Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Site Lokali Edebiyat, Müzik, Spor, Sinema, Bilgisayar.. Site üyelerimizin hukukla ilgisiz konularda sohbetleri için. [Siyaset ve din bu sitede konu dışıdır!]

Kadının Ve Erkeğin Güncesi ! ! ! !:)

Yanıt
Old 08-06-2003, 14:12   #1
Sibel

 
Neşeli Kadının Ve Erkeğin Güncesi ! ! ! !:)

Sevgili Site Sakinleri,
Kadınların venüsten, erkeklerin marstan geldiğinin göstergesi olarak aşağıda yazılı günceyi sizinle paylaşmak istedim..
Saygılarımla..........
------------------------------------------------------------------------------------


KADININ VE ERKEGIN GUNCESI )))
>>
>> > > >Kadının Güncesi:
>> > > >Bugün üç yıl bitti. Onun karşısına gelinlikle çıktığım günkü kadar
>> > > >mutluyum. Tanrım, onu ne kadar seviyorum. Mükemmel bir erkek,
>> > > cazibeli,
>> > > >yakışıklı, anlayışlı,sevecen, her şey var. Bugün Cumartesi,
>>bıraktım
>> > > >arkadaşlarıyla eğlensin. En sevdiği yemek olan pastırmalı
>> > > kurufasulye ile
>> > > >pilav yapıyorum. Pişti, demleniyor. Banyo yaptım, en sevdiği
>> > > kıyafeti
>> > > >giydim. Yemekten sonra, şöminenin karşısına bir şişe kırmızı
>>şarapla
>> > > >uzanacağız..
>> > > >
>> > > >Eve geldi sonunda.
>> > > >Beni öpüşü biraz soğuktu, aklı başka yerde sanki.
>> > > >Aman Tanrım, yoksa? Tüm cilvelerime rağmen, bana saldırmadı.
>> > > >Arkadaşlarıyla ne yaptığını sordum, ağzında bir şeyler geveledi.
>> > > >Yemekte biraz keyfi yerine gelir gibi oldu, ama hala dalgın, hala
>> > > uzak,
>> > > hala
>> > > >kabuğuna çekilmiş.
>> > > >Herhalde ÖTEKİNİ düşünüyor.
>> > > >Benden genç mi acaba?
>> > > >İşyerindeki sarışın pazarlama temsilcisi olmasın? Şöminenin
>> > > karşısında
>> > > >şarabımızı yudumlarken, artık dayanamadım "neyin var?" diye sordum.
>>
>> > > >Gülümsedi, zoraki bir gülümseme, acı dolu, uzaklık dolu.. "Yok
>> > > birşeyim"
>> > > >diye geçiştirdi. O gürül gürül yanan aşkın bu kadar çabuk
>>biteceğine
>> > > >inanamıyorum, daha dün bana ebediyete kadar benimle olmak
>>istediğini
>> > > >söylüyordu.
>> > > >Bugün aramızda iletişim kopukluğu başladı bile. Belki de kilo
>> > > alıyorum.
>> > > >Çok mu vır vır yapıyorum? Elini tuttum.
>> > > >Elimi okşadı, ama eller hissiz, parmak uçları soğuk...Stepe
>>başlasam?
>> > > >Çocuk istesem? Yalan, yalan, yalan. Kendimi kandırmaktan başka
>>bir
>> > > şey
>> > > >değil bunlar.
>> > > >Bitti...Bittti...Bitti.
>> > > >Tanrım, ölmek istiyorum. Kendimi son kez onun kollarına attım.
>> > > >Ağlaya ağlaya uykuya dalmışım.
>> > > >




>> > > >Erkeğin Güncesi:

>> > > > ÖF BEEE ! ! ! CİMBOMDAN HAYBEYE İKİ YEDİK... AMA KURU FASULYE GÜZELDİ.....
Old 09-06-2003, 15:19   #2
Av.Fahri ALİMOĞLU

 
Varsayılan Erkeklerin cevaplaması en zor 5 soru

Sevgili Sibel;
Mars ve Vensü serisinin ilk kitabını ben de tuttum ama gerisi safsata ve tekrardan öteye geçemedi. Ama konu güzel katkıda bulunmak için internetten derlediğim aşağıdaki yazıyı gönderiyorum. Uzunluk problemi olduğu için iki yanıt halinde yazmak zorunda kaldım
Erkeklerin Cevaplaması en zor 5 soru:
Kadınların erkeklere sorduğu ve erkeklerin cevaplamakta zorlandığı 5 önemli soruyla cevaplarının yorumları
İşte Sorular:
1.) Ne düşünüyorsun?
2.) Beni seviyor musun?
3.) Şişman mı görünüyorum?
4.) Sence o benden daha mı güzel?
5.) Ben ölsem ne yapardın?

Bu soruları zor kılan, yanlış cevaplanması, diğer bir deyişle doğruların söylenmesi durumunda büyük bir kavganın patlamasına yol açacak olmasıdır.
Bu yüzden, önemli bir toplum hizmeti olarak, her soruyu olası olası cevapları ile birlikte analiz edeceğiz.
SORU 1 : Ne Düşünüyorsun? Bu sorunun doğru cevabı tabi ki:
“Sessizliğimi bağışla sevgilim, sadece ne kadar sıcak, inanılmaz, düşünceli, sevecen ve akıllı bir kadın olduğunu, sana rastlamakla ne kadar şanslı biri olduğumu düşünüyorum.„
Tabii ki bu cevabın aşağıdaki olası gerçeklerle hiç ilgisi bulunmamaktadır:
a.) Futbol
b.) Formula 1
c.) Kalçaların anneninkiler kadar oldu.
d.) İşyerindeki yeni kız ne kadar da tatlı?
e.) Ölürse sigorta parasını nasıl harcarım acaba?

Belki bu soruya verilecek en doğru cevabı ‚EVLİ VE ÇOCUKLU‘ dizisindeki Al Bundy Peg‘e vermiştir: „Eğer ne düşündüğümü bilmeni isteseydim, seninle konuşuyor olurdum.“
(devamı aşağıda)
Old 09-06-2003, 15:25   #3
Av.Fahri ALİMOĞLU

 
Varsayılan 5 zor soruya devam

SORU 2 : Beni Seviyor musun?
Doğru cevap tabii ki “EVET", ya da daha detaylı bir cevap vermeye hazırsanız: “Evet hayatım!"
Yanlış cevaplar arasında şunlar sayılabilir.:
a.) Hiç şüphen olmasın.
b.) Evet dersem kendini daha iyi mi hissedeceksin?
c.) Bu senin sevgiden ne kastettiğine bağlı.
d.) Ne fark eder ki?
e.) Kim, ben mi?

SORU 3 : Şişman mı görünüyorum?
Doğru cevap hararetli bir: “Tabiii ki HAYIR!" olacak
Yanlış sayılacak cevaplar ise.:
a.) Kime ya da neye göre?
b.) Şişman diyemeyeceğim ama herhalde zayıfta sayılmazsın.
c.) Fazla kiloların sana yakışıyor.
d.) Senden daha şişmanlarınıda gördüm.
e.) Soruyu tekrar edebilir misin?
f.)Ölürsen sigorta paranı nasıl harcıyacağımı düşünüyordum da...

SORU 4 : Sence o benden daha mı güzel?
Cevap bir kez daha hararetli bir: “Tabikiiiiii HAYIR"! olacak.
Aslında olası değerlendirmeler:
a.) Evet. Ama sen daha iyi bir karaktere sahipsin.
b.) Daha güzel değil ama senden daha ince.
c.) Onun yaşında iken , sen daha güzeldin.
d.) Güzelden kastın ne?
e.) Soruyu tekrar edebilir misin?
f.)Ölürsen sigorta paranı nasıl harcıyacağımı düşünüyordum da….

SORU 5 : Ben ölsem ne yapardın?
İşte ne cevap verirseniz verin olası bir kavgayı asla önleyemeye- ceğiniz bir soru... Sıkı bir kavgaya hazır olun!!!
işte böyle bişi
Old 09-06-2003, 21:58   #4
Batu Han

 
Varsayılan

şişmanmıyım?
kızarkadaşım 170 ve 54 kilo ben ona kendi çevrende 24 saatte dönüyosun diyorum.komplekse girdi kız.ama onun bu halini izlemek çok eğlenceli
beni seviyomusun?
örnek cevap:bu akşam eve kaçta girmen gerektiğine bağlı.
sence o benden dahamı güzel?
kastettiği eski sevgililerimden biriyse fotoğrafını verip kendin karar ver derim.yolda gösterdiği bir kızsa doğruyu söylerim.
Old 10-06-2003, 13:09   #5
Av. Bülent Sabri Akpunar

 
Varsayılan

-seni seviyorum aşkım?
-yalnız değilsin!!
---------------------------
-şişman mı görünüyorum?
-televizyonu göremiyorum çekilir misin!
----------------------------
-sence o benden daha mı güzel?
-hangisi?!

-----------------------
-ne düşünüyorsun?
-bu soruyu ne zaman soracağını..!
----------------------------------
-ben ölsem ne yapardın?
-hepimiz ölecez!
Old 10-06-2003, 13:48   #6
hukukbilgisi

 
Varsayılan Erkeği Kaybetmenin Yolları

Zaman zaman kadın ve erkek üzerine mizah yazıları yazıyorum. Şimdi aktaracağım yazı da en sonuncusu.. Fırsat bulursam kadını kaybetmenin yollarını da yazmayı umuyorum. Gülümsemenizin hiç kaybolmaması dileklerimle:

Erkeğinizi Kaybetmenin Yolları

Bir Erkeği 10 Günde Nasıl Kaybedersiniz, isimli film şu sıralarda sinemalarda oynuyor. Henüz filme gitmişliğim ve gitmeye de niyetim yok. Çünkü ülkemizde, reşit olmuş her hatun kişi, bir erkeği 10 günde nasıl kaybedeceğini gayet iyi bilir. Hatta pekçok hatun kişi için 10 gün çok fazla bile denebilir.

Bir Erkek 10 Günde Nasıl Kazanılır taktiklerini ayrı bir yazıya bırakarak, bu yazımda bir erkek 10 günde nasıl kaybedilir, konusuna temas edeceğim.

Türk hatunları için bu yazı malumun ilanı olacak ancak, atladıkları noktalar olabilir, minik bir katkımız olsun. Evet hanımlar şimdi dikkatle okuyun, bir erkek şıppadanak nasıl kaybedilir:

- Tanışır tanışmaz anne olma isteğinizden, evliliğin ne kadar kutsal bir kurum filan olduğundan bahsedin.

- Sevgilinizle birlikteyken her gördüğünüz adama 'ayy ne kadar yakışıklı' deyin.

- Yeri geldikçe yeni medeni kanun' un kadınlara getirdiği haklardan, mal ortaklığından filan söz açın.

- Beni ne doktorlar, ne avukatlar, ne büyük şehir belediyesi memurları, ne hackerlar, ne Amerikalılar istedi de ben tenezzül etmedim, nakaratını bol bol kullanın.

- Sık sık mum ışığında yenilen yemeklerden, çiçeklerden, danslardan, romantizmden bahsedin.

- Artık ciddi bir ilişki istiyorum cümleniz, sohbetlerinizin başlangıç cümlesi olsun.

- Çevrenizdeki her evli çiftten övgüyle bahsedin, mutluluklarının evliliklerinden sonra tavan yaptığından dem vurun.

- Eğer evliyseniz bilgisayar istiyorum, chat yapmak istiyorum diye tutturun.

- Yemek, bulaşık, çamaşır, temizlik gibi ev işlerini kadın ve erkeğin eşit olarak paylaşması gerektiği gibi sinir bozucu taleplerde bulunun.

- Erkeğinizin en gıcık olduğu futbol takımını tutun.

- Maaşının ne kadar düşük olduğunu, akranlarının çoktan köşe olduğunu yüzüne vurun.

- Yemeğin altını kapatmayı unutun, pilavı lapa yapın, yumurtayı kömürleşmeden sofraya koymayın.

- Birlikte dışarıya çıktığınızda ya da onun işyerini ziyarete giderken mini minnacık etekler giyinin, göğüslerinizin çatalı görünsün.

- Aranızda çıkacak her tartışmayı zırıl zırıl ağlayarak tiyatral bir havaya büründürün.

- Bu yaz şartlar ne olursa olsun Dubai' de 15 günlük bir tatil yapmak istediğinizi söyleyin.

- Yukarıda bahsi geçen tatili tek başınıza yapmak istediğinizi söyleyin.

- Daa etkili bir sonuç için, yukarıdaki tatili işyerinizden bir erkek arkadaşınızla yapmak istediğinizi söyleyin.

- Tatilden hamile dönün!

- 10 dakikada bir 'beni seviyor musun?' deyin.

- Kendi burcunuzla onun burcunun evlilik için biçilmiş kaftan olduğunu söyleyin.

- Yükselen burçlarınızın da çok uyumlu olduğundan dem vurun.

- "Şimdi olmaz", "burada olmaz", "giyinik olmaz", "çıplak olmaz" gibi sonu 'olmaz' ile biten cümleler kullanın.

- Evinizdeki kedinizi, köpeğinizi severken 'bak babası ne kadar şiriiiiiiiiin' türünden aile kavramını anımsatıcı dokundurmalarda bulunun.

- Kalabalık ortamlarda dolaşırken her bebek görüşünüzde 'hayatım ne dersin bizim de böyle tatlı bebeklerimiz olacak mı?' deyin.

- Hiç değilse ayda bir kez 'hayatım pedim bitmiş de, bir koşu gidip marketten alıp gelir misin?' deyin.

- Bulaşık yıkarken çaktırmadan yeteri kadar bardak, tabak kırın.

- Renkli ve renksiz çamaşırları birlikte yıkayın.

- Ayda bir banyo, yılda bir de ağda yapın.

- Gözlerin bana ilk aşkımı hatırlıyor, gibi kesin tesirli gıcıklık cümleleri kurun.

- O, Matrix' e gitmek istiyorsa, siz kesinlikle Piyanist' e gidilecek diye tutturun.

- O, Gülhane Parkı' nda ekmek arası köfte yiyelim diyorsa, siz kesinlikle Laila' da göbek atmak istiyorum, diye ciyaklayın.

- O, belediye otobüsüne binmek istiyorsa, siz kesinlikle yanınızdan geçen ilk taksiyi durdurun.

- O, manavdan iki kilo elma ve üç kilo portakalla gelmişse, siz 'hani benim avakadoooooom?' diye feryet figan eyleyin.

- O, 'sana aşığım' dediği zaman siz 'ha öyle mi?' diye karşılık verin.

- O, ağaca kalp işareti ve isimlerinizin baş harflerini kazırken siz 'yazık güneh değil mi ayol ağaca?' deyin.

- O esmer ise asıl tipinizin 'Nuri Alço' olduğunu yok hayır sarışınsa Erol Taş' ın hayranı olduğunuzu söyleyin.
Old 10-06-2003, 20:36   #7
ege

 
Varsayılan

kahkalarla gülüyorum)))))))
akşam eğlencesi için teşekkürler hukuk bilgisi, bugün kendimiz için'de bir fıkram vardı, tam onu hatırladım)
Old 11-06-2003, 12:00   #8
Sibel

 
Varsayılan

Ben de çok güldüm.. ))))) sağolasın hukuk bilgisi....
Tüm olumsuzluklara ve farklı düşüncelere rağmen ortak paydayı bulmak zorunda olduğumuzu düşünüyorum... Ama bu problemin formülü nedir ? Bu güne kadar bulan var mı ? )))

Sevgili jus,
çok acımasız bir formül üretmişsiniz.... Yanıtların size ne şekilde döndüğünü de yazar mısınız ?

Saygılarımla.....
Old 11-06-2003, 13:17   #9
ege

 
Varsayılan


Yaşamla hatta kendimizle dalga geçmeyi öğrenmekde herşeyin sırrı..
Hani o"olgunlaşma" denen yaşlanmanın ne demek olduğunu yavaş yavaş kavrıyorum artık
Peygamber bile 40 yaşında "peygamber" olmuş)))
sevgiler
Old 15-01-2004, 15:35   #10
Cest la vie

 
Varsayılan

Bir erkekten, maille geldi.. Yani ne diyeyim...

"
Biz erkeklerin de kuralları vardır. Hanımlar bilgilerize.
Bugüne kadar hep kadın kuralları duydunuz, alın size şimdi de erkek kuralları ;

1 - Tuvalet kapağı konusu artık netleşmeli. Bize yukarıda lazım, size aşağıda. Yukarıda bulursanız aşağıya indirin. Söylenmenize gerek yok. Biz aşağıda bulunca söyleniyormuyuz ?

2 - Pazar günü maça gidilir. Bu ibadet gibi birşeydir. Artık
kabullenin.
3 - Alışveriş asla bir spor değildir ve olmayacaktır.
4 - Ne istiyorsanız açık isteyin. gizli imalar, ya da açık imalar
tarafımızdan asla anlaşılmaz. Sadece ne istiyorsanız onu söyleyin. O zaman anlarız.
5 - Her türlü sorumuzu mümkün olduğunca "evet" yada "hayır" la
cevaplayın.
6 - Bir sorununuzu çözmek istediğinizde bize gelin.Biz bunun için
varız. Empati yapamayız. Bu bayanlar içindir.
7 - 17 aydır süren başağrısı bir problemdir. Artık doktora gidin.
8 - 6 Ay önce bir tartışmada söylediğimiz şeyler geçersizdir. Daha
doğrusu söylediğimiz ve 7 günü geçen herşey geçersizdir..Aleyhimizde kullanılamaz.
9 - Şişman olduğunuzu düşünüyorsanız muhtemelen öyledir, bize
sormanıza gerek yok.
10- Bizden birşey yapmamızı isteyin. Ya da nasıl yapmamız gerektiğini söyleyin. Ama ikisini birden yapmayın. Nasıl yapıldığını biliyorsanız kendiniz yapın.
11 - Kristof Kolomb'un yön bilmesine ihtiyaç yoktu. Bizim de yok.
12 - Bütün erkekler aynı default windows ayarı gibi sadece 16 renk görür. Örneğin şeftali ya da portakal bizim için birer meyvedir renk değildir.
13 - Biz size "neyin var" dediğimizde, "hiçbirşey yok" diyorsanız
hiçbirşeyiniz yoktur. Yalan söylediğinizi biliriz ama kurcalayınca nasılsa altından hayrımıza birşey çıkmaz.
14 - Bir yere giderken üstüne ne giyersen giy, hiç
farketmez.Gerçekten. Sormana gerek yok.
15 - Eğer futboldan, otomobillerden anlamıyorsan ne düşünüyor diye sorup durma .
16 - Kesinlikle yeterince elbisen var.
17 - Kesinlikle yeterince ayakkabın var.
18 - Tabii ki bir şeklim var. Yuvarlakda sonuçta geometrik bir
şekildir.
19 - Tamam bu gece koltuktayım ama hiç sorun değil.Biz bunu kamp yapıyor gibi algılarız.

"
Old 15-03-2004, 17:12   #11
Nusret

 
Varsayılan Erkeğin güncesi mi?!

Sibel Hanım;

Bu başlık altındaki mesajları okumaya, ilki olduğu için doğal olarak sizin mesajınızı okumakla başladım. Ama erkekler hakkında öyle yanlış bir genelleme yapmış ve karikatürize etmişsiniz ki, diğer mesajları okumadan bu mesajı yazmaya karar verdim.

Erkeklerin ruh halinin sizin yazdığınız gibi, gerçekten de öyle olduğuna inanıyor musunuz? Ben sizin gibi aklı başında bir arkadaşımızın buna inanacağını hiç sanmıyorum. Eğer o yazdıklarınıza inanıyorsanız, kendi hesabıma konuşayım, beni ne kadar yaraladığınızı bilemezsiniz!

Size göre erkekler hiç aşk acısı çekmezler mi? Erkekler, aşık olmaz, "Acaba beni seviyor mu, o da bana aşık mı, hiç olmazsa bir parça ilgisini çekiyor muyum?" diye kıvrım kıvrım kıvranmazlar mı? Erkeklerin ruhu futbol ve yemekle mi şenlenir sizce? Hiçbir erkek aşkını mısra mısra, satır satır kağıda dökmez, dökemez mi? O mu, şimdiye kadar size erkek olarak görünen cinsiyet? Ne olur bu kadar acımasız olmayın!
Old 17-03-2004, 10:50   #12
Cumok

 
Varsayılan

Erkek.
Yalnız yaşıyor, bir sürü muhabbet kuşu var. Hergün bir süre onları izliyor.
Genç bir kadın bazen ziyaretine geliyor, yabancı değil, bir dostunun kızı.
Sempatik ve hoş biri. Dul kalmış bir varoş dilberi..
Kuşlardan ikisini o getirmiş, her gelişinde onlara bakarak konuşuyor.
-Aaaa bak, benim yeşille senin sarı ne kadar iyi anlaşıyorlar.
-Erkek, ya evet bütün gün onlara bakıyorum zaten.
Saatler geçer:
-Aaaa bak yine benim yeşil senin sarının yanında ya, ne güzel anlaşıyorlar dimi ama?
Erkek bomboş süregiden sohbetten sıkılmış ve bilmece çözüyordur artık, kafası karışık düşünüyor.
Kadın ısrarla:
-Bak bak ona kur yapıyor.
Erkek:
-Ha hı. Evet.
-Bak bak kuyruğunu oynattı, aaa öpüşüyorlar baaak.
Erkek yavaştan sinirlenmeye başlıyor.
-Eveeet biliyorum.
Kadın hâlâ ısrarla erkeğin onlara bakmasını istemekte:
-Bak bak ama yaaa, bak mavi de geldi yanlarına...
Erkek, yavaştan çileden çıkmaya başlar. İçinden..
“Ya kızım yeter ya anladık işte, ben bütün gün onlara bakıyorum zaten..”
Kadın durmadan tekrarlar.
-Bak bak şimdi de kavga ediyorlar.
Erkek yine içinden:
“Bak kızım, aslında görünüş olarak çok hoşsun, seninle evli olmayı bile isterdim ama, şu aptalca tavırların yok mu beni çileden çıkartıyor.
Ne olur du şu albeniliğinin yanında beyninde birazcık çalışıyor olsaydı.”
“Yaa bana ne kuşun bilmem nasıl davranmasından, yok mu başka konuşacak konu?”
Ama kadın hâlâ ısrarla kuşların marifetlerini sıralar.
Erkeğin ona karşı olan olası ilgisi ise yavaş yavaş kaybolmaya başlar.
Yok! der, içinden erkek, benim eşim böyle aptal bir beyine sahip olmamalı.
Ben buna asla katlanamam.
Kadınsa, hâlâ güzel olduğunun farkında, işte hepsi bu kadar.
Onun için beyin gerekmiyor, güzel olmak tek silahı.
Old 17-03-2004, 12:48   #13
Ayfer Gökçen

 
Mutlu Kadınlara başka bir bakış açısı:):)

Bazı Kadın Tipleri IT sektörünün penceresinden bakılarak aşağıda tanımlanmış:

>HARD-DISK tipi kadın:
Her şeyi hafızasında saklar. DEVAMLI.

>RAM tipi kadın:
İşiniz bittiği anda sizi de unutur.

>WINDOWS tipi kadın:
Herkes hiçbir şeyi doğru dürüst yapamadığını bilse de kimse onsuz yaşayamaz.

>EXCEL tipi kadın:
Söylendiğine göre bir çok kabiliyeti olmasına rağmen bir çok kimse basit ihtiyaçlar için kullanır.

>SCREENSAVER tipi kadın:
Eğlendirmekten başka hiçbir işe yaramaz.

>INTERNET tipi kadın:
Erişilmesi zorlu olan tiptir.

>SERVER tipi kadın:
İhtiyacınız olduğunda her zaman meşguldür.


>MULTIMEDIA tipi kadın:
Korkunç şeylerin güzel gözükmesini sağlar.

>CD-ROM tipi kadın:
Hızlanır, Daha hızlanır gittikçe de hızlanmaya devam eder.

>E-MAIL tipi kadın:
Her 10 sözünden 8'i anlamsızdır.

>VIRUS tipi kadın:
Bir başka ismi de "EŞ" tir.
Hiç beklemediğiniz bir anda gelir kendisini yerleştirir ve kaynaklarınızı kullanmaya başlar.
Kurtulmaya çalıştığınızda kesin bir şeyler kaybedersiniz eğer kurtulmazsanız her şeyinizi kaybedersiniz.
Tek çözüm format atmaktır
Old 17-03-2004, 13:29   #14
Ayfer Gökçen

 
Varsayılan

Sayın Cumok,
Görüşünüze tamamen katılıyorum;fakat erkeklere yönelik yapılan tüm anketlerde bayanlarda aradıkları özelliklerin başında fiziki görünüş ve güzellik geliyor.Akıllı kadın seçeneği üçüncü veya dördüncü sıralarda yer alıyor.Karşısındaki bayanın öncelikle akıllı olmasını isteyen erkek sayısı çok az maalesef.Akıllı bir kadını taşımak için önce erkeğin akıllı ve komplekssiz olması gerekiyor.Akıllı kadınlar erkekleri hep ürkütmüştür.Özellikle özgüveni olmayan erkekleri.

Sevgili Cumok, öykünüzde bahsettiğiniz bayanın her ne kadar akılsız olduğunu düşünüyor olsanız bile bence yaptıkları akıllıca bir şey Çünkü o,konuşmaları ile karşısındaki erkeği denemiş bence...Karşısına çıkan tüm erkekler güzelliği ile ilgilendiği için o kişinin de o tip erkeklerden olduğunu sanmıştır.Nerden bilsin kızcağız paketin albenisine değil de içindekine önem veren erkeklerin de olabileceğini. Ama sanıyorum kuş muhabbetinin her erkeğe sökmeyeceğini görünce o kuşbeynini biraz olsun geliştirmeye karar vermiştir

Öykü bu ya kimbilir belki de çoktan akıllanmıştır
Old 17-03-2004, 14:04   #15
Cumok

 
Varsayılan

Sevgili Öğretmenim;
Günlük devam ediyor...

Erkek kadını ilk gördüğünde çarpılmış, eli ayağı birbirine dolaşmış, eşe dosta "arkadaş ben çarpıldım" demiş.
Yüreğinde her zaman ki gibi düşler kurmuş, "artık şu yazdıklarımı okutacağım, kitapları tartışacağım, tiyatroya, operaya birlikte gidebileceğim biri" diyesiymiş.

Hatta bir daha geldiğinde ona diyesiymiş ki;
Senden hoşlanıyorum, sen ne dersin bu işe?
Yok demiş, kadın, olmaz. Biz yabancı değiliz ki.
Adam her geldiğinde incelemiş miş kadını, onda bir şeyler aramış durmuş.
Duvarı boydan boya saran kitaplara hiç bakmamış, sormamış kadın. Merak edip "nedir bunlar?" bile dememiş...
Sormuş bir gün adam:
Kitap vereyim okur musun?
Hı, demiş kadın, gençliğimde okumuştum birkaç kitap.
!!!
Ben, diye başlarmış hep kadın, oradakilerin en güzeliyim, şööle sööledim, şööle dedim onlara.
Anlasınlar yaa, ben o kadar şey diiilim ki.
!!!
Kitap vereyim mi, ister misin?
Yaa hiç vaktim yok, hep koşturmaca...
!!!
Bakmış incelemiş-miş adam günlerce, biraz kıpırtı öğrenmek, bilmek için.
Yok, yok, umutsuz bir vakaymış bu.
Ama o tavırlar, etrafa tepeden bakmalar, kendini şey sanmalar vd.
Tartışmalı bazı şeyleri, paylaşmak gerek birçok şeyi.
Neyi, neleri?
Hadi yaaa.
Kiminle? Onunla mı?
Akıllanmak mı? Hangi konuda ve nasıl?
O güzelmiş yaa, neden akıllansın ki?
Gerek yok ki, üstelik hiç bilmemiş ki.
Nedir ki akıllanmak, ya da "düşünmek-düşünebilmek"?
Gerek varmı ki?
Önemli olan ambalaj oldukça günümüzde!..
Old 17-03-2004, 15:23   #16
Cumok

 
Varsayılan

Kadının günlüğünden...

Havalarda berbat gidiyo kaç gündür, telefonda gelmedi onca başvurudan.
Kaç ay oldu hâlâ bir iş bulamadım yaa...
Belki en azından 50 işyerine başvurdum, üstelik en güzel halimle gittim görüşmelere.
Saçımı havalı yaptırdım, en çekici elbisemi giydim her defasında.
Ama neden bilmem konuşma ilerledikçe tavırları değişti hepsinin.
Siz şimdi gidin, biz sonra sizi ararız deyip gönderiyorlar..
Ondan sonra, bekle allah bekle işin yoksa.

Yine an az on adres buldum ziyaret edilecek.
Şu adamı yine bir ziyaret edeyim, hem kahve bedava, hem sigara.
Orada kendi sigaramı hiç çıkartmıyorum çantamdan, onda nasılsa var masa üstünde.
Birini sndürüp diğerini yakıyorum valla.
Sonra bilgisayarı da istediğim gibi kullanıyorum.
O bulduğum adreslere sivimi göndermem gerekiyo.
Bazen chat bile yapıyorum çaktırmadan, hoş adam kızıyor bile ama.
Hoşuma gidiyor naapiim.
Dalga geçecek bir sürü adam var ortalıkta.

Ama adam çekilmez yaa, durmadan yok kitaplardan, yok hikayelerden bahsediyo..
Amaaan çok murumdaydı kitap, hikaye falan ne o, bir de o öykümü ney öööle diyo.
Ah eski herif nerdesin?
Kıroydu, muroydu ama, parası vardı be herifin.
Gün geçmez, durup duruken köpürür, ağzımı burnumu dağtırdı ya,
Sonra “makyajla falan kapa ulan şunları” derdi, pavyona gidicez.
Ne pavyonlara, ne gece klüplerine gittik o zamanlar.
Aaaah, ah, öyle özlüyorum ki o günleri.

Ayrılalı onca yıl oldu ama olsun, şimdi bile biraz sıkıştım mı başlıyorum herife ağlamaya.
Hastayım, ölüyorum, kira kaldı, elektirkler kesildi diye başlıyorum sallamaya.
Peşinden bakıyorum göndermiş ...milyon lira.
Hâlâ söğüşlüyorum herifi, bir iki acıklı laf sallladım mı geliyor milyonlar.

Hepsi bi tuhaf ya, iki ağladın mı hemen yelkenler iniyo.
Neyse, biraz etrafı toparlayıp çıkayım yola.
Canım nasıl da kahve çekti ama...
Old 19-03-2004, 10:39   #17
Cumok

 
Varsayılan

Sevginin (arayış) güncesi..))

Müşteri : Çok fazla teknik bilgim yok. SEVGİ yüklemek için ne yapmam gerekiyor?

Yetkili: İlk olarak KALBiM dosyasını açmanız lazım. Açtınız mı?

Müşteri : Evet, açıldı. Ancak su anda GEÇMİŞ ACILAR.EXE, DÜŞÜK GÜVEN.EXE, HASET.EXE, ve GÜCENME.EXE isimli programlar da çalışıyor. Onlar çalışırken SEVGi yükleyebilir miyim?

Yetkili : Sorun değil. Yüklediğiniz anda SEVGi otomatik olarak GEÇMİŞ ACILAR.EXE' yi silecektir. Gerçi bir süre geçici hafızada kalabilir ama artık diğer programları etkilemez. SEVGi, er veya geç DÜŞÜK GÜVEN.EXE'yi silerek YÜKSEK GÜVEN.EXE isimli bir modül yükleyecektir. Ancak siz, HASET.EXE ve GÜCENME.EXE' yi mutlaka kendiniz kapatmalısınız. Bu programlar SEVGi'nin yüklenmesine engel olurlar. Onları kapatabilir misiniz lütfen?

Müşteri : Tamam kapattım, SEVGi otomatik olarak yüklenmeye başladı. Bu normal mi?

Yetkili: Evet ama unutmayın ki bu sadece temel program. Üst sürümlerinin yüklenmesi için başka KALP'lerle bağlantı kurmanız gerekiyor.

Müşteri: Haydaaa.... Daha şimdiden hata mesajı verdi. Ne yapmam gerekiyor?

Yetkili : Mesaj ne diyor?

Müşteri: HATA-412! PROGRAM iÇ SiSTEMDE ÇALIŞMIYOR! Bu ne demek?

Yetkili : Endişelenmeyin, bu çok rastlanan bir sorun, çözümü de var. Hata mesajı, SEVGi programının başka kalplerde çalışmaya hazır olduğunu ancak sizin kalbinizde çalışmadığını söylüyor. Biraz karmaşık bir programcılık dili oldu galiba... Sade bir dille şöyle diyor: Programın başkalarını sevebilmesi için önce sizin kendi sisteminizi sevmeniz gerektiğini söylüyor.

Müşteri : Peki ne yapmam gerekiyor?

Yetkili: 'KENDiMi KABULLENME'isimli dosyanın içinde bulacağınız KENDiNi AFFETME.DOC, KENDiNE GÜVENME.TXT, DEĞERBiLME.TXT ve iYiLiK.DOC isimli dosyaların üzerine tıklayıp hepsini KALBiM dosyasına kopyalayın.

Müşteri : Tamam. Başka bir şey var mı?

Yetkili: şimdi çalışacaktır gerçi ama biz ilerisi için de tedbir alalım. SÜREKLi KENDiNI ELEŞTİR HAYATINI ZEHiR ET.EXE diye çok uzun isimli bir dosya vardır. Onu bütün sistemde tarayın ve gördüğünüz her dosyadan silin, sonra çöp kutunuzdan da atarak tamamen kaybolduğundan emin olun!

Müşteri : Yaptım. Hey harika... Neler oluyor....KALP temiz dosyalarla doluyor. GÜLÜMSEME.MPG monitöre geldi. SICAKLIK.COM,BARIŞ.EXE ve MEMNUNiYET.COM hepsi KALP'e yerleşiyor.

Yetkili : Güzel, demek ki SEVGi yüklendi ve çalışıyor. Şu andan itibaren her şeyle basa çıkabilmeniz gerekiyor. Yalnız telefonu kapatmadan önce son bir noktaya dikkat çekmek istiyorum...

Müşteri: Nedir?

Yetkili : SEVGi programı ücretsizdir. Onu ve onun tüm modüllerini tanıştığınız herkese verin. Karşılığında onlar da başkalarıyla paylaşacak ve sonunda size tertemiz modüller olarak dönecektir..
Mutluluklar.
Old 19-03-2004, 22:20   #18
Ayfer Gökçen

 
Soru KEŞKE BU KADAR KOLAY OLABİLSEYDİ

Sayın Cumok,
Yazı gerçekten çok hoş.Fakat insanların yüreğine sevgiyi yüklemek keşke bu kadar kolay olabilseydi diye düşünüyorum!!!

Tüm insanların yüreğinin gerçek sevgiyle dolması dileklerimle.
Old 20-03-2004, 09:31   #19
Cumok

 
Varsayılan

Evet Öğretmenim, ne yazık ki çok haklısınız.

İnsanlara sevgi yüklemek hiçte bu kadar basit değil, hatta olanaksız bile.
İnsan, bilebildiğimiz kadarıyla çok bencil bir canlı. İster yetiştirme tarzından, ister kendi varoluşundan kaynaklanıyor olsun. Hemen her konuda "ben" olarak çıkıyor karşımıza. Belki diğer birçok konuda olduğu gibi ikili ilişkilerde bile "biz" olması gerekiyorken, "ben" egosu hep öne çıkıyor.

Bazı kararlarda "ben", çok önemli olsa bile kadın-erkek, yani aile birlikdeliğinde bile "biz" olamıyoruz.
İnsan ego'su burada yine en büyük rolü oynuyor kanımca. Ve sanıyorum tüm dünyada bilim adamları bu konu
üzerinde yıllardır kafa yormaktalar. Ama bir sonuca, ya da bir çözüme henüz ulaşılmış değil.
Bazı araştırma sonuçları şunu gösteriyor: Çocuklarımıza ilk günlerinden itibaren sevgiyi tam olarak veremiyoruz.
Bu, doğaldır ki kişinin, kendi ana-babası'ndan aldığı, alabildiği kadar oluyor.
Alamadığı, ya da tam olarak tanımadığı sevgiyi kendi çocuklarına da aktaramıyor.
Bunu bir zincirin halkaları olarak düşünebiliriz. Yani, yüzyıllardan beridir süregelen.. ve..

Bunun yanında doğal olarak başka faktörler de büyük rol oynuyor kanımca.
Din öğretileri, ya da etrafından etkilenme olarak. Yetiştirme tarzımız bir başka sorun olarak karşımızda.
"Ben" olgusu hep karşımızda olduğu için "biz", devamlı olarak ikinci, hatta üçüncü planda oluyor, yani ihmal ediliyor.
Bazen hiç dikkate alınmıyor bile. "Biz"in, paylaşım olduğunu gözardı ediyor, dışlıyoruz.
Paylaşımın olmadığı yerde ise kargaşa, hep olmuş ve olacaktır.
Sanırım üzerinde, düşünmemiz ve tartışmamız gereken nokta bu...
Sevgiyle...
Old 20-03-2004, 11:55   #20
Cumok

 
Varsayılan

Merhaba.

Bugün güneşli bir pazar günü, biraz düş kuralım mı, ne dersiniz?
Güneyde bir yerlerde, çok katlı binaların olmadığı, her yerde onlarca yıllık ağaçların, sessiz sokaklarının olduğu, denizin dalgalarını uzaktan bile olsa duyabileceğiniz bir yer. Garajdan eve yürüyerek gelebilemlisiniz, tahta bir bahçe kapısı ve onu şimdi açıyorsunuz...
Ve ben işte oradayım, şaşkın gözlerle gelen dostlarıma bakıyorum...
Ve işte benim düşlerim...
Kapınızın önü toprak, etrafta onlarca yıllık ağaçlar ve belki etrafta tavuk, ördek vs. var. Onlara yem veriyorsunuz ve anında, gölgesine sığındığınız o ağaçlardan serçeler konuyor yere ve, bize yem yok mu? diyorlar... Belki bahçenizin bir köşesine koccaman bir kafes koymuş, içine de rengârenk muhabbet kuşları doldurmuşsunuz. Hatta kafes içinde doğal bir ağaç bile var. Orada yavrular yapmışlar, geniş alanda kısa turlarla uçabiliyorlar bile.

Sonra, kenarlarda sıra sıra yine rengârenk çiçekleri, yanlarında kalın ağaçlardan oturma yerleri, sanki özel küçük bir park gibi. Güneş bütün o muhteşem ışıklarını yaprakların arasından kıpırtılarla toprak zemine yansıtıyor. Siz elinizde normal bir süpürge ile, yerleri süpürüyorsunuz, etrafta her türlü börtü-böceğin sesleri. Özellikle Ağustos böceğinin.
Sıcacık bir ev düşünün, birkaç odadan ibaret. hemen girişte geniş bir salonu olsun, duvarlar kitaplar, resimler, köşelerde saksılarda çiçekler. Ortam öyle sıcak olmalı ki, yüreğinize huzur doldurmalı.

Ve ben hep bir hayal kurarım, neden bilmem bahçemde bir tulumba olsun isterim. Onun kolunu aşağı yukarı basmalıyım ve yerden, soğuk taze su çıksın. Çeşme bana soğuk geliyor ama o, tulumba hep düşlerimi süslüyor nedense. Önünde uzun bir küçük dar havuz (yalak) olmalı ki, kuşlarım, tavuklarım, ördeklerim hem serinlemeli hem su içmeli oradan. Ve ben onları izlemeliyim. Hele o serçelerin sıcakta serin suda banyo yapmalarına her zaman bayılmışımdır.

Ha, birde ağacın altında kalın ağaçtan bir masa olmalı, yine etrafında oturacak bank tipi yerler. Kahvaltı, öğle-akşam yemekleri orada yenmeli, soğuk biralar ya da rakı orada içilmeli. Ama, asla yalnız değil, hep dostları olmalı insanın, yüreği sevgi dolu dostları. Kahkahalar hiç eksik olmamalı o serin bahçeden. Evin bir köşesinde bir Asma, sarmıştır bütün köşeyi. Evet, işte ilk filizi vermiştir artık. Hangi tür üzüm vermiş olsun? Ah hiç önemi yok ki bunun. İster küçük taneli, ister kocaman taneli. Ne önemi var ki bunun. Asmanın orada olması ve üzüm vermesi dünyalara bedel değil mi?

Ve diğer köşelerde o güneyin kendine has çiçeği: Begonvil.. Uzatmıştır kollarını gökyüzüne doğru ve sarmıştır bütün yamacını evin. Mayıs ayı en arsız zamanıdır, kaç renk oluyor çiçekleri?Pempe, beyaz, lila vs. yaprakları görünmez olur bu aylarda çiçekten. Kokusu yoktur ama, bu renk cümbüşü dayanılmaz bir haz verir gönüllere. Yazın bu güzelliğinin yanında, kışın yumuşak (mild) geçmeli, öyle kavurucu soğuk ve yerlede çamur olmamalı ki, can dostlar hep aynı planı yapsınlar tatil için.

Sadece geliyoruz diye bir telefon etmeli, ki, pencereler açılıp havalndırılsın odaları. Sonra, tertemiz çarşafları olmalı yine rengârenk çiçekli, misler gibi kokmalı her yer. Ve ben onları karşılamalıyım garajda, birlikte sevinç içinde girmeliyiz o toprak zeminli bahçeye. Yine birkaç değişik çiçek getirmiş olsunlar, saksılarda ya da yerde, getirenin adını taşımalı bu çiçek ya da ağaçlar. Sevgi dolu, dostluk dolu yürekler orada buluşmalı, kahkahalar neşenin varlığını ıspat etmeli her zaman. Oranın adı "Dostlar Evi" olmalı...
Yüreklerin sadece dostluk için çarptığı... Hiç kimse sormamalı ben nerede yatacağım diye, bilmeli yatağını daha öncelerden..
İşte size bir düş dünyası daha..

Sevgiyle kalın
Old 22-03-2004, 15:43   #21
nursel citil

 
İnceleme

Yukarıda yazılan yazılardan, erkeklerin kadınları anlamamakta ne kadar ısrar ettiklerini, hep ben var biz yok diye düşündüklerini, ne kadar bencil olduklarını, nasıl katlanabildiğimizi vb sonuçlar çıkardım. Hala anlamıyorum neden sevebildiğimizi?
Old 22-03-2004, 16:18   #22
Cumok

 
Varsayılan

Sayın Hocam;
Sanıyorum konu tamamen benim yazılarım üzerinde yoğunlaşıyor.
Burada ben, olaylara alabildiğine eleştirel bir gözle yaklaşmaya çalışsam bile, sanırım yine de yetiştirilmenin etkisiyle olsa gerek bazen erkekler tarafına yontuyor olabiliyor(muy)um.

Aslında bunu asla yapmak istemiyor, yapmamaya çalışıyor olsam bile ben, demek ki bir yerlerde yine açık veriyorum. Bunu anlatmak istediğimi tam olarak dile getiremiyorum-mu diyebilir miyiz acaba?

Ama, erkeklerin ya da kadınların zaman ya da mekana göre yeterince bencil olduklarını yok sayabilir miyiz. Bu öyle ya da değil, bizler bazen birbirimizin gözünü oymaya kalkışsak bile, yine de vazgeçemiyoruz. Çünkü bu bir doğa kanunu...

Yanılıyor muyum?
Old 01-12-2006, 15:56   #23
Sezgin ÜNSEL

 
Varsayılan teşekür yetmez

Haftanın yoğun ve stresli çalışmasının arkasından bize sunduğunuz bu güzel yazı inanın tüm yorgunluğumu aldı götürdü, o kadar güldüm ki gözlerim yaşardı, inanın bu yazınıza sadece teşekür çok az kalır, sizi kutluyor başarılar diliyorum, benzer nitelikteki yazılarınızı da takip etmeye çalışacağım saygılarımla
Old 01-12-2006, 16:15   #24
Av.Nebi

 
Varsayılan

Erkekler basittir. Anlamamak için niye bu kadar zorluyor kadınlar kendilerini anlamıyorum
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Kadının Hakkı Var Mı? Gemici Kadın Hakları Çalışma Grubu 1 17-01-2010 17:28
Bir erkeğin itiraflarından /= NİLGÜN SEYMEN Yazdıklarımız - Yazdıklarınız. 28 21-12-2006 08:47
Kadının ezilmişliği Begüm ÇELİKKOL Kadın Hakları Çalışma Grubu 4 19-10-2006 19:25
Evli Kadının Zinası Av.Habibe YILMAZ KAYAR Aile Hukuku Çalışma Grubu 8 21-05-2003 14:11
İlk Kadının Yaratılması.. canan ysr Site Lokali 1 22-04-2002 11:44


THS Sunucusu bu sayfayı 0,06062198 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.