Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Fİkrİ Haklarin Devrİne İlİŞkİn SÖzleŞme/Yargıtay Kararı

Yanıt
Old 24-07-2006, 12:43   #1
Av.Ceylan Pala Karadağ

 
Varsayılan Fİkrİ Haklarin Devrİne İlİŞkİn SÖzleŞme/Yargıtay Kararı

T.C. YARGITAY
11.Hukuk Dairesi
E:2003/754
K:2003/6996
T:27.6.2003
• FİKRİ HAKLARIN DEVRİNE İLİŞKİN SÖZLEŞME
• KORUMA SÜRESİNİN UZATILMASINA İLİŞKİN KANUN DEĞİŞİKLİĞİ
• FİLM ÜZERİNDEKİ FİKRİ HAKLARIN KISMEN DEVRİNE İLİŞKİN SÖZLEŞME
ÖZET : : Davacı vekili, müvekkilinin 17 adet yerli filme ait bazı fikri haklarını davalıya devrettiğini, ancak DVD, VCD olarak çoğaltılması hakkının sözleşme dışında kaldığını, ayrıca FSEK'da 4630 sayılı kanunla yapılan değişiklik uyarınca koruma süresinin uzatılması ile mali hakların müvekkiline geri döndüğünü ve bağlantılı haklar tanındığını ileri sürerek, belirtilen konulardaki hakların müvekkiline ait olduğunun tespitini ve davalının muhtemel tecavüzünün önlenmesini talep ve dava etmiştir. Davaya konu filmlerin alenileşme tarihi itibariyle 5846 sayılı Kanun'un değişiklikten önceki 29. maddesine göre, koruma sürelerinin taraflar arasında imzalanan sözleşmeden önce dolmuş bulunmasına, adı geçen yasanın 4110 sayılı yasayla değiştirilen ek 2 nci maddesine göre, aynı değişiklikle sağlanan korumanın TC. vatandaşı eser sahipleri ve eser sahiplerinin hakları ile bağlantılı hak sahipleri tarafından üretilmiş eserlere uygulanacağından uzatılan koruma süreci nedeniyle doğan haklarından davacının yararlanması gerekmesine, aynı yasanın halen yürürlükte olan 51 nci maddesinde ilerde çıkarılacak mevzuatın eser sahibine tanıması muhtemel hakların devrine veya bunların başkaları tarafından kullanılmasına dair sözleşmelerin batıl olduğunun öngörülmüş olduğundan, daha sonra 5486 sayılı Kanun'un 4110 sayılı yasayla değişik 27 nci maddesinde koruma süresinin uzatılması nedeniyle doğan haklardan vazgeçmesiyle ilgili şartların geçersiz olmasına göre, davanın kabulüne ilişkin yerel mahkeme kararı yerindedir.
(5846 s. kanun m. 29, Ek.2)
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 07.11.2002 tarih ve 2001/1368-2002/734 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 17.06.2003 günde davacı avukatı ile davalı avukatı gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 17 adet yerli filme ait bazı fikri haklarını davalıya devrettiğini, ancak DVD, VCD olarak çoğaltılması hakkının sözleşme dışında kaldığını, ayrıca FSEK'da 4630 sayılı kanunla yapılan değişiklik uyarınca koruma süresinin uzatılması ile mali hakların müvekkiline geri döndüğünü ve bağlantılı haklar tanındığını ileri sürerek, belirtilen konulardaki hakların müvekkiline ait olduğunun tespitini ve davalının muhtemel tecavüzünün önlenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, filmlerin müvekkiline kökten devrinin yapıldığını ve müvekkilinin tek malik olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucuna göre, davacının mali ve bağlantılı hakların saklı olduğuna dair bilirkişi raporu benimsenerek, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davaya konu filmlerin alenileşme tarihi itibariyle 5846 sayılı Kanun'un değişiklikten önceki 29. maddesine göre, koruma sürelerinin taraflar arasında imzalanan sözleşmeden önce dolmuş bulunmasına, adı geçen yasanın 4110 sayılı yasayla değiştirilen ek 2 nci maddesine göre, aynı değişiklikle sağlanan korumanın TC. vatandaşı eser sahipleri ve eser sahiplerinin hakları ile bağlantılı hak sahipleri tarafından üretilmiş eserlere uygulanacağından uzatılan koruma süreci nedeniyle doğan haklarından davacının yararlanması gerekmesine, aynı yasanın halen yürürlükte olan 51 nci maddesinde ilerde çıkarılacak mevzuatın eser sahibine tanıması muhtemel hakların devrine veya bunların başkaları tarafından kullanılmasına dair sözleşmelerin batıl olduğunun öngörülmüş olduğundan, daha sonra 5486 sayılı Kanun'un 4110 sayılı yasayla değişik 27 nci maddesinde koruma süresinin uzatılması nedeniyle doğan haklardan vazgeçmesiyle ilgili şartların geçersiz olmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 275.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin Avukatlık Ücret Tarifesi'nin 21 nci maddesi gereğince KDV'si ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2.960.000-lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 27.06.2003 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Old 15-02-2007, 17:24   #2
Hekimbaşı

 
Varsayılan Süre uzadığında elde var olan kopyalar ne olacak

Sn.avceylanpala,

Yani içimden 'şu yargıtaydakilere birisi Türkçe dersi verse ne iyi olurdu' diye geçmiyor değil. Sizler bunları nasıl anlıyorsunuz acaba? Allah kolaylık versin.

Eğer anladığım doğruysa ve eserin sahibine uzatılan süre nedeniyle doğan hakları teslim edilmekte ise; aklıma şu soru geliyor:

Yapılan sözleşme zaman sınırı olmaksızın, miktardan da bağımsız bir sözleşmeyse, ve devralan o filmlerden diyelim 10.000 tane çoğalttı, fakat henüz sadece 2.000 tanesini sattı ise; eser sahibinin kalan 8.000 tane üzerinde hakkı olacak mıdır? Devralanın elinde hakların uzatıldığı tarihte kaç adet kopya olduğunun tespiti ve o kopyaların hak uzatımına konu edilemeyeceğini belirtmek gerekmez miydi? (Telif hakkı devir sözleşmesinin devralanın bu işe yaptığı yatırımın hesabına konu olması nedeniyle)

Diyelim sözleşme yine zaman sınırsız, ama miktar orantılı bir ücrete bağlanmış olsun. O zaman da üretilmiş kopyalar için (devralan satmış olsun olmasın) devralanın zaten çoktan devir hakkını satın almış olduğunu düşünmek doğru olmaz mı? Ve yine bu durumun tespiti için devralanın elindeki kopyaların sayısının öğrenilmesi gerekmez mi?

Yani, eserin yaratıcısının eser üzerinde elbette hakları olacak, ama bunlar sınırsız veya sözleşmenin dışında değil. Tamam, eserin yaratıcısının hak süresi uzamış olabilir, ancak bu ona süre dolmadan önce karşılığını aldığı kopyalar üzerinde hak tanımaz ki.

Kararda bu unsurlar hiç yer almamış. Herhalde ortada hiç kopya yok diyeceğim ama, olmasa da kararda söz edilmesi gerekirdi gibime geliyor. Sadece yeni çoğaltmalar için geçerli bir karar eksik olur, eski kopyalar varsa da haksızlık.

Saygılarımla,
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Ayıplı Mal (Yargıtay Kararı) Av.Ceylan Pala Karadağ Tüketicinin Korunması Hukuku Çalışma Grubu 8 10-03-2012 21:23
Islah Yolu İle Fazlaya İlİŞkİn Haklarin Sakli Tutulmasi İlerİ SÜrÜlebİlİr Mİ? Hoca Meslektaşların Soruları 8 23-02-2007 19:53
Bir Yargıtay Kararı arıyorum Ersin KUŞ Meslektaşların Soruları 3 09-12-2006 16:33
Bir Yargıtay Kararı arıyorum... nephilis Meslektaşların Soruları 2 08-09-2006 22:02
Taraflar genel işlem şartlarının aksini, sözleşme ile kabul edebilirler(Yargıtay Kar) Av.Ceylan Pala Karadağ Tüketicinin Korunması Hukuku Çalışma Grubu 0 08-09-2006 13:46


THS Sunucusu bu sayfayı 0,03739810 saniyede 15 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.