Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

cinsel uyumsuzluk boşanma nedeni mi?

Yanıt
Old 19-12-2007, 20:58   #1
bilgece

 
Önemli cinsel uyumsuzluk boşanma nedeni mi?

meraba arkadaşlar eşler arasında cinsel uyumsuzluk, eşlerden birinin cinsel soğukluğu boşanma nedeni midir?
buna ilişkin yargıtay kararı bulamadım, gönderirseniz çok sevinirim.
Old 19-12-2007, 22:55   #2
Av.Ergün Vardar

 
Varsayılan

T.C. YARGITAY
2.Hukuk Dairesi
Esas: 2002/1552
Karar: 2003/2680
Karar Tarihi: 20.03.2003
ÖZET : Evlenmenin sosyal amacı yanında, cinsel arzuları tatmin etme gayesi de vardır. Tarafların cinsel organları normal yapıda olmasına rağmen, psikolojik sebeple de olsa uzun evlilik süresi içinde cinsel ilişki kuramadıkları kızlık muayenesine dair rapordan anlaşılmaktadır. Bu hal evlilik birliğini temelinden sarsar. Birlikte yaşanan uzun süre içinde cinsel ilişkinin başarılamamış olması karşısında, eşlerde birbirine karşı haklı bir nefretin, en azından isteksizliğin doğacağı şüphesizdir. Böyle bir durumu davacı açısından bir kusur olarak kabul etmek mümkün değildir. Aile birliğinin temelinden sarsıldığı kabul edilerek boşanmaya karar verilmesi gerekir.
(4721 S. K. m. 166)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Evlenmenin sosyal amacı yanında, cinsel arzuları tatmin etme gayesi de vardır. Tarafların cinsel organları normal yapıda olmasına rağmen, psikolojik sebeple de olsa uzun evlilik süresi içinde cinsel ilişki kuramadıkları kızlık muayenesine dair rapordan anlaşılmaktadır. Bu hal evlilik birliğini temelinden sarsar. Birlikte yaşanan uzun süre içinde cinsel ilişkinin başarılamamış olması karşısında, eşlerde birbirine karşı haklı bir nefretin, en azından isteksizliğin doğacağı şüphesizdir. Böyle bir durumu davacı açısından bir kusur olarak kabul etmek mümkün değildir. Ne zaman gerçekleşeceği belli olmayan ve ondan sonra da devam edip etmeyeceği şüpheli bulunan cinsel yakınlaşmayı beklemek için davacıyı zorlamak açık bir haksızlıktır.
Bu koşullar altında davacıdan evlilik birliğini devam ettirmesi beklenemez. Aile birliğinin temelinden sarsıldığı ( TMK m. 166/1 ) kabul edilerek boşanmaya karar verilmesi gerekirken davanın yetersiz gerekçe ile reddedilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
Sonuç: Temyiz edilen kararın gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 20.03.2003 oybirliği ile karar verildi.


Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programları
**************************************
Old 19-12-2007, 23:49   #3
Av.Cengiz Aladağ

 
Varsayılan

T.C.
YARGITAY
HUKUK GENEL KURULU
2001/2-245 Esas
2001/247 Karar
14.03.2001

Taraflar arasındaki "boşanma" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; H.. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen 4/5/2000 gün ve 1999/67-2000/32 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 13/10/2000 gün ve 10199-12206 sayılı ilamı ile; ( ...Evlenmenin sosyal amacı yanında, belki de daha önemli olarak nesli devam ettirme ve cinsel arzuları tatmin etme gayesi de vardır. Eşler uzun süre birlikte olmalarına rağmen cinsel ilişki kuramadıkları ibraz edilen rapordan anlaşılmaktadır. Bu hal evlilik birliğini temelinden sarsar. Cinsel ilişkinin başarılamamış olması karşısında eşlerde birbirine karşı haklı bir nefretin, en azından isteksizliğin doğacağı şüphesizdir. Böyle bir durumu davacı açısından bir kusur olarak kabul etmek mümkün değildir. Ayrıca davalının eşini dövdüğü tanık sözleri ile de sabittir. Bu koşullar altında davacıdan evlilik birliğini devam ettirmesi beklenemez. Aile birliğinin temelinden sarsıldığı kabul edilerek boşanmaya karar verilmesi gerekirken davanın yetersiz gerekçe ile reddedilmesi usul ve kanuna aykırıdır... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

KARAR : Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykındır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ : Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 14.03.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.

T.C.
YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ
2000/6488 Esas
2000/6877 Karar
24.05.2000

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

KARAR : 1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2- Taraflar 23.08.1999'da evlenmişlerdir. Aradan bir ay geçmiş olmasına rağmen cinsel ilişki kurulamamıştır. Kocanın bağımsız evi de yoktur.

Evlenmenin sosyal amacı yanında, belki de daha önemli olarak nesli devam ettirme ve cinsel arzuları tatmin etme gayesi de vardır. Taraflar psikolojik sebeple de olsa uzun evlilik süresi içinde cinsel ilişki kuramadıkları anlaşılmaktadır. Bu hal evlilik birliğini temelinden sarsar. Cinsel ilişkinin başarılamamış olması karşısında eşlerde birbirini karşı haklı bir nefretin, en azından isteksizliğin doğacağı şüphesizdir. Böyle bir durumu davacı açısından kusur olarak kabul etmek mümkün değildir. Ne zaman gerçekleşeceği belli olmayan ve ondan sonrada devam edip etmeyeceği şüpheli bulunan cinsel yakınlaşmayı beklemek için davacıyı zorlamak açık bir haksızlıktır. Bu koşullar altında davacıdan evlilik birliğini devam ettirmesi beklenemez. Aile birliğinin temelinden sarsıldığı kabul edilerek boşanmaya karar verilmesi gerekirken davanın yetersiz gerekçe ile reddedilmesi usul ve kanuna aykırıdır.

SONUÇ : Temyiz edilen kararın 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, kararın bozma kapsamı dışında kalan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının ise REDDİNE, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine oybirliği ile karar verildi. 24.05.2000
Old 21-12-2007, 15:13   #4
bilgece

 
Önemli

Eşler arasında cinsel birleşme olmuş ama davalı eşin soğukluğu cinsel uyumsuzluğa neden olmuş ve davalı tedavi olmaktan da kaçınmış ve böylece davacı boşanmaya karar vermiş.Kadının bu soğukluğu aralarındaki cinsel uyumsuzluk doktor raporu ile ispatlanabilir mi? herkese çok teşekkürler....
Old 21-12-2007, 20:26   #5
Mustafa ÖZCAN

 
Varsayılan

Evet kesinlikle boşanma sebebidir.

Zira cinsel hayat evliliğin temel dinamiklerindendir. Bu konudaki uyumsuzluk ya da problemler evliliği derinden etkileyecektir.

Cinsel İlişkiyi Reddetme-haksız Tahrik ‎Av. Habibe Yılmaz Kayar tarafından açılan bu konuda olay derinlemesine tartışıldı.

Cinsel uyumsuzluk başkaca problemlere sebebiyet verme derecesinde ise Boşanma nedeni olarak kabul edilmesi gerektiği yönünden arkadaşlardan genel kabul gördü...

Saygılarımla...
Old 21-12-2007, 21:49   #6
ali ekmekçi

 
Varsayılan

bir ilginç kara da ben göndereyim dedim
T.C.
YARGITAY
İkinci Hukuk Dairesi
E: 1995/7717
K: 1995/9764
T: 03.10.1995

DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapıları muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün temyizen mürafaa icdazı suretiyle tetkiki istenilmekle (...) gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Kara Avrupası boşanma hukuku farklı esaslara dayalı olarak geliştirilmiştir.
3444 sayılı Yasa ile değişik Medeni Kanunun madde 134 ile kusur esası terk edilmiş, boşanmada köklü sarsılma esası ön plana alınmıştır. Evliliğin temelinden sarsılması çeşitli sebeplerle oluşur. Eşlerden birinin kusuru ile veya her ikisini ortak kusuruyla oluşabileceği gibi eşlerin kusuru olmadan da oluşabilir. Ancak tam kusurlu eş, kendi kusuru ile yarattığı olaylara dayanarak boşanma elde edemez.
Davacı koca, eşinin kusurlu davranışı sebebiyle cinsel ilişkiye giremediğini; davalı ve karşı davacı eş ise kocasının erken boşalması sonucu cinsel ilişkiye giremediklerinden söz ederek karşılıklı olarak boşanma isteğinde bulunmuşlardır. Taraflar genç yaşta olup 8 aylık evlidirler. Alınan ve tarafların iddialarını doğrulayan raporla davalı kadının halen bakire olduğu anlaşılmaktadır. Evlilik iki ayrı cinsin bedensel ve ruhsal yönden bütünleşmesidir. Karı koca birbirine sadakat göstermeli, yardımcı olmalı, tasa ve kıvancı paylaşmalıdır. Ancak karı kocayı bedensel ve ruhsal yönden bütünleştiren ana öğe uyumlu cinsel ilişkidir. Cinsel tatminsizlik daha önce var olan sevgi ve saygıyı nefrete veya en azından isteksizliğe dönüştürür. Bu hal eşlerin ruhsal bütünlüğünü bozar ve evlilik birliği temelinden sarsılır. (YHGK. 14.05.1975 tarih, 362-627 sayılı; Y. 2. H.D.'nin 24.05.1983 tarihli ve 4572-4689 sayılı kararları).
Açıklanan gerekçeler doğrultusunda temelinden sarsılan birliğin boşanma ile sona erdirilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.

SONUÇ : Temyize konu hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA (03.10.1995)

KARŞI OY YAZISI
Kara Avrupası boşanma hukuku farklı esaslara davalı olarak geliştirilmiştir. Ancak tüm hukuk sistemleri değişik şekillerde aşağıdaki ilkeleri yasalaştırmışlardır. Öncelikle İspanya dışında kalan Avrupa ülkeleri serbest boşanma sistemini benimsemiş bulunmaktadırlar.
Belili başlı boşanma nedenleri:
a) Anlaşmalı boşanma; karı kocanın birlikte boşanmaları veya birinin davasının diğeri tarafından kabul edilmesi sonucu boşanmanın hükmen gerçekleşmesi
b)....
c) Köklü sarsılma: Evlilik birliğinin devamına olanak bırakmayan nesnel (objektif)bir nedenin varlığı ile kökünden sarsılması sonucuboşanmanın gerçekleşmesi, köklü sarsılma olayında kusur önemli bir öğe olmaktan çıkar. Taraflardan biri veya her ikisi de kusursuz oldukları halde, evlilik birliği temelinden sarsılabilir.
d) Elverişsizlik: Eşlerden birinin bedeni veya ruhsal bozukluğundan ötürü evlilik görevlerini gereği gibi yapamaması ve bu nedenle aile birliğinin devamının olanaksız hale gelmiş olmasıdır. (Kısırlık, iktidarsızlık, cinsi sapıklık, neslin devamını tehdit eden hastalık, cinsel ilişkiyi engelleyen kalça çıkığı, cinsel uyuşmazlık gibi) elverişsizlik olayında taraflar arasında bir geçimsizlik bulunmamaktadır. Aksine evlilik birliğinin amacına uygun olarak devamı arzu edildiği halde elde olmayan elverişsizlik nedeniyle evliliği yürütme olanağı bulunmamaktadır.
Yargıtay, uygulamalarında elverişsizlik nedeniyle evlilik birliğinin yürüyemez hale gelmesini boşanma nedeni olarak kabul etmiştir. (Yargıtay HGK. 11.3.1964 gün 655/200 sayılı kararı ile ruhsal anlaşmazlığı 23.1.1969 gün 75/3 sayılı kararı ile kadının cinsel ilişkiyi gerçekleştirecek yapıda olmamasını, Y.2.H.D.23.3.1976 gün 770/668 sayılı kararıyla cinsel uyumsuzluğu, yine 1.3.1994 gün 308-2191 sayılı kararı ile cinsel ilişkiyi zorlaştıran kadındaki kalça çıkığını boşanma nedenleri olarak kabul etmişlerdir).
3444 sayılı Yasa ile değişik Medeni Kanunun m. 134 ile kusur esası terk edilmiş, boşanmada köklü sarsılma esası önplana alınmıştır. Elverişsizlik, tarafların arzu ve iradesi dışında oluşan ve evliliği temelinden sarsan bir olgudur. Evliliğin temelinden sarsılması çeşitli şekillerde oluşabilir. Eşlerden birinin kusuru ile, er ikisinin ortak kusuruyla oluşabileceği gibi eşlerin kusuru olmadan da oluşabilir.
Tarafların kusuru olmaksızın oluşan ve evlilik birliğini temelinden sarsan olaya hukuk dilinde elverişsizlik denilmektedir.
Somut olayda; Kocası eşinin cinsel ilişkiye yanaşmadığını, karı ise kocanın erken boşalma sonucu ilişkiye giremediklerini belirtmektedir. Bu nedenle ne olursa olsun taraflar cinsel ilişkiyi gerçekleştirememektedirler.
Cinsel ilişkiden doktor tarafından yasaklanan kadının bu özürü koca yönünden evlilik birliğini temelinden sarsan bir olay olarak kabul edilmiştir. (2.H.D.10.4.1980 gün, 2909/3132 sayılı kararı).
Açıklanılmasına çalışılan elverişsizlik aslında evliliğin temelinden sarsılması olayının bir öğesidir. Temelden sarsılma olayında iki tarafın da kusuru söz konusu değildir. Ancak bu olaydan karı- kocanın herbiri ayrı ayrı nedenlerle zarar görmektedir. Bu olumsuzluğun boşanma ile ortadan kaldırılması en uygun çözümdür,. Ne varki kusursuz eşin de mağdur edilmemesi hakkaniyet ilkesi gereğidir. Bunun için, kusursuz eşe koşulları varsa yoksulluk nafakasımaddi-manevi ödence verilerek hayatını devam ettirme olanağı sağlanmalıdır.
Hükmün bu gerekçelerle bozulması gerekir. Sayın çoğunluğun bozma kararında gösterdikleri gerekçelere bu nedenle katılmıyorum.

Nedim TURHAN
Üye
Old 22-12-2007, 13:39   #7
Av.Ergün Vardar

 
Varsayılan

[quote=Mustafa ÖZCAN]Evet kesinlikle boşanma sebebidir.

Zira cinsel hayat evliliğin temel dinamiklerindendir. Bu konudaki uyumsuzluk ya da problemler evliliği derinden etkileyecektir.
quote]Evet kesinlikle boşanma sebebi değildir.Cinsel ilişkiye engel nitelikte olup,tedavisi mümkün olmayan sorun varsa boşanma sebebidir.Bu sebeple sorunun cevabını kesinlik ölçüsünde vermek doğru olmasa gerekir.
Old 23-12-2007, 18:04   #8
Mustafa ÖZCAN

 
Varsayılan

[quote=Av.Ergün Vardar]
Alıntı:
Yazan Mustafa ÖZCAN
Evet kesinlikle boşanma sebebidir.

Zira cinsel hayat evliliğin temel dinamiklerindendir. Bu konudaki uyumsuzluk ya da problemler evliliği derinden etkileyecektir.
quote]Evet kesinlikle boşanma sebebi değildir.Cinsel ilişkiye engel nitelikte olup,tedavisi mümkün olmayan sorun varsa boşanma sebebidir.Bu sebeple sorunun cevabını kesinlik ölçüsünde vermek doğru olmasa gerekir.

Sayın Vardar şöyle düzelteyim, kesinlikle boşanma sebebi olmalıdır...

Yargıtay bir kararında derece olarak cinsel uyumsuzluğu boşanma gerekçesi olarak kabul ederken başka bir kararında kabul etmemektedir. Benim burada üzerinde özellikle durduğum problem derecesindeki cinsel uyumsuzluktur. İstek farklılıkları, 3 ayda bir kez beraber olalılm diyen bayan biliyorum.. Eşinden hoşlanmayan ve aynı yatağa girmek ve sevişmek istemeyen bir kadınla yada erkekle kişiyi aynı yatağa sokmaya çalışmanın manası yok bence...

Köt atın kör alıcısı olur diye bir söz vardır. Herkese uygun birileri mutlaka vardır. Bu nedenle cinsel uyumsuzluk ispatlanırsa bunu boşanma sebebi olarak kabul etmek lazım. Tabi ben sarışın sevmiyorum, esmer seviyorum bu nedenle yeterince ereksiyon olamıyorum da bir cinsel uyumsuzluk değildir.

Alıntı yaptığınız Mesajımda da yazdığım gibi, cinsel uyumsuzluk bir çok konuyu etkileyecektir. Cinsel uyumsuzluğun olduğu yerde sadakat aranmaz. Yine cinsel uyumsuzlukla başlayan gerginliklerin başkaca bir çok problemin önünü açtığına bizzat örnek davalarda tanık oldum. Hatta söylemeselerde bir çok şiddetli geçimsizliğin temelinde yine cinsel uyumsuzluklar gördüm..

Öldürmeye kadar giden uyumsuzluk problemlerinin güzel bir örneğinin tartışıldığı yeri de gösterdim. Orada da cinel uyumsuzluğun olduğu yerde olayı ilerletmeden boşanma gerekçesi yapmak daha makul bir yol olarak arkadaşlarca kabul gördü...

Anlatmak istediğim bunlardır.

Saygılarımla...
Old 23-12-2007, 19:02   #9
Av.Ergün Vardar

 
Varsayılan

[quote=Mustafa ÖZCAN][quote=Av.Ergün Vardar]

Sayın Vardar şöyle düzelteyim, kesinlikle boşanma sebebi olmalıdır...
Köt atın kör alıcısı olur diye bir söz vardır. Herkese uygun birileri mutlaka vardır. Bu nedenle cinsel uyumsuzluk ispatlanırsa bunu boşanma sebebi olarak kabul etmek lazım. .. Anlatmak istediğim bunlardır.
quote]Konuyu açan sayın meslektaş "cinsel soğukluk boşanma sebebimidir?"sorusuna bir yanıt arıyordu.Siz ilk yazınızda bunu kesinlik ölçüsünde boşanma sebebi olarak değerlendirirken ben de tedavisi mümkün olduğu durumda ve ilave ederek belirteyim bu tedaviden kaçınılmıyorsa boşanma sebebi olarak kabul edilemeyeceğini belirttim.Kısacası "cinsel soğukluk" mutlak manada bir boşanma sebebi değildir.Siz daha sonra bir düzeltme yaparak bunun bir"boşanma sebebi olması gerektiğini meslek hayatınızdan örnek vererek ifade buyurdunuz.Konu cinsel soğukluk boşanma sebebi olmalımıdır şeklinde bir değerlendirme sorusu olsaydı tabii ki sizin düşünceniz bu doğrultuda olduğu için karşı bir sözüm olamaz.Konu cinsel soğukluk bir boşanma sebebimidir olduğu için uygulamanın hangi doğrultuda olduğu konusunda nacizane fikirlerimi paylaşmak istedim.Diğer taraftan siz "kör atın kör alıcısı olur,herkese uygun birileri vardır"şeklinde tanımlamalarda bulunmaktasınız.Burada uygunluk arayışı veya kör,Borçlar Hukukundaki alıcı-satıcı, kavramları sanırım bu konunun dışındadır.Diğer taraftan "cinsel soğukluk" şeklinde tabir eden husus özelliği itibarıyle hekimliği ilgilendiren bir konu olduğu için bu tip davalarda cinsel soğukluğun psikolojik veya fizyolojik sebeplerden kaynlanıp,kaynaklanmadığı ve tedavisinin mümkün olup-olmadığı hususunun ve tedavisi mümkün olduğu halde eşin bu tedaviye izin verip vermediğinin araştırılması gerekir.Esen kalın.
Old 24-12-2007, 10:24   #10
Mustafa ÖZCAN

 
Varsayılan

Sayın Vardar.

Yanlış anlaşılma devam ediyor sanki.

Yazdıklarınızı ben temel olarak kabul ediyorum ve biliyorum zaten. Ben diyorumki:

ÇÖZÜLEMEYEN VE EVLİLİK BİRLİĞİNİ TEMELİNDEN SARSAN CİNSEL UYUMSUZLUK PROBLEMLERİ BOŞANMA NEDENİDİR VE MUTLAK BOŞANMA NEDENİ OLMALIDIR. TARAFLARI BİR ARADA BULUNMAYA AYNI YATAĞA GİRMEYE ZORLAMANIN BİR MANTIĞI OLMASA GEREK…

Yatakta başlayan problemin cinayetle sonuçlandığı ve gündemde tartışılan Kocaeli örneğini de bu nedenle verdim zaten. O olayda Tedaviye gerek kalmamış adam karısını öldürmüş…

Kör atın kör alıcısı ifadesi ile de herkese uygun birilerinin olduğunu anlatmaya çalışıyorum. Borçlar Yasasından bahsetmediğim açık değilmi zaten.?

Saygılarımla...
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Kan uyuşmazlığı boşanma nedeni olamaz Av.Yüksel Eren Hukuk Haberleri 6 15-09-2007 21:58
Evlilikte sakatlık boşanma nedeni olcar Hukuk Haberleri 2 31-08-2007 23:54
tecavüz ve baskı boşanma nedeni Fatma KAPUÇAM Hukuk Haberleri 0 08-12-2006 10:59


THS Sunucusu bu sayfayı 0,10337710 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.