Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Menkul rehninin Paraya Çevrilmesi ve İcra Emri

Yanıt
Old 12-01-2007, 10:21   #1
Av.Nebi

 
Varsayılan Menkul rehninin Paraya Çevrilmesi ve İcra Emri

Bu konuda site içi bir araştırma yaptım fakat tam olarak tatmin edici bir sonuç bulamadım. Şöyle bir durum var Banka olarak tahsilde mükerrer olmamak üzere rehnin paraya çevrilmesi konusunda 2 takip yaptık 1.si kredi alacağına ilişkin ilamsız takip. 2.si rahnin paraya çevrilmesi (örnek 44) -Bankaların genel olarak uygulaması böyle bu konuda bir sorun yok sanırım- Fakat borçlu şirket takiplere itiraz etti ve mahkemede ‘’Mükerrer takip yapılmış gerekçesiyle ve de RPǒ de ödeme emri yerine icra emri (Örnek 44 ) gönderilmiş olması’’sebebiyle her iki takibi de durdurdu.. Bu noktada iki sorum olacak;

1.Soru: Tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile yapılmış olan 2 takip de haksız mıdır sizce ? Mahkemenin bu doğrultuda vermiş olduğu karar ne derece doğru geliyor ?

2.Soru: Rehnin paraya çevrilmesi yolunda kanunen örnek 8 ilamsız ve örnek 44 ilamlı (icra emri) yolu bulunmakta . RPǒ de icra emri yollanamaz diye bir şey söylemek kanunu inkar etmek olmaz mı ? Örnek 44 nedir o zaman ?

Teşekkür ederim...
Old 12-01-2007, 10:34   #2
icracı

 
Varsayılan

Öncelikle bir alacak rehin ile temin edilmişse icra takibinin r.p.ç. ile yapılması gerekir. Eğer rennedilen alacağın tamamını almaya yetmiyorsa icra takibi neticesinde alınacak rehin açığı belgesi ile borçlular hakkında yeniden icra takibi yapmak gerekir.
ilamlı takip yapabilmek için İİk. 150/ı. mladdesindeki şartların yerine getirilmiş olması şarttır.
Old 12-01-2007, 16:27   #3
sevimli

 
Varsayılan

benimda aynı şekilde yapmış olduğum mükerrer takipler var ancak tahsilde tekerrür olmaması kaydıyla hususunu belirtimiş olduğumdan borçluların bu itirazları mahkemece kabul edilmedi ve takipler devam etmektedir.

takibin durudurulması kanımca hatalı olmuştur. ama tahsilde tekerrür olmaması kaydı yok ise durdurulması yerindedir.
Old 13-01-2007, 10:39   #4
Av.Nebi

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan sevimli
benimda aynı şekilde yapmış olduğum mükerrer takipler var ancak tahsilde tekerrür olmaması kaydıyla hususunu belirtimiş olduğumdan borçluların bu itirazları mahkemece kabul edilmedi ve takipler devam etmektedir.

takibin durudurulması kanımca hatalı olmuştur. ama tahsilde tekerrür olmaması kaydı yok ise durdurulması yerindedir.

Teşekkürler. Tahsilde Tekerrür Olmama Kaydı vardı.
İlgili yargıtay kararı bilen sunabilirse güzel olur seviniriz.
Old 13-01-2007, 13:01   #5
Av. Can DOĞANEL

 
Varsayılan

**************
GENEL HACİZ YOLUYLA TAKİP - REHİN TUTARININ BORCU ÖDEMEYE YETMEMESİNDEN KAYNAKLANAN TEMİNAT DIŞI ALACAK HAKKINDA TAKİP YAPILMASI
KAYIT NO : 82630
**************
Esas Yılı : 2005
Esas No : 1457
Karar Yılı : 2005
Karar No : 12131
Karar Tarihi : 13.12.2005
Daire No : 19
Daire : HD
**************
ÖZET : Söz konusu olayda davacı, kredi borçlusu aleyhine rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takiplere girişmiş, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla yapılan genel haciz yoluyla takibe konu itirazın haksız olduğunu iddia ederek itirazın iptali talebinde bulunmuştur. Rehin ile temin edilmiş alacağın borçlusu iflasa tabi olsa bile alacaklı yalnızca rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir. Ancak rehin tutarı borcu ödemeye yetmezse alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yolu ile takip edebilir. Bu durumda takip tarihi itibarıyla borç miktarı araştırılıp sonuca göre karar verilmelidir.Önemli olan tahsilin tekerrür etmemesidir.
**************
(2004 S. K. m. 45/1, 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, kredi borcunu ödemeyen davalı aleyhine ipoteğin ve menkul rehninin paraya çevrilmesi yolu ile takiplere girişildiğini, tahsilde tekerrür olmaması kaydı ile girişilen genel haciz yolu ile takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürmüş ve itirazın iptali ile % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf davanın reddini istemiştir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi kurulu raporuna göre talep edilen alacak aslının tamamen tekerrüren istenmiş olması ve ona işletilen faizin de yasal olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
İİK'nun 45/1. maddesi uyarınca rehin ile temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi olsa bile alacaklı yalnız rehinin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapabilir. Ancak rehinin tutarı borcu ödemeye yetmezse alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yolu ile takip edebilir.
Davanın dayanağı olan İcra takibinde tahsilde tekerrür olmamak koşulu ile asıl alacakla birlikte takip tarihine kadar işlemiş temerrüt faizi de talep edilmiştir. Bu durumda mahkemece taraflar arasındaki sözleşme hükümleri doğrultusunda banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak takip tarihi itibariyle borç miktarı hesaplattırılıp ipotek ve menkul rehnini aşan kısmı yönünden İİK'nun 45. maddesi hükmü de nazara alınarak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 13.12.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
**************
.: CopyRight by Sinerji A.Ş. :.
Old 13-01-2007, 14:34   #6
hidayet

 
Varsayılan

Aynı dairenin 10 gün aralıklarla vermiş olduğu aşağıdaki karara göre banka tahislde tekerrür olmamak koşuluyla hem genel hemde r.p.ç.yolu ile takip yapabilecektir.Zira kararda da bu hususu kabul eden yerel mahkeme kararı teyit edilerek karar onanmıştır.

T.C.
YARGITAY
19. HUKUK DAİRESİ
E. 2005/2477
K. 2005/12955
T. 23.12.2005
• MENFİ TESPİT DAVASI ( Bankadan Kullanılan Krediye Karşılık Verilen Senetler ve İpotek Karşılığında Senetlerin Teminat Senedi Olarak Verilmesi Nedeniyle Senetler Nedeniyle Borçlu Olunmadığının Tespitine Karar Verilmesinin Gerekmesi )
• TARAF SIFATI ( Davacının Ne Bonolorda Ne de İpotek de Taraf Olmadığından Dava Açma Sıfatının Bulunmaması Nedeniyle Davanın Reddinin Gerekmesi )
• TAHSİLDE MÜKERRERLİK ( Kullandırılan Krediye Karşılık Verilen Bono ve İpoteklerden Bankanın Tahsilde Mükerrer Olmamak Üzere Hem Senetlere Dayalı Hem de İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yolu ile Takip Yapabilmesi )
2004/m.72
1086/m.38
ÖZET : Bankanın tahsilde tekerrür olmamak üzere hem senetlere dayalı hem de ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapabileceğini şirketin borcunun 17.364.278.327.-TL. olarak 1 Ticaret Mahkemesi kararında belirlendiğini buna göre davacı Tacettin Hoşgören'in ne bonolarda ne de ipotek de taraf olmadığından dava açma sıfatı bulunmadığından bu davacının davasının reddine karar verilmesi isabetlidir.

DAVA : Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar vekillerince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR : Davalı Esbank Bursa Şubesi ile dava dışı borçlu Bossa Bilgisayar Ltd. Şti. arasında kredi sözleşmesi imzalandığı davacılardan Arif Savaş İçöz'ün 5 milyarlık kredi borçlunun 10 milyarlık ipotek verdiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.

Davacılar vekili, kredinin teminatı olarak 8 milyar bedelli bonoların rehin cirosu ile bankaya verildiğini bunlardan 1 milyar bedelli olanın ödendiğini, senetlere karşılık ipotek verilmesi durumunda senetlerin iade edileceğini belirten bankanın senetleri iade etmediğini kredi borçlusu ve kefiller hakkında haciz yolu ile ipotek verenler hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile senetler nedeni ile kambiyo senetlerine mahsup yolla icra takipleri yaptığını belirterek senetler karşılığı ipotek verildiğinden senetlerle borçlu olmadıklarının tesbitini, bu talep kabul edilmediği takdirde bankaya 2.731.702.683.-TL. borçlu olduklarının tesbitini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller bilirkişi raporu ve kesinleşen Bursa 1.Ticaret Mahkemesinin 1998/625 Esas 2000/674 karar sayılı ilamı da gözetildiğinde, bankanın tahsilde tekerrür olmamak üzere hem senetlere dayalı hem de ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapabileceğini şirketin borcunun 17.364.278.327.-TL. olarak 1 Ticaret Mahkemesi kararında belirlendiğini buna göre davacı Tacettin Hoşgören'in ne bonolarda ne de ipotek de taraf olmadığından dava açma sıfatı bulunmadığından bu davacının davasının reddine, davacılar Arif ve Naci'nin açtığı davanın da kanıtlanamadığından reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

SONUÇ : Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle Bursa 1.Ticaret Mahkemesinin 1998/625 Esas 2000/674 karar sayılı ilamında kredi borçlusunun borcun 2.731.702.863.-TL. değil 17.364.278.327.-TL. olarak saptanmış bulunmasına göre, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 23.12.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.

yarx
Old 13-01-2007, 20:44   #7
barrister

 
Varsayılan

kanımca aynı alacak için ÖR:8 ve ÖR:7 takip yapmanız hatalı olmuş, alacak rehin ile temin edilmiş se önce rehnin paraya çevrilmesi , rehin paray çevrildeikten sonra kalan alacak için rehin açığı belgesi alınıp bu belgenin takibe konulması gerekmektedir. Eğer ayrıca bir kefalet varsa kafillere ilamsız takip yapılabilir ancak kredi ticari kredi değilse borçlu önce rehne müracaat itirazında bulunabilir, bu durumda takip iptal edilir. Rehin açığı belgesi alındıktan sonra kefillere takibe geçilebilir.
Old 15-01-2007, 01:26   #8
icra20

 
Varsayılan

Yanlış anlamadıysam aynı borçlu hakkında hem RPÇ, hem ilamsız takip açılmıştır. Böyle ise mükerrer takipten bahsedilebilir, alacak rehinle temin edilmiş ise rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip açmak zorundadır, rehinle birlikte alacağını kefaletle güvence altına alınmış ise bu durumdada sadece kefiller yönünden ilamsız takip açılması lazım, ve açılacak olan işbu ilamsız takibe asıl borçluyuda katmamak gerekir. Rehin alacağı karşılamıyorsa borçlu aleyhine aşan kısım yönünden ilamsız takip açılabilir.
Old 17-01-2007, 08:28   #9
Av.Nebi

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan icra22
Yanlış anlamadıysam aynı borçlu hakkında hem RPÇ, hem ilamsız takip açılmıştır. Böyle ise mükerrer takipten bahsedilebilir, alacak rehinle temin edilmiş ise rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip açmak zorundadır, rehinle birlikte alacağını kefaletle güvence altına alınmış ise bu durumdada sadece kefiller yönünden ilamsız takip açılması lazım, ve açılacak olan işbu ilamsız takibe asıl borçluyuda katmamak gerekir. Rehin alacağı karşılamıyorsa borçlu aleyhine aşan kısım yönünden ilamsız takip açılabilir.

Yanlız şöyle de bir durum var Tüketici kanunu gereğince kefilede öncelikle gidilemiyor diye biliyorum. Yani kanuna göre önce r.p.ç. yapılacak sonra rehin açığı alınacak rehin açığı ile de iş çözülemezse ancak o zaman kefile gidebilirsin diyor kanun benim anladığım kadarıyla ? Bilmiyorun yanlış mı dedim.
Old 17-01-2007, 10:44   #10
Hammerfall

 
Varsayılan

Selamlar;
Öncelikle belirteyim ben de bir bankanın vekiliyim ve birçok dosyada hem ilamsız takip başlattım hem de RPÇ yoluna gittim henüz bir itiraz yok zaten olayın özünde takip talebinde tahsilde tekerrür olmamak kaydının yazılması yatar. Sanırım bu ilk sorunun cevabını oluşturur.
İkinci sorunun cevabını ise şöyle netleştirelim RPÇ takiplerinde icra emri göndermek için rehin sözleşmesinin noterden yapılması yanı belgenin ilam hükmünde olması gerekmektedir. Bu nedenle bankaların alelade yaptıkları sözleşmelerde icra emri değil ödeme emri gönderilmesi gerekmektedir.
Saygılar.
Old 17-01-2007, 16:58   #11
Av.Nebi

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Hammerfall
Selamlar;
Öncelikle belirteyim ben de bir bankanın vekiliyim ve birçok dosyada hem ilamsız takip başlattım hem de RPÇ yoluna gittim henüz bir itiraz yok zaten olayın özünde takip talebinde tahsilde tekerrür olmamak kaydının yazılması yatar. Sanırım bu ilk sorunun cevabını oluşturur.
İkinci sorunun cevabını ise şöyle netleştirelim RPÇ takiplerinde icra emri göndermek için rehin sözleşmesinin noterden yapılması yanı belgenin ilam hükmünde olması gerekmektedir. Bu nedenle bankaların alelade yaptıkları sözleşmelerde icra emri değil ödeme emri gönderilmesi gerekmektedir.
Saygılar.

Aslına bakarsanız zaten banka vekillerinin çoğu (ve biz de) genelde bu yola gidiyoruz Tahsilde tekerrür olmama kaydıda mevcut fakat karara anlam veremedim. Temyiz yoluna gideceğiz artık.

İkinci olarak: araç rehin sözleşmeleri noterlikçe yapılmıyor fakat ben icra emri veya ödeme emri olup olmasını RPÇ den önce gönderilen banka kat ihtarının RPÇ'nin başlanacağı ihtarının borçluya ulaşıp ulaşmamasına göre olduğunu biliyorum. yani ihtar ulaşmamış ise ödeme emri (örnek 8), ihtar ulaşmış ıse icra emri olarak (örnek 44 ) biliyorum. Yanlış demek ki ?
Old 17-01-2007, 17:09   #12
Hammerfall

 
Varsayılan

Keşke söylediğiniz gibi olsa;
Ben ilk RPÇ takibini açarken icra müdürü ile de tartıştık sizin gibi olduğunu düşünmüştüm ancak sonradan düşününce şahıslar arasında noter kanalıyla yapılan rehin sözleşmelerinde icra emri gönderilebileceğini bunun aksi durumlarda ise ödeme emri gönderilmesi gerektiği sonucuna vardım. Bu durumda temyizin sonucunu ben de merakla bekliyor olacağım.
Old 22-01-2007, 13:25   #13
Av.Nebi

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Hammerfall
Keşke söylediğiniz gibi olsa;
Ben ilk RPÇ takibini açarken icra müdürü ile de tartıştık sizin gibi olduğunu düşünmüştüm ancak sonradan düşününce şahıslar arasında noter kanalıyla yapılan rehin sözleşmelerinde icra emri gönderilebileceğini bunun aksi durumlarda ise ödeme emri gönderilmesi gerektiği sonucuna vardım. Bu durumda temyizin sonucunu ben de merakla bekliyor olacağım.



Yanlız şöyle bir durum var sizin kanınıza göre öyle olması gerektiği pek sağlıklı bir kaynak değil taktir edersinizki. Bunun böyle olması gerektiğini nerden bulabiliriz acaba ? Bir de örnek 44 ile ilgili açıklamayı nerden bulabiliriz ?
Old 22-01-2007, 14:34   #14
Av.Nebi

 
Varsayılan

Kendi soruma cevap mahiyetinde birkaç karar buldum aslında. Temyizde yararlı olabilir.

RPÇ de icra emri ile ilgili olarak:

Alıntı:
12. Hukuk Dairesi Esas No: 1995/15346 Karar No: 1995/15237 Karar Tarih: 07.11.1995

Hukuk Dairesi 12
Esas: 1995/15346
Karar No: 1995/15237
Karar Tarih: 07.11.1995
ve KARAR: Merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki Alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu
işle ilgili dosya mahallinden daireye 11.10.1995 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görülüşüp
düşünüldü:
Rehnin paraya çevrilmesine ilişkin takibe dayanak mahkeme kararı TTK. 1235 ve 1236. maddelerine göre
verilen kanuni rehin hakkının tesisini ve belirli bir alacağı içermektedir. TTK.nun 1242. maddesi uyarınca da
gemi alacaklılarının alacaklarının tahsilinde İİK.nun hükümleri uygulanır. Gemi siciline kayıtlı olmayan gemiler
hakkında da cebri icranın uygulanması TTK.nun 892/2 ve 867. maddelerine göre mümkündür. İİK.nun 23/3.
maddesi uyarınca rehin tabiri, ipotek ve menkul rehni tabirlerine giren bütün menkul ve gayrimenkul rehinlerini
kapsamaktadır. Aynı Kanunun 150/h maddesinde ise rehin hakkının ilamla tespiti halinde ilamların icrasına dair
hükümlerin uygulanacağı öngörülmüştür. Dolayısıyla kesinleşmiş kanuni rehin hakkının tesisine ilişkin ilamlar
için icra emri çıkarılabilir. Ayrıca İİK.nun 150/g maddesi delaletiyle aynı Kanunun 92/3. maddesi uyarınca gemi
seferden de menedilebilir. Somut olayda da ilam niteliğinde belgeye dayalı olarak rehnin paraya çevrilmesi yolu
ile takip yapıldığından icra emri çıkarılmasında usulsüzlük bulunmamaktadır. Ancak ilamın kesinleşip
kesinleşmediği belirli olmadığından bu hususun araştırılması gerekmektedir. Mercice uyuşmazlığın bu esaslar
çerçevesinde çözümlenmesi gerekirken yazılı gerekçe ile icra emrinin iptaline karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ
Alacaklı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenle İİK.366. ve
HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 7.11.1995 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Tahsilde tekerrür olmamak şartıyla genel haci yolunun mümkün olması ile ilgili olarak :

Alıntı:

12. Hukuk Dairesi Esas No: 2002/6089 Karar No: 2002/7637 Karar Tarih: 11.04.2002
Hukuk Dairesi 12
Esas: 2002/6089
Karar No: 2002/7637
Karar Tarih: 11.04.2002
(YHGK. E: 2001/12-354, K: 2001/367, 18.04.2001)

Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü
İİK' nun 45. maddesi gereğince rehinde temin edilmiş alacak için öncelikle
rehninparaya çevrilmesi yoluyla takip yapılması gerekli ise de, aynı madde gereğince rehin tutarı alacağı karşılamadığı takdirde haciz yoluyla da takip yapılabilir. Somut olayda rehninparaya çevrilmesi yoluyla takip yapılmış olup, tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile haciz yoluyla takip yapıldığı görülmektedir.alacağın tümünün rehinle karşılanamayacağı belli olduğuna göre tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile sözü edilen bu takibin yapılmasında usulsüzlük bulunmamaktadır. ( Hukuk Genel Kurulu' nun 18.04.2001 tarih 2001/12-354-367 sayılı kararı) Mercice şikayetin reddine karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile takibin iptaline karar verilmesi isabetsizdir.

SONUÇ
Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının yukarıda açıklanan nedenle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 11.4.2002 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Old 16-02-2007, 13:19   #15
av.sally

 
Varsayılan

Sayın Nebi size müsaadenizle aklıma takılan bir kaç soru sormak istiyorum açıklamış olduğunuz konuya ilişkin.bende bir bankanın vekilliğini yaptığı öncelikle belirtmekle
1-Bu güne kadar RPÇ yoluyla yaptığım tüm takiplerde ödeme emri gönderiyordum.Anlıyorumki açıklamalarıızdan bundan sonra bankanın yaptığı ihtarın muhattaba ulaşıp ulaşmadığını dikkate alıp ya ödeme emri yada icra emri yollamalıyım???
2-Değindiğiniz gibi bizde kişiye çift takip yapıyoruz.Diyelimki esas malik itiraz etti mükerrer yaptığız takip için;kefile yaptığımız ilamsız takip hala geçerliliğini koruyacaktır değil mi bu durumda?
3-Kredinin ticari kredi olması durumunda asıl borçlu ve kefil açısından farklı bir durum yaratır mı??
SAYGI VE EN DERİN HÜRMETLERİMLE!Şimdiden yardımlarınız için teşekkürler...
Old 16-02-2007, 20:24   #16
Av.Nebi

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan avsevil
Sayın Nebi size müsaadenizle aklıma takılan bir kaç soru sormak istiyorum açıklamış olduğunuz konuya ilişkin.bende bir bankanın vekilliğini yaptığı öncelikle belirtmekle
1-Bu güne kadar RPÇ yoluyla yaptığım tüm takiplerde ödeme emri gönderiyordum.Anlıyorumki açıklamalarıızdan bundan sonra bankanın yaptığı ihtarın muhattaba ulaşıp ulaşmadığını dikkate alıp ya ödeme emri yada icra emri yollamalıyım???
2-Değindiğiniz gibi bizde kişiye çift takip yapıyoruz.Diyelimki esas malik itiraz etti mükerrer yaptığız takip için;kefile yaptığımız ilamsız takip hala geçerliliğini koruyacaktır değil mi bu durumda?
3-Kredinin ticari kredi olması durumunda asıl borçlu ve kefil açısından farklı bir durum yaratır mı??
SAYGI VE EN DERİN HÜRMETLERİMLE!Şimdiden yardımlarınız için teşekkürler...

Öncelikle mesleğinizde başarılar dilerim.

1-Evet dedeğiniz gibi kendi araştırmam dahilinde ve çoğu yargıtay kararında gördüğüm üzre kanunen ihtarın tebliğ edilmesi durumunda icra emri göndermenizde bir sakınca yok Bu konuda Talih Uyar"ın İcra İflas kanunu ciltinde de pek çok karar mevcut. Ayrıca İİK 150/i çok önemli bir madde. Gerçi ipotek ile ilgili bir madde fakat maddenin menkul rehinler için geçerli olmeyacağına ilişkin bir karar veya bir cümle göremedim ben şöyleki
Alıntı:
BORÇLU CARİ HESAP VEYA KISA, ORTA, UZUN VADELİ KREDİ ŞEKLİNDE İŞLEYEN NAKDİ KREDİLERİ VE GAYRİ NAKDİ KREDİLERİ TEMİNEN ALINAN İPOTEKLER
Madde 150/ı - (Değişik madde: 17/07/2003 - 4949 S.K./43. md.)
Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen nakdi veya gayrinakdi bir krediyi kullandıran tarafın ibraz ettiği ipotek akit tablosu kayıtsız ve şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva etmese dahi, krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafa ait cari hesabın kesilmesine veya kısa, orta, uzun vadeli kredi hesabının muaccel kılınmasına ilişkin hesap özetinin veya gayrinakdi kredinin ödenmiş olması nedeniyle tazmin talebinin veya borcun ödenmesine ilişkin ihtarın noter aracılığıyla krediyi kullanan tarafa kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adrese gönderilmek suretiyle tebliğ edildiğini veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığını gösteren noterden tasdikli bir sureti icra müdürüne ibraz ederse icra müdürü 149 uncu madde uyarınca işlem yapar. Şu kadar ki, krediyi kullanan tarafın hesap özetine ve borcun ödenmesine ilişkin ihtara ya da gayrinakdi kredi nedeniyle tazmin talebine, kendisine tebliğ edildiği veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde noter aracılığıyla itiraz etmiş olduğunu ispat etmek suretiyle icra mahkemesine *1* şikayette bulunmak hakkı saklıdır. Bu takdirde krediyi kullandıran taraf alacağını 68/b maddesi çerçevesinde diğer belgelerle ispatlayabiliyorsa, krediyi kullanan tarafın şikayeti reddedilir. İcra mahkemesinde *1* yapılan inceleme sırasında, borçlu, borcun sona erdiğine veya ertelendiğine ilişkin resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge sunmadıkça takibin durdurulmasına karar verilemez. Hesap özetinin, tazmin talebinin veya ihtarın ipotekli taşınmaz maliki üçüncü kişiye tebliğ edilmesi veya tebliğ edilmiş sayılması Türk Medeni Kanununun 887 nci maddesinde öngörülen ödeme istemi yerine geçer.

2- Diğer yapmış olduğumuz ilamsiz takibe kefilin itiraz etmemiş olması, krediyi kullanan tarafın itiraz etmiş olması bizi bağlamaz. Sonuçta ilamsız bir takiptir kefilin itirazı yoksa borcu ödeyeceğine delalettir

3-Son olarak; Biliyorsunuz tüketici kredilerinde durum şu şekilde
Alıntı:
TÜKETİCİ KREDİSİ
Madde 10 - (Değişik madde: 06/03/2003 - 4822 S.K./15. md.)
Tüketici kredisi, tüketicilerin bir mal veya hizmet edinmek amacıyla kredi verenden nakit olarak aldıkları kredidir. Tüketici kredisi sözleşmesinin yazılı olarak yapılması ve bu sözleşmenin bir nüshasının tüketiciye verilmesi zorunludur. Taraflar arasında akdedilen sözleşmede öngörülen kredi şartları, sözleşme süresi içerisinde tüketici aleyhine değiştirilemez.
Sözleşmede;
a) Tüketici kredisi tutarı,
b) Faiz ve diğer unsurlarla birlikte toplam borç tutarı,
c) Faizin hesaplandığı yıllık oran,
d) Ödeme tarihleri, anapara, faiz, fon ve diğer masrafların ayrı ayrı belirtildiği ödeme planı,
e) İstenecek teminatlar,
f) Akdi faiz oranının yüzde otuz fazlasını geçmemek üzere gecikme faizi oranı,
g) Borçlunun temerrüde düşmesinin hukuki sonuçları,
h) Kredinin vadesinden önce kapatılmasına ilişkin şartlar,
ı) Kredinin yabancı para birimi cinsinden kullandırılması durumunda, geri ödemeye ilişkin taksitlerin ve toplam kredi tutarının hesaplanmasında, hangi tarihteki kurun dikkate alınacağına ilişkin şartlar,
Yer alır.
Kredi veren, taksitlerden birinin veya birkaçının ödenmemesi halinde kalan borcun tümünün ifasını talep etme hakkını saklı tutmuşsa, bu hak; ancak kredi verenin bütün edimlerini ifa etmiş olması durumunda ve tüketicinin birbirini izleyen en az iki taksidi ödemede temerrüde düşmesi halinde kullanılabilir. Ancak kredi verenin bu hakkını kullanabilmesi için en az bir hafta süre vererek muacceliyet uyarısında bulunması gerekir. Tüketici kredisinin teminatı olarak şahsi teminat verildiği hallerde, kredi veren, asıl borçluya başvurmadan, kefilden borcun ifasını isteyemez.
Tüketici, kredi verene borçlandığı toplam miktarı önceden ödeyebileceği gibi aynı zamanda vadesi gelmemiş bir ya da birden çok taksit ödemesinde de bulunabilir. Her iki durumda da kredi veren, ödenen miktara göre gerekli faiz ve komisyon indirimini yapmakla yükümlüdür. Bakanlık ödenen miktara göre gerekli faiz ve komisyon indiriminin ne oranda yapılacağının usul ve esaslarını belirler.
Kredi verenin, tüketici kredisini, belirli marka bir mal veya hizmet satın alınması ya da belirli bir satıcı veya sağlayıcı ile yapılacak satış sözleşmesi şartı ile vermesi durumunda satılan malın veya hizmetin hiç ya da zamanında teslim veya ifa edilmemesi halinde kredi veren tüketiciye karşı satıcı veya sağlayıcı ile birlikte müteselsilen sorumlu olur.
Kredi verenin ödemeleri bir kıymetli evraka bağlaması ya da krediyi kıymetli evrak kabul etmek suretiyle teminat altına alması yasaktır. Bu yasağa rağmen tüketiciden bir kıymetli evrak alınacak olursa, tüketici bu kıymetli evrakı kredi verenden geri istemek hakkına sahiptir. Ayrıca, kredi veren kıymetli evrakın ciro edilmesi sebebiyle tüketicinin uğradığı zararı tazmin etmekle yükümlüdür.

Fakat bunun Ticari kredilerde uygulanmayacağı kanaatindeyim. Sonuçta ticari iş kefil 1. derece sorumlu diye düşünüyorum. SAYGILAR
Old 23-08-2007, 11:30   #17
gokceyilmaz92

 
Varsayılan

peki tahsilde tekerrür olmamak kaydı koyulmamışsa ve itiraz edilmişse.kaydı koymamış avukat olarak ne yapabiliriz?
Old 24-08-2007, 09:45   #18
Hammerfall

 
Varsayılan

İtiraz edilmemişse sorun yok ya da bilmediğimiz başka bir durum var?
Old 25-08-2007, 09:46   #19
gokceyilmaz92

 
Varsayılan

asıl borca itiraz edilirken bu konuya da değinilmiş.herşey tamam itirazın kaldırılmasını isteyeceğiz fakat unutulan bu kayıt sorun olacak.yapılabilecek bir şey var mı?
Old 19-10-2007, 16:43   #20
Kamaz

 
Varsayılan

T.C. YARGITAY
12.Hukuk Dairesi

Esas: 2006/13596
Karar: 2006/16612
Karar Tarihi: 19.09.2006

ÖZET: İİK. nun 45.maddesi asıl borçlular ile ilgili olarak düzenlenmiş olup, ala*cağı rehinle temin edilen bir kimsenin <rehni veren> hakkında doğrudan doğ*ruya genel haciz yolu ile takibe geçilmesini önlemekte ve rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile, alacaklının yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabileceğine ilişkin bulunmaktadır. Hemen belirtelim ki, İİK. nun 45. maddesi borçlu için getirilmiş bir kural olup, kefiller hakkında uygulanmaz. O halde, kredi sözleşmesine dayanılarak genel haciz yoluyla kefil hak*kında takip yapılmasına engel bir hal bulunmadığından Mahkemece şikayetin reddi yerine kabulü isabetsizdir.


(818 S. K. m. 487) (2004 S.K. m. 45)

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:

Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;

İİK. nun 45.maddesi asıl borçlular ile ilgili olarak düzenlenmiş olup, ala*cağı rehinle temin edilen bir kimsenin <rehni veren> hakkında doğrudan doğ*ruya genel haciz yolu ile takibe geçilmesini önlemekte ve rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile, alacaklının yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabileceğine ilişkin bulunmaktadır. Hemen belirtelim ki, İİK. nun 45. maddesi borçlu için getirilmiş bir kural olup, kefiller hakkında uygulanmaz. Borçlar Kanununun 487.maddesinde ise, (kefil, borçlu ile beraber müteselsil kefil ve müşterek-müteselsil borçlu sıfatı ile veya bu bilgi diğer bir sıfatla borcun ifasını deruhte etmiş ise; alacaklı, asıl borçluya müra*caat ve rehinleri nakde tahvil ettirmeden evvel, kefil aleyhine takibat icra ede*bilir) denilmektedir. Borçlar Kanunun açıklanan hükmüne ve takip dayanağı kredi sözleşmesi içeriğinde kefaletin müteselsil olduğunun yazılmasına göre şikayetçilerden asıl borçlu M. hakkında genel haciz yolu ile takip yapılmasında yasaya aykırılık yok ise de; müteselsil kefil Y. hakkında yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda takip yapılması mümkün bulunduğundan bu borçlu hak*kında takibin iptaline karar verilmesi isabetsizdir. (HGK. nun 14.10.1972 tarih, 215/841 sayılı kararı - Prof Dr. Baki Kuru İcra ve İflas Hukuku C:3-S:2395)

O halde, kredi sözleşmesine dayanılarak genel haciz yoluyla kefil hak*kında takip yapılmasına engel bir hal bulunmadığından Mahkemece şikayetin reddi yerine kabulü isabetsizdir.

Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK. nun 428. maddeleri uya*rınca BOZULMASINA, 19.09.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)

Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programları
**************************************
Old 23-10-2007, 17:12   #21
gokceyilmaz92

 
Varsayılan

tahsilde tekerrür olmamak kaydı sonradan eklenemeyecek kayıtlardan mıdır?yani açılan itirazın iptali davasında tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takibin devamı talep edilebilir mi?
Old 01-12-2007, 10:03   #22
gokceyilmaz92

 
Varsayılan

ipoteği müteselsil kefil vermiş, asıl borçluya karşı ilamsız takip, ipotek verene karşı ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılmış.tahsilde mükerrer olmama kaydı da yok.şikayet sonucunda ilamsız takibin iptaline karar verilir sanıyorum bu durumda doğru mudur?
Old 01-12-2007, 10:27   #23
gokceyilmaz92

 
Varsayılan

konuyla ilgili kafamda çok iyi oturtamadığım hususlar var. iik 45 in amacı rehinle temin edilmiş alacaklının alacağı güvende olduğu için borçlunun diğer mallarına başvurulması engellenerek diğer alacaklıları korumak değil mi?rehni veren müteselsil kefil sıfatıyla bir 3. kişiyse borçlunun taşınmazının rehinle korunmuş olup diğer mallarının da diğer alacaklılarına kalması durumu söz konusu olmuyor zaten.hem de müteselsil kefaletin hükmü kalmıyor.yani rehni veren bir 3. kişiyse yine de borçluya karşı genel haciz yolu ile takip yapılamaz mı kefile karşı ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibin yanında?
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
İpoteğin Paraya Çevrilmesi Kadir COŞKUN Meslektaşların Soruları 5 07-01-2007 18:36
ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip ebru Hukuk Soruları Arşivi 5 01-12-2006 23:42
İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yolu İle Takip a.lawyer Hukuk Soruları Arşivi 6 24-11-2006 18:50
hisselerin haczi ve paraya çevrilmesi PINARELDEM Meslektaşların Soruları 1 08-05-2006 10:41
Gemi İpoteğinin Paraya Çevrilmesi gursel Meslektaşların Soruları 0 24-08-2004 07:34


THS Sunucusu bu sayfayı 0,07991791 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.