Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

iş kazası tazminat hesaplama

Yanıt
Old 05-02-2009, 15:32   #1
nil-nil

 
Varsayılan iş kazası tazminat hesaplama

Müvekkilim 07.08.1999 yılında inşaatta çalışırken iş kazası geçirmiş ve tek gözü işlevini kaybetmiştir. 10 yıllık zamanaşımı dolmak üzere biz tazminat davası açmak istiyoruz. İşveren müvekkil işçi dava açmasın die kandırmış ve kazadan sonra bu güne değin yanında sigortalı çalıştırmaya devam etmiştir. Müvekkilim için açılacak bu tazminat davasında vakit kaybı olmasın vede zamanaşımı dolmak üzere olduğundan tazminat miktarını talep ederken daha sonra belki ıslah edemeyebileceğimizi düşünerek doğru miktarları dilekçemize yazmak istiyoruz. Ne şekilde hesaplama yapılır? kaza tarihindeki miktarlar mı yoksa şimdiki aldığı ücret üzerinden mi yoksa kademeli şekilde mi yapılması lazım? Bir de malüliyet oranı %32 bunu hesaba nasıl katıcaz?
Old 05-02-2009, 18:31   #3
FYLOZOF

 
Varsayılan

müvekkiliniz kalifiye bir kişimi? mesleği nedir? sürekli işi olan birmidir? o zamanki maaşı nekadardı? yaşı kaç? kazanın meydana gelmesinde kurusu varmı?tüm bunlar tazminat miktarını etkileyecek. birde iş kazasında kusuru varmı?
yukarıdaki soruları ve özellikle, meselğini ve yaşını belirtirseni yardımcı olabilirz.
Elbette açılacak davada, faiz, dava tarihinden itibaren işler, zira işveren temerrüde düşürülmemiş.
Old 05-02-2009, 23:43   #4
nil-nil

 
Varsayılan

müvekkilim iş kazası geçirdiği esnada inşaatta kalıpçı olarak çalısıyormuş. Daha sonra işveren kazadan sonra şirkette buna bahçıvanlık ve temizlik işlerinde görev vermiş! o zmzn ki maaşı yani 1999 da 150 falan alıyormuş.yaşı şuan 32. İş kazasında kur oranı elimizde yok.İş müfettişlerinin dosyasına ulaşamadık dosya yok!kayıt var ama dosya yok!
Old 06-02-2009, 09:21   #5
Engin Özoğul

 
Varsayılan

Sayın nil-nil sorunuzun cevabını bulabilmek için birden çok argümana ihtiyaç var.

Bu yüzden sorunuza bu haliyle cevap vermek imkansız.

İhtiyaç duyulan veriler:

Yaş (belirtmişsiniz)
Kaza tarihinden bugüne kadarki ücretler(belirtmemişsiniz)
Kusur oranları(olaya ilişkin bilgiler verildiğinde değerlendirme yapılabilir)
SSK tarafından gelir bağlanıp bağlanmadığı(belirtmemişsiniz)
Sigortalının doğum tarihi(belirtmemişsiniz)
Maluliyet oranının kim tarafından belirlendiği (çoğu kez hastane tarafından verilen rapordaki oran maluliyet oranı sanılmaktadır)
Kaza tarihinden sonra sigortalının sağlığı ile ilgili gelişmeler(belirtilmemiş)

Bu veriler sağlıklı olarak bilindiğinde yaklaşık bir hesaplama yapılabilir. Ancak bu da yaklaşık bir saatten fazla vakit harcamayı gerektirir.

Profesyonel olarak rapor hazırlayan meslektaşlardan destek almanızı öneririm. Maliyeti yüksek değil.

Saygılar
Old 06-02-2009, 10:53   #6
nil-nil

 
Varsayılan

teşekkürler yardımlarınız için..ben sadece hesaplamada nasıl bir yol izlenicek onu merak ediyorum. yani benim mantığım da şu şekilde her sene için alınan ücret hesaplandıktan sonra malüliyet oranı ile çarpıldıktan sonra sigortadan alınmış para varsa bunu da çıkardıktan sonra çıkan sonuç maddi tazminat diye düşünüyorum..Acaba böyle midir?
Old 06-02-2009, 11:04   #7
Engin Özoğul

 
Varsayılan

Bu kadar kolay olsaydı belki bilirkişi desteğine ihtiyaç kalmazdı. İş mahkemeleri bile Yargıtay'ın yerleşik kararlarına aykırı hesapları kabul edebilmektedir.


Yol Gösterecek Bir Yargıtay Kararı (21. Hukuk Dairesi)

Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.

Mahkemece istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bu tür davalarda, tazminat miktarı, işçinin rapor tarihindeki bakiye ömrü esas alınarak aktif ve pasif dönemde elde edeceği kazançlar toplamından oluşmaktadır. Başka bir anlatımla, işçinin günlük brüt geliri tespit edilerek bilinen dönemdeki kazancı mevcut veriler nazara alınarak iskontolama ve artırma işlemi yapılmadan hesaplanacağı, bilinmeyen dönemdeki kazancının ise, 60 yaşa kadar yıllık olarak % 10 artırılıp, % 10 iskontoya tabi tutulacağı, 60 yaşından sonrada bakiye ömrü kadar ( pasif ) dönemde elde edeceği kazançların ortalama yönteme başvurulmadan, her yıl için ayrı ayrı hesaplanacağı Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.

Kuşkusuz, açıklanan tazminatın hesaplanması yönteminde, işçinin yaşlılık aylığı almaya veya işçinin yaşı ve oluşan meslekte kazanma gücü kayıp oranına göre ileride çalışıp yaşlılık aylığına hak kazanması üstün olasılık içinde bulunması durumunda da zarar hesabında pasif dönemin hesaba dahil edilmesi gerekir. İş kazası sonucu malul kalan işçinin aynı işinde çalışmaya devam etse dahi diğer işçilerden daha fazla çaba harcayacağı asıldır. 60 yaşından sonra elde edeceği yaşlılık aylığını da diğer işçilerden daha fazla çaba harcayarak elde edeceğinden yaşlılık aylığını aldığı dönemde de devam edecek olan maluliyeti nedeniyle zarara uğramadığı düşünülemez. Kaldı ki, sigortalıya bağlanan yaşlılık aylığında meslek hastalığı ve iş kazası kolundan alınan primlerin hiçbir etkisi bulunmamakta tamamen uzun vadedeki sigorta kollarından ödenen primler sonucu aylık bağlanmaktadır. Bu nedenlerle pasif döneminde zarar hesabına dahil edilmesi ve yeraltı maden işçilerinin zararlarının tesbitinde 50 yaşın ikmaline kadar yeraltındaki koşullar nazara alınarak yapılan ücretlerle, 50 ile 60 yaşları arasında yer üstünde tüm yıl asgari ücretle çalışıp gelir elde edeceği, 60 yaştan sonra bakiye ömrüne kadar ( pasif dönemde ), asgari ücret esas alınarak yapılması gerekir.

Mahkemenin davacının zarar hesabında pasif dönemin de hesaba dahil edileceğine ilişkin kabulü yerindedir. Ancak, hükme esas alınan bilirkişi hesap raporunda, davacının 55 yaşına kadar çalışıp gelir elde edebileceği belirtilerek 55 yaşına kadar aktif dönem zararı hesaplandığı gibi, pasif dönem zararının da Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından sigortalılara bağlanacak yaşlılık aylığı esas alınmak suretiyle hesaplandığı görülmektedir.

Hal böyle olunca, hesap raporunun hükme dayanak alınacak nitelikte olduğundan söz edilemez.

Yapılacak iş, hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan veriler nazara alınarak yukarda açıklanan esaslara göre bilirkişiye zarar hesabı yaptırılarak sonucuna göre karar vermektir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
----

Benzer Bir Karar

Maddi tazminata yönelik temyize gelince: Dava, sigortalının, iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik nedeniyle uğramış olduğu zararın giderilmesi istemine ilişkindir. Kusurun aidiyeti ve oranı uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, tazminatın belirlenmesi noktasında toplanmaktadır. Tazminatın saptanmasında ise; zarar ve tazminata doğrudan etkili olan işçinin net geliri, bakiye ömrü, iş görebilirlik çağ, iş görmezlik ve karşılık kusur oranları. Sosyal Sigortalar tarafından değeri gibi tüm verilerin hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde öncelikle belirlenmesi gerektiği tartışmasızdır. Öte yandan tazminat miktarının, işçinin olay tarihindeki bakiye ömrü esas alınarak aktif ve pasif dönemde elde edeceği kazançlar toplamından oluştuğu yönü ise söz götürmez.

Başka bir anlatımla, işçinin günlük net geliri tespit edilerek bilinen dönemdeki kazancı mevcut veriler nazara alınarak iskontolama ve artırma işlemi yapılmadan hesaplanacağı, bilinmeyen dönemdeki kazancının beş yıllık olarak %10 arttırılıp %10 iskontoya tabi tutulacağı. 60 yaşına kadar ( aktif dönemde, 60 yaşından sonrada bakiye ömrüne kadar ( pasif dönemde elde edeceği kazançların ortalama yöntemine başvurulmadan her yıl için ayrı ayrı hesaplanacağı Yargıtay'ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir.

Açıklanan zarar ve tazminatın hesaplanması yönteminde, isçinin yaşlılık aylığı alması veya işçinin yaşı ve işçide oluşan meslekte kazanma gücü kayıp oranına göre ileride çalışıp yaşlılık aylığına, hak kazanması üstün olasılık içinde bulunsa dahi pasif dönemin zarar hesabına dahil edilmesi gerekir.

Mahkemece davacının pasif devre zararının oluştuğunun kabulüne ilişkin hüküm yerindedir. Sigortalıya bağlanan yaşlılık aylığında meslek hastalığı ve iş kazası kolundan alınan primlerin hiçbir etkisi bulunmamakta olup tamamen uzun vadedeki sigorta kollarından ödenen primler sonucu aylık bağlanmaktadır. Pasif dönemde herhangi bir işte çalışılmasa bile, ekonomik bir değer taşıyan salt yaşamsal faaliyetlerinin sürdürülmesi nedeniyle emsallerine göre fazla güç sarf edeceği ve bu durumun sigortalı bakımından asgari ücret düzeyinde bir zarar oluşturacağı açıktır. Bu nedenlerle pasif devre zararının da asgari ücret esas alınarak hesaplanması gerekir. Pasif devre zararı hesaplanırken, hesap tarihindeki asgari ücretin bakiye ömrüne kadar her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto uygulanmak suretiyle bulunacak ücretlerin pasif devre zararının belirlenmesinde esas alınması gerekirken, hesap tarihindeki yaşlılık aylığının %20 fazlası devre başı geliri kabul edilmek suretiyle pasif devre zararının hesaplanması hatalı olmuştur.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Old 06-02-2009, 11:13   #8
nil-nil

 
Varsayılan

çok teşekkür ederim yardımlarınız için. Ben anladım ki bu işin içinden çıkamayacağım. En iyisi bir bilirkişi ile görüşmek..
Old 06-02-2009, 16:20   #9
Av.Mustafa yağan

 
Varsayılan veriler

müvekkilinizin yaşını,kalıpçı ustasının dava tarihindeki gelirini(Esnaf ve sanatkarlar odasından öğrenebilirsiniz),maluliyet oranını söylerseniz size tam miktarı hesaplayabilirim,bu hesap 506 sayılı Sosyal sigorta sağlık işlemleri tüzügüne göre yapılıyor,malulilyet %10 un üzerinde ise ssk nın bağlayacağı gelir düşülür,aksi halde hepsinden işveren sorumludur,son geliri esas alınır hükme en yakın veriler BK 46/2 ye dikkate alınarak hesap yapılır.
Old 11-02-2009, 23:05   #10
nil-nil

 
Varsayılan

-yaşı 32
-günlük 6 liradan yevmiye haftanın 7 günü çalışıyormuş!
-%32 malüliyet
şimdiden teşekkürler..
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Trafik Kazası - tazminat davası mnokay Meslektaşların Soruları 7 20-06-2014 11:31
Tam Yargı Davası - Tazminat Hesaplama erkancapar Meslektaşların Soruları 5 26-09-2008 04:07
Trafik kazası tazminat köktaş Meslektaşların Soruları 8 23-05-2008 11:44
İş Kazası - Tazminat Talebi benmcbc Meslektaşların Soruları 10 11-03-2008 18:27
iş kazası ve tazminat miktarı Av.Baran Karadağ Meslektaşların Soruları 2 30-01-2008 09:01


THS Sunucusu bu sayfayı 0,10038710 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.