Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Site Lokali Edebiyat, Müzik, Spor, Sinema, Bilgisayar.. Site üyelerimizin hukukla ilgisiz konularda sohbetleri için. [Siyaset ve din bu sitede konu dışıdır!]

Fıkra Keyfi

Yanıt
Old 12-09-2007, 12:07   #151
Av.Ergün Vardar

 
Varsayılan

MAHKEME DİYALOGLARI-SORU: Doğum tarihiniz nedir?
CEVAP: 15 Temmuz
SORU: Hangi yıl?
CEVAP: Her yıl

***
SORU: Hastalığınız hafızanızı etkiliyor mu?
CEVAP: Evet
SORU: Peki ne şekilde etkiliyor?
CEVAP: Olayları unutuyorum.
SORU: Bize unuttuğunuz bir şeyi örnek olarak verebilir misiniz?

**
SORU: Sizinle yaşayan oğlunuz kaç yaşında?
CEVAP: Ya 38 ya da 35. Hangisi olduğunu hatırlamıyorum.
SORU: Ne kadardır sizinle yaşıyor?
CEVAP: 45 yıldır...

***
SORU: Kocanız uyandığı zaman, size söylediği ilk şey neydi?
CEVAP: Bana 'Neredeyim ben, Canan?' dedi.
SORU: Peki bu niçin canınızı sıktı?
CEVAP: Çünkü benim adım Suzan...

***
SORU: Korna çaldınız mı?
CEVAP: Kazadan sonra mı?
SORU: Kazadan önce.
CEVAP: Tabii; 10 yıl boyunca...

***
SORU: Kadının üç çocuğu vardı değil mi?
CEVAP: Evet.
SORU: Kaçı erkekti?
CEVAP: Hiçbiri.
SORU: Hiç kız çocuğu var mıydı?

***
SORU: Saldırganı tarif eder misiniz?
CEVAP: Orta boyluydu, sakalı vardı.
SORU: Kadın mıydı, erkek miydi?

***
SORU: Merdivenlerin bodrum katına indiğini söylediniz.
CEVAP: Evet.
SORU: Aynı merdivenler yukarı çıkıyor muydu?

***
SORU: İlk evliliğiniz nasıl sona erdi?
CEVAP: Ölümle.
SORU: Ölen kimdi?

***
SORU: Vücudu incelediğiniz zamanı hatırlıyor musunuz?
CEVAP: Otopsi 18.30 da başladı.
SORU: Adam ölüydü değil mi?
CEVAP: Yok, oturmuş, neden üzerinde otopsi yaptığımı merak ediyordu.
Old 04-10-2007, 20:34   #152
Gülümse

 
Varsayılan

Kadının evinde cam kırılmıştı, camcıyı aradı ve siparişi verdi,
yarım saat sonra zil çaldı.
Kadın megafondan seslendi,
"Kim o ?"
"Camcı be ya.."
Kadın kapıyı açtı ve camın takılacağı yeri gösterdi beş dakika sonra
yine zil çaldı.
"Kim o ?"
"Camcı be ya.."
Kadın;
"Yanlışlık var, az önce bir camcı gelmişti ?!..
"Düştük be ya...."
: )))
Old 13-10-2007, 02:57   #153
Av.Ergün Vardar

 
Varsayılan

Temel Sinemada

Temel ile Dursun sinemada filim izliyor,filmin bir sahnesinde atlar yarış yapıyor Dursun,Temel'in kulağına fısıldar, sinsice hadi gel seninle iddiaya girelim bu yarışı 6 numara kazanacak Temel de tamam der, bencede 5 numara kazanacak.Yarış biter ve 6 numara yarışı kazanır Dursun sevinç çığlıkları atar..iddiayı kazanır ama vicdanı sızlar dayanamaz. Akşam olunca Temel'e telefon açar.

Dursun: Temel bugün seyrettiğimiz filim vardı, hani iddiaya girmiştik.
Temel: evet

Dursun: ben o filmi daha önce izlemiştim 6 numaranın geleceğini biliyordum seni kandırdım kardeşim.(der)

Temel: biliyorum izlediğini ben senden de önce izlemiştim.(der)

Dursun: (şaşkınlıkla sorar) ee o halde niye bile bile kaybettin?

Temel: belki sürpriz olur diye
Old 12-11-2007, 01:34   #154
Gülümse

 
Varsayılan Temel ve Hakim!

Temel banka soymak suçundan yargılanıyormuş ,
son celsede hakim delil yetersizliğinden Temelin tahliyesine karar vermiş .

Temel bunu duyunca çok sevinmiş ve bağırarak hakime ;

- uy cözünü sevdigumun hacim beyi , yani şimdi bu paralar penim oldu değil mu .....?
Old 12-11-2007, 01:44   #155
Gülümse

 
Varsayılan Bir tesbit...

Üniversitenin ilk günü hoca bir sınıfa girdi ve "Günaydin!" dedi.

Sınıf hep birden

"Günaydin, hocam!" deyince,

"A! Siz birinci sınıfsınız,"

Dedi ve sonra açıkladi:

"Bir hoca sınıfa girip

"Günaydin!" dediginde, hepsi, "Günaydin, hocam!" derse, birinci sınıftırlar..
gazetelerini ortadan kaldırıp kitaplarını açarlarsa bunlar ikinci sınıftadırlar;

hocayı görmek için gazetelerinin yukarısından bakarlarsa üçüncü sınıftadırlar;

ayaklarini sıraya koyup gazetelerini okumaya devam ederlerse dördüncü sınıftadırlar.

Hoca içeri girip "Günaydin!" dediginde, bunu not alıyorlarsa master ogrencisidirler."
Old 18-11-2007, 04:55   #156
Gülümse

 
Varsayılan

Temizlikçi bir kadın dışardan İlkokul diploması almak için sınava girer.

Tabiat bilgisi soruları ve cevapları şöyle;

Soru; Mide ne iş yapar?

Cevap;Sindirim yapar, yediklerimizi ögütür.

Soru;Akciğer ne iş yapar?

Cevap;Solunum yapar,Bizi yaşatır.

Soru;Kalp ne iş yapar?

Cevap;Dolaşım yapar.

Soru;Beyin ne iş yapar?

Cevap;Bizim apartmanda kapıcılık yapar...
Old 18-11-2007, 14:11   #157
Envanter

 
Varsayılan

ASKER TEMEL

Asker Temel içki içmeyi çok severmiş.Bir gün komutan duvara bir yazı yazmış:"İÇKİ ÖLDÜRÜR" Asker Temel sabah bu yazıyı görünce yanına ekler:"ASKER ÖLÜMDEN KORKMAZ"
Old 18-11-2007, 14:13   #158
Envanter

 
Varsayılan

Komutan bir gün askerleri sıraya diziyor ve okuma bilenler ve bilmiyenleri ayırıyor.Bilenlerin bilmeyenlere öğretmesini istiyor ve 1 hafta zaman verıyor.Okumayı öğrenenlerede benden 1 hafta izin diyor ve 1 hafta sonra komutan askerleri bir kara tahta önüne topluyor ve tahtaya kaplumbağa yazıyor ve hadi okuya bilen varmı diyor ama kimseden ses soluk yok.Komutan hadi size bir şans daha diyor ve size yazdığım kelimenin resmini çizecem diyor ve kafasını,ayaklarını,kabuğunu falan çiziyor ve hemen askerlerden biri atlıyor. Komutanım ben buldum okuya bilirmiyim diyor ve komutan tabiki diyerek hadi oku bakim diyor ve (asker heceleyerek)tos-ba-ğa diyor.
Old 18-11-2007, 14:19   #159
Envanter

 
Varsayılan

BİSKÜVİ

Acemi er, levazim basçavusuna yakinir :
-Basçavusum, bize yemekte ördek böregi vverdiler.Yemin ederim ki, içinde bir gram bile ördek eti yoktu.
-O halde? diye yanitlar basçavus.
Seen hiç asker bisküvisi yedin mi?
-Sey...yani evet, basçavusum.
-Içinden hiç asker çikti mi, ulan!
Old 18-11-2007, 14:23   #160
Envanter

 
Varsayılan

30 DERECE DOĞUYA

Bir savas gemisi karanlik ve sisli bir gecede yol aliyormus. Derken kaptan koskundeki komutan tam karsida ve uzakta uzerlerine dogru gelen bir isik farketmis. Hemen karsi tarafa sinyal gondererek su mesaji gecmis:
-'Derhal rotanizi 30 derece doguya cevirriniz'
Karsindan aninda cevap gelmis:
-'Sen rotani 30 derece batiya cevir!' Komutan sasirmis, biraz da sinirlenmis, mesaji tekrarlamis:
-'Rotani derhal 30 derece doguya cevir, emrediyorum!'
Karsidan cevap:
-'Asil sen rotani 30 derece batiya cevirreceksin!'
Komutan ofkeden kuplere binmis, bir mesaj daha yollamis-'Ben 30 yillik kaptanim, sana son kez emrediyorum, rotani 30 derece batiya cevir!'
Cevap:
-'Sen 30 senelik kaptansan ben de 20 senelik denizciyim, sen rotani 30 derece doguya cevir'
Komutan, o kadar sinirlenmis ki, hemen murettebata butun toplari atese hazir hale getirmelerini emretmis ve son kez bir mesaj gondermis:
-'Burasi bir savas gemisi, derhal rotanii 30 derece batiya cevirmezsen atese baslayacagiz'
Karsidan cevap gelmis:
-'Burasi da bir deniz feneri.. Sen rotani bir an once 30 derece doguya cevirmezsen birazdan kayalara carpacaksin'
Old 03-12-2007, 21:54   #161
Envanter

 
Varsayılan

Kadının biri, 46 yaşındayken kalp krizi geçiriyor ve hastaneye kaldırılıyor. Ameliyat masasındayken, ölüme yakın, birden bir hayal görüyor. Azrail'i görüyor ve soruyor:

"Benim saatim geldi mi?"
Azrail cevap veriyor: "Hayır, senin daha 43 sene, 2 ay ve de 8 günün var".
Narkozdan uyandığında, estetik yaptırmaya karar veriyor. Yüzünü gerdirtiyor, dudaklarını doldurtuyor ve de her yerini düzelttiriyor.

Kısacası: "Yeniden doğmuş gibi" Daha uzun bir süre yaşayacağını bildiği için şimdi, o kadar ameliyatın değdiğini düşünüyor.
Son ameliyattan sonra,hastaneden tamamen yeni bir insan gibi çıkıyor. Tam karşıdan karşıya
geçiyor ki, ambulans çarpıyor. Ölüyor.

Cennette Azrail'e soruyor: "40 seneden daha fazla yaşayacağım sanıyordum! Neden o zaman bana o ambulansın çarpmasını sağlayıp, beni öldürttün?"
Azrail cevap veriyor;

Kız, ben seni tanıyamadım...
Old 19-01-2008, 13:37   #162
Gülümse

 
Varsayılan Saatleri geri almak... (son zamanların en gozde fikrası)

Dursun, saatlerin geri alınacağını duyunca, evdeki tüm saatleri toplayıp Saatçi Temel'e gider:
- Ula Temel, saatler geri alunacakmuş. Biz de evdeki saatleri senden satın aldığımız icin sana geturduk. Bunları geri alacaksun da.

Temel gayet kendinden emin:
- Öyle yağma yok. Ben de duydum ancak, sadece 1 saat geri alinacakmuş. Bir tanesini alurum, gerisini almam......!
Old 29-01-2008, 18:57   #163
Av.Cengiz Aladağ

 
Varsayılan

BERBER

İşadamı tıraş olurken bir yandan da berberiyle sohbet etmektedir. Derken, kapının önünden ağır ağır geçmekte olan paspal giyimli bir çocuk görürler.

Berber, işadamının kulağına fısıldar, "Bu çocuk var ya, dünyanın en aptal çocuklarından biridir! Bak; dikkat et şimdi."

Berber çocuğa seslenir: "Ali, buraya gel!".

Bunun üzerine çocuk sakince dükkana girer ve yüzündeki aptalca sırıtmayla berberi selamlar.

Berber işadamının kulağına sessizce, "şimdi" diye fısıldar ve bir elinde 100 YTL, diğer elinde 5 YTL.lik banknotlarla çocuğa döner:

"Hangisini istiyorsan alabilirsin?"

Çocuk dalgın dalgın bir yüzlüğe bir de beşliğe bakar ve sonunda 5 YTL.lik banknotu hızlıca çekerek berberin elinden alır.

Berber işadamına döner ve gülerek, "Gördün mü! Sana söylemiştim." der.

Tıraş bitince işadamı sokağa çıkar ve az ilerde kendi kendine oynayan Ali'yi görür. Yanına giderek neden 100 YTL.lik banknotu değil de, 5 YTL.lik banknotu aldığı sorar. Çocuk hiç de aptalca olmayan bir sırıtmayla yanıt verir: "He he he! Eğer yüzlüğü alırsam oyun biter!"
Old 05-03-2008, 12:26   #164
Av.Cengiz Aladağ

 
Varsayılan

Bir Avrupa kentinin banliyösündeki bir otelde, Uluslararası Din Adamları toplantısı yapılıyormuş.

Bu toplantıda bir Katolik papaz, bir Müslüman imam ve bir Yahudi haham dost olmuşlar. Öğle yemeği molasında sandviçlerini alıp, otelin yakınındaki bir parkta bulunan göle giderek buldukları bir kayıkla gölde dolaşmaya ve sandviçlerini yemeye başlamışlar.

Gölün ortalarında bir yerde haham özür dileyerek; "Çok affedersiniz, Tel Aviv'e acele bir telefon etmem gerek, hemen dönerim" demiş. Eteklerini toplamış ve gölün üzerinde zıplaya zıplaya yürüyerek kıyıya çıkıp otele gitmiş. Gerçekten de kısa bir süre sonra dönmüş, gölün üstünde zıplaya zıplaya yürüyerek kayığa binmiş ve göl turlarına devam etmişler.

Bizim imam bu ise çok şaşırmış. "Allah Allah, adamdaki iman gücüne bak yahu" diye derin derin düşünmüş.

Bir süre sonra papaz izin istemiş; "Çok affedersiniz, ilacımı almam gerek, hemen dönerim." demiş, eteklerini toplamış ve gölün üzerinde zıplaya zıplaya yürüyerek kıyıya çıkıp otele gitmiş. Olan bitene bizim imam çok duygulanmış. "Mutlaka benim de yapmam gerek, yoksa Müslümanlığa gölge düşürürüm" diye papazın dönüşünü beklemiş. Papaz kısa bir süre sonra dönmüş, yine gölün üstünde zıplaya zıplaya yürüyerek kayığa binmiş ve göl turlarına devam etmişler.

Gölün ortasına gelince bizim imam aşırı heyecanla hazırladığı bahaneyi unutup "çok affedersiniz, gidip tespihimin imamesini yağlamam gerek" deyip uzun bir besmele çekmiş, atmış kendini göle. Tabii doğru suyun dibine gitmiş. Papazla haham imamı sudan çıkarıp, kayığa bindirmişler.

İmam bu ise çok şaşırmış. "Yüce Allahım, bu kefereleri suyun üstünde yürüttün, beni dibe batırdın, olmaz böyle şey. Yüzümü ak çıkar yarabbim" diyerek uzuuun bir besmele çekmiş ve tekrar atmış kendini göle. Ve yine dibi boylamış.

Papazla haham bunu tekrar gölden çıkarırken haham, papaza demiş ki:

"Peder Bey, lütfen imam efendiye de taşların yerini gösterin, yoksa adamcağız kendini helak edecek".
Old 13-03-2008, 22:42   #165
Durdu GÜNEŞ

 
Varsayılan

Karı, koca evin önünde otururken, gökten bir karga sürüsü geçer. Karı “En öndeki karga benim” diye bağırır. Koca “Hayır en öndeki karga benim olacak” der. Tartışma o kadar ileri gider ki karı hastalanır, yatağa düşer. Koca bakar ki karının durumu kötü. Durumu kurtarmak ister. “Tamam bırakalım tartışmayı, bütün kargalar senin olsun” Karı yastıktan başını kaldırır ve haykırır. “Ben ne yapacağım o kadar kargayı. Ben en öndeki kargayı istiyorum.
Old 13-03-2008, 22:48   #166
Durdu GÜNEŞ

 
Varsayılan

BİZİ İTE KÖPEĞE MUHTAÇ ETME

Genel Müdür haftanın bir gününü iş takibi yapan vatandaşlara ayırmıştı. O gün vatandaş rahatlıkla makama gelip derdini anlatacak, dilek ve temennilerde bulunacaktı.
Genel Müdür çok değişik istek ve şikayetlerle karşılaşıyordu. Zaten gelenlerin bir çoğu da genel müdürlüğün görev alanına girmeyen konularla ilgili tavassutlar için geliyordu.Yine bir gün genel Müdür istek ve şikayetleri dinliyordu. Yoksul olduğu her halinden anlaşılan yaşlı biri yanındaki gençle birlikte gelmişti. Genel Müdür alışılagelen soruları ona da yöneltti. “Buyurun amca sizi dinliyorum. İsteğiniz nedir?”
Yaşlı adam yanındaki genci göstererek konuştu.”Bu çocuk haylaz çıktı Müdürüm.Kaç kere söyledim oku adam ol. Bizi ite köpeğe muhtaç etme diye ama okumadı. Sizden oğluma iş bulmanızı istiyorum.”
Old 14-03-2008, 12:09   #167
nurten çakmak

 
Varsayılan

Mehmet ile Zehra,

Mehmet ile Zehra öğrenci olup, aynı evi paylaşmaktadırlar. Bir gün Zehra
ve Mehmet, Mehmet'in annesini yemeğe davet ederler, Mehmet'in annesi akşam
yemeği süresince Zehrayı uzun uzun süzer ve aslında Zehranın çok alımlı ve
güzel bir kız olduğunu, acaba aralarında ev arkadaşlığından daha ileri bir
boyutta bir ilişkinin mevcut olup, olmadığını merak eder. Aklını
okumuşçasına Mehmet annesine der ki: Ne düşündüğünü biliyorum ama emin ol
ki sadece ev arkadaşıyız, ötesi yok. Akşam yemeğinden sonra Mehmet'in annesi
evine döner.
Aradan bir iki gün sonra Zehra der ki: 'Mehmet, annen bize
yemeğe geldiğinden beri gümüş çorba kâsesini bulamıyorum'.

Mehmet yanıtlar:
'Annemin almış olabileceğini tahmin et! miyorum ama ben yine de kendisine bir
mektupyazayım.' Oturur ve yazar: Anneciğim, Gümüş çorba kâsesini sen
aldındemiyorum, ama almadın da demiyorum. Fakat konu şu ki: Sen bize
yemeğe geldiğinden beri gümüş çorba kâsesi kayıp. Sevgiler oğlun Mehmet.

Bir hafta sonra Mehmet'in annesinden mektup gelir: Sevgili oğlum: Zehrayla
yatıyorsun demiyorum, ama yatmıyorsun da demiyorum.Fakat konu şu ki:
Zehra kendi yatağında yatıyor olsaydı, gümüş çorba kâsesini çoktan bulmuş
olurdu. Sevgiler annen.
Old 16-03-2008, 17:12   #168
Av.Ergün Vardar

 
Varsayılan

Bu salaklıklar tarihe geçti

Tarihe böyle geçmek istemezsiniz. İşte hem gülüp hem şaşıracağınız salaklıklar...



Bob Fenster'in 2002 yılında yayınlanan 'Salaklık tarihi'adlı kitabında bibirinden ilginç olaylara yer veriyor.

Kitaptan seçilen 13 olay sizi gerçekten güldürecek!











Old 20-03-2008, 15:06   #169
supernatural

 
Neşeli

"Erzurumlu harmanini kaldırmış, ekinini kurutuyormuş. Öğleden sonra gökyüzü kararmaya başlamış..-"Allah'ım, ne olirsen ekinim gurumadan yağmurunu yağdırma! "-

"Allah'ım, birkaç gün daha yağmurunu yağdırma, ne olirsen" diye
dualar edip durmuş.Ekini kurudu kuruyacak. Aksam üzeri, son yarim saatte bir yağmur bir boran.Tüm ekini çürümüş.O hırsla eve gelmiş, Bir de bakmış ki; eşeğine de yıldırım çarpmış. Bu olay Erzurumlunun içine oturmuş ama bir şey de yapamamış.

Zaman geçmiş, Ramazan ayı gelmiş. İlk gün oruca niyetlenmiş Erzurumlu. Amaaaa, İftara tam yarim saat kala, bir sigara çıkartıp yakmış. İlk nefesini söyle bir güzelce çekmiş ve gökyüzüne bakarak üflemiş.-
"Nasil? İllet oliysen simdi değil mi?" demiş ve eklemiş:
-"Ölen eşeği de gurbana saymazsam şerefsizim... "
en yarı erzurumlu saygılarımla
Old 21-03-2008, 11:46   #170
tuval2310

 
Varsayılan

18 yasindaki kiz, annesine hamile olabileceğini soyler.Annesi, cok tedirgin olur ve eczaneye bir hamilelik testi almaya gider ve sonuclar kizin hamile oldugunu gosterir.Anne çildirmistir, bağırır cagirir ve 'Bunu yapan hangi domuz,bilmek istiyorum!!!' der.
Kiz telefon acar ve yarim saat icinde bir Ferrari evin onunde durur, icinden hafif kirlasmis saclari ve cok pahali bir elbisenin icinde çok yakisIkli biri iner ve kapidan iceri girer. Anne,baba ve kizla beraber otururlar.

Adam:' Kiziniz durumu anlatti. Kisisel durumumdan dolayı kızınızla evlenemem. Ancak tüm sorumlulugu aliyorum' der.

'Eger bir kiz cocugu dogarsa, annesine bir ev, bir yazlik villa ve 1 milyon dolarlik bir banka hesabi...'

'Eger bir erkek cocuk olursa, birkac fabrika ve bir milyon dolarlik bir hesap...

' 'Eger ikiz dogarsa, her ikisine de 500 bin dolarlik hesap ve birer fabrika verecegim.' der. ' Ancak düşük olursa....

O zamana kadar sessizce bekleyen baba elini dostca adamin omuzuna koyar ve :'O zaman tekrar denersiniz evladim ' der.

Old 04-04-2008, 12:42   #171
abdullah altınel

 
Varsayılan

Bu biiirrr
ÇOCUK dedesine sormuş:
Dede ninem ile kaç yıldır evlisin?
40 yıldır evlat
Peki ama dede, ben sizi hiç kavga ederken görmedim bunun sırrı nedir?
Otur evlat anlatayım... Nikahımız kıyıldı. Benim at arabasına ninenin üç-beş eşyasını attık ve bizim köyün yolunu tuttuk. Yolda atın ayağı tökezlendi. 'Bu bir' dedim. Yola devam ederken bir daha tökezlendi, ben yine 'Bu iki' dedim. Köye de epey yolumuz vardı. Bizim atın ayağı bir daha tökezleyince 'Bu üç' dedim ve çektim piştovu, atı orada vurdum. Ben atı vurunca başladı bana söylenmeye:
Biz nasıl gideceğiz. Niye durup dururken atı vurdun. Sende hiç akıl yok mu? Bu eşyaları nasıl götüreceğiz?
Ben de döndüm ninene:
"Bu biiirrr" dedim.
O gündür bu gündür, gül gibi geçinip gidiyoruz....
***************************
Andrea Doria
Osmanli donanmasiyla Venedik donanmasii arasinda savas çikmis. Venedik donanmasinin komutani Andrea Doria imis. Gözcü Osmanli donanmasinin yaklastigin fark edince hemen Andrea Doria'ya haber vermis : -Osmanli yaklasiyor. Andrea Doria sormus : -Kaç gemi var? Gözcü: -10-20 kadar. Komutan hemen emir erini çagirmis : -Oglum bana hemen kirmizi gömlegimi getir. Emir eri sasirmis : -Niçin komutanim? Andrea Doria : -Savasirken yaralanacagiz. Kan izi belli olmasin ve de askerlerin cesareti kirilmasin diye. Bu arada gözcüden yine ses gelmis : -Efendim 50 kadar oldular. Andrea Doria heyecanlanmis ve emir erine tekrar seslenmis : -Gömlegi bosver. Sen bana kahverengi pantolonumu getir.
Old 17-04-2008, 08:23   #172
supernatural

 
Neşeli

Tanrı demiş ki: 'Bill, senin durumun
hakikaten karmaşık. Seni cennete mi cehenneme mi yollamalı bilemiyorum.
Her eve bilgisayar girmesine yardımcı olarak insanığa katkıda
bulundun ama bir yandan da Windows gibi bir rezaleti de yarattın.
Ben de senin
özel durumuna göre bir şey yapacağım, cenneti de
cehennemi de ziyaret et, hangisine gideceğine karar ver.'
'Tamam' demiş Bill Gates,'
Önce cehenneme bir bakayım.'
ve inmiş cehenneme. Bir de bakmış berrak sulu bir kumsalda bir s
ürü güzel kız top oynuyor eğleniyor, güneş parlıyor hava süper. 'Allaah' demiş BillGates, 'Cehennem böyleyse Cenneti hakkaten görmek isterim.' Ve cennete çıkmış. Bir
bakmış, bulutların
üzerinde bir yer, etrafta melekler uçuşuyor,
insanlar lir
çalıyor, güzelce bir yer ama Cehennem kadar değil.
'Tamam' demiş tanrıya Bill Gates, 'Ben cehenneme gitmeye karar verdim.'
İki hafta sonra tanrı cehennemi ziyaret edip
Bill Gatesin nasıl olduğuna bakmaya karar vermiş.
Gitmiş Bill'in yanına, Bill bir duvara zincirlenmiş, alevler
i
çinde karanlık bir mağarada ve zebaniler işkence ediyor.
-Nasılsın Bill?
- Korkun
ç! Burası iki hafta önce geldiğim cehennem değil! Kızların oynaştığı o güneşli kumsala ne oldu?
Tanrı cevap vermiş:
-O ekran koruyucusuydu...

Old 25-04-2008, 11:58   #173
Hüseyin Karakuş

 
Varsayılan Tebessümlerinize engel olamayacağınız alıntılar...

Sevgili john...
Nişan yüzüğünü attığım günden beri gözüme uyku girmiyor...
Öyle mutsuzum ki; bütün gece yatağımda dönüp duruyorum...
Seni düşündükçe pişmanlıktan ve üzüntüden kahroluyorum...
aramızda geçenleri unutamaz mıyız?... her şeye yeniden başlayamaz mıyız?...
Yokluğuna dayanamıyorum...
Senin yerini kimsenin alamayacağını, neden bu kadar geç anladım...
Ne kadar aptalmışım...
Lütfen artık telefonlarıma cevap ver... Sensiz yapamıyorum...
Seni seviyorum... — Jane -
(Not: Lotoda kazandığın 5 trilyon için tebrikler...)


***

Bıyıkları yeni terleyen delikanlı; anne ve babası ile uzun bir tartışmadan sonra bavulunu toplamış;
“-Sakın beni durdurmaya kalkmayın... Ben heyecan istiyorum, coşku istiyorum, bol para ve güzel kızlar istiyorum... Bu evde bunların hiçbiri mümkün değil...”
Kapıya doğru yürürken, babası “Dur” diye bağırmış...
“-Size söylemiştim, beni durdurmaya teşebbüs etmeyin diye”...
“Dur” diye yeniden bağırmış adam, oğlu bahçe kapısından çıkarken...
“-Dur... Beni bekle...”


***

Kadın, adama;
“-Elimi bir kere tutarsan ömür boyu senin olurum” demiş...
Adam cevaplamış,
“-Uyarın için teşekkürler”...


Old 27-04-2008, 03:35   #174
murathankalfa

 
Varsayılan

Bir gün Padişah halk arasında bir yarışma yapmaya karar verir.
Yarışmayı kazananı kızıyla evlendireceğini ve hükümdarlığının varisi olarak ilan edeceğini vaat eder.Yarışma en ilginç ve en eşsiz yetenek yarışmasıdır.
Ferman verilir, halka duyurulur.Birbirinden yetenekli onlarca kişi katılır.Kimi güç gösterisi yapar, kimi cambazlık hünerlerini sergiler, kimileri mesleklerindeki hünerlerini...vs. En son bir er kişi çıkagelir. Küçük bir dikiş iğnesini alır ve havaya fırlatır. Ardından da dikiş ipliğini savurur ve ipi havada iğnenin deliğinden geçirir.Saray eşrafı dahil tüm halk hayretler içinde kalır ve adamı alkışlarlar.
Vezirler Padişaha sorar:''Sultanım sizin buyruğunuz nedir?''
Padişah:''Bu adamın boynunu vurun'' der.
Vezirler:''Lakin Sultanımız en ilginç ve benzersiz yetenekli kişiyi arıyordunuz. Bizce o kişi budur.Neden boynunu vuralım?''
Padişah:''Bu adam boş işlerle uğraşıyor ona ne kız verilir ne de saltanat bırakılır'' der.
Old 27-04-2008, 23:52   #175
auhf_ag

 
Varsayılan

HİÇ Mİ POZİTİF BİR ŞEY YOK DİYENLERE

Adam, kisa bir sure once ayrildigi evine telefon acar, bahcivana sorar:

'Nasil her sey yolunda mi?'

- Yolunda. Yalniz, kuregin sapi kirildi onu tamir etmeye calisiyorum.

- Neden kirildi?

- Kopeginize mezar kazarken, zorlamisim, bu yuzden kirildi.

- Nee! Kopegim oldu mu?

- Havuza dustu oldu.

- Benim kopegim cok iyi yuzerdi; nasil havuzda olur?

- Ama havuzun suyu bosalmisti, betona cakildi; bu yuzden hayatini kaybetti.

- Daha havuzu yeni doldurtmustum. Neden bosalttiniz?

- Biz degil itfaiyeciler bosaltti. Cunku evdeki yangini sondurmek icin ilâve

suya ihtiyac duydular.

- Evde yangin mi cikti?

- Evet efendim. Annenizin vefati dolayisiyla cok sayida insan geldi. Bir

sigara izmaritinden kâgitlar, ardindan da perde tutusmus. O kalabalikta

farkina varamadik.

- Annem nasil oldu? Sapasaglamdi.

- Haklisiniz. Biz de sasirdik ama, sizin yatak odaniza bir sey bakmaya

girmis. Yatakta karinizla en yakin arkadasinizi gorunce kalbine inmis.

- Yahu hic pozitif bir haber yok mu? Bunaldim.

- Olmaz olur mu? Var. Gecen gun siz AIDS testi yaptirmistiniz ya.. Iste onun

neticesi pozitif cikti.
Old 27-04-2008, 23:59   #176
auhf_ag

 
Varsayılan Yabanci Fİlmlere Osmanlica İsİmler Verdİk:)


* Dövüş Kulübü - Teşekkül Ün Sille Tokat
* Millyonluk Bebek - Üçyüz Akçelik Sibyan
* Godfather - Şahbaba
* Spiderman - Haseret-ül Adem
* Günah Şehri - Şehr-i Küfran
* Kuzuların Sessizliği - Sükunet-i Cemaat-ul Kuzu
* Zor ölüm - Zahmet-ul Vefat
* Titanik - Tekne-i Devasaiye
* Pi - Rakkam-i Tesadufiye
* Babam ve Oğlum - Peder ve Veled
* Fantastik Dörtlü - Car-i Harikulade
* Patron Kim - Idare-i Muamma
* Shrek - Gulyabani
* Polis Akademisi - Medrese-ül Zaptiye
* Problem Çocuk - Veled-ül Maraz
* Şeytanın Avukatı - Zat-ı Müdaafa-ül İblis
* Uçakta Panik- Tayyarede Hezeyan
* Exorcist(Şeytan Çıkaran) - Def-ül İblis
* Dört Nikah Bir Cenaze - Car İzdivaç Yek Mefta
* Sex and The City - Zifaf ve Şehir
* Klonların Saldırısı - Taarruzü'l Adem-i Sahte
* Çıldırtan Kadın - Bint-el Haram
* Terminatör - Deccal
* Kill Bill - Meft-ül Bill
* Dark city - Şehr-ül Zifir
* Özel Bir Kadın - Hususi Avrat..
Old 10-05-2008, 22:06   #177
tuval2310

 
Varsayılan

BİZ TÜRKLER

Londra` da arkadaşlar Türk mahallesine gitmişler. Oradaki Türklerden
bazıları tek kelime ingilizce bilmiyor. Çünkü adamlar manavdan alişveriş yapıyor,
manav Türk ; ev sahipleri Türk ; arkadaşlari Türk ; esnaf Türk filan...
Neyse efendim bunlar giriyorlar bir bakkala, kasadaki elemanla hoş bir sohbet derken
içeri bir İngiliz giriyor.
Kasadaki eleman patronuna bağırıyor:
- 'Ismail abi bakar mısın, turist geldi de bi tane''

Old 11-05-2008, 17:05   #178
uSaRe01

 
Varsayılan

İkinci bir eş almanın yasal olarak mümkün olduğu bir tarihte ve ülkede, ikinci bir kadınla evlenmek isteyen adam, bunu karısına söylemeye çekiniyormuş.Ama kafayı da takmış ikinci evliliğe,çare aramaya başlamış derken bir gün telaşla kapıdan içeri girmiş karısına:

---Hanım hanıım, yandık vallahi..
---Hayırdır bey?
---Az önce padişahın tellallarını bağırırken duydum, bütün evli erkekler ikinci bir eş alacaklar, almayanlar idam edilecekler diye ferman buyurmuş padişah. Ne yapacağız şimdi..
---Kadın hiç istifini bozmamış, Be Bey demiş, ben dün hocalardan duymuştum padişahın idam ettikleri şehid oluyormuş..
Old 22-05-2008, 14:34   #179
BaharB

 
Varsayılan

Gerçek Olay:


1960'lı yıllarda Ankara'nın Ayrancı semtinde yaşamakta olan Karadenizli bir ağabeyimiz ile eşi, Cumartesi günü o dönemin alışveriş merkezi olan Ulus'a gezmeye giderler.
Kadın bir halıcı dükkanının vitrindeki halıyı çok beğenir ve ikisi beraber dükkana girerler. Kadın halıyı biraz inceledikten sonra almak istediğini söyler.
Karadenizli, parasının olmadığını bu nedenle alamayacaklarını söylediğinde de, kadın, babasının kendisine verdiği bir miktar paranın olduğunu ve halıyı bu para ile almak istediğini söyler.
Karadenizli eşine babası tarafından verilen paradan haberdar olmamasına çok bozulmuştur. Ancak işyeri sahibinin yanında sesini çıkarmaz ve halıyı alırlar.
Halıcı halıyı güzelce sarar ve Karadenizlinin omzuna verir.
Dükkandan çıktıklarında kadın yanlarında halı olması nedeniyle Ayrancı'ya taksiyle gideceklerini beklerken bizim karadenizli eşini cezalandırmada kararlıdır. Omzundaki halının ağırlığından ezilmiş bir halde söylenir:
-Demek benden para saklıyorsun öyle mi? Şimdi eve kadar yürüyerek gidelim de gör bakalım sen !!!
Old 26-06-2008, 23:25   #180
murathankalfa

 
Varsayılan

Temelin karısı Fadimen'in çok sevdiği bi kedisi varmış. Lakin Temel bu kediyi hiççç sevmezmiş.
Bir gün Temel kediden kutulmaya karar vermiş.Kediyi arabaya atımış ve yola koyulmuş. 5 km sonra kediyi orada bırakıp geri gönmüş. Eve dönünce ne görsün! kedi evin önünde duruyor.Çok şaşırmış ama kafaya koymuş kediden kurtulmayı.Kediyi tekrar arabaya atmış bu sefer 10 km sonra kediyi bırakıp dönmüş. Ama yine aynı şey olmuş. Kedi yine evde.Temel bu şekilde birkaç deneme daha yapmış.Enson denemesinde kediyi 100 km uzaga bırakmış ve dönüş yoluna koyulmuş. bir süre sonra...

Temel evi arar. Fadime telefona cevap verir.

T-ula Fadime pizum kedi urdamı?

F-he ula burda niye soraysun da?

T-cabuk oni telefona getur

F-ula niye da?

T-ula kari yoli kaybettum yoli suracağum ona tarif etsun bağa
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Fıkra Gibi Tüketici Şikayetleri Av.Ceylan Pala Karadağ Tüketicinin Korunması Hukuku Çalışma Grubu 0 26-09-2006 12:31
Fıkra:) buketoz Site Lokali 4 21-03-2004 23:13
Fıkra - Çok Güldüm Batu Han Site Lokali 0 28-02-2003 18:45
Bir De Fıkra Cest la vie Site Lokali 0 24-03-2002 22:26
ANAYASA m. 38/ 7 son fıkra Av. Hulusi METİN Hukuk Sohbetleri 0 10-02-2002 13:18


THS Sunucusu bu sayfayı 0,07589412 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.