Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

geçici Koruma (İhtiyati Tedbir - Yasa ve Tasarı)

Yanıt
Old 08-06-2007, 12:25   #1
Av. Hulusi Metin

 
Varsayılan geçici Koruma (İhtiyati Tedbir - Yasa ve Tasarı)

GEÇİCİ KORUMA (İHTİYATİ TEDBİR)
GİRİŞ:
Hukuk düzeninde ihtiyati tedbir (geçici önlem) kurumunun düzenlenmiş olmasının nedeni ve amacı; sonuçlanması uzun süren davalarda, davanın kabulü (kazanılması) halinde, davacının dava konusunu elde etme olanağından yoksun kalmamasını sağlamaktır.
Yargılama süreci boyunca öyle eylemsel durumlar meydana gelebilir ki, sonuçta dava kazanılsa bile, bu başarı semeresiz kalabilir.
Bizzat hak almayı (İhkakı hak) yasaklayan hukuk düzenimizde, davalının / borçlunun eylemleri sonucu davacının / alacaklının elde edebileceği lehe sonucun semeresiz kalmaması için “ihtiyati tedbir” yolu düzenlenmiştir.
İhtiyati tedbir ile işin esasına ilişkin karar verilmemektedir. Mahkemeye başvurunun sonuçlanması uzun zaman aldığından, davacının talebi, daha başlangıçta “ihtiyati tedbir” yoluyla geçici korumaya alınmaktadır. Davacının tek yanlı menfaati dikkate alınarak ona sağlanan bu korumanın; “hızlı adalet” ilkesinin her zaman gerçekleştirilememesinin bir telafisi olarak düşünüldüğü söylenebilir. Bir başka anlatımla, eğer esas yargılama zamanında ve hızlı olarak yapılabilse, bu korumaya gerek duyulmayabilecektir.
Esas dava açılmadan önce de ihtiyati tedbir talep edilmesi mümkündür. Esas hakkında bir dava veya “iddia ve savunma” doğrultusunda tam bir değerlendirme olmaksızın ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi, bu kurumun ikilemidir.
İhtiyati tedbir ile “işin esasına ilişkin karar” arasında mutlak bir ilişki yoktur. Yani başlangıçta ihtiyati tedbir kararı verilmiş olması, davanın kabul edileceği anlamına gelmediği gibi; tedbir talebinin reddedilmiş olması da, davanın da reddedileceğinin işareti sayılamaz.
Anayasa’nın HAK ARAMA HÜRRİYETİ başlığı altındaki m.36/1 hükmüne göre: Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma (Ek ibare: 4709 - 3.10.2001 / m.14) "ile adil yargılanma" hakkına sahiptir.
Anayasa, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğunu söylerken, kamu erki’nin işlemleri karşısında “İdarî işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idarî işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda gerekçe gösterilerek yürütmenin durdurulmasına karar” verilebileceğini de buyurmaktadır (AY.m.125).
Yürütmenin durdurulması yoluyla, idarenin eylem ve işlemine karşı sağlanan bu koruma (alınan önlem); özel hukukta, davalının / borçlunun olası eylemlerine karşı ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz yoluyla sağlanmaktadır (Tehiri icra -icranın ertelenmesi-; geçici hukuksal korumanın özel bir şeklinden başka bir şey değildir).
İhtiyati haciz; bir para alacağının geçici olarak sağlanmasını amaçlarken; ihtiyati tedbir ise, bireyselleştirilmiş (bireyselleşmiş) özel nitelikteki belli bir talebin sağlanmasını hedef almaktadır. Bir başka deyişle ihtiyati tedbir; kural olarak para dışındaki bütün başka talepleri karşılar.
Özel hukukta bu korumanın koşulları ve nasıl sağlanacağı genel olarak HUMK.’da düzenlenmiştir (m.101 vd.).
“Bazı özel kanunlarda, konuları ile ilgili hususlarda verilebilecek ihtiyati tedbir kararı çeşitleri ayrıca düzenlenmiştir. Bu hallerde, mahkeme ihtiyati tedbirin HUMK’nun aradığı şartlara uygun veya dava konusu uyuşmazlığın esasını çözümleyecek veya böyle bir sonuç doğuracak nitelikte olup olmadığını araştırmadan, özel kanunlarda öngörülmüş olan şartlar varsa, o ihtiyati tedbirlere karar vermekle yükümlüdür; bkz. mesela: MK m. 420; TK m. 63. m. 140 son fıkra, m. 382,435,504,880,887;İİK.m. 92. II, III: 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi,Grev ve Lokavt K. m. 46; Maden K. m. 40; 5846 sayılı FSEK m. 77;BK.m.97.”
Küreselleşen dünyanın ortaya çıkardığı çok çeşitli sorunlar karşısında, ihtiyati (geçici) hukuksal koruma önlemleri günümüzde ayrıca önem kazanmıştır.
Hukuksal ve fazlasıyla ticari işlerde bu tedbirlere büyük ölçüde ihtiyaç duyulmasıyla, mahkemeler evvelce öngörülemeyen sayıda ihtiyati tedbir talepleri ile karşılaşmaktadırlar.
Tedbir isteklerindeki artış ve çeşitlilik, bir takım sorunları da beraberinde getirmektedir. Ortaya çıkan bu sorunlardan birisi de ihtiyati tedbirlerin “kabule şayan muhtevasının” neler olabileceğine ilişkindir. Bir başka deyişle, ihtiyati tedbir yolu ile hangi önlemler alınabilir?
YASA:
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu:
MADDE 101 - Hâkim iki taraftan birinin talebiyle davanın ikamesinden evvel veya sonra aşağıda gösterilen hal ve şekillerde ihtiyati tedbirler ittihazına karar verebilir:
1. Menkul ve gayrimenkul malların ayni münazaalı ise bunun haciz veya yeddiadle tevdiine,
2. Münazaalı şeyin muhafazası için lâzımgelen her türlü tedbirlerin ittihazına,
3. Kanunu Medeni ile muayyen hallerde nafaka alınmasına,
4. Ayrılık veya boşanma davası üzerine Kanunu Medeni mucibince icap eden muvakkat tedbirlerin ittihazına.
*
Adli yargıdaki ihtiyati tedbir kararları; İdari yargıdaki iptal ve yürütmeyi durdurma kararı niteliğinde olmayıp, yalnızca, mevcut olduğu düşünülen bir zararın geçici bir süre için önlenmesi amaçlıdır.
*
İhtiyati tedbir kararlarının mahiyetini ve kapsamını belirleyecek olan tedbir kararlarını veren mahkemelerdir (Y.11. HD.,E. 2002/8127,K. 2003/1169,T. 17.2.2003).
*
Davanın esasını çözümleyecek şekilde ihtiyati tedbir kararı verilemez. Tedbir, önemli bir zararın meydana gelmesini önleyecek şekilde verilmelidir. Bir tarafın şahsi ihtiyacını karşılayıp pek çok insana zarar vermesi ihtimali bulunan bir konuda ihtiyati tedbir kararı verilmesi mümkün değildir (Y.4. HD.,E. 1975/3743,K. 1975/7667,T. 16.6.1975 ).
*
MADDE 102 - (Bu maddede yazılı ihtiyati hacze dair hüküm,1424 sayılı İcra ve İflâs Kanunu ile kaldırılmış, bu kanunu kaldıran ve yerine geçen 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanununun 257.maddesinde yer almıştır).
*
MADDE 103 – 101. maddede gösterilen hallerden başka tehirinde tehlike olan veya mühim bir zarar olacağı anlaşılan hallerde tehlike veya zararı defi için hâkim icap eden ihtiyati tedbirlerin icrasına karar verebilir.
*
Tedbir yolu ile, davanın sonunda elde edilebilecek hakların verilmesi usul ve yasaya aykırıdır (YHGK.E. 1976/4-1976,K. 1977/480,T. 13.5.1977).
*
MADDE 104 - Dâva ikamesinden evvel haczi ihtiyati kararı mahkeme tarafında verilir.
Haczi ihtiyatden maada talep olunan ihtiyati tedbirlerin en az masrafla ve en çabuk nerede ifası mümkün ise işbu tedbirlere o mahal mahkemesi tarafından dahi karar verilebilir.
Dâva ikamesinden sonra bilûmum ihtiyati tedbirlere tahkikata memur hâkim tarafından karar verilir. Şu kadar ki hâkim ihtiyati tedbirin diğer bir mahalde daha az masrafla ve daha çabuk ifasını kabil görürse bu hususta karar verilmek üzere o mahal hâkimini naip tâyin edebilir.
*
HUMK.104/2.madde hükmü uyarınca, dava açıldıktan sonra her türlü ihtiyati tedbir yalnızca davaya bakmakta olan mahkemeden istenilebilir. Başka bir mahkeme tarafından tedbir kararı verilirse, bu karar geçersizdir (Y.11. HD.,E. 2004/15284,K. 2005/166,T. 24.1.2005).
İhtiyati tedbir kararının infazı icra dairesine verilmişse, kararın uygulanmasına ilişkin her türlü şikayet ve itiraz, icra hâkimliğince değil! Kararı vermiş olan mahkeme tarafından incelenir (Y.12. HD.,E. 1989/2756,K. 1989/11748,T. 6.10.1989).
İhtiyati tedbir isteyen yediemin ücretini mahkeme veznesine yatırmadan, mahkemece dava konusu menkul malın yediemine teslimine karar verilemez (Y.4. HD.,E. 1996/2030,K. 1996/2448,T. 28.3.1996).
Borcun ödenmesi nedeniyle kaldırılan hacze rağmen yedieminde muhafaza edilmeye devam edilen malların yediemin ücretinden takibi yapan alacaklı sorumlu değildir. Alacaklı (davalı) alacağını almış ve takipte haklılığı kesinleşmiştir. Alacaklının alacağını aldığı tarihten sonrası için yedieminliğin devamı konusunda bir talebi ve işlevi yoktur (YHGK.E. 1997/4-261,K. 1997/549,T. 18.6.1997).
*
MADDE 105 - Hâkimden ihtiyati tedbire karar verilmesi arzuhal ile talep olunur. Bunun üzerine derhal ve müstacelen iki taraf davet edilip gelmeseler bile iktiza eden karar verilir.
Müstacel veya müddeinin hukukunu derhal muhafaza zaruri olan hallerde her iki taraf davet edilmeksizin dahi ihtiyati tedbire karar verilebilir.
*
MADDE 106 - İhtiyati tedbir kararı, icabı halinde kuvvei müsellâha istishabiyle icra dairesince tatbik olunur. Şu kadar ki haczi ihtiyatiden maada tedabirlerin tatbikı mahkeme başkâtibine veya kâtiplerinden birine de tevdi olunabilir.
Kararın sureti alâkadarlara icra esnasında ve bulunmazlarsa müteakiben tebliğ olunur.
*
MADDE 107 - Gıyaben verilmiş olan ihtiyatı tedbir kararlarına itiraz caizdir. İşbu itiraz icranın tehirine karar verilmedikçe icranın tehirini müstelzim değildir.
*
MADDE 108 - İtiraz arzuhal ile yapılır ve evrakı sübutiyeside arzuhale raptolunur.
İhtiyati tedbir kararına itirazdan evvel dâva ikame edilmiş ise itiraz arzuhali tahkkiat hâkimine verilir. 104 üncü maddenin son fıkrası hükmü mahfuzdur. İtiraz vukuunda hâkim iki tarafı davet ve her birini istima ettikten sonra kararını tadil veya tebdil veya refedebilir. Şu kadar ki iki taraftan biri veya iki gelmezlerse evrak üzerine tetkikat icrasiyle karar verilir.
*
İcra memurunun mahkemece verilen tedbir kararı dairesinde işlem yapması gerekir. Tedbir kararını veren mahkeme nezdinde itiraz edilip kaldırılmadıkça icra hakimliğince bu tedbirin iptalini gerektirir şekilde satışın yapılmasına karar verilemez (Y.12. HD.,E. 1988/5411,K. 1989/939,T. 26.1.1989).

MADDE 109 - İhtiyati tedbir kararı dâva ikamesinden evvel verilmiş ise, tatbik edilmiş olsun olmasın, kararın verildiği tarihten itibaren on gün zarfında esas hakkında dâva ikamesi lâzımdır. Bu müddette müddi dâvasını ikame eylediği müsbit evrakı, kararı tatbik eden memura ibrazla dosyaya vaz'i ve kaydettirerek mukabilinde ilmühaber almağa mecburdur. Aksi takdirde ihtiyati tedbir bir gûna merasime hacet kalmaksızın kendiliğinden kalkar ve iktizasına göre vazolunan tedbirin fiilen kaldırılması ihtiyati tedbiri tatbik eden daire veya memurdan talep olunabilir.
*
İhtiyati tedbir kararları, karar gününden başlayarak on gün içinde dava açılmaması halinde kendiliğinden ortadan kalkar. Ancak, 4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun uyarınca oluşturulan kararları, HUMK’nın 105, 106, 107, ve 108. maddelerinde belirlenen prosedür uyarınca ittihaz olunan ve bu kanunun 109. maddesi uyarınca 10 gün içinde dava açılması şartıyla değil! Hâkimin tayin ettiği süre ile geçerli ve temyiz incelenmesine tabi bulunmayan geçici tedbir niteliğinde kabul etmek, kanunun tedvin amacına uygun düşecektir (Y.2. HD.,E. 2004/8367,K. 2004/9372,T. 12.7.2004).
*
MADDE 110 - İhtiyati tedbir kararını talep eden taraf bundan dolayı diğer tarafın ve üçüncü şahsın duçar olması muhtemel zarar ve ziyanlarına mukabil teminat iraesine mecburdur. İcabı hale göre hâkim işbu mecburiyeti refedebilir ve ihtiyati tedbir kararını talep eden Devlet veya müzahareti adliyeye nail kimse ise teminat iraesi lâzım gelmez.
*
Mahkemeden ihtiyati tedbir kararı almış bulunan bir kimse bu karar yüzünden diğer tarafın ve üçüncü kişilerin uğradıkları zararı tazminle yükümlüdür. Yasada tazminatın şartları arasında kusur sayılmamıştır. Bu nedenle ihtiyati tedbir kararından doğan sorumluluğun kusursuz sorumluluk olduğu gerek öğretide, gerekse yargısal inançlarda kabul edilmektedir. Ancak sorumluluğun doğması ihtiyati tedbir kararının haksızlığının dava sonunda saptanması, haksız ihtiyati tedbir kararı sebebiyle bir zararın doğması ve zarar ile haksız ihtiyati tedbir kararı arasında uygun nedensellik bağının bulunması koşullarının gerçekleşmesine bağlıdır (Y.4. HD.,E. 1983/5172,K. 1983/6349,T. 20.6.1983).

MADDE 111 - Aleyhine ihtiyati bir tedbire karar verilmiş olan taraf teminat gösterirse icap vaziyete göre bu tedbir tebdil veya ref olunabileceği gibi vaziyet ve şeraitin tebeddülü sabit olursa ihtiyati tedbirin teminatsız tadil veya ref'i de caizdir.
*
MADDE 112 - Esas hakkında mahkeme tarafından verilen kararın tefhim veya tebliğ olunmasını müteakip ihtiyaten icra kılınmış olan tedbir mürtefi olur. Şu kadar ki mahkeme hükmün icrasını temin için işbu tedbirin tâyin edeceği müddet zarfında devamına karar verebilir.
HUMK.nun 112 nci maddesi hükmü uyarınca son oturumda tefhim edilen kısa kararda ihtiyati tedbirin devamı yönünde karar verilmemiş ise, ihtiyati tedbir kendiliğinden kalkar. Mahkemece sonradan yazılacak gerekçeli kararda ihtiyati tedbirin devamına karar verilemez (Y.11. HD.,E. 2004/6439,K. 2005/3456,T. 11.4.2005).
*
MADDE 113 - İhtiyatı tedbirin ittihazına müteallik evrak, dâva esas dosyasıyla birleştirilir.
MADDE 113/A - (Ek: 1711 - 30.04.1973) İhtiyatî tedbir kararının uygulanması dolayısıyla verilen emre uymayan veya o yolda alınmış tedbire aykırı davranışta bulunan kimse eylemi TCK.'ya göre daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde, ait olduğu ceza mahkemesince bir aydan altı aya kadar hapisle cezalandırılır.
*
İhtiyati tedbir kararından itibaren 10 günlük esas hakkında dava açma süresi geçirildikten sonra, dava açılması halinde, ihtiyati tedbir kararı kendiliğinden ortadan kalkacağından ihtiyati tedbir kararına muhalefet suçu oluşmaz (7. CD.,E.1999/338, K. 1999/579,T. 12.2.1999).
*
TASARI:
“Yargı reformu çerçevesinde, 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda uygulamadan kaynaklanan aksaklıkları gidermek, davaların hızlı, basit, en az giderle ve etkin bir biçimde görülmesini ve bir kısım uyuşmazlıkların nizasız kaza, sulh, uzlaşma gibi yöntemlerle çözümünü sağlamak, karşılaştırmalı hukuktaki gelişmeleri hukuk yargılamasına yansıtmak amacıyla hazırlanmış” olan HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU TASARISI (http://www.kgm.adalet.gov.tr/hmk.htm), İhtiyati Tedbirle ilgili hükümlerde önemli değişiklikler getirmektedir (Tasarı,m.393- 403).
Dava öncesinde ihtiyati tedbir kararı vermeye yetkili ve görevli mahkeme konusunda, mevcut yasadan farklı olarak, tasarıda açık bir kural konulmuştur; buna göre “İhtiyatî tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak, asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir “(m.394/1).
İhtiyati tedbir talebi reddedilirse bu karara karşı kanun yoluna başvurulabilecektir (m. 395).
Devletin ihtiyati tedbir isterken teminat göstermekten bağışık olduğu kuralı (HUMK m. 110 cümle 2) kaldırılmıştır (m.396).
İhtiyati tedbir karan alındıktan sonra bunun uygulatılması konusunda HUMK bir süre öngörmemiş iken, tasarıda 7 günlük bir süre belirlenmiştir (m.397).
İhtiyati tedbirin, yargıç tarafından aksine karar verilmiş değilse, esas hakkında hükmün tefhim veya tebliğ edilmesiyle kalkacağı yolundaki, HUMK.m. 112’deki ilke değiştirilmiştir.Tasarıda, mevcut şimdiki düzenlemenin tam tersine, aksi yargıç tarafından kararlaştırılmadıkça tedbir kararı nihai kararın kesinleşmesine kadar geçerli olacaktır (m.401).
Haksız ihtiyati tedbir kararından dolayı zarara uğrayan kişinin hakları konusu tasarının 403.maddesinde düzenlenmiştir.
TASARI
ONUNCU KISIM
Geçici Hukukî Korumalar

BİRİNCİ BÖLÜM
İhtiyatî Tedbirler

İhtiyatî tedbirin şartları
MADDE 393- (1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
(2) Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır.

İhtiyatî tedbir talebi
MADDE 394- (1) İhtiyatî tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak, asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir.
(2) Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir.
(3) Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyatî tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.

İhtiyatî tedbir kararı
MADDE 395- (1) Mahkeme, asıl uyuşmazlığı çözecek nitelikte olmamak şartıyla, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdiî ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir.
(2) İhtiyati tedbir kararında;
a) İhtiyatî tedbir talep edenin, varsa temsilcisinin ve karşı tarafın adı, soyadı ve yerleşim yeri,
b) Tedbirin, açık ve somut olarak hangi sebebe ve delillere dayandığı,
c) Açık olarak neyin üzerinde ve ne tür bir tedbire karar verildiği,
ç) Talepte bulunanın, ne tutarda ve ne türde bir teminat göstereceği,
yazılır.
(3) İhtiyatî tedbir talebinin reddi hâlinde, kanun yoluna başvurulabilir. Bu başvuru öncelikle incelenir ve kesin olarak karara bağlanır.

İhtiyatî tedbirde teminat gösterilmesi
MADDE 396- (1) İhtiyatî tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır. Talep, resmî belge veya başkaca kesin delillere dayanıyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebilir. Adlî yardımdan yararlanan kimsenin teminat göstermesi gerekmez.
(2) Asıl davaya ilişkin hükmün kesinleşmesinden veya ihtiyatî tedbir kararının kalkmasından itibaren, bir ay içinde tazminat davasının açılmaması üzerine teminat iade edilir.

İhtiyatî tedbir kararının uygulanması
MADDE 397- (1) İhtiyatî tedbir kararının uygulanması, verildiği tarihten itibaren yedi gün içinde talep edilmek zorundadır. Aksi hâlde, kanunî süre içinde dava açılmış olsa dahi, tedbir kararı kendiliğinden kalkar.
(2) Tedbir kararının uygulanması, kararı veren mahkemenin yargı çevresinde bulunan veya tedbir konusu mal ya da hakkın bulunduğu yer icra dairesinden talep edilir. Mahkeme, kararında belirtmek suretiyle, tedbirin uygulanmasında, yazı işleri müdürünü de görevlendirebilir.
(3) İhtiyatî tedbir kararının uygulanması için, gerekirse zor kullanılabilir. Zor kullanmak hususunda, bütün kolluk kuvvetleri ve köylerde muhtarlar, uygulamayı gerçekleştirecek memurun yazılı başvurusu üzerine, kendisine yardım etmek ve emirlerine uymakla yükümlüdürler.
(4) İhtiyatî tedbiri uygulayan memur, bir tutanak düzenler. Bu tutanakta, tedbir konusu ve bulunduğu yer gösterilir; tedbir konusu ile ilgili her türlü iddia bu tutanağa geçirilir. Tedbiri uygulayan memur, bu tutanağın bir örneğini tedbir sırasında hazır bulunmayan taraflara ve duruma göre üçüncü kişiye tebliğ eder.
(5) İhtiyati tedbir kararları hakkında kanun yoluna başvurulması hâlinde, tedbire ilişkin dosya ve delillerin sadece örnekleri ilgili mahkemeye gönderilir.

İhtiyatî tedbir kararına karşı itiraz
MADDE 398- (1) Karşı taraf dinlenmeden verilmiş olan ihtiyati tedbir karlarına itiraz edilebilir. Aksine karar verilmedikçe, itiraz icrayı durdurmaz.
(2) İhtiyatî tedbirin uygulanması sırasında karşı taraf hazır bulunuyorsa, tedbirin uygulanmasından itibaren; hazır bulunmuyorsa tedbirin uygulanmasına ilişkin tutanağın tebliğinden itibaren yedi gün içinde, ihtiyatî tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak, kararı veren mahkemeye itirazda bulunabilir.
(3) İhtiyatî tedbir kararının uygulanması sebebiyle menfaati açıkça ihlâl edilen üçüncü kişiler de, ihtiyatî tedbiri öğrenmelerinden itibaren yedi gün içinde ihtiyatî tedbirin şartlarına ve teminata itiraz edebilirler.
(4) İtiraz, dilekçeyle yapılır. İtiraz eden, itiraz sebeplerini açıkça göstermek ve itirazının dayanağı olan tüm delilleri dilekçesine eklemek zorundadır. Mahkeme, ilgilileri dinlemek üzere davet eder; gelmedikleri takdirde dosya üzerinden inceleme yaparak kararını verir. İtiraz üzerine mahkeme, tedbir kararını değiştirebilir veya kaldırabilir.
(5) İtiraz hakkında verilen karara karşı, kanun yoluna başvurulabilir. Bu başvuru öncelikle incelenir ve kesin olarak karara bağlanır. Kanun yoluna başvurulmuş olması, tedbirin uygulanmasını durdurmaz.

Teminat karşılığı tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması
MADDE 399- (1) Aleyhine ihtiyatî tedbir kararı verilen veya hakkında bu tedbir kararı uygulanan kişi, mahkemece kabul edilecek teminatı gösterirse, mahkeme, duruma göre tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına karar verebilir.
(2) Teminatın tutarı, tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılmasına göre; türü ise, 92 nci maddeye göre tayin edilir.
(3) İtiraza ilişkin 398 inci maddenin üçüncü ve dördüncü fıkrası, kıyas yoluyla uygulanır.

Hâl ve şartların değişmesi sebebiyle tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması
MADDE 400- (1) Hâl ve şartların değiştiği sabit olursa, talep üzerine ihtiyatî tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına teminat aranmaksızın karar verilebilir.
(2) İtiraza ilişkin 398 inci maddenin üçüncü ve dördüncü fıkrası, kıyas yoluyla uygulanır.

İhtiyatî tedbiri tamamlayan merasim
MADDE 401- (1) İhtiyatî tedbir kararı dava açılmasından önce verilmişse, tedbir talep eden, bu kararın uygulanmasını talep ettiği tarihten itibaren onbeş gün içinde esas hakkındaki davasını açmak ve dava açtığına ilişkin evrakı, kararı uygulayan memura ibrazla dosyaya koydurtmak ve karşılığında bir belge almak zorundadır. Aksi hâlde tedbir kendiliğinden kalkar.
(2) İhtiyatî tedbir kararının etkisi, aksi belirtilmediği takdirde, nihaî kararın kesinleşmesine kadar devam eder.
(3) Tedbir kalkmış veya kaldırılmış ise, bu husus ilgili yerlere bildirilir.
(4) İhtiyatî tedbir dosyası, asıl dava dosyasının eki sayılır.

Tedbire muhalefetin cezası
MADDE 402- (1) İhtiyatî tedbir kararının uygulanmasına ilişkin emre uymayan veya tedbir kararına aykırı davranan kimse, bir aydan altı aya kadar disiplin hapsi ile cezalandırılır. Görevli ve yetkili mahkeme, esas hakkındaki dava henüz açılmamışsa, ihtiyati tedbir kararı veren mahkeme; esas hakkındaki dava açılmışsa, bu davanın görüldüğü mahkemedir.

Tazminat
MADDE 403- (1) Lehine ihtiyati tedbir kararı verilen taraf, ihtiyati tedbir talebinde bulunduğu anda haksız olduğu anlaşılır yahut tedbir kararı kendiliğinden kalkar ya da itiraz üzerine kaldırılır ise teminat gösterilmiş olmasından dolayı uğranılan zararı tazminle yükümlüdür.
(2) Haksız ihtiyatî tedbirden kaynaklanan tazminat davası, esas hakkındaki davanın karara bağlandığı mahkemede açılır.
(3) Tazminat davası açma hakkı, hükmün kesinleşmesinden veya ihtiyatî tedbir kararının kalkmasından itibaren, bir yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar.

------
Prof. Dr. Baki KURU ,Prof. Dr. Ramazan ARSLAN, Prof. Dr. Ejder YILMAZ, Medeni Usul Hukuku,17.Baskı,Ankara, 2006, s.699,
Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ, İhtiyati Tedbirler, İstanbul Üniversitesi Yayınlarından No:2831,Adalet Meslek Yüksek Okulu No:2,Fakülteler Matbaası,İstanbul-1981,
Prof. Dr. Bilge UMAR, HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU TASARISINA KATKI, YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ DERGİSİ,CİLT:III,Sayı:1,Yıl:2006, S. 117-183).
Old 10-12-2011, 22:04   #2
genus non perit

 
Varsayılan tedbir kararının banka tarafından süresinde uygulanmaması

alacak davası açmıştım.dilekçemde müvekkillerin bankaya yatırmış oldukları paranın davalılara ödenmemesi için ihtiyati tedbir talebinde bulundum.mahkemece talebim kabul edildi.ancak tedbir kararını bankaya vermeme rağmenbanka tarafından para davalılara ödenmiş.bu durumda bankaya karşı herhangi bir hak ileri sürebilirmiyim.Bunu açmış olduğum davada ileri süreb,lirim yoksa ayrı bir davamı açmam gerekiyor.
Old 08-01-2012, 15:41   #3
AV.HARUN UYANIKOĞLU

 
Varsayılan

Sayın Hulisi Bey;
Yararlı çalışmanız için teşekkürler;SGK kurumunun ödemediği bir para için önce ihtiyati tedbir kararı alınmış esas davada açılmıştır.davacı;ihtiyati tedbir kararını uygulanıp uygulanmadığını da esas davayaa bakan mahkeme aracılığı ile sormuş ödemenin yapılmadığı resmi olarak davalı tarafından da bildirilmiştir.Davacı HMUK döneminde savcılığa suç duyurusunda bulunmuş;takipsizlik kararı verilmiştir.İtiraz aşamasındadır..Bu olayda verilecek cezanın disiplin cezası olması dikkate alındığında bana göre doğrudan kararı veren mahkemeye MKH 398 gösterilerek disiplin cezası verilmesi için şikayet edilmelidir.Savcılığa şikayet yerinde değildir.Sizin değerli görüşünüzü alabilirmiyim.Teşekkürler
Old 08-01-2012, 19:28   #4
Av. Hulusi Metin

 
Varsayılan

Alıntı:
genus non perit
Alıntı:
alacak davası açmıştım.dilekçemde müvekkillerin bankaya yatırmış oldukları paranın davalılara ödenmemesi için ihtiyati tedbir talebinde bulundum.mahkemece talebim kabul edildi.ancak tedbir kararını bankaya vermeme rağmen banka tarafından para davalılara ödenmiş.bu durumda bankaya karşı herhangi bir hak ileri sürebilirmiyim.Bunu açmış olduğum davada ileri süreb,lirim yoksa ayrı bir davamı açmam gerekiyor.

İhtiyati tedbir kararının uygulanması

HMK.m.393-
(2) Tedbir kararının uygulanması, kararı veren mahkemenin yargı çevresinde bulunan veya tedbir konusu mal ya da hakkın bulunduğu yer icra dairesinden talep edilir. Mahkeme, kararında belirtmek suretiyle, tedbirin uygulanmasında, yazı işleri müdürünü de görevlendirebilir.

Olayda ?
Old 08-01-2012, 19:32   #5
Av. Hulusi Metin

 
Varsayılan Yasa hükmü

Alıntı:
AV.HARUN UYANIKOĞLU

Alıntı:
Sayın Hulisi Bey;
Yararlı çalışmanız için teşekkürler;SGK kurumunun ödemediği bir para için önce ihtiyati tedbir kararı alınmış esas davada açılmıştır.davacı;ihtiyati tedbir kararını uygulanıp uygulanmadığını da esas davayaa bakan mahkeme aracılığı ile sormuş ödemenin yapılmadığı resmi olarak davalı tarafından da bildirilmiştir.Davacı HMUK döneminde savcılığa suç duyurusunda bulunmuş;takipsizlik kararı verilmiştir.İtiraz aşamasındadır..Bu olayda verilecek cezanın disiplin cezası olması dikkate alındığında bana göre doğrudan kararı veren mahkemeye MKH 398 gösterilerek disiplin cezası verilmesi için şikayet edilmelidir.Savcılığa şikayet yerinde değildir.Sizin değerli görüşünüzü alabilirmiyim.Teşekkürler

HMK.m.398- (1) İhtiyati tedbir kararının uygulanmasına ilişkin emre uymayan veya tedbir kararına aykırı davranan kimse, bir aydan altı aya kadar disiplin hapsi ile cezalandırılır. Görevli ve yetkili mahkeme, esas hakkındaki dava henüz açılmamışsa, ihtiyati tedbir kararı veren mahkeme; esas hakkındaki dava açılmışsa, bu davanın görüldüğü mahkemedir.

Saygılarımla
Old 16-01-2012, 18:53   #6
Ahmet Ömer KİBAR

 
Önemli

Sayın Hulisi Bey ;
Yeni bir üye olarak Değerli Meslektaşlarımıza uzmanlık alanım olmayan aşağıda arz ettiğim hususlarda değerli görüşlerinizi bekliyor,iyi çalışmalar diliyorum.Saygılarımla..

HÜKÜM ÖZETİ İİK m.28 ŞERHİ işlemsiz bırakılmıştır.Mülkiyet Hakkı korumasız bırakılmıştır.

Çok ilginç hukuk dışı işlem ve eylemler zinciriyle karşılaştığımızdan engin tecrübelerinizden izninizle yararlanmak istiyoruz.

Olayın Özü ; Tapu İptali ve Tescil davasına konu taşınmazla ilgili, İdari ve Adli Yargıda kazanılan Mahkeme Kararları uyarınca (4 adet) HÜKÜM ÖZETİ İİK m.28 ŞERHİ işlemsiz bırakılmıştır.


Şöyle ki; 8 yıl süresince yargılamayı yapan Sayın Hakim, her nasılsa 4 adet hüküm özetini TAPUYA YAZMASINA RAĞMEN GÖNDERMİYOR.

Müvekkilin O tarihteki avukatı da , mahkemeye şerhin yazılmasını talep ettiği halde bu yazıları tapuya götürmüyor.

Bu suretle, lehine karar verilen müvekkilin Mülkiyet Hakkı İşlemsiz bırakılıyor.

Mülkiyet Hakkının Kazanıldığına dair “ KARARIN VARLIĞININ ” dahi tapuya şerh edilmediği sabittir!

Tapu Müdürlüğünce cevabi yazıda bu durum teyit edilmiştir.

Mahkeme kararlarının uygulaması ve denetlenmesinden kaynaklı zararlandırıcı eylemin başlangıç noktası, esası ve özü budur . Zarar, doğuşundan itibaren bugüne kadar devam etmektedir.
Bu şerhi tapuya işletmek için başvurduğumuzda "Yazıları Mahkemenin göndermesi halinde gereğinin yapılacağını " bildirmiştir.
Sayın Mahkeme de bu talimatı halen tapuya göndermemekte ısrarlı diye düşünüyorum.

Sayın Meslektaşlarımızın engin tecrübelerine durumu arz ediyorum. Umarım ki bizlere bir çıkış yolu gösterirsiniz. İlgi kişilere şimdiden cevapları için teşekkür ederiz.
Old 17-01-2012, 09:49   #7
Av. Hulusi Metin

 
Varsayılan

Taşınmaz davalarında hükümlerin tapu sicil dairesine tebliği:

İİK. MADDE 28 - (Değişik madde ve başlığı: 6103 - 14.1.2011 / m.41/2-c / Yürürlük / m.43) Taşınmaz davalarında davacının lehine hüküm verildiği takdirde mahkeme davacının talebine hacet kalmaksızın hükmün tefhimi ile beraber hulasasını tapu sicili dairesine bildirir. İlgili daire bu ciheti hükmolunan taşınmazın kaydına şerh verir. Bu şerh, Türk Medeni Kanununun 1010 uncu maddesinin ikinci fıkrası hükmüne tâbidir.

Taşınmaz davası üzerine verilen karar ileride davacının aleyhine kesinleşirse mahkeme, derhal bu hükmün hulasasını da tapu sicili dairesine bildirir.


Alıntı:
Ahmet Ömer KİBAR
Alıntı:
Sayın Mahkeme de bu talimatı halen tapuya göndermemekte ısrarlı diye düşünüyorum.

Sayın Kibar,

1.Aramıza hoş geldiniz.
2.Düşünmeyin! Mahkemeden yazılı talepte bulunun.
3.Veya sorunuzu anlayamadım.!?

Saygılarımla
Old 08-02-2012, 13:50   #8
av.gamzeguler

 
Varsayılan

herkese kolay gelsin.hmk ile birlikte bir müvekkilime hmk 398.maddesi uyarınca 1 ay disiplin hapsi ile cezalandırılmasına karar verdi.Bende ara karar ile verilen disiplin hapsi cezasına itiraz ettim. ancak sayın mahkeme cezalandırılmasına dair ara kararın değiştirilmesini gerektirir bir durum olmadığından talebin redine itirazda bulunabileceğinin muhtariyetine karar verdi.şimdi bu konu hakkında ne yapabilirim?Hakim itirazı neden bana yaptın diyor?ama kanunda bu konuya ilişkin bir açıklama yok.yardımlarınızı bekilyorum.
Old 18-11-2014, 16:19   #9
İsmet Yazıcı

 
Varsayılan İhtiyadi tedbir hakkındaki yazınız üzerine bir soru

Sevgili Üstadım,

20 yıllık Elektronik Mühendisi olarak devam eden hayatımda, geçen sene Avukat olmanın gururu ve çömezliğin cesaretiyle tedbir ile ilgili bir konuda kısacık yorumunuzu alabilmek umuduyla yazıyorum.

Tasarrufta bulunmak istediğimiz dededen kalma bir arsa üzerinde 1957 yılında tapuya düşülmüş bir "tedbir" kararı bulunmakla birlikte, tedbire ilişkşin başka hiç bir kayıt bulunmamaktadır. Ne tedbirin konulmasını talep eden taraf ne de tedbirin hangi konu veya dava ile ilgili olduğuna dair bir bilgi mevcut değildir.

Bu durumda yapılması gereken, Asli Hukuk Mahkemesine bir dilekçe ile başvurarak tedbirin kaldırılmasını talep etmekten mi ibaret olmalıdır?

Bu mesajı acele olarak yazmakla birlikte, kolaycılığa kaçmadığımı, akşam Kanunda gerekli okuma ve araştırmayı yapacağımı da bilgilerinize sunarım.

Saygılarımla.

Av. İsmet YAZICI
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Teminatsız İhtiyati Tedbir Kararı niliş Meslektaşların Soruları 10 19-06-2010 20:27
İhtiyati Tedbir Ve Tespit nevin kara Meslektaşların Soruları 6 04-08-2009 16:20
Tanık Koruma Yasa Tasarısı Av.Suat Ergin Hukuk Haberleri 10 22-07-2008 12:15
Mirasta İhtiyati Tedbir m_kesik Meslektaşların Soruları 4 29-12-2006 16:45
İhtiyati Tedbir Ve Haciz ali Hukuk Sohbetleri 3 01-05-2004 18:07


THS Sunucusu bu sayfayı 0,11837006 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.