Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Vade farkı ibaresinin sözleşmede bulunması ama uygulanmaması ile ilgili

Yanıt
Old 29-06-2007, 11:24   #1
cLaW

 
Varsayılan Vade farkı ibaresinin sözleşmede bulunması ama uygulanmaması ile ilgili

Müvekkil şirket ile karşı taraf arasında 2000-2004 yılları arasında satım sözleşmeleriyle yapılan satışlarda,bu süre boyunca sözleşmede vade farkı ve kur farkı ibaresi olmasına rağmen,kur farkına ilişkin fatura kesilmiş fakat vade farkına ilişkin fatura kesilmemiştir.Karşı taraf kesmedikleri vade farkı faturalarıyla 2006 yılında aleyhimize icra takibi başlatmıştır bizde itiraz etmiş bulunmaktayız.

Benim sorum şu olacaktı ;
1)Kur farkına ilişkin fatura kesilmiş olması fakat vade farkına ilişkin fatura kesilmemiş olması arasında fark varmıdır?

2)Vade farkına ilişkin fatura kesilmemiş olması cari hesap ilişkisinin devam etmesinden ve kdv'nin peşin ödeme yükümlülüğünden kaynaklanıyor olabilir mi?

3)Vade farkı isteme süresinde zamanaşımı gerçekleşmiş midir?

4)Kesilmeyen faturalar şirketin ticari defter kayıtlarında gözükmeyeceğinden,bu borç nasıl doğmuştur?

5)Teamülde uygulanmayan vade farkının sözleşme hükmünü geçersiz kılabileceğini söyleyebilirmiyiz?


Teşekkürler,
Saygılarımla.
Old 30-06-2007, 17:54   #2
halit pamuk

 
Varsayılan

Merhaba,

Vade farkı, 2003 tarihli İBK'da da belirtildiği gibi, vade tarihinden başlayarak fiili ödeme tarihindeki mal ve hizmet bedeline ekleme yapılmak suretiyle semen'in ulaştığı miktarı ifade eder.

Yani asıl alcağın vadede ödenmemesiyle birlikte alacağı yeni durumu ifade eder. Yani asıl alacağın eklentisidir, bir parçasıdır,hatta asıl alcağın kendisidir.

Çoğunun ifade ettiği gibi faiz değildir; konu aynıdır ama niteliği farklıdır. Bu nedenle de vade farkına faiz işletilir.Yine aynı nedenle, Asıl alcağın ödenmesi, sona ermesi, vade farkın da sona erdirmez.

Vade ile birlikte vade farkı alacağı doğar,kanaatimce de asıl alacakla birlikte zamanaşımına uğrar.

Eğer sözleşme de vade farkı yoksa teamüller, faturaya itiraz edilip edilmemesi gibi hususlar tartışma konusudur, ve vade farkının doğumu açısından önemlidir.

Ancak sözleşme de vade farkı varsa teamüller falan önemli değildir; borcun vade tarihi itibariyle istenebilir hale gelmesiyle vade farkı alacağı da doğar.

27.06.2003 tarihli İBK'da bu husus vurgulanmıştır.

" Taraflar arasında mevcut yazılı sözleşmede vade farkı ödeneceği hususu kararlaştırılmış ise, bu kayıt sözleşmenin bir unsuru olarak kabul edildiğinden gönderilen vade farkı faturası sadece bir ihbar vazifesi ifa ettiğinden vade farkı alacağının doğumu yönünden faturaya itiraz edilmemesinin hukuksal bir sonuç doğurmayacağına ve vade farkının istenmesinin mümkün bulunmasına"
yani sözleşme de varsa işiniz zor.

Kur farkı konusunda haklısınız, bence de aynı niyetle konuluyor;enflasyon etkisini yok etmek için ama ikisi de istemeyeceğine ilişkin , bunu yasaklayan bir hüküm bulunmadığına göre alacaklı her iki farkı da isteyebilir, diye düşünüyorum.
Old 02-07-2007, 09:31   #3
ISIL YILMAZ

 
Varsayılan

Kur farkı ve vade farkının birarada istenebileceği, teamül ve zamanaşımı konularında Sn.korayad’ın görüşlerine katılıyorum.

Vade farkına ilişkin faturanın kesilmemiş olması ile C/H ilişkisinin devamı ve KDV ödeme yükümlülüğü arasında hukuki bir gereklilik olduğunu düşünmüyorum. Ancak, ticari açıdan C/H değil, ama sözleşme ilişkisi devam ediyorsa ve ödemelerin düzeni tam kesilen faturaya karşılık gelecek şekilde ödenmiyorsa tacir, beklemeyi tercih etmiş olabilir. Daha açık olmak gerekirse, mesela dört fatura kesilmiş, ilk ikisine ve üçüncüsünün bir bölümüne denk gelen bir ödeme yapılmış olabilir. Bu nedenle, kestiği faturanın tam karşılığını alamayan tacir vadelerle ilgili olarak bekleme yolunu seçebilir.

Sn.Claw, kesilmeyen faturalardan bahsetmişsiniz, sanırım bunlardan muradınız vade farkı faturalarıdır. Tacirin borçlarının tek kaynağı fatura ve ticari defterlerindeki kayıtlar değildir. Sözleşmeye dayalı bir vade farkı alacağı söz konusu ise fatura kesmeden de borç oluşabilir. Daha farklı bir örnekten gidelim, bir inşaat firmasında taşerona iş yaptırdınız diyelim, bu işin bedelini ödemek için mutlaka taşeronun fatura kesmesi gerekmez. Fatura kesmek bir zorunluluksa da, kesilmemesi sonuçları bakımından sizin ödeme yapmamanızı haklı çıkaran bir durum sayılmaz. Bunun gibi birçok durumda borcun doğması için fatura kesmek şart değildir. Ancak, sözleşmenizde faturanın tebliğinden sonra ödeme yapılacağı gibi bir kayıt varsa işler biraz değişir.

Olayınızda, eğer zamanaşımı yoksa, itirazınızın pek de lehinize sonuçlanmayacağını düşünüyorum.

Saygılar.
Old 02-07-2007, 10:24   #4
cLaW

 
Varsayılan

Sn Korayad ve Işıl cevaplarınız için teşekkür ederim,takıldığım bir başka nokta ise ;
Taraflar arasında yapılan sözleşme,ticaret kanununda Anonim şirketleri bağlamaya yetecek düzeyde değildir(Şirketi temsil etmeye yetkili kişiler tarafından imzalanmamış).Kaldı ki tek bir sözleşme de mevcut değil,parça başı mal talebi ve ürün fiyatını gösteren belgeler dizininden ibaret,bu durum yapılan sözleşmeleri sipariş formu niteliğine getirir mi?
Old 02-07-2007, 11:00   #5
ISIL YILMAZ

 
Varsayılan

Sn.Claw,

Verdiğiniz bilgilerin değerlendirme yapmak için yeterli olduğunu söyleyemeyeceğim. Ancak, sormak istediğim birşey var : Yetkisiz kişinin imzaladığı sözleşme/sipariş formu vs.ye dayalı kur farkı talebini kabul edip kayıtlara almak mümkün oluyor da, vade farkında yetki neden ve nasıl gündeme geliyor?

Sipariş formları icap - kabul kapsamında değerlendirmeye tabi tutulmalı. Sipariş formu olarak düzenlenen belgede ve/veya bu formun kabulü niteliği taşıyan bir başka belgede vade farkına ilişkin bir kayıt var mı? Ya da, önce genel bir sözleşme yapıldı ve bu sözleşmeye göre sipariş verileceği düzenlendi de siparişler buna göre mi verildi?

Önce, bir sözleşemeden ve vade farkından bahsettiniz, şimdi sipariş formları ve parça alımlar olduğunu söylüyorsunuz. Sorununuzu, elinizdeki belgeleri ilişkilendirmek suretiyle daha net tanımlarsanız belki fikir yürütmek mümkün olur.

Saygılar.
Old 02-07-2007, 11:44   #6
cLaW

 
Varsayılan

Sn Işıl Yılmaz ; konuyu araştırıken şu linkdeki tartışma dikkatimi çekmişti http://www.turkhukuksitesi.com/showthread.php?t=1625

Konumuzda üzerinde satım sözleşmesi yazan,her parça alımında taraflara faks yoluyla imzalatılan belgeler mevcut,bu belgeler ile taraflar 4 yıl boyunca ticari ilişkide bulunmuşlar.Bu belgelerde vade ve kur farkına ilişkin ibareler matbu olarak mevcuttur.

Benim merak ettiğim husus hem vade farkı hem de kur farkına ilişkin ibare varken,kur farkı faturaları kesilmiş iken,vade farkı faturaları kesilmemiş olması bir ticari teamül oluşturmuş mudur?
Bu üzerinde satım sözleşmesi yazan belgeler şirket yetkilileri tarafından imzalanmamış ise geçerli bir sözleşme sayılmayıp sipariş formu niteliği taşıyabilir mi?
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
değişken oranlarda faiz uygulanmaması av.sbaran Meslektaşların Soruları 25 29-12-2007 12:37
Yerli / Native ibaresinin hukuki sonuclari umutlaw Meslektaşların Soruları 2 14-02-2007 16:21
vade farkı alacağı kckr Ticaret Hukuku Çalışma Grubu 4 07-11-2006 11:19
Vade Farkı - Kur Farkı - İcra Takibi - İtirazın İptali Av. Hulusi Metin Meslektaşların Soruları 10 03-06-2002 13:08
Av.Vek.Ücretinde Vade Farkı Mı?, Tem.Faizi Mi? terazi Meslektaşların Soruları 3 02-06-2002 02:00


THS Sunucusu bu sayfayı 0,03981709 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.