Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Hukuk Sohbetleri Hukuki yorumlar, görüşler ve tartışmalar.. Soru niteliği taşımayan her türlü hukuki sohbet için.

Adliye Çalışanları ile İlişkilerimiz

Yanıt
Old 19-04-2009, 00:02   #31
AYSEL TOSUN

 
Varsayılan

Savcılık Kalemi personeliyim (Zabıt katibi) Avukatlar dosya fotokopisi istemek için geldiklerinde, okadar işimin arasında "Nerden çıktı şimdi" dediğim ve içten içe sinirlendiğim olmuyor değil.Göreviniz diyeceksiniz şimdi ama aslında değil, büyükşehir adliyelerinde katiplerin böyle sorunları yok galiba. Bir zabıt katibi olarak gözlemlerin sonucunda şu kanıya vardım. Eski avukatlar görevinde daha yeni olan avukatlara nazaran daha kibar ve anlayışlılar. En azından bizim baromuzdakiler öyle. Eski avukatlar bizim ne olduğumuzun farkındalar ama genç avukatlar galiba bizi biraz mesleki yönden küçük mü görüyor ne. Tabi genel anlamda konuşuyorum şimdi bütün genç avukat arkadaşlar üzerlerine alınmasın lütfen.
Old 20-04-2009, 10:54   #32
yavuzselimaydın

 
Varsayılan

sanırım yanılıoysunuz Aysel Hanım
Keza nasıl bir savcı dosya fotokopisi istediğinde sinirlenemezseniz aynı taleple size gelen bir avukata da sinirlenemezsiniz.Zira her ikisi de hukukun teminin de eşit konumda yer alan, yargılamanın asıl unsurlarıdır. Bence bu tavrınız, avukatın yargıda ki konumunu tam olarak anlayamamanızdan ileri geliyor.
Saygılar
Old 20-04-2009, 13:30   #33
AYSEL TOSUN

 
Varsayılan

Bu tavrınız bende yeni avukat olduğunuz hissini uyandırdı. Ben hukukun temininde kimin ne derrece önemli yer tuttuğunu çok iyi bilen bir yardımcı personelim. Siz de beni bu şekilde değerlendiremezsiniz sayın yavuzselimaydın. Benim için onca işimin arasında fotokopi gibi basit bir işle zaman kaybetmek hoş değil. bizi diğer devlet dairelerindeki elişi dokuyan, muhabbet eden memurlarla karıştırmayın.
Old 20-04-2009, 13:53   #34
adalet103387

 
Varsayılan

Aysel hanıma katılmamak elde değil aslında...savcı hakimler fotokopileri almak için avukatlarca yazılan dilekçeyi havale edip bizlere yani katiplere yönlendirir. her iki tarafın avukatlarıda farklı zamanlarda bazen işin en yoğun olduğu zamanlarda oluyor tabi, gelip aynı dosyadan fotokopi ister. Malumunuz bu dosyalar yeri gelir bir klasör, yeri gelir iki klasörde olur.Bizim aslında yapmamız gereken hakim ve savcının havale ettiği dilekçeye istinaden dosyayı çıkartıp görevli mübaşire yada hizmetliye vererek avukatın talebini yerine getirmektir.malumunuz yine personel eksikliğinden her işi yapan ve aslında yapmaktan şikayetçi olmamaya çalışan biz katipler, özlük hakları hakim savcı, avukat, tutuklu hükümlü kadar bile olmayan biz katipler bu işide adalet mekanizmasının işleyebilmesi için bütüm işlerini bırakıp fotokopiyi çektirip avukatada verir. Teşekkür ederim...
Old 22-04-2009, 14:19   #35
yavuzselimaydın

 
Varsayılan

Sizin ilgili olduğunuz mahkemeye hitaben yazılmış olan bir talimata istinaden sizin yapmanız gereken o talimatın yerine gelmesini sağlamaktır.Bunu ister mübaşire havale ederek ister başka bir usulle gerçekleştirebilirsiniz.İş yoğunluğuna anlayış gösterilebilir ve dediğiniz gibi klasör olan dosyalarda size uygun olan bir zamanda hazırlamanız-hazırlatmanız beklenebilir.Ancak hiç bir şekilde yargılamanın asli unsuru olan avukatlara sırf fotokopi istiyor diye sinirlenmenize anlayış gösterilemez.Bunda hemfikir olmamız gerektiği kanısıdayım.
Saygılarımla...
Old 22-04-2009, 15:55   #36
prometeus

 
Varsayılan

dgshukuk'a katılıyorum. Meslek yada makam ne olursa olsun insanlıktan nasibini alamamışsa kim olduğu farketmez. Herşeyden önce karşılıklı saygı temeline oturan insanlık ilişkileri kurulabilmeli. Zaten arkasından diğerleri koşa koşa gelir.
Old 24-04-2009, 16:57   #37
AV.SELİN

 
Varsayılan Çok Haklisin

Yazdıklarının tamamına sonuna kadar katılıyorum Komini.Memurlar Çoğu Zaman Çekilmez Oluyor.Yüzde 90'I komplekslerinin kurbanı olarak avukatlara son derece kaba davranıyorlar.
Old 24-04-2009, 17:26   #38
Av.Cengiz Aladağ

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan AV.SELİN
Memurlar Çoğu Zaman Çekilmez Oluyor.Yüzde 90'I komplekslerinin kurbanı olarak avukatlara son derece kaba davranıyorlar.

Kaç memur tanıdığınızı merak ediyorum doğrusu.
Old 24-04-2009, 17:30   #39
Av.Cengiz Aladağ

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan komini
(Adliye icra müdürlüğü ismi verebilir şahit de gösterebilirim)

Bize mi icra müdürlüğü ismi verip şahit göstereceksiniz?
Şikayet mercii Cumhuriyet Savcılıklarıdır; neden şikayetinizi oraya yapmıyorsunuz?
Old 24-04-2009, 17:35   #40
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Cengiz Aladağ
Kaç memur tanıdığınızı merak ediyorum doğrusu.
Ben hiç memur tanımıyorum. Ama hergün bir çok Devlet dairesinde görüyorum. İstemeyin asla yüzde veya sayı veremem.
Old 25-04-2009, 14:14   #41
AV.SELİN

 
Varsayılan

Merakınızı gideremeyeceğim kadar çok memurla muhattap oldum.Sanırım sizin çevrenizdeki tüm memurlar olması gerektiği gibi.Ne diyim, Ne mutlu size...
Old 25-04-2009, 14:39   #42
Av.Cengiz Aladağ

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan AV.SELİN
Memurlar Çoğu Zaman Çekilmez Oluyor.Yüzde 90'I komplekslerinin kurbanı olarak avukatlara son derece kaba davranıyorlar.

Alıntı:
Yazan AV.SELİN
Merakınızı gideremeyeceğim kadar çok memurla muhattap oldum.Sanırım sizin çevrenizdeki tüm memurlar olması gerektiği gibi.Ne diyim, Ne mutlu size...

Sayın AV.SELİN, memurların %90'ını suçlayan mesajınızın aşağıya aktardığım meslek kurallarına aykırı olduğunu düşünüyorum. Elinizde soruma yanıt verebilecek derecede veri de olmadığına göre zaten yazdığınız oran havada kalmaktadır.

Alıntı:
Yazan Avukatlık Meslek Kuralları
3- Avukat mesleki çalışmasını kamunun inancını ve mesleğe güvenini sağlayacak biçimde ve işine tam bir sadakatle yürütür.

4- Avukat, mesleğin itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınmak zorundadır. Avukat özel yaşantısında da buna özen göstermekle yükümlüdür.

5- Avukat yazarken de, konuşurken de düşüncelerini olgun ve objektif bir biçimde açıklamalıdır. Mesleki çalışmasında avukat hukukla ve yasalarla ilgisiz açıklamalardan kaçınmalıdır.

25- Avukat, mahkeme kalemlerinde, icra dairelerinde ve her türlü mercilerde çalışan görevlilerle olan ilişkilerinde de meslek onuruna ve ağırbaşlılığına uygun tutum ve davranışlarını korur.
Old 25-04-2009, 15:10   #43
AV.SELİN

 
Varsayılan

Üzgünüm ama tartışmaya deymez,bizim yazdıklarımızla değişecek değiller..
Old 25-04-2009, 21:19   #44
Av.Cengiz Aladağ

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan AV.SELİN
Üzgünüm ama tartışmaya deymez,bizim yazdıklarımızla değişecek değiller..

Ben, siz değişirsiniz de, tanıdığınız 3, 10, 100, 500 memurla ilişkilerinizi genelleyip, adliye çalışanlarının %90'ını aynı kefeye koymanızın yanlış olduğunu anlarsınız diye umuyorum.
Old 26-04-2009, 04:46   #45
Cihangir Kurt

 
Varsayılan

Bu başlık, bir yönden olumlu ancak başka bir yönden olumsuz.. Ben bir Zabıt Kâtibiyim. Ancak sayın Avukatlarımızdan bir bölümünün bazı birimlerde yaşadıklarını tüm "Adliye" ye hasretmelerinden rahatsızlık duydum. Çok da güzel belirtmiş sayin Komini; " sıcak para akışı" derken..
Ancak işin şu yanı var; "GÖREV-SORUMLULUK" ve "YETKİ" sini bilen bir Avukatın _Savcılık için konuşuyorum;bu da birebir içinde olmamdan kaynaklanıyor_ Zabıt Kâtiplerinden ötürü sıkıntı yaşaması için ya çok TOY olması gerekiyor, ya da İÇİNDEN PAZARLIKLI olması gerekiyor. Tekrar altını ve üzerini KALIN bir şekilde çiziyorum. GÖREV-SORUMLULUK ve YETKİ lerini bilen bir Avukat´ın sıkıntı yaşaması olası ise bunun müsebbibi Zabıt Kâtibi değildir. Bizler "kendiliğinden işlem tesis etmeye selâhiyetdar" değiliz. Yani biz Zabıt Kâtipleri talimat üzre yazar-çizer-teslim eder-teslim alırız. (Tekitler ve bir kısım sair işlemler müstesna) Yaptığımız işlem hep -XXXXXX adına- dır. Ancak elbette ki sorumluluğunu taşırız. Tutanaklara dahi irademizle değil, kanuni zorunluluk olduğu için imza atarız. Eğeraldığımız talimatın ya da kanuni zorunluluğun hilafına bir işlem ya da eylem söz konusu ise 5 dakikanızı almaz. Başvuracağınız merci bellidir. Ve ânında GEREĞİ yapılır. Ben şimdiye kadar aksini görmedim. Tabiî ki başvuru sebebiniz yerinde görülürse.

Şimdi, hal böyle iken; bürolarda ya da kalemlerde yaşanıldığı iddia edilen sıkıntıların -adliye personelini genelleyerek - adliye personelinden kaynaklandığını iddia ve bu yönde bizleri itham etmek, pek de ÂDİL gelmedi bana.

Şunu da da samimiyetle belirmeliyim ki şimdiye kadar Avukatlarla SADECE; ISRARLA para vermeye çalışmaları nedeniyle tartıştım. Örneğin; 40 yıllık meslek yaşamı olduğunu söylemekle ÖVÜNEN bir avukat ile hafif bir tartışmamız oldu. "Tartışmak" pek de doğru bir tanım olmayabilir. Tek YAPABİLDİĞİM bir akrobat gibi geriye doğru çekilmek ve ısrarla uzanan elden savuşmak, istemediğim ,gerek olmadığını, zaten sözlü TALİMAT ile yaptığım bir şey olduğunu uzun uzadıya ve kibar bir dille ifade etifade etmekti. Avukat bey ile anlaşmazlık nedenimiz de (aldığım talimat gereği) fotokopisini çektirdiğim dosyayı yerine götürürken müvekkilinden aldığını iade ederken anladığım 20 YTL´yi (o zaman YTL idi) vermekte ısrar edişiydi. Neredeyse DEDEM yaşında adam, (Not: ben de genç sayılmam hani) 15 Ykrş ´luk bir dosya fotokopisi için 20 YTL.. Allah aşkına, ben icrada çalışmıyorum, (yani tâbir edildiği üzere) sıcak para akışı olan bir yerde de çalışmıyorum ve aldığım talimat ile fotokopi çekmişim, ederini zaten fotokopi ofisinde ödemiş.. Kaldı ki kendi parası da değil, müvekkilinden MEMURA YEDİRMEK İÇİN aldığı para.. Gözümle görüyorum parayı müvekkiline iade ettiğini.. Peki, bu nedir? Şimdi ben bunun için TÜM Avukatları mı itham edeceğim?? Tüm Avukatlara mı İSNAT edeceğim?? Öyle mi yapmalıyım? Sapla samanı karıştırmamak gerekir diye düşünüyorum.
"Polemiğe Girmek"isteyen kişi Avukat da olabilir, Zabıt Kâtibi de olabilir, Mübaşir de olabilir, Odacı da olabilir. "Tartışmak" ile "Polemiğe Girmek" farklı şeyler. Birer birer yaşanmışlıkları üst üste koyup da kümülatif bir panorama vücuda gelmiyor bu yazılanlardan maalesef.

Yazmak istediğim birçok şey var ancak mâlum-u âlî olacağı üzere mümkün değil. Bizlerin serbestisi maatteessüf sınırlı.

Son olarak personelin görev-yetki tanımlarını ve ihdas edilecek yeni birimleri haiz düzenlemeler yapılmadan Yargı Mensuplarının ve Yargı Çalışanlarının ortaklaşa (ortaklaşa derken fiiliyatta) tesis ettiği bu sistemin bu şekilde işlemek durumunda olacağını düşündüğümü belirtmek isterim.

Olmayacak işi oldurmak için araya neler neler sıkıştıran (değişim aracı kullanma, tanıdık bir üst ricası gibi) Avukatlar da uzaydan gelmedi. Burada içinizi dökmenizi anlayışla karşılıyorum ancak unutmayın ki Hak´larınız var. Kullanın. Hak´larını sadece suiistimal edenler kullanmasın.
Diyeceğim budur.
Saygılarımla.
Old 27-04-2009, 08:33   #46
adalet103387

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Cengiz Aladağ
Ben, siz değişirsiniz de, tanıdığınız 3, 10, 100, 500 memurla ilişkilerinizi genelleyip, adliye çalışanlarının %90'ını aynı kefeye koymanızın yanlış olduğunu anlarsınız diye umuyorum.

Size anlayışınız ve tevazunuzdan ötürü ben tüm zabıt katibi arkadaşlarım adına teşekkürü borç bilirim... Saygılar
Old 27-04-2009, 08:46   #47
AYSEL TOSUN

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Cengiz Aladağ
Kaç memur tanıdığınızı merak ediyorum doğrusu.
Teşekkür ederim Av. Cengiz Aladağ bir avukat olarak meslektaşınızı eleştirebilmeniz, komplekslerinden arınmış bir avukat olduğunuzu gösteriyor. Aslında bir memur olarak şunu diyebilirim ki memur arkadaşlarımızın bazıları gerçekten kraldan çok kralcı gibi davranabiliyorlar. Ama bunu yüzdelere vurarak her 10 memurdan 9'unu karalamak yanlış olur. Şu da bir gerçek ki bizler gerçekten emeğinin karşılığını alamayan emekcileriz. Bu da bizleri bazen aksi yapabiliyor.
Old 27-04-2009, 16:11   #48
Admin

 
Varsayılan

Konuyu tartışırken kişileştirmelerden ve kırıcı genellemelerden uzaklaşırsak, verimli şekilde tartışabilir ve ayrıca hiçbir mesleğin mensubunu da rencide etmemiş oluruz. Herkese anlayışı için teşekkürler.
Old 27-04-2009, 18:26   #49
Av. B. Zekeriya BENGİER

 
Varsayılan

Konuya örnek verirken münferid bazı hareketleri genellemeye götürmeden, bir hukukçu gibi olayın bir çok yönünü gözönüne alarak hatta gerekirse iğneyi kendimize çuvaldızı başkasına batırarak yorum yaparsak daha sağlıklı bir tartışma ortamı yakalarız sanıyorum. Önceki mesajımın arkasındayım.

Ankara'da EGO otobüslerinde çok sevdiğim bir yazı var. "Yolcu ve şoför ilişkilerinde lütfen ölçülü, saygılı ve dikkatli olalım."

Sadece adliye çalışanları ile olan ilişkiler değil, tüm ilişkilerimizde lütfen ölçülü, saygılı ve dikkatli olalım."

Ölçülü derken, karşımızdaki kişinin o an içinde bulunduğu durumu, bizim içinde bulunduğumuz durumu ve sistemin getirdiği zorunlulukları iyi bilmeliyiz ve değerlendirmeliyizi kast ediyorum.

Saygılı derken,karşımızdaki kişinin eylem, işlem ve düşüncelerini kabul etmesek hatta saygı göstermesek bile en azından kendimize olan saygımızdan dolayı bize nasıl davranılmasını istiyorsak öyle davranmalıyız.

Dikkatli derken, konumları, koşulları çok iyi değerlendirmek ve ona göre, ölçüyü ve saygıyı kaçırmadan davranmaya sürekli dikkat edip bunu kendimize reflex hareket haline getirmemiz gerekiyor.

Bir kişinin veya bir kaç kişinin hatasını tüm gruba mal etmeyi, özellikle her olayda ayrı bir illiyet bağı olduğunu çok iyi bilen biz hukukçular yapmamalıyız. Çünkü biz bunun eğitimini aldık.

Sorun büyük ölçüde sistem sorunu, adliyede dosya fotokopisi istediğimizde iş yükü altında ezilmiş memur arkadaşlar acele yetiştirmek zorunda oldukları işlerin yanında bu talebimizi ard plana atabiliyorlar. Mübaşir aradığımız zaman, mübaşir arkadaşlarımızın bazı hakimlerin nerede ise emir eri gibi özel işlerini takip ettiklerini duyuyoruz. Yeteri kadar odacı ve kalem personeli olmadığı için işleri insan üstü gayretle yapan personel olduğu gibi, örgü ören, ayak ayak üstüne atıp bilgisayarda fal bakan personele de rastlıyoruz. Yetersizleri bilmemiz gerekmekte. Eğer gerçekten çok yoğun iş temposu varsa o zaman biraz daha güler yüzlü, karşımızdaki kalem personeli arkadaşlarımızı rahatlatacak hatta o kadar iş yüküne rağmen bize hayır diyemeyecekleri sıcak bir ses tonunu kullanmak, ilgisiz olan personele ise işini hatırlatacak ama polemik yaratmayacak kelimeleri ve ses tonunu kullanmak ölçüsünü iyi ayarlamalıyız diye düşünmekteyim. Eğer böyle davranılırsa karşımızdaki de insan sonuçta, o kişiler de bize aynı şekilde mutlaka davranacaklardır. Herkes işinin bir an önce görülmesini isteyecektir, doğal bir içgüdüsel davranış bu ve yadırgamamak gerekli. Ancak güncel deyim ile empati yapmakta gerekli. Eğer kendimizi eğitimli kişiler olarak görüyorsak, olumlu ve örnek davranışların eğitimli kişilerce öncelikle yapılması gerekir.
Old 28-04-2009, 16:38   #50
av_ispir

 
Varsayılan

Hukuk ve adliye ilişkileri hiç bir kompleksi kaldırmayacak kadar ciddidir. Bir avukatın fotokopi talebi veya daha basit bir talebi gerekçesi ne olursa olsun sınırları aşan bir cevapla karşılaşmamalı. Aynı durumun tersi de geçerli elbet.Hiçbir Avukat ın hiçbir adliye çalışanın dan rica da bulunmasına gerek yok. Neticede tamamen kural ve kanunlar çerçevesinde ki taleplerle mesleği icra etmekteyiz.Aksini iddia eden veya uygulamaktan imtina edene gereken cevap yine yasalar çerçevesinde verilmeli.Hakim ve savcı meslektaşlarımızda buna dahil. Bütün bunların yanında karşılıklı sonsuz hoşgörü stresi bol mesleği daha çekilmez olmaktan çıkaracaktır. Saygılar.
Old 29-04-2009, 10:27   #51
minee.mine

 
Varsayılan

Dünyanın en zor işi birden fazla kişinin bir araya gelerek oluşturduğu sistemin bir parçası olmak. Konu hukuk olunca sistemin çok daha iyi çalıştığını düşünürüz.
Oysa ki, içerik insan olunca ister istemez iletişimdeki aksaklıklar sistemin akıcılığını her alanda etkileyebiliyor. Bu yüzden, kişilerin eleştirilmesi yerine iletişimin hangi noktalarda aksadığına bakmalı. Demek ki kimin hangi işi yapacağı yeterince açık ve net değil
Old 29-04-2009, 10:55   #52
av_ispir

 
Varsayılan

Sayın minee.mine, aslında aksaklıkların sebepleri belli.En önemli olanı ise personel yetersizliği. Dosyaların içeriğinden ziyade artık ağırlıklarını taşıyamaz durumda nerede ise adliye çalışanları. Ancak;bu problem neticede hepimizin problemi. Yineliyorum çok hızlı bir vaziyette bu personel sorununu çözmek mümkün olmadığına göre, karşılıklı hoşgörü ve elbette ziyadesi ile özveri gerekmekte.
Old 29-04-2009, 20:46   #53
myilmaz

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan av_ispir
... karşılıklı hoşgörü ve elbette ziyadesi ile özveri gerekmekte.

"KARŞILIKLI"nın önemi o kadar büyük ki..
Old 07-05-2009, 14:22   #54
Av. Tevrat DURAN

 
Varsayılan

"Köpeğin dişine kan bulaştırmamak gerek"
diye bir deyiş vardır Anadolu'da. Evin kuzusu ölmüş,baba gömmeye karar vermiş bir çocuk itiraz etmiş babasına "yazık gömmeyelim bizim köpeğe verelim karnı doysun gömersek yazık olur" diyerek. Baba da ;köpeğin dişi kan görürse yani köpeği kuzu yemeye alıştırırsak yarın canlısını da yer manasına gelecek yukarıdaki deyişi söylemiş. HERKES KENDİ İŞİNİ YAPACAK... HERKES YERİNİ BİLECEK, KARŞILIKLI ANLAYIŞLA İŞLERİN ÜSTESİNDEN GELECEĞİZ VE ÖMRÜMÜZÜ BU ŞEKİLDE TÜKETECEĞİZ..

Not: Buradaki "köpek" teşbih olup kesinlikle kimseye bu şekilde bir hakaret kastının olmadığını ifade etmek isterim.Yine de izah etme gereği duydum...
Old 07-05-2009, 23:24   #56
cemaydın

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan AYSEL TOSUN
Savcılık Kalemi personeliyim (Zabıt katibi) Avukatlar dosya fotokopisi istemek için geldiklerinde, okadar işimin arasında "Nerden çıktı şimdi" dediğim ve içten içe sinirlendiğim olmuyor değil.

İçden içe sinirlendiğiniz sürece bence bir sorun yok ortada, sonuçda insanlık hali, işiniz yoğun olabilir veya bu iş sizin görev alanınıza girmiyor olabilir.

Fakat bu sinirliliğinizi karşınızdaki avukat'a tavırlarınızla, sözlerinizle yansıtıyor ve yine bu sinirliliğinizden dolayı sizden talep edilen dosya fotokopisi çekme işi olması gerekenden daha uzun bir süre gerektiriyorsa işte asıl sorun o zaman başlıyor malesef.

Çünkü o noktadan sonra karşınızda ki her avukat birer "genç avukata" dönüşecektir.
Old 08-05-2009, 10:19   #57
AYSEL TOSUN

 
Varsayılan

Ne bu şimdi avukat - katip savaşı mı arkadaşlar. Komplesli memurlar arasında baya komplesli avukat arkadaşlarımız da varmış. Şu bir gerçek ki bazı durumlarda avukatlar, yardımcı personele (Zabıt katibi, mübaşir) muhtaç kalabiliyorlar. Belkide bunun için köpeğin dişine kanı bulandırıyorlar. Bu da onların ayıbı




Teşbih sanatını kötü ve avukatları karalayacak şekilde kullandınız. Bir düşünün isterseniz sayın Canbazoğlu
Old 08-05-2009, 10:37   #58
adalet103387

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Canbazoğlu
"Köpeğin dişine kan bulaştırmamak gerek"
diye bir deyiş vardır Anadolu'da. Evin kuzusu ölmüş,baba gömmeye karar vermiş bir çocuk itiraz etmiş babasına "yazık gömmeyelim bizim köpeğe verelim karnı doysun gömersek yazık olur" diyerek. Baba da ;köpeğin dişi kan görürse yani köpeği kuzu yemeye alıştırırsak yarın canlısını da yer manasına gelecek yukarıdaki deyişi söylemiş. HERKES KENDİ İŞİNİ YAPACAK... HERKES YERİNİ BİLECEK, KARŞILIKLI ANLAYIŞLA İŞLERİN ÜSTESİNDEN GELECEĞİZ VE ÖMRÜMÜZÜ BU ŞEKİLDE TÜKETECEĞİZ..

Not: Buradaki "köpek" teşbih olup kesinlikle kimseye bu şekilde bir hakaret kastının olmadığını ifade etmek isterim.Yine de izah etme gereği duydum...

Şimdi bu örneğe verilecek örnek bile yok aslında... ne yazılırsa yazılsın ne denirse denilsin artık bu yukarıdaki malum örnek sözün bittiği yer bence. yine malumunuz altınada not eklenmiş gerçi ama bu seviyeyi bu kadar aşağıya çekmeye gerektirecek duruma gerek yoktu... üstteki yazıyı okuyan her aklı selim insanda kimlere ne amaçla ne demek istendiğini çok iyi anlamıştır... yazanın ne kasıtla ne amaçla yazdığınıda anlayamıyorum, bu çarkın hepimiz birer dişlisiyiz, hepimiz birer parçasıyız, çalıştığım bütün katip arkadaşlarımada malum yazıyı gösterdim, hepside bu yazıyı eshefle ayıpladılar... üzüldüğümüz bir noktadır ki oda şudur. devletin unuttuğu yalnızlığa ittiği sahipsiz kalan tek memur biz, adliye çalışanları zabıt katipleri bu kadar zor şartlarda durumumuzdan şikayetçide olmadan bu kadar fedakarca, geceli gündüzlü çalışırken bunun bize söylenmesi hepimizi üzmüştür. SAYGILAR
Old 08-05-2009, 19:12   #59
hukuk işçisi

 
Varsayılan

Sayın komini
yehi hazırlanan icra iflas kanunu tasarısında söyledğiniz gibi para transferleri bankadan olacak,takiple birlikte bildirilecek hesaba yapılacak,harçlar bankaya yatacak,az kaldı az.Ben bizzat şahidim 3 tane icra müdür yardımcısı bu kanun çıkarsa yapılmaz artık bu meslek diye sızlanıyorlardı aralarında vah vah..
Old 08-05-2009, 20:08   #60
komini

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan hukuk işçisi
Sayın komini
yehi hazırlanan icra iflas kanunu tasarısında söyledğiniz gibi para transferleri bankadan olacak,takiple birlikte bildirilecek hesaba yapılacak,harçlar bankaya yatacak,az kaldı az.Ben bizzat şahidim 3 tane icra müdür yardımcısı bu kanun çıkarsa yapılmaz artık bu meslek diye sızlanıyorlardı aralarında vah vah..


Cidden çıksın madem böyle birşey.. Ancak tebligat giderleri de bankaya yatmalı... Müdür ve memurların parayla teması kesinlikle koparılmalı. O zaman ak koyun kara koyun çıkar meydana. Sadece harçlar değil haciz yollukları araç ücretleri aah ah, avukatın elini cebine attığı her dakika malesef ki fırsat olarak görülüyor.. Yazık ki kaç avukat vergi yükü ssk primi stopaj vs vs yükü altında eziliyor, kaç avukat bu sebeplerle büro kapatıyor kimsenin umrunda değil. Hele toplu takip yapan bürolar para makinesi gibi görünüyor. Buyrun bakın hesaplarıma ben de toplu takip yapıyorum aylık gelirim bazı icradaki memurlardan kesinlikle daha az... (Şikayet merciinin savcılık olduğunu söyleyen avukat arkadaşa da, savcılığa bu yönde yapılmış şikayetlerin akıbetlerini araştırmasını öneririm, bu memurlar genellikle sürgün adı altında bir daireden alınıp başka bir daireye trasfer oluyor)
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Adalet isteyen adliye çalışanları için... kahin270 Konumuz : Hukukçular 8 29-12-2009 23:10
X Şirketi Çalışanları Kıdem Tazminatına Hak Kazanır mı Yönetmen Meslektaşların Soruları 10 09-06-2008 13:47
Yargı Çalışanları Adalet İstiyor PINAR YILMAZ Hukuk Haberleri 0 05-09-2006 19:09
Yargı çalışanları Ankara yürüyüşüne başladı obaykan Hukuk Haberleri 0 05-09-2006 14:06
Adliye.Org Admin Hukuk Haberleri 0 27-05-2002 19:06


THS Sunucusu bu sayfayı 0,07289004 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.