Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Bankaya Gönderilen Haciz Müzekkeresi - Hesap Üzerine Bloke Konulması

Yanıt
Old 02-02-2007, 22:31   #1
Mustafa USTA

 
Varsayılan Bankaya Gönderilen Haciz Müzekkeresi - Hesap Üzerine Bloke Konulması

Bir banka a şubesine borçlunun vadeli vadesiz mevduatlarını haciz ve borç bitinceye kadar bloke konulması için müzekkere yolladık.Ancak banka müzekkerenin eline ulaştığı tarihte mevcut olan para üzerine haciz koyduğunu ve icra hesap numarası bildirildiğinde bloke edilen paranın gönderileceği şeklinde cevap yazmıştır.Haciz edilen para çok cüz i bir miktardır..Bu cevap yazısından 15 gün sonra hesaba yüklü miktarda ve para geldiğini haricen öğrendik banka şubesi sadece müzekkere tarihirndeki hesapta mevcut parayı göndereceğini ve blokemin o gün geçerli olduğunu,hesaba yeni gelen para üzerine haciz koymayıp hesap sahibine ödeye yapmıştır.
Banka hesap aüzerine bloke koyup müzekkere de yazan miktar kadar dosyama göndermedikçe blokeyi kaldırabilirmi.Müzekkere dolayısıyla haciz sadece o gün için geçerlimidir.Böyle bir durumla karşılaşan arkadaşlar yardımcı olurlarsa sevinirim
Old 03-02-2007, 11:30   #2
Av. İbrahim YİĞİT

 
Varsayılan

Yargıtayda tartışılmış bu konuda size iyi haber veremeyeceğim. Bankanın kaydına girdiği günde hesaplarda bir para varsa malesef sadece onun için geçerli olup, ileriye yönelik hesap bloke olmuyor. Borçlu tarafından o hesap kullanıldığından tekrar tekrar aynı şubeye 89/1 göndermenizde fayda var.
Old 04-02-2007, 11:24   #3
Av.Şehper Ferda DEMİREL

 
Varsayılan

Çok mantıksız değil mi? Mevduat haczi piyango mantığıyla mı işletilecek... O gün hesapta var ise haciz uygulanacak, aksi halde sonradan yatırılanlardan banka, müşterisinin borçlu olduğunu bildiği halde müşterisine yapacağı ödemeler dolayısıyla sorumlu olmayacak?

Bankaya tekrar tekrar müzekkere göndermek abes değil mi, kaldı ki bizler için sorun yok, gerekirse her gün birer talep açar, masraf da ekleriz, olan dairelerin işleyişine olur.

Yalnız belirtmeliyim ki bu konuda bankaların uygulamasında yeknesaklık yok (bankaların diğer pek çok uygulamasında olduğu gibi).

*


Aynı mantıksızlık maaş haczi uygulamasında da var. Maaş haczi tatbik ediliyor, borçlu bilahare emekli oluyor, emekliliği kesintilerin bitmesinden anlıyorsunuz. Bir memur maaşı haczedilmişse, emekliye ayrıldığında da emeklilik dosyasına da şerh düşülüp kesintiye emekli maaşından devam edilmesi gerekmez mi? Ama hayır, uygulamada böyle olmuyor, üstelik henüz doğmamış hak haczedilemeyeceğinden hareketle, emekli ikramiyesini de borçlu tahsil edip kayıplara karışabiliyor, sonra bir daha sıra bekliyorsunuz emekli maaşı hacizlerinde yerinizi alabilmek için. Burada bir yanlışlık olduğunu düşünüyorum, ama yasada karşılığını bulamadım, boş...

Saygılarımla...
Old 04-02-2007, 16:32   #4
icra20

 
Varsayılan

T.C.
YARGITAY
12. HUKUK DAİRESİ
E. 2004/17928
K. 2004/22583
T. 22.10.2004
• HACİZ İHBARNAMESİ ( 3. Şahsa Borçlunun Nezdinde Doğmuş ve Doğacak Hak ve Alacakları İçin Çıkarılan - Fiili Durumla Sınırlı Olacağından Muhtemel Alacaklar Açısından Sonuç Doğurmayacağı )
• HACİZ ( 3. Şahsa Borçlunun Nezdinde Doğmuş ve Doğacak Hak ve Alacakları İçin Çıkarılan İhbarname - Kural Olarak İleride Doğacak Muhtemel Bir Hakkın Haczinin Mümkün Olmadığı )
• 3. ŞAHSIN SORUMLULUĞU ( Borçlunun Nezdinde Doğmuş ve Doğacak Hak ve Alacakları İçin Çıkarılan Haciz İhbarnamesi - Fiili Durumla Sınırlı Olacağından Muhtemel Alacaklar Açısından Sonuç Doğurmayacağı )
• BORÇLUNUN MUHTEMEL ALACAKLARININ HACZİ ( 3. Şahıs Nezdinde - Kural Olarak İleride Doğacak Muhtemel Bir Hakkın Haczinin Mümkün Olmadığı )
2004/m. 89
ÖZET : Kural olarak ileride doğacak muhtemel bir hakkın haczi mümkün değildir. 3. şahsa, borçlunun nezdinde doğmuş ve doğacak hak ve alacaklarının haczini şeklinde haciz ihbarnamesinin çıkarılması halinde 3. şahsın sorumluluğu haciz müzekkeresinin kendisine ulaştığı tarihteki mevcut durumla ( fiili durumla )sınırlı olacağından ileride doğacak, doğması muhtemel bu hakkın bu aşamada 3. şahısca net olarak bilinmesi mümkün olmadığından bu şekilde çıkarılan haciz ihbarnamesi muhtemel alacaklar açısından sonuç doğurmaz.

DAVA : Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Kural olarak ileride doğacak muhtemel bir hakkın haczi mümkün değildir. Bu nedenle İİK'nun 89. maddesi gereğince 3. şahsa, borçlunun nezdinde doğmuş ve doğacak hak ve alacaklarının haczini şeklinde haciz ihbarnamesinin çıkarılması halinde 3. şahsın sorumluluğu haciz müzekkeresinin kendisine ulaştığı tarihteki mevcut durumla ( fiili durumla )sınırlı olacağından ileride doğacak, doğması muhtemel bu hakkın bu aşamada 3. şahısca net olarak bilinmesi mümkün olmadığından bu şekilde çıkarılan haciz ihbarnamesi yukarıda açıklanan nedenle muhtemel alacaklar açısından sonuç doğurmaz. İcra mahkemesine başvuran borçlunun şikayetinin bu kurallar ışığında değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken istemin reddi isabetsizdir.

SONUÇ : Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK. 428. maddeleri uyarınca ( BOZULMASINA ), 22.10.2004 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Burada benim aklıma şu soru gelmekte, şayet borçlu yazının ulaştığı tarihte bankada hesabı mevcut olup ancak sıfır olduğu görülmekte ise de bence o hesap numarası üzerine haciz kaydı konulması lazım. ve o hesapa aktarılacak paralar borçluya ödenmeyip icra dairesine yatırılması lazım, şayet yazı bankaya ulaştırıldığı tarihte borçlunun hiç bir şekilde açılmış bir hesabı yoksa bu durumda banka yazıya verdiği cevap tarihi itibariyle sorumludur.
Sayın Av.Şehper Ferda Demirelin belirtiği örnek içinde kısa bir açıklamada bulunayım. Memur görevli iken maaşında haciz varsa emekli olduğunda tanzim edilen belgelerde aslında maaşında haczin mevcut olduğu kaydının işlenerek Emeklilik işlemlerine başlanılması lazım ve bu kayda göre yeni bir talep ve karara gerek kalmadan Emekli
Sandığı maaş kesintilerine kaldığı yerden devam etmesi lazım, bu hususta yargıtay kararı var tatil günü olduğu için ekliyemedim, en kısa zamanda eklemeye çalışırım.
Old 04-02-2007, 19:42   #5
Av.Şehper Ferda DEMİREL

 
Varsayılan

Sn.İcra 22

Bahsettiğiniz kararı eklerseniz gerçekten sevinirim.Bir dosyamda tam 3 sene haciz sıramızın gelmesini bekledim. 2-3 kesintiden sonra para gelmemeye başladı. Haczi uyguladığımız yere sorduk, emekli oldu yanıtı geldi. Emekli sandığına yazdık , aradan neredeyse bir sene geçti, cevap yok. İcra dairesinden gönderdiğim müzekkereye, "haczin devamı, emekli maaşından gönderilmeyen kesintilerin de toplu olarak gönderilmesi" istemli olarak talep açtım. Şimdi gelmeyen yanıtın tekidinin yanıtını beklemekteyiz.

Saygılarımla...
Old 05-02-2007, 15:24   #6
icra20

 
Varsayılan

ALACAKLI TARAFINDAN MAAŞINA HACİZ KONULAN BORÇLUNUN SONRADAN EMEKLİ OLMASI MAAŞINA YENİDEN HACİZ KONMASINI GEREKTİRMEZ. EMEKLİLİK MEMURİYETİN MAAŞ BAKIMINDAN DEVAMI ANLAMINDA OLUP EMEKLİ OLMAK HACZİN HÜKÜMSÜZLÜĞÜNÜ DE GEREKTİRMEZ.Yarg.12.HUKUK DAİRESİ E.1978/8382 K.978/8967 T.07.11.1978

DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararı alacaklı vekili tarafından temyizy olunması üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 2.10.1978 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü.
KARAR : Borçlu emekli olmuştur. emekli olmadan evvel maaşına müştekinin alacaklı bulunduğu icranın 2865 sayılı dosyasında haciz konmuştur. Haczin kaydına işaret edildiği daha önce olan bir borç için yapılan kesinti tamamlanınca bu dosya için kesintiye başlanacağı bildirilmiştir. Borçlunun bilahare emekli oluşu emekli maaşına yeniden haciz konmasını gerektirmez.İİK.355/2 fıkrası sarahatı bu hususu teyit etmektedir. Emeklilik memuriyetinin maaş bakımından devamı cümlesinden olup emekli olmak haczin hükümsüzlüğünü gerektirmez. Bu cihetler nazara alınmadan şikayetin reddi isabetsiz, temyiz itirazları yeryinde görülmğekle merci kararının İİK 366 ve HUMK.428 maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 7.11.1978 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak Türkiye Barolar Birliğinin ilk çıkardığı Yargı Kararları Cd.
Old 05-02-2007, 15:40   #7
*sinequanon*

 
Varsayılan

En azından bari bankalar için 3 aylık vs. bir bloke müddeti belirlenseydi.Gerçekten de resmen piyango.Ama her bankanın da uygulaması bir değil.Bazısı hesaba bloke koyup para geldiğinde haberdar ediyor,bazısı sadece o an hesapta bulunan paraya bloke koyuyor.Cidden de keşke buna en azından bir azami süre konsaydı da 3 ayda bir falan yenileseydik müzekkereleri.

Saygılar...
Old 05-02-2007, 15:47   #8
ISIL YILMAZ

 
Varsayılan

T.C.
YARGITAY
HUKUK GENEL KURULU
E. 1999/12-1003
K. 1999/1017
T. 1.12.1999
• BORCUN BANKA ZİMMETİNDE SAYILMASI ŞARTLARI
• BANKA MEVDUAT HESABI ( Haciz Edilmesi Usulü )
• HACİZ İHBARNAMESİ ( Bankaya Mevduat İçin )
• BANKADAKİ MEVDUATIN HACZİ ( Haciz İhbarnamesinin Gerekli Şartları İhtiva Etmemesi )
• HACİZ İHBARNAMESİNİN GEREKLİ ŞARTLARI İHTİVA ETMEMESİ ( Borçlunun Bankadaki Mevduatının Haczi )
• BANKAYA GÖNDERİLEN HACİZ YAZISI ( Borçlunun Bankada Mevduatı Bulunmuyorsa Borç Bankanın Yedinde Sayılamaz )
• BORÇLUNUN BANKADAKİ MEVDUATI VE ALACAĞI ( Menkul Hükmünde Olması )
• HACİZ ( Borçlunun Bankadaki Mevduatını )
• HACZİN TEKEMMÜLÜ ( Bankaya Haciz İhbarnamesinin Tebliğ Edilmesinin Gerekmemesi )
• BANKA MEVDUATININ HACZİNDE ŞEKİL
• ŞİKAYET ( Borçlunun Bankadaki Mevduat ve Alacağını Haciz )
• ÜÇÜNCÜ KİŞİDEKİ MAL VE ALACAKLARIN HACZİ ( Bankadaki Mevduatın Haczi )
2004/m.106,16,58,68,88,89
ÖZET : Bankadaki mevduatın haczi menkul haczi gibi yapılır. Ancak, bankadaki mevduat hakkında haciz tutanağı düzenlenmesi için mahalline, yani bankaya gidilmesine gerek yoktur. Haciz tutanağı İcra Dairesi`nde düzenlenir ve haczi yapan memur, alacaklı ve borçlu tarafından imza edilir. Bu işlemlerin tamamlanması ile borçlunun bankadaki mevduatı haczedilmiş olur. Haczin tekemmülü için bankaya İİK`nun 89. maddesi gereğince haciz ihbarnamesinin de ayrıca tebliğ edilmiş olması şart değildir.
DAVA: Taraflar arasındaki "şikayet" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 11. İcra Tetkik Mercii Hakimliği`nce şikayetin kabulüne dair verilen 8.2.1999 tarih ve 1999/76, 25 sayılı kararın incelenmesi karşı taraf alacaklı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi`nin 7.04.1999 tarih ve 1999/3833-4357 sayılı ilamı ile; ( ... Borçlunun üçüncü kişilerdeki ( bankadaki ) alacağı-mevduatı İİK`nun 106/2. maddesi gereğince menkul hükmündedir. Bu nedenle, bankadaki mevduatın haczi menkul haczi gibi yapılır. Ancak, bankadaki mevduat hakkında haciz tutanağı düzenlenmesi için mahalline, yani bankaya gidilmesine gerek yoktur. Haciz tutanağı İcra Dairesi`nde düzenlenir ve haczi yapan memur, alacaklı ve borçlu tarafından imza edilir. Bu işlemlerin tamamlanması ile borçlunun bankadaki mevduatı haczedilmiş olur. Haczin tekemmülü için bankaya İİK`nun 89. maddesi gereğince haciz ihbarnamesinin de ayrıca tebliğ edilmiş olması şart değildir. İİK`nun 88. maddesinin üst başlığında da açıkça belirtildiği gibi, bankaya haciz ihbarnamesi gönderilmesi, bankadaki mevduatın borçluya ödenmesini önleyen bir muhafaza tedbiridir. Borçlunun bankada mevduatı varsa, bankaya gönderilen haciz yazısı birinci haciz ihbarnamesindeki şartları ihtiva etmese bile geçerli ve yeterli olup, borçlunun mevduatı haczedilmiş sayılır. Haciz tebliğ yazısını alan banka, artık borçluya ödeme yapamaz. Sadece İcra Dairesi`ne ödemede bulunabilir. Borçlunun, bankada mevduatı yok ya da borca yeterli değil ise, işte o zaman haciz yazısı ile 89/1 haciz ihbarnamesi arasındaki özellik ortaya çıkar.
Bir başka deyişle bankada mevduatın bulunmaması halinde İİK`nun 89. maddesindeki koşulları taşımayan haciz yazısı ile anılan maddedeki sonuçlar doğmaz ve borç bankanın zimmetinde sayılamaz. Somut olayda bankaya gönderilen haciz yazısının iptali şikayet edildiğine göre, mercice yukarıdaki ilkeler gözönüne alınarak, şikayetin reddi gerekirken, kabulü isabetsizdir... ) gerekçesiyle bozularak, dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz eden: Karşı taraf alacaklı vekili.
Hukuk Genel Kurulu`nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
KARAR: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu`nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: Karşı taraf alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK`nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, 1.12.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
yarx
Old 05-02-2007, 16:14   #9
Av.Şehper Ferda DEMİREL

 
Varsayılan

Sayın icra22'ye maaş haczi, emekliye ayrılma konusunda eklediği karar, sayın Yılmaz'a, "haciz müzekkeresi yollamayın, 1.haciz ihbarnamesi gönderin yakınmak yerine" mahiyetindeki karar için, teşekkürlerimi sunarım.

Saygılarımla...
Old 09-01-2009, 09:26   #10
TRINITY

 
Varsayılan Yine bir bankanın keyfi uygulaması

Sayın Meslektaşlarım,
Ben de yapmış olduğum icra takibi sonucu bir banka şubesine haciz müzekkeresi gönderdim. Gelen cevapta "...borçlunun .... no lu vadesiz hesabı bulunduğu, bakiyesinin sıfır olduğu ve borç miktarı kadar hesaba bloke konulduğu" yazıyordu. Sonrasında borçlu beni aradı ve bu banka şubesindeki hesabına para yattığını, kendisinin çekemediğini ve bunu icradan istetmemi söyledi. Bunun üzerine hemen parayı icra dosyasına istediğime dair bir müzekkere yazıp gönderdim. Uzunca bir süre dosyaya para ve cevap gelmeyince de banka şubesini aradım. Banka yetkililerinin:
-Söz konusu kişiden bizim de kredi kartlarından dolayı alacağımız var bu nedenle öncelikli olarak bu para bizimdir, demesi üzerine borçluyu aradım ve kredi kartı borcunun 2-3 günlük bir geçmişi olduğunu öğrendim. Bunun üzerine icradan bir tekit yazısı yazdım ve avukat olarak bir dilekçe kaleme aldım. Dilekçemde bankanın borcunun haciz anında muaccel olmadığını, gelen cevapta borçlunun bankaya da borçlu olduğuna dair herhangi bir ibare bulunmadığını, ekonomik kriz ortamında hemen hemen herkesin muhtelif bankalara borçlu olduğu düşünülürse banka dışındaki alacaklıların alacağını bu şekilde tahsil etmenin güç olduğunu, bankayı BDDK ya, banka yetkililerini ise C.Savcılığına şikayet edeceğimi dile getirdim. Sonucunu merakla bekliyorum.
Saygılar...
Old 09-01-2009, 16:36   #12
TRINITY

 
Varsayılan

Sayın Krizantem,
Sonucunu burada paylaşacağım.
Kolaylıklar...
Old 10-01-2009, 10:04   #13
Avukat Hakan Eren

 
Varsayılan Müstakbel alacakların haczi

Soruna, "müstakbel alacakların haczi" kavramında yaklaşmak gerekir. İlk akla gelen soru şudur: Müstakbel alacakların haczi mümkün müdür? Tartışmasız EVET!

Aşağıya konu ile ilgili doktrin ve Yargısal görüşlerden bir özet sunacağım.

Tüm bu görüşler birlikte değerlendirildiğinde hukuken nasıl bir sonuca varmak gerekir? Tartışmaya açmak istiyorum

Faydalı olması dileğiyle...Saygılarımla...
  1. “…takip borçlusunun üçüncü kişideki müstakbel alacağının haczi mümkündür. Haciz sırasında alacağın doğmuş olması gerekmez, alacağın doğumunun ihtimal dahilinde bulunması yeterlidir” (Yargıtay 19. HD 23.09.1999 – 4545/5107)

  2. “Bu itibarla şikâyetçi vekilinin, borçlunun bankadaki hesabına ileride yatırılacak paraların haczedilemeyeceğine ilişkin şikâyeti yerinde değildir.”
    (Yargıtay 12. HD 29.01.1996 – 18344/1033)
  3. B.KURU Bankalardaki Mevduatın ve Diğer Alacakların Haczi : MÜSTAKBEL ALACAK : Takip borçlusu ile onun borçlusu olan banka arasında mevcut olan bir hukuki ilişkiye (temele) dayanan, henüz doğmamış olmakla beraber, ileride doğması muhtemel bulunan alacaklardır.
  4. B.KURU Bankalardaki Mevduatın ve Diğer Alacakların Haczi :Takip borçlusunun bankada mevcut olan bir hesabına, bundan sonra gelecek (yatırılacak) paralara da haciz konulabilir. (s.129)
  5. B.KURU Bankalardaki Mevduatın ve Diğer Alacakların Haczi :
    “…Kendisine birinci haciz ihbarnamesi gönderilen banka, takip borçlusunun bankada yukarıda belirtildiği anlamda bir müstakbel alacağının doğması ihtimali olduğunu tespit ederse (yani takip borçlusu ile banka arasında bir hukuki ilişki (temel) mevcut olup da bundan, ileride bir alacak doğması muhtemel ise), icra dairesine yedi gün içinde vereceği cevapta bu hususu şu şekilde belirtmelidir:

    “…Banka ile takip borçlusu arasında şöyle bir hukuki ilişki vardır; bu hukuki ilişkiden şimdiye kadar takip borçlusu lehine doğmuş ve ödenebilir bir alacak yoktur. Ancak ileride takip borçlusu lehine bir alacak doğması muhtemeldir. Bu nedenle, takip borçlusu ile banka arasındaki hukuki ilişkinin dosyasına haciz şerhi konulmuştur. Bu hukuki ilişkiden ileride takip borçlusu lehine bir alacak doğarsa, bu alacak icra dairesine bildirilecek ve ödenecektir…”

    Daha sonra, takip borçlusu ile banka arasındaki hukuki ilişkiden bir alacak doğarsa, banka bu alacağı takip borçlusuna değil icra dairesine ödemelidir. (s.130)
  6. Yrd. Doç. Dr. Mustafa ÇEKER Hukuki Yönü İle Banka Mevduatı “…haciz, bankanın hesaba şerh verdiği (bloke koyduğu) tarihteki bakiyeyi kapsar; kural olarak daha sonradan hesaba yatırılan paralar hacizden etkilenmez.... Ancak, icra dairesinden gönderilen ihbarnamede, “mevduat sahibinin doğmuş veya doğacak alacakları üzerine haciz” konulduğu bildirilmişse durum farklıdır. Bu tür bir yazı alan banka, hesaba haciz tutarını işlemek suretiyle daha sonradan yatacak paraların da haciz işlemi görmesini sağlamalıdır…” (s.167)
  7. Av. Talih UYAR
    Yüksek mahkeme, bu konuya ilişkin kimi kararlarında «...Kural olarak, ileride doğması muhtemel bir hakkın haczi mümkün olmadığından, üçüncü kişiye ‘borçlunun nezdinde doğmuş ve doğacak hak ve alacakları üzerine haciz konulduğu’ şeklinde haciz ihbarnamesi gönderilmesi halinde, üçüncü kişinin sorumluluğunun ‘haciz ihbarnamesinin kendisine ulaştığı tarihteki mevcut durumla sınırlı olduğunu...» belirtmişken, kimi kararlarında ise «...Müstakbel (beklenen ya da doğacak) alacaklar için haciz ihbarnamesi gönderilebilmesi üçüncü kişi ile borçlu arasında süregelen bir hukuki ilişkinin varlığına bağlıdır. Hukuki münasebetin varlığı ve bu ilişki nedeniyle borçluya ödenecek ve devamlılık arzeden bir alacağın bulunduğu hallerde, üçüncü kişiye İİK’nun 89. maddesine göre haciz ihbarnamesi gönderilmesi gerekir...», «...Takip borçlusunun üçüncü kişideki müstakbel alacağının haczi mümkündür. Haciz sırasında alacağın doğmuş olması gerekmez, alacağın doğumunun ihtimal dahilinde bulunması yeterlidir...»

    Kanımızca, üçüncü ile borçlu arasındaki mevcut bir hukuki ilişki nedeniyle, borçlunun ileride (yakın bir tarihte) üçüncü kişi nezdinde doğabilecek alacağının–İİK. mad. 89’a göre- haczinin mümkün olabilmesi gerekir. Doğacak alacağın miktarının önceden bilinmemesi önem taşımaz. Örneğin; borçlu-müteahhidin alacaklıları, borçlunun yaptığı iş karşılığında, üçüncü kişi konusundaki Karayolları Genel Müdürlüğü’nden, Belediyeden alacağı istihkakı üzerine -henüz istihkak düzenlenmeden- haciz koyabilirler. Bu nedenle, yüksek mahkemenin yeni tarihli -dipn. 18’de belirtilen- içtihadındaki görüşe katılamıyor, buna karşın daha önceki -dipn. 19’da belirtilen- içtihadındaki görüşünün daha isabetli olduğunu ifade etmek istiyoruz...
    http://www.talihuyar.com/index/resim/indir/43_1_89.doc
  8. Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ İcra Hukukunun Esasları
    Henüz doğmamış olmakla beraber, tahakkuku muhtemel olan alacaklar da, yani müstakbel alacaklar; evvelce, alacağın vasfının tayin edilmesini kolaylaştıran bir hukuki temel mevcutsa haczedilebilir. (s.239)
  9. Dr.Murat YAVAŞ “Borçlunun Üçüncü Şahıslardaki Mal, Hak ve Alacaklarının Haczi” İsviçre Hukuku’nda, borçlunun üçüncü şahıslardan elde edebileceği müstakbel alacakların haczinde bir süre sınırlaması getirilmiştir. Buna göre, borçlunun hacizden itibaren bir sene içinde doğabilecek müstakbel alacaklarına haciz uygulanabilecektir. (LP m.93/II) (s.171)
Old 10-01-2009, 11:44   #14
krizantem

 
Varsayılan

Şimdiye kadar bir kaç " blokeli" mevduatı, bankalarla dostane çözüm yöntemi ile neticelendirdik ve blokeyi çözdürdük. Ancak Yargıtay aşamasından geçmiş ve bu konuyu aydınlatan bir karar varsa seviniriz....
Old 11-01-2009, 01:44   #15
Av.Nebi

 
Varsayılan

Bazı bankalar hesaba bloke koyuyor bazı bankalasa sadece müzekkere eline ulaştığı tarihteki miktar üzerinde haciz işlemi uyguluyor. Fakat bankaların bunu tamamen kafalarına göre değerlendiriyor olması çok saçma. Bu konuda Yargıda da bir birlik söz konusu değil . En kısa sürede kesinlik getirilmesi lazım bence
Old 11-01-2009, 11:48   #16
krizantem

 
Varsayılan

Bir açıklama; Banka kendi borçlusu hakkında takip yapmadan paraya bloke koymakta ( önceden yaptığı sözleşme gereği ) daha sonra takibe geçip blokeli mevduatı dosyalarına istemektedirler...Bu esnada başka tkip açılmışsa,kendilerinin öncelikli olduğunu belirtip, itiraz mahiyetinde yazı göndermektedirler.....
Old 21-01-2009, 16:40   #17
TRINITY

 
Varsayılan

Sayın Meslektaşlarım,
Banka takas, mahsup yetkisine dayanarak paranın bankaya olan borcuna aktarıldığını söylemiştir. Bunun üzerine istihkak davası açsam sizce şansım nedir?
Old 22-01-2009, 15:55   #18
ISIL YILMAZ

 
Varsayılan

Sn.Trinity,

89/1 gönderdiğiniz kurum/kuruluş borçlunuzdan alacaklı ise önce kendi alacağını kapatma hakkına sahiptir.

Zira, yapılan takas-mahsupta borçlunuzun artık doğmuş ve ödenebilir bir alacağı bulunmamaktadır.

Saygılar.
Old 22-01-2009, 16:38   #19
TRINITY

 
Varsayılan Işıl Hanım'a Cevap

Sayın Yılmaz,
Her üç borçludan en az birinin bankaya borçlu olduğu düşünülürse, bankaya haciz yazmanın da esprisi kalmamış demektir. Şimdi borçlunun bankaya olan borcunun doğum tarihini(muacceliyet tarihini)sormayı düşünüyorum ve ona göre hareket edeceğim.
Saygılar...
Old 24-02-2009, 09:19   #20
av.mehmet baş

 
Varsayılan

Bankada mevduatı olduğu halde,bazı bankalar müşteri ile olan ilişkilerini bozmamak adına,müzekkere geldiğinde müşterisine bilgi veriyor ve hesaptaki parasını bloke koymadan önce çektiriyor.
Benim merak ettiğim şu;Herhangi bir bankada mevduatı olduğunu bildiğiniz bir borçlu için,bankaya müzekkere yazmak yerine,borçlunun banka mevduat hesaplarının fiilen haczi ile dosyaya celbini istesek ve söz konusu bankaya icra müdürüyle gidip hesap üzerinde fiili haciz yapsak sizce nasıl olur Yada olur mu?
Ben bir yargıtay kararı bulamadım.Ancak böyle bir kaç uygulama duydum.Tabi hem icra müdürlüğünü,hemde söz konusu bankayı ikna etmek için bir kaç yargıtay kararı göstermek gerekecek.Elinde bu tür kararlar olan arkadaşlar varsa yardımlarını raca ediyorum.
Old 02-03-2009, 12:30   #21
Kilimanjaro

 
Varsayılan

Sn. Eren, konuyu gayet güzel özetlemişsiniz. Kanaatimce haciz ihbarnamesi ile haciz müzekkeresi arasında fark gözetmek gerekmektedir. Zira bildiğiniz gibi bu yazılar içerik açısından da farklıdır. Haciz ihbarnamesinde borçluya ait alacakların üzerine haciz konulduğu bildirilirken, haciz müzekkeresinde ise, doğrudan doğruya borçlunun adına kayıtlı banka hesaplarına haciz konulduğu bildirilmektedir.

Bir banka hesabında hiç bakiye bulunmadığı halde haciz müzekkeresi alan bir bankanın yine de hesaba haciz koyması gerekip gerekmediği üzerinde tartışılabilir. Haciz ihbarnamesi için benzer bir tartışmanın yapılmasına lüzum görmüyorum; uygulamada da yerleştiği üzere, hesapta hiç bakiye bulunmuyorsa, banka hesaba haciz koymayarak süresi içinde itirazda bulunacaktır.

Bir kişinin veya şirketin bir bankada salt hesap açması, yani banka ile böyle bir sözleşme ilişkisi içine girmesi, hesap bakiyesi sıfır olsa bile, ileride o hesapta doğması müstakbel bir alacak olabileceği şeklinde değerlendirilebilir mi? Sizin de bildiğiniz gibi esas tartışma konusu budur. Takdir edeceğiniz gibi, bankada hesap açılmasının temel sebebi, o hesaba para yatırılacak olmasıdır. Dolayısıyla, ortada bir banka hesabının bulunması, bu yönüyle doğması muhtemel bir alacağın varlığına da işaret etmektedir denebilir. Ancak, ekonomide ve bankacılık piyasasındaki gelişmeler neticesinde artık bir çok şahsın/şirketin çok sayıda bankada hesaplarının bulunduğu ve bu hesaplarının ancak küçük bir kısmının aktif olabildiği dikkate alındığında, günümüz şartlarında durumun kısmen değiştiği de ileri sürülebilir.

Öte yandan, piyasada bazı bankaların haciz müzekkeresi gönderilmiş olsa bile hesap bakiyesi 0 olan hesaplara haciz koymadığı ve bakiyesi olan hesaplara da ancak bakiye tutarında haciz koyduğu da bir gerçektir. Bu durum, haciz müzekkeresi geldiğinde hesapta bir bakiye olsa da olmasa da hesaba borç tutarı kadar haciz koyan bankalar açısından ciddi şekilde bir haksız rekabet teşkil etmektedir. Birden fazla hesapla çalışan bir kişi, haciz konulmuş olan hesabına bundan böyle para göndermemekte ve tüm işlemlerini hesaba haciz işlemeyen bankalara kaydırmaktadır.

Tüm bu durum karşısında, kanatimce bir bankanın her şeyden evvel risk almamak adına hesaba haciz koyması faydalı olacaktır. Bu konuda yargıdan önce bankalar arasında bir uygulama birliği oluşturulması gerektiğini düşünüyorum ki, bu görev, Bankalar Birliği ve Katılım Bankaları Birliğine düşmektedir.
Old 02-03-2009, 17:48   #22
Avukat Hakan Eren

 
Varsayılan

Alıntı:

Haciz ihbarnamesinde borçluya ait alacakların üzerine haciz konulduğu bildirilirken, haciz müzekkeresinde ise, doğrudan doğruya borçlunun adına kayıtlı banka hesaplarına haciz konulduğu bildirilmektedir.

Sayın Kilimanjero,

89-1 haciz ihbarnamesinde de, haciz müzekkeresinde de neye haciz konulacağı tamamı ile alacaklının talebine bağlıdır.

Basılı örneklerde, (89-1 için söylüyorum) "haczin neye ilişkin olduğu vs" ibaresini içeren (4) no'lu bentin karşısı boştur.

Alacaklının talebine göre borçlunun ya mevcut hak ve alacakları, ya mevcut ve müstakbel hak ve alacaklarının haczi istenir.

Dolayısıyla, 89-1 haciz ihbarnamesi ile haciz müzekkeresi arasında bu manada bir fark yoktur.

Fark, 3. şahsın cevap verip vermeme noktasındadır. 3. şahıs ihbarnameye cevap vermezse borç zimmetinde sayılır. Haciz müzekkeresine cevap verilmemesinin ise böyle bir yaptırımı/sonucu yoktur. İki metin arasındaki tek fark budur.

İster haciz müzekkeresi olsun ister haciz ihbarnamesi bankanın sıfır bakiyeli de olsa hesaba haczi işleyip işlemeyeceği bir tek şu şarta bağlıdır:
İHBARNAMEDE / HACİZ MÜZEKKERSİNDE MEVCUT HAK VE ALACAKLARIN YANI SIRA DOĞACAK/MÜSTAKBEL HAK VE ALACAKLARIN DA HACZİ İSTENMİŞ MİDİR, İSTENMEMİŞ MİDİR?

İstenmemişse, (mevcut hak ve alacaklar ile yetinilmiş ise) bankanın haczi hesaba işleme yükümlülüğü yoktur. İstenmişse vardır; bu kadar basit...

Doktirin ne diyordu? :"Üçüncü şahıs ile borçlu arasında hukuki bir ilişki varsa ve bu ilişkiden bir alacak doğma ihtimali varsa doğacak hak ve alacaklar haczedilebilir"

İki şart aranıyor; (1) Ü ile B arasında hukuki ilişki... Buradaki hukuki ilişki ne? İki taraf arasında akdedilmiş mevduat sözleşmesine dayalı mevduat ilişkisi. Var mı bundan daha güzel bir hukuki ilişki...

İkincisini siz zaten söylemişsiniz; hesap varsa para yatma ihtimali her zaman vardır. Kaldı ki bankaların gelişen teknoloji karşısında "efendim biz hesapları nasıl sürekli kontrol edelim" bahanesi kocaman bir yalandır; hesaba bilgisayar ortamında haczi/ blokeyi işlersin olur biter...

Sevgili Kilimanjero, çözümü TBB'den beklersek daha çok bekleriz çünkü bu sorunun kaynağı bizatihi TBB!

Bankaların (ve tabii ki TBB'nin) maddi çıkarları haczin kesinlikle hesaplara işlenmemesinde yatıyor. Aksi halde, hangi borçlu parasını bankada tutacaktır?

İster 89-1 gönderin, ister haciz müzekkeresi ama mutlaka doğacak hak ve alacakların hatta daha açık bir ifade ile "hesaba ileride yatacak paraların" da haczini isteyin derim...

Selam ve saygılarımla...
Old 13-06-2011, 18:23   #23
av.ibrahimhalil

 
Varsayılan

Degerli arkadaslar ;
Takip kesinlestikten sonra bankalara gonderilen haciz muzekkeresi ile 89/1 anlaminda haciz muzekkeresinin farkini anlayamadim birer muzekkere ornegi varsa paylasirmisiniz bir diger husus bankada para bloke edildikten sonra borcliya 103 davetiuesi gonderilme zorunluluğu varmidir

Saygiyla...
Old 13-03-2013, 15:03   #24
Av.Ufuk Bozoğlu

 
Varsayılan Katkı,

T.C. YARGITAY
12.Hukuk Dairesi
Esas: 2012/5507
Karar: 2012/22694
Karar Tarihi: 27.06.2012

Dava ve Karar: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu isle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. T. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra ipin gereği görüşülüp düşünüldü:

Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;

Şikayetçinin, ileride doğacak alacaklara haciz konulamayacağını ileri sürerek 12.09.2011 tarihli haciz müzekkeresinin iptalini istediği, mahkemece, şikayetçi bankanın, haciz müzekkeresinin kendisine ulaştığı tarihteki fiili duruma göre borçlunun hesabındaki hakkı haczedebileceği, haciz müzekkeresinin gönderilmesinden sonra borçlunun hesabında doğacak haklar yönünden şikayetçi bankanın hesabı takip yükümlülüğünün bulunmadığı gerekçesi ile şikayetin kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.

Kural olarak ilerde doğacak muhtemel bir hakkın haczi mümkün değildir. İİK'nun 89. maddesi gereğince üçüncü şahsa, borçlunun, nezdinde doğmuş ve doğacak hak ve alacaklarının haczi şeklinde haciz ihbarnamesi çıkarılması halinde, üçüncü şahsın sorumluluğu, haciz müzekkeresinin kendisine ulaştığı tarihteki mevcut (fiili) durumla sınırlıdır. Rutin ödemeler (kira alacakları vs.) dışında ileride doğacak, doğması muhtemel bir hakkın bu aşamada üçüncü şahıslara net olarak bilinmesi mümkün olmadığından, haciz ihbarnamesi muhtemel alacaklar açısından sonuç doğurmaz.

Borçlunun, üçüncü kişi nezdinde ileride doğması muhtemel alacaklarının haczi ise ancak İİK.nun 78. maddesi kapsamında gönderilecek haciz yazısı ile mümkündür.

Somut olayda, alacaklı tarafından şikayetçi bankaya İİK.nun 78. maddesi uyarınca gönderilen haciz müzekkeresi ile borçlunun doğacak her türlü hak ve alacakları üzerine haciz konulduğu görülmüştür. Yukarıda açıkladığı üzere doğacak alacakların bu şekilde haczi mümkün olduğundan yasaya aykırılık yoktur.


O halde mahkemece şikayetin reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.

Sonuç: Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Saygılarımla,
Old 04-12-2013, 10:44   #25
granma

 
Varsayılan

Herkese kolay gelsin .
Benzer bir durumla karşı karşıyayız. Yaptığımız bir takiple ilgili olarak borçlunun hesabının olduğunu bildiğimiz ilgili banka şubesine elden takipli olarak "...nezdinde bulunan hak ve alacaklarının haczi ve çeşitli kurumlardan almakta olduğu hakedişlerle ilgili olarak davalı banka nezdinde temlik hesabına gelen paraların hangi ad altında olursa olsun (kredilendirme, borçlandırma ) başka bir hesaba virmanı durumunda da hesaplara haciz konularak ilgili takip dosyasına gönderilmesi" için İ.İ.K. 78’e göre 09.10.2013 haciz yazısı teslim ettik. aradan bir hafta geçtikten sonra borçlunun hesabına yüklü bir para girişinin olduğunu öğrendik daha sonra icra dosyasına gelen yazı da özetle müstakbel alacaklara haciz konulamayacağı gerekçesiyle haciz talebimiz reddedildiği dosyaya bildirildi. Yukarıdaki sayın meslektaşların açıklamalarından ve ilgili içtihatlardan İ.İ.K. 78'e göre yapmış olduğumuz haciz talebinin müstakbel alacaklara haciz konulamayacağı gerekçesiyle reddedilemeyeceği sonucuna ulaştım. Bu durumda bankaya karşı bir alacak davası mı açmamız gerekiyor yoksa dosyayı bankayı hasım göstererek şikayet yoluyla merciye çıkartmamız mı gerekiyor , talebimizin konusu ya da açacağımız davanın dayanağı ne olmalıdır ?
Yardımcı olmaya çalışan herkese şimdiden teşekkürler .
Old 04-12-2013, 17:54   #26
Avukat Hakan Eren

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan granma
Herkese kolay gelsin .
Benzer bir durumla karşı karşıyayız. Yaptığımız bir takiple ilgili olarak borçlunun hesabının olduğunu bildiğimiz ilgili banka şubesine elden takipli olarak "...nezdinde bulunan hak ve alacaklarının haczi ve çeşitli kurumlardan almakta olduğu hakedişlerle ilgili olarak davalı banka nezdinde temlik hesabına gelen paraların hangi ad altında olursa olsun (kredilendirme, borçlandırma ) başka bir hesaba virmanı durumunda da hesaplara haciz konularak ilgili takip dosyasına gönderilmesi" için İ.İ.K. 78’e göre 09.10.2013 haciz yazısı teslim ettik. aradan bir hafta geçtikten sonra borçlunun hesabına yüklü bir para girişinin olduğunu öğrendik daha sonra icra dosyasına gelen yazı da özetle müstakbel alacaklara haciz konulamayacağı gerekçesiyle haciz talebimiz reddedildiği dosyaya bildirildi. Yukarıdaki sayın meslektaşların açıklamalarından ve ilgili içtihatlardan İ.İ.K. 78'e göre yapmış olduğumuz haciz talebinin müstakbel alacaklara haciz konulamayacağı gerekçesiyle reddedilemeyeceği sonucuna ulaştım. Bu durumda bankaya karşı bir alacak davası mı açmamız gerekiyor yoksa dosyayı bankayı hasım göstererek şikayet yoluyla merciye çıkartmamız mı gerekiyor , talebimizin konusu ya da açacağımız davanın dayanağı ne olmalıdır ?
Yardımcı olmaya çalışan herkese şimdiden teşekkürler .

Sayın meslektaşım,

Bankanın bu eylemi, bir haksız fiilin tüm unsurlarını taşımaktadır. Dolayısıyla "genel mahkemelerde" bir tazminat davası açmak gerekir.

Yargıtay "benzer" durumda ve fakat haciz müzekkeresi değil de 89-1 haciz ihbarnamesi gönderilmiş durumda, davanın genel mahkemelerde değil 89/4'e göre icra mahkemesinde açılması gerektiği düşüncesindedir.

Ama sizin olayda madem ki 89-1 değil de haciz müzekkeresi söz konusudur o halde tazminat davasında genel mahkemeler görevli olmalıdır.

Başarılar dilerim...
Old 04-12-2013, 18:59   #27
olgu

 
Varsayılan

Haciz müzekkeresi ile doğacak alacağa haciz konabileceğine ilişkin Yargıtay'ın görüşü devam edip etmediği önemli. genel görüş (doktrin ve uygulama) tebliğ tarihi itibariyle banka sorumlu.

Ara sıra yenilik niteliğinde kararlar çıkıp kayboluyor. (örnek ihtiyati haciz sulh hukuk görevli)
Old 09-12-2013, 14:34   #28
Av.Kemal

 
Varsayılan 78 mi ? yoksa 89 mu ? :)

aah ah .. hayıflanmamak elde değil.. ortada kesin hükümler olmadıkça veya Yargıtay içtihatlarıyla bizler çelişkilerden çelişkilere sürüklendikçe daima, '' o nu da yerine getirelim..her ihtimale karşı .. ya öyle olursa ? '' gibi belirsiz soru işaretlerinde kaybolmamak için her türlü usülü akıl edip sonucu belirsiz,belki de müvekkilimize masraf ve vekalet ücretleri ödetebilecek işlemlere girişmek zorunda kalıyoruz...büyük paralarda bu daha da sıkıntılı olur.. işin aslına bakarsak, 3.şahıslardaki hak ve alacaklar için sadece 89. madde yöntemi uygulanmalıdır bana göre.. ancak Yargıtay 78. maddeye göre yapılan haciz emirlerine bazen geçerlik tanıdığı, bir başka dairece de bu kabul edilmediği sürece , bu ikilemler bizleri perişan edecek ...

tüm meslektaşlara kolay gelsin..
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Maaş Haczi Müzekkeresi Nasil Tebliğ Edilecek ? pallanco Meslektaşların Soruları 19 09-10-2012 17:15
Bankaya Olan Borç CIZGIOTESI Hukuk Soruları Arşivi 1 08-03-2004 23:24
Siteye Gönderilen Hukuki Çalışmalar Hakkında Admin Hukuk Haberleri 2 13-12-2003 10:47
Haciz İhbarnamesi - Haciz Yazısı (yorumsuz) Av. Hulusi Metin Hukuk Sohbetleri 0 20-03-2002 23:37


THS Sunucusu bu sayfayı 0,19243407 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.