Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Uyuşturucu Ticaretinde Telefon Kayıtları

Yanıt
Old 09-03-2008, 19:14   #1
av.buğra

 
İnceleme Uyuşturucu Ticaretinde Telefon Kayıtları

Uyuşturucu Ticareti yapmak ile ilgili olarak Sadece Telefon dinlemesinın cezalandırmaya yeterli olup olamıyacağı hususunda yargıtay kararı arıyorum.selamlar
Old 09-03-2008, 21:07   #2
AV.HARUN UYANIKOĞLU

 
Varsayılan

Sayın meslektaşım;
Telefon Kayıtlarıkendi başına delil olamaz.prof Dr.Feridun Yenisey'in de nitelendirdiği üzere bunlar birer beyan delilidir.Çünkü Sanığa hakları hatırlatılmadan özel hayatına devletin müsaadesiyle soruşturma makamları girerek bu bilgileri toplamıştır.
Bir bilgi toplama faaliyeti olan telefon kayıtlarının kendi başına delil olamayacağı Yargıtay tarafından da kabul edilmiştir.

Yargıtay 10.ceza dairesi 2007 tarihli dergilerde yayınlanmamış bir kararında telefon kayıtları dışında aleyhine delil elde edilemeyen sanıkların beraatine karar vermiştir.Bu karar elimdedir.Karar bilgisayarıma aktaramadığım için şu an size sunamıyorum.daha sonra scannerdan geçirip tüm arkadaşların bilgisine sunacağım
Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesi de uyuşturucu ticareti ile yargılanan ve aleyhlerine ÇOk iyi bal var ilaçlık 500gram;Baş ağrısı için ilaç versem aklayabilirmiyiz. gibi beyanları içeren telefon konuşmalarından dolayı sanığın beraatine karar vermiştir.

Keza silah ticaretinden halen yargılanan 46 sanıktan 12si dışında herkesi yine aleyhlerine telefon konuşması dışında delil olmadığı için tahliye etmiştir.
Yardımcı olabildiysem ne mutlu ... saygılarımla ;
Old 10-03-2008, 21:32   #4
CENTELBOY 54

 
Varsayılan

Sayın harun bey bahsettiğiniz kararı bende dört gözle bekliyorum yardımlarınız için teşekkürler.
Old 12-03-2008, 08:31   #5
AV.HARUN UYANIKOĞLU

 
Varsayılan

arkadaşlar;Bu karar 10 ceza dairesinin 2007-1806E 2007-12471 numaralı kararı olup karar metnini samsunbarosu.org.tr sitesinde yayınladım.Anasayfada haberler bölümünden alabilirsiniz
Old 12-03-2008, 09:28   #6
Av.Bülent AKÇADAĞ

 
Varsayılan

Değerli meslektaşım UYANIKOĞLU,

Öncelikle paylaşımınız için teşekkür ederim, gerçekten güzel bir karar lakin bu karar teknik takibin başlı başına cezalandırma için yeterli delil olarak nitelendirilip nitelendirilemeyeceği konusundan ziyade "şüphe sanığın lehinedir"ilkesini destekler nitelikte olduğunu belirtmek istiyorum. Saygılarımla.
Old 15-03-2008, 15:44   #8
av_ramazan

 
Varsayılan yan delil ve yargılamaya etkisi

teknik takip vesilesi ile elde edilen telefon dökümlerinin/tape kayıtlarının başkaca delillerle desteklenmesi olasılığı karşısında beraat hükmünün verilemeyeceği kanaatindeyim..nitekim uygulamada bu yönde..ele geçirilmiş-yakalanmış-uyuşturcu maddenin tape kayıtlarında adı geçen şahıslarla ilişkili/ilintili olduğu bir şekilde ispat ediliyorsa-zincirleme şeklinde telefon görüşmesi şeklinde de olabilir-yan delilin esasa hükmettiği sonucu doğuyor kanaatiyle hüküm veriliyor yerel mahkemelerce..
Old 24-03-2008, 14:15   #9
av.buğra

 
Varsayılan

".................Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesi de uyuşturucu ticareti ile yargılanan ve aleyhlerine ÇOk iyi bal var ilaçlık 500gram;Baş ağrısı için ilaç versem aklayabilirmiyiz. gibi beyanları içeren telefon konuşmalarından dolayı sanığın beraatine karar vermişti............." Sayn Meslektaşım bahis ettiğiniz bu karara ilişkin Esas ve Karar numaralarınıda bildirirseniz çok memnun olurum. selamlar.......
Old 26-03-2008, 23:26   #10
AV.HARUN UYANIKOĞLU

 
Varsayılan

Sayın ramazan bey
Yargıtayın bu kararı artık uygulamaya da yön verir hale gelmiştir.Telefon kayıtlarından maddi delile ulaşılamamışsa ceza verilemezUygulama bahsettiğinizin aksine sanıkların genelde beraati cihetindedir.Saygılarımla
Old 26-03-2008, 23:28   #11
AV.HARUN UYANIKOĞLU

 
Varsayılan

Sayın Bülent Akçadağ;Bu kararın temelinde belki şüphe sanık lehine yorumlanır ilkesi yatabilir.Ancak bu kararla
telefon kayıtlarının sadece bilgi toplama faaliyeti olduğu kendi başına delil olamayacağı kabul edilmiştir.
kanaatindeyim.Yerel mahkeme kararlarının gerekçeleri de
şüphe sanık lehine yorumlanır ilkesinden ziyade bu gerekçeye dayanmaktadır.Saygılarımla
Old 26-03-2008, 23:50   #12
Av.Bülent AKÇADAĞ

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan AV.HARUN UYANIKOĞLU
.Ancak bu kararla
telefon kayıtlarının sadece bilgi toplama faaliyeti olduğu kendi başına delil olamayacağı kabul edilmiştir.kanaatindeyim.

Sayın UYANIKOĞLU, Bence aynı şeyi söylüyoruz ama her nedense anlaşamamaktayız.

Teknik takip sonucu elde edilen delillerin tek başına cezalandırmaya yeterli olmadığını, cezalandırma yoluna gidebilmek için elde somut delillerin olması gerektiği, bu durumunda özünde "Şüpheden Sanık Yararlanır" ilkesi ile bağdaştığı görüşündeyim.
Old 26-03-2008, 23:56   #13
AV.HARUN UYANIKOĞLU

 
Varsayılan

Ben telefon kayıtlarının niteliği üzerinde duruyor ve onu tartışıyorum siz ise
genel bir hukuk prensibinden yola çıkarak sanığın beraatine gidiyorsunuz.farkımız bakış açısı o kadar
Sayın Akçadağ saygılarımla
Old 27-03-2008, 01:37   #14
Mehmet Taşcı

 
Varsayılan

İletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alın­ması
MADDE 135.– (1) (Değişik birinci cümle: 25.05.2005 – 5353/17 md.) Bir suç dolayısıyla ya­pılan soruşturma ve kovuşturmada, suç işlendiğine ilişkin kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka suretle delil elde edilmesi imkânının bulunmaması durumunda, hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının kararıyla şüpheli veya sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişimi tespit edilebilir, dinlenebilir, kayda alına­bilir ve sinyal bilgileri değerlendirilebilir. Cumhu­riyet savcısı kararını derhâl hâkimin onayına sunar ve hâkim, kararını en geç yirmidört saat içinde verir. Sürenin dolması veya hâkim tarafından ak­sine karar verilmesi halinde tedbir Cumhuriyet savcısı tarafından derhâl kaldırılır.
(2) Şüpheli veya sanığın[9] tanıklıktan çekine­bile­cek kişi­lerle arasındaki iletişimi kayda alına­maz. Kayda alma gerçekleştikten sonra bu duru­mun anlaşıl­ması hâlinde, alınan kayıtlar derhâl yok edilir.
(3) Birinci fıkra hükmüne göre verilen kararda, yüklenen suçun türü, hakkında tedbir uygulanacak kişinin kimliği, iletişim aracının türü, telefon nu­marası veya iletişim bağlantısını tespite imkân veren kodu, tedbirin türü, kapsamı ve süresi belir­tilir. Tedbir kararı en çok üç ay için verilebilir; bu süre, bir defa daha uzatılabilir. Ancak, örgütün faali­yeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili olarak gerekli görülmesi halinde, hâkim bir aydan fazla olmamak üzere sürenin müteaddit defalar uzatıl­masına karar verebilir.[10]
(4) Şüpheli veya sanığın yakalanabilmesi için, ...[11] mobil telefonun yeri, hâkim veya gecikme­sinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcı­sının kararına istinaden tespit edilebilir. Bu hususa iliş­kin olarak verilen ka­rarda, ...11 mobil telefon numa­rası ve tespit işleminin süresi belirtilir. Tespit iş­lemi en çok üç ay için yapılabilir; bu süre, bir defa daha uzatıla­bilir.
(5) Bu madde hükümlerine göre alınan karar ve yapılan işlemler, tedbir süresince gizli tutulur.
(6) Bu madde kapsamında dinleme, kayda alma ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesine ilişkin hükümler[12] ancak aşağıda sayılan suçlarla ilgili olarak uygulanabilir:
a) Türk Ceza Kanununda yer alan;
1. Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti (madde 79, 80),
2. Kasten öldürme (madde 81, 82, 83),
3. İşkence (madde 94, 95),
4. Cinsel saldırı (birinci fıkra hariç, madde 102),
5. Çocukların cinsel istismarı (madde 103),
6. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ti­ca­reti (madde 188),
7. Parada sahtecilik (madde 197),
8. Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, madde 220),
9. (Ek: 25.05.2005 – 5353/17 md.) Fuhuş (madde 227, fıkra 3),
10.[13]İhaleye fesat karıştırma (madde 235),
11. Rüşvet (madde 252),
12. Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama (madde 282),
13. Silahlı örgüt (madde 314) veya bu ör­güt­lere silah sağlama (madde 315),
14. Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casus­luk (madde 328, 329, 330, 331, 333, 334, 335, 336, 337) suçları.
b) Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunda tanımlanan silah kaçakçılığı (madde 12) suçları.
c) (Ek: 25.05.2005 –5353/17 md.) Bankalar Kanununun 22 nci maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkralarında tanımlanan zimmet suçu,
d)[14] Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda tanımla­nan ve hapis cezasını gerektiren suçlar.
e) Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Ka­nu­nunun 68 ve 74 üncü maddelerinde tanımlanan suçlar.
(7) Bu maddede belirlenen esas ve usuller dı­şında hiç kimse, bir başkasının telekomünikasyon yoluyla iletişimini dinleyemez ve kayda alamaz.

Sayın Meslektaşlarım 5271 sayılı yasa'nını ilgili maddesini yeniden okuyunuz.
Ceza Muhakemeleri Kanunumuz HUMK gibi ıspat konusunda bir sınırlama getirmemiştir. Maddi gerçeği ortaya çıkaracak her türlü delil hükme esas alınabilir yeter ki bu deliller hukuka ayırı elde edilmemiş olsun ve şüphe içermesin.
Saygılarımla.
Old 28-03-2008, 20:18   #15
AV.HARUN UYANIKOĞLU

 
Varsayılan iletişim tespit tutanaklarının niteliği

Sayın Mehmet Bey; TCK 135.maddede kişilerin hangi suçlarda ve neşekilde telefon görüşmelerinin dinlenebileceği belirtilmektedir.
Bu madde bizim tartışma konumuz değildir.Elbette dediğiniz gibi ceza yargılamasında vicdani kanaat esastır.HMUK gibi sınırlama da yoktur.

Tartıştığımız konu bu konuşmaların delil olarak niteliği nedir? Bir ikrar sayılabilir mi? Kendi başına yeterli midir.konusudur?

Ceza Hukukumuza yeni giren bu müessenin tek başına delil olup olamayacağını
yüksek yargıtay belirleyecektir.

Mahkemeler uygulamada 'koşullarının varlığını özellikle başka delil elde etme imkanının bulunmamasını tartışmadan savcılıkalrın taleplerini kabul etmektedir.
Bu güne kadar ben bu taleplerin red edildiğine hiç rasgelemedim.

Bu nedenle kişilerin özel hayatına doğrudan müdahale eden dinleme müessesesinin ikrar gibi algılanması fahiş hatalara yolaçabilir.Ben telefon kayıtlarının niteliği özellikle ikrar olup olmadığı üzerinde duruyorum.Ceza Hukukuyla ilgilenen arkadaşlarımız için güncel bir tartışma konusuolduğu için arkadaşlara cevap vermeyece çalışacağım.Yanlış anlaşılmış isem bu beyanlarımı dikkate almanızı diliyor sevgilerimi sunuyorum
Old 29-03-2008, 15:02   #16
av.buğra

 
İnceleme

Harun Bey'e Teşekkür ediyorum....Tartışılan ve halen yeknesaklaşmamış bir koudur, İletişimin tespiti. Kanunda açıkça başkaca bir şekilde delil elde edilemeyeği şartı aranmaktadır . Savcılık makamlarının bu şartı arayıp aramadıkları meçhul olup . Emniyetten gelen bu talepler genelde geri çevrilmemektedir. Delil elde edilmeksizin , Muğlak bir Telefon kaydı ile kişiler yargılanmakatadırlar yoksa konumuz iletişimin tespiti prosedürü değildir.
Old 29-03-2008, 16:20   #17
muratözel

 
Varsayılan

T.C.
YARGITAY
CEZA GENEL KURULU

Esas No.
2003/10-260
Karar No.
2003/284
Tarihi
09.12.2003
Sayın meslektaşım;CMK 135 maddesi uyarınca telefon kayıtları mahkeme kararı ile dinlemeye alınmış ise yasal dinleme süresi içinde suç teşkil eden konuşmalar mevcut ise mahkemede delil olarak kullanılabilir ve bu delillere dayanılarak hüküm verilebilir.düşüncesindeyim.
Old 01-04-2008, 18:08   #18
av.buğra

 
İnceleme

Sayın meslektaşım ..
peki www.samsunbarosu.org.tr sitesindeki ; Yargıtay 10. Ceza Daire Kararını ne yapacağız. Bu Kararda açıkça Sanıkta Esrar elde edilemezse ve Esrar maddesi olup olmadığı incelemesi yapılamazsa , sadece iletişimin tespitinde geçen esrar temini ifadesine göre ceza verilemiyeceği hükmü bulunmaktadır.
Old 03-04-2008, 23:42   #19
AV.HARUN UYANIKOĞLU

 
Varsayılan

Sayın buğra esrar yoksa iletişim tespit tutanağındaki konuşmaları delil kabul edemeyeceğiz.esrar bulunmuşsa telefon kayıtları doğrulanmıştır.Bu durumda sanık ceza alacaktır. kanaatindeyim.saygılarımla;
Old 15-09-2008, 10:35   #20
qendal21

 
Varsayılan

selmalar;
şu internetten tam olarak anlamadığımdan dolayı 10 ceza dairesinin 2007-1806E 2007-12471 kararına ulaşamadım. mümkünse bu kararın tam metnini yayınlaya bilirmisiniz? şimdiden teşekkürler.
saygılar
Old 15-09-2008, 11:09   #21
Av.Bülent AKÇADAĞ

 
Varsayılan

Sayın qendal,

7 numaralı mesajda ilgili Yargıtay kararının tam metni bulunmaktadır. Saygılarımla.
Old 16-09-2008, 10:31   #22
qendal21

 
Varsayılan

sayın Av. Bülent; gözümden kaçmış. çok teşekkür ederim.
Old 22-04-2009, 08:08   #23
Rıdvan Ergün

 
Varsayılan

T.C.
YARGITAY
CEZA DAİRESİ 1

Esas No. 2008/8783
Karar No. 2009/437
Tarihi 2/6/2009

5237-TÜRK CEZA KANUNU ( TCK )/135/53/62/81/82/83


5271-CEZA MUHAKEMESİ KANUNU ( CMK )/135/138/217


5320-CEZA MUHAKEMESİ KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN/18



İLETİŞİMİN TESPİTİNİN TESADÜFEN ELDE EDİLEN DELİL KAPSAMINDA OLMASI
ARAMA VEYA ELKOYMA SIRASINDA TESADÜFEN ELDE EDİLEN DELİLLER
CEZA YARGILAMASINDA DELİLLERİ TAKDİR YETKİSİ
KİŞİSEL VERİLERİN KAYDEDİLMESİ
KASTEN ÖLDÜRME SUÇU
KASTEN ÖLDÜRME SUÇUNUN NİTELİKLİ HALİ
KASTEN ÖLDÜRMENİN İHMALİ DAVRANIŞLA İŞLENMESİ


ÖZET
SANIĞA AİT OLAN İLETİŞİMİN TESPİTİ TUTANAKLARI TESADÜFEN ELDE EDİLMİŞ DELİL NİTELİĞİNDEDİR. 4422 SAYILI KANUN, TESADÜFEN ELDE EDİLMİŞ DELİLLERLE İLGİLİ BİR DÜZENLEME GETİRMEDİĞİ GİBİ, 5271 SAYILI CMK'NUN 138. MADDESİ DE SÖZKONUSU İLETİŞİMİN TESPİTİ TUTANAKLARINA YASAL BİR DELİL NİTELİĞİ KAZANDIRMAMAKTADIR. SANIK HAKKINDA İLETİŞİMİN TESPİTİ KARARI DA BULUNMADIĞINDAN, HÜKME DAYANAK YAPILAN İLETİŞİMİN TESPİTİ TUTANAKLARININ YASA DIŞI ELDE EDİLMİŞ DELİL NİTELİĞİNDE OLDUĞU, YASA DIŞI ELDE EDİLMİŞ DELİLLERLE, MAHKUMİYET YÖNÜNDE HÜKÜM KURULAMADIĞI, DOSYA İÇERİĞİNE VE OLUŞA GÖRE, SANIK HAKKINDA ELDE EDİLEN BAŞKA DELİLLERİN DE MAKTULÜ ÖLDÜRMESİ İÇİN DİĞER SANIK ALP'İ AZMETTİRDİĞİNİ YA DA FE'RAN KATILDIĞINI KABULE VE MAHKUMİYETE YETER NİTELİK VE DERECEDE BULUNMADIĞI GÖZETİLMEDEN, SANIĞIN BERAATİ YERİNE YAZILI ŞEKİLDE MAHKUMİYETİNE KARAR VERİLMESİ DOĞRU OLMAMIŞTIR.

DAVA :
Cihangir Baysal'ı taammüden öldürmekten ve izinsiz silah taşımaktan sanık Alp E., işbu suçlara yardımdan sanık Alper E.'nın yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine, Alper'in izinsiz silah taşımaktan beraetine ilişkin (KASTAMONU) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 14.04.2008 gün ve 123/181 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar müdafii ile müdahiller vekili taraflarından istenilmiş, sanıklar duruşma da talep etmiş ve hüküm kısmen re'sen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanıklar hakkında duruşmalı, müdahillerin temyizi veçhile incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Maktulün reşit olmayan çocukları Nisa Pınar B.l ve Elif Gonca B.'a velayeten müdahil olan Serap K.'nun, 6136 Sayılı Kanuna Muhalefet suçundan kurulan hükmü temyize yetkisi bulunmadığından, müdahiller vekilinin, bu suç yönünden kurulan hükme yönelik temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
2- Sanık Alp hakkında kurulan hükümlerde, adli sicil kaydında bulunan Kastamonu Asliye Ceza Mahkemesinin 19.03.2002 tarih ve 14/192 sayılı ilamı ile ilgili tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışmasız bırakılması, aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
3- Sanık Alp'in öldürme ve 6136 Sayılı Kanuna muhalefet suçları yönünden;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın öldürme ve 6136 Sayılı Kanuna muhalefet suçlarının sübutu kabul, 6136 Sayılı Kanuna muhalefet suçu bakımından, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, cezayı azaltıcı takdiri indirim sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle kısmen reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri ve bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı incelemede, yasal savunmaya, tahrike yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle,
A) 6136 Sayılı Kanuna muhalefet suçu ile ilgili olarak kurulan hükmün, tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
B) Öldürme suçu ile ilgili olarak,
a) Dosya kapsamına göre, sanık ile maktulün Kastamonu otogarında işletmecilik yaptıkları ve birbirlerini tanıdıkları, olay tarihinde sanık ile maktulün çarşıda karşılaştıkları, maktulün sanığa bir konu hakkında konuşmak için yazıhanesine geleceğini söylediği, sanığın da bunu kabul ettiği, maktulün akşam saatlerinde sanığı cep telefonundan arayıp geleceğini bildirdiği, aradan geçen zamana rağmen maktulün gelmemesi üzerine bu kez sanığın maktulü cep telefonundan arayarak acele etmesini istediği, bu görüşmeden sonra HTSL raporlarından da anlaşılacağı üzere maktulün, 17 dakika ara ile iki kez daha sanığı aradıktan sonra sanığın işyerine geldiği, burada sanığın maktulü tabanca ile ateş ederek öldürdüğü olayda,
Sanığın maktülü öldürme konusunda karar verip bir plan yaptığına, bu kararında sebat ve ısrar gösterip makul bir süre geçmesine rağmen dönmediğine ve olay günü maktulü bu plan gereği öldürdüğüne ilişkin yeterli ve inandırıcı delil bulunmaması nedeniyle, olayda tasarlamanın şartlarının bulunmadığı gözetilmeden, kasten öldürme suçundan cezalandırılmasına karar vermek yerine, yazılı şekilde tasarlayarak öldürme suçundan mahkumiyet hüküm kurulması;
b) Kabule göre;
Sanık lehine olan yasanın belirlenmesi amacıyla, 765 sayılı TCK. İle 5237 sayılı TCK.nun karşılaştırılması sırasında, 5237 sayılı TCK.nun 82/1-a, 62, ve 53. maddeleri ile yapılacak uygulamanın sanık lehine olacağının düşünülmemesi,
2- Sanık Alper'in öldürme suçu yönünden;
4422 Sayılı Çıkar Amaçlı Suç Örgütleri İle Mücadele Kanunu hükümlerine göre, iletişimin tespiti sınırlı olarak sayılmış suç tipleri bakımından, sınırlı durumlarda yapılmaktayken, 5271 Sayılı CMK'nun yürürlüğe girmesi ile 5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 18. maddesi uyarınca 4422 Sayılı Kanun yürürlükten kaldırılmış, 5271 Sayılı CMK'nun 135. maddesi ile yeniden düzenlenmiş, düzenleme ile iletişimin tespiti yapılabilecek suçların sayısı artırılmış, bu suçlar arasında 5237 Sayılı TCK'nun 81, 82 ve 83. maddelerindeki öldürme suçları da dahil edilmiştir. 5271 Sayılı CMK'nun 138. maddesi, yürürlükten kalkan 4422 Sayılı Kanundan farklı olarak, bir başka suçun işlendiği şüphesini uyandıracak şekilde tesadüfen elde edilen delillerin değerlendirilmesi olanağını tanımış, bu delillerin dikkate alınabilmesi için de sözkonusu suçun TCK'nun 135. maddesinde sayılan suçlardan olması gerektiğini belirtmiştir.
Sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulurken, delil olarak kabul edilen sanık ile tanık Nurettin arasında gerçekleşen telefon dinleme kayıtları, tanık Nurettin'in de içinde bulunduğu soruşturma sırasında, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.06.2004 tarih ve 2004/1145 değişik iş numaralı iletişimin dinlenmesi ve tespiti kararı ile elde edilmiştir.
Bu dinleme kararı doğrultusunda, olay günü olan 19.08.2004 ve bir gün sonrası 20.08.2004 tarihleri arasında 2 kez tanık Nurettin'in sanığı cep telefonundan araması sırasında olayla ilgili görüşmeler tespit edilmiştir.
Sanığa ait olan iletişimin tespiti tutanakları tesadüfen elde edilmiş delil niteliğindedir. 4422 Sayılı Kanun, tesadüfen elde edilmiş delillerle ilgili bir düzenleme getirmediği gibi, 5271 Sayılı CMK'nun 138. maddesi de sözkonusu iletişimin tespiti tutanaklarına yasal bir delil niteliği kazandırmamaktadır. Zira, tesadüfen 19.08.2004 tarihinde tespit edilen ilk görüşmeden sonra bu durum Cumhuriyet Savcısına bildirilmemiş, davayı gören mahkemenin 11.02.2005 tarihli yazısı ile istenen tespit tutanakları, iletişimin tespiti kararını veren Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.03.2005 tarih ve 2005/81 numaralı yazısı ile gönderilmiş, dosyaya da 07.04.2005 tarihinde girmiştir.
Sanık hakkında iletişimin tespiti kararı da bulunmadığından, hükme dayanak yapılan iletişimin tespiti tutanaklarının yasa dışı elde edilmiş delil niteliğinde olduğu, yasa dışı elde edilmiş delillerle, T.C. Anayasası'nın 20, 38/6, AİHS'nin 6, 8 ve CMK'nun 217/2 maddesi uyarınca, ayrıca Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2006 gün, 2006/5.MD-154 esas-2007/145 karar, 14.04.2006 gün, 2007/5.MD-23 esas-2007/167 karar ve 22.01.2008 gün, 2007/5.MD-101 esas-2008/3 karar numaralı ilamı da dikkate alınarak, mahkumiyet yönünde hüküm kurulamadığı, dosya içeriğine ve oluşa göre, sanık hakkında elde edilen başka delillerin de maktulü öldürmesi için diğer sanık Alp'i azmettirdiğini ya da fe'ran katıldığını kabule ve mahkumiyete yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Usul ve Yasaya aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu sebeple yerinde görüldüğünden, resen de temyize tabi hükmün, tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak BOZULMASINA, sanık Alper'in TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değilse, salıverilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, 06.02.2009 gününde, Üye Hâkim Şerafettin İste ve Üye Hâkim Sezai Akbulut'un değişik gerekçeleri ve oybirliği ile karar verildi.
DEĞİŞİK GEREKÇE:
Dosyada bulunan telefon dinleme tutanaklarına göre, olay günü maktulü olay yerine davet edenin sanık Alp olmayıp, aksine ısrarla görüşmek isteyenin maktul Cihangir olduğu, yine ani gelişen kasıt sonucu, sanık Alp'in maktulü birden çok ateş ederek öldürdüğü, bu kabul altında tasarlamadan söz edilmeyeceği gibi, ağabeyi olan diğer sanık Alper'in de sanık Alp'i azmettirmesinden söz edilemeyeceğinden, sonuçta: Sanık Alper'in yüklenen tüm suçlardan beraatine, Sanık Alp'in ise kasten insan öldürme ve yasak silah suçlarından mahkum edilmesi görüşü ile, sadece bu gerekçe ile hükmün bozulması gerektiği görüşündeyiz. 06.02.2009
Şerafettin İste Sezai Akbulut
06.02.2009 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Serdar Kütahya'nın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanıklar Alp E. ile Alper E. müdafii Avukatlar Ertan Mumcu ve Mustafa Ekinci'nin yokluklarında 12.02.2009 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
eski tapu kayıtları avnihal Meslektaşların Soruları 4 14-04-2010 14:25
Ceza Davasında Ses Kayıtları av.buğra Meslektaşların Soruları 2 17-12-2007 10:05
Osmanlı Tapu Kayıtları Av.Olcay Pehlivanlıoğlu Meslektaşların Soruları 2 06-09-2007 21:17
Boşanma davası sırasında geriye dönük telefon kayıtları ve tazminat istemi Konuk Kadınlara Hukuki Destek Merkezi (KAHDEM) 1 22-06-2007 16:00
Adli Sicil Kayıtları Ercan Şenyay Hukuk Soruları Arşivi 5 10-10-2006 15:18


THS Sunucusu bu sayfayı 0,18825507 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.