Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Edinilmiş malın muvazaalı olarak devri

Yanıt
Old 20-06-2008, 12:01   #1
av.23

 
Varsayılan Edinilmiş malın muvazaalı olarak devri

Tüm meslektaşlarıma iyi çalışmalar diliyorum.Müvekkilem ile eşi 2006 tarihinde evlenmişler.Evlilik birliği devam ederken davalı koca adına bir gayrimenkul satın alınmış.Ancak taraflar arasında anlaşmazlıklar baş göstermeye başlayınca davanın açıldığı gün adam gayrimenkulü muvazalı bir şekilde yeğenine devretmiş. Boşanma davası devam ediyor. Bu aşamada gayrimenkul ile ilgili ne şekilde bir talepte bulunmamız gerekiyor. Ayrı bir tapu iptal davası mı açmamız lazım,yoksa boşanma davasının üçüncü kişiye (davalının yeğeni )ihbar edilmesi mi gerekli.Boşanma davası sona erdikten sonra tapu iptal davası
açma imkanımız var mı? İlginize şimdiden teşekkürler.
Old 20-06-2008, 12:59   #2
Yücel Kocabaş

 
Varsayılan

Edinilmiş mallara katılma rejiminde eşlerin mülkiyet hakkına dokunulmamaktadır. Edinilmiş malların tasfiye anındaki değeri üzerinden borçlarda çıktıktan geri kalan miktar yarıya bölünerek ödenecek miktar tespit edilir. Tasfiye davası bir ayın davası değildir. Ancak TMK 239/I md. sine göre borçlunun tercih hakkı vardır , katılma alacağını isterse nakit isterse ayın olarak ödeyebilir. Sadece aile konutları yönünden mülkiyet sınırlaması vardır.

Bu durumda, mülkiyet sahibi eşin aile konutu dışındaki taşınmazı başkasına satmasına engel bir halin söz konusu olmadığı kanısındayım . Bunun yerine 229 uncu md. ye göre " Bir eşin katılma alacağını azaltmak maksadıyla yaptığı devirlerde " satılan taşınmazın değeri edinilmiş malların değerine (Aktif bölümüne) eklenerek hesaplama yapılacağından boşanmadan sonra açılacak tasfiye davasında ; satışın eşin payını azaltma maksadıyla yapıldığı, muvazaaya dayandığı ispat edilerek satılan malın değerinin hesaba katılması sağlanabilecektir.

Diye düşünüyorum.
Saygılarımla.
Old 20-06-2008, 18:10   #3
meyi14

 
Varsayılan

mrb peki ileride tasfiyeden sonra kişiler haklarına düşen edinimler mal kaçırma sebebi ile karşılıksız kalabilecek buna karşı bir önlem olarak tedbirli muvazaa sebebi ile tapu iptali davası açılsa aile mahkemesinde görülen dava bu davada bekletici sorun olarak kabul edilebilirmi diye düşünüyorum saygılarımla
Old 20-06-2008, 18:34   #4
alphukuk

 
Varsayılan

edinilmiş malların tasfiyesinde alacaklı olan tarafın alacağı şahsi hak nitliğindedir.Ortaklığa konu bir ev var ise bu paylaştırma evin aynı üzerinden değil evin bedeli üzerinden yapılmaktadır.İyi çalşımalar
Old 21-06-2008, 19:55   #5
BaharB

 
Varsayılan

Muvazaa davasını, sözleşmenin geçersizliğinin tespitinde doğrudan veya dolaylı çıkarı ve yararı bulunan üçüncü kişiler de açabilirler. Üçüncü kişi durumundaki eşin, mal rejiminin tasfiyesi nedeniyle bu tespitte yararı olduğu açıktır: Edinilmiş mal niteliğindeki mal varlığı değerinin, tasfiye sonucunda borçlu çıkacak eşin mal varlığına döndürülmesi talebi haklı ve yerindedir. Kaldı ki evililik hukukundan doğan barınma, aile konutu gibi haklarda söz konusudur. Hatta boşanma davası dahi söz konusu değilken bu dava açılabilir, çünkü buradan elde edilecek gelirler (kira geliri gibi) edinilmiş maldır. Bu nedenlerle muvazaa nedeniyle tapu iptal ve tescil davasının boşanmadan önce veya sonra, tasfiye fiilen gerçekleşene kadar açılabileceğini düşünüyorum.
Benzer bir dava tecrübemiz oldu ve 2. HD.den onanarak kesinleşti.
Old 23-06-2008, 13:30   #6
av.23

 
Varsayılan

Tüm yanıt veren meslektaşlarıma teşekkür ederim.Sayın Bahar B. Yargıtay 2.HD.'nin karar nosunu ve tarihini bildirirseniz sevinirim.İyi çalışmalar
Old 23-06-2008, 21:13   #7
Yücel Kocabaş

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan av.23
Sayın Bahar B. Yargıtay 2.HD.'nin karar nosunu ve tarihini bildirirseniz sevinirim.
Bende aynı şeyi söyleyecektim.
Yargıtay ve yerel mahkeme kararlarının içeriği hakkında bilgi verilirse yararlı olacaktır.
Old 23-06-2008, 21:54   #8
BaharB

 
Varsayılan

Yazıhanemde bulunmadığım için kararı gönderemiyorum ancak tespit edebildiğim aşağıdaki kararlar tam olarak konuya uymasa da bir alacak hakkı bulunduğunda dava açılabileceğini göstermektedir
Alıntı:
Yazan YARGITAY
4. Hukuk Dairesi

E:2005/8923
K:2005/8209
T:14.07.2005
......
Davacı, davalılardan Hakan hakkında açtığı boşanma, maddi ve manevi tazminat davasının yargılaması sırasında davalının taşınmazlarını diğer davalı Songül'e sattığının anlaşıldığını, satış işleminin gerçek olmayıp açtığı dava sonunda hükmedilecek tazminatı ödememek amacına yönelik olduğunu ileri sürerek muvazaalı olarak yapılan tasarrufun iptal edilmesi isteminde bulunmuştur.
Yerel mahkemece, davacı ile davalılardan Hakan arasında alacak-borç ilişkisini gösterir kanıt sunulmadığı gibi hakkında icra takibi de bulunmadığı, halen yargılaması devam eden dosya dayanak gösterilerek istemde bulunulmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, Borçlar Yasasının 18. maddesinde düzenlenmiş bulunan danışık (muvazaa) iddiasına dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Kural olarak üçüncü kişiler, danışıklı işlem (muvazaalı muamele) nedeniyle hakları zarara uğratıldığı takdirde tek taraflı veya çok taraflı olan bu hukuki işlemlerin ge*çersizliğini ileri sürebilirler. Çünkü; danışıklı bir hukuki işlem ile üçüncü kişilere zarar verilmesi, onlara karşı işlenmiş bir haksız eylem niteliğindedir. Ancak, üçüncü kişilerin danışıklı işlem ile haklarının nazara uğratıldığının be-nimsenebilmesi için, onların, danışıklı işlemde bulunandan alacakları bulunmalı ve danışıklı işlem o alacağın ödenmesini onlemek amacıyla yapılmış olmalıdır.
Diğer yandan; zarara uğradıklarını ileri süren üçüncü kişilerin, danışıklı işlemde bulunduğu iddia edilen kişi hakkında tazminat davası açmış olmaları, bu davanın kabulu icin tek başına yeterli olmadıgından danışıklı ıslemde bulunanın, üçüncü kişilere borçlu bulunduğunun gerçekleşmesi ve borcunu ödememek için danışıklı hukuki işlem yapmış olması gerekir.
Davacı, davalılardan Hakan'ın hükmedilecek tazminatı ödememek amacıyla dava konusu edilen taşınmazların danışıklı olarak davalıya devredildiği iddiası ile eldeki bu davayı açmıştır. Davacının bu davayı açmaktaki amacı, açtığı dava sonucu hak kazanacağı alacağını alabilmeye yönelik olarak, danışıklı olduğunu ileri sürdükleri hukuki işlemlerin kendisi yonünden geçersizliğini sağlamaktır. Yargılama sonunda davaya konu edilen satışın danışıklı olduğunun kanıtlanması halinde davacı, satışa konu edilen maldan da alacağın tahsili için yararlanabilecektir. Ancak, davacının bu hakkı ayni değil şahsi sonuç doğuracağından, danışıklı işlemin kanıtlanması durumunda tapunun iptaline değil, İcra ve iflas Yasasının 283/1. maddesi gereğince, iptal ve tescile gerek olmaksızın taşınmazın haciz ve satışına karar verilecektir. Bu davada güdulen amacta da bu olduğundan, davacının karsılanması gereken bır alacagı bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekir. Bunun için de davacının açtığı boşanma ve tazminat davasının sonucu beklenilmeli ve ona göre karar verilmelidir.
O halde somut olayda, satış işlemlerinin danışıklı olup-olmadığı konusu araştırılmalı; davalıların danışıklı bir davranış içinde bulundukları sonucuna varılması durumunda, davacının açtığı boşanma ve tazminat davasının sonucu beklenilmeli, o dava sonunda davacının tahsili gereken bir alacağı bulunduğu takdirde icra ve İflas Yasasının 283/1. maddesi uygulanmak suretiyle, tapu iptaline gerek olmadan davacıların alacaklarını alabilmelerini sağlamak için dava konusu taşınmazın haciz ve satışını isteyebümeleri yönünde hüküm kurulmalıdır. Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeden, yerinde görülmeyen yazılı gerekçeyle, istemin reddilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıdaki nedenlerle (BOZULMASI*NA).... 14.7.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Alıntı:
Yazan YARGITAY
4. Hukuk Dairesi

E:2004/3656
K:2005/979
T:08.02.2005
........................
KARAR : Dava, davalılar arasında yapılan taşınmaz satış aktinin muvazaa nedeniyle iptaline ilişkindir. Mahkemece, dava reddedilmiştir.
Davacı, davalılardan Reşat Emrah Tanyel ile evli iken 26.9.2000 tarihinde şiddetli geçimsizlik nedeni ile boşanma davası açmıştır. Davacı, boşanma davasında kendisi ve müşterek iki çocuk için nafaka ve yine kendisi icin tazminat isteminde bulunmuş, mahkemece ilk celse ileride artırılıp azaltılmak kaydı ile tedbir nafakasına hükmolunmuştur. Boşanma davası 12.3.2002 tarihinde kabul edilmis, 400'er milyon lira nafaka ve toplam 20.000.000.000 lira tazmınata da hukmolunan karar 12.12.2002 tarihinde kesinleşmiştir.
Davalı eş, boşanma davası açılmadan kısa süre önce 2.7.2000 tarihinde davacı ile birlikte oturdukları dubleks daireyi diğer davalı İbrahim Koç'a tapuda satmıştır. Davalı bu satışı davacıdan gizlemiştir. Dosyadaki kanıtlara göre davalı eş ev hiç satılmamış gibi satıştan sonra emlakçıya evin satışı için ilan vermiş, davacı ile birlikte ev satılırsa, yeni ev bakmak için emlakçıya başvurmuştur. Evi satın alan diğer davalı, tarafların aile dostudur. Davacı ile davalı Reşat arasında, satıştan önce ve satış sırasında şiddetli geçimsizlik olup boşanma davası açılacağını bilen davalının acılacak davanın yükümlülüklerinden kurtulmak amacıyla diğer davalıya gorünurde satış yaptıgı dosyadaki kanıtlardan anlaşılmaktadır.
O halde somut olayda, satış islemınde danışıklılığın bulunduğu gözetilerek, boşanma davası sonunda davacıların tahsili gereken alacağı belirlenip, İcra İflas Yasası'nın 283/1. maddesi benzetme yoluyla uygulanmak suretiyle tapu iptaline ( tapudaki satış işleminin iptaline ) gerek olmadan, davacının alacağını alabilmesini sağlamak için dava konusu taşınmazın haciz ve satışını isteyebilmeleri yönünde hüküm kurulmalıdır. Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeden yazılı şekilde istemin reddedilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : ........ BOZULMASINA ........ 8.2.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Old 26-06-2008, 13:16   #9
BaharB

 
Varsayılan

Dosyayı incelediğimde açtığımız davada, dava konusu dairenin aile konutu özelliğinin de bulunduğu fark ettim ve bu durumda verilen tapu iptal - tescil kararının ilgi çekici olduğunu sanmıyorum ancak;
Ahmet Kılıçoğlu, "Edinilmiş mallara Katılma Rejimi" isimli kitabında, eşlerin mallarından yararlanma ve tasarruf etme, borç altına girme haklarında ana ilkenin "iyiniyetli olmak" olduğunu belirterek, 229.md.nin karşılıksız ve muvazaalı temlik yasağı getirdiğini, alacaklı eşin BK.md.18 gereğince yapılan temlikleri iptal ettirebileceğini belirtmektedir.
Alıntı:
Borçlu eş, malvarlıklarını muvazaalı temliklerle elden çıkarmışsa, alacaklı eş, her zaman için, yapılan temliklerin kendisinden mal kaçırmak amacıyla yapıldığını ve bu sebeple muvazaalı olduğunu iddia ve ispat ederek genel hükümlere dayanan iptal davasını açar ve muvazaalı temliklerin borçlu eşe dönmesini sağlayabilir. Alacaklı eş, Borçlar Kanunu madde 18 hükmü gereğince, yapılan temlikleri iptal ettirdikten sonra borçlu eşe dönmesini sağlayarak, alacağını bu maldan tahsil edebilir.
Esasen edinilmiş mallara katılma rejiminin, maddi bakımdan güçsüz eşi koruma altına almak amacının da bulunduğu gözetildiğinde, eşin (örneğin edindiği malı üçüncü kişi adına sicile kaydettirmek vs.) muvazaalı işlemlerine karşı diğer eşe dava hakkı tanımak, amaca da uygun düşer diye düşünüyorum.
Old 28-08-2009, 11:37   #10
TRINITY

 
Varsayılan

Sayın Meslektaşlarım,
Müvekkilim 2002 den sonra zengin bir müteahhidin oğluyla evleniyor ve bu evlilikten bir çocukları oluyor. Geçtiğimiz ocak ayında müvekkilime ayrılması için baskı yaparak, aslında Samsun'da oturmalarına rağmen, Samsun'un bir ilçesinde anlaşmalı boşanma ile boşanıyorlar.Boşanma sonucunda, müvekkilimen nafaka, maddi-manevi tazminat vermedikleri gibi malları da paylaştıklarını söylüyorlar. Protokolde, "evlilik birliği içinde edinilen malları karşılıklı olarak paylaştık, birbirimizden hiçbir hak ve alacağımız kalmamıştır." ibaresi var fakat duruşma sırasında hakim bu konuyu hiç incelemiyor. Boşandıktan sonra tapudan bir araştırma yaptım ve müvekkilin eşinin adına evlilikten sonra edinilmiş 30 tane taşınmaz olduğunu, bunların bir kısmının müteahhit olmaları sebebiyle 3.şahıslara satıldığını, bir kısmının ise çok düşük bedellerle annesine satıldığını öğrendim. Ben davamı katılma payı alacağının paraya dönüştüğünden bahisle alacak davası olarak açtım. Fakat şimdi dava dilekçemi ıslah etmek istiyorum. Acaba, davalı eşin annesine devrettiği taşınmazlar için tapu-iptal davası olarak devam etsem, anneyi davaya nasıl dahil edeceğim? Muvazaa olmaksızın sattığı taşınmazlar için bedel olarak mı davaya devam etmeliyim?
Şimdiden teşekkürler...
Old 09-03-2011, 12:13   #11
furugferruhzad

 
Varsayılan

Eşin Katılma Alacağını Azaltmak Kastıyla Bir Taşınmazı Devretmesi Halinde, Ayrıca bir Tapu İptal Davası Açamaya Gerek Var Mıdır? Hayır yoktur çünkü;(dava 3.kişiye ihbar edilmelidir.)
Aşağıda sayılanlar, edinilmiş mallara değer olarak eklenir:
1. Eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar,
2. Bir eşin mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler.

Eşin burada ispatlaması gereken kötüniyet ve kasıttır. İşlemin muvazaa nedeni ile geçersiz olup olmadığı tartışılmayacaktır.
Böyle bir durum olduğunda malın devredildiği tarihteki sürüm değeri esas alınır. (Satış değeri değil sürüm değeri)

Bu tür kazandırma veya devirlere ilişkin uyuşmazlıklarda mahkeme kararı, davanın kendisine ihbar edilmiş olması koşuluyla, kazandırma veya devirden yararlanan üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilir.
Old 16-08-2011, 15:40   #12
Av.Gizem

 
Varsayılan

Merhabalar,
Benim de benzer davamda bilginize ihtiyacım var. Boşanma davası açtık.İhtiyati tedbir talep ettik ancak daha tedbir konulmadan dava tarihinden 2 gün sonra davalı üzerine kayıtlı gayrimenkulün satışı gerçekleşiyor. Bu durumda evlilik birliği sürerken 2008 yılında davalı üzerine alınmış gayrimenkul için muvazaa nedeni ile tasarrufun iptali davası mı açmamız gerekiyor yoksa mal tasfiyesi sırasında mı bu husus değerlendirilecek??? Şimdiden teşekkürler...
Old 17-08-2011, 09:32   #13
TRINITY

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Gizem
Merhabalar,
Benim de benzer davamda bilginize ihtiyacım var. Boşanma davası açtık.İhtiyati tedbir talep ettik ancak daha tedbir konulmadan dava tarihinden 2 gün sonra davalı üzerine kayıtlı gayrimenkulün satışı gerçekleşiyor. Bu durumda evlilik birliği sürerken 2008 yılında davalı üzerine alınmış gayrimenkul için muvazaa nedeni ile tasarrufun iptali davası mı açmamız gerekiyor yoksa mal tasfiyesi sırasında mı bu husus değerlendirilecek??? Şimdiden teşekkürler...


"Türk Medeni Kanunu
2. Eklenecek değerler

Madde 229 - Aşağıda sayılanlar, edinilmiş mallara değer olarak eklenir:

1. Eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar,

2. Bir eşin mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler.

Bu tür kazandırma veya devirlere ilişkin uyuşmazlıklarda mahkeme kararı, davanın kendisine ihbar edilmiş olması koşuluyla, kazandırma veya devirden yararlanan üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilir."

Sayın Meslektaşım,
Davayı eşe karşı açarken, devrin yapıldığı kişiye de davayı ihbar edin. Hakim dava sonunda aynı tasarrufun iptali gibi alacağın söz konusu taşınmazların satışı yoluyla tahsil edileceğine dair hüküm kuracaktır.
Saygılarımla...
Old 17-08-2011, 10:54   #14
Av.Gizem

 
Varsayılan

Sayın Trinity,
Öncelikle cevabınız için teşekkür ederim. Biz sadece boşanma davası açtık.Henüz ilk duruşması dahi görülmedi. Mal rejiminin tasfiyesini istemedik.Boşanma kesinleştikten sonra açmayı düşünüyoruz. Bu nedenle sizin TMK.229/2 de belirttiğiniz katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler boşanma davası sürecinde de geçerli mi?
Old 01-03-2012, 13:17   #15
Av.Burhan FILIZÖZÜ

 
Varsayılan

boşanma davası açılmadan yaklaşık bir ay öncesinden bankada edinilmiş mal niteliğinde parası olan eş bu parayı çekiyor.Banka hesabında bakiyenin sıfırlandığı görülüyor, ancak bu para ortada yok.Boşanma gerçekleşip kesinleştikten sonra süresi içinde açılan mal rejiminin tasfiyesi davasında davalı taraf savunma olarak mal rejiminin sona erdiği tarihte böyle bir paranın olmadığını ileri sürüyor.Dinlenen tanıklar da bu paraya ilişkin bilgilerinin olmadığını beyan ediyor.Bu para TMK m.229/2 gereğince edinilmiş mallara değer olarak eklenecek midir?
Old 21-04-2012, 21:41   #16
Av.HakanD

 
Varsayılan Emsal Bİr Yargitay Karari

T.C.

YARGITAY

2. HUKUK DAİRESİ

E. 2010/16339

K. 2010/17563

T. 25.10.2010

• KATILMA ALACAĞI ( Azaltmak Amacıyla Yapılan Taşınmaz Devrinin İptali - T.M.K.nun 229/2. Md. sine Göre Eşlerden Birinin Mal Rejiminin Devamı Süresince Diğerinin Katılma Alacağını Azaltmak Kastıyla Yaptığı Devirler Tasfiyede Edinilmiş Mallara Eklenecek Değer Olarak Dikkate Alınabileceği )

• TAŞINMAZ DEVRİNİN İPTALİ ( Katılma Alacağını Azaltmak Amacıyla Yapılan - T.M.K.nun 229/2. Md. sine Göre Eşlerden Birinin Mal Rejiminin Devamı Süresince Diğerinin Katılma Alacağını Azaltmak Kastıyla Yaptığı Devirler Tasfiyede Edinilmiş Mallara Eklenecek Değer Olarak Dikkate Alınabileceği )

• EDİNİLMİŞ MALLARA EKLENME ( Katılma Alacağını Azaltmak Amacıyla Yapılan Taşınmaz Devrinin İptali - T.M.K.nun 229/2. Md. sine Göre Eşlerden Birinin Mal Rejiminin Devamı Süresince Diğerinin Katılma Alacağını Azaltmak Kastıyla Yaptığı Devirler Tasfiyede Edinilmiş Mallara Eklenecek Değer Olarak Dikkate Alınabileceği )

4721/m.194,229/2

ÖZET : Dava Türk Medeni Kanununun 194. maddesine dayalı olmayıp, davacı vekilinin oturumdaki açıklamasına göre katılma alacağını azaltmak amacıyla yapılan taşınmaz devrinin iptaline ilişkindir. Türk Medeni Kanunun 229/2. maddesine göre; eşlerden birinin mal rejiminin devamı süresince diğerinin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler, tasfiyede edinilmiş mallara eklenecek değer olarak dikkate alınabilir. Yapılan devrin katılma alacağını azaltmak amacıyla yapıldığı sabit olsa bile; tasfiyede bedeli hesaba katılacağından; tapunun iptal ve tesciline karar verilemez.

DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Dava Türk Medeni Kanununun 194. maddesine dayalı olmayıp, davacı vekilinin 19.2.2008 tarihli oturumdaki açıklamasına göre katılma alacağını azaltmak amacıyla yapılan taşınmaz devrinin iptaline ilişkindir. Türk Medeni Kanunun 229/2. maddesine göre; eşlerden birinin mal rejiminin devamı süresince diğerinin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler, tasfiyede edinilmiş mallara eklenecek değer olarak dikkate alınabilir. Yapılan devrin katılma alacağını azaltmak amacıyla yapıldığı sabit olsa bile; tasfiyede bedeli hesaba katılacağından; tapunun iptal ve tesciline karar verilemez. Bu yön nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ : Temyiz edilen hükümün yukarda açıklanan sebeple BOZULMASINA, istenmesi halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu acık olmak üzere, 25.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Old 21-04-2012, 21:45   #17
Av.HakanD

 
Varsayılan

Sayın Av.Burhan FILIZÖZÜ bende şuanda derdest olan boşanma davamda benzer bir problem ile karşı karşıya bulunmaktayım. Davalı eş bankadaki tüm paraları dava tarihinden 1 gün sonra başkalarına ait hesaplara transfer etmiştir. Ben boşanma davası kesinleştikten sonra konuyu Medeni Kanunun Madde 229/2 uyarınca dava konusu yapıp çözmeyi planlıyorum.
Sizin davanız daha önce netleşir ise bizlere de yol göstermesi açısından paylaşırsanız sevinirim.

2. Eklenecek değerler
MADDE 229.- Aşağıda sayılanlar, edinilmiş mallara değer olarak eklenir:
2. Bir eşin mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler.
Old 12-07-2012, 17:57   #18
AV.SÜMEYRA ÜNLÜ ÇELİK

 
Varsayılan

Bu hususta aynı şekilde bende bir maltasfiyesi davası açtım. Bizde de mal rejiminin tasfiyesi davası açmadan 1 ay önce hesaplar boşaltılmış. Bankaya hesapların kimin üzerine aktarıldığına dair müzekkere yazdırdım ve tedbir talep ettim.Sonucu ve hakimin tedbire karar verip vermeyeceğini bekliyorum.
Old 13-07-2012, 11:59   #19
Avukatrecep

 
Varsayılan

Avukat Gizem hanım ve Av.Hakan D , Boşanma davası açılmadan 1 yıl önceki devirler , katılma alacağına eklenebilir
Old 11-09-2012, 14:31   #20
av.yağmur deniz

 
Varsayılan

benim sormak istediğim tasfiye davasında hakim taşınmazın satışına karar veriyor mu yoksa sadece taşınmaz bedelinin yarısının davacıya ait olduğuna mı hükmediyor?Eğer sadece bedel yönünden hüküm kuruluyorsa tahsilat aşamasında sıkıntı olacaktır.Taşınmazın muvazaa nedeniyle iptali için ayrıca dava açmak şart mıdır?
Old 11-09-2012, 14:46   #21
Av.Nazife Eytemiş BAŞAR

 
Varsayılan

Göz ardı edilen nokta MAL REJİMİ BOŞANMA AÇILMAKLA SONA ERER hususu,bu noktadan sonra kaçırılan taşınmazlar için iki yol var,icrada tazminat nafaka alacağı varsa aciz belgesi alarak tasarrufun iptali açmak ya da BK m.18 den hareketle satışın iptalini istemek.Katılma alacağı davası ise adından anlaşıldığı üzere alacak davası niteliğindedir taşınmazın değerinin yarısı kadar tabi borç varsa düşülecek alacağa hükmedilecek.Saygılar!
Old 02-03-2013, 11:16   #22
Savunman Canan

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Gizem
Merhabalar,
Benim de benzer davamda bilginize ihtiyacım var. Boşanma davası açtık.İhtiyati tedbir talep ettik ancak daha tedbir konulmadan dava tarihinden 2 gün sonra davalı üzerine kayıtlı gayrimenkulün satışı gerçekleşiyor. Bu durumda evlilik birliği sürerken 2008 yılında davalı üzerine alınmış gayrimenkul için muvazaa nedeni ile tasarrufun iptali davası mı açmamız gerekiyor yoksa mal tasfiyesi sırasında mı bu husus değerlendirilecek??? Şimdiden teşekkürler...

Merhabalar, sevgili meslektaşım, benim de bir boşanma davamda tedbir kararından 1 gün önce davalı bir çok gayrımenkulünü yakınlarına devretmiş.Yol göstermesi açısından sizin nasıl bir yol izlediğinizi ve sonucunu paylaşırsanız çok sevinirim. saygılar...
Old 02-03-2013, 11:30   #23
Savunman Canan

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan furugferruhzad
Eşin Katılma Alacağını Azaltmak Kastıyla Bir Taşınmazı Devretmesi Halinde, Ayrıca bir Tapu İptal Davası Açamaya Gerek Var Mıdır? Hayır yoktur çünkü;(dava 3.kişiye ihbar edilmelidir.)
Aşağıda sayılanlar, edinilmiş mallara değer olarak eklenir:
1. Eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar,
2. Bir eşin mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler.

Eşin burada ispatlaması gereken kötüniyet ve kasıttır. İşlemin muvazaa nedeni ile geçersiz olup olmadığı tartışılmayacaktır.
Böyle bir durum olduğunda malın devredildiği tarihteki sürüm değeri esas alınır. (Satış değeri değil sürüm değeri)

Bu tür kazandırma veya devirlere ilişkin uyuşmazlıklarda mahkeme kararı, davanın kendisine ihbar edilmiş olması koşuluyla, kazandırma veya devirden yararlanan üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilir.



Merhabalar, sevgili meslektaşım boşanma davasından bir gün sonra tedbir kararı verilmeden davalının gayrımenkullerinin satışlarını yakınları adına yaptığını öğrendik. Ancak davanın 3. şahsa ihbarı talebimiz kabul edilmedi. Nasıl bir yol izlemeliyim sizce? Davayı 3. şahsa ihbar ettiğiniz davanız olduysa yol göstermesi açısından sonucunu paylaşabilir misiniz?Şimdiden teşekkürler ve işlerinizde kolaylıklar ..
Old 02-03-2013, 11:49   #24
Av.Ufuk Bozoğlu

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Savunman Canan
Merhabalar, sevgili meslektaşım boşanma davasından bir gün sonra tedbir kararı verilmeden davalının gayrımenkullerinin satışlarını yakınları adına yaptığını öğrendik. Ancak davanın 3. şahsa ihbarı talebimiz kabul edilmedi. Nasıl bir yol izlemeliyim sizce? Davayı 3. şahsa ihbar ettiğiniz davanız olduysa yol göstermesi açısından sonucunu paylaşabilir misiniz?Şimdiden teşekkürler ve işlerinizde kolaylıklar ..
Sayın Meslektaşım sizin boşanma davası haricinde, edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan tasfiye payı alacağına ilişkin olarak harcı yatırılarak açılmış bir davanız var mı?
Old 02-03-2013, 16:28   #25
Savunman Canan

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Ufuk Bozoğlu
Sayın Meslektaşım sizin boşanma davası haricinde, edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan tasfiye payı alacağına ilişkin olarak harcı yatırılarak açılmış bir davanız var mı?


Meslektaşım, müvekkil harcı temin edemediğinden henüz açılmış tasfiye payı alacağı davamız yok.Adli yardım talepli olarak pazartesi açmayı düşünüyorum. Ancak müvekkil adına kayıtlı araç olduğu için adli yardım talebimiz de kabul görmeyebilir.Harç ödemeksizin gayrımenkulleri muvazaalı satın alan 3. şahıslar aleyhine de tedbir kararı almanın yolunu arıyorumKonuyla ilgilenip yazdığınız için teşekkürler.Aklınıza gelen bir yol var mı acaba? Saygılar..
Old 06-03-2013, 18:17   #26
asude35

 
Varsayılan

Benzer bir davayı ben de açmak üzereyim. Eşler arasında anlaşmazlıklar baş göstermeye başlayınca evlilik birliği içerisinde edinilen bir araba, iki ev boşanma davası açılmasından önceki bir yıl içerisinde satılarak elden çıkarılmış. Şu anda davalı kocanın üzerinde hiçbir malvarlığı yok. Arabanın parasını birine borç verdiğini söylüyor, satılan evlerin parası da ortada yok. Muhtemelen bir yakını adına mal alındı. evlerden birinin satışı muvazaalı ve bu evle ilgili boşanma davası ile hükmedilecek tazminat alacaklarımız için tasarrufun iptali açtık. bu davada 3. şahısı da davalı gösterdik ve ev üzerine tedbir koydurduk. Bu dava boşanma davasının kesinleşmesini bekliyor.Şimdi de katılma alacağı davası açmak istiyorum. Ancak kocanın üzerinde hiçbir mal varlığı kalmadı.Buna rağmen katılma alacağını azaltmak amacıyla yapıldığını ileri sürerek satılan bir araba ve iki evin değerinin tasfiye sırasında artık değer olarak hesaplanmasını isteyebilir miyim? Muvazaalı satış yapılan kişiye ihbar yapılabileceğini biliyorum, fakat bu ihbar dava dilekçesinde mi talep edilmeli, bu ihbarla birlikte 3. kişi üzerindeki taşınmaza tedbir konulmasını talep edebilir miyim?İlk defa mal rejimi tasfiyesi ile ilgili dava açacağım ve oldukça karışık bir olayla karşı karşıyayım. soruma verilecek cevap yukarıdaki meslektaşlarımın sorularına da yanıt olacaktır. Siteye yazmış olduğum ilk soruma yanıt verecek meslektaşlarıma şimdiden teşekkür ediyorum
Old 20-05-2013, 18:37   #27
av.m.a.e

 
Varsayılan

arkadaşlar benzer bir sorun yaşıyorum. boşanma ile birlikte mal paylaşımı davası açtık. mal paylaşımı tefrik edildi.bir yazlık vardı üzerine tedbir konudu. ancak tedbir kararı tapuya tescil edileceği gün ( üç dakika farkla) devir yapıldı. aynı zamada da banka hesabındaki yüklüce para davalının kardeşine transfer edildi. Şimdi...
gayrimenkul ile ilgili tasarrufun iptali davası açtım. aynı zamanda mal paylaşımı dosyasını da gayrimenkulü devir alan şahsa ve banka hesabı lehine boşaltılan davalı kardeşe davayı ihbar ederek dosyaya dahil etmeyi düşünüyorum. bu atraksiyonu değerlendirmek isteyen varmıdır. tşk.
Old 22-05-2013, 10:11   #28
Av.Nazife Eytemiş BAŞAR

 
Varsayılan

Tasarrufun iptali dosyanızda davalılar eş ve gayrimenkulü devir alan şahıs olmalı,mal paylaşımı dosyası zaten bu dosyayı bekleyecek davaya davalı dahil etmek usulen hatalı.Ayrıca banka hesabı da mal paylaşımında kayıtları gelmiş ve tedbirli ise boşanma tarihi itibariyle edinilmiş mal sayılıp değeri de katılma payı hesabına dahil edilecektir.
Old 22-05-2013, 10:23   #29
Av.Nazife Eytemiş BAŞAR

 
Varsayılan

Y8HD
Esas : 2011/7383
Karar : 2011/7765
Tarih : 27.12.2011
BANKA HESABINDAKİ PARANIN PAYLAŞILMASI ( Evli Kişilerin Ortak Birikiminden Oluşan )
BANKA HESABINDAN KATILMA ALACAĞI TALEBİ ( Görev )
GÖREV ( Banka Hesabından Katılma Alacağı )
TMK.231, 236
4787 Sa.Ka.4
Tarafların evlilik birliği içinde ortak maddi birikimlerinin toplandığı davalı adına açılan banka hesabında, boşanma dava tarihi itibariyle bulunan paranın yarısının davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle açılan alacak davası, aile mahkemelerinin görevine girer.fk
DAVA VE KARAR:
Ş. E. ile S. E. aralarındaki katılma alacağı davasının yapılan yargılamasında mahkemenin görevsizliğine dair Adana 2. Aile Mahkemesinden verilen 29.06.2011 gün ve 773/880 sayılı hükmün Yargıtay`ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ KARARI:
Davacı Ş. E. vekili tarafından davalı S. E. aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahkemece, mahkemenin görevsizliğine, dosya kesinleştiğinde istek halinde yetkili ve görevli Adana Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekili, tarafların evlilik birliği içinde ortak maddi birikimlerinin toplandığı davalı adına açılan banka hesabında boşanma dava tarihi itibariyle bulunan paranın yarısının davalıdan tahsiline karar verilmesini isteyerek alacak isteğinde bulunmuştur.
Dava dilekçesindeki açıklamalar ve dosya kapsamına göre isteğin TMK.nun 231 ve 236.maddeleri gereğince açılmış katılma alacağı niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.

Bu davaların çözümü 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4.maddesi gereğince Aile Mahkemesine aittir. Anılan yasa maddesi 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun ikinci kitabından üçüncü kısım hariç olmak üzere ( TMK. md. 118, 395 )kaynaklanan bütün davaların Aile Mahkemesinde bakılacağını hükme bağlamıştır. Aile Mahkemesi kurulmayan yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen Asliye Hukuk Mahkemelerinde davanın Aile Mahkemesi sıfatı ile görülüp karara bağlanması gerekir.

Görev kamu düzenine ilişkin olmakla yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözönünde bulundurulur. Davaya Aile Mahkemesi sıfatıyla bakılması, taraf delillerinin toplanması ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, bu husus düşünülmeden Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu açıklanarak yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: Açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazı yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün ( BOZULMASINA ), oybirliğiyle karar verildi.
Y8HD 27.12.2011 - K.2011/7765
____________ oOo ____________
Old 22-05-2013, 14:45   #30
av.m.a.e

 
Varsayılan

Sayın Eytemiş BAŞAR; tasarrufun iptali davasını davalı eş ve gayrimenkulü devir alan üçüncü şahsa birlikte yönelttim. Ancak endişem şu; muaccel bir alacak yok iken yani hüküm altına alınmış bir tazminat ya da katılım bedeli yok iken tasarrufun iptali söz konusu olur mu?
Bir de davalı eş ve devir alan üçüncü şahsa açmış olduğum asliye Hukukta görülmekte olan tasarrufun iptali davası devam ederken aile mahkemesinde görülen tasfiye-paylaşım davasını, iptal davasının davalısı üçüncü şahsa ihbar edip şahsı davaya katmamın usulen hatalı olduğunu beyen etmişiniz ama hukuki dayanak var ise bildirmenizi rica ediyorum. Teşekkür ediyorum.
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Miras Olarak Kalan Arsa Kat Karşılığı Müteahhite Verilirse Geliri Edinilmiş Mal mıdır Av. Sebahat Gençtarih Meslektaşların Soruları 31 15-01-2012 15:11
Bir İşletme Varlığı Olarak Abone Devri Ve Sonuçları Av.Mehmet Saim Dikici Hukuk Sohbetleri 4 26-08-2010 07:58
kat karşılığı inşaat sözleşmesine aykırı olarak tapu devri Aybüke Kağan Meslektaşların Soruları 2 18-03-2008 17:42
Muris muvazaası ve muvazaalı olarak 3. kişiye devredilen taşınmazlar turbo Meslektaşların Soruları 1 16-06-2007 11:55
Malın Devri Konusunda ki Uyuşmazlıklar C. Cahit Aslan Hukuk Soruları Arşivi 3 12-02-2002 00:52


THS Sunucusu bu sayfayı 0,20401096 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.