Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Hukuk Sohbetleri Hukuki yorumlar, görüşler ve tartışmalar.. Soru niteliği taşımayan her türlü hukuki sohbet için.

Cumhuriyet Nedir?

Yanıt
Old 18-03-2003, 23:01   #1
Batu Han

 
Varsayılan Cumhuriyet Nedir?

malesef son zamanlarda içi boşaltılan kavramlardan biride cumhuriyet.Hepimiz biliyoruzki anayasa md 1e göre Türkiye
Devleti bir cumhuriyettir.Ama üzülerek görüyorumki Türkiyedeki bir çok insan cumhuriyet nedir dendiğinde "halkın
kendi kendisini yönetmesidir"cevabından başka bir cevap veremiyecek durumda.halkın kendi kendisini yönetmesi nedir
sorusuyla karşılaştıklarını dahi sanmıyorum.bende bu eksikliği gördüğüm için elimdeki anayasa kitaplarından
cumhuriyetle ilgili kısa bir derleme yaptım...
1)DAR ANLAMDA CUMHURİYET:Hükümet biçmini ifade eder.En yalın biçimde monarşinin karşıtı olarak tanımlanır.En çok
kabul gören tanımı :devlet başkanı ve devletin diğer organlarının seçimle ve belli süreler için göreve geldiği HÜKÜMET BİÇMİdir.Ancak bazı yazarlar dar anlamda cumhuriyerin tanımını iyice daraltmakta ve veraset dışı yollarla(seçim,darbe,devrim) iş başına gelmeyi yeterli saymaktadırlar.
2)GENİŞ ANLAMDA CUMHURİYETevlet şeklini ifade eder.Devlet şekillerinin sınıflanmasında önemli bir kriterde egemenliğin kime ait olduğudur.Bu açıdan baktığımızda geniş anlamda cumhuriyet egemenliğin bir kişi(monark) yada zümreye(aristokrasi) değil toplumun tümüne ait olduğu modeli ifade eder.Geniş anlamda cumhuriyet tanımı cumhuriyet ve demokrasiyi özdeşleştirmektedir. Oysa demokrasiz cumhuriyetrler olduğu gibi (sosyalist rejimler örnek olarak verilebilir) sınırlı monarşi(ör:İngiltere , Japonya) şeklinde demokrasilerde vardır.
3)TÜRK HUKUKUNDA DURUM
A-1923 TARİHLİ ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ:Türkiye devletinin şekli hükümeti cumhuriyettir maddesiyle ile cumhuriyet türk anayasa hukukuna girmiştir.Burda cumhuriyet bir hükümet şekli olarak tanımlanmış yani dar anlamda cumhuriyet kabul edilmiştir.Böylece hükümet şeklinin ırsıyet yerine seçimi kurallaştırdığı ifade edilmiştir.bir ansiklopedide cumhuriyet tanımı şöyledir :"Halkın hakimiyeti doğrudan yada seçtiği temsilciler aracılığıyla kullandığı DEVLET ŞEKLİ : yemek esnasında , yarın cumhuriyeti ilan edicez dedim (Atatürk)" Oysa , 1921 teşkilatı esasiye kanunu zaten
hakimiyetin kayıtsız şartsız millete ait olduğunu ilan ettikten sonra , bunun kullanımıyla ilgili olarakta halkın mukadderatını bizzat ve bilfiil idare etmesi esasına dayandığını bildirmiş TBMM yide milletin yegane ve hakiki mümessili kabul etmişti.Durum buyken Atatürk yarın cumhuriyeti ilan edeceğiz derken (28 ekim 1923) halkın egemenliği doğrudan doğruya veya temsilcileri aracılığıyla kullandığı bir devletşeklini kastetmiş deildir çünkü bu durum en azından 1921 Teşkilatı esasiyeden beri vardı.Burda kastedilen dar anlamda cumhuriyet ve onun özelliği olarakta devlet başkanının cumhurbaşkanı diye nitelendirilip , belli bir süre için ve seçimle belirlenmesi usulüydü .
B-1961 ANAYASASINDAKİ DURUM : md 1 Türkiye devleti bir cumhuriyettir. Madde gerekçesinde şöyle denmişti : bu madde Türkiye Cumhuriyeti adında bir devletin kuruluşunu , bu devletin HÜKÜMETİNİN hertürlü saltanat , şahıs ve zümre hakimiyeti şekillerini reddeden , DEMOKRATİK bir devlet olduğunu açıklamaktadır.Görüldüğü üzere 61 Anayasası hükümet şeklini ve niteliğini dar anlamda cumhuriyet devletin şeklini ise geniş anlamda cumhuriyet olarak ilan etmiştir. Anayasa mahkemesinin bu konudaki tutumu : Anayasa mahkemesine göre 61 anayasası md 1 DEVLET şeklinin cumhuriyet olduğunu md 9 ise bu hükmün deiştirilemez olduğunu bildiriyordu.Anayasa mahkemesi anayasada deişiklik yapan birçok yasayı denetlerken şu mantığa dayandı.Anayasayla korunan sadece cumhuriyet sözcüğü yada devlet başkanının seçimle belirlenmesi usulü deil belli nitelikleri olan bir devlet sistemidir. Bu nitelikler anayasanın başlangıç bölümüyle md 1-2 de gösterilmiştir.Bunlara ters düşen Anayasa deişiklikleri cumhuriyet ilkesine aykırı olup iptalleri gerekir.
(I. Devletin Şekli
Madde 1- Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.
II. Cumhuriyetin Nitelikleri
Madde 2- Türkiye Cumhuriyeti, insan haklarına ve Başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, millî,
demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk devletidir.
Başlangıç bakımındansa Tarihi boyunca bağımsız yaşamış, hak ve hürriyetleri için savaşmış olan;
Anayasa ve Hukuk dışı tutum ve davranışlarıyla meşruluğunu kaybetmiş bir iktidara karşı direnme hakkını kullanarak
27 Mayıs 1960 Devrimini yapan Türk Milleti;
Bütün fertlerini, kaderde, kıvançta ve tasada ortak, bölünmez bir bütün halinde, millî şuur ve ülküler etrafında toplıyan ve milletimizi, dünya milletleri ailesinin eşit haklara sahip şerefli bir üyesi olarak millî birlik ruhu içinde daima yüceltmeyi amaç bilen Türk Milliyetçiliğinden hız ve ilham alarak ve;
"Yurtta Sulh, Cihanda Sulh" ilkesinin, Milli Mücadele ruhunun, millet egemenliğinin, Atatürk Devrimlerine bağlılığın tam şuuruna sahibolarak;
İnsan hak ve hürriyetlerini, millî dayanışmayı, sosyal adâleti, ferdin ve toplumun huzur ve refahını gerçekleştirmeyi ve teminat altına almayı mümkün kılacak demokratik hukuk devletini bütün hukukî ve sosyal temelleriyle kurmak için;
Türkiye Cumhuriyeti Kurucu Meclisi tarafından hazırlanan bu Anayasayı kabûl ve ilân ve Onu, asıl teminatın vatandaşların gönüllerinde ve iradelerinde yer aldığı inancı ile, hürriyete, adâlete ve fâzilete aşık evlâtlarının uyanık bekçiliğine emanet eder.
Cümleleri kastedilmektedir) şimdi sadece cumhuriyet kelimesi bile bukadar çok şey ifade ederken bu kelimenin anlamını bukadar geniş yorumlamanın nekadar önemli olduğu açıkça ortaya çıkıyor.Bu geniş yorum sonucu verilen birkaç anayasa deişikliği iptali kararını ve somut hayata etkisinin örneğini vericem .şuanki anayasamızda var olan ancak 61 anayasasında cumhuriyetin deişmezliğine aykırı bulunup iptal edilen birkaç hüküm (yüksek hakimler kararına karşı yargı yolunun kapanması kanununun iptali veya toplantı ve gösterileri 10 gün erteleyebilme yetkisini mülki amirlere tanıyan yasanın keyfiliğe açık bulunarak iptali.şuanki kanunlara göreyse toplantı ve gösteri yürüyüşleri yasaklanabiliyor bile! Yada bunun gibi zorunlu din dersleri , nüfus cüzdenındaki dini ibaresi ve daha bugün mevcut birçok hükmün anayasaya girmesine bu yorum tarzı engel olmuştur.)
C-1982 ANAYASASINDA DURUM : 82 Anayasataslağını hazırlayan danışma meclisi anayasa komisyonu gerekçesinde cumhuriyeti dar anlamda tanımlamıştır : Devlet başkanının veraset yoluyla değil milletçe veya milletin temsilcisi TBMMce seçilerek makamına geleceği... 1960 ve 1980 müdahalelerinden sonra kurulan askeri rejimler döneminde askeri liderler kendilerini cumhurbaşkanı olarak deil devlet başkanı olarak isimlendirdiler.çünkü cumhurbaşkanlığı statüsünün seçimle kazanılacağına yönelik inanç kesindi.82 anayasasının kabulü için yapılan halk oylaması sonucunun ; anayasanın kabulü halinde milli güvenlik konseyi ve devlet başkanı olan kişinin (Kenan Evren) cumhurbaşkanlığı sıfatını kazanarak cumhurbaşkanına tanınan görevleri yerine getireceği ve yetkileri kullanacağışeklindeki geçici 1.md formülüde (devlet başkanının cumhurbaşkanı seçilerek deilde cumhurbaşkanı sıfatını kazanarak cumhurbaşkanına tanınan görevleri yapıp yetkileri kullanacağı) cumhurbaşkanlığı statüsüne ve bu statünün seçimle kazanılmasına duyulan saygıyı gösterir. 82 anayasası döneminde anayasa mahkemesi 1989 da vermiş olduğu türban kararında cumhuriyetin türk devriminin hukuki ifadesi olduğunu vurgulamış ve cumhuriyeti türk devrimiyle eşitleyen geniş anlamda cumhuriyeti kabul eden bir tavır alarak kanunu (anayasa deişikliği deil not : anayasa deişikliklerinin deiştirilmesi teklif dahi edilemeyen ilk 3 md açısından dahi kontrolü 82 anayasasına göre maalesef mümkün deildir ) iptal etmiştir.
4)TÜM BUNLAR IŞIĞINDA TÜRKİYEYE ÖZGÜ ANLAMIYLA CUMHURİYET: Mustafa Kemal Atatürk benim en büyük eserim Türkiye Cumhuriyeti dir derken ne bir hükümet şeklini nede bir devlet şeklini kastetmişti kastettiği Türk Devrimiydi.Nitekim
Anayasa Mahkemesi hem 61 anayasası döneminde hemde 82 anayasası döneminde (ör:yukardaki karar) cumhuriyeti geniş
yorumlarken Türk devrimini baz almıştır.Ayrıca son olarak 61 anayasasının gerekçesinde CUMHURİYETİN TÜRK DEVRİMİNİN
HUKUKİ GEREKÇESİ OLDUĞU VURGULANMIŞTIR.
Old 16-09-2006, 14:29   #2
medvetcti

 
Varsayılan

Cumhuriyet; halkın kendini yönetmesidir.
halkın kendini yönetmesi ise; hakkının başkasının hakkına zarar vermemesidir.
benim yaşamım, hürriyetim, senin hürriyetinin başladığı yere kadardır.
sana zarar veriyorsam O Hürriyet değildir
Old 19-09-2006, 00:52   #3
yargıç isa

 
Kitap ........

cumhuriyet tarzı bir yönetim biçimine sahip olan ama halkların kendi kendini yönetemediği ülkeler mevcuttur. Ozaman cumhuriyet ya anlamını kaybetmiştir yada cumhuriyetin "halkın kendi kendini yönetmesi" şeklindeki tanımı yanlıştır.

halkın kendi kendini yönetmesi demokrasidir ve demokrasi, bir yaşam biçimidir. Cumhuriyet ise devlet biçimidir. Cumhuriyetlerde yöneticiler seçimle iş başına gelir ama seçenlerin-seçtirenlerin kim olduğu tartışılır. Eğerki cumhuriyet halkın kendi kendini yönetmesi ise, bir ülkede cumhuriyet ve demokrasi bir arada olmalıdır. Aksi örnek çok olduğu için bu tanım cumhuriyet için doğru değildir.
Old 19-09-2006, 21:04   #4
Hasan Bahadır Büyükavcı

 
Varsayılan

Günümüzde cumhuriyet kavram olarak hoş görünen ancak uygulamada pekde öyle olmayan bir kurumdur.Halkın kendi kendini yönetmesi halkın hürriyetine sahip olamasıdır.Ancak günümüz yaşantısı bu kavramın etkinliğini yitirmesine sebep olmuştur.Eski Yunan da ortaya çıkan cumhuriyet-demokrasi düşüncesi en güzeliydi.Her insan direkt olarak ilk elden yönetimde söz sahibiydi.Ancak nüfus çok azdı günümüzde bu durum imkansız.Halk kendini yöneteni seçiyor,seçmek zorunda kalıyor.
Old 19-10-2008, 12:17   #5
Av.Ömer KAVİLİ

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan bahadir_buyukavci
Günümüzde cumhuriyet kavram olarak hoş görünen ancak uygulamada pekde öyle olmayan bir kurumdur. Halkın kendi kendini yönetmesi halkın hürriyetine sahip olmasıdır. Ancak günümüz yaşantısı bu kavramın etkinliğini yitirmesine sebep olmuştur. Eski Yunan da ortaya çıkan cumhuriyet-demokrasi düşüncesi en güzeliydi. Her insan direkt olarak ilk elden yönetimde söz sahibiydi. Ancak nüfus çok azdı günümüzde bu durum imkansız. Halk kendini yöneteni seçiyor,seçmek zorunda kalıyor.

Doğrudan demokrasi işleyişinde yönetilenlerin yönetici olanlardan hesap sorma olanağı vardır.

Oysa şimdi günümüzde ne güzel; yönetici olanlarımız yapıyor ediyor, beğenmeyenlere de sesleniyorlar:

- Gücün yetiyorsa hadi gel benden hesap sor !


Ankara Barosu üyesi üstadımız Avukat Mehdi BEKTAŞ'tan duyduğum bir sözü buraya aktarıyorum.

- Hesap sormak , güç, işidir ; ama , HESAP VEREBİLMEK, ERDEMDİR !


Ömer KAVİLİ
Hukukçu


" Hak, huk, HUKUK; gak, guk, GUGUK!!! "
Old 07-01-2009, 19:44   #6
Ekin EKŞİ YILMAZER

 
Varsayılan Cumhuriyet, göründüğü gibi olmayabilir.

Cumhuriyetin bir "demir perde", belki de bir "kalkan" olduğunu söyleyebiliriz. Düşünsel anlamda Cumhuriyetten yana olmak gerekir, ancak karma ve dışa açık bir toplumda cumhuriyetin mülkiyetin el değiştirmesi (tasfiye)aracı olarak kullanılabileceği tehlikesini gözardı etmemek gerekir. Bu yüzden bir amaç olması gereken cumhuriyet bir araç haline gelebilmektedir. Aynı zamanda cumhuriyet, tek bir kişinin değil, bir grup insanın yönetimi (oligarşi)dir. Bu şuna benziyor: Yönetimi de hakimler gibi düşünürsek, siz hakimin tek hakimli mi çok hakimli mi olmasını, aynı zamanda hakimin uzman ve yetişmiş biri mi yoksa, tahsili olmayan biri mi, ailenizden biri mi dışarıdan biri mi olmasını istersiniz sorularının yanıtına benziyor. Cumhuriyetin oligarşik bir yapı olmasının sonucu olarak ahtapotun kollarına benzetenler ve halktan kopuk bir yapı olduğunu savunanlar da olabilir. Çünkü Cumhuriyet hiçbir zaman tek başına belirli bir bölge içinde yaşayanların yönetimi olamamaktadır. Buna bir il veya ilçeyi örnek gösterebiliriz. İllerin, ilçelerin, köylerin mülkiyeti, hiçbir zaman tek başına aynı belde içinde yaşayanların mülkiyeti olamamaktadır. Yasalar gereği köylülerin belediye seçimlerine katılma hakkı bile yoktur. Bir köylü sınıfı, bir şehirli sınıfı, ve bir de milli sınıf vardır Cumhuriyet kelimesinin içinde. Sonuç ise; dayanışmadır hepsi ile birlikte.
Old 10-01-2009, 22:11   #7
Academic

 
Varsayılan

Cumhuriyet halkın kendi kendisini seçtiği kurumlar aracıyla yönettiği bir yönetim biçimidir. Ancak demokrasi bilincinin ve yaşam felsefesinin yerleşmediği toplumlarda cumhuriyet katı ve otoriter bir rejim de olabieceği gibi demokrasinin yerleştiği toplumlarda tanımına uygun bir ortam sağlayabilir. Kritik faktör demokrasi bilincinin yerleşmiş olması ve halkın bunu içine sindirebilmiş olmasıdır. Halkın neyi ,niçin ve ne kriterlerle seçtiğinin bilincinde olarak içine sindirmesi , seçtiklerinden hesap sorabilmesi ve beğenmediğini onaylamadığını yine seçim yoluyla değiştirebilmesi süreci ancak halkın belli bir demokrasi kültürünü kazanmış olması ve bunu yetkisini kullanabileceği kurumların iyi işlemesi ile mümkündür. Aksi durumda Çin Halk Cumhuriyeti de bir Cumhuriyettir. Mussolini ve Hitler de seçimle gelmiş ve Cumhuriyet rejimiyle yönetmişlerdir. Demokrasi olmadan var olan Cumhuriyet güdüktür. Eksiktir. Bir ayağı topaldır.
Old 12-01-2009, 13:51   #8
Hasan Bahadır Büyükavcı

 
Varsayılan

Her zaman söylenen "halkın kendisini yönetecek olanı kendisin seçmesi" ilkesi babında düşünüldüğünde, Devlet idaresinde önemli bir güce sahip olan askeri-sivil bürokrasinin yani atanmışların yerinin Cumhuriyet düşüncesine zeval verdiği düşünülebilir mi?
Old 15-04-2009, 22:22   #9
Kerem Özgündüz

 
Dikkat C U M H U R İ Y E T

Cumhuriyet
Adı güzel,kendi güzel
Ama her güzel layık olduğu kişiye düşmez,Düşer hoyratın,kazmanın birisinie.Yaşamı kendine zehir eder.
Hoyratın elinde sararır solar.
Eğer Cumhuriyette yaşamak cumhuriyetin erdemini bilen insanlar elinde yönetiminde ise,anlam taşır.Değer taşır ,değeri olur.
Kafasının içi örümcek ağı gibi sarılmış bir yönetimin elinde ise sadece adı kalır.(Cumhuriyet)
Günümüzde acaba yukarıda yazılı olduğu düzere yönetilen,seçtiği kişiyi seçilmesinde etki sahibi olan kaç devlet vardır?Bizi yönetmesi için seçtiğimiz insanları kaç kişimiz tanıyor,ve seçilmesinde ne gibi bir etkimiz var.
Öyle ise bu yönetim şekline cumhurieyet demek sözden başka bir anlam taşırmı;
Gerçekten cumhuriyetle yaşayan devletlerdeki yaşam kalitesi ile cumhuriyeti sadece kağıt üzerinde gören
toplumlardaki yaşam kaletesi aynımıdır?
Esas cumhuriyetle yaşamak kişi başına yılda iki dolar matbuat giderinden Japonyada olduğu gibi yılda 500 dolar matbuat gideri yapabildiğimiz zaman yaşayacağımız cumhuriyettir.
Kerem Özgündüz
Old 07-05-2009, 16:08   #10
fikirbay

 
Varsayılan Manga Carta Lİbertatum

Magna Carta ile İngiliz halkı ne kadar övünse hakkıdır ve yeridir.

Daha 1215 yılında İngiltere Kralı'nın yetkilerini halk adına kısıtlayan bu "büyük sözleşme" sayesinde, İngiltere'de yönetim tecrübesinin asırlar boyunca nasıl olgunlaştığını anlamak mümkündür.

Milli bir devlet kurarsınız, ama bu her zaman olumlu bir güç ve sinerji doğurmayabilir. Japonya'da veya Almanya'da milli devlet Alman ve Japon halkı için çok uygun bir model teşkil edebilir. Ama, aynı sonucun bir başka ülkede elde edilip edilemeyeceğini öngörmek o kadar kolay değildir.

Halkın "ülkü birliği" içinde olması için, milli devlet tek başına yeterli olmayabilir. Hatta, milli devlet karşı enerji de doğurabilir. O zaman toplumun enerjisi bölünebilir ve heba olabilir.

Cumhuriyet bu anlamda yararlı mıdır? İngiltere, Cumhuriyet adını verdiğimiz yönetim şeklini benimsememiştir. Ancak, İngiltere'nin demokrasi tecrübesi o kadar fazladır ki, mevcut sistemin işleyişi, dünyanın herhangi bir yerindeki bir cumhuriyetten daha mükemmeldir.

ABD'nin özgürlükler ülkesi olması ile İngiliz halkının demokrasi tecrübesi arasında tarihsel bağlar vardır ve bu bir tesadüf değildir.

Püriten anlayışa sahip göçmenlerin bir özgürlükler ülkesi kurabilmeleri, tarihsel demokratik birikimle alakalı bir durumdur.

İdeolojik ve slogansı ifadelerle cumhuriyet rejimini savunmak hamasetten öteye gitmez.

Gerçek ihtiyaç nedir? Ona bakmak lazımdır.

Cumhuriyet kurarsınız, ama onu başkaları sizden daha iyi kullanabiliyor olabilir ve o zaman işte, bağımsızlığınız da tehlikeye girer.

Sizi güdümlemek isteyenlerin eline düşebilirsiniz.

Cumhuriyet rejimi kimi zaman onu iyi kullanmayı bilmeyen milletlerin dış etki ve müdahalelere daha açık hale gelmelerine hizmet de edebilir.

Bu noktada Cumhuriyet nedir sorusunu cevaplarsak; Cumhuriyet, belki de, halkın daha iyi yönetilebilmesi için bir arayıştır. Modern bir denemedir. Ama halkın en iyi şekilde yönetileceğinin bir garantisidir veya en iyi yönetim şeklidir demek o kadar kolay değildir.

Halkın tarihsel birikimi, töresi, örfü, adeti, geleneği ile bu yönetim şekli arasında bir doku uyuşmazlığı var mıdır, ona da bakmak lazımdır.

Bireylerin bilinç seviyesi de rol oynamaktadır.

Bireylerin birey olması ve hukukun üstünlüğü anlayışı ile de ilgilidir elbette "cumhuriyet yönetim şekli"nin başarısı.
Old 03-11-2013, 14:28   #11
Av.Ömer KAVİLİ

 
Varsayılan

Cumhuriyet, halkın, alınacak kararlara eleştiri ve önerileriyle katılabildiği, kendi kendini yönetme biçimidir.

Cumhur = Halk
iyet = rejim, işleyiş

Ömer Kavili
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Cumhuriyet Bayramı ahmetsacit Site Lokali 50 28-10-2014 16:33
Namus Nedir? Namussuzluk Nedir? Av.Habibe YILMAZ KAYAR Kadın Hakları Çalışma Grubu 47 15-01-2010 12:02
Cumhuriyet Savcılığı Yeniden Yapılandırılmalı mı? A.Turan Hukuk Sohbetleri 5 11-01-2007 20:49
Neden Cumhuriyet Savcıları, Duruşmada, Daha Yukarda Otururlar ? Av.Selim Balku Hukuk Sohbetleri 18 15-09-2006 21:09
Türkiye Cumhuriyet Başsavcılığı Av. Hulusi Metin Hukuk Sohbetleri 2 13-10-2004 14:00


THS Sunucusu bu sayfayı 0,11121011 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.