Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

itiraz süresi içerisinde ödeme asgari icra vekalet ücreti

Yanıt
Old 20-02-2007, 16:51   #1
kurt

 
Varsayılan itiraz süresi içerisinde ödeme asgari icra vekalet ücreti

arkadaşlar yaptığım bir ilamlı icra takibinde borçlu şirket 3 gün içinde gelip borcu ödedi. borcun aslı 110-YTL dolayısıyla 2007 asgari ücret tarifesine göre alacağımız icra vekalet ücreti 125-YTL nin altında olduğu için asıl alacak yani 110-YTL olması gerekmekte. ancak icra müdürü nasıl hesap yaptıysa 93,75-YTL vekalet ücreti almış borçludan itiraz süresi içinde ödeme yaptı diye.
-birincisi takimiz ilamlı itirazı kabil bir takip değil.
-ikincisi ise her ne kadar ödeme süresi içinde takibe konu borç tamamen kapatılmışsa da icra vekalet ücreti 110-YTL nin altında olamaz. çünkü tarifeye göre asgarisi o kadardır. uygulama bu şekilde ancak buna ilişkin Yargıtay kararı bulamadım.
her ne kadar takip küçük meblağlı olsada bu tarz bir uygulamanın yerleşik hale gelmemesi için eğer elinde bu konuya ilişkin Yargıtay kararı olan meslektaşım varsa ve bizimle paylaşırsa sevinirim.
teşekkürler
Old 20-02-2007, 19:04   #2
Jeanne D'arc

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi

Madde 11/5 "Borçlu itiraz süresi içerisinde borcunu öderse tarifeye göre belirlenecek ücretin dörtte üçü takdir edilir."
İcra müdürü, vekalet ücreti olarak 125,00-YTL'nin 3/4'nü hesaplayarak, borçludan tahsil etmiştir.

Saygılarımla.
Old 21-02-2007, 23:54   #3
anahtarım

 
Mesaj cevap.

Öncelikle bir icra müdürü olarak bu soruyu yanıtlamak isterim.Anladığım kadarıyla icra müdürü arkadaşım , kesinleşmeden ödenen dosya borcunun vekalet ücretini 4/3 oranında ve asgari vekalet ücreti olan 125,00YTL üzerinden hesaplamış olup yanlıştır.Doğrusu bildiğim kadarıyla şöyledir:
Yeni vekalet ücreti tarifesinde; asgari vekalet ücreti hernekadar 125,00YTL sı olsa da eğer takip konusu alacak miktarı (vekalet ücretine konu alacak miktarı),asgari vekalet ücretinden az ise asgari vekalet ücreti,bu miktarı geçemez.
Burada takip konusu alacak miktarı 110,00YTL sı olduğundan vekalet ücreti de 110,00YTL sı olması gerekir.AYrıca borçlu ödeme süresinde dahi ödemiş olsa dosya borcunu,vekalet ücreti hesaplamasındaki 3/4 oranı asgari vekalet ücretinden az olamaz.Olayımızdaki vekalet ücreti asgari 110,00YTL olduğundan dolayısı ile 3/4 oranı da 110,00YTL sndan az olamaz.bilmem anlatabildimmi.
Old 22-02-2007, 14:19   #4
kurt

 
Varsayılan

sayın "anahtarım"
yanlış anlamayın bunu bende biliyorum lakin bu uygulamaya ilişkin her hangi bir Yargıtay Kararı olan meslektaşım var ise paylaşmasını istemiştim. umarım elinizde bu uygulamaya ilişkin bir karar vardır.
Old 28-03-2007, 16:12   #5
Av.Yasemin

 
Varsayılan

Sayın meslektaşlarım tam da bu konuda bir soru soracak iken aynı konuda sorulmuş bir soru buldum.Sayın Anahtarım,ben de sorunun izah ettiğin gibi olduğunu düşünüyorum. Buna ilişkin olarak nasıl bir yasal dayanak sunabiliriz acaba? Bununla ilgili nasıl bir yasal düzenleme var?
Sevgili meslektaşlarım ben uzunca süre araştırmam ve çeşitli kaynaklara bakmama rağmen bu konuya ilişkin açık bir yargıtay kararı bulamadım, sizler buldu iseniz paylaşırsanız çok sevinirim, teşekkürler.
Old 28-03-2007, 23:23   #6
anahtarım

 
Varsayılan

Sayın Av.Yasemin; aslında sorununuzun çözümü 2007 yılı avukatlık ücret tarifesinde biraz karışıkda olsa açıklanıyor.Şöyle ki;Tarifenin 11.maddesinin 1.fıkrasında "Konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir"diyerek nisbi oranlara gönderme yapıyor.Buradaki nisbi oranlara göre taktir edilecek V.ücretinde şayet ödeme süresi halen devam ediyor ise 3/4 oranında uygulanır.
Ama aynı 11.maddenin 1.fıkrasında"Şu kadar ki asıl alacak miktarı 1.250,00 YTL’ye kadar olan icra takiplerinde avukatlık ücreti Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde icra dairelerindeki takipler için öngörülen maktu ücrettir. Ancak bu ücret asıl alacağı geçemez."diyerek,bu kez de ikinci kısmın ikinci bölümüne gönderme yapıyor:
(Yargı Yerleri ile İcra ve İflas Dairelerinde Yapılan ve Konusu Para Olmayan veya Para ile
De
ğerlendirilemeyen Hukuki Yardımlara Ödenecek Ücret


1.
İcra dairelerinde yapılan takipler için 125,00 YTL......)
Buradan da ; 1250YTL kadar olan takipler için belirtilen tarifedeki maktu ifadesi ile zaten 3/4 oranının uyguyanamayağını rahatlıkla söyleyebiliriz.Selamlar..

Old 29-03-2007, 13:04   #7
Av.Selim Balku

 
Varsayılan

KURT
Alıntı:
yanlış anlamayın bunu bende biliyorum lakin bu uygulamaya ilişkin her hangi bir Yargıtay Kararı olan meslektaşım var ise paylaşmasını istemiştim. umarım elinizde bu uygulamaya ilişkin bir karar vardır

AV.YASEMİN
Alıntı:
Sevgili meslektaşlarım ben uzunca süre araştırmam ve çeşitli kaynaklara bakmama rağmen bu konuya ilişkin açık bir yargıtay kararı bulamadım, sizler buldu iseniz paylaşırsanız çok sevinirim, teşekkürler.

Bende sizler için baktım ama yargıtay kararı bulamadım, ne yapacağız şimdi hakkımızı savunabilmemeiz için yargıtay kararı şart mı?

kargalar sürüyle uçar, kartallar yalnız uçar.(ne alaka bende anlamadım) Yargıtay kararlarından da büyük kanunlarımız var yani
Old 29-03-2007, 17:20   #8
Av.Yasemin

 
Varsayılan

Sayın Meslektaşım Selim Bey, ben de sizinle aynı fikirde olmama rağmen ne yazık ki uygulamada bazı mercileri yazılı bir done sunmadan fikir teatisi ile ikna etmek imkansız. Sayın Anahtarım Kanun açısından konuyu çok güzel değerlendirip açıklamış ama yine ne yazık ki bizim gayet kolay anladığımız bu açıklamayı anlayabilmek için demek ki geniş bir görüş açısına sahip olmak gerekiyor. İşimiz zor görünüyor... Teşekkürler
Old 29-03-2007, 19:37   #9
av.fundasin

 
Varsayılan

Değerli meslektaşlarım.Konuya birebir uyan karar bulamamakla beraber Avukatlık Kanunu m. 11 ile alakalı kararları sunuyorum.Uzunluğu için kusura bakmayın.
T.C.
YARGITAY
4. HUKUK DAİRESİ


Esas No.
2003/576
Karar No.
2003/6397
Tarihi
15.05.2003


İLGİLİ MEVZUAT
818-BORÇLAR KANUNU/41/48/49
1136-AVUKATLIK KANUNU ( AK )/11/7


KAVRAMLAR
AVUKATLIK ÜCRETİ
TAZMİNAT DAVASI
HAKSIZ FİİL
FERAĞAT


ÖZET
AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ'NİN 7. VE 11/SON MADDELERİ GÖZETİLDİĞİNDE, DAVALI YARARINA VEKALET ÜCRETİ TAKDİRİ GEREKİRKEN, MAHKEMECE ANILAN YASANIN 11. MADDESİ HÜKMÜ GÖZETİLMEDEN ÜCRETİN FAZLA HESAPLANMIŞ OLMASI USUL VE YASAYA AYKIR


DAVA : Davacı Ali A. vekili Avukat Ümit Bahtiyar tarafından, davalılar Posta Gazetesi-Simge Yay. ve Dağ. A.Ş. ve diğerleri aleyhine 22/8/2001 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarının saldırıya uğramasından doğan manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın feragat nedeniyle reddine dair verilen 28/5/2002 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:

KARAR : Dava, haksız eylemden doğan manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, dava feragat nedeniyle reddedilmiştir.

Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7. ve 11/son maddeleri gözetildiğinde, davalı yararına 175.000.000 lira vekalet ücreti takdiri gerekirken, mahkemece anılan yasanın 11. maddesi hükmü gözetilmeden ücretin fazla hesaplanmış olması usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bozulmasını gerektirmiştir.

SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 15.5.2003 gününde oybirliğiyle karar verildi.

T.C.
DANIŞTAY
8. DAIRE


Esas No.
1999/2767
Karar No.
2000/3657
Tarihi
16.05.2000


İLGİLİ MEVZUAT
211-TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ İÇ HİZMET KANUNU/12.C
1136-AVUKATLIK KANUNU ( AK )/11/12/5.D


KAVRAMLAR
AVUKATLIK STAJI
BAROYA KAYDEDİLMEMEK
AVUKATLIK MESLEĞİ İLE BİRLEŞMEYEN İŞ


ÖZET
JANDARMA OKULLAR KOMUTANLIĞINDA JANDARMA ÖĞRETMEN OLAN DAVACININ BU GÖREVİ, AVUKATLIK KANUNUNUN 12. MADDESİNDE SAYILAN AVUKATLIKLA BİRLEŞEBİLEN İŞLERDEN OLMADIĞINDAN, AVUKATLIK STAJININ KABUL EDİLMEYEREK BARO LEVHASINA KAYDEDİLMEMESİNDE HUKUKA VE MEVZUATA AYKIRILIK BULUNMADIĞI HK.


İstemin Özeti: Avukatlık stajını bitiren davacının baro levhasına kayıt ve kabulü yolundaki başvurusunun reddine ilişkin Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün 31.7.1998 gün ve 11393 sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada, davacının görev yaptığı Jandarma Okullar Komutanlığının Türkiye Cumhuriyeti Devletindeki orta, lise ve yükseköğrenim kurumları niteliğinde bir okul olduğu sonucuna varıldığı, davacının Avukatlık Kanunu'nun 12/b maddesinden yararlanmasını zorunlu kılan bir öğretim kurumunda öğretmen olarak görev yaptığının kabulü gerektiği, aksi yöne tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemi iptal eden Ankara 3. İdare Mahkemesinin 16.4.1999 gün ve 425 sayılı kararının, 2577 sayılı Yasanın 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istemidir.

Savunmanın Özeti: Yanıt verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi Gülsen Akar Pehlivan'ın Düşüncesi: İstemin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı Zümrüt Öden'in Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp idare mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir.

Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin reddiyle idare mahkemesi kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü:

Uyuşmazlık, avukatlık stajını bitiren davacının baro levhasına kayıt ve kabulü yolundaki başvurusunun reddine ilişkindir.

1136 sayılı Avukatlık Kanununun 5/d. maddesinde avukatlık mesleği ile birleşmeyen bir işle uğraşmak mesleğe kabulde engel sayılmış, 11. maddede, aylık, ücret, gündelik veya kesenek gibi ödemeler karşılığında görülen hiçbir hizmet ve görevin avukatlıkla birleşemeyeceği hükme bağlandıktan sonra 12. maddesinde avukatlıkla birleşebilen işler tahdidi olarak sayılmış, 12. maddesinin b bendinde, yüksek, orta ve ilköğretimde profesör, doçent, yardımcı doçent ve öğretmenlik görevlerinin avukatlıkla birleşebilen işlerden olduğu belirtilmiştir.

Avukatlık Kanunu Yönetmeliğinin 24. maddesine göre Avukatlık Kanununun 11. maddesindeki yasaklamanın avukat stajyerler hakkında da uygulanacağı hükmüne yer verilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden, ... Jandarma Okullar Komutanlığı emrinde jandarma öğretmen teğmen olarak görev yapan davacının, bir yıllık avukatlık stajını ... Barosu staj listesine yazılı olarak 28.4.1997 - 6.5.1998 tarihleri arasında tamamlandığı, ... Barosu Levhasına avukat olarak yazılması talebinde bulunduğu... Barosu Yönetim Kurulunca da talebi uygun görülerek baro levhasına avukat olarak yazılmasına karar verildiği, onay mercii sıfatıyla inceleme yapan Adalet Bakanlığınca, davacının görev yaptığı ... Jandarma Okullar Komutanlığının askeri kurum kapsamında olduğu gerekçesiyle baroya kaydının uygun görülmediği anlaşılmıştır.

Uyuşmazlığın çözümü için Jandarma Okullar Komutanlığının ilk, orta ya da yüksek öğretim düzeyinde bir okul olup olmadığı önem kazanmaktadır.

211 sayılı İç Hizmet Kanununun 12/c fıkrasında askeri okullar askeri kurum olarak nitelendirilmiştir.

Jandarma Okullar Komutanlığı, ortaokul, lise ve Kara Harp Okulu sonrası, Jandarma Genel Komutanlığı'na subay, astsubay ve uzman çavuş yetiştirmek üzere askeri eğitim ve öğretim veren bir okuldur.

Bu durumda, davacının öğretmenlik yaptığı kurumun Avukatlık Yasasının 12/b bendinde belirtilen öğretim kurumlarından olmadığı açıktır.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle, Ankara 3. İdare Mahkemesi kararının bozulmasına, dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere anılan mahkemeye gönderilmesine 16.5.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.
T.C.
DANIŞTAY
8. DAIRE


Esas No.
1997/687
Karar No.
1999/6100
Tarihi
11.11.1999


İLGİLİ MEVZUAT
1136-AVUKATLIK KANUNU ( AK )/11/72


KAVRAMLAR
AVUKATLIK İŞLERİ
AVUKATLIKLA BİRLEŞMEYEN BİR İŞ İLE UĞRAŞILDIĞININ ANLAŞILMA TARİHİNİN, LEVHADAN KAYIT SİLME KARARINI
AVUKAT STAJYERİNİN BARO TARAFINDAN LEVHADAN KAYDININ SİLİNMESİ
AVUKATLIKLA BİRLEŞMEYEN İŞTE ÇALIŞMA
BARO YÖNETİM KURULU KARARININ İPTALİ


ÖZET
AVUKATLIK KANUNUNUN 72/2. MADDESİNDEKİ AVUKATLIKLA BİRLEŞMEYEN BİR İŞ İLE UĞRAŞILDIĞININ ANLAŞILMA TARİHİ, LEVHADAN KAYIT SİLME KARARINI VERMEYE YETKİLİ BARO YÖNETİM KURULUNUN BU KONUDA KARAR VERDİĞİ TARİHTİR.


İstemin Özeti : ... Barosuna kayıtlı Avukat ...'un avukatlık stajı yaptığı dönemde Avukatlık Yasasının 11. maddesine aykırı olarak ... Genel Müdürlüğünde memur olarak çalıştığının anlaşılması üzerine ... Barosu Yönetim Kurulunun Baro Levhasından kaydının silinmesi kararının kaldırılmasına yönelik Türkiye Barolar Birliği Başkanlığının 9.11.1995 gün ve 179/29 sayılı kararının onaylanmamasına ilişkin 25.1.1996 gün ve 1797 sayılı davalı idare işleminin iptali istemiyle açılan davada; 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 11. maddesinde aylık, ücret, gündelik veya kesenek gibi ödemeler karşılığında görülen hiçbir hizmet ve görev, sigorta prodüktörlüğü, tacirlik ve esnaflık veya mesleğin onuru ile bağdaşması mümkün olmayan her türlü işin avukatlıkla biri eşmeyeceğinin belirtildiği, 72. maddesinin 1. fıkrasında, ruhsatnamenin verildiği tarihte onun verilmemesini gerekli kılan sebeplerin varlığının sonradan tespit edilmiş bulunmasının levhadan silinmeyi gerektiren haller arasında sayıldığı ve aynı maddenin 2. fıkrasında ise, anılan 11. maddede sayılan işlerden biri ile uğraştığı ruhsatnamenin verildiği tarihten itibaren 5 yıl geçtikten sonra anlaşılan avukatın staj süresi içinde elde ettiği ödemelerin veya gelirlerin tutarının üç katını baroya ödemesi durumunda levhaya yeniden yazılmasının öngörüldüğü, taraflar arasındaki ihtilafın ise, anılan 72. maddenin 2. fıkrasında belirtilen 5 yıllık sürenin geçip-geçmediği hususundan kaynaklandığı, ancak stajdan kastedilenin staj yapan avukatın mahkemelerde ve avukat yanına tayin olduğu sürede devamlı olarak çalışıp yeterli derecede bilgi ve tecrübe sahibi olması amacına yönelik olduğuna göre, davacının staj süresi içinde görevine devam ettiğinin tartışmasız olduğu, ayrıca stajyerin yeter derecede bilgi ve görgü sahibi olmadığı yönünde bir iddianın bulunmadığı, bu durumda belirtilen amaca yönelik stajını tamamlayan ve ... Barosunca ruhsatname verilerek bu durumu onaylanan davacının kazanılmış hakkının elinden alınmasına ilişkin dava konusu işlemde mevzuata uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptal eden Ankara 3. İdare Mahkemesinin 23.10.1996 gün ve 1111 sayılı kararının; Avukat ...'un staj sırasında avukatlıkla bağdaşmayan bir işle uğraştığının ... Genel Müdürlüğünün 8.1.1993 günlü yazısı ile anlaşıldığı öne sürülerek 2577 sayılı yasanın 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istemidir.

Savunmanın Özeti : Anlaşılma tarihi olarak Avukat ...'un levhadan silinmesine ilişkin kararın verildiği 14.9.1995 gününün kabul edilmesi gerektiği ve durumun anılan 72. maddenin 2. fıkrası kapsamında olduğu öne sürülerek sonucu itibariyle yerinde olan mahkeme kararının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi Adnan Dikenli'nin Düşüncesi: Av. ...'un durumu Avukatlık Yasasının 72/2. maddesi kapsamında olduğundan temyiz isteminin reddi gerekeceği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı H. Erol Çanga'nın Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49.maddesinin 1.fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp idare mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir.

Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin reddiyle idare mahkemesi kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü:

KARAR : Uyuşmazlık, Avukat ...'un staj yaptığı dönemde avukatlıkla birleşmeyecek bir işte çalıştığı gerekçesiyle levhadan kaydının silinmesine yönelik ... Barosu Yönetim Kurulu kararını kaldıran Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı Yönetim Kurulu kararının Adalet Bakanlığınca onaylanmamasına ilişkin işlemden doğmuştur.

1136 sayılı Avukatlık Kanununun 5/d maddesinde avukatlık mesleği ile birleşmeyen bir işle uğraşmak avukatlığa kabulde engeller arasında sayılmış, 11. maddesinde aylık, ücret, gündelik veya kesenek gibi ödemeler karşılığında görülen hiçbir hizmet ve görev, sigorta prodüktörlüğü, tacirlik ve esnaflık veya mesleğin onuru ile bağdaşması mümkün olmayan her türlü işin avukatlıkla birleşemeyeceği, 72/1-b maddesinde ruhsatnamenin verildiği tarihte onun verilmemesini gerekli kılan sebeplerin varlığının sonradan tespit edilmiş bulunmasının levhadan kaydın silinmesini gerektireceği, ve aynı maddenin 2. fıkrasında, staj sırasında mesleğin onuru ile bağdaşması mümkün olmayan işler müstesna olmak üzere 11. maddede sayılan işlerden biri ile uğraştığı, ruhsatnamenin verildiği tarihten itibaren 5 yıl geçtikten sonra anlaşılan avukatın staj süresi içinde elde ettiği ödemelerin veya gelirlerin tutarının üç katını baroya ödediği takdirde levhaya yeniden yazılacağı, 71. maddesinde ise, levhadan silme kararına avukatın yazılı olduğu baro yönetim kurulunun karar vereceği, bu karardan önce avukatın yazılı cevabı istenmekle beraber kendisinin dinlenmesi veya dinlenmek üzere yapılan çağrıya süresi içinde uymamış olması şartının aranacağı kurallarına yer verilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden. ...'a 5.9.1990 tarihinde avukatlık ruhsatının verildiği, gerek bakanlık gerek baro kayıtlarına 27.11.1992 tarihinde giren dilekçe ile ...'un staj yaptığı dönemde ... Genel Müdürlüğünde memur olarak çalıştığının ihbar edildiği, sorulması üzerine ... Genel Müdürlüğün 8.1.1993 günlü yazısı ile durumun doğrulandığı ve ... Barosu Yönetin Kurulunun 14.9.1995 günlü kararıyla ...'un levhadan kaydının silinmesine karar verildiği anlaşılmıştır.

Levhadan kaydın silinmesi konusunda görevli ve yetkili olan ... Barosu yönetim kurulunca 14.9.1995 günü karar verildiğine göre, durumun şüpheye yer bırakmayacak şekilde bu tarihte anlaşılmış olduğunun kabulü gerektiğinden ve avukatlık ruhsatının verildiği 5.9.1990 tarihinden itibaren 5 yıllık süre geçtiğinden Av. ...'a Avukatlık Yasasının anılan 72. maddesinin 2. fıkrasının uygulanması suretiyle levhadan kaydının silinmemesi gerekir.

Bu durumda, Av. ...'un levhadan kaydının silinmesine yönelik ... Barosu kararını kaldıran Türkiye Barolar Birliği kararının onaylanmamasına ilişkin davalı idare işlemini iptal eden idare mahkemesi kararı sonucu itibariyle yerindedir.

Açıklanan nedenle temyiz isteminin reddine, yargılama giderlerinin temyiz isteminde bulunan üzerinde bırakılmasına 11.11.1999 günü oyçokluğu ile karar verildi.

AZLIK OYU

Av. ...'un avukatlık stajı sırasında avukatlıkla birleşmeyen bir işte çalıştığının ihbar edilmesi üzerine defalarca davet edilmesine rağmen sadece yazılı savunma gönderip süresinde sözlü savunma yapmadığı ve ihbarın doğruluğunun ... Genel Müdürlüğünün 8.1.1993 günlü resmi yazısıyla bildirilmiş olduğuna göre, ilgilinin kaydının levhadan silinmesini gerektiren durumu bu tarih itibariyle anlaşılmış olduğundan mahkeme kararının bozulması gerektiği görüşüyle aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılmıyorum.
T.C.
DANIŞTAY
8. DAIRE


Esas No.
1999/801
Karar No.
1999/5772
Tarihi
03.11.1999


İLGİLİ MEVZUAT
1136-AVUKATLIK KANUNU ( AK )/11/12/16
2547-YÜKSEK ÖĞRETİM KANUNU (YÖK)/3


KAVRAMLAR
ARAŞTIRMA GÖREVLİLİĞİNİN 1136 SAYILI AVUKATLIK YASASININ 16 MADDESİNDE BELİRTİLEN AVUKATLIKLA BAĞDAŞ
ARAŞTIRMA GÖREVLİLİĞİ
AVUKATLIK MESLEĞİ İLE BAĞDAŞMAYAN İŞLER


ÖZET
ARAŞTIRMA GÖREVLİLİĞİ, 1136 SAYILI AVUKATLIK YASASININ 16. MADDESİNDE BELİRTİLEN AVUKATLIKLA BAĞDAŞAN İŞLERDEN DEĞİLDİR.


İstemin Özeti : ... Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinde araştırma görevlisi olarak görev yapan davacının ... Barosu Levhasına yazılma isteminin reddine ilişkin davalı idare işlemin iptali istemiyle açılan davada, davacının yapmakta olduğu araştırma görevliliği işi, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 12. maddesinin ( b ) bendinde belirtilen avukatlıkla birleşebilen işlerden olmadığından, tesis edilen işlemde mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddeden Ankara 10. İdare Mahkemesinin 22.10.1998 gün ve 1065 sayılı kararının, araştırma görevliliği ile profesör, doçent, yardımcı doçent ve öğretmenlik görevleri arasında herhangi bir farklılığın bulunmadığı öne sürülerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49.maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istemidir.

Savunmanın Özeti : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi Ayten Küçük'ün Düşüncesi: İstemin reddi gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı Alaattin Öğüş'ün Düşüncesi: Uyuşmazlık, üniversite araştırma görevlilerin avukatlık ruhsatı alıp alamayacakları noktasından kaynaklanmıştır.

1136 sayılı Avukatlık Yasası 11. maddesiyle aylıklı, ücretli, gündelikli olarak yapılan hizmet ve görevlerin avukatlıkla bağdaşmazlığını belirtmiş, anılan yasanın 16. maddesinde de bu kurala getirilen istisna ile yükseköğretimde profesör, doçent ve yardımcı doçentlik meslekleri avukatlıkla birleşebilen işlerden sayılmıştır.

2547 Sayılı Yükseköğretim Yasasının 3. maddesinin ( m ) bendinde Yüksek Öğretim Kurumlarında görevli profesör, doçent ve yardımcı doçentlerin "öğretim üyesi" oldukları belirtilmiş, ( p ) bendinde ise araştırma görevlileri, belirli süreler için görevlendirilen öğretim yardımcıları olarak tanımlanmıştır. Diğer taraftan aynı yasanın 22.maddesinde yükseköğretim kurumlarında önlisans lisans ve lisansüstü düzeylerde eğitim-öğretim ve uygulamalı çalışmalar yapmak ve yaptırmak öğretim üyelerinin görevlerinden sayılmış, 33.maddede de araştırma görevlilerinin yapılan araştırma inceleme ve deneylerde yardımcı olan ve yetkili organlarca verilen ilgili diğer görevleri yapan öğretim yardımcıları olduğu belirtilerek öğretim yardımcılarının yapmakla yükümlü oldukları görevler açıklanmıştır.

Yukarıda metinleri açıklanan yasal kuralların birlikte incelenmesinden, Avukatlık Yasasının Yükseköğretim kurumlarında eğitim ve öğretim yapan öğretim üyelerine avukatlık yapmak hakkı tanıdığı, bunun dışında öğretim faaliyetine katılmayan yasal olarak da katılması mümkün bulunmayan öğretim yardımcılarına ( araştırma görevlilerine ) bu hakkın verilmediği açıkça anlaşılmaktadır.

Bu itibarla, ne davacının Anayasaya aykırılık ve ne de araştırma görevliliğinin profesör, doçent, yardımcı doçent ve öğretmenlik görevleri ile farklılığı olmadığı yolundaki savları ciddi görülmemiştir.

Davanın reddine ilişkin idare mahkemesi kararının onanması gerekir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü.

İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenip bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49.maddesinin 1.fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır.

Vergi mahkemesince verilen kararın dayandığı gerekçe usul ve yasaya uygun olup, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanmasına ve yargılama giderlerinin temyiz isteminde bulunan üzerinde bırakılmasına 3.11.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.

T.C.
DANIŞTAY
İDARİ DAVA DAİRELERİ GENEL KURULU


Esas No.
1996/194
Karar No.
1997/430
Tarihi
19.09.1997


İLGİLİ MEVZUAT
1136-AVUKATLIK KANUNU ( AK )/11/12/16/182/3/5


KAVRAMLAR
AVUKATLIK STAJYERLİĞİ
STAJYERLİK
ÖZEL HUKUK TÜZEL KİŞİLERİ
ANONİM ŞİRKETTE HUKUK DANIŞMANI OLARAK ÇALIŞMAK


ÖZET
ÖZEL HUKUK TÜZEL KİŞİLERİ YANINDA HUKUK DANIŞMANI OLARAK ÇALIŞMANIN AVUKATLIK STAJYERLİĞİ İLE BİRLEŞMEDİĞİ HK.


İstemin Özeti : Danıştay Sekizinci Dairesinin 20.12.1995 günlü, E: 1994/5709, K: 1995/4551 sayılı kararını, davacı temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir.

Savunmanını Özeti: Yerinde olmadığı ileri sürülen temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi Adnan Zengin'in Düşüncesi : Avukatlık Kanunu ve Yönetmeliğinin birlikte incelenmesinden avukatlık mesleğine kabulde aranan koşullar ve engellerin avukatlık stajına kabulde de koşul ve engel olarak öngörülmüş olduğu sonucuna varılmaktadır. Avukatlık Kanununun 12 nci maddesinin ( c )fıkrasında özel hukuk tüzel kişilerinin hukuk müşavirliği ve sürekliği avukatlığı ile bir avukat yazıhanesinde ücret karşılığında avukatlık yapmak, avukatlıkla birleşebilen işler arasında sayılmıştır.

Davacının ... İnşaat A.Ş'de hukuk danışmanı olarak çalıştığı tartışmasızdır. Bu durumda hukuk danışmanlığının avukatlıkla birleşebilen işlerden olduğu için davacının yaptığı işin avukatlık stajına engel olmadığının kabulü gerekmekte olup, daire kararının baro stajyer listesine yazılmamasına ilişkin işleme karşı açılan davayı reddeden kısmının bozulması, yönetmeliğin 24 üncü maddesine yönelik davanın reddine ilişkin kısmın onanmasının uygun olacağı düşünülmüştür.

Danıştay Savcısı Belma Kösebalaban'ın düşüncesi : Esas kararda belirtilen düşüncemiz uyarınca temyiz isteminin kabulü ile davacının baro stajyer levhasına yazılma istemini reddeden dava konusu işlemin iptaline karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca, gereği görüşüldü:

Davacının, baro stajyer listesine yazılma isteminin reddine ilişkin ... Barosu Yönetim Kurulu kararına karşı yapılan itirazı reddeden Türkiye Barolar Birliği kararını onaylayan Adalet Bakanlığı işlemi ile bu işlemin dayanağı olan Avukatlık Kanunu Yönetmeliğinin 24 üncü maddesinin iptali istemiyle açılan dava sonunda, Danıştay Sekizinci Dairesince davanın reddi yolunda verilen 20.12.1995 günlü, E:1994/5709, K:1995/4551 sayılı kararın, davacı tarafından temyizen incelenip bozulması istenilmektedir.

Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay Sekizinci Dairesince, 1136 sayılı Avukatlık Yasasının Stajda Aranacak Şartlar başlıklı 16 ncı maddesinde, bu yasanın 3 üncü maddesinin ( a ), ( b )ve ( e )bentlerinde yazılı şartları haiz olanların ve 5 inci maddede gösterilen engeli bulunmayanların staj yapacakları yer barosuna bir dilekçeyle başvurabilecekleri, 16 nci maddenin atıf yaptığı 3 üncü maddenin ( e )bendinde bu yasaya göre avukatlığa engel bir halinin olmaması gerektiği ve atıf yapılan Avukatlığa Kabulde Engeller başlıklı 5 inci maddenin ( d )bendinde avukatlık mesleğiyle birleşmeyen bir işle uğraşılamayacağı, aynı yasanın Avukatlıkla Birleşmeyen İşler başlıklı 11 inci maddesinde aylık, ücret, gündelik veya kesenek gibi ödemeler karşılığında görülen hiçbir hizmet ve görevin, sigorta prodüktörlüğü, tacirlik ve esnaflık veya mesleğin onuru ile bağdaşması mümkün olmayan her türlü işin avukatlıkla birleşemeyeceği, 12 nci maddesinde ise 11 inci maddeye istisna getirilerek hangi işlerin avukatlıkla birleşebileceğinin belirtilmiş olduğu ve ( c )bendinde özel hukuk tüzel kişilerinin hukuk müşavirliği ve sürekli avukatlığı ile bir avukat yazıhanesinde ücret karşılığında avukatlık yapmanın avukatlıkla birleşebilen işlerden olduğunun kurala bağlandığı, Avukatlık Yasasının uygulanmasına ilişkin yönetmeliğin 24 üncü maddesinde ise Avukatlık Yasasının 11 inci maddesindeki yasaklamanın avukat stajyerleri hakkında da uygulanacağı aynı yasanın 12 nci maddesinin ( b )bendindeki öğretim görevinin, stajla birleşebilmesi için ayrıca idari bir görevin yüklenilmemiş olması şartının yer aldığı, avukatlık stajının amacının ileride avukat olacak kişinin meslek bilgisini artırmak için mahkeme ve adalet dairelerinde yapılan uygulamalı öğrenme döneminde en iyi şekilde avukatlığa hazırlama olduğu, bunun sağlanabilmesi için Avukatlık Yasasının 11 inci maddesindeki yasaklamanın avukatlık stajyerleri hakkında da uygulanmasının öngörüldüğü, her ne kadar davacı, aynı yasanın 12 nci maddesinde belirtilen istisnaların stajyerler hakkında da uygulanması gerektiğini ileri sürmekte ise de, bu istisnalardan faydalanabilmek için öncelikle avukatlık stajının bitirilerek avukatlık hakkının kazanılmış olmasının gerektiği, bu durumda ... İnşaat Anonim Şirketinde hukuk danışmanlığı yaptığını beyan eden davacının Avukatlık Yasasının 11 inci maddesi uyarınca baro stajyer listesine yazılmamasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, Avukatlık Yasasının 182 nci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan Avukatlık Yasası Yönetmeliğinin 24 üncü maddesinin avukatlık stajyerliğiyle birleşmeyen işlere ilişkin olduğu ve aynı konuda yasada yer alan hükümlere paralel düzenlenmiş bulunduğundan, yasaya aykırılık taşımadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

SONUÇ : Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davacının temyiz isteminin reddine, Danıştay Sekizinci Dairesinin 20.12.1995 günlü, E:1994/5709, K:1995/4551 sayılı kararının onanmasına, 19.9.1997 günü oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY :

1136 sayılı Avukatlık Kanununun Stajda Aranacak Şartlar başlıklı 16 ncı maddesinde, bu yasanın 3 üncü maddesinin ( a ), ( b ), ve ( e )bentlerinde yazılı şartları haiz olanlar ve 5 inci maddede gösterilen engeli bulunmayanların staj yapacakları yer barosuna dilekçe ile başvurabilecekleri kuralı yer almıştır.

16 nci maddenin göndermede bulunduğu 3 üncü madde Avukatlığa kabul şartlarım, 5 inci maddede avukatlığa kabulde engelleri düzenlemektedir.

Bu kurallara göre Avukatlık Yasasında, avukat stajyerleri ile ilgili ayrı bir düzenleme yer almamış olup avukatlık mesleğine kabulde aranan koşullar ve engeller avukatlık stajına kabulde de engel ve koşul olarak öngörülmüştür.

Diğer yandan Avukatlık Yasası Yönetmeliğinin 24 üncü maddesinin olaya doğrudan bir etkisi görülmemiştir.

Bu durumda, Avukatlık Yasasının 12/c maddesinde belirtilen özel hukuk tüzel kişilerinin hukuk müşavirliği avukatlıkla birleşebilen işlerden olduğuna göre aynı düzenlemeye tabi olan avukatlık stajına da engel olmadığından aksi yönde tesis edilen işleme karşı açılan davayı reddeden daire kararının bu kısmının bozulması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyoruz.
Old 04-09-2009, 10:08   #10
Engin YILMAZ

 
Varsayılan

Borçluya karşı ilamsız icra takibi başlattım ve henüz ödeme emri daha tebliğ edilmeden borçlu anaparayı haricen ödedi. Bu durumda takibe ne şekilde devam etmeliyim bilemiyorum.
Old 04-09-2009, 11:39   #11
Av.Ömeroğlu

 
Varsayılan

Ödeme takip tarihinden sonra yapıldı ise,borçlunun ana parayı ödeyip borca itiraz edip etmemesine göre a)borca itiraz ederse,vekalet ücreti alacağı ve icra masrafları için(borçlu icra takibine sebebiyet verdiğinden usuldaki genel kural gereği yargılama giderlerinden sorumlu olduğundan)itirazın kaldırılması veya iptalini
b)eğer borçlu ana parayı ödeyip takibe(borca) itiraz etmez ise ödemeyi icra dosyasına beyan edip vekalet ücreti ve diğer icra giderleri için takibe devam edeceksiniz.
Old 01-06-2010, 14:28   #12
ozguruyumaz

 
Varsayılan yeni soru

arkadaşlar benim borçluma da icra takibi yapıldı ve tebligatta gelen ödeme emrinde borcunuzu hemen öderseniz diye bir hesap çıkarılmış, ancak burada vekalet ücreti tam yazıyo yani 3/4 ünü hesaplamamışlar tam %12 si yazıyor bu durumda ödeme emrinin iptalini sağlayabilmek için, icra mahkemesine şikayet yoluyla gitsem ödeme emrinde vekalet ücretinin tamamı yazdığı için bu ödeme emrinin iptalini sağlayabilir miyim?
Old 02-06-2010, 09:34   #13
Engin YILMAZ

 
Varsayılan

ozguruyumaz bey bu durumun ödeme emrini iptal ettireceğini düşünmüyorum. Zira ödeme emrinine yazılı olduğunu belirttiğiniz heme ödeme ile ilgili bilgiler ödeme emrinde zorunlu olarak bulunması gereken maddelerden değildir. Sadece bilgilendirme amaçlıdır ve ödeme yapılırken icra dairesi orada yazanları dikkate almadan hesaplayacaktır dosya borcunu.
Old 02-06-2010, 13:05   #14
ozguruyumaz

 
Varsayılan

evet aynı şekilde bugün hakimle görüştüm icra dairesine fazla ödeme yapın, ondan sonra gelin açın diyor aslında icra dairesinden dosya hesabı çıkarttırıp bu hesapta fazla hesaplanırsa bununla da açabiliyorum ama onun da altına imza atmıyor icra müdürleri sorumluluk almak istemişyorlar olmazsa bir memura imzalatıp açmayı düşünüyorum yardımınız için sağolun iyi çalışmalar.
Old 18-02-2013, 09:18   #15
keskinbalta

 
Varsayılan

itiraz süresi içerisinde ödenirse 3/4 vekalet ücreti hesaplanır deniliyor
peki bunun için asıl alacağı ödemek yeterli mi yoksa ferilerini de ödemek lazım mı?
Old 25-02-2013, 14:50   #16
Av.Selim Balku

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan keskinbalta
itiraz süresi içerisinde ödenirse 3/4 vekalet ücreti hesaplanır deniliyor
peki bunun için asıl alacağı ödemek yeterli mi yoksa ferilerini de ödemek lazım mı?

İtiraz süresi içerisnde, dosyanın infaz edilmiş olması gerekiyor, kısmi ödemelerde, vekalet ücreti indirimi olmuyor...
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Karşı Vekalet Ücretinin Takibinde İcra Vekalet Ücreti Sorunu mslmklvz Meslektaşların Soruları 13 06-01-2017 01:43
azil halinde icra vekalet ücreti tahsilatı nasıl olacak? meryem kalay Meslektaşların Soruları 12 14-05-2007 19:27
Ödeme veya İcra emrinin iptalinde masraf ve vekalet ücreti ozyoldas Meslektaşların Soruları 1 19-12-2006 13:31
Trafik Cezası Ödeme Süresi VEDATMETIN Hukuk Soruları Arşivi 0 29-09-2004 10:19


THS Sunucusu bu sayfayı 0,06302810 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.