Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Asile tebliğ zorunlu mudur?

Yanıt
Old 10-02-2014, 19:29   #1
av.k.d

 
Varsayılan Asile tebliğ zorunlu mudur?

Merhabalar,
Borçlu hakkında ilamlı icra takibi yapmış bulunmaktayız.Bu takipte vekille temsil edildiğinden vekile tebliğ yapmış bulunmaktayız.İcra dairesi ise bu takip talebinin ayrıca asile de tebliğ edilmesi gerektiğinden talebimizi reddedeceğini bildirmiştir.
Vekille yapılan tebligat geçerli değil midir?Ayrıca icra dairesinin belirttiği gibi asile tebliğ yapmak zorunda mıyız?
Kanaatimce vekile yapılan tebligat yeterlidir ayrıca asile tebliğ yapılması gerekmediğini düşünüyorum.
BU KONU İLE ALAKALI YARGITAY KARARI ARAMAKTAYIM.
Old 10-02-2014, 20:10   #2
olgu

 
Varsayılan

Tebligat Kanunu'nun 11. maddesi gereği vekile yapılması zorunludur. Asile yapılan usulsüzdür.
Vekile yapılan tebligatlarda icra emrinin altında yazan cezai yaptırımlar (mal beyanında bulunmama, nafakayı ödememe) için şikayette bulunamazsınız. Cezai ihtarın muhattaba bizzat yapılması gerekmektedir.
Bunu aşmak için uygulamada hem asile hemde vekile tebligat çıkartılmakta.
Old 11-02-2014, 09:43   #3
Av.09

 
Varsayılan

vekilin takibe katılıp katılmayacağı takibin başında belli olmadığından asile yapılması gerekir. ne zaman vekaletini dosyaya koydu üst mesajdaki durumlar (mal beyanında bulunmama, nafakayı ödememe) saklı olmak üzere tebligat vekile yapılır. Bence ptt'nin hızlı gönderisini kullanarak asile de tebligatı gönderiniz.
Old 11-02-2014, 10:02   #4
Avukat Kaya

 
Varsayılan

Tebligat Kanunu:

VEKİLE VE KANUNİ MÜMESİLE TEBLİGAT:

Madde 11 - (Değişik fıkra: 06/06/1985 - 3220/5 md.) Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır.

Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir.

Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise, bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır. Ancak, Ceza Muhakemeleri Usulu Kanununun, kararların sanıklara tebliğ edilmelerine ilişkin hükümleri saklıdır.

Kanuni mümessilleri bulunanlara veya bulunması gerekenlere yapılacak tebligat kanunlara göre bizzat kendilerine yapılması icabetmedikçe bu mümessillere yapılır.



T.C.
YARGITAY
HUKUK GENEL KURULU
E. 2003/12-442
K. 2003/445
T. 2.7.2003
• İCRA TAKİBİNİN İPTALİ ( Davanın Takibin Usulsüz Tebligat Nedeniyle İptali İstemine İlişkin Olması )
• TAKİBİN USULSÜZ TEBLİGAT NEDENİYLE İPTALİ ( Davacı/Borçlunun Kendisini Vekille Temsil Ettirdiği Belirginken Vekil Yerine Asile Yapılan Tebligatın Usulsüz Olması )
• İCRA EMRİNİN VEKİLE ÇIKARILMASI ( Davacı/Borçlunun Kendisini Vekille Temsil Ettirdiği Belirginken Vekil Yerine Asile Yapılan Tebligatın Usulsüz Olması )
• USULSÜZ TEBLİĞ ( Davacı/Borçlunun Kendisini Vekille Temsil Ettirdiği Belirginken Vekil Yerine Asile Yapılan Tebligatın Usulsüz Olması )
• VEKİLE TEBLİGAT YAPILMASI ( Davacı/Borçlunun Kendisini Vekille Temsil Ettirdiği Belirginken Vekil Yerine Asile Yapılan Tebligatın Usulsüz Olması )
• İLAMLI İCRA ( Davacı/Borçlunun Kendisini Vekille Temsil Ettirdiği Belirginken Vekil Yerine Asile Yapılan Tebligatın Usulsüz Olması )
1086/m.62
7201/m.11, 32
1136/m.41, 171
ÖZET : İcra emrinin "vekile" çıkarılması gerekir. Bu açık yasal düzenlemeler varken takip dayanağı ilam kapsamında davacı/borçlunun kendisini vekille temsil ettirdiği belirginken, vekil yerine asile yapılan tebligat usulsüzdür. İcra dosyasında borçlu vekilinin vekaletnamesinin bulunup bulunmaması da sonuca etkili görülmemiştir. Bunun yanında, vekile çıkarılmış ve usule aykırı bir tebligat bulunmadığına, eş söyleyişle vekile hiç tebligat yapılmadığına göre "usulsüz tebliğ" ile ilgili 7201 sayılı Tebligat Yasasının 32. maddesinin de somut olayda uygulama yeri yoktur. Şu durumda, sonuç olarak İcra müdürünün icra emrinin asıla çıkarılması suretiyle, anılan yasa hükümlerine aykırı işleminin varlığı açık ve vekil yerine asile yapılan bu tebligat ta usulsüzdür.
DAVA : Taraflar arasındaki "icra takibinin iptali" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda;Akşehir İcra Tetkik Merciince istemin reddine dair verilen 27.11.2002 ve 2002/108-124 sayılı kararın incelenmesi Davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 18.02.2003 gün ve 309-2780 sayılı ilamı ile; ( ...Avukatlık Kanunu ve Yönetmeliği 171. maddesi gereğince avukat, üzerine aldığı işi kanun hükümleri ve yazılı sözleşme şartlarına göre sonuna kadar takip eder. Takip dayanağı boşanma ilamında borçlu vekille temsil edilmiştir. HUMK'nun 62-68, Avukatlık Kanunu 41, Tebligat Kanunu 11. maddeleri gereğince vekille takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Açıklanan nedenle, takip dosyasındaki icra emrinin vekil yerine asile tebliğ olunması usulsüzdür. Mercice icra emri tebliğ işleminin iptaline karar vermek gerekirken, dayanak ilam göz ardı edilerek, borçlu vekilinin icra dosyasında vekaleti olmadığından bahisle talebin reddine karar verilmesi isabetsizdir... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
KARAR : Dava, takibin usulsüz tebligat nedeniyle iptali istemine ilişkindir.
Öncelikle ; her iki tarafın da bozmaya uyulmasını istemeleri karşısında davanın ve uyuşmazlığın niteliğine göre mahkemece resen direnme kararı verilip verilemeyeceği hususunun çözümü gerekmektedir.
Davacı borçlu yanca iptali istenen takip, ilama dayalı olup, nafaka alacağına ilişkindir. Nafakaya ilişkin hükümler aile hukuku kapsamında olup, kamusal niteliklidir. Diğer taraftan, tebligatın usulüne uygunluğu hakimin resen göz önüne alması gereken kamu düzeni yanı ağır basan hususlardandır. Her iki yönüyle de tarafların uyma istemelerine karşın mahkemece resen direnme kararı verilmesi yasal olarak mümkün görülmekle ön sorun aşılarak uyuşmazlığın diğer yönünün incelenmesine geçilmiştir.
Davacı/borçlu vekili 18.10.2002 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine Akşehir 1. İcra Müdürlüğünün 2002/1283 sayılı dosyası ile icra takibine girişilip icra emri çıkarıldığını, ancak takibin nafaka alacağına ilişkin olduğunu, borçlu vekili olarak tarafına çıkarılması gerektiğini, vekil ile takip edilen davalarda icra takibine geçilmesi halinde icra emri tebliğinin vekile yapılmasının zorunlu olduğunu, ancak icra dosyasında borçlu anılırken takip talebinde ve icra emrinde borçlu vekilinin ismi geçmeyip, tebligatın borçlu asile yapıldığını, bu nedenle takibin iptalini istemiştir.
Davalı /alacaklı asil usulüne uygun tebliğe karşın duruşmaya gelmemiş, delil de bildirmemiştir.
Tetkik Mercii ; " icra dosyasının tetkikinde Faruk K. ( davacı ) vekili olarak Av. Nimet Yaşa'nın vekaletnamesinin bulunmadığı görülmüştür. Vekaletname olmadan ( borçlu ) davacı Faruk K. vekili olduğunun icra müdürlüğünce bilinmesi mümkün değildir. Bu nedenle davacı ( borçlu ) talebinin reddine, takibin kaldığı yerden devamına karar vermek gerekmiştir." Gerekçesiyle davacı ( borçlu ) tarafın icra takibinin iptali yolundaki talebin reddine, icra takibinin kaldığı yerden devamına karar vermiştir. Hüküm Özel Dairece başlıkta açıklanan nedenle bozulmuş, Tetkik Merciinin önceki kararda direnmeye ilişkin kararı davacı vekilince temyize getirilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık ; İlamda vekil olduğu belli olan ancak ilama dayalı takipte icra dosyasında ayrıca vekaletnamesi bulunmayan borçlu vekili yerine borçlu asile icra emri tebliğinin usulüne uygun olup olmadığı noktasındadır.
İlkin, konuyla ilgili yasal düzenlemelerin irdelenmesinde yarar vardır.
1136 sayılı Avukatlık Kanununun 171. maddesinde "Avukat, üzerine aldığı işi kanun hükümleri ve yazılı sözleşme şartlarına göre sonuna kadar takip eder." Hükmü yer almaktadır. Nitekim takip dayanağı Akşehir Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.06.2002 gün ve 2002/10-496 sayılı boşanma ve nafaka konulu ilamda da davacı/borçlunun kendisini vekille temsil ettirdiği görülmektedir.
Diğer taraftan, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 62. maddesi; "Kanunen salahiyeti mahsusa itasına mütevakkıf hususlar müstesna olmak üzere vekalet, hüküm katiyet kesbedinciye kadar davanın takibi için icap eden bilümum muameleleri ifaya ve hükmün icrasına ve masarifi muhakemenin tahsiliyle bundan dolayı makbuz itasına ve kendisi aleyhinde de işbu muamelatın kaffesinin ifa edilebilmesine mezuniyeti mutazammındır.... İşbu mezuniyeti takyit edecek bütün kayıtlar diğer taraf indinde gayri muteber addolunur." Hükmünü amir olup, aynı Kanunun 68. maddesinde ise; "Müvekkili namına muamele yapmış olan vekil nefsini azlettiğini veya müvekkili tarafından azlolunduğunu dava zaptına kayıt veya tebliğ ettirilmek suretiyle diğer tarafa bildirmedikçe, istifa ve azlin o taraf hakkında hükmü yoktur. " denilmektedir.
Konuyla ilgili 7201 sayılı Tebligat Kanununun 11. maddesinde ise; "vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır." Hükmü bulunmakta, 1136 sayılı Avukatlık Yasasının 41. maddesinde de "Avukatın vekaleten çekilmesi" başlığı altında açıkça "Belli bir işi takipten veya savunmadan isteği ile çekilen avukatın o işe ait vekalet görevi, durumu müvekkiline tebliğinden itibaren onbeş gün süre ile devam eder...Şu kadar ki, adli müzaharet bürosu yahut baro başkanı tarafından tayin edilen avukat, kaçınılmaz bir sebep veya haklı bir özürü olmadıkça, görevi yerine getirmekten çekinemez. Kaçınılmaz sebebin veya haklı özürün takdiri avukatı tayin eden makama aittir." ifadesine yer verilmektedir.
Somut olaya gelince; nafaka alacağına ilişkin ilama dayalı takipte icra emri borçlunun kendisini vekille temsil ettirdiği ilam kapsamından açıkça belli olmasına karşın vekil yerine asile gönderilmiştir.
Yukarıda açıklanan tüm yasa hükümleri karşısında icra emrinin "vekile" çıkarılması gerektiğinde kuşku bulunmamaktadır. Bu açık yasal düzenlemeler varken takip dayanağı ilam kapsamında davacı/borçlunun kendisini vekille temsil ettirdiği belirginken, vekil yerine asile yapılan tebligat usulsüzdür. İcra dosyasında borçlu vekilinin vekaletnamesinin bulunup bulunmaması da sonuca etkili görülmemiştir.
Bunun yanında, vekile çıkarılmış ve usule aykırı bir tebligat ta bulunmadığına, eş söyleyişle vekile hiç tebligat yapılmadığına göre "usulsüz tebliğ" ile ilgili 7201 sayılı Tebligat Yasasının 32. maddesinin de somut olayda uygulama yeri yoktur.
Şu durumda, sonuç olarak İcra müdürünün icra emrinin asıla çıkarılması suretiyle, anılan yasa hükümlerine aykırı işleminin varlığı açık ve vekil yerine asile yapılan bu tebligat ta usulsüzdür.
Mercice ; Hukuk Genel Kurulunca da usul ve yasaya uygun bulunan bozmaya uyularak usulsüz yapılan icra emrinin tebliğ işleminin iptaline karar vermek gerekirken aksi düşüncelerle önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ : Davacı-borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda ve Özel Daire kararında açıklanan gerektirici nedenlerden dolayı HUMK.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 02.07.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Old 11-02-2014, 10:04   #5
txyz

 
Varsayılan

Vekillik ilamın icrası aşamasını da kapsadığı için vekile tebliğ yeterlidir. İstisna durumlar hariç asile tebliğ zorunlu değildir. Konuyla ilgili bir Yargıtay kararı bulamadım ama icra dairesinin belirttiği hususun kanuni dayanağı yoktur.
Old 17-02-2014, 17:13   #6
olgu

 
Varsayılan

T.C.
YARGITAY
12. HUKUK DAİRESİ
E. 2013/27562
K. 2013/37619
T. 27.11.2013
• VEKİL YERİNE ÖDEME EMRİNİN ASİLE TEBLİĞİ ( Vekaletnamenin İcra Dosyasına İbraz Edilmemesinin Tebligatın Vekile Yapılması Hususundaki Yasal Zorunluluğun Ortadan Kalktığı Şeklinde Yorumlanamayacağı - Usulsüz Tebligat Şikayetinin Kabulü Gerektiği )
• İCRA DOSYASINDA VEKALETİN OLMAMASI NEDENİYLE ASİLE TEBLİĞ ( Vekaletnamenin İcra Dosyasına İbraz Edilmemesinin Tebligatın Vekile Yapılması Hususundaki Yasal Zorunluluğu Ortadan Kaldırmadığı - Derdest Dava İle Alacaklının Borçlunun Vekille Kendisini Temsil Ettirdiğini Öğrendiği )
• ÖDEME EMRİNİN ASİLE TEBLİĞİ ( Derdest Boşanma Davası İle Alacaklının Borçlunun Vekille Kendisini Temsil Ettirdiğini Öğrendiği/İcra Dosyasında Vekaletin Olmaması Nedeniyle Asile Tebliğ Edilemeyeceği - Vekilin Asil ve İstifası Olmadığı/Usulsüz Tebligat Yapıldığı )
• VEKİLLE TEMSİL ( Derdest Boşanma Davası Nedeni İle Alacaklının Borçlunun Bir Vekille Kendini Temsil Ettirdiğini Öğrendiği/Tebligatın Vekile Yapılması İçin İcra Dosyasında Borçlu Vekiline Ait Vekaletnamenin Bulunmamasının Sonuca Etkili Olmayacağı - Ödeme Emrinin Asile Tebliği Hatalı Olduğu )
• DAVAYA VEKALET ( Hüküm Kesinleşinceye Kadar Vekilin Davanın Takibi İçin Gereken Bütün İşlemleri Yapmasına ve Hükmün Yerine Getirilmesine İlişkin Yetkiyi Kapsayacağının Düzenlendiği - Vekile Tebligat Yapılabilmesi İçin Vekalelette Özel Yetki Verilmesinin Gerekmediği )
7201/m.11
1136/m.41
6100/m.73, 81, 82, 83

ÖZET : Alacaklının genel haciz yolu ile başlattığı ilamsız icra takibine karşı, borçlu vekilinin ödeme emrinin vekil yerine asile tebliğ edildiğini ileri sürerek usulsüz tebligat şikayeti ile başvurduğu anlaşılmıştır. Davaya vekaletin, hüküm kesinleşinceye kadar, vekilin davanın takibi için gereken bütün işlemleri yapmasına ve hükmün yerine getirilmesine ilişkin yetkiyi kapsayacağının düzenlendiği, vekile tebligat yapılabilmesi için vekalelette özel yetki verilmesinin gerekmediği, borçlu vekilinin azil ve istifası da sözkonusu olmadığına göre tebligatın borçlu vekiline yapılması gerekmektedir. Derdest boşanma davası nedeni ile alacaklı, borçlunun bir vekil ile kendini temsil ettirdiğini öğrenmiş olup tebligatın vekile yapılması için icra dosyasında borçlu vekiline ait vekaletnamenin bulunmaması sonuca etkili değildir. Vekaletnamenin icra dosyasına ibraz edilmemesi, tebligatın vekile yapılması hususundaki yasal zorunluluğun artık ortadan kalktığı şeklinde yorumlanamaz. Şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekir.

DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Alacaklının genel haciz yolu ile başlattığı ilamsız icra takibine karşı, borçlu vekilinin ödeme emrinin vekil yerine asile tebliğ edildiğini ileri sürerek usulsüz tebligat şikayeti ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 11, Avukatlık Kanunu’nun 41 ve HMK.nun 73, 81,82,83. maddeleri gereğince vekil ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması zorunludur.

Somut olayda, icra takibinin dayanağının İzmir 6. Aile Mahkemesi'nce boşanma davasının yargılaması sırasında davalı eş ve müşterek çocuklar yararına ara kararı ile tedbir niteliğinde hüküm altına alınan nafaka alacağı olduğu, 18.06.2013 tarihli söz konusu ara kararının borçlu ( davalı ) vekili Av.... ve alacaklı ( davacı ) vekili Av... huzuru ile verildiği ve bu hususun duruşma tutanağında belirtildiği görülmektedir.

HMK'nun 73. maddesinde, davaya vekaletin, hüküm kesinleşinceye kadar, vekilin davanın takibi için gereken bütün işlemleri yapmasına ve hükmün yerine getirilmesine ilişkin yetkiyi kapsayacağının düzenlendiği, aynı Kanunun 74. maddesine göre vekile tebligat yapılabilmesi için vetakelette özel yetki verilmesinin gerekmediği, borçlu vekilinin azil ve istifası da sözkonusu olmadığına göre yukarıda belirtilen emredici nitelikteki tebligat ve usul hükümleri uyarınca tebligatın borçlu vekili Av.B.A'ya yapılması gerekmektedir. Bu durumda, derdest boşanma davası nedeni ile alacaklı, borçlunun bir vekil ile kendini temsil ettirdiğini öğrenmiş olup tebligatın vekile yapılması için icra dosyasında borçlu vekiline ait vekaletnamenin bulunmaması sonuca etkili değildir. Kaldı ki vekaletnamenin icra dosyasına ibraz edilmemesi, tebligatın vekile yapılması hususundaki yasal zorunluluğun artık ortadan kalktığı şeklinde yorumlanamaz.

O halde mahkemece, şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken icra dosyasına borçlu vekilinin vekaletnamesinin verilmediğinden bahisle sonuca gidilmesi ve şikayetin reddine yönelik yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca ( BOZULMASINA ), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Old 19-02-2014, 14:43   #7
avukatburcu

 
Varsayılan

İcra dairesi kanun hilafına işlem yapıp asile tebliğ edilmedi diye talebinizi reddederse bu ret işlemine karşı şikayette bulunabilirsiniz. Çünkü ilamlı icralarda vekile tebligat gönderilmesi zorunludur.
Old 16-11-2016, 14:45   #8
Av.Ayse E.

 
Varsayılan

nafaka icra dosyasında borçluya tebligat ....komşusuna haber verildi muhtara bırakıldı vd şeklinde yapılıyor....boyle bır durumda ceza çıkıyor mu? bizzat tebligat şartmı yoksa usulune uygun tebligat yeterlimidir?cevap veren meslektaşlarıma şimdiden teşekkürler...
Old 16-11-2016, 15:48   #9
olgu

 
Varsayılan

Ceza çıkması için tebligatın usulune uygun olması gerekir. Muhatabın bulunmama sebebi yazıldıktan sonra kaydı varsa muhtara yapılması lazım. Eğer bulunmama sebebi yazmıyor, haber verilen komşunun adı yoksa usulsüzdür. Hakimin kanunu sıkı uygulaması halinde beraat çıkması gerekir.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
cmk avukatlığından istifa asile tebliğ zorunluluğu? Pandekt Meslektaşların Soruları 1 05-12-2013 16:23
ek davanın dilkeçesi asile mi tebliğ edilir vekile mi? law in law Meslektaşların Soruları 10 27-07-2012 13:39
Karşı dava- davalı asile tebliğ yapılamaması Av.Özlem PEKSÜSLÜ Meslektaşların Soruları 4 02-02-2012 18:00
Nafaka Borcunu Ödeme Asile Tebliğ Sayılır mı? savunma Meslektaşların Soruları 1 03-09-2010 17:47
kıdem tazminat alacağını kararda yazılı vekile tebliğ etmeyip asile tebliğ erdal düzgün Meslektaşların Soruları 2 22-07-2010 14:34


THS Sunucusu bu sayfayı 0,04730010 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.