Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Site Lokali Edebiyat, Müzik, Spor, Sinema, Bilgisayar.. Site üyelerimizin hukukla ilgisiz konularda sohbetleri için. [Siyaset ve din bu sitede konu dışıdır!]

Muhabbethane-i Hukuk

Yanıt
Old 19-11-2007, 23:14   #1
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan Muhabbethane-i Hukuk

Değerli THS mensupları,

Bildiğiniz gibi bir süre önce (yani epeyce önce) bir konu açılmış, zevkle, şefkle, aşkla hukuki kurgular örülmüş, lezzetli gülmeceler husule gelmişti. Bir futbol topunda camlar kırılmış, zilyetlikler tesis edilmiş, haklar aranmıştı...

Diğer yandan misafirlere ikram edilen fındık, fıstık, leblebi dolu tabakların misafirden kapılarak götürülmesi gibi tuhaf sorular sorulmuş, gülünmüş, eğlenilmişti...

Hukuk, gülerken başka lezzetli oluyor!

Bu nedenle konusu mutlaka hukukla ilintili, eğlendirici, seviyeli aynı zamanda da hukuk bilgilerimizi anımsatıcı, kışkırtıcı olayları, kurguları bu alanda ortaya koymak istiyoruz.

THS genl kuralları aynen geçerlidir. Gülmek, eğlenmek, eğlendirmek ana felsefe olsa bile saygı, sevgi, bilgi ve öğrenmek arzusu da hiç bu alandan uzaklaşmayacaktır...

Hoş geldiniz... ve buyrun lütfen!

Saygılarımla.
Old 19-11-2007, 23:59   #2
Ahmet Turan

 
Varsayılan

Saim bey,
Açmış olduğunuz bu topiği çok beğendimi itiraf etmeliyim...
Hayırlı olsun
Old 20-11-2007, 00:00   #3
Ahmet Turan

 
Varsayılan

Veee ilk mesajı da ben yazmış olmuştum
Old 20-11-2007, 00:05   #4
Ahmet Turan

 
Varsayılan

İnşaallah parmaklarım uğurlu gelir
Old 20-11-2007, 00:08   #5
Doç. Dr. Özge Yücel

 
Varsayılan

Ben de ikinci olayım. Gerçekten hukukla ilgili yapılan esprilerin tadı başka olur, hiç eskimez. Ama bunu bizden başka anlayan da gülen de olmaz.
Ne yapalım olsun bu da bize özgü olsun.
Ama bir Türkçeci olarak konu başlığının Hukuk Muhabbethanesi olarak yazılmasını isterdim, hâlâ da istiyorum.
Old 20-11-2007, 00:17   #6
Ahmet Turan

 
Varsayılan

Sayın Özge,

Biliyorsunuz biz sizin kadar Türkçe konusunda hassas değiliz. Bu nedenle bırakınz böyle kalsın. Önemli olan türkçe olsun ne olursa olsun değil biraz da kulağa hoş gelsin.

En herşey türkçe değildir saygılarımla.)
Old 20-11-2007, 00:20   #7
Doç. Dr. Özge Yücel

 
Varsayılan

Yanıldığınızı düşünüyorum Türkçe tamlamalar bana daha hoş geliyor. Arapça tamlama bir alışkanlıktan başka bir şey değil.

Neyse maksat muhabbet, ben de uyarımı, düşüncemi belirtmeden yapamam. Kusura bakmayın.
Old 20-11-2007, 00:21   #8
Ahmet Turan

 
Varsayılan

Kusura bakacak bişiy yok sayın Özge. O sizin düşünceniz. bizim düşüncemiz de buAsıl siz kusura bakmayın
Old 20-11-2007, 00:51   #9
halit pamuk

 
Varsayılan

Ben şöyle bir soru sorsam:

Bir okulda bir öğretmen okulun çatı katında onlarca güvercin beslemektedir. Güvercinler çatı katında karınları doyururken aynı zamanda oralara pislemektedir. Bilindiği üzere güvercin pisliği çok değerli bir gübredir.

Hazine (Milli Emlak Müdürlüğü) okulun çatısındaki pislikleri görünce onları toplar ve yüksek bir fiyata satar.

Öğretmen ise gübrelerin kendisine ait olduğunu iddia etmekte, hazine karşı dava açmayı düşünmektedir.

Sizce öğretmen hukuken ne yapabilir?
Old 20-11-2007, 13:12   #10
Av.Ufuk Bozoğlu

 
Varsayılan

Vereceğim yanıtın topiğe uygun olup olmadığını bilememekle birlikte, çünkü daha önceki topiği okumadım.

Öğretmenin öncelikle gübrelerin kendisine ait olduğunu ispat etmesi gerekmektedir.

Buradan hareketle, güvercinler öğretmene mi aittir? Diye bir düşünelim derim

Güvercinleri beslemek onların sahibi olduğumuz anlamına gelir mi?

Her gün aynı güvercinler mi gelmektedir ?

Bir kedi , köpek sahipliği başka güvercin(ler) sahipliği ise, tamamen farklı bir şey gibi durmaktadır.

Böylelikle ilk fikir olarak yazıyorum, hayırlısı ile inşallah
Old 20-11-2007, 13:18   #11
üye18721

 
Varsayılan

Okulun bir devlet okulu olduğu varsayımından hareketle yola çıkarsak; Devlete ait olan bir okulda beslenen kuşların semereleri! gübreleri,Devlet Hazinesine ait olmalıdır.Zira nasıl ki bir arsa üzerinde inşa edilen bina arsanın malikine aitse,devlet okulunun çatısında biriken gübreler de hazineye ait olmalıdır.
Old 20-11-2007, 13:46   #12
Ahmet Turan

 
Varsayılan

Saygıdeğer meslektaşlarım yargının değerli mensupları.
Her şeyden evvel belirtmek isteriz ki, bu davayı açmayı düşünen Öğretmen arkadaşımız dişli bir avukat bulmalıdır. Bu "dişli" avukata davasını verdikten sonra mümkünse hemen her gün avukatı arayarak sonucunu sormalı ona akıl vermeli duruşmalarda nasıl davaranacağını öğretmeli birlikte yanında duruşmaya girerek, avukatının pek konuşmadığını gördüğünde hakimden ben konuşmak istiyorum iki kelamım var dinleyin diye söz almalıdır.

Gelelim, avukat davayı hangi mahkemede hangi hasma yönelik olarak açmalı neler yapmalı neler yapmamalıdır?

Bu davaya bakma görevi bulunanayerlerde hayvan hakları mahkemesine bulunmayan yerlerde. genel mahkemelerde açılmaladır.
Husumetin hazineye yöneltileceğinde kuşku yoktur.
Davanın hukuki dayanağına gelince;
Ben arkadaşlarımdan farklı olarak, gübrelerin malikinin ne öğretmen ne okul idaresi ne hazine olduğunu düşünmüyorum. Malik konusunda hiç tereddüt yoktur. Elbetteki bu gübreleri kim üretiyorsa maliki odur. Yani kuşlardır malik.
Peki şu soru akla gelmez mi? (gelir elbet) kuşlar çatıya gübreleme gaaliyetini yapıp uçup gidiyorsa bu bir "terk" midir hukuki anlamda yoksa geçici ayrılık mıdır? Eğer terk ise bulanın olur. Terk değilse bulanın olmaz kuşların olur. Bu durumda öğretmen dolaylı temsil hükümlerinden yararlanabilir mi? Borçlar Kanunun 32. maddesinde düzenlenen temsil, bir kimsenin mümessil sıfatı ile diğer bir kişi adına hukuki işlem yapmasıdır. Dolaylı temsil ise, hukuki işlemin kendi adına ancak başkası hesabına yapılmasıdır. Bu tür temsilde hukuki işlemin hüküm ve sonuçları önce mümessile, ondan sonra da temsil olunana geçer. Öğretmen kuşları temsilen BK 32 çerçevesinde dava açıp sonuçlandırabilir gibigeliyor bana

En aklıma mukayyet olun saygılarımla
Old 20-11-2007, 14:01   #13
üye18721

 
Varsayılan

Alıntı:
Bu davaya bakma görevi bulunanayerlerde hayvan hakları mahkemesine
Sayın Meslektaşlarım,hangi ilçelerde hayvan hakları mahkemesi bulunmaktadır.Mesela bizim ilçede yok.Bu konuda yardımcı olacak arkadaşlara teşekkürü borç bilirim.Öte yandan malik sıfatına haiz olan kuşlar öğretmene vekalet vermek üzere notere gittiklerinde,noter kuşlara vekalet verme konusunda zorluk çıkarabilir mi? Mesela,kuşlar gayrimümeyyizdirler;zira kuş beyinlidirler diyerek bu talebi reddedebilir mi?Öğretmen tam teşekkülü bir devlet hastahanesinden kuşların mümeyyiz olduklarına dair bir heyet raporu ibraz ettiği halde noter bu istemi yerine getirmezse noterin hakkında uygulancak müeyyideler neler olabilir?
Old 20-11-2007, 14:05   #14
Av.Ufuk Bozoğlu

 
Varsayılan

Davalı olarak, hazinenin yanında, güvercinlerinde hasım olarak gösterilmesi gerekmektedir.

Bu bağlamda, güvercinlere, vasi tayini usul şartıdır.

Mümkünse hazine vasi olmasın çıkar çatışması var, orman idaresi, bence uygundur.

Hazine, orman bütünlüğünü de bozmamış oluruz.

Evet, dava hazineye ve güvercinleri temsilen orman idaresine yöneltilmelidir.
Old 20-11-2007, 14:05   #15
Ahmet Turan

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Ferda Aydın
Sayın Meslektaşlarım,hangi ilçelerde hayvan hakları mahkemesi bulunmaktadır.Mesela bizim ilçede yok.Bu konuda yardımcı olacak arkadaşlara teşekkürü borç bilirim.

Sizin hala böyle bir mahkemeniz yok mu? Siz hala annenizin margarini mi kullanıyorsunuz?!
Old 20-11-2007, 14:13   #16
üye18721

 
Varsayılan

Sayın Ufuk'un kuşlara vasi tayini hakkındaki düşüncelerine katılmıyorum.Zira ilgili kanun M.K.m 355 hacir altına alabilmek için kesin nedenler aramaktadır.
1-Akıl hastalığı veya zayıflığı-Kuşların akıl sağlığının yerinde olduğu heyet raporuyla sabittir.
2-İsraf,ayyaşlık,suihal,suiidare-İsraf bir yana yuvayı diş kuş yaptığından çok tutumlu ve örnek bir aile yaşamlarına sahiptirler.Ayyaşlık durumu yoktur,sosyal içicilik vardır.
3- Bir yıl veya daha fazla hürriyeti bağlayıcı ceza mahkumiyeti-Adli Sicil Raporlarında sabıka kayıtlarına rastlanmamıştır.
4- İhtiyari hacir-Mezkur kuşlar kendi işlerini görmekten acz halinde olmadıkları için böyle bir talepleri de yoktur.
Olayımızda kuşlar bakımından bu maddelerin hiçbiri gerçekleşmediğinden kuşların vesayet altına alınması mümkün değildir.
Old 20-11-2007, 14:19   #17
Av.Ufuk Bozoğlu

 
Varsayılan

Güvercinler için bir gerçek kişi atamamız lazım ama, o zaman terekeye temsilci atayalım.

Tamam tamam, güvercin işlerinden en çok benim anladığım söylendiğine göre, güvercinlerin avukatı benim
Old 20-11-2007, 14:21   #18
üye18721

 
Varsayılan

Sayın Ufuk vekalet konusundaki düşüncenize katılıyorum da tereke nereden çıktı onu anlayamadım.Yoksa kuş gribinden toplu kuş ölümü mü oldu?
Old 20-11-2007, 14:24   #19
Av.Ufuk Bozoğlu

 
Varsayılan

Buna da olmaz derseniz, adliye binasındaki güvercin atıkları hepimizi yoracaktır.))
Old 20-11-2007, 14:29   #20
Ahmet Turan

 
Varsayılan

Kuşların avukat ihtiyacı nerden icap etti onu kavrayamadım. Bilindiği gibi,kuş bir hayvandır. Hayvanların her ne kadar hayvan hakları evnehsel beyannamesi ile kimi hakları varsa da henüz onlara fiil ehliyeti konusunda bir pozitif uygulama yapılmamıştır. Dolayısıyla fiil ehliyeti olmayanın avukat tutması da mümkün bulunmadığından talebin reddine karar verilmesini arz ve talep ederim sayın yargıç. en talepkar saygılarımla
Old 20-11-2007, 14:33   #21
Av.Ufuk Bozoğlu

 
Varsayılan

Fiil ehliyeti olmayan güvercinlerimize, vasi tayin edelim derim.

Yahu tayin ediverelim iştee. ))))
Old 20-11-2007, 14:54   #22
Ahmet Turan

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan av-ufuk
Fiil ehliyeti olmayan güvercinlerimize, vasi tayin edelim derim.

Yahu tayin ediverelim iştee. ))))

Sayın Ufuk,
Sizi çok vasi olmak ister gördüm bugün
madem çok istiyorsunuz vasi olmayı vesayet makamanı müracaat edin, denetim makamın tarafından onaylanırsa vesayetiniz bizce de kabul, ne olacak sanki
Old 20-11-2007, 14:56   #23
üye18721

 
Varsayılan

Sayın Ufuk,yanlış bir bilgilendirilme sonucu, kuşlara vasi atanamaz demiştim.Düşüncemden rücu ediyorum.Zira; bu kuşların kapsamlı adli sicil kayıtları biraz önce elime geçti.Buna göre bu kuşların; başka kuşların yuvasını ortadan kaldırma, çalı çırpı gaspı,yuva dokunulmazlığını ihlal ve benzeri bir çok suçtan 1 yılı aşkın hürriyeti bağlayıcı mahkumiyet kararları varmış.Bu nedenle özrümün kabul edilmesini talep eder,kuşların hacir altına alınması için gerekenlerin tarafınızdan yapılmasını arz ve talep eylerim
Enyanılmışsaygılarımla.
Old 20-11-2007, 16:52   #24
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Konu hayvanlardan açılmışken hayvanlarla devam edelim:

Mahallemizin berberi Yusuf Abinin hafta sonu hobilerinden birisi de avcılık ve arı yetiştiriciliğidir. Özellikle kış mevsimlerinde karlı ormanlara dalıp, kaz, ördek, yaban geyiği, ceylan gibi yabani hayvanları avlayıp, koöydeki geniş bahçeli evine dönmektedir. Yine bir hafta sonunda karların ben geldim millet dediği bir günde ava çıkan Berber Yusuf Abi, 2 tane çok yabani geyiği ayak bileklerinden vurarak canlı yakalamış ve yetiştirmek üzere köye getirmiştir. 3 ay boyunca çeşitli eğitimler vererek, geyikleri evcilleştirmiştir.

Yine yan komşu Ömer Lütfullah hayri Abimizin bahçesindeki kovanlardan kaçarak Berber Yusuf Abimizin bahçesine konan 250 adet arıyı kovalamasına rağmen muvaffak olamamış, komşu Ömer Lütfullah Hayri abimize arılar bir daha dönmemiştir. Yalnız belrtmek gerekir ki arılar Berber Yusuf Abimizin kovanına da girmemekte ısrar etmektedir.

Bu duruma içerlenen Ömer Lütfullah Hayri Abimiz evcilleşen 2 yaban geyiğinin bahçeden dışarı çıkmasını fırsat bilerek bunların artık tekrar yabanileşen sahipsiz geyikler olduğu iddiası ile alı koyup, bahçesinde beslemeğe başlamıştır...

Olay mahkemeye intikal ettirilmiş ve Hakim Niyazi Canısıkkın beyefendinin huzuruna gelmiştir.

Ömer Lütfullah Hayri Abimiz avukat olarak ilçenin en dişli (Dişleri olduğundan en genç) avukatı Münevver Türlüdavasever ile, Berber Yusuf Abimiz ise yine ilçenin o kadar da dişli olmayan yaşlıca avukatı, sevdiğimiz abimiz Muvaffak Piripak ile anlaşmıştır.

Sizce:

1. Geyikler gelinen son noktada kimindir?
2. Arılar halen ısrarla Berber Yusuf'un bahçesinde yaşamaktadır. Bu durumda arılar kimindir?
Old 20-11-2007, 19:14   #25
üye18721

 
Varsayılan

Derin bir konu!
Öncelikle arıların Berber Yusufun bahçesine iltica etmesiyle konuya başlayalım;
Türk M.K m.768'e göre; Arı oğulu başkasının taşınmazına uçmuş olmakla sahipsiz duruma gelmez.Bu durumda arıların zilyedi Berber Yusuf gibi gözükse de asıl maliki Ömer Lütfullah hayri TAŞ Abidir.
Geyiklere gelince yine aynı maddeye göre; Tutulan av hayvanları, yeniden serbest kalır ve sahipleri gecikmeksizin ve ara vermeksizin aramaz ve tekrar tutmak için uğraşmazsa,sahipsiz duruma gelirler.
Ehlileştirilmiş hayvanlar tekrar vahşileşir ve sahiplerine dönmezlerse, sahipsiz duruma gelirler. Olayımızda geyiklerin sahipsiz duruma gelmesi söz konusu değildir.Çünkü burada Ömer Lütfullah Hayri Abimiz'in kötü niyeti söz konusudur.
Bu nedenle kötüniyetli Ömer L.H .TAŞ abimiz her ne kadar dişli bir avukat tutsa da geyiklerin mülkiyetine sahip olamayacak ve davasını kaybedecektir. Meslektaşımız Muvaffak Piripak'da elde ettiği bu başarılı savunmasıyla,dişli olmayan avukatlarında başarılı olabileceklerini cümle aleme gösterecektir!,Hakim Niyazi Canısıkkının yerinde ve doğru karar vermesiyle,dosya temyize gitmeyecek; hakimimizin canı bir kere daha sıkılmayacaktır.Daha da önemlisi;hakim Canısıkkın yıllardır canını sıkan bu soyadını değiştirmek için soyadı tashihi davası açarak soyadını Pürneşe olarak değiştirecektir.
Dip Not:Koloni olarak yaşayan arılar yine koloniler şeklinde bölünerek çoğalır. Bu bölünme bir kısım arının, ana arıyla birlikte kovanı terketmesiyle oluşur. Koloninin bu şekilde bölünmesine oğul çıkarma denir. Kovanı terkeden yeni koloni ise oğul arısı şeklinde isimlendirilir.
Old 21-11-2007, 09:15   #26
Gülümse

 
Varsayılan

Arılar kendi hür iradeleri ile kararlarını vermiş ve hayatlarını nerede yaşayacaklarını saptamışlardır. İş bu durumda... Bahçe sahibininde bu ikamete rızası varsa.. kovan sahibide arıları kovanlarına dönmeye razı edemiyorsa yapılacak bir şey kalmamıştır..

Geyiklere gelince, geyiklerin burada ikametlerinde bir zarar görülmemekle beraber onların sağlıkları ve doğru bakıldıklarına dair hökümetimizin tayin edeceği bir veteriner veya bilir kişi gözetiminde olmalarının en iyi karar olacağı kanaatindeyim..
Old 21-11-2007, 11:01   #27
halit pamuk

 
Varsayılan

Arılar, yoldan geçen Abidin'i sokarsa ve abidin ölürse, hukuken sorumluluk var mı? varsa kime karşı dava açılabilir?
Old 21-11-2007, 11:49   #28
Av.Turhan Demiroğlu

 
Varsayılan

Öncelikle Abidin'in kırkının çıkması beklenir bence.
Old 21-11-2007, 11:50   #29
Ahmet Turan

 
Varsayılan

Bilindiği gibi arı denen hayvan, ürün veren bir türdür. Arılar, davalının bahçesinde rızaları haricinde alıkonulmaktadırlar. Arı denen hayvanın temyiz kudreti bulunmdağından davalının bahçesinde rızasıyla bulunduğu söylenemez çünki rızası geçerli değildir. Şu halde davalı hürriyeti tahdit suçunu işlemenin yanında hatta iç hukukumuzun bir parçası olan İnsan Hakları ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Avrupa sözleşmesinin eki olan 1. no.lu ek protokolün öngördüğü mülkiyet hakkının korunmasına yönelik güvenceyi de ihlal etmiş bulunmaktadır. Arıların bahçede davalıca bulundurulmaya devam ettirilmesi kelimenin öteki anlamıyla da bu bir gasptır gasp ( buraya ağdalı okuyunuz)

Gelelim geyik mevzuuna. Geyik bir çeşit memeli hayvandır. Etinden yararlanılır. Derisi de işe yarar. Geyik bizim toplumumuzda önemli hayvanlardan biridir.Öte yandan, yurdumuzda sosyal ekonomik nedenlerle kırsal kesimlerden kentlere aşırı akım, nüfus çoğalması, büyük mesken ve işyeri ihtiyacı nedeniyle hızlı yapılaşma karşısında görevli mercilerin aciz kalmaları veya çeşitli nedenlerle göz yummaları sonucu, izinsiz, ruhsatsız, resmi kayıtlara bağlanmayan avlanmalar yapıldığı bir vakıadır.
Bundan başka HUMK.nun 288/1 maddesi gereğince "Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacı ile yapılan hukuki işlemlerin yapıldıkları zamandaki miktar ve değerleri 40.00 YTL'yı geçtiği takdirde, senet ile ispat olunması gerekir. yörede hayvan alım satımlarında senet alınmaması yönünde bir teamül oluştuğu gerekçesi ile iddianın tanık ile ispat edilebileceği sonucu çıkarılabilir. Lakin HUMK.nun 293/4 maddesi uyarınca, senede bağlanması gelenek olmayan hukuki işlemler, miktar ve değerine bakılmaksızın, tanık ile ispat edilebilirler. Ancak bunun için 1- Hukuki işlemin senede bağlanmamasının adet (gelenek) haline gelmiş olması 2- Bu hususun istikrarlı bulunması ve 3- Aynı zamanda kamuoyu tarafından bu geleneğe inanılmış olması gerekir. Davada bu şartlar gerçekleşmemiştir. Bu nedenle dinlenen tanık beyanlarına dayanılarak hüküm kurulamaz. Bu durumda geyiklerin sahibi olduğunu iddia eden kişi davasını ispatlayamaz. İspatlayamayınca tek çare yemin deliline başvurmaktır. Niyazi canıssıkn bey aman yemin delilini unutmasın çünki davacı vs.. demiş dilekçesinde vesaire nasıl oluyorsa yemin delili oluyor hatırlatmazssa bozulur kararı

en vesaire ve dumur dumur saygılarımla

Not: Bu hukuki nitelendirmeler tamamenhayal mahsulü olup gerçek kişi ve /veya kişiler ile tüzel kişi ve/veya kişilerle ilişkisi yoktur.
Old 21-11-2007, 11:57   #30
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Alıntı:
Bilindiği gibi arı denen hayvan,

Nice nice hayvanlar vardır ki Arı'ya hayvan demeye özüm (yüreğim) izin vermez. ))
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Türk Hukuk Sitesi Hukuk Çalışma Grupları Hakkında Bilgiler Admin Hukuk Çalışma Grupları Hakkında 4 14-11-2009 11:41
Hukuk bürosunda çalışmak istiyorum (son sınıf hukuk öğrencisi - istanbul) duygu diker Adliye Duvarı 0 23-10-2007 19:35
Hukuk Fakültesi Öğrencisiyim Konyada Çalışabileceğim Bir Hukuk Bürosu Arıyorum. gökhan tozoğlu Adliye Duvarı 0 05-07-2007 10:17
selcuk üni.hukuk fakültesi ögrencisiyim: konyada hukuk bürosunda çalışmak istiyorum rabia. Adliye Duvarı 0 17-06-2007 00:56
Hukuk ve Adalet Eleştirel Hukuk Dergisi Kış 2007 sayısı Makaleler Listesi Av. Ramazan Çakmakcı Ceza Hukuku Çalışma Grubu 0 09-02-2007 21:09


THS Sunucusu bu sayfayı 0,07460594 saniyede 16 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.