Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Hukuk Soruları Hukukçu olmayan üyelerimizin hukukla ilgili sorularına ayrılmış iletişim alanı. Lütfen Dikkat : THS bir hukuki danışmanlık sitesi değildir ve bu foruma da "hukuki danışma" niteliği taşıyan sorular yöneltilemez. Alanda soru sormadan önce lütfen Hukuk Soruları Alanı Kural ve İlkelerimizi okuyunuz.

Rüşvette teşebbüs olur mu?

Yanıt
Old 31-10-2007, 16:32   #1
Güldal

 
Varsayılan Rüşvette teşebbüs olur mu?

Merhabalar
Yeni türk ceza kanunu rüşvet suçunun eylem gerçekleşmese bile anlaşmaya varılmasıyla gerçekleşebileceğini kabul etmiştir.Eski ceza kanununda ise teklif etmenin de suç olacağı düzenlenmekteydi.O halde şu an rüşvet konusunda konuşmuş fakat anlaşmaya varmamış kişiler neden yargılanacaktır?teşebbüs olarak değerlendirebilirmiyiz?
Saygılar...
Old 31-10-2007, 23:56   #2
tükenmez kalem

 
Varsayılan TCK m 252

5237 sayılı TCK.m.252 rüşvet suçunu memur suçu olarak kabul etmiştir. m.252/1 "rüşvet alan kamu görevlisi cezalandırılır. Rüşvet veren de kamu görevlisi gibi cezalandırılır. Rüşvet konusunda anlaşmaya varılmış olması halinde suç tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur."

Kanımca rüşvet konusunda konuşmuş olmak teklif ve kabul aşamalarıyla mümkündür ki bu durumda suç tamamlanmış sayılmalıdır çünkü anlaşma sözkonusudur.

saygılarımla..
Old 05-11-2007, 09:12   #4
S.Orhan

 
Varsayılan

5237 sayılı TCK.nun 252/1 maddesine göre suçun oluşabilmesi için rüşvet konusunda anlaşmaya varılması gerekir.henüz anlaşma yapılmadığına göre teşebbüs hükümleri uygulanacaktır.Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 08.06.2006 tarih, 2006/5176-5197 esas-karar sayılı ilamında da aynı görüş benimsenmiştir.(teknik nedenlerle kararın tamamını alamadığım için özür )
saygılarımla.
Old 05-11-2007, 13:39   #5
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan

YARGITAY

5. CEZA DAİRESİ

E. 2006/1006

K. 2006/1440

T. 7.3.2006

• RÜŞVET SUÇU ( Hükümlünün Görevli Memura Rüşvet Teklif Ettiği ve Bu Teklifin Görevli Memurca Kabul Edilmediği - Suçun Teşebbüs Aşamasında Kaldığı )

• MEMURUN RÜŞVET TEKLİFİNİ KABUL ETMEMESİ ( Suçun Teşebbüs Aşamasında Kalması - Suçun Oluşabilmesi İçin Rüşvet Verilmesi Veya Rüşvet Konusunda Anlaşmaya Varılması Gerekeceği )

• SUÇA TEŞEBBÜS ( Rüşvet - Hükümlünün Görevli Memura Rüşvet Teklif Ettiği ve Bu Teklifin Görevli Memurca Kabul Edilmediği/Suçun Teşebbüs Aşamasında Kaldığı )

5237/m. 252


ÖZET : Rüşvet verme suçunun oluşabilmesi için rüşvet verilmesi veya rüşvet konusunda anlaşmaya varılması gerekeceği somut olayda ise hükümlünün görevli memura rüşvet teklif ettiği ve bu teklifin görevli memurca kabul edilmediği, bu durumda suçunun teşebbüs aşamasında kaldığının gözetilmemesi bozmayı gerektirir.

......... ve ayrıca 5237 Sayılı TCK.nun 252/1. maddesinde düzenlenen rüşvet verme suçunun oluşabilmesi için rüşvet verilmesi veya rüşvet konusunda anlaşmaya varılması gerekeceği somut olayda ise hükümlünün görevli memura rüşvet teklif ettiği ve bu teklifin görevli memurca kabul edilmediği, bu durumda suçunun teşebbüs aşamasında kaldığının gözetilmemesi, SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş hükümlü müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 7.3.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

(Alıntı: Kazancı İçtihat Bankası)
Old 08-11-2007, 10:40   #6
lawyer_721

 
Varsayılan

rüşvet suçunun tamamlanması durumunda her iki taraf cezlandırılırken, teşebbüs aşamasında kalması durumunda, suçun doğası gereği, tek kişi cezlandırılıyor.
Old 09-11-2007, 23:17   #7
Muhsin KOÇAK

 
Varsayılan Teşebbüs Özetle;

Teşebbüs;
Failin suç işlemek kastıyla hareket etmesine rağmen elinde olmayan nedenlerle suçu gerçekleştirememesi halinde teşebbüsün varlığından
bahsedilir. Ancak, teşebbüs derecesinde kalmış bir suçun cezalandırıp cezalandırılmayacağı ve eğer cezalandırılacaksa cezalandırılabilir bir teşebbüsün başlangıcını ve unsurlarını belirlemek önemlidir.
Suç, kural olarak belli aşamalardan geçerek gerçekleşmektedir. Suçun meydana gelinceye kadar geçtiği aşamaların bütününe suç yolu “itercriminis” denilmektedir.Her suçta söz konusu olmamakla beraber suç yolu; düşünce (suç işleme fikrinin ortaya çıkması), icra, tamamlanma ve son bulma aşamalarından oluşur.
Düşünce aşaması failin psişiğinde oluşmaktadır ve suç işleme kararında son şeklini almaktadır.Düşünce aşaması sadece kasıtlı suçlarda söz konusu olabilir zira sonucun istenmesi ancak kasıtlı suçlarda mümkün olabilir. Kişinin işlemeyi “istemediği” bir davranışı, dolayısıyla istemediği bir suçu işlemeyi psişiğinde oluşturması mümkün değildir. Hem bu nedenle hem de kanıtlanmasının neredeyse imkânsız olması nedeniyle suç işleme kararı tek başına cezalandırılmamaktadır.
Örneğin, işlemeyi planladığı bir fiilden yakalanması halinde memura rüşvet teklif etmeye karar verdiğini ifade eden kimse, sırf bu kararı nedeniyle cezalandırılmaz, çünkü bu karar henüz dışa yansımamış ve bir norm ihlâl edilmemiştir. Kararın somutlaştırılması, yani ihmalî ya da icraî bir davranışın işlenmesi halinde ise icra aşaması söz konusu olur. İcra aşaması, failin psişiğinde oluşan suç işleme kararının davranışlarla ortaya konulmasıdır. İrade alanında yani suçun manevî unsuru yönünden, tamamlanmış suç ile teşebbüs derecesinde kalmış suç arasında bir fark yoktur. Teşebbüs aşamasında kalmış suç sadece objektif yönden tamamlanamamıştır çünkü kanunun aradığı tipik fiil kısmen gerçekleşmiştir.Suçun kurucu unsurlarından biri olan manevî unsurun varlığı teşebbüste de söz konusudur ve teşebbüs aşamasında kalan bir suç da manevî unsur yönünden tamamlanmıştır.Ancak kasıtlı suçlarda suç işleme kararı söz konusu olabileceğinden sadece kasıtlı suçlarda teşebbüs kabul edilmiştir.
5237 sayılı TCK’nın “Suça teşebbüs” kenar başlıklı 35. maddesi, “Kişi, işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan
doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaz ise teşebbüsten dolay› sorumlu tutulur.” d
emek suretiyle teşebbüsün ancak kasıtlı suçlarda söz konusu olabileceğini vurgulamıştır. Kanun, kastedilen suçun elverişli hareketlerle icraya başlanıp da failin elinde olmayan nedenlerle tamamlanamaması halinde teşebbüsün varlığını kabul etmektedir. Bu durumda teşebbüsün maddî unsuru, kastedilen suçun icrasına elverişli hareketlerle başlanmış olmasıdır. Ancak kastedilen suçun tamamlamaması iki biçimde söz konusu olabilir. Birinci durumda suçu işlemeye yönelik hareketler (icra hareketleri) sonuna kadar götürülememiştir. teşebbüse özelliğini veren husus sonucun gerçekleşmemiş olması değildir. Teşebbüsün tamamlanmamış suç (tamamlanmam›ş sonuç) olduğu savunulmuşsa dabu formül sadece maddî (neticeli) suçlar açısından söz konusu olabilir ancak şeklî suçlar (sırf hareket suçları) açısından doğru değildir.Şeklî suçlarda sonuç olmadığı için bu suçlara teşebbüste eksik olan hareketin bir kısmıdır. Kanunda tanımlanan tipik fiil işlenmemişse failin cezalandırılması da mümkün değildir. Teşebbüs, özü itibariyle suç teşkil eden fiilin kısmen işlenmesidir.Bu durumda teşebbüsün cezalandırılmasını öngören hükümler, maddî unsuru tamamlanmamış ve kısmen gerçekleştirilmiş fiillerin de cezalandırılmasını sağladığından teşebbüse ilişkin hükümler ceza kurallarının uygulanma alanını genişletici niteliktedir.Teşebbüsün cezalandırılmasını öngören hükümler olmasaydı, suç işlemeye yönelmiş ancak tamamlanamam›ş hareketler de cezalandırılmazdı. Suçun işlenmesi için her zaman gerekli olmamakla beraber hazırlık hareketleri ile her suçta mutlaka gerekli olan icra aşaması vardır.Bu ayrımın belirlenmesinin önemi failin dışa yansıyan iradesinin hangi andan itibaren cezalandırılacağı, bir başka deyişle failin iradesinin hangi aşamadan itibaren cezalandırılabilir bir anti sosyalliğe ulaştığının saptanmasıdır.Bu nedenle cezalandırılabilir bir teşebbüsün belirlenmesinde temel sorun, suçun işlenmesi için gerekli hazırlık hareketleri ile icra hareketlerinin belirlenmesidir.Hazırlık ve icra hareketleri ayrımı nedeniyle ancak icra hareketleri aşamasına geçmesi halinde yani yapılan hareketlerin kastedilen suçu gerçekleştirebilecek boyutta olması halinde failin cezalandırılacağı kabul edilmiştir. hazırlık hareketleri bakımındanKural olarak hazırlık hareketlerinin cezalandırılmasının nedeni, failin iradesinin suç işlemeye yönelip yönelmediğinin tespit edilmesindeki zorluktur. Tek başına hazırlık hareketlerinin cezalandırılmamasının başlıca nedeni, dışa yansıyan iradenin tespiti meselesidir. aslına bu konu tam bir hukuki inceleme konusudur .....
saygılarımla...
Old 23-11-2007, 12:36   #9
hilmi

 
Varsayılan

bence suc yolu tamemen tamamlanmadıgına göre yani sonuç ifa etmediğine göre ki anlaşmıs olmakla sonuç tamamlanmaz kanaatindeyim.rüsvetten değil teşebbüsten yargılanmalı
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
gaspa teşebbüs -hırsızlık denipre Meslektaşların Soruları 6 12-09-2007 16:25
gayrimenkul haczinde hak talebi tarih sırasına göre mi olur yoksa orana göre mi olur avukat_selcuk_bey Meslektaşların Soruları 4 27-05-2007 17:09
Yaralamaya Teşebbüs Hak Hukuk Meslektaşların Soruları 3 11-05-2007 23:54
İntihara teşebbüs nc_atli Hukuk Soruları Arşivi 3 13-10-2006 10:31
yaralamaya teşebbüs mü? balancee Hukuk Soruları Arşivi 8 17-08-2006 01:01


THS Sunucusu bu sayfayı 0,15787506 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.