Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Soyadı Değiştirme Davasında 'Muhik Sebep'

Yanıt
Old 21-05-2008, 15:36   #1
Av. Reşit Altunışık

 
Varsayılan Soyadı Değiştirme Davasında 'Muhik Sebep'

Değerli meslektaşlarım soracağım konu aslında daha önce forumlarda tartışılmış ancak benim araştırdığım hususu forumlarda bulamadım.
Anne ve babası boşanmış ve babasının soyadını taşımakta olan,babasının soyadı yerine annesinin soyadını kullanmak isteyen reşit şahsın açacağı soyadı değişkliği davasında:
1-Şahsın açacağı davada soyadı değişikliği için mahkemeye bildireceği delillerde(özellikle tanık ifadelerinde) hangi hususlar mahkemeler tarafından muhik sebep olarak dikkate alınmakta.Bildiğim kadarıyla boşanma neticesinde babanın nafaka ve kişisel ilişki kurma yönündeki hususları yerine getirmemesi tek başına yeterli değil.Örnek davası olan meslektaşlarımız beni ileri sürülecek özellikle tanık anlatımlarında mahkemenin dikkatine sunulacak hususlar konusunda aydınlatırlarsa sevinirim
2-Dava davacının nüfusa kayıtlı olduğu yer dışında başka bir yer mahkemesinde açılabilir mi?Bildiğim kadarıyla kesin yetki durumu sözkonusu değil ve yetki meselesi itiraza tabi.
Cevap verme nezaketinde bulunan meslektaşlarıma şimdiden teşekkürlerimi iletiyorum.Saygılarımla.
Old 22-05-2008, 06:58   #2
law in law

 
Varsayılan

Yerleşim yeri mahkemesinde açılması zorunludur.Mahkeme yetkisizlik verir.
Muhik sebep olmayacağını düşünüyorum. Soyadı kan bağını temsil eder.
Old 22-05-2008, 09:43   #3
Av. Hatun Olguner

 
Varsayılan

Nüfus davaları,davacının oturduğu yer mahkemesinde açılabilir. Yetki problemi yaşanmaz.

Kan bağının duygusal bağlarla pekişmediği durumlarda,kişinin istek ve tercihlerine değer verilerek
soyadı değiştirme istemi haklı kabul edilebilmektedir :

T.C.
YARGITAY
3. HUKUK DAİRESİ
E. 1989/1012
K. 1989/2375
T. 2.3.1989
• SOYADININ DEĞİŞTİRİLMESİ
743/m.38
ÖZET : Nüfustaki sicil kaydının değiştirilmesine mahkemece karar verileceğinden, soyadı değişiklik isteminin haklı olup olmadığının araştırılarak değerlendirilmesi gerekir.

Haklı nedenin varlığı durumunda soyadının değiştirilmesi olasıdır.

DAVA VE KARAR : Dava dilekçesinde "Kunter" olan soyadının "Üsmen" olarak tashihi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği düşünüldü:

Soyadının değiştirilmesine ilişkin bu davanın dayanağı, 21.6.1934 gün ve 2525 sayılı Kanunun 10. maddesinin de yollamada bulunduğu Medeni Kanunun 26. maddesidir.

Bu maddeye göre haklı sebebin varlığı halinde ismin ( soyadının ) değiştirilmesi mümkündür. 1587 sayılı Nüfus Kanunu’nun 46. maddesinin 2. fıkrasında da yazılı olduğu üzere Medeni Kanunun 38. maddesi gereğince sicil kaydının değiştirilmesine mahkemece karar verileceğinden ad ve soyadı değişiklik isteminin haklı olup olmadığı tahkik ve takdir edilecektir.

Hangi hallerin haklı sebep teşkil ettiği konusunda bir yasal düzenleme bulunmadığından ve esasen bu konuda bir kıstas belirlenmesi de söz konusu olmadığından, haklı sebebin var olup olmadığı, her bir davadaki özel koşullara göre mahkemece belirlenecektir. Bu belirleme yapılırken objektif koşullardan çok, değiştirme isteminde bulunanın mahkemeye sunacağı özel nedenlerin dikkate alınması gerekir. Bu özel, kişiye özgü nedenler; istemde bulunanın kişiliği, sosyal statüsü, aile ilişkileri ve mahkemeye yansıyan ruhsal durumu dikkate alınarak hakim tarafından değerlendirilmelidir.

İsim ( öz veya soy ) kişiliğin ayrılmaz bir öğesidir. Kişi bununla anılır ve tanımlanır. İsmin bu işlev niteliği onun sahibi olan kişi tarafından benimsenmesi ile anlam ifade eder. İsmini benimsemeyen, kişiliği ile özdeşleştiremeyen kişinin, ismini değiştirmek en doğal hakkıdır. Kişi genellikle belli bir soyadı ile doğar ve doğar doğmaz da ailesi tarafından konan bir isimle anılır. Bu kişi büyüyüp ergin oluncaya kadar öz veya soy ismini benimseyememiş onunla kendisini özdeşleştirememiş olmasına rağmen onu bu isimle veya soy ismiyle yaşamını sürdürmeye zorlamada hiç bir toplumsal yarar olamaz. Hal böyle olunca da, isim değiştirme istemlerini içeren davalarda davacının tercih ve arzusunun ön planda tutulması, onun öncelikle dikkate alınması gerekir.

Medeni Kanun’un öngördüğü "haklı sebep" bu kapsam içinde değerlendirildiğinde hakimin bu konudaki takdiri ileri sürülen sebebin ve yeni alınmak istenen isim veya soy isminin makul, toplum değerlerine ters düşmeyen ve özellikle başkalarına veya çevreye zarar vermeyen, incitmeyen nitelikler bulunduğunun saptanmasıyla sınırlı olmalıdır.

Önümüzdeki davada davacı, soy isminin değiştirilmesi konusunda iki nedene dayanmıştır. Bunlardan ilki, hiç görmediği, kendisi ile hiç ilgilenmeyen, kendisini baba diye tanıtmayan bir kişinin, ölmüş babasının, adını taşımaktan duyduğu sıkıntı; ikincisi de, dava tarihine kadar tanıdığı ve benimsediği bir soy ismiyle ( ismen soyadıyla ) çağırılmak için duyduğu istektir.

Kan bağının, duygu bağıyla tamamlanmadığı, onunla pekişip gelişmediği durumlarda tek başına bir sevgi-saygı ilişkisinin doğmasına yeterli olmadığı bilinen bir gerçektir. Davacının hiç tanımadığı, görmediği, baba diye bilmediği ve olanak bulunduğu halde kendisi ile ilgilenmediği, görmek istemediği ve kendisini sevmediği, umursamadığı kanaatini taşıdığı kişi ile kendisini duygusal açıdan baba-oğul ilişkisi içinde görmemesi nedeniyle, onun soy ismini taşımakta sıkıntı çekmesinin makul ve hayatın olağan akışı içerisinde anlayışla karşılanabilecek nedenleri olabilir.

Davacının doğduğu günden itibaren içinde büyüdüğü ailenin soy ismini benimsemesi ve bununla tanınmış olması nedeniyle bunu kendisine soy adı olarak seçmesinin bir sakıncası olmamak gerekir. Mahkemece bu konuda bir duraksama bulunduğu takdirde, bu gibi davaların kamu düzeniyle ilişkili olmaları nedeniyle hüküm veren hakimin re'sen tahkikat ve inceleme yapma yetkisi olduğu dikkate alınarak, gerekirse davacının almak isteği soy adı ile aynı soyadını taşıdığı anlaşılan şahıslar dinlenerek bu konuda bir sonuca ulaşılmalıdır.

Davacının, nüfus kütüğünde babası hanesine kayıtlı olduğu ve soyadının değişmesiyle nesebinde de değişiklik sözkonusu olmayacağı cihetle mahkemece, ileride miras bakımından karışıklık çıkabileceği konusunda ileri sürülen sakınca da varit değildir.

Yukarıda belirtilen nedenlerle, davanın kararda yazılı gerekçelerle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ : Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.’nun 428. maddesi gereğince ( BOZULMASINA ), peşin ödediği temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine oybirliğiyle karar verildi.
Old 22-05-2008, 14:53   #4
Avukat Kamer Akgül

 
Varsayılan yetkili mahkeme

Merhabalar;

Yurtdışında yaşayan kişilerin açmak istedikleri nüfus kaydı tashihi davalarında yetki problemi konusunda bana yardımcı olursanız sevinirim. MÖHUK'taki hükme dayanarak, yurtdışında yaşayan kişilerin nüfus tashihi ile ilgili davalarının Ankara, İstanbul veya İzmir illerinden birinde açılabileceğini düşünüyorum. Fakat bana gelen bu türden ilk davayı ilgilinin nüfus kaydının olduğu yerde açtım. İlgilinin yurtdışında ikamet etmesi durumunda bu davaların Ankara, İstanbul veya İzmir illerinden birinde açılıp açılamayacağı konusunda görüşlerinizi paylaşırsanız sevinirim. İyi çalışmalar.
Old 22-05-2008, 15:07   #5
TRINITY

 
Varsayılan

Alıntı:
Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programları
**************************************
Kanun No: 5718
Milletlerarası Özel Hukuk Ve Usul Hukuku Hakkında Kanun

Kabul Tarihi: 27.11.2007
R.G. Tarihi: 12.12.2007
R.G. No: 26728

Türklerin kişi hâllerine ilişkin davalar

MADDE 41 – (1) Türk vatandaşlarının kişi hâllerine ilişkin davaları, yabancı ülke mahkemelerinde açılmadığı veya açılamadığı takdirde Türkiye’de yer itibariyle yetkili mahkemede, bulunmaması hâlinde ilgilinin sâkin olduğu yer, Türkiye’de sâkin değilse Türkiye’deki son yerleşim yeri mahkemesinde, o da bulunmadığı takdirde Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birinde görülür.
Kanun metninden anlaşılacağı üzere Ankara, İstanbul ve İzmir Mahkemelerinden birinde dava açmak en son düşünülecek seçenektir.
Saygılar...
Old 12-08-2011, 10:54   #6
NSC

 
Varsayılan Soyadi degisikligi

Arkadaslar,ben daha önce kizlik soyadimi ön isim olarak aldigimdan daha sonra kanun ciktiginda soyadi olarak da almak istedim ,nüfusa beyanla durumu tescil ettirdim,ama ön isim kaldigi icin imim cok uzun oldu.Ben soyadimi degistirdim ,mahkeme kabul etti,fakat savci ben yurtdisinda yasiyormusum diye davayi temyiz etti .Ben bir türk vatandasi olarak tabiki ülkemde dava acabilirim ,nitekim turkiye adresini de nüfusa tescil ettirdim.Ben simdi bu savcinin temyizine nasil cevap yazacagim.Tesekkürler
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Soyadı Değişikliği, Yeni Soyadı Seçimi Av.Nebi Meslektaşların Soruları 16 12-02-2013 21:54
Soyadı Değişikliğinde Haklı Sebep Sorunu DEVİN Meslektaşların Soruları 1 12-05-2008 11:52
Sanığın soyadı ile yakının soyadı aynı değilse duruşmaya(adliyeye alınmama) Av.Barış Hukuk Sohbetleri 4 30-01-2008 19:15
Annenin Soyadı Değişikliği durumunda Velayet altında çocuğun soyadı Av.Ufuk Meslektaşların Soruları 7 12-01-2007 12:39


THS Sunucusu bu sayfayı 0,08841109 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.