Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Tavzİh

Yanıt
Old 27-06-2008, 12:21   #1
Nil Şeker

 
Varsayılan Tavzİh

Bir tazminat davası hakkında verilen kararda vekalet ücretleri yönünden hata yapılmıştır.Hakim bize almamız gerekenden fazla, karşı tarafa alması gerekenden az avukatlık ücretine hükmetmiştir.(Daha doğrusu onların alması gerekeni bize, bizim almamız gerekeni onlara yazmıştır)

Karşı taraf kararı temyiz etmedi.Biz vekalet ücreti yönünden değil esas yönünden temyiz etmiştik.Zaten Yargıtaydan onama ilamı geldi.

Karşı taraf vekalet ücreti hususunda tavzih talebinde bulunacağını ifade ediyor. Kararda çelişkili ya da muğlak ifadeler yok.Böyle bir karar için tavzih yapılabilir mi?
Old 27-06-2008, 13:27   #2
Av. Bülent Sabri Akpunar

 
Varsayılan

Kararda temyize konu olmayan ve üzerinde durulmayan noktalar kesinleşmiş olduğundan artık vekalet ücretlerinin değişmesi sözkonusu olamaz.Tavzihle de bu şekilde bir değişiklik yapılamaz.
Old 27-06-2008, 13:28   #3
Av.Cengiz Aladağ

 
Varsayılan

T.C.
YARGITAY
HUKUK GENEL KURULU

E. 2001/15-224
K. 2001/261
T. 21.3.2001


DAVA : Taraflar arasındaki "tavzih" isteminden dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara Asliye 7. Ticaret Mahkemesi'nce istemin kabulüne dair verilen 16.4.1999 gün ve 1998/1724 Değ. İş sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine,

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 3.6.1999 gün ve 1999/1857 - 2287 sayılı ilamı;
( ... HUMK.nun 455 ve sonradan gelen maddeleri uyarınca, hüküm müphem ve gayrı vazıh olur yahut birbiriyle çelişen fıkraları içerirse istek üzerine bunların tavzih yolu ile giderilmesi olanaklıdır. Bundan çıkan sonuca göre tavzih, bir hükmün müphem olması veya birbirine çelişkili fıkraları ihtiva etmesi halinde hükümle varılmak istenen gerçek anlamın ne olduğunu açığa çıkarmak için kabul olunan bir yoldur. Tavzih, asla verilmiş bulunan bir hükmün tekrar incelenmesi için kabul edilen bir kanun yolu da değildir.

Bütün bu açıklamaların ışığı altında somut olaya dönüldüğünde; 25.11.1998 günlü hakem kurulu kararının 10. sayfası VII. Bendinde "Davada kabul ve reddedilen müdeabihler toplamına göre Harçlar Kanununun 3. maddesi uyarınca mahkemece belirlenecek karar harcının davacılardan tahsiline" denildiği, anılan kararın taraflarca temyiz yoluna başvurulmayarak, mahkeme başkanının tasdiki üzerine 22.3.1999 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Görülüyor ki, şimdi tavzih talebinde bulunan davacılar temyiz yoluna başvurmamış harcın davacılara aidiyetini belirleyen hakem kararı bu şekilde kesinleşmiştir. Böylece, harç bakımından davalı TEAŞ yararına usuli kazanılmış hak doğmuştur. Mahkemece, bütün bu olgular gözden kaçırılarak esasen temyize konu yapılabilecek istemin reddi yerine, yasaya uygun düşmeyen değişik bazı gerekçelerle ve usuli kazanılmış hak kuralına da aykırı biçimde kabulü bozma nedenidir... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

YARGITAY HUKUK GENEL KURULU KARARI:

Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Tavzih isteminin kabulüne ilişkin hüküm Özel dairesince yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmuş ise de, kesinleşen 25.11.1998 tarihli hakem kararının VII. Bendinde belirtilen yargı harcının davacılara aidiyetine ilişkin hüküm bölümünün maddi hata sonucu "davalıya" şeklinde yazılması gerekirken "davacılara" denilerek yazılmış olduğunun anlaşılmasına göre; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, mahkeme kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararının onanması gerekir.

SONUÇ : Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ( ONANMASINA ) oyçokluğu ile karar verildi.
Old 27-06-2008, 14:28   #4
Av.Selim Balku

 
Varsayılan

Tavzih,
açık olmayan, çelişkili hükümlerde öne sürülen bir usul yoludur. Anlaşılamayan veya yanlış anlaşılan hükmün açıklanması dilekçe ile istenir. Bu husus usul yasamızın 455. maddesinde geçmektedir.

Maddi hataların düzeltilmesi,(tashih)

hükümde yapılan maddi hataların düzeltilmesi için başvurulan usul yoludur, tavzihe göre daha kolaydır, cevap dilekçesi beklenmez tek dilekçe ile iş hal olabilir. Yasanın 459. maddesi bahse konudur.

Uygulamada düzeltme yoluna gidileceğine birçok defa tavzih yoluna gidilmektedir. Uygulamadaki farklılık önemli değildir zira hükümler kıyasen uygulanır.

Meseleye cevap vermek gerekirse, tavzih veya maddi hatanın düzeltilmesi, mahkemeye verilecek olan bir dilekçe ile bu husus düzeltilebilir. Yeter ki karar icra olunmasın.

Kararın kesinleşmesi değil, kararın icra olunmasına kadar hüküm tavzih veya düzeltilebilir.

Kolay gelsin...
Old 27-06-2008, 15:01   #5
Av. Bülent Sabri Akpunar

 
Varsayılan

T.C.
YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ
E. 1989/2873
K. 1989/2955
T. 20.3.1989
• YARGILAMA GİDERLERİ ( Kesinleşen Hükme Dayalı Olarak Yargılama Giderlernin Ödenmesi İstemi )
• KAZANILMIŞ HAK ( Yargılama Giderlerinin Mahkemece Haksız Tarafa Yükletilmesinin Gerekirken Yanlışlık Yapılmış İse Temyiz Edilmesinin Gerekmesi Aksi Halde Talep Hakkının Düşmesi )
• YARGILAMA GİDERİNİN TAZMİNİ İSTEMİ ( Hüküm Kesinleştikten Sonra Yargılama Giderlerinin Ödenmesi için Dava Açılamaması )
ÖZET : Hüküm kesinleştikten sonra yargılama giderlerinin ödenmesi için dava açılamaz.

DAVA : Yaşar ve ark. ile Rasim arasındaki tavzih talebi ( kişisel ilişki ) davasının yapılan muhakemesi sonunda, tavzih talebinin reddine dair verilen hüküm Yaşar ve Nebahat tarafından temyiz edilmekle; evrak okunup, gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Yargılama gideri ve bu cümleden bulunan vekalet ücreti, mahkemece re'sen haksız tarafa yüklenir. Mahkemece yanlışlık yapılmış ise, karar temyiz edilir. Aksi halde talep hakkı düşer. Yani karşı taraf yararına kazanılmış hak doğar. İşte bunun tabii sonucu olarak hüküm kesinleştikten sonra yargılama giderinin ( o türden sayılan vekalet ücretinin ) ödenmesi için dava açılamaz. Bu yön Yargıtay'ın 29.5.1957 günlü ve 4/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile teyit olunmuştur. Bu kural yargılama giderlerine münhasır değildir. İcra takibi sırasında yapılan masraf ve vekalet ücretini de kapsar. O halde yapılacak iş, masrafı eksik hesap eden veya nazara almayan memurun işlemi hakkında icra tetkik merciine başvurulmasından ibarettir. Bu hususu ihmal eden kişi, dava yolu ile talep hakkını yitirir. Öte yandan tavzih yolu hükme yeni bir unsur eklenemez.

SONUÇ : O halde tavzihe dair isteğin reddi isabetli olup temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ( ONANMASINA ), onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 28.3.1989 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

-------------------------------------------

T.C.
YARGITAY
19. HUKUK DAİRESİ
E. 2006/7433
K. 2007/1469
T. 19.2.2007
• TAVZİH ( Hüküm Fıkrasının Belirsiz Anlaşılamaz Olması ve Açık Olmaması veya Çelişkili Fıkraları İhtiva Etmesi Halinde Uygulanacağı - Tavzih İle Hüküm Fıkrasının Değiştirilemeyeceği )
• VEKALET ÜCRETİ ( Davacının Sözleşmeye Göre Cezai Şart İle Sorumlu Tutulmasına İlişkin Olarak Verilen Kararın Vekalet Ücretine İlişkin Hüküm Fıkrasının Tavzih Yolu İle Değiştirilmesinin Kanuna Aykırı Olduğu )
• VERİ YAYIN SÖZLEŞMESİ ( Davacının Sözleşmeyi İhlal Etmesi Nedeniyle Sözleşmeye Göre Cezai Şart İle Sorumlu Tutulmasına İlişkin Olarak Verilen Kararın Vekalet Ücretine İlişkin Hüküm Fıkrasının Tavzih Yolu İle Değiştirilmesinin Kanuna Aykırı Olduğu )
1086/m.455
ÖZET : Tavzih, hüküm fıkrasının belirsiz, anlaşılamaz olması ve açık olmaması veya çelişkili fıkraları ihtiva etmesi halinde uygulanır. Tavzih ile hüküm fıkrası değiştirilemez. Taraflar arasındaki menfi tespit davasında, mahkemece, davacının veri yayın sözleşmesini ihlal etmesi nedeniyle sözleşmeye göre cezai şart ile sorumlu tutulmasına ilişkin olarak verilen kararın, vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrasının tavzih yolu ile değiştirilmiş olması kanuna aykırılık teşkil eder.

Taraflar yararına hükmedilecek vekalet ücreti dava değeri üzerinden belirlenir. Mahkemece, eksik vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.

DAVA : Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmasız, davacı vekilince de duruşmalı olarak, ayrıca, 11.08.2005 günlü tavzih kararının da davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 01.01.1999 tarihli sözleşme imzalandığını ve davalı Kurumdan alınan borsa bilgilerinin 3. kişilere pazarlandığını, dava dışı G. Menkul A.Ş.'nin müşterileri olmasına rağmen hataen isminin davalıya bildirilmesinin unutulduğunu, durumun fark edilmesi üzerine bildirimin yapılarak kullanıcı ücretinin gecikme faizi ile birlikte ödendiğini, yine A. Menkul A.Ş.'ye deneme maksadıyla yayın verildiğini, davalının bu işlemlerin sözleşmeye aykırılık teşkil ettiği iddiasıyla kendilerine ceza uyguladığını, oysa unutma ve deneme yayını verilmesinin akde aykırılık teşkil etmediğini ileri sürerek davalıya 170.000 USD ve 14.212.648.782 TL. ile borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.

Davalı savunmasında, davacının imzaladığı "veri yayın sözleşmesi" uyarınca kullanıcıların isimlerini bildirmekle yükümlü olduğunu, bildirilen bu kullanıcı sayısına göre ücretlendirme yapıldığını, davacının sözleşmeye aykırı olarak dava dışı G. Menkul A.Ş. ile A. Menkul A.Ş.'ye verdiği yayını kendilerine bildirmediğini, sözleşmede deneme yayını verileceği yolunda bir hüküm bulunmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, davacının "veri yayın sözleşmesine aykırı davrandığı gerekçesiyle benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın reddine, davalı yararına 1.560 YTL vekalet ücretine karar verilmiş, davalının tavzih istemi üzerine de davalı lehine verilen vekalet ücreti 16.892.51 YTL'ye çıkartılmış, hüküm taraf vekillerince, tavzih kararı ayrıca davacı vekilince temyiz edilmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davacının "Veri Yayın Sözleşmesi"ni ihlal etmesi nedeniyle sözleşmenin 6/3. maddesine göre cezai şart ile sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin hükme yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Davacının tavzih kararına yönelik temyizine gelince, tavzih HUMK'nın 455. maddesinde düzenlenmiş olup hüküm müphem ve gayri vazıh olur veya mütenakız fıkraları ihtiva ederse uygulanır. Tavzih ile hüküm fıkrası değiştirilemez. Somut olayda yerel mahkemece vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrası tavzih yolu ile değiştirilmiş olup bu husus açıkça yasaya aykırılık teşkil etmektedir. Bu nedenle davacının tavzih kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile tavzih kararının bozulması gerekmiştir.

3- Davalının temyizi vekalet ücretinin eksik verildiğine yöneliktir. Taraflar yararına hükmedilecek vekalet ücreti dava değeri üzerinden belirlenir. Mahkemece bu yön kaçırılarak eksik vekalet ücretine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ : Yukarıda ( 1 ) sayılı bentte açıklanan nedenle davacının esas hükme yönelik temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) nolu bentte açıklanan nedenle 11.08.2005 tarihli tavzih kararının davacı, ( 3 ) nolu bentte açıklanan nedenle esas hükmün davalı yararına ( BOZULMASINA ), peşin harcın istek halinde iadesine, 19.02.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.

yarx
Old 27-06-2008, 15:10   #6
Av. Bülent Sabri Akpunar

 
Varsayılan

Bence temyiz sebebi olabilecek bir hususta ne tavzih ne de tashih yoluna gidilemez.Vekalet ücretinin hatalı hesaplanmış olması bir bozma nedeni olabilirse de, bence bir maddi hata değildir.Bu nedenle maddi hatalı hükmün kesinleşmesi nedeniyle karşı yan lehine usuli kazanılmış hak doğmayacağı kuralı bu durumda uygulanmaz.
Old 27-06-2008, 23:48   #7
Av.Cengiz Aladağ

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Nil Şeker
Bir tazminat davası hakkında verilen kararda vekalet ücretleri yönünden hata yapılmıştır.Hakim bize almamız gerekenden fazla, karşı tarafa alması gerekenden az avukatlık ücretine hükmetmiştir.(Daha doğrusu onların alması gerekeni bize, bizim almamız gerekeni onlara yazmıştır)

Karşı taraf kararı temyiz etmedi.Biz vekalet ücreti yönünden değil esas yönünden temyiz etmiştik.Zaten Yargıtaydan onama ilamı geldi.

Karşı taraf vekalet ücreti hususunda tavzih talebinde bulunacağını ifade ediyor. Kararda çelişkili ya da muğlak ifadeler yok.Böyle bir karar için tavzih yapılabilir mi?

Sorudan, karardaki hatanın vekalet ücreti ile ilgili bölümde "davacı" ve "davalı" sözcüklerinin karıştırılmasından ibaret olduğu; bir başka deyişle, kararın bu kısmında "davacı" yerine "davalı" ve "davalı" yerine de "davacı" yazıldığı anlaşılıyor.

Yalnızca iki sözcüğün (hatta o sözcüklerdeki birer harfin) hatalı yazılması tavzih ile düzeltilebilir. Eklediğim Hukuk Genel Kurulu kararı da bu yöndedir. Zaten aksi halde, adalet bir tek harfe kurban verilmiş olmaz mıydı?
Old 28-06-2008, 08:48   #8
Av.Adnan Koray

 
Varsayılan

Sayın Aladağ'a katılıyorum. Benzer durumda bir tavzih yapmıştım ve mahkeme kabul etti. Dvacı ile davalı'yı yer değiştirerek,maddi hatayı düzelti.

Sayın Akpunar'a da katılıyorum. Vekalet ücreti az hükmetmişim diye tavzihle değişiklik yapılamaz. Ama sanırım burada Sayın Aladağ'ın dediği gibi bir durum var.
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi


THS Sunucusu bu sayfayı 0,10744095 saniyede 12 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.