Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

ıslah ile müddeabihin düşürülmesi

Yanıt
Old 06-09-2007, 11:38   #1
seanlee

 
Varsayılan ıslah ile müddeabihin düşürülmesi

ıslah yolu ile müddeabihin miktarını düşürmek mümkün müdür ?
Old 06-09-2007, 12:20   #2
Yücel Kocabaş

 
Varsayılan

Fazlaya ilişkin istemden feragat edilmesi , atiye bırakılması, talebin daraltılması, sınırlandırılması mümkündür.
Fakat bu şekildeki dilekçeler ıslah dilekçesi sayılmaz.
Islah talebin genişletilmesi halinde söz konusu olur.
Diye düşünüyorum.
Saygılarımla.
Old 06-09-2007, 13:21   #3
HÜLYA ÖZDEMİR

 
Varsayılan

T.C.

YARGITAY

5. HUKUK DAİRESİ

E. 2004/1443

K. 2004/4238

T. 6.4.2004

• KAMULAŞTIRMASIZ ELATMA ( Kamulaştırma Kanununun Değer Biçmeye İlişkin Hükümlerinin Kamulaştırmasız El Atmaya Dayanan Bedel Davalarında da Kıyasen Uygulanması )

• KIYASEN UYGULAMA ( Kamulaştırmasız El Atmaya Dayanan Bedel Davalarında da Kamulaştırma Kanununun Değer Biçmeye İlişkin Hükümlerinin Kıyasen Uygulanması )

• ARSAYA DEĞER BİÇİLMESİ ( Arsa Niteliğindeki Taşınmaza Emsal Karşılaştırması Yapılarak Değer Biçilmesinin Gerekmesi )

• EMSAL TAŞINMAZ ( Dava Konusu Taşınmaz ile Emsalin Zaruret Olmadıkça Yakın Bölgelerde ve Benzer Yüzölçümlü Olması ve Değerlendirme Tarihine Yakın Satışların Emsal Alınmasının Gerekmesi )

• ISLAH ( Bu Yolla Müddeabih Azaltılamayacağından Dava Dilekçesindeki Taleple Hüküm Altına Alınan Değer Farkı Üzerinden Davalı Yararına Nisbi Vekalet Ücretine Hükmedilmesi Gerekirken AZa Hükmedilmesinin Hatalı Olması )

2942/m.10,11,12

ÖZET : Kamulaştırmasız el atmaya dayanan bedel davalarında da Kamulaştırma Kanununun değer biçmeye ilişkin hükümleri kıyasen uygulanır.
Arsa niteliğindeki taşınmaza, emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi gerekir. Dava konusu taşınmaz ile emsalin zaruret olmadıkça, yakın bölgelerde ve benzer yüzölçümlü olması ve değerlendirme tarihine yakın satışların emsal alınması gerekir.
Islahla müddeabih ( son istem ) azaltılamayacağından dava dilekçesindeki taleple hüküm altına alınan değer farkı üzerinden davalı yararına, nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken aza hükmedilmesi hatalıdır.
DAVA : Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasının kısmen kabulüne dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün Duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekili tarafından verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla Duruşma için belirlenen 06.04.2004 günü temyiz eden davalı idare vekili Avukat Necati Bark ile aleyhine temyiz olunan davacı Ahmet Özkul'un yüzüne karşı duruşmaya başlanarak temyiz isteminin süresinde olduğu görülüp tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR : Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor değer biçme yöntemi bakımından yasa hükümlerine uygundur. Taşınmazın arsa niteliğinde kabulü doğrudur. Ancak;
1- Dosya kapsamından ve bilirkişi raporundan taşınmaza davalı idarece el atmaya kesin olarak son verilip verilmediği taraf tanıkları da dinlenerek belirlenemediği gözetilerek,
2- Kamulaştırmasız el atmaya dayanan bedel davalarında da Kamulaştırma Kanununun değer biçmeye ilişkin hükümleri kıyasen uygulanır.
Arsa niteliğindeki taşınmaza, emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi gerekir. Dava konusu taşınmaz ile emsalin zaruret olmadıkça, yakın bölgelerde ve benzer yüzölçümlü olması ve değerlendirme tarihine yakın satışların emsal alınması gerekir.
Kayseri gibi büyük bir merkezde, dava konusu taşınmazın bulunduğu Melikgazi ilçesi Konaklar Mahallesinde benzer yüzölçümlü ve değerlendirme tarihine yakın zamanlarda emsal satışların bulunması doğaldır. Bu durumda taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde res'en emsal celbi yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre değer biçilmesi gerektiği düşünülerek,
Yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu eşliğinde keşif yapılarak ve gerektiğinde el atma yönünden bildirilecek taraf tanıkları da dinlenip sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
3- Kabule göre de;
a ) Emsal satışın tapu teyidinin getirtilerek bilirkişi raporunun denetlenmemesi,
b ) Emsalin satış bedelinin değerlendirme tarihi olan dava tarihine endekslerinin yanlış yapılması sonucu fazlaya hükmedilmesi,
c ) Islahla müddeabih ( son istem ) azaltılamayacağından dava dilekçesindeki taleple hüküm altına alınan değer farkı üzerinden davalı yararına, nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken aza hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz eden davalı idare vekili yararına yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 375.000.000 TL. vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine ve peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene iadesine 06.04.2004 gününde oybirliğiyle karar verildi.


T.C.

YARGITAY

18. HUKUK DAİRESİ

E. 2002/5813

K. 2002/6818

T. 13.6.2002

• KAMULAŞTIRMA BEDELİNİN ARTIRILMASI ( Taşınmazın Değerlendirilmesinde Uygulanacak Kapitalizasyon Faiz Oranı - Talep Sonucunu Azaltma Talebinin Islah Yoluyla Da Olsa Kısmi Feragat Sayıldığı )

• TAŞINMAZIN DEĞERLENDİRİLMESİNDE UYGULANACAK KAPİTALİZASYON FAİZ ORANI ( Kamulaştırma Bedelinin Arttırılması - Talep Sonucunu Azaltma Talebinin Islah Yoluyla Da Olsa Kısmi Feragat Sayıldığı )

• TALEP SONUCUNU AZALTMA TALEBİ ( Islah Yoluyla Da Olsa Kısmi Feragat Sayıldığı - Kamulaştırma Bedelinin Arttırılması / Taşınmazın Değerlendirilmesinde Uygulanacak Kapitalizasyon Faiz Oranı )

2942/m.11

1086/m.83, 91, 185

1136/m.168

ÖZET : Bedel artırımı davasında tüm delillerin toplanmasından sonra yapılan davacının talep sonucunu azaltma talebi, bir usul işlemi olmayıp maddi hukuka konu kısmi feragattir. Davacının talep sonucunu azaltma talebi, karşı tarafın iznine bağlı olmadan yapılabilecek bir talep olduğundan, davayı genişletme veya değiştirme sayılmaz ve bunun için ıslah yoluna başvurulmasına gerek yoktur.
DAVA : Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
KARAR : 1- Birinci bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmaza %4,5 oranında kapitalizasyon faizi uygulanmak suretiyle değer biçilmiştir.
Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre, iklim şartları, topoğrafik yapısı ve bölgesindeki konumu ( büyük yerleşim merkezlerine uzaklığı v.b. ) dava konusu taşınmazın bulunduğu yerle benzer nitelikte olan, ülkemizin değişik yörelerindeki sulu tarım arazilerinin değerlendirilmesinde, ( değeri önemli şekilde etkileyen kanıtlanmış, farklı ve özel bir faktör bulunması hali hariç ) kapitalizasyon faiz oranı %5 olarak alınmaktadır. Nitekim, aynı bölgeden Dairemize gelen diğer dava dosyalarında uygulanan faiz oranı genelde %5'tir. Hal böyle iken, taşınmazın değerinin belirlenmesinde kapitalizasyon faiz oranının %5 yerine %4,5 oranı uygulanmak suretiyle fazla bedele hükmedilmesi,
2- Son bilirkişi kurulunun raporunu mahkemeye vermesinden ve tüm delillerin toplanmasından hemen sonra davacı vekili, 4.2.2002 tarihinde mahkemeye verdiği dilekçe ile davasını ıslah ettiğini belirtip 30.000.000.000 TL olarak istediği bedel artırımını 18.500.000.000 TL ye indirdiğini belirtmiş, davacının bu istemi mahkemece de ıslah olarak değerlendirilip kabul edilmiştir.
HUMK'nun 83.maddesine göre iki taraftan her biri usule ilişkin olarak yaptığı işlemi tamamen veya kısmen ıslah edebilir. Yani düzeltebilir. Bu niteliği itibariyle ıslah, gerçeğin meydana çıkması bakımından öğretide faydalı bir müessese olarak kabul görmektedir. Islah, HUMK'nun 185.maddesinde açıklanan ve bir tarafın izni olmaksızın diğer tarafın gerçekleştiremeyeceği işlemlerin yapılmasına olanak sağlayan istisnai bir usul işlemidir.
Bu olayda davacı vekili, hak ettiğinden daha yüksek bir talepte bulunduğunu Bilirkişilerin mahkemeye verdikleri son raporla fark edip ret ve kabul oranına göre davalı idare lehine ödemesi gereken vekalet ücretini daha az bir seviyeye indirmek için bu yola başvurmuştur.
Islah, yasanın başka bir imkan tanımadığı hallerde zorunlu olarak başvurulan bir usul işlemidir. Bu işlemlerin bir kısmı HUMK'nun 185. maddesinde sayılmıştır. Bir taraf diğer tarafın izni olmadan davayı takipten sarfınazar edemeyeceği, iddianın ve savunmanın değiştiremeyeceği ve genişletemeyeceği kurallarını bunlar arasında sayabiliriz.
Davacının buradaki talebi, bir usul işlemi olmayıp maddi hukuka taalluk eden kısmi feragattir. Doktrinde buna talep sonucunun daraltılması ( azaltılması ) da denilmektedir. Davacının talep sonucunu azaltması, davayı genişletme veya değiştirme sayılmaz. Tam veya kısmi feragat için karşı tarafın iznine ve ayrıca bunun için ıslah yoluna başvurulmasına gerek yoktur ( Baki Kuru- Hukuk Muhakemeleri Usulü- altıncı baskı cilt IV sayfa 4048-4049 ). Dolayısıyla davacı vekilinin bu isteminin, ıslah müessesinin mahiyetiyle bağdaşır bir yönü de bulunmamaktadır. Mahkeme, işlemin bu niteliğini belirlemede hataya düşmüştür. Kural olarak karşı tarafın iznine bağlı olmadan düzeltilecek işlemler ve yapılacak talepler için ıslah yoluna başvurulmaz.
Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere mahkemece, davacı vekilinin istemi, tüm deliller toplandıktan sonra yapılan kısmi bir feragat olarak kabul edilip, Avukatlık Yasasının 168 ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7. maddeleri uyarınca 30.000.000.000 TL üzerinden nispi vekalet ücretinin tamamına hükmedilmesi gerekirken davacının yaptığı işleme yanlış anlam verilmek suretiyle eksik avukatlık ücretine karar verilmesi, doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.6.2002 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
nafakanın düşürülmesi sumeyra Meslektaşların Soruları 5 03-01-2008 10:03
Haksız Tutuklama - Sürenin Hükümlülükten Düşürülmesi muratozsa Meslektaşların Soruları 6 08-06-2007 19:24
Çek - Haricen Tahsilat - Ceza Davasının Düşürülmesi - Vekillerin Sorumluluğu Av.Ayse E. Meslektaşların Soruları 5 10-05-2007 16:02
Davanın tamamen ıslah edilmesi ile faiz ıslah tarihinden itibaren mi istenecektir? Av.E.Fırat Kuyurtar Meslektaşların Soruları 8 26-02-2007 21:55
Islah Yoluyla Müddeabihin Artırılması turev Meslektaşların Soruları 4 12-10-2002 22:24


THS Sunucusu bu sayfayı 0,10770392 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.