kadar vergi ve benzeri gelirler bulunduğu araştırılmak suretiyle sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddedilmesinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ :
Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulüne Samsun Vergi Mahkemesinin 20.11.2003 tarih 2003/1576 sayılı kararının bozulmasına 27.4.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
T.C.
DANIŞTAY
DAIRE 9
Esas No.
1992/166
Karar No.
1992/2247
Tarihi
20.10.1992
6183-AMME ALACAKLARININ TAHSIL USULÜ HAKKINDA KANUN ( AATUHK )/64
3030-BÜYÜK ŞEHİR BELEDİYELERİNİN YÖNETİMİ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN DEĞİŞTİRİLEREK KABULÜ HAKKINDA KANUN/24
1580-BELEDİYE KANUNU/19
BELEDİYE GELİRLERİ
HACİZ VARAKASI
ELEKTRİK TÜKETİM VERGİSİNİN HACZEDİLEMEZ NİTELİĞİ
EMLAK VERGİSİ GELİRLERİNDEN PAY VERİLMESİ
ÖZET
YASADA ÖNGÖRÜLDÜĞÜ ŞEKİLDE DÜZENLENMEMİŞ HACİZ VARAKASINA DAYANILARAK HACİZ YAPILAMACAĞI, TAHSİL EDİLEN ELEKTRİK TÜKETİM VERGİSİ HACZEDİLEMEYECEĞİ HAKKINDA.
İstemin Özeti: Yüreğir İlçe Belediyesince toplanan emlak vergisinden, Adana Büyükşehir Belediyesine ödenmesi gereken payın ödenmemesi nedeniyle, Yüreğir Belediyesinin TEK`den alacağı olan elektrik tüketim vergisi üzerine konulan haciz işlemine karşı açılan davayı; uyuşmazlığın davacı belediyenin elektrik tüketim vergisi payına tatbik edilen haciz işleminin yasal olup olmadığı hususuna ilişkin bulunduğu; 1319 sayılı Kanunun mükerrer 38. maddesinde belediyeler tarafından tahsil edilen emlak vergisinden il özel idareleri payı ayrıldıktan sonra kalan miktarın % 20 sinin büyükşehir belediye payı olarak ayrılacağı, bu miktarın tahsil edildiği ayı takip eden ayın son günü akşamına kadar ilgili yerlere ödeneceği hükmü bulunduğu, olayda sözkonusu alacağın süresinde ödenmediği, bunun üzerine alacağın cebren tahsili için ödeme emri tanzim ve tebliğ edildiği halde ödenmemesi nedeniyle TEK`teki elektrik tüketim vergisi payına borç miktarı kadar haciz tatbik edildiğinin anlaşıldığı, yapılan işlemde yasaya aykırılık bulunmadığı davacı belediyenin, 1580 sayılı Kanunun 19/7. maddesi hükmüne göre belediyeye ait emlak mal ve vergilerine haciz konulamayacağı iddiasının ise, dava konusu haciz işleminin sözkonusu yasa maddesi kapsamına girmediği, sadece davacı belediyeye kanunla verilen, TEK tarafından tahakkuk ettirilerek elektrik paralarıyla birlikte abonelerden tahsil edilen haczi kabil elektrik tüketim vergisi payına uygulanması nedeniyle yerinde olmadığı gerekçesiyle reddeden Adana 2. Vergi Mahkemesinin 18.9.1991 gün ve K:1991/1252 sayılı kararının; emlak vergisi payının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emri yoklukla malül olduğu için dava açılmadığı, 1580 sayılı Kanunun 19/7 fıkrasında belediye vergilerinin haczedilemeyeceği hükmü bulunduğu, elektrik tüketim vergisini anılan yasa hükmü gereği haczedilemeyeceği ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerekeceği savunulmaktadır.
Türk Milleti Adına hüküm veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince Savcının ve Tetkik Hakimi D.Ü.`nün yazılı ve sözlü görüş ve düşünceleri alındıktan sonra işin gereği görüşüldü: Uyuşmazlık; ilçe belediyesince toplanan emlak vergisinden 1319 sayılı Kanunun mükerrer 38. maddesi gereğince büyükşehir belediyesine ödenmesi gereken payın ödenmemesi nedeniyle ilçe belediyesinin TEK`den alacağı olan elektrik tüketim vergisi üzerine konulan haciz işleminin iptali istemiyle açılan davanın Adana 2. Vergi Mahkemesince reddedilmesinden doğmuştur.
3030 sayılı Kanunun 24. maddesinin ( ı ) fıkrasında ilçe belediyesinin kendi aralarında veya büyükşehir belediyesi ile aralarında ihtilaf çıkması veya ilçe belediyeleri arasında farklı uygulamalar bulunması halinde, bu ihtilaf ve farklı uygulamaları ortadan kaldırmak amacıyla büyükşehir belediye meclisinin yönlendirici ve düzenleyici tedbirler almaya yetkili olduğu, bu kararlara karşı ilgililerin 10 gün içinde o ilin valisine itiraz edebilecekleri, valinin 10 gün içinde karara bağlayacağı ve valinin kararının kesin olduğu hükmü yer almaktadır.
Öteyandan 1580 sayılı Belediye Kanunu`nun Belediyelerin Hakları, Selahiyet ve İmtiyazları başlıklı 19. maddenin ( 7 ). fıkrasında "Belediye daire ve şubeleri, bahçeleri umuma ait akar olmayan açık ve kapalı mahelleri emlak vergisinden müstesna olmak, belediye vergi ve resimleri ile hidematı ammeye muhtas ve akar olmayan emval ve eşyası üzerine haciz konulmamak" hükmü düzenlenmiştir.
Dava konusu olayda, Belediye Gelirleri Kanunu`nun 34 ve müteakip maddelerine göre tahsil edilen elektrik tüketim vergisinin 1580 sayılı Yasanın 19/7. madde hükmü gereği haczedilmesi mümkün bulunmamaktadır.
Bu durumda anılan verginin, mahkemece "pay" olarak nitelendirmek suretiyle davanın reddi yönünde verilen kararda söz konusu yasa hükümlerine uyarlık bulunmamaktadır.
Kaldı ki, 6183 sayılı Kanunun 64. maddesinde haciz muamelelerinin tahsil dairelerince düzenlenen ve alacaklı amme idaresinin mahalli en büyük memurluğunca tasdik edilen haciz varakalarına istinaden yapılacağı hususu düzenlenmiş olup, bir örneği dosyada bulunan 4.7.1991 günlü haciz varakasının yetkili amir yerine genel sekreter yardımcısı tarafından imzalandığı gibi vali tarafından onaylanmadığı da görüldüğünden, haczin anılan 64. madde hükmüne uygun şekilde düzenlenmemiş olan haciz varakasına dayandığı anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle Adana 2. Vergi Mahkemesinin 18.9.1991 gün ve K:1991/1252 sayılı kararının bozulmasına, dosyanın anılan mahkemeye gönderilmesine 20.10.1992 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Büyükşehir belediyesi tarafından ödeme emrinin itirazsız kesinleşmesi üzerine haciz uygulamasına geçilen alacak bir vergi alacağı olduğundan, belediye malları ve vergilerini akar kişi alacaklarının tahsiline yönelik haciz uygulamasından koruma gayesiyle getirilen 1580 sayılı Kanunun 19/7. maddesi hükmüne dayanılarak belediyenin elektrik tüketim vergisi payına büyükşehir belediyesince de haciz uygulanamıyacağına karar verilmesinde isabet yoktur. Kararın bu bölümüne karşıyım.
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
danıştay kararı arıyorum parézer Meslektaşların Soruları 0 03-05-2008 14:21
Danıştay kararı cemile_ist Meslektaşların Soruları 2 10-12-2007 13:51
Danıştay kararı Gaspıralı Hukuk Soruları 0 02-09-2007 22:00
danıştay kararı cemile_ist Meslektaşların Soruları 0 17-07-2007 09:51
danıştay kararı arıyorum. av.nadireoksuz Meslektaşların Soruları 2 20-02-2007 22:48


THS Sunucusu bu sayfayı 0,22503495 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.