Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Ziynet Eşyasi

Yanıt
Old 25-01-2017, 15:02   #1
Av. Tuğçe Güdücü

 
Acil Ziynet Eşyasi

Sayın meslektaşlarım iyi günler. Boşanma davasında davacı kadın evden giderken ziynet eşyalarını da götürdüğü halde onların bedellerini isteyebilir mi? ziynet eşyalarını götürdüğü için bedel isteyemeyeceğine dair güncel yargıtay kararları var mı? kolay gelsin iyi çalışmalar.
Old 26-01-2017, 11:24   #2
av.gozde

 
Varsayılan

Kadın ziynet eşyalarının varlığını, evi terk ederken bunların zorla elinden alındığını, götürülmesine engel olunduğunu, evde kaldığını ispat yükü altındadır.İspatlayamazsa bedelini talep edemez.


YARGITAY 6. Hukuk Dairesi
Esas:2012/1232
Karar:2012/4870

EV VE ZİYNET EŞYALARININ İADESİ
İSPAT YÜKÜ
ZİYNET EŞYALARININ İADESİ

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı eşya alacağı davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı vekili ile davacı D. Ş. geldiler. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Uyuşmazlık, dava konusu edilen ev ve ziynet eşyalarının aynen iadesine, mümkün değilse bedelinin tahsiline ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile ev ve ziynet eşyalarının aynen iadesine, mümkün olmaması halinde toplam 17.901 TL bedelinin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekili, dava dilekçesinde, tarafların boşanmasına dair verilen kararın 10.6.2010 tarihinde kesinleştiğini, düğün sırasında davacıya takılan ziynetlerin davacı tarafından daha sonra onüç adet 22 ayar 26 gram üç burgulu bileziğe çevrildiğini, bu bilezikleri de davalının evliliklerinin birinci yılında kendisinden aldığını ve bir daha da iade etmediğini, bunun dışında 2006 yılında davalı aleyhine eşya alacağına esas olmak üzere mahkeme aracılığı ile tespit yaptırdığını, söz konusu ziynetler ve ev eşyalarının davalının yeni evlendiği ikinci eşi ile ikamet ettiği evde ve davalının tasarrufunda olduğunu belirterek, ev eşyaları ziynetlerin aynen iadesini, mümkün değilse 20.000 TL olan bedelinin tahsilini istemiştir. Davalı vekili, davacının iddialarının dayanaksız olduğunu, taraflar arasındaki boşanma sürecinde davacının ziynet eşyalarından bahsetmediği gibi, herhangi bir istemde de bulunmadığını, ikinci eşi ile ikamet ettiği aile konutunda da bulunmadığını, davacının tüm bunları ikinci kez evlenen davalıyı huzursuz etmek için ileri sürdüğünü, iddialarını kanıtlaması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi hükmü uyarınca kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı iddia ve savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkaran kimsenin iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir.

Davacı dava konusu edilen ziynet eşyasının elinden alındığını ileri sürmüş, davalı yan ise bu iddiayı kabul etmemiştir. Hayat deneylerine göre olağan olanın bu çeşit eşyanın kadının üzerinde olması ya da evde saklanması, muhafaza edilmesidir. Diğer bir deyimle bunların davalı tarafın zilyetlik ve korumasına terk edilmesi olağana ters düşer.

Diğer taraftan ziynet eşyası rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen türden eşyadır. Bu nedenle evden ayrılmayı tasarlayan kadının bunları önceden götürmesi, gizlemesi her zaman mümkün olduğu gibi evden ayrılırken üzerinde götürmesi de mümkündür. Bunun sonucu olarak ziynet eşyalarının kadının üzerinde olduğu kabul edilmelidir.

Davacı, dava konusu ziynet eşyasının varlığını, evi terk ederken bunların zorla elinden alındığını, ve götürülmesine engel olunduğunu, evde kaldığını,ispat yükü altındadır.

Olayda, taraflar 27.6.2006 tarihinde evlenmişlerdir. Davacı işbu davada dava konusu edilen ziynetleri davalının evliliklerinin birinci yılında aldığını, bir daha da iade etmediğini, halen ikinci eşi ile ikamet ettiği aile konutunda bulunduğunu iddia ederken, taraflar arasında Eskişehir 1. Aile Mahkemesi'nin 2004 / 812 esas sayılı dosyasında görülen boşanma davasında ise davalının nakliyecilik yapan babasının aşırı borçlanması nedeniyle davalı tarafından kendisinden alındıktan sonra bozdurulup babasına verdiğini ileri sürerek çelişkili beyanlarda bulunmuştur. Dinlenen davacı tanıkları da ziynetlerin akıbeti konusunda davacının iddialarını doğrulayacak şekilde net, açık ve ayrıntılı bilgi vermemişler, genel ve soyut beyanlarda bulunmuşlardır. Davacı, iddialarını tanık beyanlarıyla kanıtlayamadığı gibi gerek dava dilekçesinde, gerek 11.11.2010 tarihli delil listesinde yemin deliline dayanmamakla beraber mahkemece hatırlatılmasına karşın 19.7.2011 tarihli dilekçesi ile de yemin teklif etmeyeceğini belirtmiştir. Mevcut delillerle davacı dava konusu ettiği ziynetlerin davalı tarafta kaldığını, onun tarafından alınarak bozdurulup harcandığını kanıtlayamadığından ziynetler hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kısmen kabul kararı verilmesi doğru değildir.

Ev eşyaları yönünden ise; davacı tarafından aynı zamanda dava konusu edilen ev eşyalarına ilişkin olarak "eşya listesi" başlıklı listede yer alan eşyaların tespiti konusunda Eskişehir 2. Aile Mahkemesi'nin 2006 / 67 D. İş sayılı dosyasında tespit talebinde bulunmuş, ancak ortak konutun kapalı olması ve anahtarının da davacıda bulunmaması nedeniyle tespit yapılamamıştır. Davacı dava konusu ettiği ev ya da çeyiz eşyalarının varlığını, miktarını, varsa markalarını, niteliklerini ve bunların davalı tarafta kaldığını kanıtlamakla yükümlüdür. Dava konusu olayda ise davacı bu konuda sunduğu "eşya listesi" başlıklı belge dışında bir delil sunamadığı gibi, eşyaların bulunduğunu iddia ettiği yerde keşif yapılmasını da istememiş bu eşyaların varlığını da kanıtlayamamıştır. Bu itibarla mahkemenin varlığı belirsiz ve üzerinde inceleme de yapılamayan eşyaların değeri konusunda bilirkişi raporu alarak ev eşyaları yönünden de davanın kabulüne karar vermesi yerinde değildir.

Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir olunan 900.TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 27.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Ziynet Konuk Kadınlara Hukuki Destek Merkezi (KAHDEM) 1 01-11-2016 14:54
ziynet Konuk Kadınlara Hukuki Destek Merkezi (KAHDEM) 1 16-07-2016 19:43
ziynet Konuk Kadınlara Hukuki Destek Merkezi (KAHDEM) 1 04-09-2015 11:14
Ziynet Konuk Kadınlara Hukuki Destek Merkezi (KAHDEM) 1 05-02-2015 12:11
ziynet Konuk Kadınlara Hukuki Destek Merkezi (KAHDEM) 1 21-11-2014 15:23


THS Sunucusu bu sayfayı 0,03542304 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.