Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Hukuk Soruları Arşivi THS Hukuk Soruları alanına 2000-2007 yılları arasında gönderilmiş eski soruların arşivlendiği forum alanımız. Bu alan yeni mesajlara ve yanıtlara kapalıdır ve sadece arşiv amaçlı olarak yayında tutulmaktadır.

Kadın Niçin Her Zaman Haklı?

 
Old 07-07-2003, 16:30   #1
esv

 
Soru Kadın Niçin Her Zaman Haklı?

kadının çocuk istismarı başlıklı yazıma biraz ilave yapmak istiyorum.
bugün şişlide bir asliye hukuk mahkemesine açtığım boşanma davasına ilave olmak üzere eşimin (kadının) çocuğumuzu bana göstermemesi hatta telefonla görüştürmemesi neticesinde şahsi ilişki düzenlenmesi için başvurdum. hakim beye derdimi anlattım. dosyayı getirsinler dedi. kaleme söyledim ve kalemdeki bir bayan memur dosya ile hakim beyin odasına girdi. çıktığında bana söylediği aynen şuydu: Hakim bey tedbir kararı olarak çocuğunu her ayın ikinci haftası pazar günü, 09.00-18.00 arası görebilir...
dondum kaldım. ben istanbuldayım, çocuğum ankarada.
ve annesi oğlumu kaçıralı tam iki ay oldu. oğlum dört yaşında bu yüzden anneye ihtiyacı varmış. peki biz babalar neciyiz???
şehirler arası bir olayda son iki aydır oğlundan haber bile alamayan bir baba, oğlunu ayda bir, bir gün görebilecek oda sadece gündüz 9 saat için.
çok merak ediyorum sayın hakim; eğer çocuğu kaçıran babası olsaydı anne için yine aynı kararımı verirdi? Bu arada hakime yaptığım itirazların neticesinde aldığım cevap; ne yapayım kardeşim böyle başka olmaz...
oysa eşinin ailesi tarafından tehdit edilen benim, annesi ve kız kardeşi koca evde yokken darp edilen benim. parası ve malları çalınan, evet kesinlikle çalınan benim.
yani ne yapmalıyım, gidip eşimin annesini, kız kardeşini, kendisini dövüp, günahsız çocuğu bende kaçırmalımıyım?
kimse kusura bakmasın, medeniyeti ve düzeni bozan en büyük etken türk hukuk sistemi...
eğer bana yardımcı olabilecek, soruna mantıklı yanaşabilecek insanlar varsa, görüşlerinize açığım.
unutmadan daha mahkeme başlamadan, tek bir kötü ve yanlış söz sarfetmeden hakim beylede kötü oldum. bence sonuç belli gibi...
Old 14-07-2003, 21:22   #2
Av. Şehper Ferda DEMİREL

 
Varsayılan

Sayın esv
anladığım kadarıyla çocuğunuzun nerede (ankara da) oldugunu biliyorsunuz.bu durumda "kaçırılmadan" kastınız?
boşandığınız ve velayet hakkı kendisinde olan eski eşinizin, kendisine ve sorumlu olduğu çocuğuna yeni bir yaşam kurma hakkı vardır ve bu yaşamı kurarken, eski eşinin halen nerede olduğu, ona kolaylık sağlaması bakımından ona yakın bir yerlerde yerleşmesi gerekliliği vb. bir durumu gözönünde bulundurmak gibi bir zorunluluğu da yoktur.
İstanbul dan Ankara ya her ayın 2.haftası çocuğunuzu görebilmek için yolculuk etmek size biraz zor gelebilir ama henüz 4 yaşında olan çocuğunuzun annesinden ayrı, bir dönem bir evde bir dönem bir başka evde göçebe gibi ikamet etmesini de beklememeniz ,hiç olmazsa ebeveynlerinden birini sürekli olarak yanında görerek dingin, kafası fazla karışmayan ve huzurlu bir çocuk olarak yetişmesini de, onu seven ve düşünen bir baba olarak istemeniz gerektiği inancındayım.
çocuğunuz okul çağına geldiğinde, biraz daha bilinçlenmiş olacaktır ve o zaman velayet olgusunu, değişen TMK hükümlerini de işleterek zamansal bakımdan çoğaltma isteğinizin daha kabul edilebilir olacağını düşünüyorum
son olarak eski eşinizi hırsızlıkla itham etmeniz, çekişmeli ayrılıklarda sık görülen ama gerçekte sadece size, eski eşinize ve ileride özellikle müşterek çocuğunuza asla yarar değil, aksine zarar getirecek bir durumdur
Old 15-07-2003, 12:06   #3
esv

 
Varsayılan

1- ben eşimden ayrılmadım. ilk duruşma tarihi 30.09.2003
2- evet kaçırılma, çünkü ben işe gitmek için evden ayrılmamın üzerinden 8 dakika geçmiş ve eşim ev telefonundan babasının cep telefonunu aramış. telefon ayrıntılarında bellidir.
3- kapıcı eve babasının, annesinin ve bunların yanında 30-35 yaşlarında 3 kişinin daha eve girdiğini söyledi. evden ellerinde eşyalar ve kolilerle çıktıklarını söyledi!!!
4- olaydan sonra eve geldiğimde para, televizyon, bazı özel eşyalar ve bir önceki akşam cebimden para çaldığını tespit ettim.
5- 10.07.2003 tarihinde ankaraya giderek, ilk kez tedbir kararı neticesinde oğlumu görecektim. kendisini 10.07.2003 tarihinde arayarak 13.07.2003 günü saat 09.00'da geleceğimi bildirdim. icra memuru ve polis eşliğinde belirtilen tarih ve saatte eve gittiğimizde evde annesi, erkek kardeşi ve kardeşinin eşinin dışında kimseyi bulamadık.
6- kanunun tanıdığı hak neticesinde çocuğumu görmeye gitmeme ve haber vermeme, haberleri olmasına rağmen çocuğumu bir kez daha benden KAÇIRDILAR...
7- bu kaçırmak değilde ne olarak adlandırılır.
Old 20-07-2003, 23:47   #4
Kuzey

 
Varsayılan

merhaba arkadaşım,

Arkadaşım diyorum çünkü sizinle benzer bir kaderimiz var.. benzer bir durum benim de başımdan geçti 3 yıl önce Ve ben hala bunu çözebilmiş değilim. Zaten forum da bir sonraki soruda velayet hakkı için ne yapmam gerektiğini sordum.. Ben 3 yıldır kızımın yerini bile bilmiyordum. Daha yeni öğrendim.

Şimdi haddim olmayarak size bir iki tavsiye vereceğim.

1- Öncelikle. "Sakin Olun".. Panik halini ve feryatları atın üzerinizden.. Şu an içinizin nasıl kıpırdadığını, uykusuz geçen gecelerinizi, iş hayatındaki etkilerini hepsini hepsini bizzat ben de yaşadım.. Ama önce sakin olun.. Kendinizi, onu yada başkalarını suçlamayın. Lütfen, susun. Kendinizi, çocuğunuzu seviyorsanız susun.. annesine çevresine hiçbirşey söylemeyin. Tehdit etmeyin. Sabırlı olun.. Şunu bilin ki çok ama çok büyük bir sınava girdiniz.. Ve sabırlı olan, dayanıklı olan kazanacaktır.

2- Kızım gittiğinde 3.5 yaşındaydı. Ben ki ona deli gibi düşkündüm. O ki bensiz uyuyamıyordu bile.. 3 yıl geçti. size her gününü tek tek sayarım.. Çocuğunuzun yeri belli. annesinin ailesinin yanında. Bu bir şanstır. Benim böyle bir şansım olmadı. Nerde olduğu belli değildi. Eğer icra memuru ve polis ile gittiyseniz bu sizin için ayrı bir şanstır. Mahkemede bunu delil olarak kullanacaksınız. ki bu önemli bir tutanak. Bırakın o hata yapsın.

3- O günlerde ben de isyan ediyordum. Ama 3 yıl sonunda anladım ki.. Gerçekten annesinin yanında olmalıymış.. Bunu aynı acıyı yaşayan biri olarak söylüyorum. Ne yaparsanız yapın ona anne şevkatini ne siz, ne sizin anneniz ne de tutacağınız bir bakıcı verebilir. Eğer annesini tehdit ederseniz sizden kaçırır. Korkutmayın.. Anlaşmaya çalışın. Çocuk yanında kalsın ama velayeti ben alayım gibi.. Bırakın anne şevkatini alsın. Size daha sonra ihtiyacı olacak. Size gelecek. siz istemeseniz bile. Et tırnaktan ayrılmaz. Çocuğunuz sizin.

5- Bırakın olay biraz sakinleşsin. Yatışsın. Ona düşünme fırsatı verin. Şu anki halinizle bu feryatlarla çocuğunuzu yanınıza alırsanız ona en büyük kötülüğü yaparsınız. Şu an yanınızda olduğunu düşünelim.. Ona ne verebilirsiniz ki ? Hangimiz için milyarlar, trilyonlar bir annenin yerini tutabilir ki.. ilgilenemezsiniz. dayanamazsınız. Kendinizi de çocuğunuzu da mahvedersiniz. Annesini cezalandırmak için çocuğu kullanmanıza gerek yok. O ilerde ona en büyük cezayı verecektir. Yıllarca yemeyip yedirse, giymeyip giydirse " Beni babamdan ayırdın. sen ne biçim bir annesin" sözü sizin kırbacınızdan, silahınızdan, yada en büyük işkence aletinden daha büyük acı verir..

6- Onlara çocuğunuza olan düşkünlüğünüzü belli ederseniz bunu kullanacaklardır. Beni kullandıkları gibi. Ne zaman ki ben "Ne haliniz varsa görün.. Beni istemeyenin yanımda yeri yok. Kızımı da istemiyorum" dedim.. 3.5 yıl sonra yalvar yakar bana döndüler.. Çocuk yetiştirmek kolay mı ? Tek başına kaç kişi başedebilir ki .. Siz hayatınızı yaşayın.

7- Şunu da asla unutmayın.. Türkiye de adalet olmadığını düşünsek bile "ilahi adalet" var.. Ben bunu anladım. Emin olun çok yargıladım. Lanetler okudum. Saçımı başımı yoldum. Ama sonunda bunu anladım.

8- Eğer güzellikle yapabiliyorsanız. velayeti almaya çalışın. Çocuğu değil. velayeti. Hiçbir şantaja boyun eğmeyin. Velayeti ver çocuğu gör gibi.. Ayrıca olayda "terk" var. Mahkeme kararı ile geri çağırdınız mı bilmiyorum. Ancak yeni medeni kanuna göre bu son derece önem taşıyor. Nafaka bile alamayabilir. Mümkün olduğunca isbat ve şahit bulun.

9-Hepsinden önce.. durun. sakin olun. Bu paniklik size sadece zarar verir.. Çocuğunuz size gelecek. siz o güne hazır olun. O geldiğinde ona vereceklerinizi planlayın. Bundan sonraki hayatınızı planlayın. Geçmişi bırakın bir kenara. Bu sizi mahveder. Önünüzde giderek seveceğiniz bir hayat sizi bekliyor. Emin olun yakında dünya varmış diyeceksiniz. Yeterki sakinleşin..

10- Son olarak. Haklısınız. Son çıkan medeni kanun tamamen kadından yana. Ama nerede o "biz bu kanunla hiçbir evliliğe imza atmayız" diyecek erkeklik bilinci. Aşk laftan anlamıyor işte.. Sonra da kadının ferdi erkeği yendi oluyor..

sevgiler.. Önder
Old 21-07-2003, 14:48   #5
Sibel

 
Varsayılan

“Onlara çocuğunuza olan düşkünlüğünüzü belli ederseniz bunu kullanacaklardır. Beni kullandıkları gibi. Ne zaman ki ben "Ne haliniz varsa görün.. Beni istemeyenin yanımda yeri yok. Kızımı da istemiyorum" dedim.. 3.5 yıl sonra yalvar yakar bana döndüler.. Çocuk yetiştirmek kolay mı ? Tek başına kaç kişi başedebilir ki .. Siz hayatınızı yaşayın.”


Sayın Kuzey,
Yukarıdaki ifadenizi görene kadar yazdıklarınızı okurken, çocuğunu güzel yetiştirmek, eksiksiz yetiştirmek isteyen, anne şefkatinin ne olduğunun değerini bilen, kendini evladının mutluluğuna adayarak bağrına taş basmaya razı olmuş, bilinçli bir baba portresi çizmiştim kafamda... Heyhat sanırım yanılmışım!!!.... Yanılmakta hatalı isem lütfen beni düzeltin !
Şayet tek başına çocuk yetiştirmenin kolay olmadığını hesaplıyorsanız kafanızda, biraz objektif olup eski eşinizin de çocuğunuzu tek başına yetiştirmekte zorlanacağını tahmin edebilmeliydiniz...
Bencil bir düşünce uslübu görüyorum yukarıdaki yazıda... Ve inanın bunu üzülerek hissediyor ve bu üzüntüyle yazıyorum..
Şayet kızınız sizin için çok önemli ise bu hesapları yapmanıza ne gerek var... Anne ve baba ayrı olabilir.. Ancak çocuklarına sevgi ve insan oldukları için biribirlerine duymaları gereken saygıyı hissettirmek zorundadırlar...
Aksi durum olsaydı daha mı memnun olacaktınız çocuğunuz adına ....? Kızınızın velayeti sizde olsaydı yemeyip yedirseydiniz, giymeyip giydirseydiniz ve mutlu bir çocuk olabilmesi için elinizden gelen tüm çabayı göstermiş olsaydınız , yüzünüze bir kırbaç gibi inecek olan "Beni annemden niye ayırdın " sorusunu hakettiğinize inanır mıydınız? Ya da eski eşinizin bu soruyla karşılaşmanız halinde için için güldüğünü ve bu soruyu beklediği hesaplarını yaptığını düşünmek sizin için acı olmaz mıydı ?

Kendi adıma söylediklerim sadece okuduklarımın karşısında duyduğum şaşkınlıktan kaynaklanmakta... İnanın bu sözleri duymak kadın veya erkek olsun herkesi yaralamalı.. Boşanmak evlilik kadar normal bir durum.. Hukuk, insan ilişkilerini en düzgün hale getirmek ve adil çözümler bulmak için var.. Hukuku yaratanlar da insanlar ve insanların ihtiyaçlarıdır... Ama hukuk her durumda objektif olmayı gerektirir... Kişisel düşmanlıklar ve duyulan kin benzeri duygular hukukta yer almamalı.. .
Ve herşeyden önce, belli bir zamanı birlikte yaşamış, beraber paylaşmış kişilerin, birlikteliklerini bitirdikleri andan itibaren düşman olmamaları gerekmekte... Bu durum yetişkinlerden ziyade çocukları yaralayacaktır... Böylesi düşkün olduğunuz kızınızı, karşı tarafı zor durumda bırakmak üzere tam 3,5 sene görmeme sabrını(!) göstermiş olmanız bana sadece sizin hesaplı davrandığınızın ispatı gibi geldi...

Sanırım kötü yaşanan bir tecrübenin hırsı size bu sözleri söyletiyor.. Benim de nacizane tavsiyem, hırs ve kin ile çocukların asla ve asla mutlu olmayacağını öğrenmeniz olacaktır.. Saygı gören çocuk, saygı göstermeyi bilir.. Sevgi gören çocuk sevgi duymayı bilir...

Saygılarımla.....
Old 21-07-2003, 16:11   #6
Av. Şehper Ferda DEMİREL

 
Varsayılan

haklisin sibel..hem d eguzel bir girizgahtan sonra...
beni de en cok su cumle dusundurdu.:"3.5 yil sonra yalvar yakar bana donduler.."
3.5 yil sonra yalvarta yakarta ve ancak bundan sonra es ve cocugunuzun donusunu neden kabul etiniz?
onlari sevdiginiz icin mi? eger oyleyse neden yalvarta yakarta??
esiniz ve cocugunuz onlari bu sekilde kabul ettiginizi (?) duysalar ve bilselerdi hic suphem yok ki eszamanli olarak bulunduklari sevgi ve anlayis dolu ortami (!) terkedeceklerdir, tereddutunuz bile olmasin
egemenlik mucadelesinin hakim oldugu ortamlarda saglanan gecici zaferler , mucadele ortami yokolmadikca yeni savaslara mahkumdur
Old 21-07-2003, 16:14   #7
Kuzey

 
Varsayılan

Sibel hanım,

Neden bu kadar agresifsiniz bilemiyorum. Ancak benim durumum sizin düşündüğünüz gibi değil. Ben kendi yaptığım hataları anlatıyorum. Ve sadece arkadaşımızın sorununa ortak olmaya çabalıyorum.

Ayrı bir başlık açın.. sizinle orda konuşurum. Tartışırım. Ama burda bahsedilen "kaçırma" konusu. Kaçıran ise karşı taraf... Çocuğun ne istediğini, ne düşündüğünü hiç umursamadan "annelik" sömürüsüyle ortadan kaybolanlar. Siz hangi paylaşımdan, destekten bahsediyorsunuz. Kişi ortada yok ki yardım edelim...

Bu yazdıklarınızla konunun ne ilgisi var ?

Ve dediğim gibi. Arkadaşımızın konusunu başka yönlere çekip dağıtmaktansa, ayrı bir başlık açın. Sizinle orda tartışalım. Hem bu yazdıklarınızla ilgili hem benim durumumla ilgili bilgiler veririm

saygılarımla..
Old 21-07-2003, 20:28   #8
Kuzey

 
Varsayılan

Sayın Av. Sehper,

Ben onları kabul etmedim. Öyle bir kabul etme durumu da oluşmadı. Eski eşim halen bir birlikteliği var ve şu bu ilişkiden an hamile.. Yalvar yakar geri döndüler dediğim yaptığı hatayı yani 3.5 yıl kızımı benden kaçırmasını anladı ve masraflarla başedemiyorum demeye başladı..

Oysa halen mahkeme tarafından belirlenen bankada 1 milyar 200 milyon birikmiş parası var. Tabii ordan onu alabilmesi için ikametkah vermesi gerekiyor. Bu nedenle buna yanaşmıyor. Benden alel acele verdigi hesap numaralarına para istiyor..

Umarım anlatabildim. Bir diretmeye yada yalnız bırakmaya gitmedim ben bu süre içinde.

saygılar
Old 22-07-2003, 09:15   #9
Sibel

 
Varsayılan

Sayın Kuzey,
Şahsımla ilgili olarak yapmış olduğunuz yorum, elbette sadece ve sadece sizin düşünceniz olarak kendi beyninizde hapsolmaya mahkum gibi görünüyor... Ama konu elbette bu değil.. Ayrı bir konu başlığında benim agresifliğimi konuşmak isterseniz tabii neden olmasın derim ! ))
Burada bir arkadaşımıza yardımcı olmaya çalıştığınızı söylüyor ve bu yardımınızı kendi hayatınız ile örneklendiriyorsunuz.. Çok güzel ! Ancak kendi hayat felsefeniz ile ve kendi yaşadıklarınız ile bir başkasının hayatının örtüşebileceği gibi fahiş bir hata yapmışsınız...
Bence kendi durumunuzla ilgili olarak açmış olduğunuz konu başlıkları yeterli... Sizin durumunuza ait yazıları oraya da yazarız.. Siz de durumunuzu bir başkasına yardımcı olmak adına değil, kendi derdinize derman bulmak ve fikir almak adına o bölümde bildiriniz.. Bu da benim size acizane tavsiyem olacak...
Agresiflik konusunu ise bir psikoloji sitesinde ayrıca inceleyecek ve kendimle ilgili yardımları oradan alacağım.. Bilgilendirdiğiniz için teşekkürler. ))
Saygılarımla.....
Old 22-07-2003, 13:23   #10
esv

 
Varsayılan

öncelikle alakanıza teşekkür ederim. anlaşılan aynı dertle uğraşan iki erkeğiz. peki biz kadınlar böyle yapıyor, şöyle söylüyor ama niçin böyle davranıyorlar dediğimizde yanıt yazan kadınlar galeyana geliyor.
bence kadın ve erkek kanunda eşit hale gelirse bazı daha doğrusu büyük orandaki üstünlüklerini kaybedecekler. bundan korkuyorlar. o zaman niçin kadın ve erkek eşit değil diyerek savaş baltaları ellerinde naralar atıyorlar?
insanın aklına hemen art niyet geliyor. eğer çocuğu kaçıran baba olsaydı kendileri ne yapardı? ben hakim tarafından bahsedeyim, çocuğu hemen anneye teslim ederlerdi.
birde garibime giden şey kadının nafaka alması:
benden boşanan, beni istemeyen bir kadına ben niçin bakayımki? iyi o zaman bütün kadınlar evlensin sonra ayrılsın erkek ölene kadar kadına baksın. Oh ne ala...
zaten boşanma davalarında kocasının kendisin dövdüğünü, aşağıladığını, ekonomik yönden sıkıştırdığını söylemeyen kaç tane kadın var?
bence hakimlerde olayın farkında ama galiba birazda elleri mahkum, kanun varya bu memlekette
neyse hayırlısı olsun. inşallah ahiret vardır, inşallah cennet ve cehennem vardır...
Old 24-06-2006, 23:46   #11
merti

 
Varsayılan

Arkadaslar,
Malesef bu tip durumlarda bayanlar kanun önünde hep haklı.Anlattıklarınızın ben 3 Yıldır yasıyorum.Aynı seyi bugun gene yasadım icrayla oglumu almaya gittigimde
evde yoklardı.Pazartesi günü tekrar mahkemeye basvuracagım umarım bu sefer ogluma kavusurum.Umarım mahkeme yine kadın haklıdır demez.
 


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
barolar niçin var duha Hukuk Sohbetleri 16 29-10-2008 15:43
Hakim Ve Savcılara Tanınan Ayrıcalıklar Niçin Herkesi Rahatsız Ediyor? Judge Hukuk Sohbetleri 59 06-04-2007 23:29
Kuruslu Değilim Çocuk Yok Niçin Nafaka Ödemek Zorundayım hislim Hukuk Soruları Arşivi 1 18-03-2005 16:18
Kusurlu Değilim Çocuk Yok Niçin Nafaka hislim Hukuk Sohbetleri 1 17-03-2005 21:27
Soyadı Kanunu Kim Tarafından, Nasıl, Nerede Ne Zaman Ve Niçin Çıkarıldı? Oytun Hukuk Soruları Arşivi 1 18-02-2002 20:10


THS Sunucusu bu sayfayı 0,03661609 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.