Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Menfi tesbit davası sonucu haksızlığı anlaşılan icra takibinden dolayı tazminat

Yanıt
Old 30-03-2007, 14:20   #1
altiokebru

 
Varsayılan Menfi tesbit davası sonucu haksızlığı anlaşılan icra takibinden dolayı tazminat

Borçlu müvekkilim hakkında başlatılan icra takibi devam ederken menfi tesbit davası açıldı. Davanın devamı sırasında borcun bir kısmı ödendi ve dosya işlem yapılmaması nedeni ile işlemden kaldırıldı. Menfi tesbite ilişkin karar kesinleşti. İcra dosyasına ödenen paraların geri alınması için istirdat davası açacağız. Ancak müvekkil haksız takipte evine ve işyerine hacze gelindiği, gerek ev ve gerekse iş komşularına rezil oldukları vb nedenlerle tazminat da talep etmek istiyor. İstirdat ve manevi tazminat davasını birlikte açmama engel var mıdır? Benzer durumlarda tazminat taleplerinin kabul görmediğini bilirkişilik yapan bir avukat arkadaştan duydum. Emsal kararı olan meslektaşlarımın görüş ve yardımlarını bekliyorum. Saygılarımla
Old 31-03-2007, 10:35   #2
Av.Turhan Demiroğlu

 
Varsayılan

T.C.YARGITAY HUKUK GENEL KURULU
Esas No.2004/13-334 Karar No.2004/325 Tarihi 02.06.2004

Taraflar arasındaki "tazminat" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İzmir Asliye 1. Ticaret Mahkemesince davanın reddine dair verilen 14.06.2002 gün ve 2001/301-2002/562 sayılı kararın incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 26.12.2002 gün ve 2002/11818-14130 sayılı ilamı ile; ( ...Davacılar davalılar aleyhine açtıkları menfi tespit davasının kabul edilip kesinleştiğini ancak o davada talep edilmemiş olan kötü niyet tazminatını ayrı bir dava ile talep etme hakları bulunduğunu ileri sürerek, takip bedelinin %40'ı oranında inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

Davalılar inkar tazminatının tek başına istenemeyeceğini savunarak davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece kötüniyet tazminatının tek başına dava konusu yapılamayacağına dayanılarak davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.

İcra İflas Kanununun 72. maddesinin 5. fıkrası "menfi tespit davasının borçlu yararına hükme bağlanması halinde borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetle yapıldığı anlaşıldığı takdirde, isteği üzerine borçlunun takip nedeniyle uğradığı zararında alacaklıdan ödetilmesine karar verilir" hükmünü getirmiştir. Menfi tespit davasında bu isteği ileri sürmeyen borçlunun haksız icra takibi nedeniyle uğradığı zararı genel hükümlere göre açacağı bağımsız bir davada istemesini engelleyen bir kanun hükmü yoktur. O halde mahkemece bu yön gözetilerek işin esası incelenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

KARAR : Dava, davalı alacaklılarca davalı borçlular hakkında kötüniyetli olarak icra takibi yapıldığı ve davacı borçlular tarafından daha önce açılıp, kabul ile sonuçlanarak hükmü kesinleşen menfi tespit davasında talep bulunmadığı için mahkemece İcra ve İflas Kanunu'nun 72/5. maddesi çerçevesinde bir tazminata hükmedilmediği; oysa, kötüniyetle yapılan icra takibi nedeniyle davacıların zarara uğradıkları iddiasına dayalı, tazminat istemine ilişkindir.

Davacılar Erdal Barut ve Ali Uğur Vergili vekili, davalılardan Avukat Mahmut Nedim Aslan'ın, eldeki davanın davacılarının vekili olarak görevli iken, davacıların kendisine teslim ettikleri, lehdarı davacılar, borçlusu dava dışı Özkan Akkaya olan 10.03.1997 tanzim ve 05.12.1997 vade tarihli, 100.000 USD bedelli bonoyu, vekaleti suistimal suretiyle diğer davalı Erdinç Soydanbay'a teslim ederek, davacılar aleyhine haksız olarak icra takibine koydurup, haciz vs. işlemleri yaptırdıktan sonra, o dosyada takip borçlusu durumundaki davacıların vekili bulunmasına rağmen, dosya alacağını müvekkilleri aleyhine temellük ederek takibe devam ettiğini; bunun üzerine her iki davalı aleyhine menfi tespit davası açıldığını ve davanın kabul ile sonuçlanarak hükmün kesinleştiğini; anılan davada talep bulunmadığından mahkemenin İ.İ.K.nun 72/5.maddesi çerçevesinde tazminata hükmetmediğini; takibin haksız ve kötüniyetli olduğunun ve davacıların bu yüzden zarara uğradıklarının takip dosyası ve menfi tespit davasına ilişkin dosya içeriğiyle sabit bulunduğunu; haksız takip ve kötü niyet tazminatı isteklerinin ayrı bir davaya konu edilebileceğini, bu yönde istikrarlı Yargıtay içtihatları ve bilimsel görüşler bulunduğunu ileri sürerek; takip konusu meblağın %40'ından az olmamak üzere haksız takip ve kötüniyet tazminatının takip tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş; dilekçenin konu bölümünde talep edilen tazminat tutarı 40.000 USD ( 27.200.000.000 TL ) olarak bildirilmiştir.

Davalılar Erdinç Soydanbay ve Mahmut Nedim Aslan ise, menfi tespit davasında davacıların 31.5.1999 günlü cevap dilekçelerinin netice bölümünde kötüniyet tazminatı talebinde bulunduklarını, mahkemece talebin reddedildiğini ve derecattan geçen hükmün kesinleştiğini, kesin hükme rağmen aynı talebin yeni bir davaya konu edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemişlerdir.

Yerel Mahkemece verilen; daha önceki menfi tespit davasında davacılar vekilinin 31.05.1999 tarihli dilekçe ile menfi tespitin yanında, asgari %40 oranında tazminat talebinde de bulunduğu, davanın kabulüne ilişkin ilamda bu talep hakkında hüküm kurulmamasına rağmen, davacı tarafın hükmü bu yönden temyiz etmediği, gerek, menfi tespit davası dosyasının bu içeriğine ve gerekse, İİK.nun 72/5.maddesine dayalı tazminat talebinin bağımsız bir davaya konu edilemeyeceği yönündeki Yargıtay'ın istikrarlı kararlarına göre, davacı tarafın artık bağımsız bir davayla tazminat istemesine hukuken olanak bulunmadığı gerekçesine dayalı, davanın reddine dair karar, Özel Dairece yukarıdaki gerekçeyle bozulmuş; davalılar vekilinin karar düzeltme istemi de "Temyiz ilamında belirtilen gerektirici nedenler karşısında ve özellikle takip borçlusunun, alacaklının haksız takibi nedeniyle uğradığı zararı İ.İ.K. nun 72/V maddesinin son cümlesindeki oranlarla bağlı olmaksızın, zararını ve miktarını iddia ve kanıtlaması koşuluyla, genel hükümlere göre açacağı bağımsız bir davada istemesini engelleyen bir kanun hükmünün bulunmaması ve 26.12.2002 tarihli bozma kararında bu hususun belirtilmiş bulunmasına göre..." şeklindeki gerekçeyle oybirliğiyle reddedilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle, H.U.M.K. nun 76.maddesi hükmü uyarınca, dayanılan maddi olguları bildirme yükümlülüğünün taraflara, bunları hukuksal açıdan nitelendirme görevinin ise hakime ait bulunmasına; her ne kadar, dava dilekçesinde tazminat isteminin dayanağı olarak İ.İ.K.nun 72/5.maddesi gösterilmiş ise de, dava dilekçesinin ( 3 ) numaralı bendinde dayanılan olgular ile ileri sürülen iddia göz önüne alındığında, eldeki davanın, haksız fiil iddiasıyla açılmış, B.K.nun 41 ve sonraki maddeleri hükümlerine dayalı bir tazminat davası olarak nitelendirilmesinin gerekmesine; ayrıca, menfi tespit davasına ait dosya içeriği itibariyle, olayda tazminat yönünden kesin hükümden veya davalılar yararına oluşmuş bir usuli haktan söz edilmesine de hukuken olanak bulunmamasına göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ : Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 02.06.2004 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
Old 14-04-2007, 12:58   #3
altiokebru

 
Varsayılan

Sayın Demiroğlu; öncelikle çok teşekkür ederim. İlettiğiniz karardan menfi tesbit davasında istenen kötüniyet tazminatından ayrı BK 49.maddesine dayalı olarak manevi tazminat da istenebileceği sonucuna varıyorum. Sizce düşüncem doğru mudur? Önce %40 tazminat istenmiş ve kabul edilmiş ise, ayrıca manevi tazminat istenemeyebilir mi diye tereddüte düşmüştüm. Bizim açtığımız menfi tesbit davasında %40 icra inkar tazminatına hükmedilmişti. Ancak müvekkilin haksız takip kapsamında defalarca evine ve işyerine hacze gelinmişti.. Bu nedenle ayrı bir manevi tazminat davası açacağız. Saygılar
Old 14-04-2007, 13:13   #4
Av.Ayse E.

 
Varsayılan

davacı vekili müvekkilinin .....vade tarihli bono ile ....lira borclu oldugunuancak davalının senettekı vade tarıhını ........olarak duzelterek aldıgı ıhtıyaı hacız kararı ıle takibe gectıgını muvekkılının evındekı esyalarının haczedılmesı ve satısa cıkarılması uzerıne borcu odemek zorunda kaldıgından ......liranın ıstırdadı ile ayrıca tıcarı ıtıbarı sarsıldıgından ......lira manevı tazmınata hukmedılmesını talep etmıstır...
((dava kabul edılerek hem ıstırdata hem manevı tazmınata hukmedılmıs)) Y.11.HD.18.09.1984-3293/3999

kararın ancak bu kadarı elimde...saygılarımla....
Alıntı:
Yazan altiokebru
İstirdat ve manevi tazminat davasını birlikte açmama engel var mıdır?



Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Vazgeçilen Takipten Dolayı Aynı Gün Açılan Menfi Tespit Davası av_mesutkaya Meslektaşların Soruları 11 30-11-2012 12:47
Maddi tazminat ve tesbit davası genç osman Borçlar Hukuku Çalışma Grubu 10 31-05-2012 12:44
yanlış hesaba yapılan ödemeden dolayı açılan menfi tespit davası ve tazminat istemi? av_mesutkaya Meslektaşların Soruları 9 04-10-2009 19:32
Bono borçlusunun icra takibinden önce ölmesi Avukat Kamer Akgül Meslektaşların Soruları 3 29-11-2006 13:11
Trafik Kazası Sonucu Açılacak Tazminat Davası G.T. Hukuk Soruları Arşivi 1 04-03-2002 20:51


THS Sunucusu bu sayfayı 0,09817410 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.