Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

kadın işçinin evilik sebebiyle iş söz. feshi

Yanıt
Old 24-09-2007, 10:20   #1
novella

 
Varsayılan kadın işçinin evilik sebebiyle iş söz. feshi

hekese kolay gelsin
kıdem tazminatına hak kazanbilme hallerinden birisi olan kadın işçinin evliliği, İş Kanununda haklı nedenle fesih sebebi olarak öngörülmemiştir. Dolayısıyla evlilik sebebiyle işten ayrılan müvekkilim ihbar sürelerini beklemek zorunda mıdır??
uygulamada karşılaştığınız bir durum mudur??elinde Yargıtay Kararı olan arkadaşlar varsa,rica ediyorum.
herkese iyiçalışmalar.
Old 24-09-2007, 10:44   #2
Adli Tip

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan novella
hekese kolay gelsin
kıdem tazminatına hak kazanbilme hallerinden birisi olan kadın işçinin evliliği, İş Kanununda haklı nedenle fesih sebebi olarak öngörülmemiştir. Dolayısıyla evlilik sebebiyle işten ayrılan müvekkilim ihbar sürelerini beklemek zorunda mıdır??
uygulamada karşılaştığınız bir durum mudur??elinde Yargıtay Kararı olan arkadaşlar varsa,rica ediyorum.
herkese iyiçalışmalar.

Bence bu durum geçerli bir fesih nedenidir ve ihbar önellerine uymayı gerektirir. Ancak aşağıdaki kararda benim görüşümün aksine bir yargıtay kararı var

İşinize yarayacak bir karar:



T.C.
YARGITAY

9. HUKUK DAİRESİ

E. 2004/26059

K. 2005/14823

T. 28.4.2005

• EVLİLİK NEDENİYLE FESİH ( Kadının Evlendiği Tarihten İtibaren Bir Yıl İçerisinde Kendi İsteği İle İş Akdini Sona Erdirmesi Halinde Kıdem Tazminatına Hak Kazanacağı )

• KIDEM TAZMİNATI ( Kadının Evlendiği Tarihten İtibaren Bir Yıl İçerisinde Kendi İsteği İle İş Akdini Sona Erdirmesi Halinde Kıdem Tazminatına Hak Kazanacağı - Bu Tarihten Sonra Davalı İşverenin Yaptırmış Olduğu Devamsızlık Tespitlerinin Hukuki Bir Kıymeti Olmadığı )

• DEVAMSIZLIK TUTANAKLARI ( Kadının Evlendiği Tarihten İtibaren Bir Yıl İçerisinde Kendi İsteği İle İş Akdini Sona Erdirebileceğinden Bu Tarihten Sonra İşverenin Yaptırmış Olduğu Tutanaklarının Hukuki Bir Kıymeti Olmadığı - İşçinin Kıdem Tazminatına Hak Kazanacağı )

• ÜCRETİN ÖDENDİĞİNİ İSPAT ( Bordro Veya Yazılı Bir Belge İle İspatının İşverene Ait Olduğu - Kadının Evliliği Nedeniyle Fesih )

1475/m.14


ÖZET : 1475 sayılı İş Kanunun 14. maddesinde; kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi isteği ile iş akdini sona erdirmesi halinde kıdem tazminatına hak kazanacağı açıkça düzenlenmiştir.
Davacının 18.07.2002 günü evlendiği ve iş akdinin 23.05.2003 tarihinde davacı işçi tarafından evlilik nedeniyle sona erdirildiği anlaşılmaktadır. Artık bu tarihten sonra davalı işverenin yaptırmış olduğu devamsızlık tespitlerinin hukuki bir kıymeti yoktur. Davacı kıdem tazminatına hak kazanmıştır.
Öte yandan, işçinin ücretinin ödendiğinin bordro veya yazılı bir belge ile ispatı işverene aittir.
DAVA : Davacı,kıdem tazminatı ve ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR : Davacı 18.7.2002 tarihinde evlendiğini, evlilik nedeniyle, 23.5.2002 günü işten kendisinin ayrıldığını, 20 günlük ücretinin ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı ve ücret alacağı talebinde bulunmuştur.
Davalı işveren, davacının 23.5.2002 tarihinden itibaren işe gelmediğini, bu durumu 23.5 ve 26.5.2003 günlerinde noter aracılığı ile tespit ettirdiğini, davacının iş akdinin 4857 sayılı yasanın 25/II-g maddesi gereğince haklı feshedildiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece,davacının 18.7.2002 günü evlendiği ancak evlenme sebebi ile iş akdini feshederken davalı işverene bildirimde bulunmadığı,bu nedenle davalı işverenin devamsızlık nedeniyle feshinin haklı olduğu gerekçesiyle davayı reddetmiştir.
1475 sayılı İş Kanunun 14. maddesinde; kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi isteği ile iş akdini sona erdirmesi halinde kıdem tazminatına hak kazanacağı açıkça düzenlenmiştir.
Dosyadaki tüm deliller ve tanık beyanına göre davacının 18.7.2002 günü evlendiği ve iş akdinin 23.5.2003 tarihinde davacı işçi tarafından evlilik nedeniyle sona erdirildiği anlaşılmaktadır. Artık bu tarihten sonra davalı işverenin yaptırmış olduğu devamsızlık tespitlerinin hukuki bir kıymeti yoktur. Davacı kıdem tazminatına hak kazanmıştır.
Öte yandan, işçinin ücretinin ödendiğinin bordro veya yazılı bir belge ile ispatı işverene aittir. Davacı 20 günlük ücretinin ödenmediğini ileri sürmüş, davalı işveren bu ücretin ödendiğine dair herhangi bir belge ibraz etmemiştir. Bu nedenle davacının ücret alacağının reddedilmesi isabetsizdir. Mahkemece yapılacak iş; dosyada mevcut davacı alacaklarının hesaplandığı bilirkişi raporu değerlendirmeye tabi tutulmalı ve oluşacak sonuca göre davacı talepleri hakkında bir karar verilmelidir. Yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.4.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Old 24-09-2007, 11:25   #3
Av. Çetin

 
Varsayılan

1475 sayılı eski İş Kanunu Madde 14' e gereğince evlendiği tarihten bir yıl içerisinde işten ayrılan kadın işçiler, bir yıl hizmet şartıyla işverenden kıdem tazminatı alabilirlerdi. Bununla birlikte işçinin işverene ihbar süresini bildirmesi ve bu süreyi çalışarak geçirmesi gerekmekteydi. Bu konuda 2005 yılında açmış olduğum bir dava halen sürmekte. Eski kanunun bu maddesi ile ilgili yargıtay kararı da eğer isterseniz gönderebilirim.
Old 24-09-2007, 11:31   #4
novella

 
Varsayılan

uygar bey karar için teşekkür ederim ama ihbar önellerine yönelik bir açıklık karada mevcut değil. Av Çetin sizden elinizdeki kararı rica edebilir miyim..tekrar teşekkürler..
Old 24-09-2007, 11:42   #5
Av. Çetin

 
Varsayılan

T.C.

YARGITAY

9. HUKUK DAİRESİ

E. 2003/16699

K. 2004/11271

T. 11.5.2004

• EVLENME NEDENİYLE İŞ AKDİNİ FESHEDEN KADIN İŞÇİ ( Kıdem Tazminatına Hak Kazanacağı - İstifa Dilekçesinde Sebep Bildirmeyen İşçinin Daha Sonraki İhtarnamede Evlilik Gerekçesine Dayanmasının Fesih Sebebini Değiştirme Sayılamayacağı )

• KIDEM TAZMİNATI TALEBİNİN KABULÜ GEREĞİ ( Evlilik Nedeniyle İş Akdinin Feshi - İstifa Dilekçesinde Sebep Bildirmeyen İşçinin Daha Sonraki İhtarnamede Evlenme Gerekçesine Dayanmasının Fesih Sebebini Değiştirme Sayılamayacağı )

• İSTİFA DİLEKÇESİNDE SEBEP BİLDİRMEYEN KADIN İŞÇİNİN DAHA SONRAKİ İHTARNAMEDE EVLİLİK GEREKÇESİNE DAYANMASI ( Fesih Sebebini Değiştirme Sözkonusu Olmadığından Kıdem Tazminatı Talebinin Kabulü Gereği )

• KADIN İŞÇİNİN EVLENME GEREKÇESİYLE İŞ AKDİNİ FESHETMESİ ( İstifa Dilekçesinde Sebep Bildirmemesine Rağmen Sonraki Tarihli İhtarnamede Evlenme Gerekçesine Dayanmanın Fesih Sebebini Değiştirme Olarak Kabul Edilememesi - Kıdem Tazminatı Talebinin Kabulü Gereği )

1475/m.14/1


ÖZET : Dosya içindeki bilgi ve belgelere göre davacı "bayan işçi" 14.6.2002 tarihinde evlenmiş ve 31.8.2002 tarihinde istifa ettiğini belirterek işyerinden ayrılmıştır. Anılan dilekçede davacı işçi iş sözleşmesinin feshi için neden göstermemiştir. Daha sonra davalı işverene gönderdiği ihtarnamede ise iş sözleşmesinin evlilik sebebiyle feshedildiğini belirtmiş ve kıdem tazminatı isteğinde bulunmuştur. Davacı işçi işten ayrılmayla ilgili anılan dilekçesinde belli bir neden göstermediğine göre, sonradan fesih nedenini değiştirmiş değildir. Böyle olunca yapılan feshin, kadın işçinin evlenmesi sebebine dayandığı kabul edilmelidir. Davacı kadın işçinin 1475 sayılı İş Kanununun 14/1. maddesine uygun olarak evlilikten itibaren bir yıl içinde iş sözleşmesini feshi nedeniyle kıdem tazminatı isteğinin kabulüne karar verilmelidir.
DAVA : Taraflar arasındaki kıdem tazminatının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle reddine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davacı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 11.5.2004 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına Avukat M. T. Ö. ile "karşı taraf adına Avukat S.S. geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşündü:
KARAR : Davacı işçi, iş sözleşmesini evlilik sebebiyle feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı isteğinde bulunmuş, mahkemece davacının istifa etmek suretiyle ayrıldığı gerekçesiyle isteğin reddine karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelere göre davacı bayan işçi, 14.6.2002 tarihinde evlenmiş ve 31.8.2002 tarihinde istifa ettiğini belirterek işyerinden ayrılmıştır. Anılan dilekçede davacı işçi iş sözleşmesinin feshi için neden göstermemiştir. Daha sonra davalı işverene gönderdiği ihtarnamede ise iş sözleşmesinin evlilik sebebiyle feshedildiğini belirtmiş ve kıdem tazminatı isteğinde bulunmuştur. Davacı işçi işten ayrılmayla ilgili anılan dilekçesinde belli bir neden göstermediğine göre, sonradan fesih nedenini değiştirmiş değildir. Böyle olunca yapılan feshin, kadın işçinin evlenmesi sebebine dayandığı kabul edilmelidir.
Davacı kadın işçinin 1475 sayılı İş Kanununun 14/1. maddesine uygun olarak evlilikten itibaren bir yıl içinde iş sözleşmesini feshi nedeniyle kıdem tazminatı isteğinin kabulüne karar verilmelidir.
SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davacı yararına takdir edilen 375.000.000 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11.5.2004 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Old 24-09-2007, 11:43   #6
Av. Çetin

 
Varsayılan

T.C.

YARGITAY

HUKUK GENEL KURULU

E. 1988/9-225

K. 1988/369

T. 27.4.1988

• KADININ EVLENME NEDENİYLE KIDEM TAZMİNATINI ALIP İŞTEN AYRILMASI ( Daha Sonra Başka Bir İşe Girmiş Olmasının Hakkın Kötüye Kullanılması Sayılamayacağı )

• HAKKIN KÖTÜYE KULLANILMASI ( Evlendiği İçin Kıdem Tazminatını Alıp İşten Ayrılan Kadının Sonradan Başka Bir İşe Girebileceği )

• ÇALIŞMA HAKKI ( Evlendiği İçin Kıdem Tazminatını Alıp İşten Ayrılan Kadının Sonradan Başka Bir İşe Girebileceği )

1475/m.14


ÖZET : Evlenen kadının kıdem tazminatını alması, daha sonraki dönemlerde çalışma hakkını yitirmesine yol açmaz.
DAVA : Taraflar arasındaki "alacak" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İstanbul 6.İş Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 1.10.1987 gün ve 713-973 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 26.11.1987 gün ve 10028-10420 sayılı ilamiyle; "...1- 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesi hükmüne göre evlenen kadın, evlendiği tarihten itibaren 1 yıl içinde kendi arzusu ile hizmet akdini sona erdirdiği takdirde kıdem tazminatına hak kazanır. Ancak burada Kanunun amacı, evlenme nedeni ile çalışmayacak olan kadının kıdem tazminatı isteyebileceğidir. Olayda davacı 8.7.1985 tarihinde evlenmiş ve aynı işyerinde çalışmasını sürdürdükten sonra 2.7.1986 tarihinde hizmet akdini sona erdirmiştir. Davalı, savunmasında, davacının bu fesihten kısa bir süre sonra Egebank'ın Mecidiyeköy Şubesi'nde işe girip çalışmaya başladığını bu durumda kıdem tazminatı istemesinin yasanın amacına aykırı olduğunu, hakkın suistimali teşkil ettiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. Gerçekten davacının hizmet aktini feshettikten kısa bir süre sonra başka bir işyerinde işe girdiği ve çalışmasını sürdürdüğü anlaşılırsa, bu hal kıdem tazminatı bakımından hakkın kötüye kullanılması halini teşkil eder ve kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmez. O halde, savunma üzerinde durulup gerekli araştırma ve inceleme yapılarak davacının başka işyerinde çalışmaya başladığı anlaşılırsa, isteği reddetmek, aksi hal gerçekleşirse şimdiki gibi kıdem tazminatını hüküm altına almak gerekir. Kabule göre de hüküm altına alınan miktar için de fesih tarihinden itibaren faize karar verilmesi gerekirken geriye gidilerek evlenme tarihinin faize başlangıç kabul edilmesi doğru değildir..."gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

KARAR : 1475 sayılı İş Kanunu'nun değişik 14. maddesinin ikinci, fıkrası hükmünce hizmet akitlerinin "kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi" halinde kıdem tazminatına hak kazanılacaktır. Bu değişik hüküm kuşkusuz aile birliğini koruma amacıyla getirilmiş olup çalışma hayatını evlilikle birlikte gereği gibi yürütemeyeceği düşüncesinde olan kadına Yasa ile tanınmış bir olanaktır. Bir işyerinde çalışmakta iken evlenen bir kadın, Yasa'nın tanıdığı olanaktan yararlanarak kıdem tazminatını almak suretiyle ayrılmışsa, daha sonraki dönemlerde çalışma hakkını kaybettiğinden söz edilemez; diğer taraftan önceki işinden ayrılan kadın ayrılmasını hemen takiben çalışma ile evliliği öncekine göre daha kolaylıkla yürütebileceği yeni bir iş bularak çalışmasını da sürdürebilir. Bu kuşkusuz subjektif bir değerlendirmedir. Olayda hakkın kötüye kullanılması söz konusu olmadığından direnme uygun bulunmakla onanması gerekir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun direnme kararının ONANMASINA, ilk görüşmede üçte iki çoğunluk oluşmadığından ikinci görüşmede salt çoğunlukla, 27.4.1988 gününde karar verildi. KARŞI OY YAZISI :
1475 Sayılı İş Kanunu'nun, 14. maddesine 29.7.1983 gün ve 2869 sayılı Yasa'nın 3. maddesiyle getirilen "hizmet aktinin... kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi ... halinde... kıdem tazminatı ödenir" hükmünün uygulanmasıyla ilgilidir. Gerçekten bu Yasa hükmüne göre, kadının evlendiğini ve evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde hizmet aktini sona erdirdiğini işverene bildirmesi halinde, işverenin kıdem tazminatını ödemesi gerekir. Bunun için başkaca bir şart gerekmez ve herhangi bir sebep bildirmeye de lüzum yoktur.
Ancak, bu hak mutlak değildir. MK'nin 2.maddesinde öngördüğü üzere, herkes haklarını kullanmakta ve bu borçlarını ifada hüsnüniyet kaidelerine riayetle mükelleftir.
Yine belirlemek gerekir ki bir hak, ilişkin bulunduğu Yasa hükmünün amacına uygun olarak kullanıldığı takdirde doğar. İyiniyetle kullanılmayan bir hak, yasanın amacına uygun olmayacağı için o konuda hakkın doğumundan da söz edilemez.
Burada Yasa'nın amacı, kocası tarafından çalışmasına izin verilmeyen ya da bütün mesaisini evine-ailesine hasretmek üzere hizmet aktini sona erdirmek isteyen kadına kıdem tazminatı vermektir. Bunun için de bir yıllık düşünme ve hazırlık süresi tanınmıştır.
Gerçi, bu sebeplerin gerçekleşmesi şartı Yasa'da açıklanmış değildir. Ancak açıklanmasına lüzum yoktur. Zira metnin içeriğinde-özünde bu anlam zaten vardır. Bu hakkın çalışan her kadına veya erkeğe verilmesinde, yeni evlenen kadına verilmiş olması, maddeyi başka şekilde yorumlamaya müsait değildir.
Şu halde, Yasa'nın amacını oluşturan bu sebepler olayda yoksa, yani kadın işçi evlenmesine rağmen bir işverenin işyerinde çalışmasını sürdürecekse, kıdem tazminatını almaya hak kazanamayacaktır.
Olayda, davacı kadın bir bankada çalışmakta iken evlenmiş ve evlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde hizmet aktini sona erdirdiğini işverene bildirmiş ise de, davalı savunmasında; davacının hemen, hatta yıllık ücretli iznini kullanmakta olduğu bir sırada aynı semtte bir başka banka şubesinde işe girerek hizmet aktiyle çalışmasını sürdürdüğünü bildirmiştir.
Gerçekten durum böyle ise, ortadan bir hakkın suistimali söz konusu olmak gerekir. Hem çalışmayı sürdürmek, hem de kıdem tazminatı almak yasanın amacıyla ve kıdem tazminatının niteliğiyle bağdaşmaz.
Bu tazminat, evlenen kadına ödenmesi gereken bir evlilik ikramiyesi değildir.
Bu itibarla davacının kısa bir süre sonra bir bankada çalışmaya başlayıp başlamadığının araştırılması yolundaki dairenin bozma kararına karşı direnme kararının bozulması gerektiği kanaatiyle, çoğunluk görüşünden ayrılıyoruz.
Old 24-09-2007, 11:53   #7
Av. Çetin

 
Varsayılan

Kararları gönderirken bir eksiklik olmuş;
ilk kararda esas numarası : 2003/16699
ikinci kararda esas numarası: 1988/9-25
karar numarası: 1988/369
karar tarihi : 27.04.2007
Kolay gelsin
Old 24-09-2007, 12:00   #8
Engin Özoğul

 
Varsayılan

Sayın Av.Çetin'in belirttiği gibi evlilik nedeniyle işten ayrılan kadının kıdem tazminatı talep hakkının dayanağı 1475 sayılı İş Kanunu'nun halen yürürlükte bulunan 14. maddesidir.

Eski Medeni Kanun'da kadının çalışması kocasının iznine bağlıydı. Dolayısıyla koca izin vermeyince kadın işten ayrılmak durumunda kalıyordu. Bu sebeple de İş Kanunu'nda böyle bir hükme ihtiyaç vardı. Ancak Eski Medeni Kanun'daki hüküm Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildi. Yeni Medeni Kanun'da da zaten böyle bir hüküm yok. Bu sebeple 1475 sayılı İş Kanunu'nun evlilik nedeniyle işten ayrılan kadına kıdem tazminatı ödeneceğine ilişkin hükmü dayanaksız kaldı. Ama varlığını devam ettiriyor.

Bunun yanında evlilik nedeniyle işten ayrılan kadın ihbar sürelerini beklemek zorunda değildir. Bu konuda çok açık bir Yargıtay kararı var. Yukarıdaki kararlar ihbar süresine ilişkin sorunuza cevap olabilecek nitelikte değil. Belirttiğim Yargıtay kararını bulup göndermeye çalışacağım. Av.Duygu Işık Poyraz'a karar numarasını söylemiştim, o da Kazancının indekslenmemiş karar arşivinden bulmuştu. Rica edersek yine bulur sanırım.

Ben Yargıtay'ın ihbar süresi verilmesine gerek yoktur şeklindeki görüşüne katılıyorum. Hükmün amacı evlilik birliğini korumak. Eğer eş istemiyorsa diğer eşin kıdem tazminatı alarak ayrılmasını sağlamak. Dolayısıyla evlilik birliği içinde sorun yaşanmaması adına ihbar süresini beklemeksizin fesih imkanı tanınmalıdır. Madde Yasa'dan çıkarılmıyorsa bu şekilde yorumlanması yerindedir.
Old 24-09-2007, 15:48   #9
novella

 
Varsayılan

sayın Engin Özğul ben de aynı şekilde düşünüyorum ama açık bir Yargıtay Kararının olması sevindirici.Eğerki ulaşınca gönderebilirseniz çok sevinicem.
şimdiden teşekkürler.
Old 11-10-2007, 11:24   #10
faluk

 
Varsayılan "Evlilik nedeniyle işten ayrılma"

İhbar öneli, işsiz kalacak olan işçinin kendisine yeni bir iş bulması için önceden haber vermek olduğu düğşünüldüğünde, evlendikten sonra işyerinden ayrılan bir kadının çalışmayacağı, dolayısıyla ihbar tazminatına gerek duyulamayacağı kanısına varılıyor.
Old 11-03-2008, 16:27   #11
Av.Nur Hayat BURAN

 
Varsayılan

T.C.

YARGITAY

9. HUKUK DAİRESİ

E. 2005/4762

K. 2005/33799

T. 18.10.2005

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile yıllık izin ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü
KARAR : Davacı,1.2.1999 tarihinde işe girerek çalışmaya başladığını 30.12.2003 tarihinde iş sözleşmesinin sebepsiz olarak işverence feshedildiğinden söz ederek kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin alacağı isteklerinde bulunmuştur.
Davalı taraf davacının tayini çıkması nedeniyle istifa ettiğinden davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iş sözleşmenin istifa nedeniyle sona erdiği kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı 30.12.2003 tarihinde verdiği dilekçesinde hemşire olarak çalışmakta olduğunu tayini nedeniyle görevinden istifa etmek isteğini ifade etmiştir.
İşveren, 8.1.2004 tarihinde ayrılmasının uygun olacağını aynı dilekçeye şerh etmiştir.
Bu durumda; 8.1.2004 tarihine kadar taraflar arasında iş sözleşmenin devam edeceği, başka bir anlatımla da dolaylı bir ihbar süresi tanınarak bu süre içerisinde davacının çalışması öngörülmüştür.
Söz konu dilekçenin davacıyı bağlaması için istifa tarihinin her iki taraf için tereddüte yer vermiyecek açıklıkta olması, iradelerin uyuşumu gerekmektedir.
4857 sayılı İş Kanunun 120. maddesi ile yürürlükte bulunan 1475 sayılı İş Kanun'un 14. maddesi gereğince iş sözleşmesi; kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona ermesi durumunda kıdem tazminatına hak kazanılır.
Davacı işçi 29.11.2003 tarihinde evlenmiştir. 5.1.2004 tarihli dilekçeyle evlilik nedeniyle işten ayrılmak istediğini işverene bildirmiştir. 14. maddenin bu emredici hükmü karşısında kadın işçi kıdem tazminatına hak kazanır.
İşverenin şarta bağlı olarak işçinin ilk dilekçesini kabulü geçerli bir irade uyuşmasının kanıtı sayılamaz.İşçinin ileriki bir tarihe yönelik bir talebi bulunmamaktadır. Şu durumda 5.1.2004 tarihli dilekçeye üstünlük tanımak gerekir. Çünkü yasa koyucu yasadan doğan hakkı işverenin kabulüne bağlamamıştır.
Kıdem tazminatına hükmetmek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,18.10.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Old 11-03-2008, 17:40   #12
Av.Mustafa yağan

 
Varsayılan Kıdem alır ihbar alamaz

1475 sayılı mülga yasanın tek yürürlükte olan maddesi kıdem tazminatı ile ilgili 14.maddedir,buna görede kadın işçi evlilik nedeni ile işten ayrılırsa kıdeme hak kazanır ancak ihbara hak kazanamaz çünkü kendisi fesih hakkını kullandığı için ihbar alamaz,ihbar tazmınatının mantığına aykırıdır.
Old 11-03-2008, 17:58   #13
Av.Nur Hayat BURAN

 
Varsayılan

T.C.

YARGITAY

9. HUKUK DAİRESİ

E. 1997/14623

K. 1997/18913

T. 12.11.1997

• KIDEM TAZMİNATI ( Emekli Olmak Suretiyle İşyerinden Ayrılmış Olması - İhbar Tazminatı Talebi )

• İHBAR TAZMİNATI ( İşyerinden Ayrılan İşçinin Ayrılmadan Önce Karşı Tarafa Önel Vermesi Gerekip Gerekmeyeceği - Hizmet Sözleşmesinin Feshi )

• HİZMET SÖZLEŞMESİ ( Kıdem Tazminatından Yararlanabilmesi İçin Yaşlılık Sigortası Bakımından Bağlı Bulunduğu Kuruma Veya Sandığa Müracaat )

• ÖNEL VERME ( Askerlik Kadın İşçinin Evlenmesi Emeklilik Nedeni İle Hizmet Sözleşmesinin Feshi Halinde Önel Verme Zorunluluğunun Olmaması )

1475/m.14/3

ÖZET : Kıdem tazminatını gerektirecek şekilde askerlik evlenme ve süreklilik nedeni ile hizmet akdinin feshi halinde karşı tarafa ( işverene ) önel verme zorunluluğu yoktur.
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, gecikme faiz alacağının ödetilmesi davalı ve karşı davacı ise ihbar tazminatının ödetilmesine Karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, asıl davayı hüküm altına almıştır. Karşı davayı ise kıdem hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş .ise de HUMK.nun 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR : 1. Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Davacı emekli olmak suretiyle işyerinden ayrılmış olup bu konuda taraflar arasında bir uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık bu şekil de işyerinden ayrılan işçinin ayrılmadan önce karşı tarafa önel vermesi gerekip gerekmeyeceği noktasında toplanmaktadır. Dairemizin kararlılık kazanmış uygulamasına göre kıdem tazminatını gerektirecek şekilde askerlik, kadın işçinin evlenmesi somut olayda söz konusu olduğu gibi emeklilik nedeni ile hizmet sözleşmesinin feshi halinde karşı tarafa önel verme zorunluluğu yoktur. Bu bakımdan emekliye ayrılan davacı işçinin davalı bankaya önel vermeksizin işyerinden ayrılması nedeni ile davalı ve karşı davacı banka yararına ihbar tazminatının hüküm altına alınması hatalıdır.
3- 1475 sayılı iş Kanununun 14/3 madde uyarınca emeklilik nedeni ile işçinin kıdem tazminatından yararlanabilmesi için yaşlılık sigortası bakımından bağlı bulunduğu kuruma veya sandığa müracaat etmiş olduğunun belgelemesi şarttır. Somut olayda davalı işveren davacının emekliye hak kazandığını 26.8.1996 tarihinde öğrenmiş olduğuna göre kıdem tazminatı faiz başlangıç tarihi olarak bu öğrenme tarihinin dikkate alınarak hüküm kurulması icap eder.
SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebe pten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.11.1997 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Old 11-04-2008, 15:35   #14
av.m.kılıç

 
Varsayılan

merhaba arkadaşlar,
evlilik nedeniyle iş akdinin feshinde işverenin ihbar tazminatı ödemesi gerekmiyor ama buna ilişkin açık bir hüküm bulamadım. Elinizde bu konuyu kapsayan Yargıtay kararı var mı?
Old 11-04-2008, 16:15   #15
Adli Tip

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan melisa_coymen
merhaba arkadaşlar,
evlilik nedeniyle iş akdinin feshinde işverenin ihbar tazminatı ödemesi gerekmiyor ama buna ilişkin açık bir hüküm bulamadım. Elinizde bu konuyu kapsayan Yargıtay kararı var mı?

Melisa Hanım;

Evlilik sebebiyle iş akdi feshinde, iş akdini fesheden işveren olmadığı için ihbar tazminatı ödemiyor.

İyi çalışmalar dilerim.
Old 01-07-2013, 18:04   #16
Av.Eren Evren

 
Varsayılan Evlenen Kadın İşçinin İhbar Tazminatı

Alıntı:
Yazan novella
hekese kolay gelsin
kıdem tazminatına hak kazanbilme hallerinden birisi olan kadın işçinin evliliği, İş Kanununda haklı nedenle fesih sebebi olarak öngörülmemiştir. Dolayısıyla evlilik sebebiyle işten ayrılan müvekkilim ihbar sürelerini beklemek zorunda mıdır??
uygulamada karşılaştığınız bir durum mudur??elinde Yargıtay Kararı olan arkadaşlar varsa,rica ediyorum.
herkese iyiçalışmalar.


Konu çok eskiden açılmış olsa da, sorun halen daha güncelliğini korumaktadır. Yargıtay'ın en son içtihatlarına bakıldığında Evlenen Kadın işçinin ihbar süresi vermemesi gerektiğine karar verilmiştir.

Konuyla ilgili Yargıtay kararını ve ilgili yazıyı Evlilik Sebebi ile Sözleşmeyi Fesheden Kadın İhbar Tazminatı Öder mi isimli yazımızda bulabilirsiniz
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Hizmet Aktinin Feshi - işçinin ücretinin ödenmemesi av.asen öznur Meslektaşların Soruları 5 08-04-2010 12:32
işçinin feshi haklı mı? av.selcukacar Meslektaşların Soruları 7 27-04-2007 17:17
işçinin haklı nedenle sözleşmeyi feshi madvocate Meslektaşların Soruları 2 02-04-2007 19:01
işçinin haklı nedenle feshi avukat erdoğan Meslektaşların Soruları 4 28-02-2007 16:36


THS Sunucusu bu sayfayı 0,17616892 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.