Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Tedbir Nafakasına İtiraz.

Yanıt
Old 13-09-2007, 11:17   #1
Arif Aydın

 
Varsayılan Tedbir Nafakasına İtiraz.

merhaba arkadaşlar.
Aile Mahkemesinde görülmekte olan boşanma davası devam ederken mahkeme davalı eş ve çocukları için tedbir nafakasına hükmetmiştir. Ara karar ile verilen tedbir nafakası ilamsız takip yoluyla tahsil için icraya konulmuştur. Ancak borçlu itiraz etmiş ve takip durmuştur.
itiraz sonrası ne yapılması gerekiyor. Görüşlerinizi bekliyorum.
Old 13-09-2007, 13:14   #2
Özgür DİKTAŞ

 
Varsayılan

Öncelikle itirazın süresinde yapılıp yapılmadığına bakmak gerekir.

Süresinde yapılmayan itiraz icrayı durdurmaz.Buna rağmen icra müdürü durma kararı vermişse İcra tetkik Merciine şikayet yoluna gidilir.

İtiraz süresinde ise tabiki takibin durmasına karar verilecektir.Buna karşı da İcra Tetkik Merciinde İtirazın Kaldırılması davası açılacaktır.
Ancak,borçlu kısmi itirazda bulunmuşsa şayet itiraz edilen tutarı açık ve net bir şekilde belirtmek zorundadır.
Belirtmemişse ,itiraz yapılmamış sayılır.Takip kesinleşir.Belirsiz kısmi itiraza dayanarak İcra müdürü takibin durmasına karar vermişse bu karara karşı da şikayet yoluna gidilir.İtirazın kaldırılması istenmez.
Old 13-09-2007, 13:19   #3
Arif Aydın

 
Varsayılan

itiraz süresinde yapılmıştır.
takip durmuştur.
borçlu borcun tamamına itiraz etmiştir. borca itiraz ediyorum demesi yeterlidir. (zaten bu şekilde itiraz etmiş) miktar belirtmesi gerekmiyor.
Old 13-09-2007, 13:22   #4
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Sayın yaren'in belirttiği gibi, icra mahkemesine müracaat ederek, itirazın kaldırılmasını ve %40 inkar tazminatına mahkum edilmesini talep edin. Benim takip ettiğim dava bir celsede sonuçlanmış; % 40 inkar tazminatına da mahkum edilmişti.

Saygılarımla
Old 13-09-2007, 15:59   #5
Av. Hatun Olguner

 
Varsayılan

Tedbir nafakası,kesinleşmiş bir ilamdan neşet etmediği için ilam hükmünde değilse de,aslında her nevi ihtiyati tedbirler ve ihtiyati hacizler gibi,ödeme emri gönderilmeden,infaz edilmelidir. İcra daireleri tedbir nafakasının ve tedbir kararlarının infaz mercii olarak görev yaparlar,zaten mahkemeler,"tedbiren verilen bu kararın ... İcra Müdürlüğünce infazına " şeklinde de açıklama yazıyorlar. Ancak,son zamanlarda, Yargıtay,tedbir nafakasının ilamsız takibe konu yapılması gerektiğine,kanaatimce başvuru harcı tahsil edilmesini sağlamak için karar vermektedir.

Adana^da icra daireleri ilamsız takiplere ilişkin ödeme emri göndermekte,ancak borçlunun itirazı ile takibi durdurmamaktadırlar.İtiraza rağmen takibi sürdürmektedirler. Bu uygulama,tedbir kararlarının infaz mercii olarak görev yaptıklarını,takip talebi ile ödeme emrinin harçlandırma veya başkaca,borçluya ödeme bildirimi yapıp ödeme yapmasını sağlamak amaçlı olduklarını gösteriyor.
Old 13-09-2007, 20:44   #6
Hak Hukuk

 
Varsayılan Tedbir Nafakası ve icra

İlamsız ödeme emrini gönderdikten sonra, borca itiraz ediyorum diyen davalı borçlunun itirazını geçersiz saymak bir çelişkidir.İlamsız ödeme emrinde yazılanlar ve tanınan haklar tet tek sıralanmış çünkü.
Old 14-09-2007, 11:40   #7
Av. Songül Yıldız Aksarı

 
Varsayılan

Yapmanız gereken icra hukuk mahkemesinde itirazın kaldırılması davası açmak. İtirazın kaldırılması kararı verildikten sonra yine de ödememişse nafakaya ilişkin kararlara uymamaktan dolayı İİK 344. maddeye göre 3 aya kadar hapis cezası alması için İcra Ceza Mahkemesinde dava açabilirsiniz. Bu nafaka yükümlüsünün borcu ödemesi konusunda etkili bir yoldur.
Ayrıca ceza davasını itirazın kaldırılmasından önce açmamaya dikkat etmeniz gerekiyor. İtiraz kaldırılmadan açılan davalar reddedilmektedir.
Old 14-09-2007, 15:27   #8
Av. Hatun Olguner

 
Varsayılan

İhtiyati tedbirin amaç ve mahiyetine uygun düşmeyen son Yargıtay Kararlarına göre,tedbir nafakasının icraen tahsil edilmesi için ilamsız takip talebinde bulunulması ve bu takip yoluna özgü ödeme emri gönderilmesi gerekmektedir. Tedbir nafakası,aile hakimlerince,resen,
nafaka alacaklısının acil ve hayati geçim ihtiyacını karşılamak üzere hükmedilen geçici ve ara kararına dayalı bir nafaka olup,bu hakkı,borçlu nafaka yükümlüsünün itirazı ile uzun süreli çekişmeye konu yapmak,nafakanın ve tedbirin nitelik,amaç ve kapsamına aykırılık ve çelişki yaratan bir uygulamadır. Bazı icra daireleri hala, tedbir kararlarının ve nafakasının infaz mercii olduklarına dair doğru görüş doğrultusunda,borçluya ödeme emri göndermeden kararı infaz etmektedirler. Yargıtayın uygulamaya yön veren son görüş ve içtihatları ise aşağıda yazılı,olayın özelliğine,yasanın amacına ve hukuka daha uygun olan bu kararla çelişmektedir : : Ki, bu karar şimdiki uygulamaya göre doğabilecek görev uyuşmazlıklarını da düşündürüyor;" İtirazı halledecek merci icra mahkemesi mi,tedbiri veren mahkeme midir ? sorusuna neden olabilecek bir karar ve belki bu konuda verilecek İcra Mahkemesi kararını görev yönünden temyiz etmek,Yargıtay"ın konuya genel bakış açısını ortaya koyacak bir irdelemeye ve çözüme bizi yaklaştırır.
-------------------------------------------------------
İHTİYATİ TEDBİRİN UYGULANMASI İLE İLGİLİ ŞİKAYETLER / İTİRAZLAR TEDBİR KARARINI VEREN MAHKEMECE ÇÖZÜLÜR

"" Tedbirin uygulanması ile ilgili şikayetin tedbiri veren mahkemece incelenmesinin gerekmesine,icra memurunun bu sıfatla değil infaz memuru sıfatıyla hareket etmesine binaen şikayetin görev yönünden reddine karar verilmek gerekirken esas hakkında karar verilmesi isabetsiz,temyiz itirazları yerinde görüldüğünden merci kararının İİK m 366 ve HYUY nın 428. maddeleri uyarınca Bozulmasına karar verilmiştir." 12 HD 6.10.1989 2756-11748
Old 15-09-2007, 13:40   #9
Arif Aydın

 
Varsayılan

SAYIN SONGÜL YILDIZ AKSARI
İTİRAZIN KALDIRILMASI DAVASININ AÇILMASINA KATILIYORUM. ANCAK TEDBİR NAFAKASININ ÖDENMEMESİNDEN DOLAYI YARGITAY UYGALAMADA CEZA VERMEMEKTEİR.
BUNUNLA İLGİLİ ÖRNEK KARAR AŞAĞIDADIR.
T.C. YARGITAY
16.Hukuk Dairesi

Esas: 2004/9303
Karar: 2004/11803
Karar Tarihi: 04.11.2004

ÖZET : TCK.nun 2. maddesine göre aleyhe olan değişiklik geçmişe etkili olarak uygulanamayacağından, suç tarihi dikkate alındığında tedbir nafakasını ödememekle suçun oluşmayacağı göz önüne alınmalıdır.

(2004 S. K.m.344) (765 S. K. m.2) (4949 S. K. m. 97)

Dava: Nafaka borcunu ödememek suçundan sanık Muhammet'in İİK.nun 344/1. maddesi gereğince 10 gün hafif hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde sanık tarafından temyiz edildiğinden Yargıtay C.Başsavcılığınca dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Karar: Tedbir nafakasını ödememek 30.7.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4949 sayılı Yasa'nın 97. maddesine göre suç olarak kabul edilmiş ise de, TCK.nun 2. maddesine göre aleyhe olan değişiklik geçmişe etkili olarak uygulanamayacağından, suç tarihi dikkate alındığında tedbir nafakasını ödememekle suçun oluşmayacağı göz önüne alınmadan yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi isabetsiz olduğundan;

Sonuç: Temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 4.11.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.


Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programları
**************************************
Old 17-09-2007, 11:00   #10
Av. Songül Yıldız Aksarı

 
Varsayılan

Sayın Arif Aydın, sizin eklediğiniz yargıtay kararından da anlaşılacağı üzere İİK'da 30.07.2003 tarihinde yapılan değişiklikle madde "nafaka hükmüne uymama" iken "nafakaya ilişkin kararlara uymama" şeklini almıştır. Artık tedbir nafakası için de ceza verilebilmektedir ve bu madde uygulanmaktadır. Kendi dosyamda icra ceza hakimi 3 aylık cezaya hükmetmiş ve yargıtayca da onanmıştır.
Ekteki yargıtay kararından anlaşıldığı üzere bu kararda, kanun değişikliğinden önce işlenmiş bir suç olması nedeniyle yeni düzenlemeye göre ceza verilememiştir.
Somut olayda ise suç tarihinin kanunun yürürlük tarihinden sonra olma ihtimali çok yüksektir.
Old 02-02-2008, 14:20   #11
nihanbil

 
Varsayılan

Sayın Songül Yıldız Aksarı,

Kanunda 2005' te yapılan değişiklikle de “mahkemeler tarafından ara kararı ile kararlaştırılan nafakayı ödemeyen borçlular hakkında da bu maddenin birinci fıkrasındaki hükmün uygulanması” na dair ek madde kaldırılmıştır. Şu durumda uygulamada ara kararla verilen tedbir nafakasını ödemeyen borçlu hakkında 344. madde uygulanır mı uygulanmaz mı tartışması yaşanmaktadır. Yaptığım araştırmalara göre herkes bir şey söylüyor. Talih UYAR diyor ki

XVII-Kanunun 344’üncü maddesinin başlığında ve metninde yapılan değişiklikle;

-4949 sayılı Kanunla; İcra ve İflas Kanununun 344’üncü maddesinin başlığı yeni düzenlemeye paralel olarak “nafakaya ilişkin kararlara uymayanların cezası” olarak değiştirilmiştir.

-4949 sayılı Kanunla, 344’üncü maddeye yeni bir fıkra eklenerek, “mahkemeler tarafından ara kararı ile kararlaştırılan nafakayı ödemeyen borçlular hakkında da bu maddenin birinci fıkrasındaki hükmün uygulanması” sağlanmıştı. İcra ve İflas Kanununun 344’üncü maddesinin değişiklikten önceki şeklinde; ancak (kesinleşmiş) nafaka ilamında yazılı olan nafakayı ödemeyen borçlu, alacaklının şikayeti üzerine, icra mahkemesi tarafından cezalandırılmaktaydı. Yargıtay, madde metnindeki ilam terimini dar yorumladığı için, uygulamada, nafaka veya boşanma davası sırasında, tedbir olarak mahkemelerce ara kararı ile takdir olunan nafaka kararları müeyyidesiz kalmaktaydı. Aslında, muhtaç durumda olduğu için hemen alacaklısının eline geçmesi düşüncesiyle takdir edilmiş bulunan tedbir nafakaları’nın da bu maddedeki himayeden yararlandırılması için maddede bu doğrultuda değişiklik yapılmıştı.

5358 sayılı Kanunla bu madde yeniden düzenlenirken “nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlunun, alacaklının şikayeti üzerine… cezalandırılacağı” belirtilmiş ve ne bu maddede ve ne de İİK.’nun yürürlükten kalkan maddelerini belirten 23. maddede, 344/son hükmünden bahsedilmemiştir. Kanımızca bu madde -yeni şekliyle- “nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen” borçluyu cezalandırdığına göre, borçlunun yerine getirmediği nafakaya ilişkin karar “nafaka ilamı” olabileceği gibi “nafakaya ilişkin ara kararı” da olabilir. Yani; 5358 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonucunda -4949 sayılı Kanunla suç haline getirilmiş olan- “ara kararı ile hükmedilen nafakayı ödememe eylemi”, bugün için de İİK. 344’e göre suç olmaya devam etmektedir…"



Ben de açıkçası bu görüşe katılıyorum. Ama son Yargıtay kararları ne doğrultuda bilemiyorum. Elinde 2005' teki bu değişiklik sonrası ile ilgili böyle bir dosya, karar olan varsa paylaşırsa sevinirim.
Old 04-02-2008, 09:51   #12
Av. Songül Yıldız Aksarı

 
Varsayılan

İİK 344. maddede 2003 yılında yapılan değişiklik sırasında maddenin başlığı da değiştirilmiş ve ek fıkra ile açıklama getirilmiştir. 2005 yılında bu fıkranın kaldırılması ancak başlığa dokunulmaması kanun koyucunun unutkanlığı olmasa gerektir. Kanun ilk defa çıkmış gibi bakarsak, bunu, ara karar için de ceza verilebilir şeklinde yorumlamak daha kolay olacaktır. İki yıl gibi kısa bir zamanda kanun koyucu gerçek niyatini değiştirmemiş, kanunda sadeleşmeye gitmiştir görüşündeyim. Antalya'da 2007 yılında icra ceza mahkemesi tarafından verilen kararla, ara kararın gereğini yerine getirmeyen borçlu hakkında 3 ay tazyik hapsine karar verildi. İİK 353. madde gereği Karşı taraf vekili Ağır Ceza Mahkemesine itirazda bulundu. Ağır Ceza Mahkemesinin itirazı reddeceği sırada karşı tarafla anlaştığımız için şikayetimizden vazgeçtik. Öneceki iletimde Yargıtay demem yanlış olmuş, kusura bakmayın. Yargıtay kararı bulamamanız bundan kaynaklanmaktadır.
Old 10-07-2009, 14:05   #13
vukuat2005

 
Varsayılan

Tedbir nafakasına yapılan itirazın iptali için Aile Mahkemesine başvurulabilinir mi?
Buna ilişkin Yargıtay kararı var mı?
Old 10-07-2009, 15:14   #14
Av. Songül Yıldız Aksarı

 
Varsayılan itirazın iptali davası

İtirazın kaldırılması için süreyi geçirmediyseniz basit olan itirazın kaldırılması yolunu tavsiye ederim. İtirazın kaldırılması yolunda ilk duruşmada karar verilecek ve kesinleşmesi de Ağır Cezaya yapılacak itirazın reddi ile olacaktır. İtirazın iptali davasının kesinleşmesi temyize bağlı olacaktır.

İtirazın iptali davasını genel hükümlere göre açacağınıza göre görevli mahkeme aile mahkemesidir. Ekte sunduğum kararda İştirak nafakası söz konusu ama icra yönünden ve somut olaya bakıldığında aynı hükümler uygulanır görüşündeyim. Çünkü yargıtay kararında geçen olayda itirazla birlikte takip durduğuna göre ilamsız icra söz konusu olmalı.


T.C.
YARGITAY
Üçüncü Hukuk Dairesi Esas No : 2005/7997 Karar No : 2005/8108 Tarih : 18.7.2005
  • İŞTİRAK NAFAKASININ TAHSİLİ ( Aile Hukukundan Doğan Borca İlişkin İtirazın İptali Davasında Aile Mahkemesi Görevli Olduğu )
  • İTİRAZIN İPTALİ DAVASI ( Aile Hukukundan Doğan Borca İlişkin İtirazın İptali Davasında Aile Mahkemesi Görevli Olduğu )
  • GÖREVLİ MAHKEME ( Aile Hukukundan Doğan Borca İlişkin İtirazın İptali Davasında Aile Mahkemesi Görevli Olduğu )
ÖZET :
Dava, iştirak nafakasının tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. İtirazın iptali davaları genel hükümlere tabidir. İİK'da göreve ilişkin özel bir düzenleme yoktur. Dava konusu borç, aile hukukundan doğduğuna göre itirazın iptali istemiyle açılan davada aile mahkemesi görevlidir. Aile mahkemesince aksi kanaat ile görevsizlik kararı verilmesi hatalıdır.

DAVA :
Dava dilekçesinde 1.720.000.000.- Lira nafaka alacağının faizi ile birlikte tahsili için yapılan takibe itirazın iptali ile % 40 tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın değerine göre görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğu gerekçesi ile dava dilekçesinin görev yönünden reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

KARAR :
Davada; ödenmeyen iştirak nafakası alacağının faizi ile birlikte tahsili için yapılan takibe itirazın iptali ile % 40 tazminatın hüküm altına alınması talep ve dava edilmiş, mahkemece, 4787 Sayılı Yasa ile kurulan aile mahkemelerinin ihtisas mahkemeleri olup, takip hukukuna ilişkin ve kendine özgü kuralları olan itirazın iptali davalarında, alacak nafakaya ilişkin olsa dahi genel mahkemelerin görevli olduğu gerekçesi ile, dava dilekçesinin görev nedeni ile reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun'un 4. maddesi uyarınca 4722 sayılı Türk Medeni Kanunun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun kapsamındaki aile hukukundan ( 2. kitabı ) doğan dava ve işler aile mahkemesinde görülür.
İİK'nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası genel hükümlere tabidir. İcra ve İflas Kanununda göreve ilişkin özel bir hüküm öngörülmemiştir.
Davada; borcun TMK'nun 182/2, 327 ve devamı maddelerinden kaynaklandığı ve dolayısıyla "Aile Hukukuna" ilişkin bulunduğu anlaşılmaktadır. Borç, Aile Hukukundan ( nafaka yükümlülüğünden ) doğduğuna göre; açılan bu davanın 4787 Sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince, aile mahkemesinde bakılması gerekmektedir.

SONUÇ :
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.07.2005 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
</html Kaynak palmiye mevzuat ve içtihat programı
Old 10-07-2009, 17:14   #15
vukuat2005

 
Varsayılan

bazı meslektaş arkadaşlarım müddeabih değerine göre açılmalı derken, ben inatla itm veya aile mah. diyordum. teşekkür ederim.
Old 02-11-2010, 11:31   #16
harkan

 
Varsayılan

sayın av.songül hanım yıkarıda yazdığınız şu ifade kafa karışıklığına yol açmaktadır(...kaldırılması yolunda ilk duruşmada karar verilecek ve kesinleşmesi de Ağır Cezaya yapılacak itirazın reddi ile olacaktır....)

icra hukuk mahk. kararları miktar itibari ile temyize tabidir, icra hukuk mahkemesi ile ağır cezanın kanun yolu açısından bir ilgisi yok diye biliyorum..
Old 02-11-2010, 14:19   #17
Av. Songül Yıldız Aksarı

 
Varsayılan

Sayın harkan, şimdi okuyunca neden böyle yazdığımı ben de anlamdım, ancak önceki sorudan kalan bir kafa karışıkılığı olabilir. Uyarınız için teşekkür ederim.
Old 10-07-2012, 11:59   #18
Av.Ali ÇİTİL

 
Varsayılan Tedbir Nafakasının İlamlı İcraya Konu Edilmesi

Ara kararda verilen tedbir nafakasını ilamlı icraya konu edilerek icra emri çıkarılmıştır.Bu durumda ne yapılabilir?Bidiğim kadarıyla ilamsız takip yoluyla icrası istenebilir.İlamlı icra yolu ile ara kararın icrası talep edilmiş ve icra emri de nafaka borçlusuna gönderilmiştir.Bu durum şikayet konusu olur mu?
Old 10-07-2012, 18:35   #20
aykutyigit

 
Varsayılan

Şikayet yoluyla takibin iptalini isteyin İcra hukuk mahkemesinden
Old 29-01-2013, 16:05   #21
ehlihibre

 
Varsayılan konu ile ilgili YHGK kararı

Merhaba arkadaşlar. Benim için şu an ihtiyaç hasıl olan bir konu olması nedeniyle yaptığım araştırma sonucu bu sayfada gördüğüm tartışmayı bitirecek bir Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararını burada istifadenize sunuyorum. Saygılar.

[font="Times New Roman"][font="Arial"][size="3"]Yargıtay
Hukuk Genel Kurulu

Esas : 2000/12-1145
Karar : 2000/1159
Tarih : 20.09.2000

*TEDBİR NAFAKASI
*İHTİYATI TEDBİR
*İTİRAZ

(743 s. MK. m. 137) (1086 s. HUMK. m. 101) (2004 s. İİK. m. 66)

Özet : Ara kararı ile verilen tedbir nafakası HUMK.nun 101 ve takip eden maddeleri gereğince bir ihtiyati tedbir kararı değildir. Kaldı ki, alacaklı mahkeme kararını ilamsız icra takibine konu yapmıştır. İİK.nun 66. maddesine göre süresi içerisinde yapılan itirazla icra takibi durur ve icra müdürü de bu madde hükmü gereğince takibi durdurmuştur. Mercice aksine bir karar verilmedikçe ve şikayet yolu ile bu karar kaldırılmadıkça icra müdürü kendiliğinden verdiği karardan rücu edemez.

Taraflar arasındaki "şikayet" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Fatih İcra Tetkik Mercii Hakimliğince davanın reddine dair verilen 07/12/1999 gün ve 1999/1406 E-1370 K. sayılı kararın incelenmesi şikayetçi vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 17/02/2000 gün ve 2000/1695-2524 sayılı ilamı ile; (...Ara kararı ile verilen tedbir nafakası HUMK.nun 101 ve takip eden maddeleri gereğince bir ihtiyati tedbir kararı değildir. Kaldı ki, alacaklı mahkeme kararını ilamsız icra takibine konu yapmıştır. İİK.nun 66. maddesine göre süresi içerisinde yapılan itirazla icra takibi durur ve icra müdürü de bu madde hükmü gereğince takibi durdurmuştur. Mercice aksine bir karar verilmedikçe ve şikayet yolu ile bu karar kaldırılmadıkça icra müdürü kendiliğinden verdiği karardan rücu edemez. Şikayetin kabulüne karar verilmek gerekirken yazılı şekilde redde karar verilmesi isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN : Şikayetçi vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulu´nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu´nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ : Şikayetçi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 20/09/2000 gününde, oybirliği ile karar verildi.

Kaynak:{Corpus Arşiv No: HG-195}
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Tedbİr Nafakasi AVUKAT MERYEM Meslektaşların Soruları 3 07-10-2010 14:22
Tedbİr Nafakasi Burak Demirci Meslektaşların Soruları 8 16-01-2009 12:02
Çekte Tedbİr gulaslan Meslektaşların Soruları 6 03-08-2007 12:03
BoŞanma Ve Tedbİr Koydurma çaresiz Kadınlara Hukuki Destek Merkezi (KAHDEM) 3 25-07-2007 16:39
Tedbİr Talebİ alvarez Meslektaşların Soruları 3 26-04-2007 16:45


THS Sunucusu bu sayfayı 0,17207694 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.