Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

nafaka-kesinleşmeden icraya konulabilme

Yanıt
Old 22-02-2009, 14:45   #1
alphukuk

 
Varsayılan nafaka-kesinleşmeden icraya konulabilme

Merhaba arkadaşlar:
Yaptığım incelemede şöyle bir kanaate vardım fikrinizi ricaediyorum
1)Nafaka boşanma kararının feri(eklentisi) niteliğinde değilse kesinleşmeden icraya konulabiliyor
2)Davalı lehine hükmedilen Tedbir ve iştirak nafakası boşanmanın feri(eklentisi) niteliğinde ise kesinleşmeden icraya konamıyor.Teşekkür
Old 22-02-2009, 15:04   #3
alphukuk

 
Varsayılan

Sayın Aladağ:
Kafamı karıştıran,aşağıdaki kararda geçen işte bu cümledir:
Nafakaya dair ilam bu rejim dışında bırakılmıştır, kesinleşme aranmaz. Ancak, boşanmaya dair ilamda nafakanın kesilmesine karar verilmiş ise, bu ilam kesinleşmedikçe kesilme hükmü icra olunamaz
YARGITAY

12. HUKUK DAİRESİ

E. 1988/6107
K. 1989/1804
T. 13.2.1989

• NAFAKAYA İLİŞKİN İLAMLAR ( İcra İçin Kesinleşme Şartı Aranmaması )

• İLAMIN İCRASI İÇİN KESİNLEŞME ŞARTI ARANAN DURUMLAR ( Gayrimenkulün Aynına ve Aile ve Şahsın Hukukuna Dair Hükümler ve Asıl Talebe Bağlı Sair İstekler )

• BOŞANMAYA DAİR İLAMDA NAFAKANIN KESİLMESİNE KARAR VERİLMİŞ OLMASI ( İlam Kesinleşmedikçe Kesilme Hükmünün İcra Olunamaması )

• AVUKATLIK ÜCRETİ VE YARGILAMA GİDERLERİ ( Kesinleşmedikçe İcra Olunamayan İlamlardaki )
1086/m.443

ÖZET : Gayrimenkulün aynına ve buna ilişkin ayni haklara, aile ve şahsın hukukuna ilişkin hükümler kesinleşmedikçe infaz istenemez.

DAVA : Merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine; bu işle ilgili dosya mahalinden daireye 27.5.1988 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : HUMK. nun 443. maddesine göre, gayrimenkulün aynına ve buna ilişkin ayni haklara, aile ve şahsın hukukuna dair hükümler kesinleşmedikçe infaz istenemez. Bu nevi davalar sonucunda, asıl talebe bağlı olarak kurulmuş sair isteklerin de aynı hukuki akibet ve rejime tabi olması zorunludur.

Taraflar arasında mülkiyeti ihtilaflı gayrimenkule vaki müdahalenin önlenmesi ile birlikte o gayrimenkulün haksız olarak el konulmasının sabit görülmesi nedeni ile hükmolunan maddi tazminat ya da ecrimisile ilişkin ilam bölümü dahil olmak üzere, avukatlık ücreti, yargılama gideri istekleri, ait oldukları ilam kesinleşmedikçe HUMK. nun 443. maddesi uyarınca, takibe konu olamaz.

Keza, boşanma, babalığa hükmedilmesi gibi dilekçelerle açılmış davalarda; davanın haklı görülmesi üzerine talep dairesinde hükmolunan maddi veya manevi tazminatlar, bunların eklentilerini teşkil eden yargılama gideri ve avukatlık ücreti de, asla sıkı sıkıya bağlı olmaları hasebiyle, boşanma veya babalığa hükmedilmesi ve davalının haksız görülerek sorumlu tutulması sebebiyle ortaya çıktığı için, bu nevi ilamlar usulen kesinleşmedikçe takibe konu edilemez.

Nafakaya dair ilam bu rejim dışında bırakılmıştır, kesinleşme aranmaz. Ancak, boşanmaya dair ilamda nafakanın kesilmesine karar verilmiş ise, bu ilam kesinleşmedikçe kesilme hükmü icra olunamaz.

Olayda, takibin dayanağı ilamın kesinleştiğine dair şerh mevcut değildir. Babalığa hükmedilmiş, ayrıca evlenme vaadi gerçekleşmediğinden ötürü manevi tazminat ve nafaka isteği ilama bağlanmıştır.

Manevi tazminat; babalık davasının kabulü sebebiyle nazara alınmış olup davanın aslına sıkı sıkıya bağlıdır. Babalık hükmü kesinleşmedikçe eklenti durumundaki manevi tazminat ve bunun faizi, avukatlık ücreti, yargılama gideri yönünden takip açılmasına, HUMK. nun 443. maddesi, hükmü müsait değildir.

Merci kararı, nafaka alacağı bölümü yönünden yerinde ise de, diğer alacak iddia ve kalemleri bakımından dahi isteğin reddine karar verilmesi isabetsizidir.

SONUÇ : Açıklanan durum karşısında; borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile, temyiz olunan merci kararının İİK.nun 366. ve HUMK.nun 428. maddeleri uyarınca yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA 13.2.1989 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Old 22-02-2009, 15:24   #4
Av.Ufuk Bozoğlu

 
Varsayılan

Yukarıdaki karar, nafaka hükümlerinin kesinleşmeden icraya konulabileceğinin aksi yönünde bir karar değil.

Alıntı:
(İlam Kesinleşmedikçe Kesilme Hükmünün İcra Olunamaması )

Alıntı:
Manevi tazminat; babalık davasının kabulü sebebiyle nazara alınmış olup davanın aslına sıkı sıkıya bağlıdır. Babalık hükmü kesinleşmedikçe eklenti durumundaki manevi tazminat ve bunun faizi, avukatlık ücreti, yargılama gideri yönünden takip açılmasına, HUMK. nun 443. maddesi, hükmü müsait değildir.

Merci kararı, nafaka alacağı bölümü yönünden yerinde ise de, diğer alacak iddia ve kalemleri bakımından dahi isteğin reddine karar verilmesi isabetsizidir.


Yani ilk paragraf kalemleri karar kesinleşmeden icraya konulamaz.

İlgili takibin nafaka ile ilgili kısmının devamı şeklinde bir karar. Kararın kesinleşmesine kadar, nafaka tahsiline devam edelebilir deniyor.

İlam kesinleşince, nafaka da kesilecektir. Aksi halde borçlu vekilinin talebi ya da şikayeti üzerine işlem yapılacaktır.

Diye anlıyorum...

Saygı ile.
Old 22-02-2009, 15:28   #5
alphukuk

 
Varsayılan

Yanlışlık ''Nafakanın kesilmesi'' ibaresini farklı anlamamdan kaynaklandı.Teşekkürler
Old 20-03-2011, 23:25   #6
ötüken66

 
Varsayılan

teşekkürler.
ben nafaka da içeren kararı kesinleşmeden icraya koydum.
bu karar işime yarar kanaatindeyim.
Old 15-08-2018, 10:16   #7
UNLUTURK

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan alphukuk
Merhaba arkadaşlar:
Yaptığım incelemede şöyle bir kanaate vardım fikrinizi ricaediyorum
1)Nafaka boşanma kararının feri(eklentisi) niteliğinde değilse kesinleşmeden icraya konulabiliyor
2)Davalı lehine hükmedilen Tedbir ve iştirak nafakası boşanmanın feri(eklentisi) niteliğinde ise kesinleşmeden icraya konamıyor.Teşekkür

"T.C.
YARGITAY
8. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO. 2015/16421
KARAR NO. 2015/18638
KARAR TARİHİ. 20.10.2015



DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Borçlu baba aleyhine boşanma davası sonucu boşanma kararı ile birlikte velayatleri anneye bırakılan müşterek çocuklar için iştirak nafakasına, maddi ve manevi tazminata hükmedilmiştir. İlamın boşanmaya ilişkin kısmı kesinleşmeden maddi manevi tazminat, iştirak nafakası, yargılama gideri ve vekalet ücretinin tahsili için ilamlı icra takibi başlatılmıştır. Borçlu İcra Mahkemesi'ne başvurusunda ilamın kesinleşmeden icra edilemeyeceğinden bahisle takibin iptalini talep etmiştir. Mahkemece boşanma ilamı kesinleşmeden takibe konulamayacağı gerekçesiyle maddi- manevi tazminat, işlemiş faizi, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden takibin iptaline, nafakaya dair ilamın ise kesinleşmeden takibe konulabileceği gerekçesiyle bu yöndeki talebin reddine karar verilmiş, hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.

HMK'nun geçici 3.maddesinin yollamasıyla uygulanması gereken HUMK'nun 443/4 ( HMK'nun 367/2. ) maddesi gereğince aile ve şahsın hukuku ile ilgili hükümler kesinleşmedikçe takibe konu edilemez. Ayrıca, boşanma kararının "eklentisi" olan iştirak nafakası da aynı kurala tabi olup, icra takibine konu edilebilmesi için boşanma hükmünün kesinleşmesi gerekir. İlamın esasının kesinleşmesi zorunlu olan hallerde fer'ilerinin de kesinleşmeden takibe konulabilmesi mümkün değildir. ( HGK 07.11.1990 tarih 1990/12-446 Esas 564 Karar ). Ayrıca çocuk için hükmedilen iştirak nafakası, boşanmaya ilişkin hükmün kesinleşmesi tarihinden itibaren istenilebilir hale gelecektir.

Bu durumda Mahkemece, boşanma ve iştirak nafakasına dair ilamı kesinleşmeden takibe konulamayacağı gerekçesiyle takibin tümden iptaline karar verilmesi gerekirken, iştirak nafakası yönünden yazılı şekilde talebin reddine karar verilmesi isabetsizdir.

SONUÇ : Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. ( HMK m.297/ç ) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 20.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi."

Bence çok da yanlış değil.
Old 15-08-2018, 10:16   #8
UNLUTURK

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan alphukuk
Merhaba arkadaşlar:
Yaptığım incelemede şöyle bir kanaate vardım fikrinizi ricaediyorum
1)Nafaka boşanma kararının feri(eklentisi) niteliğinde değilse kesinleşmeden icraya konulabiliyor
2)Davalı lehine hükmedilen Tedbir ve iştirak nafakası boşanmanın feri(eklentisi) niteliğinde ise kesinleşmeden icraya konamıyor.Teşekkür

"T.C.
YARGITAY
8. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO. 2015/16421
KARAR NO. 2015/18638
KARAR TARİHİ. 20.10.2015



DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Borçlu baba aleyhine boşanma davası sonucu boşanma kararı ile birlikte velayatleri anneye bırakılan müşterek çocuklar için iştirak nafakasına, maddi ve manevi tazminata hükmedilmiştir. İlamın boşanmaya ilişkin kısmı kesinleşmeden maddi manevi tazminat, iştirak nafakası, yargılama gideri ve vekalet ücretinin tahsili için ilamlı icra takibi başlatılmıştır. Borçlu İcra Mahkemesi'ne başvurusunda ilamın kesinleşmeden icra edilemeyeceğinden bahisle takibin iptalini talep etmiştir. Mahkemece boşanma ilamı kesinleşmeden takibe konulamayacağı gerekçesiyle maddi- manevi tazminat, işlemiş faizi, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden takibin iptaline, nafakaya dair ilamın ise kesinleşmeden takibe konulabileceği gerekçesiyle bu yöndeki talebin reddine karar verilmiş, hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.

HMK'nun geçici 3.maddesinin yollamasıyla uygulanması gereken HUMK'nun 443/4 ( HMK'nun 367/2. ) maddesi gereğince aile ve şahsın hukuku ile ilgili hükümler kesinleşmedikçe takibe konu edilemez. Ayrıca, boşanma kararının "eklentisi" olan iştirak nafakası da aynı kurala tabi olup, icra takibine konu edilebilmesi için boşanma hükmünün kesinleşmesi gerekir. İlamın esasının kesinleşmesi zorunlu olan hallerde fer'ilerinin de kesinleşmeden takibe konulabilmesi mümkün değildir. ( HGK 07.11.1990 tarih 1990/12-446 Esas 564 Karar ). Ayrıca çocuk için hükmedilen iştirak nafakası, boşanmaya ilişkin hükmün kesinleşmesi tarihinden itibaren istenilebilir hale gelecektir.

Bu durumda Mahkemece, boşanma ve iştirak nafakasına dair ilamı kesinleşmeden takibe konulamayacağı gerekçesiyle takibin tümden iptaline karar verilmesi gerekirken, iştirak nafakası yönünden yazılı şekilde talebin reddine karar verilmesi isabetsizdir.

SONUÇ : Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. ( HMK m.297/ç ) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 20.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi."

Bence çok da yanlış değil.
Old 15-08-2018, 10:17   #9
UNLUTURK

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan alphukuk
Merhaba arkadaşlar:
Yaptığım incelemede şöyle bir kanaate vardım fikrinizi ricaediyorum
1)Nafaka boşanma kararının feri(eklentisi) niteliğinde değilse kesinleşmeden icraya konulabiliyor
2)Davalı lehine hükmedilen Tedbir ve iştirak nafakası boşanmanın feri(eklentisi) niteliğinde ise kesinleşmeden icraya konamıyor.Teşekkür

"T.C.
YARGITAY
8. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO. 2015/16421
KARAR NO. 2015/18638
KARAR TARİHİ. 20.10.2015



DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Borçlu baba aleyhine boşanma davası sonucu boşanma kararı ile birlikte velayatleri anneye bırakılan müşterek çocuklar için iştirak nafakasına, maddi ve manevi tazminata hükmedilmiştir. İlamın boşanmaya ilişkin kısmı kesinleşmeden maddi manevi tazminat, iştirak nafakası, yargılama gideri ve vekalet ücretinin tahsili için ilamlı icra takibi başlatılmıştır. Borçlu İcra Mahkemesi'ne başvurusunda ilamın kesinleşmeden icra edilemeyeceğinden bahisle takibin iptalini talep etmiştir. Mahkemece boşanma ilamı kesinleşmeden takibe konulamayacağı gerekçesiyle maddi- manevi tazminat, işlemiş faizi, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden takibin iptaline, nafakaya dair ilamın ise kesinleşmeden takibe konulabileceği gerekçesiyle bu yöndeki talebin reddine karar verilmiş, hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.

HMK'nun geçici 3.maddesinin yollamasıyla uygulanması gereken HUMK'nun 443/4 ( HMK'nun 367/2. ) maddesi gereğince aile ve şahsın hukuku ile ilgili hükümler kesinleşmedikçe takibe konu edilemez. Ayrıca, boşanma kararının "eklentisi" olan iştirak nafakası da aynı kurala tabi olup, icra takibine konu edilebilmesi için boşanma hükmünün kesinleşmesi gerekir. İlamın esasının kesinleşmesi zorunlu olan hallerde fer'ilerinin de kesinleşmeden takibe konulabilmesi mümkün değildir. ( HGK 07.11.1990 tarih 1990/12-446 Esas 564 Karar ). Ayrıca çocuk için hükmedilen iştirak nafakası, boşanmaya ilişkin hükmün kesinleşmesi tarihinden itibaren istenilebilir hale gelecektir.

Bu durumda Mahkemece, boşanma ve iştirak nafakasına dair ilamı kesinleşmeden takibe konulamayacağı gerekçesiyle takibin tümden iptaline karar verilmesi gerekirken, iştirak nafakası yönünden yazılı şekilde talebin reddine karar verilmesi isabetsizdir.

SONUÇ : Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. ( HMK m.297/ç ) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 20.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi."

Bence çok da yanlış değil. Nafakanın bağımsız dava edilmesiyle boşanma eki olması arasında fark var.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
İcra hakimliği kararları kesinleşmeden icraya konulabilir mi? nihanbil Meslektaşların Soruları 19 14-11-2016 15:07
Vekalet ücreti kesinleşmeden icraya konulabilir mi? fatoskayaismi Meslektaşların Soruları 5 01-04-2014 10:07
katkı payı alacağı kesinleşmeden icraya konu olur mu cemoka23 Meslektaşların Soruları 6 09-06-2010 20:35
hizmet tespiti, kesinleşmeden ilamın icraya konulması av.naim Meslektaşların Soruları 2 16-03-2007 16:12


THS Sunucusu bu sayfayı 0,04197311 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.