Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Evlilik Öncesi (nişanlıyken) Mirastan Feragat Sözleşmesi Akdi

Yanıt
Old 20-06-2006, 13:35   #1
Admin

 
Varsayılan Evlilik Öncesi (nişanlıyken) Mirastan Feragat Sözleşmesi Akdi

Bay A ile Bayan B nişanlıdır ve evlenmeyi düşünmektedirler. Ancak evlilik sonrası vefat olduğunda birbirlerine mirasçı olmayı İSTEMEMEKTEDİRLER. Bu nedenle evlenmeden önce bir mirastan feragat sözleşmesi ile karşılıklı olarak birbirlerinin mirasından feragat etmeyi arzu etmektedirler.

Bu feragati yapma cesareti olan noter bulmakta güçlük çekiyoruz.

Noterler henüz evlilik gerçekleşmediği için mirasçılık durumunun da gerçekleşmediğini ve bu nedenle mirastan feragat sözleşmesini yapamayacaklarını savunuyorlar. Bize göre ise mirasçılık sıfatı zaten sadece ölümle kazanabileceğinden bu iddia anlamsız zira evlilik sonrasında bu anlaşma yapılacak olsa bile, sözleşme doğası gereği "olası bir mirasçılık durumuna" ilişkin olmak zorunda. Dolayısıyla evlilik öncesinde de aynı olasılığa dayanılarak sözleşmenin aktedilebileceği düşünüyoruz.

Doktrinde konu tartışmalı: BERKİ "mirastan feragatin mirasçılık için hak sahibi olabilecek duruma eriştikten sonra mümkün olabileceğini, bu itibarla, mirastan fearagat şartıyla evlenmenin ve bu hususta evlenme akdinden evvel mirastan feragat etmenin geçerli olamayacağını" belirtirken, Dr.Gökhan ANTALYA "mirastan feragat eden olarak, gelecekte gerçekleşmesi kuvvetle muhtelemel ümit ettiği mirasçılık hakkına ilişkin bekleme durumu üzerinde de tasarruf edilebileceğini, ... (bu nedenle) ... nişanlıların mirastan feragat sözleşmesi düzenleyebileceklerini" belirtmektedir.

Yargıtay'ın konuya bakışını bilen meslektaşımız var mı?
Old 20-06-2006, 14:40   #2
hukukçu42

 
Varsayılan

Sn Admin
Böyle bir sözleşmeyi sizin de belirttiğiniz gibi cesareti olan noter bulmak gerçekten zor olacaktır.
Öncelikle zaten nişanlıyken taraflar birbirlerine mirasçı olamamaktadırlar. Henüz mirasçı sıfatı kazanmamış olanların mirastan feragat sözleşmesi yapamayacağı kanaatindeyim. "DOĞMAMIŞ BİR HAKTAN FERAGAT EDİLEMEZ"
İncelediğim kadarıyla Yargıtay'ın bire bir mirasla ilgili olmasa da Doğmamış bir haktan önceden feragate ilişkin olarak verdiği bir karar:
Alıntı:
Esas Yılı : 2003
Esas No : 14048
Karar Yılı : 2003
Karar No : 13148
Karar Tarihi : 09.09.2003
Daire No : 9
Daire : HD

ÖZET : Davacı işçi, kıdem tazminatının taksitler halinde ödenmiş olması sebebiyle gecikme faizi isteğinde bulunmuş; mahkemece, işçinin imzaladığı "makbuz, sulhname, feragatname" başlıklı belgede faiz isteğinden vazgeçmiş olduğu belirtilerek isteğin reddine karar verilmiştir.
Anılan belge fesih tarihinde imzalatılmış olup bu tarih itibarıyla henüz kıdem tazminatı gecikme faizine hak kazanılmış değildir. Doğmamış bir haktan önceden vazgeçmek de mümkün değildir. Öte yandan, işçiye iş sözleşmesinin feshinde bir miktar tazminat ödeme karşılığında bu belge imzalatılmıştır ki, işini kaybetmiş olan bir işçinin hiç değilse tazminatının bir kısmına derhal kavuşabilmek için belgeyi imzaladığı düşünülmelidir.
Davacının faiz isteğinin kabulüne karar verilmesi gerekir.


DAVA : Davacı işçi, kıdem tazminatının taksitler halinde ödenmiş olması sebebiyle gecikme faizi isteğinde bulunmuş; mahkemece, işçinin imzaladığı "makbuz, sulhname, feragatname" başlıklı belgede faiz isteğinden vazgeçmiş olduğu belirtilerek isteğin reddine karar verilmiştir.

KARAR : Öncelikle belirtmek gerekir ki, anılan belge fesih tarihinde imzalatılmış olup bu tarih itibarıyla henüz kıdem tazminatı gecikme faizine hak kazanılmış değildir. Doğmamış bir haktan önceden vazgeçmek de mümkün değildir.

Öte yandan, işçiye iş sözleşmesinin feshinde bir miktar tazminat ödeme karşılığında bu belge imzalatılmıştır ki, işini kaybetmiş olan bir işçinin hiç değilse tazminatının bir kısmına derhal kavuşabilmek için belgeyi imzaladığı düşünülmelidir.

Dairemizce daha önce temyiz incelemesine konu olan ve aynı işverene karşı açılan aynı mahiyetteki dosyalarda işçinin faize hak kazanabileceği sonucuna varılmıştır.


Kaldı ki, davacı işçi tarafından, tazminatların tam olarak ödenmesinden önce, faiz hakkını saklı tuttuğuna dair ihtarname düzenlenerek, işverene tebliğ edilmiştir.

Açıklanan nedenlerle davacının faiz isteğinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, mahkemece yazılı şekilde talebin reddi hatalıdır.

SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 9.9.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Old 20-06-2006, 17:03   #3
hukukçu42

 
Varsayılan

Umarım sorunuza yardımcı olacak bir karardır.

Saygılarımla
Old 20-06-2006, 17:14   #4
Admin

 
Varsayılan

İlginize çok teşekkürler ancak kanaatimce bu kararın olayımıza uygulanma ihtimali yok. (Tabii noterler uygulamak isteyecektir, o başka!).

Karar "Doğmamış bir haktan önceden vazgeçmek de mümkün değildir" demektedir ve genel kural olarak da bu doğrudur ama mirastan feragat sözleşmesi söz konusu olduğunda "hakkın doğması" zaten fiilen imkansızdır. Zira miras hakkı sadece ölümle doğar. Muris hayattayken "miras hakkından" söz edilmesi mümkün değildir. Dolayısıyla bu kararı mirastan feragat sözleşmelerine uygulayacak olursak, bu sözleşmelerin hiçbirini yapmak mümkün olmayacaktır.

Noterler "taraflar evlendikten sonra bu sözleşmeyi yaparız" diyorlar ama benim hukuk mantığım bunu almıyor. Miras hakkı ölümle doğar, evlilik ile miras hakkı doğar mı? Ya taraflardan biri ölmeden boşanma olursa bu sözleşme ne olacak? Doğal olarak geçersiz kalacak. Ben de diyorum ki, nişanlılık sırasında yapılması durumunda evlilik gerçekleşmezse de aynı sonuç olur. Dolayısıyla nişanlılara bu sözleşmeyi yapmakta bu kadar tereddüt edecek ne var, ben anlayamıyorum.
Old 20-06-2006, 17:37   #5
hukukçu42

 
Varsayılan

Mirasçı olmayan bir kimse zaten olmayan bir şeyden feragat edemeyecektir. Bu olayda genel kuralın uygulanmamasını gerektirek özel bir husus olmadığı kanaatindeyim. Bence burada miras hakkından ziyade mirasçılık durumunun tartışılması yerinde olacaktır. Nişanlıyken çiftler arasında Mirasçılık durumu zaten yoktur ki mirastan feragat edebilsinler.
Mirasçılık durumu olmadığından dolayı böyle bir sözleşmenin yapılamayacağını düşünüyorum.
İşte hukukun en güzel yönü de burada. Aynı konuda birçok fikrin ileri sürülebilmesi
Farklı düşüncesi olan arkadaşların da fikirlerini bekliyorum
Saygılarımla
Old 20-06-2006, 17:49   #6
Av.Habibe YILMAZ KAYAR

 
Varsayılan

T.C.
YARGITAY
İÇTİHADI BİRLEŞTİRME GENEL KURULU
E. 1958/16
K. 1959/14
T. 11.2.1959

• MİRASTAN FERAGAT SÖZLEŞMESİ ( Miras Mukavelesi Niteliği ve Resmi Vasiyet Şeklinde Yapılması )•

ŞEKİL KOŞULU ( Mirastan Feragat Sözleşmesinin Resmi Vasiyet Şeklinde Yapılması Mecburiyeti )

• RESMİ VASİYET ŞEKLİNDE YAPILMASI MECBURİYETİ ( Mirastan Feragat Sözleşmesinin )

743/m. 474, 475
ÖZET : Mirastan feragat sözleşmesinin bütün miras sözleşmeleri gibi, resmi vasiyet şeklinde yapılması gerekir.

DAVA : Dördüncü Hukuk Dairesinin 1853/997 sayılı ve 19/6/1934 günlü kararında mirastan feragat mukavelesinin bir şekle tabi tutulmuş olmadığı esası benimsenmiş bulunduğu halde, ikinci Hukuk Dairesinin 3056/4390 sayılı ve 19/7/1948 günlü kararında mirastan feragat mukavelesinin resmi vasiyet şeklinde yapılmış olmadıkça muteber bulunmayacağı kabul edilmiş olduğu ileri sürülerek birbirini tutmazlığın içtihadın birleştirilmesi yoluyla giderilmesi istenilmiş olmakla içtihadı Birleştirme Hukuk Kısmı Heyetinde kararlar arasında birbirini tutmazlık bulunduğuna karar verildikten sonra mesele incelendi, gereği konuşuldu :

KARAR : Medeni Kanununun mirasa ait olan kitabının 3. faslının başlığı ( ölüme bağlı tasarrufun muhtelif suretleri ) dir; gerçekten bu fasıldaki maddelerde vasiyetin ve miras mukavelesinin konularının neler olabileceği bildirilmiştir. Bunlardan 474 ve 475. maddelerin muhtevalarıyla matlapları incelenecek olursa 474. maddede miras mukavelesinin konusunun mirasçı nasbı veya belli bir malın bir kimseye bırakılması olabileceğinin, 475. maddede ise miras mukavelesinin konusunun mirastan feragat olabileceğinin bildirildiği görülür. Dernek ki, kanunumuza göre mirastan feragat mukavelesi, miras mukavelesinin bir nevinden ibarettir. Bu itibarla mirastan feragat mukavelesinin ( bütün miras mukaveleleri gibi ) Medeni Kanunun 492. maddesi hükmünce resmi vasiyet şeklinde yapılması gerektir.

İsviçre Hukukçularından Escher'in Medeni Kanuna ait almanca şerhinde ( Alman Medeni Kanunundaki durumun aksine olarak ) mirastan feragat mukavelesinin, miras mukavelesinin bir nevinden ibaret olduğunu yazmış bulunması da ( Vorb. Art 494, N. 2 ) bu görüşün doğruluğunu belirtmektedir. Netice :

Mirastan feragat mukavelesinin bütün miras mukaveleleri gibi resmi vasiyet şeklinde yapılmasının gerektiğine, 11/2/1959 da ittifakla karar verildi.

Karar Kazancı İçtihat Bilgi bankasından alınmıştır.
www.kazanci.com.tr.
Old 20-06-2006, 21:00   #7
Yücel Kocabaş

 
Varsayılan

Bu konuda somut bir yargıtay kararına rastlayamadık ama, 2.HD. Başkanının
" Kimse medeni haklardan ve onları kullanmaktan kısmen olsun feragat edemez. Onun için mirasçı miras hakkından hak doğmadan önce feragat edemez. Örneğin , evlenmeden önce eş adayları mirastan feragat sözleşmesi yapamazlar . " ( A. İhsan Özuğur , Türk Miras Hukuku 2001, sh: 339 ) şeklindeki olumsuz görüşüne rastladık.
Saygılarımla.
Old 20-06-2006, 23:04   #8
bertrand

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan hukukçu42
Mirasçı olmayan bir kimse zaten olmayan bir şeyden feragat edemeyecektir. Bu olayda genel kuralın uygulanmamasını gerektirek özel bir husus olmadığı kanaatindeyim. Bence burada miras hakkından ziyade mirasçılık durumunun tartışılması yerinde olacaktır. Nişanlıyken çiftler arasında Mirasçılık durumu zaten yoktur ki mirastan feragat edebilsinler.
Mirasçılık durumu olmadığından dolayı böyle bir sözleşmenin yapılamayacağını düşünüyorum.
İşte hukukun en güzel yönü de burada. Aynı konuda birçok fikrin ileri sürülebilmesi
Farklı düşüncesi olan arkadaşların da fikirlerini bekliyorum
Saygılarımla

Selam,

Yorumunuza katılıyorum. Ancak sayın adminin yorumu doğrultusunda bir Yargıtay kararına rastlamadım.

Saygılar...
Old 20-06-2006, 23:09   #9
Tractatus

 
Varsayılan

Evlenmeden mirastan feragat edilemez bu nedenle feragat sözleşmesini evlilik tarihinden sonra yapabilirsiniz ayrıca bu konuyu sözleşme ile mal rejimi çerçevesi içinde de çözebilirsiniz.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
evlilikten önce taraflar mirastan feragat sözleşmesi yapabilir mi? Av.vehbikoc Meslektaşların Soruları 2 20-11-2006 10:56
Mirastan Feragat Sözleşmesi Nasıl Yapılır? avhchngr Meslektaşların Soruları 2 16-11-2006 15:57
Evlilik Sözleşmesi h_golle Hukuk Soruları Arşivi 0 06-12-2004 10:49
Aihm Öncesi Komisyon Taslağı Av.Armağan Konyalı Hukuk Haberleri 0 21-04-2004 14:49
Miras Öncesi Durum hazar Hukuk Soruları Arşivi 3 01-03-2002 20:52


THS Sunucusu bu sayfayı 0,06852794 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.