Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Benzer Yargıtay İlamları Arıyorum - 6570 Sayılı Kanun-

Yanıt
Old 22-02-2009, 18:16   #1
justicewarior

 
Mutsuz Benzer Yargıtay İlamları Arıyorum - 6570 Sayılı Kanun-

Merhabalar değerli meslektaşlarım ; Aşağıda verdiğim kararlara örnek karar metinleri arıyorum yardım ederseniz sevinirim....Tüm aramalarıma rağmen yeni içtihatlar bulamadım...Umarım Yardım edersiniz....

''Arsa olarak kiralanan taşınmazın içine daha sonradan bina yapılmasının , taşınmazın 6570 sayılı yasanın kapsamına girmesi sonucunu doğurmamaktadır''.

Aynı Şekilde ;

Sözleşmeyle arsa olarak kiralanan yere sonradan onun kullanma şekli itibarı ile kiracı tarafından tesis yapılsa dahi, bu hal kiralananın arsa niteliğini ortadan kaldırmaz ve 6570 sayılı kanun hükmü uygulanmaz '' ( HGK 'nun 12.01.1972 gün, E:4-88 ve K:3 Sayılı ilamı )

Umarım değerli vakitlerinizden zaman ayırıp bana yardım edersiniz...

Saygılar...
Old 22-02-2009, 22:24   #2
Av.Ufuk Bozoğlu

 
Varsayılan Ayrıntılı bir genel kurul kararı...

T.C. YARGITAY
Hukuk Genel Kurulu

Esas: 2005/6-181
Karar: 2005/208
Karar Tarihi: 30.03.2005

ÖZET: Bu durumda, başlangıçta boş arsa niteliğinde olan kiralananın, tarafların ortak iradeleriyle ve sözleşmede güttükleri amaç çerçevesinde bu nitelikten çıktığı; 6570 Sayılı Kanun kapsamında bulunan, örtülü bina niteliğine büründüğü kabul edilmelidir. Dolayısıyla, uyuşmazlığın çözümünde anılan Kanun hükümlerinin uygulanması gerekir. Hal böyle olunca Yerel Mahkeme'nin uyuşmazlığın 6570 sayılı Kanun kapsamında bulunduğuna ilişkin direnme gerekçesi hukuka uygundur.

(6570 S. K. m. 1, 7) (818 S. K. m. 256)

Dava: Taraflar arasındaki "Tahliye" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İzmir 7. Sulh Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 3.12.2003 gün ve 2003/1081-1460 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine,

Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 27.4.2004 gün ve 2004/3092-3194 sayılı ilamı ile,

( ... Taraflar arasındaki uyuşmazlık kiralananın Borçlar Kanununun adi kiraya ilişkin hükümlerine mi, yoksa 6570 Sayılı Yasaya mı tabi olduğu noktasındadır. Kiralanana ait 1.8.1999 başlangıç tarihli bir yıl süreli kira sözleşmesinde kiralanan yer 9 m2 lik boş, açık alan olarak belirtilmiştir. Kira sözleşmesindeki bu belirtmeye göre kiralanan Borçlar Kanununun adi kiraya ilişkin hükümlerine tabidir. Sözleşme kurulduktan sonra kiralanan yer üzerine kiracı tarafından yapı yapılmış olması sözleşmenin bu niteliğini değiştirmez. Uyuşmazlığın Borçlar Kanununun adi kiraya ilişkin hükümleri ve sözleşme hükümleri birlikte değerlendirilerek çözümlenmesi ve ona göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olduğundan hükmün bozulması kap etmiştir... )

Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Karar: Dava, kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir.

A-DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:

Davacı Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı vekili, davacı Kurumun Çınarlı Dispanseri bahçesindeki 9 m2'lik arsanın 1.8.1999 tarihli kira sözleşmesiyle davalıya kiralandığını, sözleşmede davacının arsa üzerine polyester seyyar kabin yapacağının ve bunu büfe olarak kullanacağının belirtildiğini, sözleşme eki özel şartların 11. maddesinde de, tahliye anında kabin sökülerek yerin eski haliyle tesliminin öngörüldüğünü; Yargıtay kararlarına göre, arsa olarak kiralanan yere sonradan musakkaf bina yapılsa dahi, kiralananın sözleşmedeki arsa vasfının değişmeyeceğini, davacının sözleşmeye ve Borçlar Kanunu hükümlerine uygun 24.6.2003 günlü ihtarnamesine rağmen kiralanan yerin davalı tarafından tahliye ve teslim edilmediğini ileri sürerek, akdin feshi ile kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir.

B-DAVALI CEVABININ ÖZETİ:

Davalı Doğan Köse vekili, dava konusu büfenin musakkaf olup, 6570 Sayılı Kanuna tabi bulunduğunu; sözleşmenin 11. maddesi gereğince, davalının kiralanan yeri 6. maddede belirtilen şekilde sözleşmede yazılı gaye için kullanıma elverişli hale getirebilmek amacıyla, özel şartname eki'nin 1. maddesi çerçevesinde davacı Kurumun onayını da alarak, tüm yasal prosedürleri tamamlamak suretiyle musakkaf bir büfe inşa ettiğini ve bu haliyle hiçbir uyuşmazlık çıkmadan, sözleşmede belirtilen şekilde büfe olarak işlettiğini; taraflar arasındaki sözleşmenin düzenlenmesi sırasında, her iki tarafın ortak iradesinin boş alan üzerine tesis edilecek büfenin işletilmesine yönelik olduğunu, bu durumun sözleşmenin 6. Maddesi ile de teyit edilerek hüküm altına alındığını, ayrıca taraflar arasındaki kira sözleşmesinin 1.8.2000 tarihinden itibaren süresiz kira akdine dönüştüğünü, Borçlar Kanunu'na dayanılarak tahliye talebinde bulunulmayacağını, olayda 6570 Sayılı Kanun hükümleri ile Borçlar Kanunu'nun buna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanması gerektiğini, 6570 Sayılı Kanun'un 7. maddesinde kiralayanın tahliye isteyebilmesi için aranan koşulların dava konusu olayda gerçekleşmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

C-YEREL MAHKEME KARARININ ÖZETİ:

Yerel Mahkeme, kira sözleşmesinde, kiracının yapacağı büfenin tümüyle sökülüp, yerin boş arsa olarak teslim edileceği yönünde bir hüküm bulunmadığı, davalı tarafından davacının muvafakati ve Belediyenin onayıyla inşa edilen yapının sabit temel sistemine sahip, sökülüp götürülmesi mümkün bulunmayan, musakkaf nitelikte bir yapı olduğunun bilirkişi raporuyla belirlendiği, bu durumda, sözleşmenin musakkaf nitelikteki büfeyi konu alması nedeniyle, uyuşmazlığın 6570 Sayılı Kanun hükümlerine göre çözülmesi gerektiği, Borçlar Kanunu çerçevesinde feshi ihbar yoluyla tahliyenin istenilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.

D-TEMYİZ EVRESİ BOZMA VE DİRENME:

Davacı vekilince, arsa niteliğiyle kiralanan yere sonradan kiralayanın tanıdığı yetkiye dayalı olarak ve musakkaf nitelikte dahi olsa bina yapılmasının, kiralananın arsa niteliğini etkilemeyeceği iddiasıyla temyiz edilen karar. Özel Dairece yukarıdaki gerekçeyle bozulmuş; Yerel Mahkeme gerekçesini tekrarlayarak önceki kararında direnmiş, direnme kararı davacı vekilince temyiz edilmiştir.

E-MADDİ OLAY

Taraflar arasında ihale sonucunda düzenlenen 1.8.1999 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesiyle, davacı Kurum bünyesindeki Çınarlı Dispanseri bahçesinde bulunan 9 metrekarelik boş alan, büfe olarak kullanılmak üzere davalıya kiralanmıştır. Kiralanan boş alana davalı tarafından davacı Kurumca da onaylanan projeye uygun şekilde büfe yapıldığı, yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesinin de alındığı çekişmesizdir. Davacı, davalıya gönderdiği 24.6.2003 günlü ihtarnamede, sözleşme süresi 31.7.2003 tarihinde sona erecek olan kira sözleşmesinin yenilenmeyeceğini bildirerek, kiralanan yerin, ek Hususi Şartnamenin 11. maddesi doğrultusunda mevcut haliyle boş olarak Kuruma teslim edilmesini istemiş, aksi takdirde tahliye davası açılacağını ihtar etmiştir, ihtarname davalıya 25.6.2003 günü tebliğ edilmiştir.

F-GEREKÇE

Davalının da imzaladığı ihaleye ilişkin "Özel Şartname Eki"nin 1. maddesi "...9 metrekarelik açık alana yapılacak büfe için ekli projede örneği bulunan cam elyaftan ( polyester ) seyyar kabin kiracı tarafından konulacaktır..." hükmünü taşımaktadır. Sözleşmenin Hususi Şartlar bölümünün 11. maddesinde "Kurum'un izni alınarak ve her türlü masrafı kendisine ait olmak koşuluyla yapılacak tadilat, kiralık yerin tahliyesi anında kurum tarafından yerinde kalmasına izin verilmediği durumda kiracı tarafından sökülerek kiralık yer eski haliyle Kurum'a teslim edilecektir. Şayet Kurum bu tadilatın kaldırılmasını İstemezse kiracı bedelsiz olarak Kuruma terk edecektir. Kiracı bundan dolayı hiçbir hak ve tazminat talebinde bulunamayacaktır." hükmü bulunmaktadır. 10. Madde ise "Kurumumuzun ihtiyacı doğrultusunda Kurum sözleşmeyi tek taraflı olarak feshetmeye yetkili olup, belirtilen tarihte kantin boş olarak teslim edilecektir. Kiracı bu hükmü peşinen kabul ve taahhüt eder" şeklindedir. Büfeye ilişkin yapı ruhsatı, yapı kullanma izin belgesi ve diğer belgeler davalı vekilince dosyaya sunulmuştur. Yapı kullanma izin Belgesine göre, söz konusu büfe, tuğladan ve karkas yapı sistemiyle yapılmıştır.

Yargılama sırasında keşif yoluyla alınan 4.11.2003 günlü bilirkişi raporunda, kiralanan boş alan üzerinde projeye uygun olarak tuğladan, yığma tarzda, alüminyum doğramalı, üzeri kiremit kaplı, seramik döşemeli, dış cephesi mineral sıvalı 10.69 metrekarelik inşaat alanına oturan, sabit bir temel sistemine sahip, sökülüp götürülmesi mümkün olmayan, musakkaf ( örtülü ) nitelikte bir büfenin yapılmış olduğu belirtilmiştir.

Bozma ve direnme kararlarının içerik ve kapsamlarına göre. Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık, boş arsa olarak kiralanan yere, sonradan kiracı tarafından, sözleşmede tanınan yetkiye dayanılarak, sözleşmedeki kullanım amacına uygun şekilde ve kiralayanın da onayıyla büfe yapılmış olmasının, kiralananın arsa niteliğini etkileyip, etkilemeyeceği; buna bağlı olarak da, tahliye konusunda Borçlar Kanunu hükümlerinin mi, yoksa 6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanun hükümlerinin mi uygulanması gerektiği noktasında toplanmaktadır.

Bilindiği gibi. 6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanun, sadece belediye sınırları içerisinde ve musakkaf ( örtülü ) nitelikte olan taşınmazlarla, ilgili kira sözleşmelerine ilişkin düzenlemeler içermekte ve kapsamındaki kira sözleşmeleri yönünden, salt kira süresinin bitmiş olmasının tek başına tahliye nedeni olarak kabul etmemekte; Borçlar Kanunu'nun adi kiraya ilişkin olarak öngördüğü tahliye nedenlerinin dışında, kendine özgü, başka nedenlerin varlığını tahliye için koşul olarak öngörmektedir.

Bu noktada önemle belirtilmelidir ki; Yargıtay'ın sapma göstermeyen uygulamasına göre, sözleşme anındaki durumu itibariyle 6570 sayılı Kanun kapsamında bulunmayan bir taşınmazla ilgili olarak kira sözleşmesi düzenlendikten sonra, kiracının, o yönde kendisine tanınmış açık bir yetki olmaksızın, musakkaf ( örtülü ) nitelikte de olsa, taşınmaz üzerine bina yapmış olması, kiralananın sözleşmedeki niteliğini değiştirmez; sonradan yapılan örtülü binaya rağmen, sözleşmeye konu taşınmaz. Borçlar Kanunu'nun adi kiraya ilişkin hükümleri kapsamında kalmaya devam eder.

Ne var ki, somut olayda. 1.8.1999 günlü sözleşmeyle boş arsa olarak kiralanan yere, sözleşmede tarafların birlikte amaçladıkları kullanım şekline uygun olarak, davalı kiracı tarafından, sözleşmede kendisine bu yönde açıkça tanınan yetkiye dayalı olarak, kiralayanın onayından da geçen proje çerçevesinde. Belediyeden inşaat ruhsatı alınmak suretiyle, sabit temel sistemine sahip, sökülüp götürülmesi mümkün olmayan, musakkaf ( örtülü ) nitelikte bir büfe yapılmış, iskan izni de alınıp büfe olarak işletilmiş; davacı kiralayan da, tahliye konusundaki 24.6.2003 günlü ihtarnamesine kadar, bu yönde herhangi bir uyuşmazlık yaratmamıştır.

Bu durumda, başlangıçta boş arsa niteliğinde olan kiralananın, tarafların ortak iradeleriyle ve sözleşmede güttükleri amaç çerçevesinde bu nitelikten çıktığı; 6570 Sayılı Kanun kapsamında bulunan, örtülü bina niteliğine büründüğü kabul edilmelidir. Dolayısıyla, uyuşmazlığın çözümünde anılan Kanun hükümlerinin uygulanması gerekir.


Hal böyle olunca Yerel Mahkeme'nin uyuşmazlığın 6570 sayılı Kanun kapsamında bulunduğuna ilişkin direnme gerekçesi yerindedir. Ne var ki, uyuşmazlık Özel Dairece bu kapsamda değerlendirilmemiş olduğundan, açıklanan yönde inceleme yapılmak üzere dosya Özel Daireye gönderilmelidir.

Sonuç: Açıklanan gerekçeyle, uyuşmazlık ve davacı vekilinin temyiz itirazları 6570 sayılı Kanun çerçevesinde incelenmek üzere dosyanın 6. Hukuk Dairesine gönderilmesine. 30.03.2005 gününde oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)

Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programları

Yararlı olacak bir karar.
Old 22-02-2009, 22:45   #3
Turaney

 
Varsayılan

YARGITAY 6. HUKUK DAİRESİ
E.2008/5127 K.2008/6632

- ARSA NİTELİĞİNDEKİ TAŞINMAZ
- FESHİ İHBAR NEDENİYLE KİRALANANIN TAHLİYESİ
- KİRA SÖZLEŞMESİNİN FESHİ NEDENİYLE TAHLİYE
- KİRALANAN TAŞINMAZIN SÖZLEŞMEYE AYKIRI KULLANILMASI
- SÖZLEŞMENİN NİTELİĞİ
__________________________________________________ __________

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Uyuşmazlık feshi ihbar nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının 05.09.1999 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesi ile kiracı olduğu boş arsanın feshi ihbar nedeniyle tahliyesini istemiştir. Davalı kiralananın 6570 sayılı Yasa kapsamında olup Borçlar Kanunu`na tabi bulunmadığını, davanın reddini savunmuştur.
Taraflar arasında 05.09.1999 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinde kiralananın boş arsa durumunda olduğu, kömür satış ve inşaat malzemeleri işi için kullanılacağı yazılıdır. Kira sözleşmesinin özel şartlar bölümünün 1. maddesinde ise, kiracının kiralamış olduğu arsanın içindeki barınma yerini çıkarken söküp götüreceği kararlaştırılmıştır. Kira sözleşmesinde belirtilen bu niteliklerinden ve sözleşme anındaki durumundan kiralananın Borçlar Kanunu`nun adi kiraya ilişkin hükümlerine tabi olduğu anlaşılmaktadır. Davalının Belediye İmar Müdürlüğü`ne verdiği 19.04.2004 tarihli dilekçesinde de yeri boş arsa olarak kiraladığı, üzerine iki katlı bir yer ve çevre düzenlemesi yaptırıp işlettiğini belirttiği görülmektedir. Taşınmaz başında yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ile davacı adına kayıtlı 128 m2 alanlı 9 parsel sayılı, halen çay bahçesi olarak kullanılan taşınmaz üzerinde 10,33 m2 alanlı alüminyum doğrama yazıhane ile 50.85 m2 oturum alanlı giriş ve birinci kattan ibaret taşınabilir niteliği bulunmayan bir bina bulunduğu tespit edilmiş ise de, Dairemizin kararlılıkla devam eden ve sapma göstermeyen uygulamasına göre, kira sözleşmesi düzenlendikten sonra kiracının kendisine tanınmış açık bir yetki olmaksızın taşınmaz üzerine sökülüp götürülmesi mümkün bulunmayan örtülü nitelikte yapı yapmış olması kiralananın sözleşmedeki niteliğini değiştirmez. Örtülü yapıya rağmen sözleşmeye konu taşınmaz Borçlar Kanunu`nun adi kiraya ilişkin hükümlerine tabi olmaya devam eder. İlk kira ilişkisi kurulduktan ve kiracı tarafından kiralananda musakkaf nitelikte bina inşa edildikten sonra taraflar arasında akdi ilişkinin yenilenmesi halinde ancak kiralananın niteliğinin değiştiğinden bahsedilebilir ki bu durum olayımızda gerçekleşmemiştir. Örtülü nitelikteki yapıların yapımına ilişkin kiracıya yetki tanınmadığına, 05.09.1999 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin yazılı olarak yenilenmesi suretiyle yapılan binalara davacı tarafından onay verilmediğine göre, kiralananın Borçlar Kanunu`nun adi kiraya ilişkin hükümlerine tabi olduğunun kabulü zorunludur. Kaldı ki, 128 m2 alanlı taşınmaz üzerinde bulunan yapıların toplam yüzölçümleri itibariyle taşınmazın üstün niteliğinin örtüsüz olduğu, bu hali ile de taşınmazın 6570 sayılı Yasa`ya tabi bulunmadığı kuşkusuzdur. Açıklanan maddi ve hukuki olgular karşısında uyuşmazlığın Borçlar Kanunu`nun hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. Taraflar arasındaki 05.09.1999 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi Borçlar Kanunu`nun 263. maddesi gereğince bir yılın sonunda 05.09.2000 tarihinde süresiz hale dönüşmüş olup, davacı tarafından davalıya gönderilen 11.05.2006 keşide ve 30.05.2006 tebliğ edilen feshi ihbar altı aylık dönem sonu olan 05.09.2006 tarihinden üç ay öncesini kapsadığından 14.09.2006 tarihinde açılan dava süresindedir. Dava süresinde açıldığına göre başka bir sebep aranmaksızın akdin feshiyle kiralananın tahliyesine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.


Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428. maddesi uyarınca hükmün ( BOZULMASINA ), istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 27.05.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Old 22-02-2009, 22:48   #4
Turaney

 
Varsayılan

YARGITAY 6. HUKUK DAİRESİ

- ARSA NİTELİĞİNDEKİ TAŞINMAZIN KİRALANMASI
- İKİ HAKLI İHTAR NEDENİYLE TAHLİYE
- KİRALANANIN NİTELİĞİ
- UYGULANACAK KANUN
__________________________________________________ __________

E.2006/787
K.2006/2760

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş, ancak, işin niteliğine göre duruşmaya tabi olmadığından duruşma isteğinin reddine karar verildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Uyuşmazlık, iki haklı ihtar nedenine dayalı tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece, istem gibi karar verilmiş olup hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
6570 sayılı Yasanın 7/e maddesi hükmüyle, bir kira yılı içerisinde iki haklı ihtara sebebiyet veren kiracı hakkında tahliye davası açılabileceği düzenlenmiştir. Ancak sözü edilen yasa hükmünün uygulanabilmesi için kiralananın 6570 sayılı Yasa kapsamında kalması, başka bir anlatımla taşınmazın belediye hudutları dahilinde olması ve musakkaf ( üstü örtülü ) nitelikte bulunması zorunludur. Borçlar Kanununun kapsamına giren yerler hakkında iki haklı ihtar nedeniyle tahliye davası açılamaz. Başlangıçta arsa olarak kiraya verilen taşınmaza kiracının sonradan bina yapması kiralananın sözleşmeyle kararlaştırılan niteliğini değiştirmez.
Olayımıza gelince; Davaya dayanak yapılan ve karara esas alınan davacının sunduğu 01.01.2003 başlangıç tarihli sözleşme ile davalının ibraz ettiği 01.01.2001 tarihli sözleşme konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Her iki sözleşmede de kiralananın şimdiki durumu ``arsa`` olarak belirtilmiştir.
Kiracı tarafından sonradan sözleşmeye konu arsa üzerine bina yapılmış olması kiralananın sözleşmeyle kararlaştırılan niteliğini değiştirmez. Bu nedenle, Borçlar Kanununa tabi kiralanan hakkında 6570 sayılı Yasanın 7/e maddesi hükmü uyarınca, iki haklı ihtar nedenine dayanılarak tahliye davası açılamayacağından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.


Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK`nın 428. maddesi uyarınca hükmün ( BOZULMASINA ), istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 20.03.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Old 22-02-2009, 22:50   #5
Turaney

 
Varsayılan

YARGITAY 13. HUKUK DAİRESİ

- ARSA NİTELİĞİNDE TAŞINMAZ
- KİRA SÖZLEŞMESİ
- MUARAZANIN MEN’İ DAVASI
__________________________________________________ __________

E.2006/4087
K.2006/7576

Taraflar arasındaki muarazanın meni davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı, davalı kayyım tarafından idare edilen taşınmazın 300 m2`lik inşaat dahil kısmını,I. 7 .1998 tarihli 1 yıl süreli sözleşme ile kiraladığını, sözleşme gereğince süre bitiminden 1 ay önce feshi ihbar yapılmadığı için sözleşmenin yenilenerek devam ettiğini, davalının 14.1.2003 tarihli yazı ile kaçak yapılaşmanın önlenmesi gerekçesiyle sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiğini, oysa kira sözleşmesinin geçerliliğinin koruduğunu ileri sürerek davalı yanca yapılan müdahalenin önlenmesi, zilyetliğinin korunması ve bu şekilde yaratılan muarazanın menine karar verilmesini istemiştir. Davalı kayyım, davacının kullanımında bulunan natamam inşaatın, çatısının örtülmek ve denize bakan cephesinin kamufle edilmek suretiyle tamamlandığını, davacının inşaat izni almadan kaçak yapı yaptığını, sözleşme gereğince sabit yapı yapılmasının mümkün olmadığını, kamu menfaati gereği sözleşmenin feshedildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, taşınmazın 6570 Sayılı Yasaya tabi olduğu ve sözleşmenin kendiliğinden bir yıl uzaması nedeniyle davacının kiracılık sıfatının devam ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı kayyım tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasında düzenlenen 1.7.1998 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi ile davalı kayyım tarafından idare edilen 35 parsel sayılı arsa vasfındaki taşınmazın üzerindeki natamam inşaat ile birlikte ve natamam inşaat olarak kullanılmak; üzere davacıya kiralandığı hususuihtilafsızdır. Taşınmaz kira sözleşmesinde arsa olarak tanımlanmış olup üzerinde bulunan natamam inşaatın sözleşmenin özel şartlar başlıklı kısmının 6. maddesinde yazılı ``kiracı kiralanan yeri teslim tutanağında belirtilen şekliyle kullanmak mecburiyetindedir. Kiracı kiralanan yer üzerinde hiçbir suretle sabit tesis yapamaz. Ancak ilgili kamu kuruluşlarından izin almak kaydıyla temelsiz geçici işyeri ve tesisler yapabilir. Bu tesisler kira süresi sonunda kaldırılarak taşınmaz mal teslim alındığı şekliyle kayyıma teslim edilir,`` hükmüne aykırı olarak tamamlanması, taşınmazın niteliğini değiştirmez. Mahkeme kabulünün aksine, kira sözleşmesinin mahiyeti itibariyle olayda 6570 Sayılı Yasanın uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Yukarıda açıklanan hususlar gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı düşünceyle kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.05.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Old 22-02-2009, 22:51   #6
justicewarior

 
Varsayılan

teşekkürler farklı kararlar bulup eklerseniz sevinirim...sanki bu kararlar aleyhime gibi geliyor bana...
Old 22-02-2009, 22:54   #7
Turaney

 
Varsayılan

YARGITAY 13. HUKUK DAİRESİ

- ARSA OLARAK KİRAYA VERİLEN TAŞINMAZ
- MUARAZANIN MEN’İ
- MUSAKKAF BİNA
__________________________________________________ __________

E.2005/8551
K.2005/14741

Taraflar arasındaki muarazanın men`i davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:

Davacı, davalı belediyenin açtığı ihale sonucunda 22.5.2201 başlangıç tarihli ve 2 yıl süreli kira sözleşmesi ile gıda ve meşrubat büfesini kiraladığını, ancak idare tarafından kira sözleşmesinin süresinin dolduğundan bahisle tahliyesinin istendiğini, ve ihale ile 3. bir şahsa kiraya verildiğini oysaki büfenin musakkaf nitelikte olup, 2886 sayılı yasanın değil 6570 sayılı yasanın uygulanması gerektiğini belirterek muarazanın giderilmesi ile sözleşmenin devam ettiğinin tespitini istemiştir. Davalı belediye, davacının kira sözleşmesinin 13.5.2003 tarihli encümen kararı ile 1 yıl daha uzatıldığını ve sözleşmenin 22.5.2004 tarihinde sona erdiğinden yeniden ihaleye çıkarıldığını, büfenin gayrı musakkaf nitelikte olup 2886 sayılı yasaya tabi bulunduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, büfenin musakkaf nitelikte bulunduğunun bilirkişi raporU ile belirlendiğini, bu nedenle 6570 sayılı kanuna tabi olduğu kabul edilerek, davacının kiracılığının devam ettiğinin tesbitine, tahliye ve muarazanın önlenmesine, karar verilmiş; hüküm, davalı belediye tarafından temyiz edilmiştir. Davalı belediyece düzenlenen ihale sonrası akdedilen kira sözleşmesinde cinsinin meşrubat büfesi olduğu, eki şartnamede de büfe yerinin kiraya verildiği ve büfenin kiracı tarafından zemine monte edileceği yazılmıştır. Bu durumda kiralanan yerin büfe yapılmak üzere boş arsa niteliğinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Arsa olarak kiraya verilen ve üzerine kiracı tarafından sonradan muvakkaf bina yapılsa dahi sözleşme 6570 sayılı yasa kapsamına girmez. Bu itibarla kiralananın 6570 sayılı yasa kapsamında bulunmadığının kabulü zorunludur. Öte yandan dairemizin sapma göstermeyen uygulamalarında büfenin basit yapılı, temeli bulunmayan baraka niteliğinde gayri muvakkaf nitelikte yapı mahiyetinde olduğu kabul edilmiştir. Gayrı muvakkaf mahiyette bulunan yapının da 6570 sayılı yasa kapsamında bulunmadığı hususu da duraksamasızdır. Mahkemece taraflar arasındaki kira sözleşmesinin süresini sona erdiği ve davalı tarafça yenilenmediği de gözönüne alınarak ve yukarıda açıklanan hususlarda gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şeklide hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davalı belediye yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.10.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.


YARGITAY 13. HUKUK DAİRESİ

- 6570 SAYILI KANUNA TABİ OLMAYAN KİRA AKDİ NİTELİĞİ
- DEVLETİN ÖZEL MÜLKÜ OLAN ARSAYI KİRALAYARAK ÜZERİNDE TESİS İNŞA EDEN KİRACILAR
- KİRA AKDİNİN FESHİ VE TAHLİYE İŞLEMİNE KARŞI MUARAZANIN MEN`İ TALEBİ
- TEMERRÜT NEDENİYLE AKDİN FESHİ VE TAHLİYE İŞLEMİNE KARŞI AÇILAN MUARAZANIN MEN`İ DAVASI
__________________________________________________ __________

E.2004/17401
K.2005/1770

G. K. vekili avukat İ.Y. ile Bursa Defterdarlığı Milli Emlak Müdürlüğü vekili avukat N. E. Y. vs. aralarındaki dava hakkında Bursa 5. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 6.2.2003 tarih ve 792-115 sayılı hükmün Dairenin 17.5.2004 tarih ve 17410-7410 sayılı ilamıyla düzeltilerek onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı avukatı tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı, arsa niteliğinde olup davalı idarenin mülkiyetinde bulunan taşınmazdan 2000 yılında arsa olarak yer kiralayıp üzerine dükkan inşaa ettiğini, kira süresinin üç yıl olduğunu, kira sözleşmesinin 6570 sayılı yasaya tabi olduğu ve kira süresi sona ermediği halde davalı idarenin, idari kararla kendilerini tahliye etmek istediğini bildirip, kira sözleşmesinin 6570 sayılı yasa kapsamında olduğunun, kira süresinin dolmadığının ve kiracılık sıfatlarının tesbiti ile muarazanın menine karar verilmesini istemiştir. Davalı, devlete ait taşınmazların kira sözleşmeleri hakkında 6570 sayılı yasa hükümlerinin uygulanamayacağını, davacı kiracılarını kira ödemediklerinden sözleşmelerinin fesih edildiğini bildirip, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, davalı tarafın temyizi üzerine hüküm düzeltilerek onanmış, davalı karar düzeltme talebinde bulunmuştur. Bursa ili Osmangazi ilçesi Çekirge Mahallesinde kain 3200 ada 2 parsel sayılı arsa niteliğinde olup, devletin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazdan, dükkan yeri olarak noterde düzenlenen 15.9.2000 tarihli üç yıl süreli kira sözleşmesi ile davacı 2886 sayılı yasaya göre açılan ihale sonucu düzenlenen sözleşme ile kiraya verildiği, kira süresinin yer teslim tarihinde başlayacağı, kiralanan taşınmaz üzerindeki dükkanın davalı idareye ait olmayıp davacılar tarafından yapıldığı hususları tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu gibi, taraflar arasında da çekişmesizdir. Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufunda bulunan taşınmazlar 2886 sayılı yasanın yürürlüğe girmesi ile 6570 sayılı yasa kapsamından çıkarıldığından bu taşınmazların kira sözleşmeleri hakkında 6570 sayılı yasa hükümleri uygulanmaz. Bu tür nitelikteki taşınmazların kira sözleşmeleri, 2886 sayılı yasanın 75. maddesi hükmü uyarınca kira süresinin bitim tarihinde sona erer. Kaldı ki arsa, olarak kiraya verilen taşınmazların üzerine, kiracı tarafından musakkaf nitelikte tesis ve bina yapılması, kiralananın arsa vasfını kaldırmaz ve taşınmaz hakkında 6570 sayılı yasanın uygulanmasını da gerektirmez. Yargıtay`ın ve dairemizin istikrar bulmuş uygulaması bu yöndedir. Dava konusu taşınmaz devletin özel mülkü olduğu gibi, arsa olarak davacılara 2886 sayılı yasaya göre kiraya verilip, üzerindeki tesisler davacılar tarafından yapıldığından taraflar arasındaki kira sözleşmesi hakkında 6570 sayılı yasa hükümleri uygulanamaz. Kira sözleşmesindeki üç yıllık süre bitmemiş ise de, davacıların kiraları, kendilerine gönderilen ihtara ve verilen süreye rağmen ödemediklerinden, kira sözleşmesine aykırı davrandıklarından, 2886 sayılı yasanın 62. maddesine göre kira sözleşmelerinin fesih edildiğine, bu nedenle davacıların fuzuli şagil durumuna düştüklerinden kiracılık sıfatlarının kalmadığına dair, davalı idarenin savunmasına ve dosyaya sunulan bu konudaki belgelere, davacılar tarafından karşı çıkılmamış, kirayı süresinde ödediklerini temerrüde düşmediklerini ileri sürmemişler, sadece kira sözleşmesinin 6570 sayılı yasaya tabi olduğunu ve kira süresinin bitmediğini bildirmişlerdir. Öyle olunca, 2886 sayılı yasaya göre kiraya verilen taşınmazın kira sözleşmesinin, davacıların sözleşmeye aykırı davranışları nedeniyle idarece 2886 sayılı yasanın 62. maddesine göre feshedilip, aynı yasanın 75. maddesine göre işlem yapılması da yasaya uygundur. Davacıların kiracılık sıfatları kalmamıştır. Mahkemece bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Temyiz olunan mahkeme kararının davalı lehine açıklanan gerekçelerle bozulması gerekirken zuhulen vekalet ücretinden düzeltilerek onandığı bu defa yapılan inceleme ile anlaşılmış olmakla davalının karar düzeltme istemi kabul edilmeli, Dairemizin düzeltilerek onama ilamı kaldırılmalı, belirtilen nedenlerle mahkeme hükmü davalı yararına bozulmalıdır.

Yukarıda açıklanan gerekçelerle davalının karar düzeltme isteminin kabulüne, Dairemizin 17.5.2004 tarih, 2003/17410 esas 2004/7410 karar sayılı düzelterek onama ilamının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarda açıklanan gerekçe ile BOZULMASINA, 8.2.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Old 23-02-2009, 12:52   #8
Turaney

 
Varsayılan

Alıntı:
Merhabalar değerli meslektaşlarım ; Aşağıda verdiğim kararlara örnek karar metinleri arıyorum yardım ederseniz sevinirim....Tüm aramalarıma rağmen yeni içtihatlar bulamadım...Umarım Yardım edersiniz....

''Arsa olarak kiralanan taşınmazın içine daha sonradan bina yapılmasının , taşınmazın 6570 sayılı yasanın kapsamına girmesi sonucunu doğurmamaktadır''.

Aynı Şekilde ;

Sözleşmeyle arsa olarak kiralanan yere sonradan onun kullanma şekli itibarı ile kiracı tarafından tesis yapılsa dahi, bu hal kiralananın arsa niteliğini ortadan kaldırmaz ve 6570 sayılı kanun hükmü uygulanmaz '' ( HGK 'nun 12.01.1972 gün, E:4-88 ve K:3 Sayılı ilamı )

Belirttiğiniz karalara benzer içerikli kararlar ekledim, arsa olarak kiralanan yere sonradan taşınmaz yapılmasının
6570 sayılı yasanın kapsamına girmesi sonucunu doğurmaması yönünde kararlar aramıyor musunuz? Yazınızdan çıkan sonuç bu ama farklı bir durum varsa biraz daha detaylandırabilirsiniz.
Old 23-02-2009, 13:03   #9
justicewarior

 
Varsayılan

evet aynen sizin dediğiniz ve benim anlattığım gibi kararlar arıyorum...ilginize ve alakanıza teşekkür ederim
Old 23-02-2009, 16:46   #10
justicewarior

 
Varsayılan

eğer ekleyeceğiniz kararlar yargıtay 12.hukuk dairesine ait kararlar olursa sevinirim....

saygılar...
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
6570 sayılı kanun kapsamı avsel Meslektaşların Soruları 3 24-11-2010 20:12
Benzer Karar Arıyorum justicewarior Meslektaşların Soruları 2 16-10-2008 10:35
Yargıtay Kararı arıyorum/ 556 Sayılı KHK Av. Harun O Meslektaşların Soruları 1 07-12-2007 17:47
Borçlar Kanunu mu, 6570 sayılı Kanun mu ? yesuge Meslektaşların Soruları 16 06-08-2007 11:11


THS Sunucusu bu sayfayı 0,12921691 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.