Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Hukuk Sohbetleri Hukuki yorumlar, görüşler ve tartışmalar.. Soru niteliği taşımayan her türlü hukuki sohbet için.

Adliye Çalışanları ile İlişkilerimiz

Yanıt
Old 21-11-2008, 17:40   #1
talveq

 
Varsayılan Adliye Çalışanları ile İlişkilerimiz

Merhaba..Sitede hakim-savcılarla olan ilişkilerimizle ilgili sohbetlerde bulunduk.Ancak adaletin uygulanmasında çok önemli yerleri olan adliye çalışanları (yazı işleri müdürleri , zabıt katipleri ve mübaşirler) ilgili olarak fazla görüş bildirmiş değiliz.Adliye çalışanlarının avukatlara bakışı , bizim onlara bakışımız , dönem dönem karşılklı yaşadığımız sorunlar , bunların nedenleri vb. konularda sohbet edelim istedim..Sizler ne düşünmektesiniz?...Saygılarımla...
Old 29-11-2008, 16:24   #2
ALİ RIZA KARABUĞA

 
Varsayılan

Sayın Meslektaşım ben genel bir ihade ile tüm adliye personeline karşı hiç ibir zaman saygı da kusur etmem. Ancak benim onlara gösterdiğim saygının aynısını da kendim için gösterilmesini beklerim. Hukukun ilerlemesinde lpkomotif görevini avukatların gördüğünü düşünüyorum.
Old 30-11-2008, 16:12   #3
Av.Barış

 
Varsayılan

Aslında onlar adalet mekanizmasının görünmez kahramanlarıdırlar.Bütün işleri onlar yürütmekte fakat hiçbir zaman öne çıkmamaktadırlar.

Onlar ile bugüne kadar hiçbir problem yaşamadım.
Old 30-11-2008, 23:03   #4
üye8180

 
Varsayılan

Adliye personeli ile hiç sorun yaşamadım. Sayın Av. Barış'a katılıyorum. Zor şartlarda çalışıyorlar. Binlerce dosya ellerinden geçiyor. Ben de onlara saygı ve sevgi çerçevesinde yaklaşarak zaten ağır olan işlerini daha da zorlaştırmamaya özen gösteriyorum. Netice olarak hepimiz aynı ekipten sayılırız.
Old 01-12-2008, 14:29   #5
bengi

 
Varsayılan

adliyede icra müdürlüklerinde yaşadığımız sorunlar karşısında icra memurlarının görevlerini gereği gibi ifa etmediğini söyleyebilirim.tabii ,istisnalar her zamanki gibi kaideyi bozmuyor..bugüne kadar istanbul ve izmir de birçok icra müdürlüğünde işim oldu ve bizzat yaşayarak gördüm ki icra memurlarının yapması gereken çoğu işi avukatlar yapıyor..bu durum gerçekten rahatsız edici.bunun için bütün avukatların bu konuda duyarlı olması gerekiyor kanaatimce.durum değişir mi gerçi??bilinmez..
Old 07-12-2008, 03:09   #7
ebrus

 
Varsayılan

Adliye personeli ile genelde nezaketle alçakgönüllü ilişkiler kurduğuma inanıyorum. Yaptıkları işin yoğun ve yorucu olduğunu düşünüyorum ve bir çok durumda oldukça sabırlı davrandığıma inanıyorum. Ancak onların da büyük kısmının bize karşı nazik ve beklentisiz olduğunu söylemeyi çok isterdim. Ve de icra müdürü yada memuru arkadaşlar lütfen kızmasın ama özellikle onların 'işini yapmam bekletirim haa' şeklindeki tehditlerinden yada ketfe keder haciz yapmıyorum, muhafaza yapmıyorum, banane polis çağıramam,yada kartuşumuz yok, kağıdımız yok, ihtiyaçlarımız var' gibi sözlerinden bıktım usandım artık. En acısı asla bir hakime yada savcıya österemeyecekleri davranış şekillerini yada saygısız ve umursamaz tavırlarını bize göstermekten çekinmemeleri. Aslında o kadar çok söylenecek şey varki. Ama yine de onları üzmek istemediğim için daha fazla yazmamam daha doğru. Keşke onlarda bize karşı daha nazik ve saygılı olabilirseydiler.
Old 20-01-2009, 16:54   #8
yavuzselimaydın

 
Varsayılan

dikkat ettiyseniz memurlara bir çok avukat samimiyeti olmasada .... abi,....abla tarzında hitap ediyor.bu onlara bir avantaj sağlıyor mu derseniz genellikle evet...
nadiren de olsa bende bu yolu kullanarak işimi hızlandırabiliyorum..
Old 25-01-2009, 21:49   #9
Av.Zeynep_e

 
Varsayılan

İstanbul Adliyesindeki Tevzi Bürosundan Tutunda Diğer Kalemlerdeki Memurlar İşlerini Oldukça İyi Biliyorlar. Çoğunlukta Bizim Onlara İşlerimiz Düşsede Onların Benden Bir Ricası Olduğunda Geri Çevirmemeye Özen Gösteriyorum Ayrıca Hakim'lerle İlgilide Detaylı geri bildirim almanız Mümkün
Sn, Y.Selim Aydın'ın da dediği gibi Abi, Abla hitabı Oldukça iş görüyor
Bu Onları Kullanmak gibi algılanmasın lütfen dediğim gibi çoğunlukta bizim onlara işimiz düşede onlardan da gelen küçük ricaları geri çevirmemekte fayda vardır.
Old 30-01-2009, 23:08   #10
Av.Bilgin Elial

 
Varsayılan

Onlardan gelen ricaları geri çevirmeyelim sakın..Abi..abla..da diyelim..Pul verelim, para verelim, hediye verelim..Ama işimiz yürüsün..
Sonra şikayet edelim..mesleğimiz, onurumuz, gururumuz nerede diye..sonra üzülelim toplumda saygınlığımız kalmadı diye..
Onların görevi bu arkadaşlar yapmayın lütfen..Biz alıştırıyor, biz yönlendiriyor, biz belirliyoruz
Old 31-01-2009, 14:05   #11
yavuzselimaydın

 
Varsayılan

Syn Elial:
Bir yanlış anlaşılmaya yer vermemek için söylemeliyim ki;
onlara hitap ederken çok nadir de olsa takındığımı bahsettiğim tavrın nedeni onların makamca benden üstün olmalarından değil yaş itibariyle benden epeyce büyük olmalarından ileri geliyor...bu bence farklı...
Old 31-01-2009, 16:24   #12
ferahgokel

 
Varsayılan

Memur bir aileden gelen genç bir avukat olarak söylemeliyim ki, ben icra dairelerine girene kadar bırakın avukatların demesini, iş hayatında hiç kimsenin birbirine abi abla diye hitap ettiğini ne duydum, ne olabileceğini düşünmüştüm. Her zaman gülümseyerek ve dikkatli konuşurum insanlarla ama bunu işlerim daha rahat görülsün diye değil, kendim ve insanlar için huzurlu anlar yaratmak istediğim içindir. Ne makam, ne yaş, kimse kimseye iş hayatında abi, abla dememeli bence, benim aklım almıyor en azından. bu hitap şekli benim zihnimde iki kare oluşturuyor açıkçası: 1. eskiden trenlerde şimdi daha cok vapurlarda -abilerim ablalarım su elimde görmüş olduğunuz şeklinde başlayan cümleler 2. -boyayalım mı abi diyen boya sandığının başındaki ekmeğinin derdindeki çocuk. Ayrıca bir avukat ya da vatandaş olarak hiçbirimizin adliye memurlarına "işimizin düşmesi" de mümkün değil bence sadece işimizin kalemler vasıtasıyla gördüğümüz küçük bir bölümünün muhattabı olarak görüyorum memurlarımızı. Nasıl ki, memurların da işlerini bizi mutlu etmek için değil, görevleri layıkıyle yapmayı dert edindiklerini bilmem gibi. Elbette ki, kıyaslandığında daha kibar olanları var özellikle yukarıda bir kişinin de söylediği gibi İstanbul Adliyesi tevzi bürosu çalışanları favorim bu konuda. Bu durum da sadece benim yaptığım işten mutlu olmamı sağlıyor. Mutlu, huzurlu, vermli bir çalışma ortamı için, herkesin işini "işi" olduğunu bilerek yapması yeterli bence. "Abi" lere "abla" lara inanın gerek yok. Zararı olur, faydası olmaz!!!
Old 05-02-2009, 00:35   #13
YOKSAY57

 
Varsayılan Ceza İnfaz Kurumları

Arkadaşların adliye personeline karşı yaklaşımlarını olumlu karşılıyorum,benimde 16 yılım geçti.Her şeyden önce HAK' kı hakkı olana vermek için çaba gösterirler.
Peki Cezaevi Personeli.
Onlarda adliyenin bir parçası. Onların hakkınıda yememek lazım.Bazıları hariç tabiki.Bir çuval cevizde çürük ceviz her zaman çıkar.
Old 06-02-2009, 20:54   #14
bdil

 
Varsayılan

Av.Bilgin Elial
!Onların görevi bu arkadaşlar yapmayın lütfen..Biz alıştırıyor, biz yönlendiriyor, biz belirliyoruz!

Tabiki bu bir görev, ama önemli olan her meslek olduğu gibi bu nu da layıkıyla yapmak, abi yada abla demenin neresi kötü, onu da anlamış değilim, böyle deyince işlerin yürüdüğü konusuna da katılmıyorum ayrıca, yavuzselimaydın"a katılıyorum, ba bence bir saygı göstergesidir.

Sapla samanı karıştırmayalım
Old 06-02-2009, 23:17   #15
pir_i fani

 
Varsayılan

İstanbul Adliyesindeki Tevzi Bürosundan Tutunda Diğer Kalemlerdeki Memurlar İşlerini Oldukça İyi Biliyorlar. Çoğunlukta Bizim Onlara İşlerimiz Düşsede Onların Benden Bir Ricası Olduğunda Geri Çevirmemeye Özen Gösteriyorum Ayrıca Hakim'lerle İlgilide Detaylı geri bildirim almanız Mümkün
Sn, Y.Selim Aydın'ın da dediği gibi Abi, Abla hitabı Oldukça iş görüyor
Bu Onları Kullanmak gibi algılanmasın lütfen dediğim gibi çoğunlukta bizim onlara işimiz düşede onlardan da gelen küçük ricaları geri çevirmemekte fayda vardır.
.... Bol gülücüklü olarak yazılan bu yazıya birçok insan gibi ben de katılmıyorum.Bunu yazanın en az lisans düzeyinde bir eğitim aldığını düşününce üzülmemek içten değil.Tatlı dil tabi ki yılanı deliğinden çıkartır.Ancak kimse kimseye şirin olmak veya yakın olmak zorunda değildir.Nasıl ki memurdan adabıyla işini imkanlar ölçüsünde yapmasını bekliyorsanız, onlar da sizden yine imkanlar ölçüsünce ve meslek ve insanlık kuralları gereğince yapmanızı isteyecektir.Küçük ricadan kasıt nedir? Söz gelimi e-takip kayıtların Uyap' a uygun kaydı hususunda uyarı mıdır?Ya da saat beşe beş kala değil de mesai saatlerinin başlarında iş getirilmesi midir? Ya da süreli işlerin son gün ve son dakikaya bırakılmaması ricası mıdır? En kötü ricanın kağıdımız bitti, kağıtlar sınırlı olarak veriliyor, ve birtakım kırtasiye malzemeleri de asla devlet malzemeden verilmiyor, memur maaşıyla ammeye malzeme alamayacağından, devlete sadana niyetine bir top kağıt, bir düzine kalem talebi mi ricadır. En kötü ihtimalle budur.Her insanın her konuda eksiği olabilir. Tecrübede,bilgide, usul görmede, gün görmede, bunların iş gören ve işi görülen taraf arasında beşeri ilişkiler dahilinde çözümlenmesi tuhaf değildir.Çoğu zaman da bu eksiklikler çalışma hayatının doğal akışında kenliğinden giderilir.Bazen söylemeye hacet kalmaz, Tevzi bürolarının yaptıkları iş kanımca UYAP' ın ne kadar KÜÇÜK İŞLERLE uğraştığının KANITI.Buyrun efendim, TC numaranız, falanca daireye düştü, iyi günler ..... Adliye işi bu değildir, Bu kadar basit ve bu kadar çocuk oyuncağı değildir.Ve pıt diye de öyle tevziden yollandığı gibiişler hık diye de neticelenmez, hiç bir adliye biriminde, özellikle de icra dairelerinde, sebebi malum... Personelin sayıcı azlığı görev alanının daire dışında da muhakkak olması gerektiği, yani az personel hacze gidince yok personel oluyor dairelerde, malesef,.... Abla, abi meselesine de gelince, insanlar karşısındakine kendi bilgisi, görgüsü, kültürü, anlayışı, nezaketi ve konuşmak istediği hitap şekliyle yaklaşırlar.Ne söylendiği kadar, kimin ne amaçla söylediği mühimdir burda.Kinayeyi, hakareti, bir tepkiyi ve bir ifadeyi yansıtacak HİTABI muhatabı anlar, karşılığını da aynı dille verir zaten.Kimse abla, abi olup el öptürmek istemez.Herkes YAPILAN İŞTE SAMİMİYET ve DÜRÜSTLÜK arar.Beyefendi hitabı nezaketlidir ve avukata, çamışan memur ve amire yakışır, abi abla hitabı nezaketsizdir ve avukata çalışan memura amire yakışmaz diye bir şey yoktur.Bunlar tamamen tercih meselesidir.Ama resmi bir dairede ilişkiler genelde resmidir.Ne kadar adliyenin bazı birimlerinde abi abla hitapları karşılıklı olarak konuşulsa da( memurun iş sahibine, iş sahibinin de memura ya da amire) ne yağcılıktandır, ne de iş iş halledilirlik anahtar kelimesindendir.Tamamen İLETİŞİMİN frekansıdır.ve kimisi bu frekanstı tercih eder, kimisi etmez.Konuşmalarımızı ve davranışlarımızı da karşımızdaki kişi belirlemez.KARAKTER ve KİŞİLİK kendini gösterir.Ortada kınanacak bir gurup da yoktur.Adliye çalışanları ile aranızın iyi olup olmadığını sorgularken, özellikle AVUKAT meslek gurubu için söylüyorum.Önce sistemle(ülke ve devlet şartları), sonra KENDİLERİNİN HAYATLA TÜM YAŞAMLA OLAN (aile, eş, iş, akrabalar , arkadaşlar v.s) olan İLİŞKİLERİ değerlendirsinler.SORUNUN NERDE OLDUĞUNU DAHA İYİ ANLAYACAKLARDIR.
Old 07-02-2009, 13:52   #16
Av. Şehper Ferda DEMİREL

 
Varsayılan

Olması gerektiği gibi.

Karşılıklı saygı, karşılıklı nezaket, karşılıklı anlayış, karşılıklı sabır, karşılıklı güven ve nihayet; saygı ve samimiyet çerçevesinde iletişim.

*İzmir'de mesleğe başladığımda bir kaç dairede yukarıda saydıklarım yoktu, biraz büyükşehir yoğunluğu, biraz da insan faktöründen... Ama aynı yoğunluğun ilçelerde yaşanmadığını söylemek de güç. Bence siz karşınızdakine nasıl davranırsanız, karşınızdaki de size öyle davranıyor. Çok aykırı örneklerse, elbette olabilir. Nerede yok ki?

Saygılarımla...
Old 07-02-2009, 17:51   #17
mavikaranlık

 
Varsayılan

Adliye personeli ile meslektaşlarımın ilişkilerinde beni en etkileyen şey bazı meslektaşlarımızın davaların takibini kalem personeline icra takiplerini de icra memurlarına devretmiş, onların talimat ve tavsiyeleriyle hareket eder hale gelmiş olmalarıdır. Zabıt katibine ve icra memuruna bu denli bağımlı olunca da hakimle meslektaş olduğunu iddia etmek bile traji - komik bir varsayımdan ibaret kalıyor. Siz bilgiye dayanan bir özgüvenle olması gerekenin yapılması konusunda dirayetli davranabilirseniz bir kaç münakaşadan sonra o kalem, o icra dairesi size mesleğinizin ve kişiliğinizin hak ettiği saygıyı gösterecektir. Eyyamcılık ve iş görülsün diye yapılan her türden yağcılık belki o an işin görülmesini sağlar ama meslek hevesi ve ağırlık bakımından sizi bitirir. Adliye dışında gündelik hayatınızdan tanıdığınız ve yaşça sizden büyük olup da saygıyı hak eden insanlar hariç ilk kez görüp konuştuğunuz bir personele "abla" , "abi" demek ne demektir? Siz meslek mi icra ediyorsunuz yoksa pazar alışverişi mi yapıyorsunuz? Durmanız gereken noktada adam gibi durmazsanız adam yerine konulmazsınız.
Old 07-02-2009, 21:05   #18
Av. Şehper Ferda DEMİREL

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Zeynep_e
İstanbul Adliyesindeki Tevzi Bürosundan Tutunda Diğer Kalemlerdeki Memurlar İşlerini Oldukça İyi Biliyorlar. Çoğunlukta Bizim Onlara İşlerimiz Düşsede Onların Benden Bir Ricası Olduğunda Geri Çevirmemeye Özen Gösteriyorum Ayrıca Hakim'lerle İlgilide Detaylı geri bildirim almanız Mümkün
Sn, Y.Selim Aydın'ın da dediği gibi Abi, Abla hitabı Oldukça iş görüyor
Bu Onları Kullanmak gibi algılanmasın lütfen dediğim gibi çoğunlukta bizim onlara işimiz düşede onlardan da gelen küçük ricaları geri çevirmemekte fayda vardır.

İşte galiba Ayvalık'taki huzurun asıl nedeni bu... Çok şükür, çok şükür, ilçemizde "işlerini oldukça iyi bilen" bir adliye çalışanımız yok.
Old 08-02-2009, 00:37   #19
Av.Selim Balku

 
Varsayılan

Alıntı:
Alıntı:
Av.Şehper Ferda DEMİREL
Olması gerektiği gibi.

Karşılıklı saygı, karşılıklı nezaket, karşılıklı anlayış, karşılıklı sabır, karşılıklı güven ve nihayet; saygı ve samimiyet çerçevesinde iletişim.

Aynen katılıyorum...

Eslaf kötüydü ama yeni nesil memurlar, hepsi eğitimli ve çok saygın...
Old 16-03-2009, 13:20   #20
av_fguz

 
Varsayılan

Arkadaşlar mesleğini iyi yapan adliye personeli görmek isterseniz Ankara'daki İdare Mahkemeleri ve Danıştaya bakınız.Bilen bilir bu mahkeme personeli avukatlara karşı oldukça saygılıdır.Hiçbirinden "çok iş var yeaa bide bunlamı uğraşcaaaz,şimdi yapamam işim çok"gibi laubali ifadeler veya hareketler göremezsiniz hepsi sanki ayrı bir dünyanın adliye personeli gibi saygılı işini yapan ve şikayet edip sizden menfaat ummayan insanlardır.Belki havasından suyundandır bilemeyeceğim.Adliyedeki personele gelince sürekli olarak sızlanan,sanki birileri onları orada silah zoru ile çalıştırıyormuş gibi davranan,sürekli şikayet eden,ne zaman gitseniz aman bu avukatlar olmasa ben adliyeyi ne güzel idare ederim havasında olan insanlar görüyorum.Sanki aslında müsteşarmış da geçici olarak biri onları zorla adliyede memur yapmış gibi davranmaktalar.Halbuki bir çoğu bir kısım avukatlarla oturup(tabirim için özür dilerim)geyik muhabbeti yapıp çay kahve içeceklerine işlerine baksalar hiçbir zorluk çıkmayacak.Bugüne kadar hiçbir personele abi abla diye yanaşmadım yanaşmam da neticede ben avukatım.Haklarımın ne olduğunu biliyorum.Bir personelden ne istenip ne istenmeyeceğini biliyorum.Zorluk yaşadım,bir çok işim askıda kaldı ama asla bu tavrımdan ödün vermeyi düşünmedim.Varsın iki gün geç olsun ama kimse ile laubali olmayayım dedim.Çok ciddi anlamda bir savsaklama görürsemde tavrımı sert koyarım.Personele saygılı davranırım ama onlardan da aynı saygıyı beklerim.Açıkcası adliyede çoğu meslektaşımızın personel ile el ense şaplak ilişkisi midemi kaldırıyor ve hiçbir bahane bulamıyorum.Sonuçta davayı kazandıran bizim avukatlık becerimizdir.Personelin yardımı değil bunu iyice anlamamız gerek diye düşünüyorum.
Old 16-03-2009, 14:50   #21
üye3578

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan av_fguz
Arkadaşlar mesleğini iyi yapan adliye personeli görmek isterseniz Ankara'daki İdare Mahkemeleri ve Danıştaya bakınız.Bilen bilir bu mahkeme personeli avukatlara karşı oldukça saygılıdır.Hiçbirinden "çok iş var yeaa bide bunlamı uğraşcaaaz,şimdi yapamam işim çok"gibi laubali ifadeler veya hareketler göremezsiniz hepsi sanki ayrı bir dünyanın adliye personeli gibi saygılı işini yapan ve şikayet edip sizden menfaat ummayan insanlardır.Belki havasından suyundandır bilemeyeceğim.Adliyedeki personele gelince sürekli olarak sızlanan,sanki birileri onları orada silah zoru ile çalıştırıyormuş gibi davranan,sürekli şikayet eden,ne zaman gitseniz aman bu avukatlar olmasa ben adliyeyi ne güzel idare ederim havasında olan insanlar görüyorum.Sanki aslında müsteşarmış da geçici olarak biri onları zorla adliyede memur yapmış gibi davranmaktalar.Halbuki bir çoğu bir kısım avukatlarla oturup(tabirim için özür dilerim)geyik muhabbeti yapıp çay kahve içeceklerine işlerine baksalar hiçbir zorluk çıkmayacak.Bugüne kadar hiçbir personele abi abla diye yanaşmadım yanaşmam da neticede ben avukatım.Haklarımın ne olduğunu biliyorum.Bir personelden ne istenip ne istenmeyeceğini biliyorum.Zorluk yaşadım,bir çok işim askıda kaldı ama asla bu tavrımdan ödün vermeyi düşünmedim.Varsın iki gün geç olsun ama kimse ile laubali olmayayım dedim.Çok ciddi anlamda bir savsaklama görürsemde tavrımı sert koyarım.Personele saygılı davranırım ama onlardan da aynı saygıyı beklerim.Açıkcası adliyede çoğu meslektaşımızın personel ile el ense şaplak ilişkisi midemi kaldırıyor ve hiçbir bahane bulamıyorum.Sonuçta davayı kazandıran bizim avukatlık becerimizdir.Personelin yardımı değil bunu iyice anlamamız gerek diye düşünüyorum.


Sayın Av.f_fuz'a aynen katılıyorum...
Old 16-03-2009, 14:58   #22
yavuzselimaydın

 
Varsayılan

"""Siz meslek mi icra ediyorsunuz yoksa pazar alışverişi mi yapıyorsunuz?"""
Yapılması gereken bir şey varsa o da nerde durursak duralım dik durmaktır.Bunun yerle mekanla bir ilgisi yok.Adam her yerde adamdır.Kaldı ki "adam " diye söylediğini bilene, sözünün erine denir.Herkes kendini bilsin ki haddini aşmadan adam gibi davransın, yazsın....Değil mi..
Old 19-03-2009, 01:33   #23
didem kunal

 
Varsayılan Adliye çalışanları

Mesleğe başlayalı 2 buçuk senem dolacak.Bu süre içerisinde adliyede hangi kaleme gitsem,hangi icra dairesine gitsem memurlar sürekli hoşnutsuz,sürekli asabi,sürekli erteleyici,olabildiğince anlayışsız vs... Bunları genişletmem mümkün.

Özellikle icra dairelerinde çalışan memurlar... Benim en büyük sorunum bu memurlar.

Avukat olmuş olmam,stajer olmuş olmam ya da icra takipçisi omuş olmak asla farketmiyor onların yukarda saydığım özellikleri taşıması için.

Önemli bir dosya,önemli bir talep koyuyorum.Derhal incelenip imzalanması bir karar verilmesi şart.Yoksa zaten ben de farkındayım memurların çok yoğun çalıştıklarını ve dosyaların masalarında yığıldığını.Keyfimden ısrarcı davranmıyrum.

Memura durumu izahe diyorum.Bana verdiği cevap " niçin bna getiriyorsunuz dosyanızı? bu dairede çalışan tek memur benmiyim? Koy dosyanı yarın gel " cevabı beni inanılmaz rahatsız ediyor. Tartışmak ters konuşmak istemiyorum kendi sinir sistemim için ancak zorla asabi,kavgacı bir avukat olup gergin ortama alt ediyorlar insanı.

Merek ettiğim birşey var. Bu memurları evlerinden zorla alıpta mı bu masalara oturtuyorlar? Bildiğim kadarıyla bi düzine sınavdan elemeden geçtikten sonra oturuyorlar o masalara.sonra adliyenin efesi kesiliyorlar. "kahvemi sigaramı içmeden imzalayamam bekle başım şişti bende insnaım ne bu canım aaa" şeklindek laubali konuşmaları beni inanınki çok rahatsız ediyor.

Ne yapmak gerek,nasıl davranmak gerek ben çözemiyorum.Bu konuyu okuyan bir adliye çalışanının cevabınıda merakla bekliyorum.
Old 19-03-2009, 01:38   #24
Av. B. Zekeriya BENGİER

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan mavikaranlık
Adliye personeli ile meslektaşlarımın ilişkilerinde beni en etkileyen şey bazı meslektaşlarımızın davaların takibini kalem personeline icra takiplerini de icra memurlarına devretmiş, onların talimat ve tavsiyeleriyle hareket eder hale gelmiş olmalarıdır. Zabıt katibine ve icra memuruna bu denli bağımlı olunca da hakimle meslektaş olduğunu iddia etmek bile traji - komik bir varsayımdan ibaret kalıyor. Siz bilgiye dayanan bir özgüvenle olması gerekenin yapılması konusunda dirayetli davranabilirseniz bir kaç münakaşadan sonra o kalem, o icra dairesi size mesleğinizin ve kişiliğinizin hak ettiği saygıyı gösterecektir. Eyyamcılık ve iş görülsün diye yapılan her türden yağcılık belki o an işin görülmesini sağlar ama meslek hevesi ve ağırlık bakımından sizi bitirir. Adliye dışında gündelik hayatınızdan tanıdığınız ve yaşça sizden büyük olup da saygıyı hak eden insanlar hariç ilk kez görüp konuştuğunuz bir personele "abla" , "abi" demek ne demektir? Siz meslek mi icra ediyorsunuz yoksa pazar alışverişi mi yapıyorsunuz? Durmanız gereken noktada adam gibi durmazsanız adam yerine konulmazsınız.


Alıntı:
Yazan av_fguz
Arkadaşlar mesleğini iyi yapan adliye personeli görmek isterseniz Ankara'daki İdare Mahkemeleri ve Danıştaya bakınız.Bilen bilir bu mahkeme personeli avukatlara karşı oldukça saygılıdır.Hiçbirinden "çok iş var yeaa bide bunlamı uğraşcaaaz,şimdi yapamam işim çok"gibi laubali ifadeler veya hareketler göremezsiniz hepsi sanki ayrı bir dünyanın adliye personeli gibi saygılı işini yapan ve şikayet edip sizden menfaat ummayan insanlardır.Belki havasından suyundandır bilemeyeceğim.Adliyedeki personele gelince sürekli olarak sızlanan,sanki birileri onları orada silah zoru ile çalıştırıyormuş gibi davranan,sürekli şikayet eden,ne zaman gitseniz aman bu avukatlar olmasa ben adliyeyi ne güzel idare ederim havasında olan insanlar görüyorum.Sanki aslında müsteşarmış da geçici olarak biri onları zorla adliyede memur yapmış gibi davranmaktalar.Halbuki bir çoğu bir kısım avukatlarla oturup(tabirim için özür dilerim)geyik muhabbeti yapıp çay kahve içeceklerine işlerine baksalar hiçbir zorluk çıkmayacak.Bugüne kadar hiçbir personele abi abla diye yanaşmadım yanaşmam da neticede ben avukatım.Haklarımın ne olduğunu biliyorum.Bir personelden ne istenip ne istenmeyeceğini biliyorum.Zorluk yaşadım,bir çok işim askıda kaldı ama asla bu tavrımdan ödün vermeyi düşünmedim.Varsın iki gün geç olsun ama kimse ile laubali olmayayım dedim.Çok ciddi anlamda bir savsaklama görürsemde tavrımı sert koyarım.Personele saygılı davranırım ama onlardan da aynı saygıyı beklerim.Açıkcası adliyede çoğu meslektaşımızın personel ile el ense şaplak ilişkisi midemi kaldırıyor ve hiçbir bahane bulamıyorum.Sonuçta davayı kazandıran bizim avukatlık becerimizdir.Personelin yardımı değil bunu iyice anlamamız gerek diye düşünüyorum.

İki arkadaşımız çok önemli bir davranış biçiminden bahsetmiş iki meslektaşımın da görüşlerine sonuna kadar katılıyorum. Staj yaptığımda bir meslek üstadımız "Sen kalem personeline, müvekkiline ve iş için gittiğin yerlerde çalışanlara "abi, abla dersen o da sana kardeşim der, dayı - amca dersen sana yiğenim der", "sen kendi konumunu kendi hitap biçimin ile belirlersin" demişti. Buna uygun davranırsak sorun kendiliğinden çözümlenir. Staj kurulunda görev yapıyordum, stajyer meslektaşlarımızı Polis Kriminal Laboratuvarına götürmüştük. Orada bulunan bıçakları görünce bir stajyer mesletaşımız bu bıçaklardan hangisi suç aleti dediğinde görevli polis "lütfen yasayı okuyun ve yargı kararlarına bakın, duyumlar sizi yanlış yönlendirebilir" cevabını verdi. Bilgiyi doğru kaynaktan öğrenmek gerekli. Eğer bizler kalkıp hukuki mevzuatı meslek dışındaki kişilerden öğrenmeyi istersek onlar da bize öğrenci gibi davranırlar.
Old 26-03-2009, 16:19   #25
myilmaz

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Bilgin Elial
Onlardan gelen ricaları geri çevirmeyelim sakın..Abi..abla..da diyelim..Pul verelim, para verelim, hediye verelim..Ama işimiz yürüsün..
Sonra şikayet edelim..mesleğimiz, onurumuz, gururumuz nerede diye..sonra üzülelim toplumda saygınlığımız kalmadı diye..
Onların görevi bu arkadaşlar yapmayın lütfen..Biz alıştırıyor, biz yönlendiriyor, biz belirliyoruz

sonuna kadar katılıyorum..

abi-abla diyerek işlerini abi-abla demeyenlerden hızlı yürüttüğü için kendini öven meslektaşlara bir tavsiyem var, ben bugüne kadar hiçbir memura abi-abla-dayı demedim. Hakkımın yendiğini yada saygısızca davranıldığını hissettiğim anda kendilerine sesimi de yükseltmek suretiyle avukat olduğumu hatırlıyorum, gerekirse saygısızlık etmeden kavgamı yapıyorum, bağlı olduğu hakime gidiyorum. Aynı daireye bir daha gittiğimde bu sefer olması gerektiği gibi karşılanıyorum. Arkamdan ne derlerse desinler önemli değil. Bu arada işlerim de hızlı yürüyor rahat olun. Bu yolu da bir deneyin de mesleğimizi daha fazla ayaklar altına aldırmayın!!

Bir de beni en çok beni üzen hususlardan biri daire tıklım tıklımken genellikle müdür yardımcısının yanında oturan ve onun çayını içen bir avukatın! hukuki bir konuda müdür yardımcısı ile tartışırken konuyu bile anlamadan hemen müdüre arka çıkıp ona şirin gözükmeye çalışması..

Aaahh güzel mesleğim aahh!!
Old 26-03-2009, 17:54   #26
radikal

 
Varsayılan

Sayın avukatlarımız genel olarak Adliye çalışanlarının tavır ve davranışları ile kendilerine gösterilen tutumdan şikayetçiler, birçok konuda haklı da olabilirler, ancak biraz da empati kuralım; adliye personeli arkadaşlarımız yoğun iş yükü altında, sabahtan akşama kadar işinin anında yapılmasını isteyen bin bir türlü insanla muhatap olan, laf anlatmaya çalışan, olumsuz fiziki ortamlarda iş yapmaya çalışan, üç kişinin yapması gerektiği işi bir kişi yapan, adı Adalet sarayı olan yerlerde adaletsizlik içinde çalışan, bütün bunların karşılığında çok düşük bir maaş alan, ağır sorumluluk altında, en ufak bir hatasında hakkında anında soruşturma açılarak ceza verilen, çoğu hakiminin, savcısının kaprisi, baskısı, hakaretleri altında ezilen, ancak bütün bunlara rağmen fedakarca işini yapmaya çalışan arkadaşlarımızdır. Tabiki kötü niyetli istisnalar her meslekte mevcuttur. Adliye personelinin tavır, davranış ve tutumlarınının olumsuz olmasını hepsinin kişilik ve karakterlerinin zayıflığı olarak mı açıklamalıyız. Tabiki hayır, öyleyse sorun nereden kaynaklanıyor. Sorun genel olarak sistemden kaynaklanıyor, Adalet mekanizması hakimi-savcısıyla, personeliyle ve avukatıyla bir bütündür, bu sistemde bir problem, aksaklık varsa bunu sadece adliye personelinin üstüne yıkılmamalı, şikayet edilen olumsuzlukların yaşanmasında ve devam etmesinde hakim-savcı ve avukatlar kusursuz değillerdir. Avukatlar zamanlarının büyük bir bölümünü adliyede geçirmekteler, yaşadıkları olumsuzluklar, personel eksikliğiyle ilgili problemler hakkında Adalet Bakanlığı nezdinde neden bir girişimde bulunmazlar, baro başkanlıkları bu konuda neden bir girişimde bulunmazlar, mademki bu sistemin bir parçalarıdırlar problemin çözümü yönünde neden müdahil olmazlar. Meclisin nerdeyse 1/3'ü hukukçu, avukat. Avukatlarımızın büyük bir çoğumluğu aktif siyasetle ilgili, ancak Adalet sistemi için olumlu hiçbir politika yok... Eğer bir kurumdaki kişi ve işleyişten şikayet ediliyorsa bu sistemin bir parçası olan hiç kimse masum zannetmesin kendisini....

(Adalet Yüksekokulundan mezun olduktan sonra İstanbul'da 3 yıl bir hukuk bürosunda çalışan, sonra memuriyete başlayıp İstanbul'da bir Adliyede zabıt katibi olarak çalışan, son beş yılda icra müdür yardımcısı ve icra müdürü olarak çalışmakta olan, bankonun içinde de dışında da bulunmuş, iki tarafı anlayabilen biri olarak yazdım...)
Old 26-03-2009, 18:23   #27
Gonca Aydın

 
Varsayılan

Mesleğe başladığım ilk dönemlerde,yani stajerlik dönemlerinde,hergün olmasa da haftada 1,2 kez ofise kavga ederek dönüyordum.Her gördüğüm kişiye bu mesleğe neden girdim,ben bu sorunlarla nasıl uğraşacağım şeklnde feryat ediyordum.Ama bir süre sonra aralarında kötüniyetli olanlar dışında,adliye personelinin de işlerini yapmaya çalıştığını gördüm. Ve kendimi onların yerine koyduğum zaman,belki de onlar kadar tahammüllü olamayacağımı farkettim.Bizim işimiz her zaman talep etmek ve iş yaptırmaktır. Bu nedenle,adliye personelleriyle saygılı ancak belirli bir mesafede ilişkilerimi kuruyorum.Hiçbir zaman abi abla ilişkisine girmedim.Şu ana kadar da bir zararını görmedim.Bu tür ilişkilerin de yeri geldiği zaman karşı taraf tarafından suistimal edilebileceğini düşünüyorum.Avukat ile adliye personeli arasında saygılı, yumuşak,karşılıklı tahammüllü ve gerektiği kadar da mesafeli bir ilişki olması gerektiğini düşünüyorum.
Old 27-03-2009, 15:47   #28
dgshukuk

 
Varsayılan

bir adliye personeli olarak( zabıt katibiyim ) gerçekten "bazı" avukatlar çok tuhaf oluyor sanki katipler onlara gıcıklık ediyor gibi davranıyorlar ve aşağılayıcı hareketlerde bulunuyorlar savcı yada hakimin karşısında kuzu aman efendim canım efendim katibin karşısında aslan kesiliyorlar.
iki seneye kadar bende avukat olacağım bazen kendime soruyorum ben de mi böyle olacağım diye o zaman avukat olmak istemiyorum ama bazıları çok iyi saygılı kibar karşısındakinin insan olduğunun bilincinde olan ve karşı tarafı da zor duruma sokmayan avukatlar onları görüncede okulumu bitirip göreve başlamam lazım diye düşünüyorum... olaylara tek yönlü bakmayın ha birde her meslek "insan" olmayı gerektiriyor okumak avukat olmak savcı hakim olmak değil insan olmak önemli olan
Old 28-03-2009, 13:25   #29
av.sinem

 
Varsayılan

Bir Adliye Çalışanı Eşi, 'Avukat ' olarak bu konuya ilgisiz kalamadım.Tüm insan ilişkilerinde olduğu gibi karşılıklı saygı ,sevgi,nezaket ve doğru diyaloglar ile adliye çalışanı - avukat ilişkisinin gayet güzel biçimde yürümesi mümkün. Ancak onlarında iş yükünün çok fazla ve yorucu olduğunu unutmamakta fayda var.Meslektaşlarımız arasında ben 'avukat .........' ifadesi ile karşısındakini ezmeye çalışıp ,etiketi gözüne sokma durumu yaratanlar olduğu gibi,adliye personeli içerisinden de son derece nezakatsiz olup ,söylediğinizi dahi dinlemeyip işi zora sokanlar da var elbette.Bu durumların istisnai olmasını temenni ediyorum.
Old 16-04-2009, 12:14   #30
komini

 
Varsayılan Adliye personeli...

Kim kimi ezmeye çalışıp, etiketi göze sokmaya çalışıyor anlamış değilim. İki hafta önce bayan bir ticaret mahkemesi başkanının odasına kapıyı çalıp girdim, ve verdikleri ihtiyati haciz kararının düştüğünü,, oysa benim senetleri daha iki gün evvel teslim ettiğimi ve kalem memurlarının bana, " karar pazartesiden önce çıkmaz hiç boşuna gelmeyin" dediği için pazartesi gittiğimi söyledim.
Sonra ne mi oldu? Kalem memurları, naapalım canım bizim yapabileceğimiz birşey yok deyip işin içinden sıyrılırken, hakim "ÇIK DIŞARI ÇIK ODADAN DIŞARDA BEKLE!" diye bana bağırdı.
Şok oldum, o oda hakimin tapulu odası değil, ben odaya tüfekle silahla da girmedim,ısrarcı bir tavrım olmadığı gibi aksine son derece çekingen ve kibar bir tavırla bu durumu iletmiştim. Kaldı ki neticede ben de bir hukukçuyum, ayrıca bu hakimin maaşı ve bulunduğu oda için ben de vergi ödüyorum. Bu etiket hakim tarafından benim gözüme mi sokuldu, başka bir şey mi yapıldı anlayamadım, ama ben ordaki memurların gözüne avukat etiketinin sokulmamış olmasına üzüldüm. Maymun ettiler bizi..
Herkesin derdi avukatlarla. Her işi biz yapıyoruz, icradaki memurların işlerini de biz yapıyoruz hiç kusura bakmasınlar. Ben son 8 yıldır bir tane müzekkereyi bile onlara yazdırmış değilim! Ama hala 4,5 TL tutan tebligatlara 7 lira vermedim diye yapmadıkları terbiyesizlik kalmıyor. Tebligatlara fazladan para da veriyorum vermiyor değilim, buna karşılık adiyeden aldığım himzet nedir bunu da anlayabilmiş değilim. Tebligatları benim memurlarım takıyor, dosyalara müzekkereleri benim memurlarım yazıyor, postalıyor, üstüne de memurlarla rüşvet pazarlığı yaşıyorlar. "Ne pinti avulatınız var 3 kuruşun derdine düşüyor." (Adliye icra müdürlüğü ismi verebilir şahit de gösterebilirim)
Ben bu adliye personeline, kusura bakmasınlar ama zerre kadar saygı duymuyorum. Yazıklar olsun yazık! Statülerini mevkilerini bu kadar kullanan bir çalışan gurubu yoktur herhalde. Aynı maaşla başla pozisyonlarda memurluk yapan binlerce insan var. Hatta bazı işler çok daha pis ve yoğun, ama "para üstünü cebe indirme imkanları" bulunmuyor ve maaşlarına razı oluyorlar. Sabah akşam çay taşıyan, tuvalet temizleyen insanlar var. Bu grup memurun derdi devletle. Bunlar avukatlara çemkirmiyorlar para için! Tabi sıcak para akışı olan bir işte çalışmanın farkı sanırım bu! Sıcak para akıyorsa memurun aldığı maaştan daha fazlasını istemek en doğal hakkı oluyor değil mi? İcra ve tapularda memurluk yapanların tümü aynı. İddia ediyorum istisnası yok. Abi abla demek zorunda bırakılıyor avukatlar. Ne baro ne barolar birliği bu konuda en ufak bir adım atmıyor. Kessinler icralardaki para akışını, herşey bankalar üzerinden aksın. O zaman görücez icralardaki memurları...
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Adalet isteyen adliye çalışanları için... kahin270 Konumuz : Hukukçular 8 30-12-2009 00:10
X Şirketi Çalışanları Kıdem Tazminatına Hak Kazanır mı Yönetmen Meslektaşların Soruları 10 09-06-2008 14:47
Yargı Çalışanları Adalet İstiyor PINAR YILMAZ Hukuk Haberleri 0 05-09-2006 20:09
Yargı çalışanları Ankara yürüyüşüne başladı obaykan Hukuk Haberleri 0 05-09-2006 15:06
Adliye.Org Admin Hukuk Haberleri 0 27-05-2002 20:06


THS Sunucusu bu sayfayı 0,07852197 saniyede 16 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.