Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Vekalet Ücreti Ve Kurumlarda Havuz Sistemi

Yanıt
Old 07-07-2003, 15:09   #1
ertugruloflaz

 
Önemli Vekalet Ücreti Ve Kurumlarda Havuz Sistemi

merhabalar...

gruba ilk mesajım bu.

bir kamu kurumunda avukat pozisyonunda görev yapıyorum.122 adet kamulaştırma davasını lehimize üç aylık bir sürede sonuçlandırdım ve yaklaşık 25.000.000.000 TL vekalet ücretini de tahsil ederek kurum veznesine yatırdım.bu miktardan bana düşen pay 1.975.000.000 TL net. (üst sınır)

yeni avukatlık yasası uyarınca kuruma karşı idare mahkemesinde dava açarak yukarıda zikrettiğim miktarın tamamının tarafıma ödenmesini sağlamak imkanım var mıdır?

tecrübesi olan sayın meslektaşlarımın değerli fikirlerini merak ediyorum.

saygı ile...
Old 07-07-2003, 19:23   #2
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan

Sayın ertugruloflaz,

Eski avukatlık yasasında da, yenisindeki gibi, avukatlık ücreti (aksine sözleşme yoksa) avukata aitti.

Yeni avukatlık yasası ile getirilen değişiklik, avukat ile müvekkili arasında aksine sözleşme olsa bile, avukatlık ücretinin avukata ait olacağı yolundadır.

Bu değişiklik SÖZLEŞME ile ilgilidir. Sonuçta, kamu avukatları memur olup, sözleşme ile çalışmadıklarından, bu değişiklik kamu avukatları lehine yorumlanamaz.

Ayrıca, vekalet ücretlerinin ''Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat Vesaireye Verilecek Ücreti Vekalete İlişkin 1389 sayılı Yasa'' uyarınca 657 sayılı Yasanın 2595 sayılı yasayla değişik 146/4'üncü maddesiyle getirilen tavanı aşamayacağı hükmü varken, bu kanun Avukatlık Kanununa göre daha özelken, yasa tarafından kamu avukatlarına tanınan bir haktan söz edilemeyeceği kanısındayım.

Aynı konuda bir de aynı adı taşıyan yönetmelik bulunmaktadır. :-)

Gerçi Zonguldak İdare Mahkemesi bu kuralları zorlayarak kamu avukatları lehine bir yorumla, (yanlış ama güzel) (hukuka aykırı ama adalete uygun) bir karar vermişse de, karar Danıştay'da olup, dönmesi birkaç yıl daha sürer.

Özetle, kamu avukatları için değişen bir şey yok: İdare avukatlarına verdiği maaştan fazlasını, karşı taraftan vekalet
ücreti olarak, geri almaktadır. Bu haksızlığın düzeltilmesi yolunda bir hareket henüz görünmemektedir. IMF oldukça da görülmeyecektir. :-)

Ama kamu avukatlarını daha karanlık günler beklemektedir. Globalleşme adına yapılacak reformlarla belki de bugünler mumla aranacaktır.

Bu arada Devlet Avukatlığı Yasa Tasarısını da okumanızı öneririm.
Keşke tek sorun vekalet ücreti olsa. Ama daha da önemlisi keşke kamu avukatları kendi sorunlarını bilse ve sahip çıksa...

Saygılarımla

Bir Dost
Old 07-07-2003, 22:05   #3
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Ters bir soru:

Yargılama giderleri kapsamında tayin edilen vekalet ücretinin (Özel yasa ve hatta yönetmelik varken) Avukatlık yasası esas alınarak mahkemece dikkate alınması, idare aleyhine bir ''sebepsiz zenginleşme'' doğurmayacak mıdır?

Sevgili kamu avukatı arkadaşımızın dava açması doğru olur diye düşünüyorum.

Avukatlık yasası kanaatimce özel yasadır. Özel yasadan daha özel bir yasa ise yine kanaatimce düşünülemez.

Bu bağlamda Özel yasa kavramının irdelenmesi gereğini ifade etmek isterim. Ayrı bir başlık altında tartışılmasında yarar görüyorum.

Selam ve saygılarımla.

Av. Mehmet Saim Tikici
Old 12-08-2003, 18:08   #4
av.külcü

 
Soru Kamu Avukatları Vekalet ücretleri

Merhaba arkadaşlar;

Gruba yeni katıldım. Beni şimdilik en yakından ilgilendiren konu Kamu Avukatlarına ödenen vekalet ücreti ve Kurumlardaki Havuz sistemi.. Bu konuda forumda değişik yazılar okudum.. Konuyu yakından takip ediyorum. Bunu bilen bir hukukçu arkadaşım,Zonguldak İdare Mahkemesinden verilen "Yeni Avukatlık Yasasına göre yasal vekalet ücreti avukatındır, bu nedenle kamu avukatı da yasal vekalet ücretinin tümünü almalıdır" yönündeki kararın Danıştay'da onandığını duydum. Ancak bu duyumumu birçok siteye (Danıştay, Barobirlik vs.) girdiğim halde doğrulayan bir habere rastlamadım.. Bu konuda bilgisi olan arkadaşlar foruma yazarlarsa sevinirim.. Dilerim Danıştay bir haksızlığı bu şekilde gidermiştir..
Bu konuda "Bir Dost" rumuzlu arkadaşımın söylediklerine katılmadığımı konuyu ve Yasayı yanlış değerlendirdiğini düşündüğümü de belirtmeden geçemiyeceğim..
Herkese sağlık diliyorum..
Old 15-08-2003, 22:05   #5
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan

Sayın seferino,

Hangi konuyu ve yasayı yanlış değerlendirdiğimi de belirterek geçseydiniz diğer üyeler de aydınlanırdı.

Konunun haksızlık oluşturduğunda aynı fikirdeyiz sanıyorum. Bu nedenle konuyu yanlış değerlendirdiğimi söylemeniz mümkün değil.

Eskisine göre bir yenilik ve değişiklik getirmeyen avukatlık yasasını mı, yoksa 1389 sayılı yasayı mı yanlış değerlendiriyorum?
Yoksa ikisini de mi yanlış değerlendiriyorum?

Saygılarımla

Bir Dost
Old 17-08-2003, 21:43   #6
av.külcü

 
Varsayılan

Sayın Bir Dost;
Konuyla ilgili size katılmadığımı husus;
Avukatlık Yasasında yapılan değişikliğin SÖZLEŞME ile ilgili olduğu şeklindeki düşünceniz.. Yasada; "avukat ile müvekkil arasında aksine bir sözleşme olsa dahi" derken, avukatla müvekkil arasında sözleşme yoksa bu hükmün uygulanamayacağı kastedilmiyor.. Yanı sizin deyiminizle bu değişiklik sözleşme ile ilgili değil bu nedenle de, memur dahi olsalar yaptıkları iş avukatlık olan kurum avukatlarını da kapsar diye düşünüyorum..Dolayısıyla Zonguldak İdare Mahkemesinin verdiği karar yanlış ve hukuka aykırı değil.. Kaldı ki; özel yasalar genel Yasalara aykırı olamazlar, bu durumda kamu avukatlarının vekalet ücretinin dağılımını düzenleyen yasaların Avukatlık Yasasına aykırı hükümler taşımaması gerektiğini, zira Avukatlık Yasasının tüm avukatların haklarını ödevlerini düzenleyen bir yasa olduğuna inanıyorum..
Bu konuyla yakından ilgilendiğiniz anlaşılıyor, acaba önceki yazımda sorduğum Zonguldak İdare Mahkemesinin Danıştay kararından (temyiz sonucundan) bilginiz varmı?.
Saygılarımla..
Old 19-08-2003, 17:15   #7
av.külcü

 
Olumsuz

Merhaba arkadaşlar;
Sorduğum sorunun birinci ağızdan cevabını aldım, Zonguldak İdare Mahkemesinin kararı henüz Danıştay'da inceleniyormuş.. Ne kararmış ama Danıştay incele incele bitiremedi..
Herkese saygılar..
Old 28-06-2005, 10:53   #8
n.okyay

 
Varsayılan kamu avukatlarının vekalet ücretleri hakkında Danıştay Kararı

Dairesi Karar Yılı Karar No Esas Yılı Esas No Karar Tarihi
ONBİRİNCİ DAİRE 2003 4924 2002 4665 10/11/2003

KARAR METNİ
BAĞLI BULUNDUKLARI KURUMLARI TEMSİL YETKİSİNE SAHİP KURUM AVUKATLARI MEMUR OLMALARI NEDENİYLE, KURUMLARI ADINA TAKİP EDİP SONUÇLANDIRDIKLARI DAVALARDAN DOLAYI ALACAKLARI VEKALET ÜCRETLERİNİN ÖZEL YASA HÜKÜMLERİNDE GÖSTERİLEN ŞARTLAR VE ORANLARDA ÖDENECEĞİ HK.<
Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı) : Türkiye Taşkömürü Kurumu Genel Müdürlüğü
Vekili : Av. ? (Aynı yerde)
Karşı Taraf (Davacı) : ?
Türkiye Taşkömürü Kurumu Genel Müdürlüğü Hukuk Müşavirliği
İsteğin Özeti : Türkiye Taşkömürü Kurumu Genel Müdürlüğünde avukat olarak görev yapan davacı tarafından 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 164. maddesinde 4667 sayılı Yasayla yapılan değişiklik nedeniyle kurum adına takip edip sonuçlandırdığı dava dosyalarında yargı kararıyla karşı tarafa yüklenilen vekalet ücretinin, hiçbir limit veya kısıntıya tabi olmaksızın tamamının hukuk müşavirleri ile avukatlara eşit olarak ve defaten ödenmesi yolunda yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ve ödenmeyen vekalet ücretinin yasal faiziyle birlikte ödenmesi yolunda verilen Zonguldak İdare Mahkemesinin 11.9.2002 günlü ve E:2002/751, K:2002/948 sayılı kararının; davalı idare tarafından hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
Danıştay Tetkik Hakimi : Füsun Erkin Tüllük
Düşüncesi : Dava, Türkiye Taşkömürü Kurumu avukatı olan ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak görev yapan davacı tarafından Avukatlık Kanununun 164. maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle kurum adına takip ettiği dava dosyalarında yargı kararıyla karşı tarafa yüklenilen vekalet ücretinin hiçbir kısıntıya tabi tutulmaksızın hukuk müşavirleri ve avukatlara eşit olarak defaten ödenmesi yolunda yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Davacının 399 sayılı KHK'ye tabi olarak görev yaptığı ve anılan Kanun Hükmünde Kararnamenin atıfta bulunduğu 657 sayılı Yasanın 146/2. maddesinde kurum avukatlarına ödenecek vekalet ücretine ilişkin esaslarda herhangi bir değişiklik yapılmadığı dikkate alındığında hukuka uygun bulunan dava konusu işlemin iptali yolunda verilen idare mahkemesi kararında yasal isabet bulunmayıp bozulması gerektiği düşünülmüştür.
Danıştay Savcısı : Handan Yağuş
Düşüncesi : Uyuşmazlık; Davacının, mahkemenin ücret tarifesine istinaden davada haksız çıkan taraftan tahsiline hükmettiği vekalet ücretinin tamamının avukat sıfatıyla kendisine ödenmesi yolundaki isteğinin reddine ilişkin işlemi iptal eden idare mahkemesi kararının, davalı idarece temyiz yoluyla incelenerek bozulması isteğinden ibarettir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 164 üncü maddesinde "Memurlara Kanun, tüzük ve yönetmeliklerin ve amirlerinin tayin ettiği görevleri karşılığında bu kanunla sağlanan haklar dışında ücret ödenemez. Ancak, .....1389 sayılı Kanun ile Katma Bütçeli Kurumların , İl Özel İdareleri ve Belediyeler ile bunlara bağlı birliklerin davalarının sonuçlandıran avukat ve saireye verilecek vekalet ücretine ilişkin sair kanun hükümleri saklıdır. Şu kadar ki, vekalet ücretinin yıllık tutarı 6000 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarın on iki katını geçemez. Bu esasa göre yapılacak dağıtım sonunda artan miktar merkezde bir hesapta toplanarak Maliye Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmeliğe göre diğer avukatlar arasında yukarıdaki miktarı aşmamak üzere eşit olarak dağıtılır.", 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekalet Hakkında Kanunun 1 inci maddesinde "Devlet lehine intaç edilen davalardan dolayı hükme rapt ve tahsil olunan vekalet ücretleri muvazenei umumiyeye dahil vekaletler ve umumi müdüriyetlerce hizmeti mesbuk olanlara aşağıdaki cetvel mucibince tevzi ve bütçelerdeki mahkeme harçları tertibinden tesviye olunur" hükümleri yer almıştır.
Dava dosyasının incelenmesi sonucunda; Davacının, ?.Genel Müdürlüğünde görevli ? olup 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 164 üncü maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle mahkemece Avukatlık Ücret Tarifesine istinaden davadan haksız çıkan tarafa yükletilen vekalet ücretinin tamamının kendisine verilmesi yolundaki istemin reddine ilişkin işlemi iptal eden idare mahkemesi kararının, davalı idarece bozulması istendiği anlaşılmıştır.
1136 sayılı Avukatlık Kanununun 116 ncı maddesinin son fıkrasında yer alan "Avukatla iş sahibi arasında aksi yazılı sözleşme bulunmadıkça tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek avukatlık ücreti avukata aittir. hükmü 4667 sayılı Kanunla değiştirilerek "Dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücreti avukata aittir." hükmü getirilmiştir.
Avukatlık Kanununun 164 üncü maddesinin son fıkrasında yapılan değişiklik ile daha önce avukatla iş sahibi (müvekkil) arasında aksi yazılı sözleşme hükmü bulunması halini içeren istisnai durum ortadan kaldırılarak her halükarda mahkemenin tarife kararına istinaden haksız çıkan tarafa yükletilecek vekalet ücretinin diğer taraf avukatına ait olduğu hükme bağlanmıştır.
Değiştirilmeden önceki fıkra hükmünde öngörülen sözleşme hükmü ancak serbest faaliyette bulunan avukatlar yönünden söz konusudur. 657 sayılı Yasanın 36 ncı maddesinin (v) Avukat Hizmetleri sınıfında yer alan, avukatlık ruhsatına sahip, baroya kayıtlı ve kurumlarını yargı mercilerinde temsil yetkisine haiz olan memurları kapsamaz. Çünkü; 657 sayılı Yasada öngörülen Avukatlık Hizmetleri sınıfında yer alan memurlar temsil yetkisini kanundan, serbest faaliyette bulunan avukatlar ise temsil yetkilerini bir akit olan vekaletnameden almaktadırlar.
Kurum avukatları; Mahkemelerde kurumlarını temsile yetkili devlet memuru olmaları nedeniyle diğer memurların tabi olduğu yasa hükümleriyle bağlıdırlar. Özlük haklarında olduğu gibi idarenin haklı çıktığı davalarda hükmedilen vekalet ücretlerinin kendilerine ödenmesinde yukarıda anılan bu konuya ilişkin özel yasa hükümlerine tabidirler. Bunun sonucunda; serbest meslek erbabı avukatlar, mahkemece hükmedilen vekalet ücretini vekil avukat sıfatıyla tamamını almakta, bağlı bulunduğu kurumunu temsil yetkisine sahip kurum avukatları ise mahkemece hükmedilen vekalet ücretini kurumlarını temsile yetkili memur olmaları nedeniyle özel yasa hükümlerinde gösterilen şekil ve miktarda almaktadırlar. Bu nedenle aksine verilen idare mahkemesi kararında yasal isabet bulunmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenle; Davalı idarenin yerinde görülen temyiz isteminin kabul edilerek temyiz konusu idare mahkemesi kararının bozulmasının uygun olacağı düşünülmüştür.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Onbirinci Dairesince işin gereği görüşüldü:
Dava, Türkiye Taşkömürü Kurumu Genel Müdürlüğünde ? olarak görev yapan davacı tarafından 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 164. maddesinde 4667 sayılı Yasayla yapılan değişiklik nedeniyle kurum adına takip edip sonuçlandırdığı dava dosyalarında yargı kararıyla karşı tarafa yüklenilen vekalet ücretinin, hiçbir limit veya kısıntıya tabi olmaksızın tamamının hukuk müşavirleri ile avukatlara eşit olarak ve defaten ödenmesi yolunda yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ve ödenmeyen vekalet ücretinin yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır.
Zonguldak İdare Mahkemesince, Avukatlık Yasasında yapılan değişiklikle hiçbir istisna getirilmeksizin yargı mercileri kararlarıyla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücretinin davada haklı çıkan tarafın avukatına ait olduğunun öngörüldüğü, dolayısıyla davalı idarenin taraf olduğu davalarda da karşı tarafa yüklenecek vekalet ücretinin davalı idare avukatı olan davacıya ait olacağı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
1136 sayılı Avukatlık Kanununun 164. maddesinin son fıkrası, "Avukatla iş sahibi arasında yazılı sözleşme bulunmadıkça tarifeye dayanarak karşı tarafa yüklenecek avukatlık ücreti avukata aittir." şeklindeyken 4667 sayılı Yasanın 77. maddesiyle yapılan değişiklikle, "Dava sonunda kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücreti avukata aittir. Bu ücret, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez." şeklinde değiştirilmiştir.
399 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Personel Rejiminin Düzenlenmesi ve 233 sayılı KHK'nin Bazı Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin 37. maddesinde, mahkeme ve icra dairelerince teşebbüs ve bağlı ortaklık lehine hükmedilip borçlusundan tahsil olunan vekalet ücretlerinin, davaları izleyen ve sonçlandıran avukatlara dağıtımında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ilgili hükümlerinin esas alınacağı belirtilmiş, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 146. maddesinin 2. fıkrasında ise, memurlara kanun, tüzük ve yönetmeliklerin ve amirlerin tayin ettiği görevler karşılığında bu Kanunla sağlanan haklar dışında ücret ödenemeyeceği, hiçbir yarar sağlanamayacağı kurala bağlanmış; 3. fıkrasında da, "Ancak 2.1.1961 tarihli ve 196 sayılı Kanunun 2. maddesi, 7.6.1926 tarihli ve 904 sayılı Kanuna 30.1.1957 tarihli ve 6893 sayılı Kanunla eklenen ek 5. maddenin 1. ve 2. fıkraları, 19.7.1972 tarihli ve 1615 sayılı Kanunun 161. maddesi, 13.1.1943 tarihli ve 4358 sayılı Kanunun değişik 14. maddesi ve 2.2.1929 tarihli ve 1389 sayılı Kanun ile Katma Bütçeli Kurumların, İl Özel İdareleri ve Belediyeler ile bunlara bağlı birliklerin davalarını sonuçlandıran avukat ve saireye verilecek vekalet ücretine ilişkin sair kanun hükümleri saklıdır. (Değişik cümle: 20/03/1997-KHK-570/8 md) Şu kadar ki, vekalet ücretinin yıllık tutarı; 6.000 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarın oniki katını geçemez. Bu esasa göre yapılacak dağıtım sonunda artan miktar merkezde bir hesapta toplanarak Maliye Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmeliğe göre diğer avukatlar arasında yukarıdaki miktarı aşmamak üzere eşit olarak dağıtılır. "hükmüne yer verilmiştir.
Dava konusu olayda, kurum avukatı olan davacının 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak kamu personeli statüsünde görev yaptığı ve ücret ve özlük haklarının bu Kanun Hükmünde Kararname ile düzenlendiği tartışmasız bulunmaktadır.
Öte yandan kurum avukatlarının; müvekkillerinin, tek yanlı olarak yaptırım gücünü uygulama yetkisine sahip bulunan devlet kurumları olduğu ve görevlerinin devlet hizmetinin yürütümü sırasında ortaya çıkan hukuksal sorunların çözümüyle ilgili olduğu dikkate alındığında, hem temsil ettikleri şahıslar (devlet kurumları) hem yaptıkları iş (kamu hizmeti) serbest avukatlara göre farklılık arzetmektedir.
Bu durumda, 657 sayılı Yasada kurum avukatlarına verilecek vekalet ücretine ilişkin olarak farklı bir düzenleme yapılmadığı sürece, 1136 sayılı Avukatlık Yasasında 4667 sayılı Yasa uyarınca yapılan değişikliğin kamu personeli statüsünde bulunan kurum avukatlarına ve bu arada davacıya ödenen vekalet ücretine uygulanan sınırlamayı kaldırdığından sözetmek mümkün olmadığından dava konusu işlemin iptali yolunda verilen idare mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmayıp bozulması gerekmektedir.
Açıklanan nedenle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüyle, Zonguldak İdare Mahkemesinin 11.9.2002 günlü ve E:2002/751, K:2002/948 sayılı kararının yukarıda belirtilen hususlar gözönüne alınarak yeniden bir karar verilmek üzere bozulmasına, 10.11.2003 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
AZLIK OYU
Temyizen incelenerek bozulması istenilen idare mahkemesi kararı usul ve hukuka uygun olduğundan onanması gerektiği görüşü ile aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.
(DAN-KAR-DER; SAYI:4)
BŞ/ŞGK
Old 01-07-2005, 12:11   #9
kağanulaş

 
Varsayılan

yanlış anlamadıysam Danıştay kararını kamu avukatlarına hasretmiş. Ancak bazı kamu kurumları serbest avukatlarla yaptığı sözleşmelerde de benzer hükümler koyarak yasal vekalet ücretlerini bir havuzda topluyor ve bunları kurumun hukuk müşavirliği personeli dahil geniş bir gruba dağıtıyor. Bu şekilde lehine mahkemece vekalet ücreti hükmedilen avukat o ücretin sadece %20 veya %30'unu alabiliyor. Sizce bu tür sözleşme hükümlerinin kanuna aykırılık sebebiyle geçersiz olduğunu söyleyebilir miyiz?
Ayrıca sözleşmelere konulan bu tür hükümler Avukatlık Kanunu madde 164'teki değişiklikten çok önceki tarihli kurum yönetmeliklerine atıflar yapıyor; bu atıflar durumu değiştirir mi?
Son olarak sözleşmedeki bu hükmü bilerek kurumla sözleşme imzalayan serbest avukat daha sonra yasal vekalet ücretlerinin aldığı yüzdelik kısmın dışındaki bakiyeyi isterse ve buna dayanak olarak sözleşmenin ilgili hükmünün gerçersizliğini gösterirse hakkın kötüye kulanılmasından söz edebilri miyiz?
Old 10-01-2007, 16:46   #10
Av Ahmet Bük

 
Varsayılan

Sevgili Meslektaşlarım

Bir arkadaşımız "yanlış ama güzel" ifadesini kullanmıştır. Herhalde yanlış olan Kamu avukatının (böyle bir avukatlık aslında yoktur belki kamu davalarına bakan avukat denilebilir) vekalet ücretini limitsiz almasına yönelik İdare mahkemesinin kahramanca verdiği karar olmalıdır. Fakat iş Kamu davalarına bakan avukatının sorumluluğuna gelince "ne yapalım sen baştan kabul ettin yapacak bir şey yok" denilmek suretiyle rahatlıkla zaten kısık olan sesleri tamamıyle kesilir. Hatta 1.000 YTL civarı her ay bir maaşa da sahiptirler. daha başka ne isteyebilirler ki?
Neyse Asıl mevzu şudur. Kamu davalarına bakan avukatlar tarafından devletin emanet kasasına daha sonra (vekalet ücretini kazanamadığı yıllar için) biriktirilen vekalet ücretlerinin belirli bir limitle ödenmesi hususunda ki yasa 2 Şubat 1929 tarih ve 1389 sayılıdır. Ama ne yasa öyle böyle değil. değiştirilemez, zımnen veya sarahaten kaldırılamaz. Özel, Genel yasa uygulamaları bu hususta tartışılmaz. Hukuk Fakültesinde 1. sınıfta öğrendiğiniz bu uluslararası normlar, temel hukuk prensipleri ancak buraya kadar gelebilir. Daha ileriye gidemez. Çok yaşlı da olsa taptazecik her daim yaşar. Bu nedenle arkadaşımızın yanlış ama güzel kelimeleri "yanlış ve imkansız" olarak bence düzeltilmelidir. 1167 sayılı Avukatlık Yasasına bir iki kelime eklemek suretiyle bence bu husus tamamıyle ortadan kaldırılabilir. 1389 kalkmayacağına göre 1167'ye şu ibare konulabilir. "Kamu davalarına bakan avukatlar aslında avukat değildir."
Kamu davalarına bakıyor diye bir avukat memur olmamalıdır. avukatlıkla memuriyet aynı yerde yer almamalıdır. Hiç bir avukat bağımlı olmamalıdır. Buna bütün hukukçular karşı olmalıdır. Uygulamaları ise reddetmeleri ve birbirlerine yardım etmeleri gerekir.
Bu arada Danıştay Dairesinin her cümlesi hukuk dolu bozması Zonguldak idare Mahkemesince ısrar kararı verilmek suretiyle Danıştay Dava Daireleri Genel kuruluna gönderilmiştir.
Bu arada mevzu davayı açanlardan bir taneside benim.
Avrupa İnsan (Avukat) Hakları Mahkemesinden aleyhime bir karar almadan davadan geri adım atmayacağım.
Old 26-02-2007, 17:33   #11
ahmet tuğrul

 
Varsayılan dav açağrısı

Kıymetli Meslektaşlarım,
Kamuda görev yapan bizlerin mahkeme vekalet ücretlerine idarelerce açıkça el atılıyor. Bu ve buna benzer uygulamalarla kamuda görev yapan bizler yok edilmeye çalışılıyoruz. Bu uygulamanın sebeblerini tam bilemiyoruz ancak temelde kamunun savunulmasını istemeyenler var. Kamu avukatları çok önemli davalara bakıyor ancak diğer yorumcu arkadaşların da değindiği gibi kamunun savunulmasına önem verilmiyor özellikle zayıf bırakılıyor
Vekalet ücreti hususunda bütün kamu avukatı arkadaşların dava açmaları gerekir. ancak kamu avukatı arkadaşların çoğu bu konulara ilgisiz selamlar
Old 27-02-2007, 14:45   #12
av.semire nergiz

 
Varsayılan

Değerli meslektaşlarım,vekalet ücretinin ödenmesi konusunda vatandaş kadar kamu kurum ve kuruluşları da ciddi mukavemet göstermektedirler.Bizler vatandaşın hak ve hukukunun adalete uygun tecellisi için uğraşırken galiba arada kendi hak ve hukukumuzu unutuyoruz.Bence vekalekt ücreti emeğimizin karşılığıdır ve bu emeğimizi vatandaşa karşı olduğu gibi kamu otoritesine karşı da sonuna kadar korumalıyız.Ben de uzun süre sözleşmeli avukatlığını yaptığım bir kurumun ani ve aslında beklenir haksız bir sözleşme feshi ile karşılaştım.Ben bu olayı haksız azil olarak gördüm ve takip ettiğim çok sayıdaki dosyalardan dolayı hukuk mahkemesinde vekalet ücreti talepli dava açtım.Dava süreci çok meşakkatli idi.Yargı masrafları epey çok idi ama sonuç çok iyi oldu,zira davayı kazandım.Rakamı zikretmiyeyim zira epey bir fazla.Diyeceğim şu ki yol meşakkatli de olsa denemek lazım,yoksa kendimize ve hukuka saygımız zarar görür.Zonguldak idare mahkemesinin kararını ben de bekliyorum ama henüz bir haber yok gibi.Sonuç açıklanırsa ilgili arkadaşlar bizimle paylaşırsa sevinirim.Ayrıca kamu avukatlığı kavramını da kabul etmediğimi belirtmek isterim.Avukat sadece avukattır
Old 27-02-2007, 15:20   #13
Av.Fatih KISA

 
Varsayılan

FİKRİMCE:
1-Kamu Kurumunda avukat olarak çalışan meslektaşlar BAĞLI ÇALIŞANDIR. YANİ İŞVERENİ MÜVEKKİLİ DEĞİL BİR KAMU KURUMUDUR.DOLAYISIYLA SERBEST ÇALIŞAN AVUKATLA TEMEL BİR FARK VARDIR.
2-Neticede Mevcut yasal düzenlemeler Kamu Avukatlarının hükmedilen vekalet ücretini tamamını almasına izin vermemektedir.Yapılacak şey bu düzenlemeleri açılacak davalar ile Danıştaya, İtiraz yolu ile Anayasa Mahkemesine ve olmaz ise AİHM taşımaktır.
-Ancak bu kez başka bir sorun ortaya çıkacaktır.Haksız Rekabet Sorunu.
Saygı ve Dostlukla..
Old 03-05-2009, 02:13   #14
Av.Mehmettt

 
Varsayılan

T.C.
DANIŞTAY
İDARE DAVA DAİRELERİ GENEL KURULU
E. 2005/1588
K. 2008/251
T. 6.3.2008
• AVUKATLIK SÖZLEŞMESİ İLE ÇALIŞAN AVUKAT ( 1136 Sayılı Avukatlık Kanunun'da 4667 Sayılı Yasa İle Yapılan Değişikliğin Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Çalışan Avukatlara Ödenen Vekalet Ücretine Uygulanan Sınırlamayı Kaldırmadığı )
• VEKALET ÜCRETİ ( 1136 Sayılı Avukatlık Kanunun'da 4667 Sayılı Yasa İle Yapılan Değişikliğin Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Çalışan Avukatlara Ödenen Vekalet Ücretine Uygulanan Sınırlamayı Kaldırmadığı )
• AVUKATLIK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK ( 4667 Sayılı Yasa İle Yapılan Değişikliğin Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Çalışan Avukatlara Ödenen Vekalet Ücretine Uygulanan Sınırlamayı Kaldırmadığı )
• MEMUR KADROSUNDAKİ AVUKAT ( Avukatlık Sözleşmesi İle Çalışan Avukat İle Kamu Kurum ve Kuruluşlarında İdare İle Bir Sözleşme Yapmadan Statü Hukukuna Göre Memur Kadrosunda Görev Yapan Maaşını Bağlı Bulunduğu Yasalara Göre Alan Kamu Avukatının Durumunun Aynı Olmadığı )
• STATÜ HUKUKUNA GÖRE ÇALIŞAN AVUKAT ( Memur Kadrosunda Görev Yapan Maaşını Bağlı Bulunduğu Yasalara Göre Alan Kamu Avukat - Yapılan Yasal Değişikliğin Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Çalışan Avukatlara Ödenen Vekalet Ücretine Uygulanan Sınırlamayı Kaldırmadığı )
1136/m.164
KHK-233/m.37
657/m.149
ÖZET : Avukatlık sözleşmesi ile çalışan avukat ile, kamu kurum ve kuruluşlarında idare ile bir sözleşme yapmadan, statü hukukuna göre memur kadrosunda görev yapan, maaşını bağlı bulunduğu yasalara göre alan kamu avukatının durumunun aynı olmadığı ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunun'da 4667 sayılı Yasa ile yapılan değişikliğin, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan avukatlara ödenen vekalet ücretine uygulanan sınırlamayı kaldırmadığı hakkında.

İstemin Özeti : Türkiye Taşkömürü Genel Müdürlüğünde avukat olarak görev yapan davacının, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle kurum adına takip edip sonuçlandırdığı dava dosyalarında yargı kararıyla karşı tarafa yüklenilen vekalet ücretlerinin tamamının hukuk müşavirleri ile avukatlara ödenmesi yolunda yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ve ödenmeyen vekalet ücretlerinin yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açtığı dava sonucunda; Zonguldak İdare Mahkemesince verilen ve Danıştay Onbirinci Dairesinin 12.11.2003 günlü, E:2002/4661, K:2003/5019 sayılı bozma kararına uyulmayarak dava konusu işlemin iptali, davalı idareye yapılan başvuru tarihi itibariyle hak edilen vekalet ücretlerinden yapılmış kesintilerin yine davalı idareye yapılan başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi, yolundaki ilk kararında ısrar edilmesine ilişkin 12.5.2005 günlü, E: 2005/439, K:2005/460 sayılı kararı, davalı idare temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir.

Savunmanın Özeti : İdare Mahkemesi ısrar kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu, davalı idare temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi Mustafa Karabulut'un Düşüncesi: Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının Danıştay Onbirinci Daire kararı doğrultusunda bozulması gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı Handan Yağuş'un Düşüncesi: İdare Mahkemesince Danıştay Onbirinci Dairesinin bozma kararına uyulmayarak verilen ısrar kararının Daire kararında belirtilen gerekçe ile bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, 2577 sayılı Kanunun 17. maddesine göre davacının duruşma istemi kabul edilmeyerek ve dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından davalı idarenin yürütmenin durdurulması yolundaki istemi görüşülmeyerek dosya incelendi, gereği görüşüldü:

KARAR : Dava, Türkiye Taşkömürü Kurumu Genel Müdürlüğünde avukat olarak görev yapan davacı tarafından, 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 164. maddesinde 4667 sayılı Yasayla yapılan değişiklik nedeniyle kurum adına takip edip sonuçlandırdığı dava dosyalarında yargı kararıyla karşı tarafa yüklenilen vekalet ücretinin, hiçbir limit veya kısıntıya tabi olmaksızın tamamının hukuk müşavirleri ile avukatlara eşit olarak ve defaten ödenmesi yolunda yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ve ödenmeyen vekalet ücretlerinin yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır.

Zonguldak İdare Mahkemesinin 11.9.2002 günlü, E: 2002/749, K:2002/955 sayılı kararıyla; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesinin 4. fıkrasının 4667 sayılı Yasayla değiştirilmesi sonucu hiçbir istisna getirilmeksizin yargı mercileri kararlarıyla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücretinin davada haklı çıkan tarafın avukatına ait olduğunun öngörüldüğü, dolayısıyla davalı idarenin taraf olduğu davalarda da karşı tarafa yüklenecek vekalet ücretinin davalı idare avukatı olan davacıya ait olacağı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davalı idareye yapılan başvuru tarihi itibariyle hakedilen vekalet ücretlerinden yapılmış kesintilerin başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece hesaplanarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

Bu kararın temyiz edilmesi üzerine, Danıştay Onbirinci Dairesi 12.11.2003 günlü, E:2002/4661, K:2003/5019 sayılı kararıyla; 657 sayılı Yasada kurum avukatlarına verilecek vekalet ücretine ilişkin olarak farklı bir düzenleme yapılmadığı sürece 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nda 4667 sayılı Yasa ile yapılan değişikliğin kamu personeli statüsünde bulunan kurum avukatlarına ve bu arada davacıya ödenen vekalet ücretine uygulanan sınırlamayı kaldırdığından söz etmenin mümkün olmaması nedeniyle İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermiş ise de; İdare Mahkemesi bozma kararına uymayarak dava konusu işlemin iptali, vekalet ücreti kesintilerinin işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolundaki ilk kararında ısrar etmiştir.

Zonguldak İdare Mahkemesinin 12.5.2005 günlü, E:2005/439, K:2005/460 sayılı anılan ısrar kararını davalı idare temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir.

399 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Personel Rejiminin Düzenlenmesi ve 233 sayılı KHK'nin Bazı Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin 37. maddesinde, mahkeme ve icra dairelerince teşebbüs ve bağlı ortaklık lehine hükmedilip borçlusundan tahsil olunan vekalet ücretlerinin, davaları izleyen ve sonuçlandıran avukatlara dağıtımında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ilgili hükümlerinin esas alınacağı belirtilmekte olup; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 146. maddesinin 2. fıkrasında, memurlara kanun, tüzük ve yönetmeliklerin ve amirlerin tayin ettiği görevler karşılığında bu Kanunla sağlanan haklar dışında ücret ödenemeyeceği, hiçbir yarar sağlanamayacağı kurala bağlanmış; 3. fıkrasında da, "Ancak 2.1.1961 tarihli ve 196 sayılı Kanunun 2. maddesi, 7.6.1926 tarihli ve 904 sayılı Kanuna 30.1.1957 tarihli ve 6893 sayılı Kanunla eklenen ek 5. maddenin 1. ve 2. fıkraları, 19.7.1972 tarihli ve 1615 sayılı Kanunun 161. maddesi, 13.1.1943 tarihli ve 4358 sayılı Kanunun değişik 14. maddesi ve 2.2.1929 tarihli ve 1389 sayılı Kanun ile Katma Bütçeli Kurumların, İl Özel İdareleri ve Belediyeler ile bunlara bağlı birliklerin davalarını sonuçlandıran avukat ve saireye verilecek vekalet ücretine ilişkin sair kanun hükümleri saklıdır. Şu kadar ki, vekalet ücretinin yıllık tutarı; ( 6.000 ) gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarın oniki katını geçemez. Bu esasa göre yapılacak dağıtım sonunda artan miktar merkezde bir hesapta toplanarak Maliye Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmeliğe göre diğer avukatlar arasında yukarıdaki miktarı aşmamak üzere eşit olarak dağıtılır." düzenlemesine yer verilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden, davalı idarede avukat olarak 399 Sayılı Kanun HÜkmünde Kararnameye tabi kamu personeli statüsünde görev yapan davacının, Avukatlık Yasası'nda yapılan değişiklik nedeniyle vekalet ücretlerinin değişikliğin yürürlüğe girdiği 10.5.2001 tarihi itibariyle herhangi bir limit veya kısıntıya tabi tutulmaksızın tamamının hukuk müşavirleri ve avukatlara ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddedilmesi üzerine, ret işleminin iptali ve takip edip sonuçlandırdığı davalarda karşı tarafa yüklenen ancak davalı idare tarafından 10.5.2001 tarihinden itibaren tahsil edilen vekalet ücretlerinin hiçbir kısıtlama getirilmeden, limitsiz olarak ve yasal faiziyle birlikte kendisine ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davayı açtığı anlaşılmaktadır.

Davacının istemine dayanak yaptığı 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 164. maddesinin de içinde bulunduğu "Onbirinci Kısmı" 4667 sayılı Yasayla "Avukatlık Sözleşmesi" üst başlığı altında düzenlenmiş, maddenin son fıkrası, "Avukatla iş sahibi arasında yazılı sözleşme bulunmadıkça tarifeye dayanarak karşı tarafa yüklenecek avukatlık ücreti avukata aittir." şeklindeyken 4667 sayılı Yasanın 77. maddesiyle yapılan değişiklikle, "Dava sonunda kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücreti avukata aittir. Bu ücret, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez." şeklinde değiştirilmiştir.

Avukatlık sözleşmesi yapan avukat ile kamu kurum ve kuruluşlarında idare ile bir sözleşme yapmadan, statü hukukuna göre memur kadrosunda görev yapan ve maaşını bağlı bulunduğu yasalara göre alan kamu avukatının durumunun aynı olmadığında kuşku bulunmamaktadır.

Bu durumda, Danıştay Onbirinci Daire kararında da belirtildiği gibi, 657 sayılı Yasada kurum avukatlarına verilecek vekalet ücretine ilişkin olarak farklı bir düzenleme yapılmadığı sürece, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nda 4667 sayılı Yasa ile yapılan değişikliğin 657 sayılı Kanunun 146. maddesi hükmünü yürürlükten kaldırdığından sözedilmesine olanak bulunmadığından dava konusu işlemin iptali yolunda verilen idare mahkemesi kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüyle, Zonguldak İdare Mahkemesinin 12.5.2005 günlü, E:2005/439, K:2005/460 sayılı kararının Danıştay Onbirinci Dairesinin 12.11.2003 günlü, E:2002/4661, K:2003/5019 sayılı kararı doğrultusunda BOZULMASINA, kullanılmayan 18,20 YTL YD harcının istemi halinde davalı idareye iadesine, dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, 06.03.2008 günü oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Zonguldak İdare Mahkemesince verilen ısrar kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile Zonguldak İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.
Old 03-05-2009, 22:44   #15
ahmet tuğrul

 
Varsayılan

Davanın esası 2005 yüksek Mahkemenin karar tarihi ise 2008'dir. Dava hiçbir delil toplamayı gerektirmeyen, hukuki yoruma muhtaç bir davadır.
Davanın bu kadar uzun bir sürede neticelenmesi hiçde normal değildir. Yüksek Yargı organının Kamu avukatlarına, avukatlık mesleğine olan bakış açısını yansıtmaktadır.
Avukatların, özellikle baroların oturup düşünmesi gerekir.
Yargının üç ayağını oluşturan Sav-Savunma-Karar üçlüsünde avukatlar aleyhine işleyen kötü bir gidiş vardır.
Bana göre, Tüm avukatlarının AHİME gitmekten başka bir yolu kalmamıştır.
Old 04-05-2009, 09:06   #16
Av.Mehmettt

 
Varsayılan

5393 sayılı Belediye Kanunu'na göre tam zamanlı sözleşmeli olarak belediye avukatlığı yapıyorum.Belediyede tek başıma çalışıyorum (yanımda çalışan yok).Karşı vekaletlerden gelen paranın tamamı bana mı ait olacak yoksa 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekalet Hakkında Kanun uyarınca %70'i mi bana ait olup geri kalan %30 belediyenin kasasında mı kalacak?
İlginiz için şimdiden çok teşekkür ederim.
Saygılar...
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Vekalet Ücretinin Vekalet Ücreti Olur mu? avzehra Meslektaşların Soruları 134 18-06-2014 12:22
Azledilen Vekalet İlişkisinde Vekalet Ücreti Alacağı Av. Tuncer Öztürk Meslektaşların Soruları 16 06-12-2011 17:10
Vekalet Ücreti - icra vekalet ücretini asilin tahsil etmesi cemoka23 Meslektaşların Soruları 14 19-05-2007 09:34
Vekalet ücreti Av.Ergün Vardar Meslektaşların Soruları 1 04-12-2006 21:58
Vekalet Ücreti adalet Meslektaşların Soruları 2 28-03-2004 23:43


THS Sunucusu bu sayfayı 0,14475608 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.