Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

İbranamenin Geçerliliği

Yanıt
Old 29-03-2007, 19:10   #1
Av.Kadir COŞKUN

 
Varsayılan İbranamenin Geçerliliği

Öncelikle merhaba,

" A isimli işyerinde çalışırken kendi ihmal ve hatam ile geçirdiğim iş kazası nedeniyle yaptığım bütün masrafları, işin bedelini X den aldım. Bu işten dolayı alacağım kalmadığını ve X e dava açmayacağımı bütün haklarımdan tanıklar huzurunda ibra ve imza ederim. "

Arkadaşlar yukarıda aynen aktardığım ibranın bir geçerliliği var mı?

Ayrıca anlatım bozukluklarından dolayı Türk Dil Kurumuna şikayetçi olayım mı ?
Old 29-03-2007, 19:22   #2
ISIL YILMAZ

 
Varsayılan

T.C

YARGITAY

HUKUK GENEL KURULU

E. 1997/9-86

K. 1997/339

T. 16.4.1997

• İBRANAME ( İşçilik hakları )

• FERAGATNAME ( İşçilik haklarından )

• İBRANAME ( Makbuz niteliği )

• FARK ALACAK ( İbraname )

• MAKBUZ NİTELİĞİNDE İBRANAME

1475 /m.26

ÖZET : "Yukarıdaki sıralanmış hakları ve alacakları nedeni ile halen doğmuş ve ileride doğması muhtemel bir cümle talep ve dava hakları isbat ile bunlardan gayrikabili rücu şekilde feragat eylediğini ve bunlardan serbest irademle kesinlikle vazgeçtiğimi beyan ve kabul eylerim." şeklindeki bir belge, makbuz niteliğinde olmayıp; geçerli bir ibraname ve feragatname niteliği taşır.
DAVA VE KARAR : Taraflar arasındaki "tazminat alacak" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Mersin iş Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 21.12.1995 gün ve 1994/15681995/2147 sayılı kararın incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 27.6.1996 gün ve 1996/368014668 sayılı ilamı ( ...iş akdi, ihbar ve kıdem tazminatı vesair işçilik hakları ödenmek sureti ile fesih edilen davacı işçi ihbar ve kıdem tazminatı ve izin parası eksik ödendiğinden söz ederek fark alacak istemlerinde bulunmuş, mahkemecede bu istek gibi hüküm kurulmuş isede; hizmet akdinin feshinde sonra düzenlenen 27.9.1994 tarihli ibraname başlıklı belgede davacı kendisine 84.727.125 Tl. ödendiğini kabul ederek "yukarıdaki sıralanmış haklar ve alacakları nedeni ile halen doğmuş ve ilerde doğması muhtemel bir cümle talep ve dava hakları isbat ile bunlardan gayrıkabili rücu şekilde feragat eylediğimi ve bunlardan serbest irademle kesinlikle vazgeçtiğimi beyan ve kabul eylerim" şeklinde açıklamada bulunmuştur. Davacı bu ibraname ve feragatname niteliğindeki belge ile dava hakkından vazgeçtiğini açık ve kesin bir şekilde beyanetmiş olduğuna göre miktarı içeren bu belgenin makbuz niteliğinde nitelendirilerek fark alacakların hüküm altına alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
YARGITAY HUKUK GENEL KURULU KARARI:
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde ternyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle davacının bütün işçilik haklarını aldığı, ibranameyi doğrulayan dosyadaki bordro, makbuz ve belgelerle doğrulandığı gibi bilirkişi raporunda da davacının ödenmemiş ihbar ve kıdem tazminatı alacağı bulunmadığı, haklarını fazlasıyla almış olduğu açıklandığına göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daıre bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesı usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
SONUÇ : Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının'kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı ( BOZULMASINA ) oyçokluğu ile karar verildi.
yarx
T.C.

YARGITAY

9. HUKUK DAİRESİ

E. 2004/4977

K. 2004/29756

T. 28.12.2004

• FAZLA ÇALIŞMA ÜCRETİ ( Miktar İçermemesi Başlı Başına İbranamenin Geçersizliği Sonucunu Doğurmayacağından Davacının İmzasını Taşıyan Ve Fazla Çalışma Ücretinin Tam Ödendiği Belirtilen İbranamenin Geçerli Olduğu )

• İBRANAMEDE MİKTAR BELİRTİLMEMESİ ( İbranamenin Geçersizliği Sonucunu Doğurmayacağından Davacının İmzasını Taşıyan Ve Fazla Çalışma Ücretinin Tam Ödendiği Belirtilen İbranamenin Geçerli Olduğu )

• FESİHTEN SONRA DÜZENLENEN İBRANAME ( Miktar İçermemesi Başlı Başına İbranamenin Geçersizliği Sonucunu Doğurmayacağından Davacının İmzasını Taşıyan Ve Fazla Çalışma Ücretinin Tam Ödendiği Belirtilen İbranamenin Geçerli Olduğu )

1475/m.26

4857/m.32

ÖZET : Dava, eksik ödendiği iddia edilen fazla çalışma ücretlerinin tahsili istemine ilişkindir.
Davacı işçinin iş sözleşmesinin feshinden sonra düzenlenen ibranamede, fazla çalışma ücretlerinin tamamının ödendiği ve başkaca hakkının bulunmadığı belirtilmiştir.
Miktar içermemesi başlı başına ibranamenin geçersizliği sonucunu doğurmayacağından davacının imzasını taşıyan ve fazla çalışma ücretinin tam ödendiği belirtilen ibranamenin geçerli olduğu kabul edilmelidir.
DAVA : Taraflar arasındaki fazla çalışma ücretinin ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmesi ve davacı avukatınca da duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 28.12.2004 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına kimse gelmedi. Karşı taraf adına Av. EK geldi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR : 1. Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Davalının temyizine gelince:
Davacı işçi, fazla çalışma ücretlerinin eksik olarak ödendiğini ileri sürerek bu yönde istekte bulunmuş, mahkemece isteğin kısmen kabulüne dair karar verilmiştir. Davacı işçinin iş sözleşmesinin feshinden sonra düzenlenen ibranamede, fazla çalışma ücretlerinin tamamının ödendiği ve başkaca hakkının bulunmadığı belirtilmiştir. Davacı, söz konusu ibranamenin miktar içermemesi ve önceden işverence matbu olarak hazırlanmış olması nedeniyle geçersiz olduğunu ifade etmiştir. Ancak, dinlenen davacı tanıkları ibranamenin boş olarak önceden imzalatıldığı yönünde bir beyanda bulunmamışlardır.
Öte yandan, miktar içermemesi başlı başına ibranamenin geçersizliği sonucunu doğurmaz. Fesihten sonra düzenlenen ve davacının imzasını taşıyan ibranamede, fazla çalışma ücretlerinin tam olarak ödendiği başkaca alacağın kalmadığı belirtildiğine göre, anılan ibranameye değer vermek gerekir. Dairemizin, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen kararlılık kazanmış olan uygulaması bu doğrultudadır. Bu durumda davacının fazla çalışma fark ücretine dair talebinin ibraname dikkate alınarak reddine karar verilmelidir. Mahkemece, anılan isteğin kabulü cihetine gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, Davalı yararına takdir edilen 400.000.000 TL.duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
yarx
T.C.

YARGITAY

9. HUKUK DAİRESİ

E. 2003/23483

K. 2004/530

T. 22.1.2004

• KIDEM TAZMİNATI ( İşçilik Alacakları İçin Düzenlenen İbranamede İşçinin Aldığı Miktar Gösterilmiş İse Belgenin Makbuz Niteliğinde Olduğu - Fark Alacak Oluştuğu Takdirde Hüküm Altına Alınması Gereği )

• İBRANAME ( İşçilik Alacakları İçin Düzenlenen/İşçinin Aldığı Miktar Gösterilmiş İse Belgenin Makbuz Niteliğinde Olduğu - Fark Alacak Oluştuğu Takdirde Hüküm Altına Alınması Gereği )

• İŞÇİLİK ALACAKLARI ( İbranamede Miktar Gösterilmeden Alındığının Belirtilmesi - Fazla Çalışma Alacağı/Mahkemenin Bu Alacağın Reddine İlişkin Kararının Doğruluğu )

• İBRANAMEDE MİKTAR GÖSTERİLMEMESİ ( İşçilik Alacakları İçin Düzenlenen - Mahkemenin Bu Alacağın Reddine İlişkin Kararının Doğruluğu )

1475/m. 14

818/m. 1

ÖZET : İşçilik alacakları için düzenlenen ibranamede, işçinin aldığı miktar gösterilmiş ise belge makbuz niteliğindedir. İşçilik alacaklarının hesabının yapılması ve fark alacak oluştuğu takdirde hüküm altına alınması gerekir.
Fazla çalışma alacağının miktar gösterilmeden alındığı belirtildiğine göre, mahkemenin bu alacağın reddine ilişkin kararı isabetlidir.
DAVA : Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı, fazla çalışma ve yıllık izin ücreti, hafta ve genel tatil gündelikleri, performans ücreti ile elbise yardımının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR : 1. Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Dosyada mevcut ibranamede fazla çalışma dışında diğer alacakların miktar gösterilmek suretiyle alındığı beyan edilmiştir. Dairemizin kararlılık kazanmış uygulaması miktar belirtilen ibranamelerin makbuz niteliğinde olduğudur.
Somut olayda da miktarları gösterilen işçilik alacaklarının hesabının yapılması ve fark alacak oluştuğu takdirde hüküm altına alınması gerekir.
Fazla çalışma alacağının miktar gösterilmeden alındığı belirtildiğine göre mahkemenin bu alacağın reddine ilişkin kararı yerinde görülmüştür.
SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, 22.1.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
yarx
Old 29-03-2007, 19:23   #3
ISIL YILMAZ

 
Varsayılan

T.C.
YARGITAY
HUKUK GENEL KURULU
E. 2004/21-329
K. 2004/356
T. 9.6.2004
• İBRANAMENİN GEÇERLİLİĞİ ( İş Kazası Sonucu Maluliyet Nedeniyle Doğan Tazminat Alacaklarının Ödendiğine İlişkin Genel İfadeler Taşıyan )
• İŞ KAZASI SONUCU MALULİYET NEDENİYLE DOĞAN TAZMİNAT ALACAKLARININ ÖDENDİĞİNE İLİŞKİN İBRANAMENİN GEÇERLİLİĞİ ( İbranamede Genel İfadelerle İşçinin Hakettiği Tazminatların Ödendiğinin Belirtilmiş Olması )
• TAZMİNAT ALACAKLARININ ÖDENDİĞİNE İLİŞKİN İBRANAMENİN GEÇERLİLİĞİ ( İş Kazası Sonucu Maluliyetten Kaynaklanan Maddi ve Manevi Tazminat Talebi - İbranamede Genel İfadelerle İşçinin Doğan Tazminatlarının Ödendiğinin Belirtilmiş Olması )
• GENEL VE SOYUT İFADELER TAŞIYAN İBRANAMENİN GEÇERLİLİĞİ ( İş Kazası Sonucu Maluliyetten Kaynaklanan Maddi ve Manevi Tazminat Talebi - İbranamede Yapılan Ödemenin İşçinin Zararı Karşılığı Tazminat Olduğunun Belirtilmiş Olması )
4721/m.2
1475/m.11
ÖZET :1-Dava, iş kazası sonucu oluşan maluliyet nedeniyle davacının uğramış olduğu maddi ve manevi zararın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece ibranameye dayanarak dava reddedilmiş, Yargıtay özel dairesince meydana gelen iş kazası sonucu %14 oranında malul kalan davacı işçiye taraflarca imzalanan 20.5.1996 tarihli belge ile zararı karşılığı 2.000.000.000 TL. tazminatın davalı işveren tarafından ödendiğine ilişkin belge içeriğinden ödemenin hangi tazminat türüne ( maddi-manevi ) ait olduğu belli olmadığı gibi, aidiyete ilişkin miktarlarda da belirginlik bulunmadığı gerekçesiyle karar bozulmuş, yerel mahkemece önceki kararda direnilmiştir. Yerel mahkemenin direnme kararı yerinde bulunduğundan, onanması gerekir.

DAVA : Taraflar arasındaki "maddi-manevi, tazminat" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 12.İş Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen 11.11.2003 gün ve 2003/18 E,- 1770 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 21.Hukuk Dairesi'nin 12.02.2004 gün ve 2003/11333-2004/1027 sayılı ilamiyle; ( ...Dava, iş kazası sonucu oluşan maluliyet nedeniyle davacının uğramış olduğu maddi ve manevi zararın giderilmesi istemine ilişkindir.

Mahkemece, 20.5.1996 tarihli ibranameyi esas alarak davanın tümde reddine karar vermiş ise de, varılan sonuç usul ve yasaya uygun görülmemiştir.

Bilindiği gibi "ibra", alacağın tasfiyesini içeren tasarrufi bir sözleşmedir. Konuyla ilgili doğrudan amir bir hüküm bulunmaması nedeniyle sorunun çözümlenmesinin ( ibranın ) doğruluk ve güven kuralına aykırı olmaması gerektiği gerçeğine sıkıca sarılarak sorunun hallinde yarar vardır. Bu bağlamda, M.K.'nun 2/1,2 hükmüne aykırılık, bir itiraz niteliğindedir ve her zaman ileri sürülebileceği gibi, mahkemece de yargılamanın her aşamasında doğrudan ( re'sen ) nazara alınabilir.

Somut olayda, 17.4.1996 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu %14 oranında malul kalan davacı işçiye taraflarca imzalanan 20.5.1996 tarihli belge ile zararı karşılığı 2.000.000.000 TL. tazminatın davalı işveren tarafından ödendiği iddia edilmektedir. Belge içeriğinden ödemenin hangi tazminat türüne ( maddi-manevi ) ait olduğu belli olmadığı gibi, aidiyete ilişkin miktarlarda da belirginlik yoktur.

Maluliyet durumu ve kusur oranları konusunda kesin fikir sahibi olması mümkün olmayan işçinin olaydan çok kısa bir süre sonra verdiği genel ve soyut bir açıklamayı içerdiği kuşkusuz olan ibranameyi tümden geçerli saymak, İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Mevzuatının temel prensibi olan "işçinin korunması temel ilkesi" ne de uygun düşmeyecektir. Bu düşüncelerle kural olarak bu şekilde düzenlenmiş ibranamenin maddi tazminatı kapsadığı ve manevi tazminatı içermediği kabul edilmelidir.

Ancak, mahkemenin maddi tazminatın belirlenmesinde kabul ettiği yöntem, Yargıtay uygulamasına göre doğru kabul edilebilirse de, açıklanan bu temel ilkeler karşısında, çelişkili tanık bildirimleri, ödeme içeriğinin maddi veya manevi tazminatı veya tedavi giderlerini ve işçilik haklarını da içerip içermediği gibi hususlar açıklığa kavuşturulmadan maddi tazminat tutarının belirlenmesi ve giderek manevi tazminatın dahi reddedilmek suretiyle sonuca varılması Medeni Yasanın açıkladığı manadaki hakkaniyet kurallarına da uygun değildir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın tamamının reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

KARAR : Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, mahkeme kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararının onanması gerekir.

SONUÇ : Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA, gerekli temyiz ilam harcı peşin alınmış olduğundan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 09.06.2004 gününde ilk görüşmede nisap sağlanamadığından ikinci görüşmede oyçokluğu ile karar verildi.

yarx
Old 29-03-2007, 19:29   #4
Av.Kadir COŞKUN

 
Varsayılan

T.C.
YARGITAY
HUKUK DAİRESİ 21

Esas No.
2003/11333
Karar No.
2004/1027
Tarihi
12.02.2004

506-SOSYAL SİGORTALAR KANUNU ( SSK )/111
818-BORÇLAR KANUNU/113
4721-TÜRK MEDENİ KANUNU (MK)/2

İŞÇİNİN KORUNMASI İLKESİ
İBRA
İŞ KAZASI

ÖZET
DAVA, İŞ KAZASI SONUCU OLUŞAN MALÜLİYET NEDENİYLE DAVACININ UĞRAMIŞ OLDUĞU MADDİ VE MANEVİ ZARARIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE İLİŞKİNDİR. MALÜLİYET DURUMU VE KUSUR ORANLARI KONUSUNDA KESİN FİKİR SAHİBİ OLMASI MÜMKÜN OLMAYAN İŞÇİNİN OLAYDAN ÇOK KISA BİR SÜRE SONRA VERDİĞİ GENEL VE SOYUT BİR AÇIKLAMAYI İÇERDİĞİ KUŞKUSUZ OLAN İBRANAMEYİ TÜMDEN GEÇERLİ SAYMAK, İŞ HUKUKU VE SOSYAL GÜVENLİK MEVZUATININ TEMEL PRENSİBİ OLAN "İŞÇİNİN KORUNMASI TEMEL İLKESİ" NE DE UYGUN DÜŞMEYECEKTİR. BU DÜŞÜNCELERLE KURAL OLARAK BU ŞEKİLDE DÜZENLENMİŞ İBRANAMENİN MADDİ TAZMİNATI KAPSADIĞI VE MANEVİ TAZMİNATI İÇERMEDİĞİ KABUL EDİLMELİDİR

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Demet Kurtuluş tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
KARAR : Dava, iş kazası sonucu oluşan malüliyet nedeniyle davacının uğramış olduğu maddi ve manevi zararın giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, 20.5.1996 tarihli ibranameyi esas alarak davanın tümden reddine karar vermiş ise de, varılan sonuç usul ve yasaya uygun görülmemiştir.
Bilindiği gibi "ibra", alacağın tasfiyesini içeren tasarrufi bir sözleşmedir. Konuyla ilgili doğrudan amir bir hüküm bulunmaması nedeniyle sorunun çözümlenmesinin ( ibranın ) doğruluk ve güven kuralına aykırı olmaması gerektiği gerçeğine sıkıca sarılarak sorunun hallinde yarar vardır. Bu bağlamda, M.K.'nun 2/1,2 hükmüne aykırılık, bir itiraz niteliğindedir ve her zaman ileri sürülebileceği gibi, mahkemece de yargılamanın her aşamasında doğrudan ( re'sen ) nazara alınabilir.
Somut olayda, 17.4.1996 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu %14 oranında malül kalan davacı işçiye taraflarca imzalanan 20.5.1996 tarihli belge ile zararı karşılığı 2.000.000.000 TL. tazminatın davalı işveren tarafından ödendiği iddia edilmektedir. Belge içeriğinden ödemenin hangi tazminat türüne ( maddi-manevi ) ait olduğu belli olmadığı gibi, aidiyete ilişkin miktarlarda da belirginlik yoktur.
Malüliyet durumu ve kusur oranları konusunda kesin fikir sahibi olması mümkün olmayan işçinin olaydan çok kısa bir süre sonra verdiği genel ve soyut bir açıklamayı içerdiği kuşkusuz olan ibranameyi tümden geçerli saymak, İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Mevzuatının temel prensibi olan "işçinin korunması temel ilkesi" ne de uygun düşmeyecektir. Bu düşüncelerle kural olarak bu şekilde düzenlenmiş ibranamenin maddi tazminatı kapsadığı ve manevi tazminatı içermediği kabul edilmelidir.
Ancak, mahkemenin maddi tazminatın belirlenmesinde kabul ettiği yöntem, Yargıtay uygulamasına göre doğru kabul edilebilirse de, açıklanan bu temel ilkeler karşısında, çelişkili tanık bildirimleri, ödeme içeriğinin maddi veya manevi tazminatı veya tedavi giderlerini ve işçilik haklarını da içerip içermediği gibi hususlar açıklığa kavuşturulmadan maddi tazminat tutarının belirlenmesi ve giderek manevi tazminatın dahi reddedilmek suretiyle sonuca varılması Medeni Yasanın açıkladığı manadaki hakkaniyet kurallarına da uygun değildir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın tamamının reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine12.2.2004 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY : Uyuşmazlık, davacının geçirdiği iş kazası nedeniyle, 500.000.000 TL maddi ve 10.000.000.000 TL manevi tazminatın davalıya ödetilmesine ilişkindir.
Mahkemece ibraname ile davacıya ödenen para maddi ve manevi tazminatı karşıladığından davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı işçinin 17.4.1996 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle % 14 oranında malul kaldığı, davalı işverence sunulan ve davacı işçinin de imzasını içeren 20.5.1996 tarihli ibranamede davacının 17.4.1996 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle işverenden 2.000.000.000 TL'yi tazminat olarak aldığı, ödenen bu tazminat dışında işverenden herhangi bir talebi olmayacağını ve ibra ettiğini kabul ettiği bu ibranameyi hiçbir baskı altında kalmadan imzaladığı, davacı tanıklarının birbirini doğrulayan ve tamamlayan anlatımları ve ibraname içeriği ile açıkça ortadadır.
Sorun, ibranamenin sadece maddi tazminatı mı, yoksa hem maddi hem manevi tazminatı kapsayıp kapsamadığı noktasında toplanmaktadır.
Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamasına uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporunda, davacının ibra tarihindeki veriler esas alınarak yapılan hesap sonucu, davacının maddi zararı, SSK'ca bağlanan gelirin peşin sermaye değeri düşülmeden 360.459.323 TL olarak saptanmıştır.
İşverenin geri kalan ve bu miktarın yaklaşık 6 katı tutarında bulunan 1.639.540.677 TL'nin sadece maddi tazminat olarak ödemesi yaşam deneyi kurallarına aykırıdır.
Hal böyle olunca; somut olayın özelliği gereği, davacıya geçirdiği iş kazası nedeniyle ödenen 2.000.000.000 TL tazminatın sadece maddi tazminatı değil manevi tazminatı da kapsadığı kabul edilmelidir.
Olayın oluş şekline müterafik kusur oranlarına maluliyet oranına tarafların sosyal ve ekonomik durumuna, paranın satın alma gücüne 26.6.1966 gün ve 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının içeriğine göre, 1.639.540.677 TL'sı davacının hakettiği manevi tazminatı ibraname tarihi itibariyle ziyadesiyle karşılar miktardadır. Davacının işçilik alacağı talebi olmadığı ve temyiz dilekçesinde dahi bu konuda istekte bulunmadığı halde istek genişleterek işçilik alacağı yönünden de bozma yapılması doğru değildir.
Mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olduğundan onanmasına karar verilmesi gerekirken bozulmasına karar verilmesini doğru bulmadığımızdan sayın çoğunluk görüşüne karşıyız.

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------

Sayın YILMAZ, sanırım bu yargıtay kararı ile sizin sunduklarınız çelişki arzetmekte...

İlginize teşekkür ederim. İyi akşamlar
Old 29-03-2007, 19:34   #5
ISIL YILMAZ

 
Varsayılan

Sn.Coşkun,

Bu mesele bir hayli tartışmalı zaten.

Saygılar.
Old 14-03-2011, 10:38   #6
av. themis=)

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Kadir COŞKUN
Öncelikle merhaba,

" A isimli işyerinde çalışırken kendi ihmal ve hatam ile geçirdiğim iş kazası nedeniyle yaptığım bütün masrafları, işin bedelini X den aldım. Bu işten dolayı alacağım kalmadığını ve X e dava açmayacağımı bütün haklarımdan tanıklar huzurunda ibra ve imza ederim. "

Arkadaşlar yukarıda aynen aktardığım ibranın bir geçerliliği var mı?

Ayrıca anlatım bozukluklarından dolayı Türk Dil Kurumuna şikayetçi olayım mı ?
sayın kadir coşkun belirttiğiniz ibraname geçerli bir ibranamedir yargıtayca benimsenen ölçütleri içermektedir ;fakat bahsettiğiniz alacakları aldığına dair makbuz istenecektir. ayrıca alacak kalemlerini tek tek yazmanız sizin için daha faydalı olacaktır. "dava açma hakkımdam ve fazlaya ilişkin hakkımdan feragat ediyorum" cümlesini de ekleyebilirsiniz buna ilişkin çeşitli yargıtay kararları var dilerseniz gönderebilirim. iyi çalışmalar
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
İbranamenin gücü ? amd_athlon Meslektaşların Soruları 2 28-03-2006 18:37
Vekaletnamenin Geçerliliği Nur Hukuk Soruları Arşivi 15 05-03-2006 00:23
İmza Geçerliliği feyza Hukuk Soruları Arşivi 1 12-04-2005 22:00
İbranamenin Neleri Kapsadığı... o.balci Meslektaşların Soruları 3 20-08-2003 10:05
Senet' İn Geçerliliği sunat Hukuk Soruları Arşivi 1 19-08-2003 11:45


THS Sunucusu bu sayfayı 0,15328002 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.