Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Bu ağaçların mülkiyeti kimin?

Yanıt
Old 18-02-2007, 10:08   #1
Brusk

 
Varsayılan Bu ağaçların mülkiyeti kimin?

Değerli arkadaşlar A isimli bir köylü atalarıyla birlikte zilliyedi olduğu bir bölgede yıllarca zeytin agacı yetiştirmiş oları imar ve ihya etmiş daha sonra bu bölge mahkeme kararıyla bir başkasını adına tescil edilmiştir. şimdi bu durumda arazinin kuru mülkiyeti bir başka şahsa geçmişken ancak arazinin üstünde var olan muhtesatlar ev, zeytinlik A isimli köylüye aittirburada yapılması gereken sizce ne olmalıdır Arzın üstündeki değerlerin yani ağaçların mülkiyetinin tespitini mi istemeli yoksa degerinin mi tazminini istemeli?
Old 18-02-2007, 11:07   #2
Av.Turhan Demiroğlu

 
Varsayılan

Sadece Görüş:
Muhtesatın arzdan ayrı mülkiyet konusu olamayacağı malum. Ancak değeri arzdan "araziden" yüksek ise ve şartları varsa (iyiniyetli zilyetlik vb. yanılmıyorsam), arzın mülkiyetinin size geçirilmesini dava edebiliyordunuz eski kanunda. Yeni düzenlemeyi incelemek gerekir diye düşünüyorum. Konu "zilyedin hakları"ile ilgili.Aşağıda yol gösterebileceğini umduğum birkaç karar sunuyorum. Saygı ile...

T.C.YARGITAY HUKUK DAİRESİ 13
Esas No.2002/14666Karar No.2003/3480Tarihi25.03.2003
818-BORÇLAR KANUNU/61
4721-TÜRK MEDENİ KANUNU (MK)/995
ÖZET
1-DAVA KONUSU TAŞINMAZDA İŞGALCİ OLARAK AĞAÇ DİKİLİP YETİŞTİRİLDİĞİ DOLAYISI İLE KÖTÜNİYETLİ OLUNDUĞU TÜM DOSYA KAPSAMI İLE ANLAŞILMIŞTIR. DAVA KONUSU TAŞINMAZA YAPILAN MASRAFLARDA KÖTÜNİYETLİ OLUNDUĞU İÇİN, ANCAK ZORUNLU MASRAFLAR TALEP EDİLEBİLİR.

T.C.YARGITAY HUKUK GENEL KURULU
Esas No.2004/7-174Karar No.2004/161Tarihi24.03.2004
ZEYTİN AĞAÇLARI NİTELİĞİNDEKİ MUHDESATIN AİDİYETİNİN BEYANLAR HANESİNE ŞERH VERİLMESİ GEREĞİ

T.C.YARGITAY HUKUK DAİRESİ 7
Esas No.1996/96Karar No.1996/2264Tarihi11.03.1996
3402-KADASTRO KANUNU/13
KADASTRO TESPİTİNDEN DOĞAN DAVA
EŞCAR TAPU KAYDI
ZEYTİN AĞAÇLARI İÇİN OLUŞTURULAN TAPU KAYDI
ÖZET
DAVA KONUSU TAŞINMAZIN ORMAN SAYILAN YERLERDEN OLMADIĞI, DAVACI TARAFIN TUTUNDUĞU 1933 YILINDA 48 ADET ZEYTİN AĞACI İÇİN OLUŞTURULAN TAPU KAYDININ KAPSAMINDA KALDIĞI BELİRLENMİŞTİR. MEDENİ KANUNUN YÜRÜRLÜK GÜNÜNDEN SONRA AĞAÇLAR VE ZEMİN İÇİN AYRI AYRI TAPU KAYDI; OLUŞTURULAMAYACAĞI DİKKATE ALINDIĞINDA, SÖZKONUSU KAYDINI ZEMİNİ DE KAPSADIĞININ KABULÜ GEREKİR. BU OLGULAR GÖZÖNÜNE ALINARAK HÜKÜM KURULMASI İSABETLİDİR.
Old 18-02-2007, 11:43   #3
Brusk

 
Varsayılan

ilginiz için teşekkür ederim. Köylünün yıllardır emek verdiği ve yetiştirdiği yaşları 50-60 yıl olan bu ağaçlarla ilgili hakkı hangi hükümlere göre korunacaktır? Bunlaın tespiti ve tapu siciline tesçili bize ne kazandıır bu konudaki bilgilier paylaşacak arkadaşlara şimdiden teşekkür ederim
Old 18-02-2007, 22:56   #4
üye14977

 
Varsayılan

merhaba
diğer arkadaşımızın belirttiği üzere arazi üzerindeki ev veya ağaçların ayrı bir mülkiyet hakkına konu olması söz konusu değildir. zira bütünleyici parça kuralı gereği üst arza tabidir.
bu nedenle hukuken zeytin ağaçları ve evin mülkiyet hakkı sahibi mahkeme kararı ile arazinin mülkiyetini kazanan kimsenindir.
bununla birlikte örnekteki A'nın zilyetlikte iade hükümlerince (MK m.993-995) belirli talepleri gündeme gelebilir. burada da önem arzeden husus A'nın iyiniyetli olup olmadığı olup; ona göre bahsedilen hükümler çervesinde talepleri olabilecektir. Gökhan D.
Old 18-02-2007, 23:03   #5
Av.Adnan Koray

 
Varsayılan

Merhaba,
ilk önce zeytinlik konusunda görüşlerimi söylüyeyim:

Mk.m.718'e göre, başkasına ait bitkinin diğer bir kimsenin arazisine dikilmesi durumunda bu bitkiler(ağaçlar) araznin mülkiyetine tabi olur

Mk.m.729'a göre ise, bu durumda haksız inşaat hükümleri(mk.m.722-724) uygulanır.

Kanaatimce, zeytinliklerin özel bir durumu var: eğer o zeytinlikler kendiliğinden yetişen türden zeytinlerse ve köylü ona aşılayarak ve bakımını yaparak ondan bir fayda sağlıyorsa arazi sahibinden hiçbir hak talep edemez.Çünkü kanun bitkilerin ona ait olmasını onun tarafından dikilmesini aramıştır.
Köylüye ait köylü tarafından dikilen bitkilerdense; şartları varsa tazminatta ister,temliken tescil talebinde de bulunabilir.

Bir yönden sanşlı olduğunuzu düşünüyorum: Sanırım kadastro geçmemişken bu muhdesata sahip olunmuş.Bu da onun karine olarak iyiniyetli olduğunu kötüniyetinin kanıtlanması gerektiği sonucuna ulaşıyoruz.

İyiniyet ne ise yarayacak: eğer MK.m 723 ye göre tazminat talebinde bulundupğunuz zaman tazminatınız yüksek hesaplanabilecek hemde temliken tescil talebinde bulunma imkanını yaratabilecek.

Sonuç olarak: Şu an itibariyle zeytinliklerin sahibi arazinin tapudaki malikidir.
Eğer zeytinlikler köylü tarafından dikilmişse uygun bir tazminat talebinde bulunabilirsiniz.
Old 18-02-2007, 23:09   #6
üye14977

 
Varsayılan

sn. koarayad,
sanırım (yine) yanlış anlaşıldım.
bahsettiğiniz Medeni Kanun hükümleri birbaşkasının arazisine dikilen fidanlar / ağaçlar içindir. bunda hemfikiriz, bununla birlikte sorudan anladığım kadarıyla, burada esasen dava açan tarafın önceden gelen bir mülkiyet hakkı yok. o da sonradan yine anladığım kadarıyla Kad. K. uarınca mülkiyet hakkını kazanmış. bu nedenle anılan hükümlerin bu olayda uygulanacağını düşünmüyorum. elbette zaten mevcut bir malik varken A ağaç dikti ise dediğinize katılıyorum. bu anlamda soru netleştirilirse sağlıklı cevap verilebileceği kanaatindeyim. iyi çalışmalar.. Gökhan D.
Old 18-02-2007, 23:12   #7
Av.Adnan Koray

 
Varsayılan

ne farkeder? Kadastrodan önce ya da sonra mülkiyet hakkının elde etmiş olması...
Old 19-02-2007, 02:41   #8
Nuriye Değer

 
Varsayılan

Zeytinliklerin özel bir durumu vardır. Delicelikler (Yabani zeytinler) aşılanmış ise mukdesat olur. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 19/2. maddesi uyarınca, taşınmaz üzerinde malikinden başka bir kimseye veya paydaşlarından birine ait muhdesat mevcut ise; bunun sahibi, cinsi ihdas tarihi ve iktisap sebebi belirtilerek tutanağın veya kütüğün beyanlar hanesinde gösterileceği hükme bağlanmıştır. kadastro tespitine itiraz ile şerh için dava açılabilir. Mahkemece tapu beyanlar hanesine şerh verilir.
HGK KARARINI ekliyorum: Kadastro Kanunlarının amacı; taşınmaz malların tesbit günündeki geometrik ve hukuki durumlarını tesbit ederek, Medeni Kanunun öngördüğü biçimde tapu sicili kurmaktır. Kadastro Kanunları tasfiye Kanunları niteliğinde olduğundan, özel ve genel hükümlere aykırı hükümleri de
bünyesinde taşımaktadır (3402 sayılı Kadastro Kanunu 13/B, b, 15, 17. vd.
gibi).
Taşınmaz mal üzerinde bulunan ve malikine ait olmayan muhdesatın,
beyanlar hanesinde gösterilmesi de bu hükümlerden birisidir. Bu hükümle
taşınmaz üzerinde malikinden başkasına ait hakların güvence altına alınması,
tesbit tarihinden önceki dönem nedeniyle doğabilecek uyuşmazlıkların asgariye indirilmesi hedeflenmiştir.
Tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesi, MK.nun 919 ve 920.
maddelerinde belirtilen şahsi ve ayni hakların şerh ve tescilini neteliğinde
değildir. 3402 sayılı Kadastro Kanununun gerekçesinde belirtildiği üzere,
muhdesatın beyanlar hanesinde gösterilmesi eylemi durumun belirtilmesi demek olup, muhdesat sahibi yararına sürekli ve ayni bir hak meydana getirmez.
Beyanların işlevi eylemli ve hukuki durumu göstermek, aleniyet ve kanıtlama
kolaylığı sağlamaktır. Muhdesatın gösterilmesi, muhdesat sahibine şartları
mevcut olduğu takdirde MK.nun 648, 650 ve 655. maddeleri uyarınca muhdesata taban arazinin temlik hakkını ayrıca izale-i şuyu davaları ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 19. maddesi gereğince kamulaştırma halinde muhdesat sahibinin hakkını korumayı sağlar. Muhdesat sahibinin haklarının hak düşürücü süre nedeniyle ortadan kalkması böylece önlenmiş olur.
Taşınmaz mal üzerinde bina yapılması veya ağaç dikilmesinin muhdesat
olduğu tartışmasızdır.
Deliceliklerin aşılanmak suretiyle kültür bitkisi haline dönüştürülmesi de, yeni ve evvelce mevcut olmayan bir olgudur. Zira deliceliklerin iktisadi değeri yok denecek kadar azdır. Zeytinliklerin bulunduğu arazi genelde tarıma elverişli olmayan, verimsiz topraklardır. Bu tür topraklar delikceliklerin aşılanması ile değer kazanır ve bu suretle yurt ekonomisine katkı sağlanır. Aşılı zeytin ağacının değeri, üzerinde bulunduğu zeminden fazladır. Eski hukukumuzda zeminden ayrı olarak zeytin tapuları oluşturulduğu gibi günümüzde de zeytinciliğin ıslahı ve yabani zeytinlerin aşılanması hakkındaki 3573 sayılı Kanun yürürlüğe konulmuştur. Bu özellikleri nedeniyle, 11.6.1958 gün, 8/7 sayılı Yargıtay İçtihadi Birleştirme kararı uyarınca deliceliklerin aşılanarak zeytinlik haline getirilmesi, ihya olarak kabul edilmiştir. Genel Kurul deliceliklerin aşılanması işlemini mülkiyet hakkını kazandıran bir işlem olarak değerlendirmiştir. Deliceliklerin aşılanmasıyla niteliği tamamen değişmekte, verimsiz bitki, ürün veren hale dönüşmekte, kalıcı bir olgu ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle artık var olan bir ağaçtan söz edilemez. Aşılanma suretiyle evvelce mevcut olmayan ve yeni bir durum oluşmaktadır. Kanun koyucu muhdesatın beyanlar hanesinde gösterilmesi ilkesini kabul etmekte başkasına ait hakların güvence altına alınmasını sağlamayı amaçlamıştır. Bu yaklaşımla, aşılama işleminin muhdesat olarak kabulü amaca göre yorum kurallarının gereğidir. Öte yandan, böyle bir yorum İçtihadı Birleştirme Kararının özüne ve hedefine uygun düşer. Zira, çoğun içinde az vardır. O itibarla, deliceliklerin (yabani zeytinliklerin) aşılanması suretiyle zeytinlik hale getirilmesinin muhdesat olarak kabulü gerektiğine işaret eden ve Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken,.......
Old 19-02-2007, 09:08   #9
Brusk

 
Varsayılan

verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ederim. Kafama takılan bir soru da şudur. Şu an bahse konu arazinin maliki olan örneğin B bu yeri iyiniyetli C' ye satarsa C ye karşı da aynı haklar ileri sürülebilirmi?
Old 19-02-2007, 09:37   #10
Av.Turhan Demiroğlu

 
Varsayılan

Evet,
(Eşya Hk. Oğuzman&Seliçi, sh.117; 1988)
"Malı iade ile mükellef hüsnüniyetli zilyet zaruri ve faydalı masrafların karşılığını talep edebilir.Fakat bu hakkı, ancak kendisinden iade talep edilince, İADEYİ TALEP EDENE KARŞI kullanabilir."

*Masraflar ödenene kadar iadeden imtina -bir nevi hapis hakkı- sözkonusu olabiliyor.
*İade ederken bu masrafları talep etmemişse, iade davası açıldıktan sonraki bir yıllık sürede (BK.66) ayrı bir tazminat davasıyla bu masrafları isteyebilir.

Yargıtay görüş değiştirmedi ise 1988'deki durum yukarıda izah edildiği gibidir.
Saygılar.
Old 19-02-2007, 10:44   #11
Av.Adnan Koray

 
Varsayılan

Sayın Demiroğlu,

Burada zilyeliğin iadesi hükümlerinin uygulanmasının imkanı yok.O nedenle hem Gökhan.D'nin hem de sizin bu konudaki görüşlerinizin olaya uygulanmayacağını düşünüyorum.

Buradaki sorun haksız inşaat hükümleri çerçevesinde sorun çözülecektir. Eğer zeytinlikler yabani de olsa ıslah edilmişse ve bunuda muhdesat olarak kabul edebiliyorsak(tartışmalı bir husus) haksız inşaat hükümleri çercevesinde olaya çözüm arayacağız.

SORUYA GELİNCE; üçüncü kişiye tazminat talebinde bulunulamaz. Ama temliken tescil talebinde bulunma imkanı var. Dediğiniz gibi üçünçü kişi iyiniyetli ise o zaman kişyie karşıda bu talebimizi yöneltemeyiz.
Old 27-04-2010, 15:08   #12
avukatssb

 
Varsayılan

Meslekdaşlarım, zamanım ciddi anlamda kısıtlı bu konuda forumda mslekdaşların soruları kısmında da sorum bulunmakta, ama burada ilgililer olduğu için buradan da yardım istiyorum, şöyle ki:

Müvekkilimin atalarına ait 948 dönümlük arazide müvekkilim ve ataları uzun yıllar boyunca zeytincilik yapmışlardır, bu taşınmaz hudutlu tapu olarak müvekkilimin ataları adına kayıtlı iken kadastro çalışmaları sırasında hazine adına kaydedilmiş ve müvekkilimin mülkiyetin kendisine ait olduğuna ilişkin talebi kadastro mahkemesi tarafından reddedilmiş ve kad. mahk. kararı 26.12.2002 tarihinde kesinleşmiştir. Kadastro mahkemesinden " müvekkilin deliceleri aşılamak suretiyle elde ettiği zeytin ağaçlarının mülkiyeti ya da muhdesat olarak beyanlar hanesine yazılması" talep edilmediği için kadastro mahkemesi bu konuda bir karar vermemiştir. Ben de 17.02.2010 tarihinde muhdesatların müvekkilime ait olduğunun tespiti ve beyanlar hanesine yazılması istemli davayı açtım. İlk duruşması geçen hafta yapıldı ve hakim dosyanın kararlık olduğunu söyledi çünkü davayı reddedecek. Aynı taleplerle ve birebir aynı içerikli bir avukat büyüğümün açtığı dava da geçen ay reddedildi ve temyiz edildi. Hakimin red gerekçesi ise şu: "MK 1008. maddesinde tapu siciline kayıt olunacak haklar ve şerh verilebilecek şahsi hakların gösterilmiş olduğu, muhdesat bu tür haklardan olmadığından beyanlar hanesinde gösterilmesine olanak olmadığı, Kad. K. 19/2. maddesinde muhdesatın beyanlar hanesinde gösterilebileceğine dair imkan getirildiği, ancak bunun kadastro tespitinde yerine getirilebilecek bir husus olduğu, dava konusu taşınmazın ifraz görmeden önceki kadastro tespitinin 1993 te yapıldığı, kadastro tespitine itiraz üzerine Söke Kad. mahk. kararının 2002 yılında kesinleştiği, söz konusu dosyada davacının da taraf olduğu ve muhdesatın şerhi konusunda herhangi bir karar verilmemiş olduğu bu nedenle muhdesatın beyanlar hanesinde gösterilmesinin mümkün olmadığı, Yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğu..."

Fakat 1998 yılında meslekdaşımın aynı içerikte Muhdesatın beyanlar hanesine yazılması talepli Asliye Hukuk Mahk de açtığı dava karar düzeltme ile kabul edildi ve bu emsal karar da(Yargıtay 4. HD, 98/5269E. ve 98/7569K, 08.10.1998T.) ise şöyle:"... Davacı KADASTRO TESPİTİNDEN ÖNCE SATIN ALDIĞI taşınmaz üzerinde bulunan deliceleri zeytin olarak aşılayarak ve yeni zeytin fidanı dikerek imar ve ihya ettiğini, kad. tespitinde taşınmaz ile ilgili hazinenin itirazı üzerine görülen davada anılan parselin hazine adına mülkiyetinin kesinleştiğini, AŞAMALARDAN GEÇEREK KESİNLEŞEN KADASTRO MAHK. DOSYASINDA ZEYTİNLERİ DİKİP YETİŞTİRENİN KENDİSİ OLMASINA RAĞMEN HERHANGİ BİR KARAR VERİLMEDİĞİNİ, TAŞINMAZ ÜZERİNDE BULUNAN MUHDESATIN KENDİSİNE AİT OLDUĞUNU ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNDEN TESPİTİNİ İSTEMİŞ, DAVALI HAZİNE MUHDESATIN DİKİLİP YETİŞTİRİLMEDİĞİNİ, DELİCELERDEN AŞILANARAK OLUŞTURULDUĞUNU, BU NEDENLE DAVANIN REDDİNİ SAVUNMUŞ, YEREL MAHKEMECE KADASTRO MAHK. KARARI KESİNLEŞTİĞİNDEN DAVACININ AYRI BİR HAK İSTEME OLANAĞININ ORTADAN KALKTIĞI VE AYNİ HAK İSTEME OLANAĞI VERMEYEN KİŞİSEL HAK NİTELİĞİNDEKİ ŞERHİN VERİLMESİNDE HUKUKİ YARAR BULUNMADIĞINDAN BAHİSLE DAVANIN REDDİNE KARAR VERİLMİŞTİR. DAVA KONUSU ZEYTİNLERİN KİME AİT OLDUĞU KONUSUNDA BİR KARAR VERİLMEDİĞİ BU KONUYA İLİŞKİN KESİNLEŞMİŞ BİR HÜKÜM BULUNMADIĞI SABİTTİR. O HALDE BU DOSYADA İDDİANIN İNCELENMESİ VE DELİLLER DEĞERLENDİRİLEREK KARAR VERİLMESİ GEREKİRKEN YUKARIDA AÇIKLANAN GEREKÇE İLE KARAR VERİLMESİ USUL VE YASAYA AYKIRI OLUP HÜKÜM GÖSTERİLEN NEDENLERLE BOZULMALIDIR.”

Yukarıda ki açıklamalara göre siz değerli meslekdaşlarımdan isteğim şu:

Hakim, muhdesat davasına sadece kadastro mahk. bakabilir, ben Asliye Hukuk Mahk. olarak bu talebi kabul etmem diyor, Yargıtay 4. Hukuk dairesi ise Kadastro mahkemesi muhdesatla ilgili karar vermedi ise bu kararı Asliye Hukuk mahkemesi vermeli diyor, bununla ilgili Kadastro kanunun 12. maddesinde "KADASTRO TUTANAKLARININ KESİNLEŞTİĞİ TARİHTEN İTİBAREN 10 YILLIK HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE İÇİNDE KADASTRODAN ÖNCEKİ HUKUKİ NEDENLERE DAYANARAK GENEL MAHKEMELERDE DAVA AÇILABİLECEĞİ teknik ve geçici görevli kadastro mahkemelerinde yeniden dava açılamayacağı" belirtilmiştir. Tüm bunları dava dilekçemde belirtmeme ve emsal Yargıtay kararlarını eklememe rağmen delilleri toplamadan hakim davayı reddedecek.

Bu türde bir davayı başarı ile sonuçlandırmış meslekdaşlarımda bulunan yerel mahkeme ya da Yargıtay kararlarını paylaşmalarını rica ediyorum. Hâkimden zorlada olsa beyanda bulunmak için süre istedim ve 29.04.2010 da karar duruşması var. MUHDESATIN BEYANLAR HANESİNE YAZILMASI TALEPLİ DAVANIN ASLİYE HUKUKTA AÇILMASI HALİNDE HAKİMİN GEREKLİ İNCELEMEYİ YAPARAK MUHDESATLARIN BEYANLAR HANESİNE YAZILMASINA İLİŞKİN KARAR VERMESİ HUSUSUNDA ÇOK ACİL EMSAL KARARA İHTİYACIM VAR... yoksaKöylünün yıllardır emek verdiği ve yetiştirdiği yaşları 50-60 yıl olan bu ağaçlarla ilgili hakkı korunamamış olacak. İlginiz için şimdiden teşekkürler
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Ev İşi Kimin İşi ??? Av.Habibe YILMAZ KAYAR Kadın Hakları Çalışma Grubu 5 28-09-2006 22:33
Kiracının Elektrik Borcu Kimin??? sniper76 Hukuk Soruları Arşivi 2 11-11-2004 09:01
İçtihatlar Kimin ? ali Meslektaşların Soruları 3 05-06-2004 12:47
Vekalet Ücreti Kimin? duyurucu1 Meslektaşların Soruları 4 15-07-2003 08:55
Kimin Borcu?..... Lütfen Yardım......! sniper76 Hukuk Soruları Arşivi 1 28-02-2003 20:40


THS Sunucusu bu sayfayı 0,11449289 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.