Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Hasta Hakları Hukuki Destek Merkezi (HASDEM) Hasta Hakları Hukuki Destek Merkezi (HASDEM), THS Hasta Hakları Çalışma Grubu projesidir. Bu foruma siteye üye olmadan soru gönderilebilir ancak forum sadece hasta haklarına ilişkin konulara açık olup, diğer hukuki soru ve sorunlar alanda yayınlanmaz. [HASDEM Portalı]

Hiv Pozitiflik Ve Maluliyet

Yanıt
Old 12-01-2012, 13:18   #1
Konuk

 
Varsayılan Hiv Pozitiflik Ve Maluliyet

Merhaba ben 1995 yılından beri hiv pozitifim öğrendiğimde eşim hamileydi ama çok şükür ne eşime nede çocuğuma bulaştı ve öğrendiğimden beri eşimle ilişkimizde korunuyoruz.çocuğum şu an 16 yaşında bugüne kadar her sene eşime ve çocuğuma test yaptırdık her ikiside temiz çıktı.
daha önce hiv pozitifli bir hastanın hastanede başına neler geldiğini nasıl afişe olduğunu gördüğüm için utancımdan ve ailemin afişe olmaması için 2011 eylül ayına kadar hiçbir kontrol ve ilaç tedavisi görmeden sağlıklı yaşadım eylül ayında sıkıntıdan önce zonaya yakalandım sonrada safra kesemde taş olmasından ve bu taşın enfeksiyon yapmasından dolayı bağışıklık sistemim çöktü d.s. devlet hastanesinde kontrollerim yapıldı ve en baştan doktorlara hiv pozitif olduğumu belirttim.robot yöntemiyle ameliyat oldum hastanede 1 gün yattım ama psikolojik olarak bittim çünkü ameliyatımı yapan dr.beni öyle bir afişe ettiki hasta odasında beraber yattığım diğer 4 hasta tüm hemşireler hatta tüm hademeler ve görevliler bile hiv taşıdığımı öğrendi.agabeyim bile dr.olduğu halde tüm doktorlardan nefret ettim agabeyimle bile görüşmez oldu vücudumdaki enfeksiyonlar neticesinde 1 ay süren bir ishale yakalandım ve 25 kg zayıfladım yaşadıklarımdan dolayı hastaneyi ve tedaviyi reddettim en son oğlumu kıramayıp h. hastanesine yatmayı kabul ettim cd 4 seviyem 15'e kadar düşmüş ve vücüdumdaki virüs sayısı milyonları geçmişti haseki hast.doktorları ve hemşireleri bu konuda çok deneyimli beni hiç rencide etmediler başta enf.bölümü başkanı dr.ö.n. ve hepsine müteşekkirim 1 aylık yorucu bir tedavinin ardından taburcu oldum resmen uçurumun kenarından döndüm şuan ilaç tedavisi görüyorum truvada ve stocrin kullanıyorum tüm bu tedavilerim ve ilaçlarım eşim sigortalı çalıştığı için onun üzerinden oldu yoksa şuan yaşamıyordum.
Gelelim en önemli sorunuma bu hastalık yüzünden kendime çok dikkat etmem gerekiyor ve bu yüzden çalışamıyorum 1967 şubat doğumluyum yaşım 45 ve sigorta girişim 1984 yılı 7.ayı sigortalı gün toplamım ise 6.400.-gün sgk bana 2015 yılı şubat ayında emekli olabilirsin günün fazla bile ama yaşı bekleyeceksin diyor düşünün bu halde kendi sigortamdan faydalanamıyorum ilaçlarımı halen eşimin üzerinden temin ediyorum çünkü işsizim çalışamıyorum eşim işsiz kalsa resmen hapı yuttum.Ben bu hastalığımdan dolayı çalışamaz raporu alıp emekli olabilirmiyim ve ilaçlarımı kendi üzerimden alabilirmiyim.Yardımlarınız için şimdiden teşekkür ederim.
saygılarımla,
Old 13-01-2012, 17:42   #2
Av. Gülgün

 
Varsayılan

Sayın Konuk,
Ayrıntılı olmamakla birlikte sorunuza kısaca yanıt vermek isterim.
Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'in tanımlar başlıklı 4. maddesi:
"c) Özürlü: Doğuştan veya sonradan; bedensel, zihinsel, ruhsal, duyusal ve sosyal yeteneklerini çeşitli derecelerde kaybetmesi nedeniyle toplumsal yaşama uyum sağlama ve günlük gereksinimlerini karşılamada güçlükleri olan ve korunma, bakım veya rehabilitasyon, danışmanlık ve destek hizmetlerine ihtiyaç duyan kişiyi," tanımlar demektedir.

Bu tanma uygun olduğunuza ilişkin rapor doğrultusunda ve özürlülük derecesine bağlı olarak kazanacağınız hak farklılık gösterecektir.

Alıntı:
Özürlülerin Emeklilik Şartları
Yüzde 40’dan fazla rapora sahip özürlüler erken emekli olurlar

5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun ana hükümleri 1 Ekim 2008 günü yürürlüğe girdi. Bu Kanun ve bu Kanun’un ortadan kaldırdığı 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu gereğince özürlüler gerek çalışarak ve gerekse isteğe bağlı prim ödeyerek emekli olabilirler.



A-Yeni Kanunla gelen özürlü emekliliği

§5510 sayılı Kanun’un 28 inci maddesi 1 Ekim 2008 gününde yürürlüğe girdi bu Kanun’un getirdiği özürlü emekliliği hükümleri, 01.10.2008 gününden sonra ilk defa işe girecek olanlar için geçerlidir.



Yeni düzenlemeye göre;

§1-Sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce yüzde 60 ve daha fazla oranda hastalık veya özürü bulunan ve bu nedenle malûllük aylığından yararlanamayanlara, en az onbeş yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3960 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olmak şartıyla yaşlılık aylığı bağlanır.



§2-Yetkili sağlık kurullarınca usûlüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi sonucu, Kurum Sağlık Kurulunca çalışma gücündeki kayıp oranının;



§a) Yüzde 50 ilâ yüzde 59 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 16 yıldan beri sigortalı olmaları ve 4320 gün,

§b) Yüzde 40 ilâ yüzde 49 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 18 yıldan beri sigortalı olmaları ve 4680 gün,



prim bildirilmiş olanlar herhangi bir yaşa bağlı olmadan özürlü sıfatıyla erken emekli olabilecekler ama yukarıda sayılan şartlar 01.01.2015 gününden sonra işe girenler için geçerli olup, Kanun’un ek ve geçici maddeleriyle kademe getirilmiştir. Getirilen kademeye göre düzenlenmiş tablo aşağıdaki gibidir.



İşe Başlama Tarihi
Çalışma Gücünde Kayıp Oranı

%60 ve daha çok olanlar
%50 – %59 arası olanlar
%40 - %49 arası olanlar

01.10.2008 – 31.12.2008
15 yıl, 3 bin 700 gün
16 yıl, 3 bin 700 gün
18 yıl, 4 bin 100 gün

01.01.2009 – 31.12.2009
15 yıl, 3 bin 800 gün
16 yıl, 3 bin 800 gün
18 yıl, 4 bin 200 gün

01.01.2010 – 31.12.2010
15 yıl, 3 bin 900 gün
16 yıl, 3 bin 900 gün
18 yıl, 4 bin 300 gün

01.01.2011 – 31.12.2011
15 yıl, 3 bin 960 gün
16 yıl, 4 bin gün
18 yıl, 4 bin 400 gün

01.01.2012 – 31.12.2012
15 yıl, 3 bin 960 gün
16 yıl, 4 bin 100 gün
18 yıl, 4 bin 500 gün

01.01.2013 – 31.12.2013
15 yıl, 3 bin 960 gün
16 yıl, 4 bin 200 gün
18 yıl, 4 bin 600 gün

01.01.2014 – 31.12.2014
15 yıl, 3 bin 960 gün
16 yıl, 4 bin 300 gün
18 yıl, 4 bin 680 gün

01.01.2015’den sonra
15 yıl, 3 bin 960 gün
16 yıl, 4 bin 320 gün
18 yıl, 4 bin 680 gün






B- 01.10.2008 gününden önce işe girmiş eski SSK’lılarda geçiş süreci

Kanun’un geçici 10 uncu maddesine göre;

§1-01.10.2008 gününden önce ilk defa sigortalı olanlardan, sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun mülga 53 üncü maddesine göre malûl sayılmayı gerektirecek derecede (2/3 oranında) hastalık veya özürü bulunan ve bu nedenle malûllük aylığından yararlanamayan sigortalılar, yaşları ne olursa olsun en az onbeş yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3600 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak şartıyla yaşlılık aylığından yararlanırlar.



§2-01.10.2008 gününden önce sigortalı olup sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış durumda olan sigortalılar hakkında, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’na göre sigorta başlangıç tarihlerine ve sakatlık oranlarına göre aşağıdaki tablodaki şartlarla emekli edilirler. Bunlardan 18 yaşından önce işe girmiş olanlar varsa işe giriş tarihleri değil, 18 yaşını ikmal ettikleri tarihler dikkate alınmalıdır.

§

Rapor oranı ve derecesi

Sigortalılık Başlangıcı
I. Derece
(Yüzde 80 +)
II. Derece
(Yüzde 60-79)
III. Derece
(Yüzde 40-59)

05.08.1991 ve daha önce
15 yıl- 3600 gün
15 yıl- 3600 gün
15 yıl- 3600 gün

06.08.1991-05.08.1994 arasında
15 yıl- 3600 gün
15 yıl, 8 ay-3680 gün
16 yıl, 3760 gün

06.08.1994-05.08.1997 arasında
15 yıl- 3600 gün
16 yıl, 4 ay-3760 gün
17 yıl, 3920 gün

06.08.1997-05.08.2000 arasında
15 yıl- 3600 gün
17 yıl, 3840 gün
18 yıl, 4080 gün

06.08.2000-05.08.2003 arasında
15 yıl- 3600 gün
17 yıl, 8 ay-3920
19 yıl, 4240 gün

05.08.2003-30.09.2008 arasında
15 yıl- 3600 gün
18 yıl-4000 gün
20 yıl-4400 gün




C- 01.10.2008 gününden önce işe başlamış eski Memurlarda geçiş süreci

Kanun’un geçici 4 üncü maddesi ile;

§1-5434 sayılı Kanun gereğince kanuni tabiriyle sakat kadrosu ile başlayan memurlar ile sakat kadrosunda olmamasına rağmen memur olmadan önce yüzde 40 ve daha fazla oranlı raporu olanlar 15 yıllık yani 5400 günlük süreyle emekli olmaktadırlar ve olmaya da devam edeceklerdir.



2-Doğuştan özürlü olup da ellerinde rapor olmayanlar

§5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten (01.10.2008 gününden) önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmaya başlamış olup, çalışmaya başlamadan önce ilgili mevzuatına göre alınmış ve en az yüzde 40 oranında özürlü olduklarını gösterir sağlık kurulu raporu bulunanlar ile en az yüzde 40 oranında doğuştan özürlü olduklarını belgeleyenlerden aylık talep tarihinde memur (kamu görevlisi) olanlar; en az 5400 gün (15 tam yıl) uzun vadeli sigorta kolları primi bildirilmiş ya da emekli keseneği ödenmiş olması kaydıyla, istekleri halinde emekli olabileceklerdir.



3-Sonradan özürlü olanlar

§Çalışmaya başladıktan sonra, Kurumca yetkilendirilen sağlık kurullarınca usûlüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi sonucu, Kurum Sağlık Kurulunca çalışma gücündeki kayıp oranının;

§a) % 50 ilâ % 59 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 5760,

§b) % 40 ilâ % 49 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 6480,

gün uzun vadeli sigorta kolları primi bildirilmiş olması kaydıyla istekleri halinde emekli olacaklardır.



D-Bağ-Kur’lu özürlüler de artık erken emekli olabiliyor

Bağ-Kur (4/B) sigortalılarından özürlü-engelli olduğu için SSK’lılar gibi erken emekli olamayanlara da artık 5510 sayılı Kanun ile ilk defa erken emeklilik hakkı getirildi. Uygulamaya göre, ilk defa sigortalı olduğu tarihten önce malûl (yüzde 60 ve fazlası) olduğu için malullük aylığı bağlanmayanlar, çalışma gücü kaybı yüzde 40 ila yüzde 59 arasında olanlar 1 Ekim 2008 tarihinden sonra tahsis talebinde bulunmaları durumunda aşağıdaki şartlarda 4/b sigortalılığı kapsamına konulan özürlü emekliliğinden aşağıdaki tablodaki şartlarla yararlanabilecekler.



Bağ-Kur’lular Çalışma Gücünde Kayıp Oranı

%60 ve daha çok olanlar
%50 – %59 arası olanlar
%40-%49 arası olanlar

15 yıl, 3 bin 960 gün
16 yıl, 4 bin 320 gün
18 yıl, 4 bin 680 gün

KAYNAK: http://www.sskemekli.com/emeklilik-s...-sartlari.html


Kaldı ki yattığınız hastanede deşifre edilmenizin hasta haklarına aykırı olması nedeniyle ilgili personel hakkında şikayette bulunabilirsiniz.

Hak kaybına uğramamak için doğrudan bir avukatla görüşmeniz yararınıza olacaktır.

iyi günler dileklerimle.
Old 15-01-2012, 08:37   #3
Konuk

 
Varsayılan hiv pozitif ve maluliyet

mesajımı dikkate alıp cevaplandırdığınız için size çok teşekkür ediyorum,soruma tam cevap alamadıysamda beni duymanız bile yeterli oldu.saygılarımla,
Old 15-01-2012, 09:02   #4
Av.Habibe YILMAZ KAYAR

 
Varsayılan

Sn.Katılımcı

HIV tanısı tek başına maluliyet için yeterli sayılmaz..

Çoğu HIV taşıyıcısı bu tanı sebebi ile engellenmeden ayrımcılığa uğramadan iş hayatında yer almak istemektedirler.Gözlemlere göre HIV tanısı olan çok az sayıda kişinin malulen emekli olduğunu görüyoruz

HIV ile birlikte gerek doğrudan HIV in gerek diğer etmenlerin yol açtığı toplam tablo maluliyet oluşturabilir.

Maluliyetin oluşup oluşmadığının belirlenmesi için başvurunuzu yapabilirsiniz.Yeterli oran tespit edildiğinde malulen emeklilik mümkün olabilecektir.

Rapora itirazın mümkün olduğunu ve ayrıca yargı yolu ile de maluliyet tespiti isteyebileceğinizi de hatırlatalım.
Old 09-02-2012, 12:31   #5
Yılmaz Topcuk

 
Varsayılan

Sayın KONUK,
Sosyal Güvenlik Kurumundan maluliyet maaşı alınabilmesi için iki temel kriter vardır: 1. Kriter, en az 10 yıldan beri sigortalı olma ve en az 1800 gün prim gününün bildirilmiş olması. 2. Kriter, sigortalının çalışma gücünü en az %60 oranında kaybetmiş olmasıdır. Verdiğiniz bilgilere göre, sigortalılık süreniz ve prim ödeme gün sayınız yeterli. 2.kriterin belirlenmesi gereği bulunmakta. Uygulama kısaca şu şekilde işliyor: Sigortalı ikametine yakın veya en son çalıştığı işyerini içine alan sosyal güvenlik merkez müdürlüklerine (SGM) (eski SSK müdürlüklerine) dilekçe ile müracaat ediyor. SGM, sigortalıyı, eğitim ve/veya üniversite hastanelerine sevk ediyor. Sevk edilen hastane, sigortalının rahatsızlığı ile ilgili sağlık kurulu raporu tanzim ediyor. Sağlık Kurulu raporu, sevki yapan SGM’ne geliyor. SGM, sağlık kurulu raporunu, ve diğer evrakları tamamlayıp dosya halinde SGK Bölge Sağlık Kuruluna gönderiyor. Bölge Sağlık Kurulu, yeter sayıda uzman hekimlerden oluşuyor. Bölge Sağlık Kurulu, dosyadaki hastane tarafından tanzim edilmiş sağlık kurulu raporu ile diğer bilgi ve belgeler üzerinden değerlendirme yaparak çalışma gücünü kayıp oranının 60 oranın da kaybedip kaybetmediğine, başkasının sürekli bakımına muhtaç olup olmadığına karar veriyor. Bölge Sağlık Kurulun kararı ve dosya SGM müdürlüğüne gönderiliyor. SGM, sigortalı hakkında ‘%60 oranında çalışma gücü kalmadığına’ dair Bölge Sağlık Kurulu kararı var ise ve ayrıca prim ödeme gün sayısı ve sigortalılık süresi yeterli ise sigortalıya maluliyet maaşı bağlıyor.
Bölge Sağlık Kurulu, sağlık kurulu raporu ile diğer bilgi ve belgeleri, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde değerlendiriyor. (Resmi Gazete: 11.10.2008/27021) Anılan Yönetmeliğin Arıza / Hastalıklar Listesinin 0-Diğer bölümünde ‘1-Ağır, ileri evrede AIDS’ ibaresi yer almaktadır. Tabiatıyla müracaat eden sigortalının durumunu bu türden olup olmadığının kararını SGK Bölge Sağlık Kurulu karar verecektir.
Çok sık karıştırılan bir husus da ‘özürlülük’ kavramı ile ‘maluliyet’ kavramıdır. Ayrıntıya girmeden, bu iki kavram farklı kavramlardır. Her ikisinin belirlenmesinde farklı yönetmelik hükümleri uygulanmaktadır. Yukarıda belirttiğimiz gibi, maluliyet maaşının bağlanmasında, maluliyetin tespitinde Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükmü esas alınmaktadır.
Old 26-07-2017, 09:30   #6
Konuk

 
Varsayılan Hiv Pozitif Hastasiyim

merhaba hiv pozıtıf hastasıyım ve malülen emeklılıye emeklı olabılıyomuyum
Old 29-04-2019, 14:21   #7
Konuk

 
Varsayılan hiv+ lerin malüllük değerledirmesi

2010 yılından beri tanılı ve tedavi gören hastayım, son dönemlerde artan psikolojik sorunlarımdan dolayı sürekli iş değiştirmek ve ikamet değiştirmek zorunda kaldım. bu durumun hastalık olmasını düşündüğümden muayene oldum ancak yapılan test sonucu sorun olmadığı söylendi. Ancak bu arada sosyal yaşamım ve ekonomik yaşamım bozuldu. Şuan 2 çocuğuyla oturan ablamın evinde kalıyorum ve herkesten izole hastalığımı saklayarak yaşamaya çalışıyorum. Wc den çamaşır yıkamaya kadar herşeyimi ayrı yaparak, hastalığı bir şekilde diğerlerine bulaştırma korkusuyla birlikte. yeterince para kazanamadığım için ayrı bir eve geçemiyorum. Ailenin durumuda kötü ve kısıtlı sosyal yardım alıyorlar ay da 1 defa 200 tl gibi, bende aynı evde olduğum için ayrı bir ödeme yapılmıyor. %40 rapor alarak erken emeklilik başvurusu yaptım ancak %1 bile rapor vermediler. Tedavisi olmayan bu tip hastalıklarda kriter organ iflası veya üst düzey kusur olması, tabii böylesi bir durumda paranın önemi de kalmıyor. Bu konuda mahkeme yoluyla kazanılabilecek bir hak olası mı? bu konuda yardımcı olabilecek bir uzman var mı? nihayetinde 4020 gün sigortam var, hiçbir adli işlem görmedim... suriyeli de değilim. Böylesi bir hak kazanımı olabilir mi ?
Old 30-04-2019, 16:05   #8
Pozitif-iz Derneği

 
Varsayılan HIV Pozitiflik Ve Maluliyet

Değerli arkadaşımız,
Biz Pozitif-iz Derneği olarak, HIV alanında danışmanlık, savunuculuk ve farkındalık çalışmaları yürüten bir sivil toplum kuruluşuyuz. (pozitifiz.org)

Sağlık durumunuz ile ilgili şunları önemle belirtmek isteriz; HIV tedavisini düzenli almanız durumunda viral yükünüz (yani virüs miktarınız) baskılanacak ve böylece bağışıklık sisteminiz hızla güçlenecektir. Bu da eski gücünüze kavuşabileceğiniz anlamına geliyor.

Psikolojik olarak etkilenmiş olman ebetteki çok doğal. HIV tanısı almak büyük bir travmadır. Ancak ulaşabileceğin destek sayesinde bu dönemi aşabilirsin.

HIV, herkesten izole yaşamanı gerektirmez. Tanını söylemek veya saklamak sadece senin insiyatifinde olan bir durum. HIV, ortak yaşam alanlarını ve eşyaları kullanmakla, sarılmakla, öpüşmekle bulaşmaz. Hatta artık hekimler, Belirlenemeyen = Bulaşmayan kriteri dâhilinde 6 ay süreyle viral yükü belirlenemeyen HIV pozitiflere (karşılıklı olarak tek eşli yaşamaları durumunda) eş / partnerleri ile cinsel hayatlarında kondom kullanmalarına gerek yoktur, doğal yolla bebek sahibi olabilirler demektedir. (Konu ile ilgili detaylı bilgiye web sitemizden okuyabilirsiniz)

Çamaşırlarını ayrı yıkamana hiç gerek yok. Endişelenme senden başkasına bir bulaş olmaz.

HIV çalışmaya engel bir durum değil. Malulen emekli olmak için eşlik eden başka bir hastalık ve/ya hastalıklar olması gerekmektedir.


Dilediğiniz bir gün 0535 519 54 95 numaralı telefondan bizi arayarak randevu alabilirsiniz.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi


THS Sunucusu bu sayfayı 0,03404093 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.