Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

anonim şirketin kurucu sayısına tasarı ile getirilen değişiklikler

Yanıt
Old 15-09-2006, 15:11   #1
marmarahukuk

 
Varsayılan anonim şirketin kurucu sayısına tasarı ile getirilen değişiklikler

Mevcut TTK’da
Kurucular

Sayısı:
Madde 277- Bir anonim şirketin kurulması için şirket pay sahibi en az beş kurucunun bulunması şarttır.

Tasarıdaki TTK’da
2. Asgarî sayı
Madde 338 - (1) Anonim şirketin kurulabilmesi için paysahibi olan bir veya daha fazla kurucunun varlığı şarttır. 330 uncu madde hükmü saklıdır.
(2) Paysahibi olması hâlinde şirket hariç, sayısı bire inerse bu durum yönetim kurulu tarafından yedi gün içinde tescil olunur; aksi hâlde doğacak zarardan yönetim kurulu sorumludur.

Mevcut TTK’da bir anonim şirketin kurulması için en az beş gerçek ya da tüzel kişi aranırken tasarıda bu hüküm yerini tek kişiyle de kurulabilen anonim şirkete bırakmıştır. Asgari kurucu sayısı belirlenmeyerek tek pay sahibi bulunan anonim şirket. kurulmasına, çalışmasına ve tek pay sahibi ile devam etmesine olanak tanınmıştır. Böylece AB üyesi devletlerin hukukları ile tam uyum sağlanmış,özgürlükçü bir yapı oluşturulmaya çalışılmıştır. Ancak bu değişiklik uygulamaya neler getirecek bu da zamanla anlaşılacaktır.

Saygılarımla

Old 24-09-2006, 20:41   #2
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Teşekkür ederim. Bu konuyu tartışmaya başlayalım. Ancak şunu sizden tatep etmek istiyorum, tabi ki zamanınız müsait ise: (1). Bu tür konu açarken Tasarı madde 338 içinde atıf yapılan madde 330' u da alıntılayalım. (2). Bu maddelerin gerekçelerini de öz olarak ekleyelim.

Bu şekilde konuyu belki ilk defa incelemek isteyen üyelerimizin de tartışmaya katkı sunmasına olanak verip, kolaylık sağlamış oluruz.

Saygılarımla.
Old 28-01-2007, 15:30   #3
PINAR YILMAZ

 
Varsayılan

II - Özel kanunlara bağlı anonim şirketler
Madde 330 - (1) Özel kanunlara bağlı anonim şirketlere, kanunlarındaki hükümler saklı kalmak kaydıyla, bu Kısım hükümleri uygulanır. (tasarının 330. maddesi)
338. maddenin gerekçesi
Madde 338 - Birinci fıkra: Birinci fıkra, kurucular için asgarî bir sayı öngörmemiş, böylece tek kişilik anonim şirketin kurulmasına ve tek paysahibi ile devam etmesine izin vermiştir. Şirketin-istisnaen-paysahibi olduğu durumlarda şirket paysahibi olarak kabul edilmemiştir. Tek kişilik anonim şirket bütün dünya uygulamasında gereksinimi duyulan bir hukukî organizasyon şeklidir. Bu şekil “şirket” kavramına aykırı olmadığı gibi sanıldığının aksine muvazaaya da pek müsait değildir. Daha doğru bir ifadeyle herhangi bir şirket türü ne kadar kötüye kullanılabilir ve mavazaa aracı olabilirse, tek kişilik şirket de o kadar kötüye kullanma ve muvazaa konusu olabilir. Tek paysahipli bir anonim şirket, binlerce personele, yaygın bir örgüte ve kalabalık bir yönetim kuruluna sahip olabilir.Tek paysahipli bir anonim şirkette bu pay sahibi bir gerçek kişi olabileceği gibi, bir tüzel kişi, binlerce paysahibi bulunan bir pay senetleri borsada işlem gören anonim şirket veya başka bir sermaye şirketi de olabilir. Batıda tek paysahipli anonim şirketler sadece bir limited şirket veya işletmeci vakıf tarafından oluşturulmaktadır. İşletmecilik yapan vakfın Türk Medenî Kanunda tanınmamış olması önemli bir eksikliktir. Ancak tek paysahipli veya ortaklı anonim ve limited şirketlerin, hukukumuzda da büyük gereksinimi duyulan işletmeci vakıfları yolunu açacağı ve Türk hukukunun bu suretle bir düzenlemeye kavuşacağı düşünülmektedir. Tek paysahibi veya ortağı bir işletmeci vakıf olan bir anonim veya limited şirket kurumsallaşmanın en uygun aracıdır. Başarılı ve yerleşik kimi aile şirketlerini tek kişilik anonim şirketin sunacağı olanaklarla dağılmaktan ve kaybolmaktan kurtulmaları bu örgütlenme şekliyle mümkün olabilecektir. Tek paysahipli veya ortaklı anonim ve limited şirketler bağlamında oluşacak öğretinin ve ilkesel yargı kararlarının Türk hukukuna katkıları bir süre sonra görülecektir. Bugünkü modern öğretide “şirket” kavramını birden ziyade ortak tanımlamamakta, belirleyici unsur ticarî işletmeyi merkez alan ticarî, sınaî veya hizmete dönük organizasyon olmaktadır.
Hükümde 330 uncu madde saklı tutularak özel kanunların asgarî bir sayı öngörmelerine geçerlilik kazandırılmıştır. Böylece AET'nin şirketlere ilişkin 89/667 sayılı Onikinci Yönergesinin tanıdığı olanaktan yararlanılmıştır. Bu hüküm açıkça belirli, tanımlanmış bir anonim şirket "tip"inin kanunî tip olarak kabul edilmemiş bulunduğunu, yani esas tipin halka açık veya kapalı anonim şirket olmadığını da belirtmekte, sınırlayıcı bir tür öğretisine bağlı kalınmadığını ortaya koymaktadır. Tek kişilik anonim şirket, inter alia, şirketler topluluğunda çatı şirket olarak kullanılabilir, kurumsallaşmaya yardımcı olabilir, vakıf işletmeciliğini kolaylaştırabilir. Tüm bu işlevlerin yerine getirilebilmesi için uydurma paysahibi yaratmak şeklindeki hile-i şer'iyeye kapıları kapattığı için hukukî dürüstlüğe ve gerçekçiliğe de uygundur.
İkinci fıkra: İkinci fıkra, işlem ve hukuk güvenliği ile şeffaflık ilkelerinin gereği olarak öngörülmüştür; 574 üncü madde ile koşuttur.
Old 28-01-2007, 15:42   #4
PINAR YILMAZ

 
Varsayılan

Gerekçede görüldüğü gibi tek kişilik şirket kurulması fikrinin bir çok gerekçesi belirtilmiş.Küçük aile şirketlerini korumak,kurumsallaşmayı sağlamak,ortak bulup şirket kurmaya çalışanların hileli işlemleri son vermek,dürüstlüğü sağlamak vb...Bana görede böyle bir düzenleme hem mantıklı hem çok faydalı hemde kanunumuzu tabi hukuka yaklaştırmak açısından çok lüzumlu.Ben destekliyorum..Bu düzenlemenin bir zararı olur mu?Olursa ne olur?Bu konuda bir fikrim yok.Aklıma birşey gelmiyor.Fakat gerekçede de denildiği gibi faydası ve zararı ileride görülecek..Saygılar...
Old 29-01-2007, 23:04   #5
PINAR YILMAZ

 
Varsayılan

Tasarı ile tek kişilik şirket kurulabilmesi de düzenlenmiştir.Tasarının 359. maddesi ile anonim şirketlerde yönetim kurulunun bir kişidende oluşabileceği belirtilmiştir.

Yönetim Kurulu
A) Genel olarak

I - Atama ve seçim

1. Üyelerin sayısı ve nitelikleri
Madde 359 - (1) Anonim şirketin, esas sözleşmeyle atanmış veya genel kurul tarafından seçilmiş, bir veya daha fazla kişiden oluşan bir yönetim kurulu bulunur. Temsile yetkili en az bir üyenin yerleşme yerinin Türkiye’de bulunması ve Türk vatandaşı olması şarttır.
(2) Bir tüzel kişi yönetim kuruluna üye seçildiği takdirde, tüzel kişiyle birlikte, tüzel kişi adına, tüzel kişi tarafından belirlenen sadece bir gerçek kişi de tescil ve ilân olunur; ayrıca tescil ve ilânın yapılmış olduğu, şirketin web sitesinde hemen açıklanır. Tüzel kişi adına sadece, bu tescil edilmiş kişi toplantılara katılıp oy kullanabilir.
(3) Yönetim kurulu üyelerinin ve tüzel kişi adına tescil edilecek gerçek kişinin tam ehliyetli olmaları şarttır. Yönetim kurulu üyelerinin en az yarısıyla tüzel kişi adına tescil ve ilân edilen kişinin ve tek üyeli yönetim kurulunda bu üyenin yüksek öğrenim görmüş olması şarttır.
(4) Üyeliği sona erdiren sebepler seçilmeye de engeldir.



Tasarının 370. maddeside temsil yetkisinin yönetim kurulu tarafından çift imza ile kullanılabileceğini belirtmiştir.


II. Temsil yetkisi

1. Genel olarak
Madde 370 - (1) Esas sözleşmede aksi öngörülmemişse, temsil yetkisi çift imza ile kullanılmak üzere yönetim kuruluna aittir.
(2) Yönetim kurulu, temsil yetkisini bir veya daha fazla üyeye (murahhas) veya üçüncü kişilere (müdürler) devredebilir. Son durumda en az bir yönetim kurulu üyesinin temsil yetkisini haiz olması şarttır.


Fakat tek kişilik bir şirkette çift imza diye bir durum söz konusu olamaz.Dolayısıyla mevcut kanunu tamamen revize eden tek kişilik şirket kurulmasına izin veren tasarının böylesine önemli bir konuyu atlaması yanlış bir tutum olmuştur.370. maddede temsil yetkisinin çift imza ile kullanılabileceği belirtildikten sonra tek kişilik şirketler için özel bir düzenlemeye yer verilmesi gerekirdi..

370. maddenin gerekçesi:


Madde 370 - Birinci fıkra: 370 inci maddenin birinci fıkrası, 365 inci maddede yer alan şirketin temsili yetkisinin, aksi şartedilmemişse, yani tek imza sistemi kabul olunmamışsa, çift imza ile ve yönetim kurulunca kullanılabileceğini öngörmektedir. 373 üncü maddenin birinci fıkrası hükmünce yönetim kurulu şirketi temsile, yetkili kişileri de belirler.
İkinci fıkra: İkinci fıkra, 6762 sayılı Kanun 319 uncu maddesinin ikinci fıkrası hükmünü tekrarlayarak, 370 inci madde dolayısıyla devredilebilen yönetim hakkını temsil yetkisi ile tamamlamak amacıyla öngörülmüştür.


Görüldüğü gibi gerekçede de bu konuyla ilgili herhangi bir açıklama yapılamıştır.Umarım tasarı yasalaşmadan bu eksiklik farkedilir ve gerekli düzenleme yapılır...
Old 30-01-2007, 10:13   #6
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Alıntı:
Yönetim Kurulu
A) Genel olarak

I - Atama ve seçim

1. Üyelerin sayısı ve nitelikleri
Madde 359 - (1) Anonim şirketin, esas sözleşmeyle atanmış veya genel kurul tarafından seçilmiş, bir veya daha fazla kişiden oluşan bir yönetim kurulu bulunur. Temsile yetkili en az bir üyenin yerleşme yerinin Türkiye’de bulunması ve Türk vatandaşı olması şarttır.(2) Bir tüzel kişi yönetim kuruluna üye seçildiği takdirde, tüzel kişiyle birlikte, tüzel kişi adına, tüzel kişi tarafından belirlenen sadece bir gerçek kişi de tescil ve ilân olunur; ayrıca tescil ve ilânın yapılmış olduğu, şirketin web sitesinde hemen açıklanır. Tüzel kişi adına sadece, bu tescil edilmiş kişi toplantılara katılıp oy kullanabilir.
(3) Yönetim kurulu üyelerinin ve tüzel kişi adına tescil edilecek gerçek kişinin tam ehliyetli olmaları şarttır. Yönetim kurulu üyelerinin en az yarısıyla tüzel kişi adına tescil ve ilân edilen kişinin ve tek üyeli yönetim kurulunda bu üyenin yüksek öğrenim görmüş olması şarttır.
(4) Üyeliği sona erdiren sebepler seçilmeye de engeldir.



Tasarının 370. maddeside temsil yetkisinin yönetim kurulu tarafından çift imza ile kullanılabileceğini belirtmiştir.

Mevcut Ticaret Kanunumuzun İdare Meclisi=Yönetim Kurulu'nu düzenleyen 312. maddesinin ikinci fıkrasının ilk cümlesi: "İdare meclisi pay sahibi aza ortaklardan teşekkül eder." emrini içerirken, tasarıda bulunan Yönetim Kurulu başlıklı hükümde bu yönde bir düzenlemeye neden yer verilmemiştir? Hissedar olmayan yönetim kurulu üyelerine icazet mi verilmiştir?

İkinci bir husus, temsil ile ilgili maddeyi dikkatli okuduğumuzda görürüz ki aksi kararlaştırılmamışsa "çift imza" ile temsil esastır. Bu nedenle tek kişilik A.Ş. lerin anasözleşmesinde "tek kişilik temsil" esası benimsenebileceğinden ayrıca bu hususun düzenlenmesine gerek yoktur.

Üçüncü bir husus: Temsile yetkili en az bir kişinin Türk vatandaşı olması lüzumu, tek kişilik A.Ş. lerde yabancı hissedarın durumunu önemli hale getiriyor. O halde yeni kanun tasarısında yönetim kurulunda üyelerin hissedar olmasının şart olmadığı-olamayacağı gibi bir sonuç çıkıyor. Böyle bir durumda yabancı hissedarlı tek kişilik A.Ş. nin dışarıdan Türk Vatandaşı birisini Yönetime sokması veyahut temsil yetkisini dışardan Türk vatandaşı olan birisine vermesi zorunlu olacaktır.
Old 17-04-2008, 14:53   #7
av.pınar

 
Varsayılan sadece yorum

tek kişiden ibaret anonim orataklık düzenlemesi yerine, piyasaların istikarı için , anonim oratklık şeklinde kurulacak ortaklıklaraın diğer ortaklık tiplerinde yararlanmaları ve halka açık anonim ortaklık üzerinde yoğunlaşılması faydalı olabilirdi.

piyasa istikarının karışacağı sabit.
Old 10-07-2008, 17:17   #8
wellan

 
Varsayılan

AB yönergelrine uyum sağlamak için getirilen bu uyum düzenlemesi anlamında mevcut TTK ya göre bu sayı 5 iken yani kurucu unsur iken tasarıda bu durum 1 kişiye düşürülmesi A.Ş lerin yapısına ters düştüğünü düşünüyorum çünkü her ülkedeki piyasa yapıları şirketlerin çalışma piyasası ve işlemleri aynı kapasitede olmamaktadır ve bu sebeble 1 paysahibi için tescil yapılması gerektiğini söylüyor yani çalışcak kişinin bunu ticaret siciline bakarak anlaması gerekiyor ve ülkemizdeki sermaye şirketlerinin temeli olan A.Ş lere ters bi düzenleme gibi görünüyor...
Old 02-03-2009, 15:40   #9
lewent

 
Varsayılan

Söz konusu eleştirilere saygı duyuyorum ancak ülkemizdeki holdinglerin kaçında 5 kişilik asgari şart uygulanıyor veyahut aile şirketlerinin kaçında bu şart uygulanıyor ya da uygulanıyor mu.Öğretide ki eleştiriler de bu noktaya odaklanmıştır.Bahsedildiği gibi asgari kişi unsuru uygulanmaya devam edilirse büyük üstad Hirsch'in biraz da yanlış bir şekilde türkçeleştirdiği saman adamlar'ı nasıl engelleyebiliriz?
Ayrıca piyasaların istikrarı için kanunlarda değişiklik yapılması hukuk mantığıyla uyuşmuyor.Piyasaların istikrarını sağlamak yürütmenin görevidir ve kendi mevzuatları çerçevesinde kendi idari enstürmanlarıyla bunu sağlamaya çalışmalıdır.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Anonim Şirketin Haklı Nedenlerle Feshi Av. Hulusi Metin Meslektaşların Soruları 1 05-06-2007 22:48
Avukatlık Kanununda yapılan değişiklikler Av. Hulusi METİN Hukuk Sohbetleri 2 01-06-2007 10:27
Çocuk Pornosuna Karşı Tasarı Hazır PINAR YILMAZ Hukuk Haberleri 6 07-04-2007 18:48
Ticaret Kanununda Değişiklikler Batu Han Meslektaşların Soruları 8 20-12-2003 20:49
Yaklaşan Değişiklikler Admin Hukuk Haberleri 0 09-04-2002 19:19


THS Sunucusu bu sayfayı 0,04779792 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.