Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Konumuz : Hukukçular Biz bizi konuşuruz! Konusu "hukukçular" olan ve diğer alanların konusu içine girmeyen sohbetlerimiz için.

Avukat ayağa kalkmadı.

Yanıt
Old 12-06-2008, 12:58   #1
duyurucu1

 
Mahçup Avukat ayağa kalkmadı.

Sabah…

Cep telefonumun sesini “Titreşim” moduna aldım…..Mahkemesinden içeri girdim.Benim duruşmama daha yarım saat kadar vardı.”Biraz bekler ,dinlenirim.Hem de mahkemelerde olan ilginç olayları gözler,not eder,Türk Hukuk Sitesinde yazı kanusu ederim” diye düşündüm.Zaten ben Türk Hukuk Sitesi’ne üye olduğumdan bu yana,etrafımda olan bitenlere karşı daha duyarlı olmuştum.Algılama organlarımı daha fazla açık tutuyordum

Hakim yıllardır tanış biriydi.Yanlış anlaşılmasın tanışlığımız sadece aynı adliye sarayını paylaşma ve yargılama faaliyetinin sac ayağı olmamız nedeniyledir.

Davacı tarafta Davacı vekili olarak avukat vardı.O da tanıştı.Aynı barodanız.Karşı tarafta Davalı asıl vardı.

Dava herhalde bir gayrimenkul davasıydı.Tam olarak dava konusunu anlayamadım.Çünkü yargılamanın son kısımlarında mahkeme salonuna girmiştim.

Hakim:”gereği düşünüldü” dedi.Türk Hukuk Sitesindeki “Hakim ,gereği düşünüldü! Deyince avukat ayağa kalkacak mı?Kalkmayacak mı?”tartışması bende şartlanma ve beynimde iz oluşturmuştu.Bu nedenle gözüm Davacı vekiline kaydı.Davacı vekili kılını kıpırdatmadan oturmuş dosyasındaki kağıtları inceliyor,arada bir de önündeki monitörden hakimim yazdırdığı kararı inceliyordu. Davalı asıl zaten sandalyede oturmuş,Gereği düşünüldü!denince kalkılıp kalkılmayacağını bilmediği için öylece hakime bakıyordu.

Hakime baktım.O hiç oralı değildi.Ara kararını yazdırıp duruyordu.Bir ara”Avukat bey,Adli tatile keşif günü vereyim mi?Müsait misiniz? Sizce uygun mu?”dedi.

Avukat da oturduğu yerden ,duruşma defterine baktı “Uygun Sayın Hakim”dedi.

Hakim kararını tamamladı.Bir başka dosyaya geçti.
****
Öğleden sonra…

Bir iş için adliyedeyim.Sabahki izlediğim bu olay içime dert oldu.Dedim ya hakim ile de meslek nedeniyle tanışız.Hem hazır sabahki mahkemenin olduğu koridordayım.Bundan cesaret alarak kapısını tıklatıp ofisine daldım.

Hoş beşten sonra lafı sabahki olaya getirdim.”Gereği düşünüldü denilince avukat ayağa kalkmasa bu davranışı saygısızlık olarak algılar ,alınır mısınız?”dedim.

Hakim,önce gevrek gevrek güldü.Sonra.”Ooo ..duyurucu1”dedi.”yapacak o kadar iş varken,incelenecek o kadar dosya varken,sizin oturup kalkmanızla kaybedecek vaktim yok.otursanız ben hakimliğimden bir şey kaybetmem.Kalksanız da bana terfi nişanı verilmez.Saygısızlık olarak da algılamam.Kaldı ki bana karşı neden saygı gereği ayağa kalkacaksınız ki?Siz okul talebesi misiniz?Bak sen yaşca benden çok büyüksün.Eğer toplumsal geleneklerimize göre eğer saygı gereği ayağa kalkılacaksa benim ayağa kalkmam gerek.Çünkü küçük olan benim.

Oysa bizim yaptığımız işe kendi bireysel özelliklerimizi,sosoyal statümüzü karıştıramayız.Karıştırırsak olmaz.Hani sizin o meşhur sözünüz var ya,avukatlar köle olmadılar fakat köle de kullanmadılar diye.Onun gibi bizler yaptığımız iş gereği kimsenin önünde ayağa kalkmayız,yargılamanın üç ayağını da birbiri önünde ayağa kaldırmayız.Ama yemin ve Türk Milleti adına karar! Diye başlanılan nihai karar istisna”dedi

“Ama sayın Hakim,sizin gibi düşünmeyen ve gereği düşünüldü! Denince ayağa kalkmayan,avukatları eliyle işaret ederek yada mübaşiri vasıtasıyla ayağa kalkmaya zorlayan hakimler var.Yada avukatları bizzat azarlayarak Ayağa kalkın!diye azarlayan hakimler var.Bu konuda ne diyorsunuz”

Yine gevrek gevrek güldü.”Eee.Duyurucu 1.Bu kadar işin arasında bu konuda da mı karar vereğim”

“Valla verseniz de fena olmaz hakim bey”dedim.”Verin de ben de bu kararı Türk Hukuk Sitesinde yayınlayayım.”dedim şakayla.

“Peki “dedi al öyleyse.”Gereği düşünüldü:Bundan böyle Mahkemelerde avukatların,G.D denildiğinde ayağa kalkmayacaklarına,sadece esasa ilişkin nihai kararda Türk Milleti adına!diye başlayan kararlarda ve yeminlerde ayağa kalkmalarına,temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi”dedi.

Gülüştük.

Ben “sayın Hakim kararı oluşturduk da, bu kararı nasıl infaz edeceğiz?”

“Bak Duyurucu1,Bu kararı al.Yazıya dök.Türk Hukuk Sitesinde yayımla.Yayımlanması işini hallettik.Gelelim infazına;Türkiye Barolar Birliği’ne gönder.İnfaz makamı TBB’dir.Ya da kendi barona ilet.İnfaz makamı kendi Barondur.Bak yeter artık.onların infazı işini de bana yükleme.Tüm avukatlara iki satır yazı yazsınlar ya da Baroların ilan tahtasına yazı assınlar.Bundan böyle -G.D denilince avukatlar ayağa kalkmayacak-,diye.Bu sorun çözülür.”dedi.”Devamla.”Var mı benden başka isteyin?”

“Kahve için teşekkür” edip,ofisinden ayrıldım
Old 12-06-2008, 14:00   #2
Av.Barış

 
Varsayılan

Sayın Duyurucu1,
Gerçektende forumumuza çok güzel şeyler kattığınızı belirtmek istiyorum.

Genç Avukatlar birliği başkanı Av.Nejat Kazanın www.gencavukatlarbirliği.com sitesinde(kapanmadan önce) alınan karar uyarınca bende hukuk mahkemeleri ve hükümler haricinde ayağa kalkmıyorum.Kalkmama nedenim kesinlikle saygı yada saygısızlık değildir.Sadece avukatların ayakta kararı dinlerken savcıların orada öylece durmalarıdır.

Daha önce belirttiğim üzere hakim karşısında ayağa kalkmak,söz alırken ayağa kalkmak vs hususlar bütün hukuk sistemlerinde mevcuttur ve bunun anlamının "Hakimin verdiği bütün kararları saygı ile ayakta dinleme,hakimlik makamına karşı duyulan güvenden, saygıdan" gelmektedir.Dolayısıyla bu tür davranışlar yanlış değildir.Yanlış olan şeyin hakim ile savcının eşit olmasıdır.Daha doğrusu savcıların öyle hissetmeleridir.

Tabi verilen karar ara karar olunca iş değişiyor.Bizim hukuk sistemimize G.D girmiş bir kere çık çıkabilirsen.Bazıları buna "gereği düşünüldü" olmaz "gereği görüşüldü" olur diye dursun biz daha ayağa kalkıp kalkmayacağımızı tartışalım.

Bu arada hakimin yaklaşımı gerçektende çok olumlu olmuş.

saygılar...
Old 13-06-2008, 17:40   #3
duyurucu1

 
Varsayılan çözüm çok basit

Alıntı:
Yazan Av.Barış
Genç Avukatlar birliği başkanı Av.Nejat Kazanın www.gencavukatlarbirliği.com sitesinde(kapanmadan önce) alınan karar uyarınca bende hukuk mahkemeleri ve hükümler haricinde ayağa kalkmıyorum. ..

Sevgili Avukat Barış,

Sorun nedir?Avukatlar GD denilince yağa kalkacak mı kalkmayacak mı?

Şimdi bir ilan versek ve avukatlara " haydin ayağa kalkmayalım desek""Haydi GD denilince ayağa kalkalım"desek olmaz.

Bu konuda nasıl davranacağımızı bize söyleyecek makam Türkiye Barolar Birliği'dir ya da kendi barolarımızın başkanlarıdır.Diyecekler ki "GD denildiğinde benim avukatlarım ayağa kalkmayacak"yada" GD denildiğinde benim avukatlarım ayağa kalkacak"

o Barodaki avukatlarda buna göre davranacak.Olayın çözümü gayet basit.
Old 13-06-2008, 19:50   #4
Av.Barış

 
Varsayılan

Sayın Duyurucu

Genc avukatlar birliğinin meslekle ilgili sorunlara TBB yada barolardan daha çok ilgilendiğini söyleyebilirim.

Barolar birliği hiçbir sorunla ilgilenmez iken ve herşeye kulak kapatıp sadece hükümet muhaletfetliği yaparak bir çözüm bulamaz.

En basit cmk olayını bile çözüme bağlayamadılar.Bütün sorunlarımız artarak devam etmektedir.
Ayağa kalkıp kalkmama bile sorun görünürken bu sorunun çözümü bence kendimizdedir.Kişisel olarak alacağımız tavır bile bunun çözümünü sağlayabilir.
Ayağa kalkıp kalkmama sembolik görünebilir ama iddia makamı ile aramızdaki uçurumun en büyük göstergesidir.Son derece geniş yetkiler ile donatılmış bir iddia makamı olan savcılar ile hakimlerin ayrı oturmaları gerektiğini bütün herkes yıllardır söyler durur,adalet bakanları genelgeler gönderir ama sorun çözülmez.Sorun bizim ayağa kalkmamızla da çözülemez.
Old 16-06-2008, 06:39   #5
duyurucu1

 
Varsayılan Baro dışında mücadele olmaz

Alıntı:
Yazan Av.Barış
Sayın Duyurucu

Sorun bizim ayağa kalkmamızla da çözülemez.

Sevgili Avukat Barış,

Baroların ,avukatların sorunlarına duyarsız oluşuna ilişkin görüşlerinize büyük ölçüde katılıyorum.

Ancak,bana göre sorunun çözümüne baroların dışında örgütlenerek ulaşamayız.Avukatlar sorunlarını barolarda çözmelidirler.Eğer baro yönetimi yada başkanı çözüm konusunda yeterli uğraş vermiyorsa o zaman onları harekete geçirici mekanizmalar oluşturulmalıdır.

Bizler barolarımızın uygulamalarını beğenmeyebiliriz.Beğenenler de olabilir.Ancak kendi düşüncelerimizi barolarda dile getirmeliyiz.Baro dışındaki aynı düşüncede avukatların bir araya gelmesi de doğrudur.Bunlar dernekler,birlikler halinde örgütlenebilirler de .Ancak "Canım bu barodan ne köy olur ne kasaba" mantığıyla hareket edemeyiz.Baro dışındaki örgütlenmeler eylemlerini baro içerisine taşırlarsa hem baronun daha aktif hale gelmesini sağlarlar hemde bir sonraki seçimlerde yapacakları işlere ilişkin plan ortaya çıkar.

Bu düşüncelerle selam ve sevgilerimi gönderiyorum.

Old 22-06-2008, 00:33   #7
Av.Can

 
Varsayılan

Antalya'da duruşmayı izleyenler de ayağa kalkıyor. Bana ilginç geldi belki başka yerde de vardır. İyice abartmışlar olayı artık. Kendi sıramı bekliyorum duruşmaya gireceğim baktım millet ayakta yemin falanda yok çok garipsedim doğrusu neyse boş işler aslında şekilcilikten esası kaçırıyoruz.
Old 25-05-2009, 01:29   #8
Mozkul

 
Varsayılan

Konuyla ilgili sizlerle paylaşmak istediğim bir yazı var.Saygılarımla

Konuyla ilgili olarak Baro'yada bilgi verilmiştir.
https://mail.google.com/mail/?ui=2&i...f_fuy87jt00&zw
Old 25-05-2009, 07:56   #9
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Mozkul
Konuyla ilgili sizlerle paylaşmak istediğim bir yazı var.Saygılarımla

Konuyla ilgili olarak Baro'yada bilgi verilmiştir.
https://mail.google.com/mail/?ui=2&ik=618603ac19&view=att&th=1215ec91f762edcd&a ttid=0.1&disp=inline&realattid=f_fuy87jt00&zw
Sayın Mozkul

Verdiğiniz linki okumak için g-mail şifrenizi de vermeniz gerekir. Şifrenizi vermek yerine yazınızı kopyalayıp yapıştırınız.

Saygılarımla
Old 28-05-2009, 09:30   #10
Av.Barış

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Armağan Konyalı
Sayın eXistenZ

Verdiğiniz linki okumak için g-mail şifrenizi de vermeniz gerekir. Şifrenizi vermek yerine yazınızı kopyalayıp yapıştırınız.

Saygılarımla
şifreyi versenizde olur
Old 08-11-2012, 13:33   #12
subutayozgur

 
Varsayılan

Kadıköy 3.iş Mahkemesinin 2012/73 E. sayılı dosyasında vermiş olduğu 08.11.2012 tarihli ara kararından alıntıdır.

Davacı vekili: HMK uyarınca belirlenen yemin ve hüküm dışında konuşma ve ara kararı oluşturmak için ayağa kalkmam konusunda mübaşir tarafından uyarılmak istemiyorum, mahkemece ayağa kalkmam isteniyor ise verilecek karara uyacağımı belirtmek istiyorum dedi.
GD
Her ne kadar HMK da yemin ve son hüküm dışında ayağa kalkılacağına ilişkin açık hüküm mevcut değil ise de, yargılamaya ilişkin tüm davranışların temel kanun niteliğindeki yasada belirtilmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi usul yasasının uygulandığı cumhuriyet tarihi boyunca yargılama sırasında yemin ve hüküm dışında taraflar söz aldığında ve ara kararı oluşturulan gereği düşünüldü bölümlerinde tarafların ayağa kalkması geleneksel hale gelmiş olup, HMK yürürlüğe girinceye kadar itirazsız uygulandığından HUMK da bu konuda hüküm bulunmamasına rağmen yargılama sırasında herhangi bir muhalefet ile karşılaşılmadığı halde yeni yasanın yürürlüğe girmesinden itibaren ihtilaf haline getirildiğinden mahkememizce eski usulün uygulanmasının devamına, taraf vekillerinin söz aldıklarında ve ara kararı için gereği düşünüldü dedikten sonra ayağa kalkmaları gerektiği bildirildi açık duruşmaya devam olundu.
Old 08-11-2012, 15:04   #13
Matiz

 
Varsayılan

Ayağa kalkıp kalkmama konusunda yorum yapmayacağım ama son mesajda hakim MK. m.1/2 uyarınca çok güzel bir ara karara ve bu fıkranın uygulamasına örnek vermiş diyebilirim. Ve kararını da iyi gerekçelendirmiş. Zira bu, kanunda uyugulanabilir bir hüküm bulunmaması halinde hakimin başvuracağı bir yoldur ve bu konuda kanunda bir boşluk var. Hakim de bu boşluktan yararlanarak bir hükme varmış. Sonuç olarak hakimin kararı doğru ya da yanlış olabilir ama yapılan işlem bence hukuka uygundur.
Old 08-11-2012, 17:17   #14
Cumhur Okyay

 
Varsayılan

Bir duruşma süresi kaç dakikadır ki?
Esasen, ayakta iken veya yürüyerek daha güzel anlatılır, dikte ettirilir vs.
Öte yandan, adı üstünde hâkim; davanın her bakımdan hâkimi.
Old 09-11-2012, 15:33   #15
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan C_OKYAY
Esasen, ayakta iken veya yürüyerek daha güzel anlatılır, dikte ettirilir vs.
Bu mesajınızı "ussallaştırma" "mantığa bürüme" "rasyonalizasyon" diye adlandırılan bir psikolojik savunma mekanizması olarak algıladım.

Saygılarımla
Old 09-11-2012, 16:00   #16
Cumhur Okyay

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Armağan Konyalı
Bu mesajınızı "ussallaştırma" "mantığa bürüme" "rasyonalizasyon" diye adlandırılan bir psikolojik savunma mekanizması olarak algıladım.

Saygılarımla


Rasyonalizasyon= Akla uygun hâle getirip, kendini rahatlatma.( Pr.Dr.Rasim Adasal).

Ne var ki, ben hem kendimde hem de bazılarındaki tecrübelerime dayanarak, kendi açımdan, ayakta veya yürüyerek ( daha doğrusu dolaşarak) anlatma, düşünme dikte gibi bazı işlerin daha kolay olduğunu biliyorum. Arzu eden deneyebilir. ( Mesela, büro içinde dolaşarak, katibe cevap dilekçesi yazdırmak, Profesörün , sahne diyelim, orada dolaşarak anlatması). Murafaada, zaman verseler, ne güzel olur ama, kafa daha iyi çalışıyor.
Saygılarımla...
Old 26-12-2012, 17:14   #18
feyzaday

 
Varsayılan

Olaya HSYK dahil olup açıklama yapmış. İstanbul Barosunun internet sitesinde buna verilen cevabı bulabilirsiniz.
Old 27-12-2012, 07:59   #19
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan

HSYK'nun basın açıklaması benim yüreğimi yaraladı. Pek çok avukatın da yüreği yaralanmış olmalı ki baro yönetimleri açıklama hakkında açıklamalar yayınladılar.

Bir tesellim odur ki HSYK'nun açıklaması basında yer almaya değer görülmedi. Basında yer almadı ama bu açıklama "talihsiz örnekler" verdiği için tarihe geçecektir.

Bir diğer tesellim de şimdiye kadar hiç bir hâkimin hiç bir avukattan "duruşma salonundan geri geri çıkmasını" istememiş olmasıdır.

HSYK'nun kıvrık hançer benzeri basın açıklaması aşağıda sunulmuştur:

T.C.

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU

19.12.2012
BASIN AÇIKLAMASI

Bazı basın yayın organlarında Eskişehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi Duruşma Salonunda yaşanan gelişmelere atfen “Baro Başkanı, avukatlarla mahkemeyi bastı, hâkimle tartıştı...” başlığıyla yer alan haberler, Eskişehir Baro Başkanlığı'nın konuya atfen yapmış olduğu basın açıklaması ve mahkemelere yönelik zaman zaman yaşanan haksız tutum ve davranışlar nedeniyle aşağıdaki açıklamanın yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur.

Bilindiği üzere, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9 uncu maddesinde, “Yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılacağı” hükmü yer almış ve yine 138 inci maddesinde de “mahkemelerin bağımsızlığına ilişkin düzenlemeye yer verilmiştir.

Diğer taraftan, hem 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda hem de 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununda, yargılamayı hâkimin sevk ve idare edeceği, duruşma düzeninin bozulmaması için gerekli her türlü tedbiri alacağı, duruşma sırasında uygun olmayan tutum ve davranışta bulunanlara ilişkin olarak da hâkim tarafından kanunlarda yazılı hükümlere göre gereğinin yerine getirileceği açıkça belirtilmiştir.

Yine, hem Hukuk Muhakemeleri Kanununda hem de Ceza Muhakemesi Kanununda, hüküm fıkrasının açıklanmasını,“duruşmada bulunan herkesin ayakta dinleyeceği” duraksamaya yer vermeyecek şekilde düzenlenmiştir. Millet adına yargılama yapan ve adalete hizmet eden mahkemelerin kararlarına saygının bir gereği olarak bu şekilde gelişen adlî gelenek, aynı zamanda yasal düzenlemeler ile de pozitif temel kazanmıştır.

Türkiye Barolar Birliği meslek kurallarında; avukatların mesleğin itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan, salt ün kazandırmaya yönelen her türlü gereksiz davranıştan titizlikle kaçınmaları gerektiği, hâkim ve savcılarla ilişkilerinde karşılıklı saygı içerisinde hizmetin özelliklerinden gelen ölçülere uygun davranmak zorunda oldukları düzenlenmiştir.

Avukatların Rolüne Dair Temel Prensiplerde (Havana Kuralları), avukatların görevlerini yerine getirirken…Hukuka ve hukukçuluk mesleğinin kabul görmüş standartlarına ve ahlaki kurallarına uygun biçimde serbestçe ve özenle hareket edecekleri düzenlenmiştir.

Avrupa’da Avukatlık Mesleğine İlişkin Temel İlkeler Tüzüğünde de; avukatların, mahkemeye karşı gerekli saygı ve nezaketi göstereceği vurgulanmıştır.

Yargının kurucu unsurlarından olan savunma makamını temsil eden avukatlarımızın, hukuka ve hukukçuluk mesleğinin kabul görmüş standartlarına ve ahlaki kurallarına uygun biçimde, serbestçe ve özenle görevlerini yerine getirmeleri gerektiği kuşkusuzdur. Bu şekilde görevlerini yerine getirmeye çalışan avukatlarımızın bağımsız savunma yapmalarının engellenerek suç işlenmesi durumunda, işlenen bütün suçlarda olduğu gibi, Cumhuriyet savcılıklarımız ve mahkemelerce kanuni gereğinin yapılacağı açıktır.

1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 97 inci maddesinin 6. Fıkrasında Baro Başkanına tanınan yetkinin; mahkemeye karşı gösterilmesi gerekli saygıyı göstermemeyi, yargılama faaliyetini engellemeyi, hukuka aykırı davranmayı, duruşma salonunda bağırarak konuşmayı, meslektaşlarını hukuka aykırı şekilde davranışta bulunmaya çağırmayı içermediği açıktır. Kaldı ki bu yetkinin, meslek vakarına uygun şekilde, yasal yollara tevessül edilerek kullanılması gerektiği hususu ise özellikle hukukçular için izahtan varestedir.

Yargılamayı sevk ve idare eden hâkime gösterilen saygı ve nezaket, yargılama makamına duyulan saygının gereğidir. “Adlî gelenek” haline gelen bu saygı ve nezaketin güzel örneklerini kendi tarihimizde ve birçok ülkede görmek mümkündür. Bazı ülkelerde, hâkimlerin duruşma salonuna girerken ve çıkarken orada bulunan herkesin ayağa kalkması veya avukatların duruşma salonundan çıkarken dahi mahkemeye ve hâkime karşı arkalarını dönmemek amacıyla geri geri çıkmaları, bu güzel geleneğin tezahürleridir.

Dün olduğu gibi bugün ve yarında, adaletin tecellisi için fedakarca çalışan Yargı ailesinin mensupları olan hâkim, savcı ve avukatlarımızın, kanuni yetki ve sorumlulukları çerçevesinde, karşılıklı saygı ve nezaket içerisinde görevlerini yerine getirmeye devam edecekleri kuşkusuzdur.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.
Old 27-12-2012, 17:02   #20
Av.Selim Balku

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Armağan Konyalı
HSYK'nun basın açıklaması benim yüreğimi yaraladı. Pek çok avukatın da yüreği yaralanmış olmalı ki baro yönetimleri açıklama hakkında açıklamalar yayınladılar.



T.C.

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU

19.12.2012
BASIN AÇIKLAMASI


Yargılamayı sevk ve idare eden hâkime gösterilen saygı ve nezaket, yargılama makamına duyulan saygının gereğidir. “Adlî gelenek” haline gelen bu saygı ve nezaketin güzel örneklerini kendi tarihimizde ve birçok ülkede görmek mümkündür. Bazı ülkelerde, hâkimlerin duruşma salonuna girerken ve çıkarken orada bulunan herkesin ayağa kalkması veya avukatların duruşma salonundan çıkarken dahi mahkemeye ve hâkime karşı arkalarını dönmemek amacıyla geri geri çıkmaları, bu güzel geleneğin tezahürleridir.

"Adli gelenek" haline gelmiş uygulamanın başlangıcı bizim hangi tarihimizde var acaba? Bildiğim kadarıyla, Osmanlı'da kadılar, şeyhülislamlar dahi padişahın karşısında ayakta bekler, geri geri çıkarak huzurdan ayrılırlardı.

Bu kadar uzağa gitme derseniz aklıma gelen tek tarih Cumhuriyet dönemi, oradan da aklımda kalan şu söz;

Bu millete herşeyi öğrettim ama uşaklığı (eğilmeyi) öğretemedim.(Atatürk)

Geri geri çıkmakla, kastedilen hangi tarihimiz acaba?
Old 14-01-2013, 16:07   #21
Fiona

 
Varsayılan

Aslında bu açıklamalarından dolayı HSYK'ya teşekkür etmek gerekir. Normal bir platformda kolay kolay bir araya gelemeyecek baroların bir araya gelmesini kolaylaştırdılar. (:
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Her G.D Ayağa Kalkmayı Gerektirir Mi? Av.Fahri ALİMOĞLU Hukuk Sohbetleri 111 08-11-2012 15:55
..Ve savcı ayağa kalktı. duyurucu1 Konumuz : Hukukçular 9 17-01-2010 00:30
İzmir'deki büromuza İngilizce bilen avukat ve stajyer avukat arıyoruz ser dar Adliye Duvarı 0 12-12-2007 08:23


THS Sunucusu bu sayfayı 0,05801702 saniyede 15 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.