Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

İcra Takibinde Faiz Detayı

Yanıt
Old 12-01-2007, 17:37   #1
kenan iskender

 
Varsayılan İcra Takibinde Faiz Detayı

İlamsiz İcra Takİbİ Yapiyorum.borÇlular İcra Dosyasinda Faİz Deteyi BulunmadiĞindan Takİbe İtİraz Edİyorlar.tabİkİ Bu İtİrazlari Avukatlari Yapiyor. İcra Dosyasinda Faİz Detayi Bulunmak Zorunda Mi? Fazİ Detayinin Bulunmamasi İcra Takİbİ İle İlgİlİ Ne Gİbİ SonuÇlar Dogurur. Bazi MeslektaŞlarim Sorun Yok Derken Bazilarida Takİbİn İptalİ Sebebİ Dİyorlar. Aradim Fakat Bu YÖnde Bİr Karar Bulamadim. Ama Yapilan İtİrazlarin Tamaminda MeslektaŞlarim İtİraz DİlekÇelerİnde İcra Dosyasinda Faİz Detayinin BulunmadiĞina DeyİnmİŞler.bende ŞÜphelenmeye BaŞladim. Bu Konuyla İlgİlİ Bİlgİlerİnİzİ Ve Varsa Yargitay Kararlarinizi Beklİyorum. TeŞekkÜrler..
Old 12-01-2007, 17:47   #2
sevimli

 
Varsayılan

iik 58. MADDESİNDE TAKİP TALEBİ VE MUHTEVASI AÇIKÇA BELİRTİLMİŞTİR. BU NEDENLE FAİZ DATAYINA GEREK YOKTUR. ANCAK FAİZİN DATAYLANDIRILMASI HEM ALACAKLI HEM BORÇLU HEMDE İCRA MÜDÜRLÜĞÜ TARAFINDAN FAYDALI OLACAĞI KANAATİNDEYİM..

TAKİP TALEBİ

TAKİP TALEBİ VE MUHTEVASI

MADDE 58 - (Değişik: 538 - 18.2.1965 / m.30) Takip talebi icra müdürüne yazı ile veya sözlü olarak yapılır.

Talepte şunlar gösterilir :

1. Alacaklının ve varsa kanuni temsilcisinin ve vekilinin adı, soyadı, (Ek ibare: 4358 - 2.4.1998 / m.3 b) “vergi kimlik numarası” şöhret ve ikametgâhı; alacaklı yabancı memlekette oturuyorsa Türkiye'de göstereceği ikametgâhı (İkametgâh gösteremezse icra dairesinin bulunduğu yer ikametgâh sayılır);

2. Borçlunun ve varsa kanuni temsilcisinin adı, soyadı, (Ek ibare: 4358 - 2.4.1998 / m.3 b) “alacaklı tarafından biliniyorsa vergi kimlik numarası” şöhret ve ikametgâhı;

Bir terekeye karşı yapılan taleplerde kendilerine tebligat yapılacak mirasçıların adı, soyadı, şöhret ve ikametgâhları;

3. Alacağın ve istenen teminatın Türk parası ile tutarı ve faizi alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün; 3. (Değişik: 4949 - 17.7.2003 / m.12) Alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizi;

4. Senet, senet yoksa borcun sebebi;

5. Takip yollarından hangisinin seçildiği;

Alacak belgeye dayanmakta ise, belgenin aslının veya alacaklı yahut mümessili tarafından tasdik edilmiş, borçlu sayısından bir fazla örneğin takip talebi anında icra dairesine tevdii mecburidir.

Alacaklıya takip talebinde bulunduğuna ve vergi belgelere, talep ve takip masraflarına dair bedava ve pulsuz bir makbuz verilir.
Old 13-01-2007, 00:03   #3
av.sgenc

 
Varsayılan

eğer alacağa tek oran uygulanacaksa detaylandırmaya gerek olmadığı, ancak alacak daha eski bir alacak olupta birden fazla yıla ait ayrı ayrı faiz oranları uygulanacaksa detaylandırılması gerektiği kanaatindeyim...
Old 13-01-2007, 09:33   #4
av.m.a.g

 
Varsayılan

sayın kenan iskender,
bu konuda mevzuat açık, ancak siz takip talebine neler yazdınız onu da biraz açarsanız daha sağlıklı yorum yapabiliriz.
Old 13-01-2007, 12:24   #5
erdal7

 
Varsayılan

Sayın Kenan İskender


Talih Uyar dan alıntıyı aşağıda eklemekteyim. Yardımcı olacağı kanaatindeyim.
---------------------------------------------------------
- İİK. mad. 58/3 ile İİK. Yön. mad. 18/1 'de öngörülen ve takip talebinde belirtilmesi istenen f a i z m i k t a r ı sözcüğü ile neyin amaçlandığı uygulamada duraksama konusu olmaktadır. Gerçekten, takip talebinde faiz miktarının belirtilmesi gerektiğine göre, acaba bunun -örneğin; "vade tarihinden takip tarihine kadar işlemiş olan faiz: 140.200.000" TL. şeklinde- tutarının bir rakam ile mi belirtilmesi gerekir yoksa, faiz oranının -% 70, %85 gibi- kısaca açıklanması yeterli midir?
Hemen belirtelim ki, gerek İİK. mad. 58/3'deki ve gerekse Yön. mad. 18/1 'deki "f a i z i n m i k t a r ı" sözcükleriyle belirtilmesi istenen faizin yüzdesi (oranı) olup, faizin tutarı değildir.[192] [193] Nitekim belirtilen Yasa ve Yönetmelik maddelerinde, aynı cümlede faizin işlemeye başladığı günün de belirtilmesi istenmektedir. Eğer, faizin miktarı sözcükleri ile faizin tutarının bildirilmesi istenmiş olsaydı, ayrıca takip talebinde faizin işlemeye başladığı günün de belirtilmesi istenmezdi. Yüksek mahkeme[194] ise bir olayda “takip talebinde, vade tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz miktarının gösterilmemiş olması halinde, bu hususun alacaklıya tamamlattırılması gerekeceğini” belirtmiştir.
Bu teorik tartışmadan şu önemli pratik sonuç çıkmaktadır: Alacaklı takip talebinde faizli alacaklarda faizin yüzdesini -ve faizin işlemeye başladığı günü- belirterek -ayrıca faizin tutarını göstermeksizin- faiz talebinde bulunabilir.[195] Bu durumda, takip konusu borç miktarı belirlenirken, -örneğin; takip sırasında harç alınırken, borçluya kesin borç miktarı söylenirken- icra müdürü alacaklının takip talebinde bildirdiği f a i z y ü z d e s i n e v e f a- i z i n b a ş l a n g ı ç t a r i h i n e g ö r e işlemiş faiz tutarını hesaplar.
İİK. mad. 58/3 ve İİK. Yön. mad. 18/I’de faizin miktarı sözcükleriyle, faizin yüzdesi amaçlanmış olmakla beraber, alacaklı faizli alacaklarda, takip tarihine kadar işlemiş faizi -faiz yüzdesi ve faizin işlemeye başladığı tarihe göre- kendisi hesaplayıp bunu rakam halinde bildirebilir. Böylece, hem icra müdürüne yardımcı olunmuş ve hem de takip konusu alacak daha belirli bir duruma getirilmiş olur. Bunun bir yararı da, takip üzerine alınması gereken peşin harcın noksansız olarak takip talebi ile birlikte alınmasını sağlamasında görülür. Gerçekten, uygulamada çoğu kez icra müdürleri, takip talebinde rakam olarak belirtilen alacak miktarına bakarak peşin harcı almakta ve takip tarihine kadar işlemiş faizi daha sonra hesaplayıp, noksan aldıkları peşin harcı tamamlama yoluna gitmektedirler.

190] Bknz: 12. HD. 12.6.2003 T. 11557/13876
[191] Bknz: 12. HD. 26.5.2000 T. 7251/8611
[192] POSTACIOĞLU, İ. Temyiz Mahkemesinin 11.12.1957 T. 17/29 sayılı Tev. İçt. Kararının Tahlili (İleride; İçt. No:112) (İHFM. 1958/1-4, s:501 vd.) – ÜSTÜNDAĞ, S. age. s:87 vd.
[193] Bknz: 11.12.1957 T. 17/29 sayılı İçt. Bir. Kararı
[194] Bknz: 12. HD. 25.10.1993 T. 12031/16257
[195] Bknz: 12. HD. 16.1.1980 T. 9935/126; 16.4.1979 T. 3185/3527
--------------------------------------------------------

T.C.
YARGITAY
12. HUKUK DAİRESİ
E. 1998/2283
K. 1998/2975
T. 11.3.1998
• KAMBİYO YOLUYLA TAKİP ( Faizin Fahiş Olduğu İtirazı )
• FAİZİN FAHİŞ OLDUĞU İTİRAZI ( Kambiyo Yoluyla Takipte )
• TAKİP TALEBİNDE FAİZ ORANININ GÖSTERİLMEMESİ ( Kambiyo Yoluyla Takipte )
2004/m.172
ÖZET : Kambiyo yoluyla takibe, faizin fahiş olduğundan bahisle yapılan itirazın Yargıtay denetimine imkan tanıyacak biçimde incelenmesi ve takipten sonra işleyecek faiz oranının denetlenmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesisi isabetsizdir.
DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddedi içinde temyizen tetkiki Borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 23.2.1998 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de, borçlu hakkında yapılan kambiyo yoluyla takibe faizin fahiş olduğundan bahisle itiraz edildiği görülmektedir. Takip talepnamesinde yazılı 976.350.000.- TL. gecikme faizinin hangi oran üzerinden istendiği açıklanmamıştır. 3095 Sayılı Kanunun 372. maddesi gereğince faiz oranı yöntemince belirlendikten sonra Yargıtay denetimine imkan tanıyacak şekilde işlemiş faize itirazın incelenmesi ve takipten sonra işleyecek faiz oranının denetlenmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlu vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenle, faize hasren İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 11.3.1998 gününde oybirliğiyle karar verildi.



Siz takibinizde miktar belirtip oran belirtmemişseniz takip hatalıdır. Fakat bu hata takibin iptaline neden olmaz . Çünkü takibin diğer kalemleri doğru dur. Zaten karşı taraf asıl alacağa itirazı da yoktur. Belirttiğiniz dava faize yönelik kısmi itiraz konusu olabilir.

Saygılarımı sunarım. Av.Erdal
Old 14-01-2007, 01:38   #6
teoman14

 
Varsayılan

İcra takibi yapılırken yasada faizin detaylandırılması hususunda bir hüküm olmaması sebebiyle, itirazın takibi geciktirmeye yönelik olduğu kanatindeyim.
Old 15-01-2007, 01:05   #7
icra20

 
Varsayılan

T.C.
YARGITAY
12. HUKUK DAİRESİ
E. 2004/7783
K. 2004/12146
T. 13.5.2004
• TAKİBE İTİRAZ ( Takip Talebindeki Faiz Oranlarının Hangi Yılları Kapsadığının Belirtilmemesi Faiz Toplamına Tekrar Faiz İşletilmesi Nedeniyle )
• KADEMELİ FAİZ ORANI ( Takip Talepnamesinde Farklı Zaman Dilimlerine Uygulanan Faiz Oranları Farklı İse Bu Zaman Dilimlerinin Belirtilmesi Gerekliliği )
• FAİZE FAİZ YÜRÜTÜLMESİNİ TALEP YASAĞI ( Asıl Alacakla Birlikte Takipten Önce Talep Edilen Faiz Toplamına Takip Tarihinden İtibaren Faiz İşletilememesi )
2709/m.46
2004/m.62
818/m.104
ÖZET : Takip talepnamesindeki faiz oranlarının hangi tarihleri kapsadığı yolunda açıklamada bulunulmamıştır. Ayrıca alacaklı taraf, asıl alacakla birlikte takipten önce talep ettiği faiz miktarlarının toplamına takip tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan faizi ile birlikte tahsilini istemiştir. Bu durum BK.nun 104/son maddesine aykırı bulunmaktadır.

DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Dayanak ilamda, hükmedilen kamulaştırma bedelinin 29.08.2000 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte borçludan tahsiline karar verildiği görülmektedir.

29.08.2000 tarihinden itibaren Anayasa'nın 46/son maddesinin yürürlük tarihi olan 17.10.2001 tarihine kadar değişen oranlardan yasal faiz, 17.10.2001 tarihinden sonra ise, Anayasa'nın 46/son maddesinde öngörülen faiz oranının uygulanması gerekmektedir.

Alacaklı tarafın, takip talepnamesinde ve buna uygun olarak çıkarılan icra emrinde takip tarihi olan 07.01.2004 tarihine kadar %60, %120, %84 ve %48 oranlarında faiz talep ettiği anlaşılmaktadır. Ancak bu oranların hangi tarihleri kapsadığı yolunda açıklamada bulunulmamıştır. Ayrıca alacaklı taraf, asıl alacakla birlikte takipten önce talep ettiği faiz miktarlarının toplamına takip tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan faizi ile birlikte tahsilini istemiştir. Bu durum BK.nun 104/son maddesine aykırı bulunmaktadır.

Mahkemece, ilgili kurumlardan 29.08.2000 ile 17.10.2001 tarihine kadar değişen oranlardaki yasal faiz oranları ve 17.10.2001 tarihinden takip tarihine kadar Anayasa'nın 46/son maddesinde öngörülen faiz oranları sorulup gerektiğinde bilirkişi incelemesi yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, alacaklının takipten önce istediği faiz miktarları denetlenmeden ve alacaklının faize faiz talep ettiği de gözardı edilerek, yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir.

SONUÇ : Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle İİK.nun 366. ve HUMK. 428. maddeleri uyarınca ( BOZULMASINA ), 13.05.2004 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Takip talebinde istenilen takip tarihine kadar olan faiz oranı, faizin başlangıç ve bitiş tarihlerinin açıkça bildirilmesi gerekir.
Old 15-01-2007, 08:41   #8
onur uğur kaplan

 
Varsayılan

faizin belirtlimesi şart olmadığı kanaatindeyim .böyle bir kayıt yoksa yasal faiz uygulanır
Old 01-02-2007, 10:43   #9
Emrah Güler

 
Varsayılan

Bu konuyla ilgili olduğu için burada sormak istedim. İlamlı icra takibine konu olan ilamda faizin başlama tarihi gösterilmiştir. Fakat takip talebinde faizin başlama tarihi maddi hata sonucu 1 ay geç gösterilmesine rağmen faiz doğru günden hesaplanıyor. Sormak istediğim ilamda faiz günü belirtilmiş olmasına rağmen takip talebinde yanlış gösterilmiş olması şikayet konusu edilebilir mi?
Old 01-02-2007, 23:38   #10
icra20

 
Varsayılan

evet zira takip talebi ilama aykırı düzenlenemez
Old 01-01-2013, 15:04   #11
yigiturk

 
Varsayılan

bir borç için Anapara ve Faiz ayrı ayrı takip konusu yapılabilir mi ? örneğin 10.000TL asıl alacak ve takip tarihine kadar da 500 TL işlemiş faiz söz konusu.
Bunlar fazla vekalet ücreti alabilmek için ayrı ayrı takip edilebilir mi ? Cevap evetse faiz için açılan takibe tahsil tarihine kadar yine faiz işletilir mi ? Teşekkürler.
Old 09-01-2014, 14:19   #12
avden

 
Varsayılan

T.C.
YARGITAY
12. Hukuk Dairesi
T Ü R KM İ L L E T İA D I N A
Y A R G I T A Y İ L A M I
ESAS NO: 2013/33417
KARAR NO: 2013/40744
*
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Denizli 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 17/09/2013
NUMARASI: 2013/483-2013/656
DAVACI: BORÇLU:
DAVALI: ALACAKLI:
*
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen
tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye
gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi Meltem Duyan tarafından
düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup
incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından genel haciz yoluyla ilamsız icra takibine başlandığı ve
örnek 7 numaralı ödeme emrinde takip tarihinden itibaren asıl alacağın %60 faiziyle
tahsilinin istendiği, yasal sürede itiraz edilmeyerek takibin kesinleşmesinden sonra
icra müdürlüğünce takip tarihinden sonrasına %60 faiz oranı üzerinden yapılan
hesaplama üzerine borçlunun icra mahkemesine başvurarak hesaplamaya itiraz ettiği
anlaşılmıştır.
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu, aynı Kanun'un 648. maddesi gereğince 01
Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 6101 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun
Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 7. maddesinde, görülmekte olan
davalara ilişkin olarak, "Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka
ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76., faize ilişkin 88'inci, temerrüt faizine
ilişkin 120. ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138. maddesi, görülmekte olan davalarda da
uygulanır" şeklinde düzenleme getirilmiştir. İcra takibi de dava gibi
düşünüleceğinden, 6098 Sayılı TBK'nun anılan hükümlerinin henüz sonuçlanmamış
icra takiplerinde de uygulanması gerekir (HGK'nun 12.09.2012 tarihli, 2012/19-314
E, 2012/557 K. Sayılı kararı).
6098 Sayılı TBK'nun faiz ve temerrüt faizine ilişkin 88. ve 120. maddeleri
gereğince değişen oranlarda faiz oranlarının uygulanabilmesi için talep edilen faiz
oranının takip tarihi itibariyle ticari veya yasal faiz oranına denk olması gerekir.
Böyle bir durumda alacaklının ticari ya da yasal faiz istediğinin kabulü
gerekeceğinden, faizin anılan faiz türlerine göre değişen oranlarda hesaplanması
gerekmektedir
Ancak, ödeme emrinde talep edilen faiz oranının yasal ve ticari faizin üzerinde
olması ve itiraz edilmeksizin kesinleşmesi durumunda anılan faizin uygulanması
gerekecektir.
Somut olayda, alacaklı tarafından takipte istenen %60 işleyecek faiz oranının,
takip tarihinde geçerli olan ticari veya yasal faiz oranına denk gelmediği ve bu
oranların oldukça üzerinde olduğu görülmektedir. Bu nedenle alacaklının talebinin
ticari faiz olduğu sonucuna varılamaz.
Borçlunun yasal sürede ödeme emrinde talep edilen faiz oranına itiraz
etmemesi üzerine kesinleşen bu oran üzerinden faiz hesaplanması gerekir.
O halde mahkemece, faize itirazınyukarıda yazılı nedenlerle reddi yerine yazılı
gerekçe ile reddine karar verilmesi isabetsiz ise de sonuçta istem reddedildiğinden
sonucu doğru kararın onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru mahkeme kararının Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
yukarıda yazılı nedenlerle İİK.'nun 366. ve HUMK.'nun 438. maddeleri uyarınca
(ONANMASINA), 24,30 TL onama harcı temyiz edenden alındığından başkaca harç alınmasına
mahal olmadığına, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
19/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Başkan V.
Y. Z. AKSOY
Üye
S. ATALAY
Üye
M. USLU
Üye
A. DOĞAN
Üye
A. TUNCAL[/left]
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Çeke Dayalı İcra Takibinde Zamanaşimi Av. O. TEKGUL Meslektaşların Soruları 57 23-05-2011 17:17
İcra Takibinde Vekalet Ücret Alacağı Av.Gökben Şansöz Meslektaşların Soruları 2 15-10-2007 13:33
Kambiyo Senetlerine Mahsus İcra Takibinde Aylık %10 Faiz İstenmesi av.selcukacar Meslektaşların Soruları 18 05-02-2007 12:55
Bağkur Alacaklarının Takibinde Yetkili İcra Dairesi Av.Bülent Özkan Meslektaşların Soruları 5 09-12-2006 01:38
İcra da harici taksit,taksidin ihlali,faiz hesabı mehmet020 Meslektaşların Soruları 2 24-04-2006 10:43


THS Sunucusu bu sayfayı 0,10710192 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.