Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Uyuşturucu Ticaretine Aracılık Etmek?

Yanıt
Old 07-08-2012, 16:24   #1
FiNaZZi

 
Varsayılan Uyuşturucu Ticaretine Aracılık Etmek?

Müvekkilim, telefonculuk yapan ve çok yakın arkadaşı olan X isimli şahsın dükkanındayken içeri telefoncu şahsın Y isminde kuzeni gelmiştir. Tanışma vs.. safhasından sonra Y isimli şahıs müvekkilime Ankara'dan misafirleri geleceğini, onlara ikram etmek için esrar bulup bulamayacağını sormuştur. Müvekkilim de kulağı delik olan ancak daha önce iki üç kez görüştüğü Z isimli şahıs gelmiştir(müvekkilim Z isimli şahsın uyuşturucu ticaretini yaptığını bilmemektedir). Daha sonra yaklaşık 2 aydır telefonu dinlenen Z isimli şahıs ile Y isimli şahıs arasında geçen telefon görüşmesinde müvekkilimin ismi geçtiği için müvekkilim hakkında TCK m. 188/3 uyarınca uyuşturucu ticaretine aracılık etmekten kamu davası açılmıştır.
Bu konuda sayın meslektaşlarım düşüncelerinizi bekliyorum..
Old 07-08-2012, 19:38   #2
egemen48

 
Varsayılan

konusmalarda ne gectigini bilmeden yorum yapmak manasız olacak
Old 08-08-2012, 08:51   #3
gülten

 
Varsayılan

Benzeri dava bende de vardı.Yapılan bir operasyon var mı? Bu operasyonda müvekkiliniz de suç konusu maddelerle yakalandı mı? Konuşmalarda müvekkilinizin rolü nedir? Bu konularda ayrıntılı bilgi verirseniz yardımcı olabilirim.
Old 09-08-2012, 13:16   #4
FiNaZZi

 
Varsayılan

Müvekkilim yapılan operasyonda yakalanmış filan değil. Tek suçu kulağı delik olan kişiye esrar almak isteyeni yönlendirmesi.Telefon görüşmelerinde müvekkilimin adı uyuşturucu konusunda geçmiyor..
Old 09-08-2012, 15:02   #5
av.yağmur deniz

 
Varsayılan

kulağı delik olanz isimli şahsa alıcıyı yaönelndirmiş v e bu telefon kayıtlarında geçiyor ise aracılık etmiştir.Ancak telefon dinleme hukuka aykırı delildir ve diğer delillerle desteklenmesi gerekir.Savunmanızda dinlemenin hukuki boyutuna yoğunlaşın.
Old 09-08-2012, 15:32   #6
FiNaZZi

 
Varsayılan

Maalesef hukuka aykırı bir dinleme yok(mahkemeden dinleme kararı alınmış) İşin ilginci müvekkilim ile kulağı delik olan şahıs ile son 2 yıldır kayıtlara geçmiş herhangi bir telefon görüşmesi yok. Bu durumda bir çıkış yolu yok mu?
Old 09-08-2012, 16:49   #7
heyyou

 
Varsayılan

Sizin müvekkiliniz için dinleme kararı alındı mı ? Aksi durumda Av. Yağmur Deniz'in dediği gibi başkası için alınan dinleme kararına istinaden yapılan iletişim tespitinde müvekkiliniz de dinlemeye takılmışsa buradaki müvekkilinizin kendi aleyhine beyanları yasak delil kapsamındadır.Bu husus Yargıtay İçtihatları ile belirtilmektedir fakat bunu mahkemeye kabul ettirmek aynı oranda kolay değil.
Old 09-08-2012, 22:44   #8
egemen48

 
Varsayılan

T.C. YARGITAY

Ceza Genel Kurulu
Esas: 2011/10-19
Karar: 2011/60
Karar Tarihi: 19.04.2011


SUÇ İŞLEMEK AMACIYLA ÖRGÜT KURMA VE ÜYE OLMA İLE UYUŞTURUCU MADDE TİCARETİ SUÇLARI - BERAAT HÜKÜMLERİNİN ALEYHE TEMYİZ EDİLMİŞ OLMASI - YEREL MAHKEME HÜKMÜNÜN ÖZEL DAİRECE İNCELENEBİLECEĞİ - ÖZEL DAİRE KARARININ KALDIRILDIĞI

ÖZET: Sanık S. G. ve diğer sanıklar hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve üye olma suçlarından yerel mahkeme tarafından verilen beraat hükümlerinin o yer Cumhuriyet savcısı tarafından aleyhe temyiz edilmiş olması nedeniyle Özel Dairece her zaman incelenebilme olanağı bulunmaktadır. Yargıtay C. Başsavcılığı itirazına konu edilen sanık S. G. hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne ilişkin olarak ise, yerel Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçesinin de gözönüne alınarak temyiz incelemesi yapılabilmesi için Özel Daire kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmektedir.

(5083 S. K. m. 1) (1412 S. K. m. 321, 322) (5237 S. K. m. 52, 53, 62, 188)

Dava: Uyuşturucu madde ticareti suçundan sanık S. G.'ın 5237 sayılı TCY'nın 188/3-4, 62, 52, 53. maddeleri uyarınca 8 yıl 9 ay hapis ve 7.500 Lira adli para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 14.10.2008 gün ve 449-245 sayılı hükmün o yer C.Savcısı ve sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, o yer C.Savcısının dilekçesini dikkate almadan dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Ceza Dairesince 13.04.2010 gün ve 8991-8735 sayı ile;

<Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

Sanıklar hakkında hükmolunan adli para cezalarının; 5083 sayılı Kanun'un 1. maddesi ile hükümden sonra 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulunun 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1. maddesi uyarınca Türk Lirası (TL) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün CMUK'nın 321. maddesi gereğince bozulmasına; ancak, bu durumun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; YTL olarak hükmolunan adli para cezalarının TL'ye dönüştürülmesi suretiyle, hükümlerin düzeltilerek onanmasına> karar verilmiştir.

Yargıtay C. Başsavcılığı ise 29.12.2010 gün ve 302187 sayı ile;

<…Alınan ihbar üzerine diğer sanıkların telefonları hakim kararıyla dinlemeye alınmış; ancak sanık S. G.'ın bu kişilerden B. K. ile yaptığı telefon konuşmaları Cumhuriyet savcısı veya hakim kararı olmadan dinlenmiştir. Daha sonra sanık K. S.'ın sevk ve idaresindeki tır aracında gizlenmiş olan suç konusu uyuşturucu madde ele geçirilmiştir.

Cumhuriyet savcısı veya hâkim kararı olmadan sanık S. G.'ın telefon konuşmalarının dinlenmesi hukuka aykırı olup delil olarak hükme esas alınamaz. Bu konuşmaların <tesadüfen elde edilen delil> olarak değerlendirilmesi de mümkün değildir; çünkü konuşmalar soruşturması yapılan suçla ilgilidir. Öte yandan, sanık S.'ın telefon konuşmalarına değişik anlamların yüklenmesi mümkün olduğundan ve suçla ilgisi kesin biçimde belirlenemediğinden, bu telefon konuşmaları sanığın mahkûmiyeti için yeterli delil niteliğinde de değildir.

Sanık S. tüm aşamalarda suçla ilgisinin bulunmadığını söylemiştir. Bu sanığın suça iştirak ettiği konusunda diğer sanıkların bir beyanları da bulunmamaktadır.

Sonuç olarak, sanık S. G.'ın savunmasının aksine, atılı suçu işlediğine ilişkin, hukuka aykırı olarak dinlenen ve suçla ilgisi de açık biçimde anlaşılmayan telefon konuşmaları dışında, kuşku sınırlarını aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığından, sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi yasaya aykırıdır" görüşüyle itiraz yasa yoluna başvurarak, Özel Daire onama kararının kaldırılmasına ve yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmesi isteminde bulunmuştur.

Dosya Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmekle, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

Ceza Genel Kurulu Kararı

İtirazın kapsamına göre inceleme, sanık S. G. hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan kurulan hükümle sınırlı olarak yapılmaktadır.

Sanık S. G.'ın yerel mahkeme tarafından 5237 sayılı TCY'nın 188/3-4, 62, 52 ve 53. maddeleri uyarınca 8 yıl 9 ay hapis ve 7.500 Lira adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilen somut olayda Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık, sanığa atılı uyuşturucu madde ticareti suçunun sübutuna ilişkin ise de, öncelikle bu suçtan verilen mahkumiyet hükmünün yerel Cumhuriyet savcısı tarafından da temyiz edilip edilmediğinin ve bu temyizin Özel Daire tarafından yapılan inceleme sırasında değerlendirilip değerlendirilmediğinin belirlenmesi gerekmektedir.

İncelenen dosya içeriğinden;

Yerel mahkeme hükmünün sanık müdafii ve itiraza konu edilmeyen diğer sanıklar müdafileri dışında o yer Cumhuriyet savcısı tarafından da 17.10.2008 tarihli dilekçeyle temyiz edildiği, temyiz dilekçesinde suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve üye olma suçlarından mahkumiyet hükmü kurulması gerektiği görüşünün yanında; <uyuşturucu madde ticareti suçundan sanıkların suçun işlenmesindeki konumları dikkate alınmadan ve kişiselleştirme yapılmadan tüm sanıklara teşdiden aynı cezanın verilmesinin isabetsiz olduğu, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve üye olma suçlarından ise beraat eden sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmesi gerektiği> görüşünün de dile getirildiği, böylece yerel Cumhuriyet savcısınca sanık S. G. ve diğer sanıklar hakkında hem uyuşturucu madde ticareti hem de suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve üye olma suçlarından verilen hükümlerin temyiz edildiği, Özel Daire tarafından ise Cumhuriyet savcısının temyizi dikkate alınmadan sanıklar müdafilerinin temyiziyle sınırlı olarak temyiz incelemesi yapıldığı anlaşılmaktadır.

Sanık S. G. ve diğer sanıklar hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve üye olma suçlarından yerel mahkeme tarafından verilen beraat hükümlerinin o yer Cumhuriyet savcısı tarafından aleyhe temyiz edilmiş olması nedeniyle Özel Dairece her zaman incelenebilme olanağı bulunmaktadır. Yargıtay C. Başsavcılığı itirazına konu edilen sanık S. G. hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne ilişkin olarak ise, yerel Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçesinin de gözönüne alınarak temyiz incelemesi yapılabilmesi için Özel Daire kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmektedir.

Bu itibarla, Yargıtay C. Başsavcılığı itirazının değişik gerekçe ile kabulüne, Özel Daire düzelterek onama kararının sanık S. G.'a ilişkin olarak kaldırılmasına, yerel Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçesi yönünden de temyiz incelemesi yapılması için dosyanın Özel Daireye gönderilmesine karar verilmelidir.

Sonuç: Açıklanan nedenlerle,

1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının değişik gerekçe ile KABULÜNE,

2- Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 13.04.2010 gün ve 8991-8735 sayılı düzelterek onama kararının sanık S. G.'a ilişkin olarak KALDIRILMASINA,

3- Dosyanın, yerel Cumhuriyet savcısının dilekçesine yönelik temyiz incelemesi yapılması için Özel Daireye gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.04.2011 günü yapılan müzakerede oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Old 10-08-2012, 11:40   #9
FiNaZZi

 
Varsayılan

Sayın heyyou ve egemen48. Müvekkil hakkında dinleme kararı alınmamış. Müvekkilin yönlendirdiği kişi ile uyuşturucu ticareti yapan sanık arasında geçen telefon görüşmesinde müvekkilin adı geçtiği için hakkında dava açılmış..
Old 10-08-2012, 12:04   #10
egemen48

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan FiNaZZi
Sayın heyyou ve egemen48. Müvekkil hakkında dinleme kararı alınmamış. Müvekkilin yönlendirdiği kişi ile uyuşturucu ticareti yapan sanık arasında geçen telefon görüşmesinde müvekkilin adı geçtiği için hakkında dava açılmış..
paylaştığım karar da tam sizin olaya uygun zaten müvekkil hakkında dinleme kararı yoksa delil hukuka aykırıdır
Old 10-08-2012, 15:46   #11
FiNaZZi

 
Varsayılan

Teşekkür ederim sayın meslektaşlarım değerli zamanını ayırıp cevap yazdığınız için..
Old 11-08-2012, 14:00   #12
gülten

 
Varsayılan

Sayın Meslektaşım;
Vekili bulunduğunuz şüpheli,ceza almayacaktır. Zira, telefon kayıtları yasak ağacın yasak meyveleri olduğundan yani yasak deliller arasından sayıldığından mahkemede delil olarak değerlendirilmeyecektir. Benim davamda, sanıklardan birinin telefon görüşmelerinde bu ticareti yaptığı açık olarak ortaya konulmasına rağmen, suç üstü yakalanmadığından ve başkaca delil bulunmadığından bahisle beraat etti.Telefon görüşmeleri, suçun işlenmesini önlemek ve faiileri yakalamak üzere kayıt altına alınır.Kolay gelsin
Old 26-03-2020, 12:03   #13
Avukat586

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan gülten
Benzeri dava bende de vardı.Yapılan bir operasyon var mı? Bu operasyonda müvekkiliniz de suç konusu maddelerle yakalandı mı? Konuşmalarda müvekkilinizin rolü nedir? Bu konularda ayrıntılı bilgi verirseniz yardımcı olabilirim.
müvekkilim adına bir dinlenme mevcut değil ancak diğer süpheli ifadeleri ve müvekkille kaynı ile olan konuşmada bunlardan bir aydır kurtulmadım diyor bide küçük çocukları olduğu için süt lazım falan diue konuşuyor. hem bu konuşmlaarın üzerine hemde son kaynı ile diğer süpheliler yaklanmadan önce o evden uyuşturucuların alındığını söylüyor bunun üzerine arama kararıyla yapılıypr ve uyuşturucu bulunuyor
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
uyuşturucu madde ticaretinde aracılık etme qendal21 Meslektaşların Soruları 11 28-10-2012 12:50
Uyuşturucu Madde Kullanma-Uyuşturucu Madde İmal ve Tİcareti Ayırımı Veli KARATAŞ Meslektaşların Soruları 8 17-03-2012 01:04
Avukatlık ve bir sözleşme yapılmasına aracılık Seyran Hukuk Soruları 2 11-08-2010 08:15
1. Hacİz İhbarnamesine İtiraz Etmek Ama Aynı Zamanda Paranin Varlığını Kabul Etmek av.aylin Meslektaşların Soruları 1 07-07-2010 15:56
aracılık sözleşmesi acil. Av.Fatih KAYA Meslektaşların Soruları 1 28-08-2007 16:38


THS Sunucusu bu sayfayı 0,04822803 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.