Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Hukuk Sohbetleri Hukuki yorumlar, görüşler ve tartışmalar.. Soru niteliği taşımayan her türlü hukuki sohbet için.

UYAP Vatandaş Portal - Kişisel Verilerin Kaydedilmesi

Yanıt
Old 13-08-2008, 17:55   #1
Av.Cengiz Aladağ

 
Varsayılan UYAP Vatandaş Portal - Kişisel Verilerin Kaydedilmesi

UYAP Vatandaş Portal, vatandaşların kendileri ile ilgili davalara ilişkin bazı bilgileri görebilmeleri amacıyla yapılmış. Ancak TC kimlik numarasını bilen ilgisiz biri de bu bilgilere ulaşabilir.

Bu durumu TCK 134,135 ve 136 maddeleri çerçevesinde tartışmaya açmak istiyorum.

Bir kere; kişisel bilgi nedir? TC kimlik numarası, kişiyle ilgili davaya ilişkin bilgiler kişisel veri midir? 135. maddenin gerekçesi "Suçun konusu, kişisel verilerdir. Gerçek kişiyle ilgili her türlü bilgi, kişisel veri olarak kabul edilmelidir." diyor.

Ayrıca davalara ilişkin bilgilerin internette, sadece TC kimlik numarası ile ulaşılabilecek şekilde yayınlanması hukuka aykırı mıdır? Bu bağlamda UYAP'ın bir yasaya dayanmadığını anımsatmak da isterim.

Saygılarımla.
Old 17-08-2008, 12:17   #2
taylan

 
Varsayılan

5) İdarî nitelikteki yaptırımlar ve özel hukuk alanındaki mahkeme kararlarına ilişkin veriler de resmî mercilerin kontrolü altında işlenebilir.
(6) Vatandaşlık kimlik numarası veya benzeri karakteristik işaretlerin işlenme usul ve esaslarını belirlemek amacıyla yapılacak yönetmeliklerde Kurumun görüşü alınır

bunlar kişisel verilerin korunması kanun tasarısının ilgili hükümleri.yani bu hususta yönetmelik düzenlenmesi gerek
Old 17-08-2008, 12:32   #3
taylan

 
Varsayılan

MADDE 15- (1) Veri kütüğü sahibi, kişisel verilerin, tedbirsizlikle veya hukuka aykırı amaçlarla yok edilmesini, kaybolmasını, değiştirilmesini, yetkisiz olarak açıklanmasını veya aktarılmasını ve başka şekillerdeki tüm hukuka aykırı işlenmelerini önlemek için, korunacak verinin niteliği, teknolojik imkânlar ve uygulama maliyetine göre uygun teknik ve idarî tedbirleri almak zorundadır.

dile getirdiginiz husus cok dogru 3.kişilerin t.c vatandaşlık numarasını ögrenmeleri halinde verilerin aktarılması dolaylı ve hukuka aykırı olarak saglanmıs olacak bu durumda da sorumluluk kuruma ait olacak.
kanun yapma teknigindeki bu aksaklıklar yasaların ahenkli işlemesine engel oldugu gibi avukatların ve diger yargı mensuplarına da ayak bagı olmaya devam edecek gibi görünüyor.. saygılar.
Old 17-08-2008, 13:13   #4
Av.Cengiz Aladağ

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan taylan
MADDE 15- (1) Veri kütüğü sahibi, kişisel verilerin, tedbirsizlikle veya hukuka aykırı amaçlarla yok edilmesini, kaybolmasını, değiştirilmesini, yetkisiz olarak açıklanmasını veya aktarılmasını ve başka şekillerdeki tüm hukuka aykırı işlenmelerini önlemek için, korunacak verinin niteliği, teknolojik imkânlar ve uygulama maliyetine göre uygun teknik ve idarî tedbirleri almak zorundadır.

dile getirdiginiz husus cok dogru 3.kişilerin t.c vatandaşlık numarasını ögrenmeleri halinde verilerin aktarılması dolaylı ve hukuka aykırı olarak saglanmıs olacak bu durumda da sorumluluk kuruma ait olacak.
kanun yapma teknigindeki bu aksaklıklar yasaların ahenkli işlemesine engel oldugu gibi avukatların ve diger yargı mensuplarına da ayak bagı olmaya devam edecek gibi görünüyor.. saygılar.

Sayın taylan, öncelikle konuya ilginize teşekkür ederim.
Alıntıladığınız 15.madde de Kişisel Verilerin Korunması Kanun tasarısında mı yer alıyor?
"Kişisel veri" kavramı ve kişisel verilerin UYAP ya da internet üzerinden elde edilebilir olmasının TCK 134,135 ve 136 maddelerine aykırılığı konusunda görüşleriniz nelerdir?
Saygılarımla.
Old 17-08-2008, 13:22   #5
Av.Habibe YILMAZ KAYAR

 
Varsayılan

Öncelikle böylesi önemli bir konuyu gündeme getiren Sn.Aladağ'a teşekkür ediyorum.

Kişisel veri ve kişisel hayatın gizliliğinin korunması konusunda ilk akla gelen hukuki dayanak taraf olduğumuz (ve T.C.Anayasası 90/son gereği iç hukuk normu haline gelmiş ve sözleşme ile diğer yasal düzenlemelerin çatışması durumunda sözleşme hükümlerinin uygulanması güvenceye bağlanmış olan)Kişisel Nitelikteki Verilerin Otomatik İşleme Tabi Tutulması Karşısında Şahısların Korunmasına Dair Sözleşme" dir.

Bu sözleşmenin amacı:

Md.1);Her Akit Devlet ülkesinde, uyruğu veya ikametgahı ne olursa olsun tüm gerçek kişilerin, temel hak ve özgürlüklerini ve özellikle kendilerini ilgilendiren kişisel nitelikteki verilerin, otomatik bilgi işleme tabi tutulması karşısında özel yaşam haklarını güvence altına almaktır


Bu sözleşmeye göre kişisel nitelikteki veri:Kimliği belirtilen veya belirtilebilen gerçek kişiyle ilgili tüm bilgileri ifade eder .

Sözleşmenin 5.maddesi ne göre otomatik bilgi işleme konu teşkil eden kişisel nitelikteki verilerin nitelikleri şöyle olmalıdır;

(a) Meşru ve yasal yoldan elde edilmeli ve işleme tâbi tutulmalıdır;

(b) Belli ve meşru amaçlar için kaydedilmeli ve bu amaca aykırı şekilde kullanılmamalıdır;

(c) Uygun ve elverişli olmalı ve kaydedildikleri amaca göre aşırı olmamalıdır;

(d) Doğru ve icabında güncel olmalıdır;

(e) İlgili kişilerin kimliklerini belirtecek bir biçim altında ve kaydedildikleri nihai amaç için gerekli görülen süreyi aşmayacak bir süre için muhafaza edilmelidir.

Sınırlama:
Sözleşmeye göre özellikli olarak belirtilen veriler iç hukukta uygun güvenceler sağlanmadıkça otomatik bilgi işlemine tâbi tutulamazlar.

Özellikli veriler:

Irk menşei

Politik düşünce

Dini veya diğer inançları ortaya koyan kişisel nitelikteki veriler

Sağlık veya cinsel yaşamla ilgili kişisel nitelikteki veriler

Ceza mahkumiyetleri


Gerek şimdiye kadarki uygulamada,gerek UYAP sisteminde dava dosyasında belirtilen özellikteki verilerin bulunması durumunda bu verilere ulaşma konusunda uygun önlemlerin alınıp alınmadığı,dahası böyle bir konunun farkına varılıp varılmadığı en önemli sorundur.

Usul yasalarında (yaşa ve konuya göre)
duruşmaların gizliliğine karar verme olanağı olmasına karşılık dosya veya kişisel nitelikteki bilgilerin korunmasına ilişkin bir sistemin şimdiye kadar olmadığını gözlemliyoruz.

Kısacası sorun sadece UYAP sisteminde değil,genel olarak (ve özel olarak yargılamada) ,kişisel nitelikteki verilerin özel hayatın ve aile hayatının gizliliğinin korunması hakkı gözetilmeden kaydedilmesi ve halen bu uygulamanın bazen adalete ulaşmada çaydırıcı/engelleyici olmaya devam etmesidir.

Özellikli veri kategorilerine uygun önlemler alınmadan ve güvenceler sağlanmadan üçüncü kişilerin ulaşması belirtilen sözleşmenin ihlali niteliğindedir.
Old 17-08-2008, 13:28   #6
taylan

 
Varsayılan

[
Kişisel veri, genel anlamıyla veri öznesinin, yani ilgili ve tanımlanabilir gerçek kişinin
tanımlanması için kullanılabilecek her türlü bilgidir. Kişisel bilgilerin geçmişe oranla daha
fazla önem arz etmes
i, zamanımızda söz konusu olan gelişmiş bilişim teknolojileri ve
son derece kolaylaşmış görsel, işitsel ve veri transferi sağlayan iletişim araçlarının
varlığının doğal sonucudur. Artık kişi salt fiziksel görünümü ile yaşadığı kısıtlı çevrede
tanınmamakta, en basitinden ismi ve soy ismi ile, doğum yeri, tarihi, Türkiye Cumhuriyeti
için kimlik numarası ve burada teker teker sayılması mümkün olmayan daha birçok ayırt
edici özelliği ile çok daha geniş bir alanda tanımlanabilmektedir.

Bu verilerin günümüzde bi
lgisayar gibi bir araç yardımıyla depolanması, işlenmesi ve
gerektiğinde İnternet gibi sınır tanımayan bir ağ aracılığıyla paylaşılması, kamusal ve
özel işlerin yürütülmesi açısından birtakım kolaylıklar getirse de, kişilerin mahremiyetini
tehlikeye düşürmekte, bu verilerin açığa çıkarak “alenileşmesi”, kişinin salt nüfus
kağıdını yahut pasaportunu yitirmesi ile karşılaşacağından daha ağır sonuçlara neden

olabilmektedir.
Old 17-08-2008, 13:29   #7
taylan

 
Varsayılan

[evet o alıntı kanun tasarısından GOOGLE dan aratın sonuc cıkıyor..
Old 17-08-2008, 13:54   #8
taylan

 
Varsayılan

[savcılık bakımından bi sorun yok ki kamu görevlilileri sorusturma konusu suc hakkında kendilerinden istenen her türlü bilgi ve belgeyi 15 gün icinde savcılıga vermek zorunda ya da aynı sürede verememelerinin nedenini bildirmek zorunda aksi takdirde görevi ihmal sebebiyle haklarında dogrudan sorusturma yapılablir.bu düzenleme tasarı da da var zaten kanunilik ilkesine dayandırılıyo bu tartısmayı prof.dr.BAHRİ ÖZTÜRK de kitabında işlemiş ve tasarının derhal yasalasması gerektgni belirtmiş.aksi halde kamu görevlilerinin zor durumda kalacagı bilgiyi vermesi halinde veri aktarma sucunu vermemesi halinde görevi ihmal sucunu işlemiş olacagını belirtmiş.. saygılarr.. taylan.
Old 17-08-2008, 13:59   #9
taylan

 
Varsayılan

bununla birlikte kisisel bilgilerin kounması kanunun tasarısının yanında Türkiye Milli DNA Veri Bankası Kanun tasarısı da gündeme alınacak.
Old 18-08-2008, 02:07   #10
Av. R. Onur ÇINAR

 
Varsayılan

öncelikle sayın aladağ'a bu geniş kapsamlı ve hukuk bilimi adına geliştirilmesi çok önemli bu konuyu açmış olduğu için teşekkür ederim.

forum alanlarına yakışır bir şekilde kısa kısa düşüncelerimi paylaşmak isterim,(zira konu çok dallı budaklı bir ağaç gibi)
kişisel bilgi nedir dendiğinde ilk olarak kişilerin herkese açık olmayan şahıs varlığına ait bilgiler olarak, genel ve kısa bir tanımlama yapabiliriz.

bu, sözlük anlamına bakacak olursak, devlet tarafından vatandaşlarına bürokratik işlemlerinde ortaya çıkan zorlukları aşmak amacıyla verilen t.c. kimlik numaralarının kişisel bilgi olmadığı kanısındayım. çünkü, bu t.c. kimlik numaralarıyla vatandaşların sadece ve sadece kimlik bilgilerine ulaşılabilir. kimlik bilgileri ise herkesin sosyal alanda saklayamayacağı bilgileri içerir. ad, soyad, doğum tarihi, doğum yeri v.s... hep bu kimlik numarası yolu ile ulaşılabilen bilgilerdir.

her ne kadar vatandaşların bu şekilde birbirlerinin kimlik bilgilerine ulaşılabilmesi olağan olarak kabul edilse de mutlaka bunun da ayrıcaları olacaktır. söz gelimi fiziksel görünümü sayesinde para kazanan bir kişi ilerleyen yaşını diğer insanlardan saklamak isteyebilir. işte bu fikirden kaynak alarak internet ya da herhangi bir yolla kişilerin t.c. kimlik numaralarına sadece ad ve soyadı yoluyla ulaşmak mümkün değildir. ancak ana ya da baba adı yahut doğum yeri ek olarak biliniyorsa bu numaraya ulaşılabilir.

işte bu noktada, t.c. kimlik numarası her ne kadar basit kimlik bilgilerini barındıran bir numara olsa da bu basit bilgilerin kişisel bilgi olabileceği öngörülerek, bu numaranın bir kişisel bilgi olduğu sonucuna varılabilir.

bu aşamada türk ceza kanunu, 2.kitap(özel hükümler)altında, dokuzuncu bölümünde(ÖZEL HAYATA VE HAYATIN GİZLİ ALANINA KARŞI SUÇLAR) bu konuda düzenleme yapmıştır.

hukukumuzda ceza kanunları ve diğer kanunlar madde başlıkları ile birlikte ele alınarak yorumlanacağından bu başlık altında zikredilen suçların oluşup oluşmadığına karar vermek için önce özel hayata, hayatın giz alanına karşı işlenip işlenmediğinin tespit edilmesi gerekir.

hayatın giz alanından ne anlaşılması gerektiği ise genel bir ceza kanunu olan türk ceza kanununda tanımlanmamıştır. böyle bir tanım ise henüz özel bir ceza kanununda ya da türk ceza kanununun uygulanması hakkında çıkarılan kanun ya da yönetmeliklerde zikredilmemiştir.

taylan arkadaşımızın bahsettiği bir kanun tasarısı tck çıkmasından bu yana uzun yıllar geçmesine rağmen halen tamamlanıp yasalaşamamıştır.

bu noktada özel hayatın giz alanı deyiminden ne anlaşılacağı ceza hukukuna özgü yorum ilkeleri ile belirlenmelidir. artık daha fazla sözü uzatmamak adına özel hayatın giz alanı olarak, kişilerin diğer insanlarla aralarında olan ilişkilerine bağlı olarak insanların özel hayatına dahil ettiği katmanlardan ikincisi olarak tanımlamak mümkündür. birincisini, mahremiyet alanı; üçüncüsünü, sosyal alan olarak nitelendirmek mümkündür(sosyolojik açıdan bu katmanlar daha fazla ve daha farklı olarak nitelendirilebilir ancak ceza hukuku açısından bu konuyu bu kadar açmak yeterli olacağı kanısındayım).

mahrem alan olan en içteki katmana insanın sadece ve sadece kendisi ya da en yakını olan insanın (bazıları için eşi, bazıları için anne-baba ya da çocuğu olabilir) yetkin olması esastır. ikinci katman olan giz alanına ilişkin ise sadece ve sadece kişinin açık olarak izin verdiği kişilerin yetkin olması ve üçüncü katman olan sosyal alan ise, kişinin yaşamına bağlı olarak önceden izinli ya da izinsiz kişilerin hakim olacağı bir alandır...

işte ceza hakimi özel hayatın giz alanın belirlenmesi konusunda habibe hanım'ın sözünü ettiği uluslar arası sözleşmeyi, doğrudan uygulanabilir olduğu için(any 90'a göre), göz önünde bulundurarak, yukarıda belirttiğim açıklamalar ışığında karar vermelidir.

somuta indirgeyecek olursak, uyap vatandaş portal'da yer alan bilgilerin, vatandaşların mahkemelerde görülen davalarının modern hukukun en önemli ilkelerinden biri olan ALENİYET İLKESİ gereği herkese açık olması gereği yüzünden, kaldı ki bu dava bilgilerine ulaşma yolu olan t.c. kimlik numarasını da elde etmenin çok basit olmadığından dolayı ne ceza hukukuna ne de özel hukuka aykırılığı kanımca söz konusu değildir.

bununla birlikte, görülmekte olan her davanın her kişiye açık olması da korumak istediğimiz yarara göre orantısız zararlar doğuracağının öngörülebildiği hallerde genel ilkelere uygun olarak kapalı olarak görülen davaların bu şekilde aleni olarak yayımlanması hukuka aykırı olacaktır.

belki bu konuda yeterli olarak gösterilen nedenlerden dolayı dava bilgilerinin yayımlanmaması yoluna gidilebilir.

ancak sonuçta taraflar arasında çözülemeyip mahkemelere yansıyan uyuşmazlıklar artık kamuya mal olmuştur ve kamunun da bu uyuşmazlığın nasıl çözüldüğünü bilmeye hakkı vardır.

son olarak, uyap'ın bir kanuna dayanmadığını göz önüne almamızı isteyerek cevaplamamızı istemişsiniz ona da cevap vermek isterim: önceden öngörülmesi imkansız olan uyuşmazlıklara katı kanunlar koyarak önüne geçilmesinin zorluğu anlaşılmış ve daha esnek kısa kanunlar yapılarak içtihat yoluyla benzer anlaşmazlıkların çözülmesi yoluna gidilmiştir,modern hukukun yerleşmiş olduğu ülkelerde. ülkemizde son yıllarda yapılan hukuk reformu da bu formda yapılan kanunlar barındırmaktadır. uyap'ın bir kanuna dayanmaması 'yok kanun-yapkanun' zihniyetinden uzaklaşmış, özgürlükçü ve hukukçularına güvenen bir yasa koyucunun davranışıdır. bu bir eksiklik değildir. ülkemizin hukukçuları artık özgürce düşünerek ve düşündüğünü açıklayarak medeni yollarla uyap'ın bu gibi eksikliklerini kanuna gerek kalmadan çözeceklerdir inşallah.

aynı görüşüm özel hayatın gizliliği alanında geçerli değildir. ne yazık ki özel hayat gibi önemli olan bi konuda böyle bi geçişin aniden değil daha yumuşak olmasından yanayım. yani bu konuda bi kanuna ihtiyaç vardır, ancak bu kanun katı değil esnek bi forma sahip olmalıdır...

saygılarımla,
rüstem onur çınar.
Old 18-08-2008, 16:57   #11
Av. Bülent Sabri Akpunar

 
Varsayılan

Sayın r.o. Cinar,

Uyap'ın yasaya dayanmamasının "medeni" ve "özgürlükçü" bir girişim olduğu tezinize maalesef katılamıyorum.

Hukuk devleti en basit anlamıyla idarenin keyfi işlem ve eylemlerine yer verilmeyen ve bahsigeçen faaliyetlerin önceden çerçevesi çizilmiş normatif kurallara dayanır şekilde uygulandığı ve tarafsız Yargısal mercilerce yine bu kurallar çerçevesinde hakkaniyete uygun olarak yorumlandığı ve denetlendiği devlettir.Hukuk devletlerine yasalar veya pozitif hukuk metinleri zarar vermez.Aksine mevzuatın uygulanmaması ve keyfiliğin istikrar kazanması zarar verir.Yürürlükteki binlerce sayfalık ve günbegün yenilenen Avrupa Birliği Müktesabatı (acquis communautaire) , AB'nin hukuk devleti veya hukuka saygılı olma niteliğini pekiştirmektedir."yok kanun-yap kanun" deyimi hukuk devletinin yasalaşma sürecindeki bir aksaklığı dile getirmektedir.Bahsigeçen prosedürde hatalar olabilir, kişisel yasalar çıkarılabilir, hukukun genel ilkelerine aykırı ve/veya kazanılmış hakları ihlal eden metinler yayımlanabilir.Ne var ki, iyi bir şekilde işleyen ve hukuk devletinin olmazsa olmazlarından olan idarenin yargısal denetimi pozitif normların adaletli ve güncel bir şekilde yorumlanmasında ve uygulanmasında bu açığı kapatır.

Uyap' a dönersek.Kişisel bilgiler, Anayasa tarafından korunan temel haklardan "özel hayata saygı" hakkı çerçevesinde değerlendirildiğinde, bu hakka getirilebilecek sınırlamanın ancak yasayla mümkün olabildiği görülür. Adli merciler dahi özel hayata müdahale yetkilerini ancak "açık" bir şekilde olmak kaydıyla (istisnai yetki) yasalardan almaktadır.

AİHS'in devlete yüklediği mükellefiyetlerden biri de kamu organları aracılığıyla özel hayatın gizliliğine dokunulmamasıdır.Bunun tersi bir eylem ancak demokratik bir toplumda, zorunlu olan ölçüde ve yasayla öngörülmüş olmak koşuluyla mümkün olabilir. (AİHS md. 8)

Bu itibarla, halihazırda kişilere ait adli bilgilerin korunması hususunda kanımca devletin pozitif yükümlülüğü bulunmaktadır. Adil yargılamanın en önemli unsurlarından biri olan "Yargılamanın aleniliği" ilkesi yalnızca duruşmalar açısından geçerlidir. (1982 .AY. Md 141; AİHS Md. 6) Kişilere ait özel verilerin, bunlar adli bilgiler dahi olsa yargılamanın aleniliği kapsamında değerlendirilerek "kamuya malolma" kriterinden de yararlanmak suretiyle üçüncü kişilerin ulaşımına sunulması, düşünceme göre devletin gerek ulusal gerekse de uluslararası mevzuattan doğan özel hayatın gizliliğini korumaya dair yükümlülüğüyle bağdaşmamaktadır.Kaldı ki bu durumun yasayla öngörülmemiş olması dahi salt bu niteliği itibariyle Sözleşmeye aykırılık teşkil edecektir.
Old 18-08-2008, 20:52   #12
Nur Deniz

 
Varsayılan Uyap

Bir çok kez Adliyeye gitmek zorunda kalan normal bir vatandaşım. Her ne kadar kimlik bilgilerine ulaşmak problem değilse de. Ben sadece kendi adıma şu yorumu yapmak istiyorum. Savcılıkta ya da mahkemelerde ifade verirken her vatandaşın suçu sabit değilse gizliliğin son derece kullanılmasını uygun görürüm.
Hatta suçu mahkemece tesbit edilmiş ve yargılanmış, hatta ceza almış insanların bile bazı suçların gizliliğine dikkat edilmesi taraftarıyım.
Old 19-08-2008, 16:20   #13
YALÇIN ÖNDER

 
Varsayılan

Sayın Av.Habibe YILMAZ KAYAR,

Kişisel veri ve kişisel hayatın gizliliğinin korunması konusunda ilk akla gelen hukuki dayanak taraf olduğumuz (ve T.C.Anayasası 90/son gereği iç hukuk normu haline gelmiş ve sözleşme ile diğer yasal düzenlemelerin çatışması durumunda sözleşme hükümlerinin uygulanması güvenceye bağlanmış olan)Kişisel Nitelikteki Verilerin Otomatik İşleme Tabi Tutulması Karşısında Şahısların Korunmasına Dair Sözleşme" dir.

/////////////////////
demişsiniz.
//////////////

Bu sözleşmenin hangi tarih ve sayılı resmi gazetede yayımlandığını açıklayabilir misiniz?
Old 19-08-2008, 23:21   #14
Av.Habibe YILMAZ KAYAR

 
Varsayılan

Sn.Önder ,

Bulabildiğim bilgiler aşağıdaki gibidir.

Avrupa Konseyi bünyesinde hazırlanıpkabul edilen "Kişisel Verilerin Otomatik İşleme Tabi Tutulması Karşısında Bireylerin Korunması”na ilişkin Sözleşme,(108 sayılı)28 Ocak 1981 tarihinde imzaya açılmış ve aynı tarihte diğer Konsey üyeleriyle birlikte (Avrupa Konseyi) Türkiye tarafından da imzalanmıştır.

Aynı bilgiyi teyid niteliğinde:
Tıp etiği-Mahremiyet Hakkı-Gürkan Sert sayfa 57
Babil Yayınları 1 Basım 2008

Ayrıca:
http://www.avrupakonseyi.org.tr/
Old 03-09-2008, 22:38   #15
persona

 
Varsayılan

Bu konuda forum açılması harika olmuş, tebrikler.... öncelikle sorunu internette UYAP ın kimlik numaramızı alma bağlamından çıkarmak ve daha genel bir çerçeveye taşımak istiyorum, umarım son dönemde internette bize ait verilerin güvenliği ile ilgili yazdığım bu yazıyı sıkılmadan okursunuz, çünkü bu kimlik bilgilerimiz inanın bu konunun çok küçük bir parçası, ve bu konuda türk hukukçular olarak bu alandaki açığı nasıl doldurabilir teknolojik gelişmeleri nasıl takip edebiliriz diye düşünmemeiz gerek kanaatindeyim.....







Batı dünyasındaki hukuk içerikli blog ları şöyle bir dolaştığımızda görüyoruz ki en çok konuşulan konuların başında internette kişisel bilgilerin nasıl tam olarak korunabileceği konusu geliyor. Özellikle çok sıcak bir konu olan Avrupa Birliği bünyesindeki, IP adreslerinin kişisel veri olarak sayılıp sayılmayacağı ile ilgili tartışmalar , başta internetteki arama motorlarını olmak üzere internette iş yapan diğer firmaların politikalarını yakından ilgilendirmekte.

ØBu faaliyetlerin detaylarına girmeden internet servis sağlayıcılarının, web sitelerinin, internet reklam şirketlerinin kıcasa internette iş yapan firmaların neden bizimle ve bizim alışkanlıklarımızla ilgili detaylı bilgi elde etmek istediklerini bilmekte yarar var.

1-İlk neden firmalar tarafından bize daha iyi hizmet verebilmek olarak açıklanıyor, daha da spesifik olarak söylemek gerekirse amaç bize özel , kişiselleştirilmiş hizmetler sunabilmek.

2-Firmaların internet dışında yaptıkları reklam giderleri düşünüldüğünde , ve boşa giden onca paraları, birey olarak alışkanlıklarımıza ilişkin bilgilere sahip olmanın, firmaların hedefi tam vuran reklam faaliyetlerine girişmeleri açısından çok faydalı olduğu muhakkaktır.


-Kişisel bilgilerimizin bir şekilde toplanmasını sağlayan faaliyetler nelerdir?

Bu faaliyetler gözönüne alındığında şimdilerde temel olarak üç yöntem öne çıkmaktadır.

1-Çerezler. Çerezler bugün en yaygın şekilde kullanılan ve en çok bilinen bilgi toplama faaliyetidir. Çerezler aslında siz internet sitelerini her ziyaret ettiğinizde bilgisayarınıza site tarafından otomatik olarak yerleştirilen yazı belgeleridir. Bu teknoloji sayesinde sizin site ile münasebetlerin kayıtları IP adresinizde dahil olmak üzere internet üzerinde ziyaret ettiğiniz firma tarafından tutulabilmektedir..

2-Deep Packet Inspection : Yeni popüler olan bu teknolojinin türkçe terimini tam olarak bulmak beni aşan bir konu olduğu için kısaca DPI demekle yetineceğim. Sistemi kısaca açıklamam gerekirse, hepimizin bildiği gibi internette site ziyareti dediğimiz şey aslında bizim gerçek anlamdaki ziyaret etmek teriminden çok farklı. Aslında internette bir siteye ziyaret etmek demek sitenin bulunduğu servis sağlayıcı ile sizin bilgisayarınızın ortak bir dil yardımıyla haberleşmesi demektir ve aralarındaki bu iletişim de paketler yardımıyla olmaktadır . işte DPI denilen teknoloji bu paketlerin içine girerek sizin internetteki faaliyetlerinize ilişkin çok kesin sonuçlar vermekte.

3-Web Bugs : bu yöntemde yine size ilişkin verilerin toplanması için internet firmları tarafından kullanılabilecek bir yöntem. Bu yöntemde firma size mail yoluyla veya herhangi bir şekilde bir resim belgesi gödererek altına bu sistemi yerleştirebilir WB denilen küçük program daha sonra sizin internet alışkanlıklarınızı firmaya gönderecektir.


bize ait kişisel bilgilerin internet alışkanlıklarımızın internette iş yapan firmalar tarafından toplanması faaliyetleri işin ahlaki boyutları bir yana ne kadar hukuksal ?

·Bu sorunun cevabına geçmeden önce, sanırım söyle bir soru sormamız yerinde olur, internette tamamen hukuksuz bir faaliyetle dayalı olarak hukuka uygun bir iş yürütülebilir mi? Biliyorum soru biraz garip ama cevabı evet. Bugün hayatımızın çok büyük bir parçası olan internetteki arama motorları ,aslında telif hakları hukukunu tamamiyle yok sayan bir iş yöntemi. Bütün arama motorlarının en başta yaptıkları basitçe internetteki bütün siteleri telif haklarını düşünmeden kendi bilgi havuzlarına kopyalamaktır . Bu faaliyetin kesin olarak yasaklandığını düşündüğümüzde dakikalarca arama motorlarının sonuçlarını beklemek herhalde ne bize ne de telif hakkı sahibi kişilere çok faydalı olmazdı. Bu anlamda, bir hukuk ihlali açıkça bize sağladığı yarar sayesinde bir anlamda tolare edilmiş olmaktadır., hukuksal meşruiyet bu yolla kazanılmaktadır. İşte bu aşamada şöyle bir soru sormak yerinde olur görüşündeyim, peki kişisel bilgilerimizden internet ortamında şöyle ya da böyle bir şekilde vazgeçmemiz yine böyle haklı bir gerekçe çerçevesinde mi olmaktadır ? Bu soruya internette iş yapan firmalar hep bir ağızdan evet diyeceklerdir, çünkü iddia ettikleri şey bu bilgilerin bize daha iyi hizmet etmek için onlara gerekli olduğunu hatta bazı durumlarda ulusal güvenliği ilgilendiren faydalar sağladıklarından bahsedeceklerdir. Acaba gerçekten bize ait kişisel bilgilerin toplanması, sadece bize daha iyi hizmet vermek için yarışan firmaların ‘masum’ bir faaliyeti mi? Ve bu durum yukarıdaki örnekte olduğu gibi bu faaliyetlere hukuksal meşruiyet kazandırması için yeterli mi?

·Yakın bir zamanda ETour.com adlı site kendisine ait üyelerin bilgilerini AskJeeves (Ask.com) adlı firmaya bayağı yüksek bir ücretle sattı. Üyelerine ait kişisel bilgileri bugün zor durumdaki internet firmalarının son umudu durumunda maalesef. Birçok firma kendi bilgi havuzunda bulunan bu bilgileri çok rahat bir şekilde o bilgilerin sahiplerine danışmadan paraya dönüştürme imkanına sahip, bu bilgileri satın alan firmalar da özelleştirilmiş reklamlar sayesinde çok özel reklam paralarını , anlaşmalı oldukları kendilerine reklam veen firmalardan talep ediyorlar.

·Yine yakın zamanda Amerikan kongresi Amerikadaki servis sağlayıcılara DPI faaliyetleri ve bu faaliyetlerin kapsamı ile ilgili soru yöneltti. Gelen yanıtlardan hemen bütün sağlayıcıların bu işe giriştikleri sonucu çıktı, ve amaçların iyi olması durumunda servis sağlayıcıların internet firmalarının bu yöntemi kullanmalarına müsaade ettikleri de ortaya çıktı. Bu yöntemin en önemli özelliği sistemin çerezler gibi sizin bilgisayarınızda değil servis sağlayıcıların sistemlerinde işlemesi, yani bireyler olarak bunu durdurmak için yapabileceğimiz hiçbirşey yok. Toplanan bilgilerin özelliğine gelince örneğin gerçek hayatta bir mağazaya girdiğimizde, bu mağaza ancak bizim hangi ürünü aldığımızın bilgisini tutabilirken , DPI sayesinde internet firmaları benzetme yerindeyse bizim hangi mala göz ucuyla baktığımız bilgisine dahi sahip olabilmektedirler. Bu bilgiler de dolayısıyla çok özel reklam gelirleri olarak ilgili firmalara geri dönmektedirler. Bugün Amerika Birleşik Devletlerindeki internet reklam pazarı yaklaşık 17 milyar dolar düzeyindedir ve her firma bu büyüyen pazardan en yüksek payı almak için her türlü bilgiyi ve yöntemi kullanma eğilimindeki ‘iyiniyetli’ firmalara kanımca şu soruları yöneltmek yerinde olur.

1.Ya bu faaliyeti gerçekleştiren program herhangi bir nedenle çok daha derin bilgiler toplamaya ayarlanırsa?
2.Ya bu sistemin topladığı bilgiler herhangi bir şekilde çalınırsa ? Bu bilgilerin sizin yaşamızla ilgili ne kadar bilgi verdiğini düşündüğünüzde bu çok önemli bir nokta.
3.Ya bir mahkeme kararıyla bu bilgiler bir firmanın eline geçerse ve o firma da bu bilgilere dayalı olarak ilgili kişileri internetteki faaliyetleri nedeniyle dava konusu ederse ? Youtube (Google) ileViacom firmaları arasında yaşananları hatırlarsak.
4.Ya bu bilgiler kamu çıkarı bahanesiyle hükümet yetkililerince talep edilirse ?

Görüldüğü üzere firmaların bize daha iyi hizmet sunmak adı altında kişisel verilerimizi toplama faaliyetleri çok da masum bir hareket değil ve sonuçları bakımından oldukça düşünülmesi gereken bir konu aslında . Bu anlamda hukuki meşrutiyetlerinden de bahsetmek olanaksız. İnternetin her geçen gün hayatımıza ne kadar girdiği düşünülürse bu faaliyetlerin sınırları ve kapsamı mutlaka çok net bir biçimde kanun koyucu tarafından çizilmeli.

Bu faaliyetlere hukuksal çerçeve çizmeye çalışan bazı ülkelerdeki düzenlemelere baktığımızda, örneğin bugün Birleşik krallıkta (Data Protection Act 1988 kapsamında) her servis sağlayıcı ve internet firması ,bilgi toplama faaliyetleriyle ilgili olarak kendilerinden faydalanan kişilere bu konuyla alakalı ayrıntılı bildirimde bulunmak yükümlülüğü altındadırlar.. Avrupa Birliği Parlementosu da yakın bir zamanda bayağı tartışlan bir kararla IP adresini kişiliğe bağlı bir hak olarak tanıdığını açıkladı ve Avrupa Birliği bünyesinde arama motorlarının topladıkları bilgileri en fazla 6 ay saklayabilecekleri karara bağlandı bu süre önceden 2 yıldı . Bilgilendirme yükümlülüğü bakımından Birleşik Devletler deki California eyaleti büyük bir aşama kaydederek firmalara ne kadar bilgi toplandıkları konusunda hizmet verdikleri bireylere bilgi verme yükümlülüğü getirdi. Bu yasal düzenleme tabiki, bu konuda herhangi bir açıklama yükümlülüğü hissetmeyen İnternet devi Amerikalı firmalar için kötü haber demek oluyor.

Ülkemizde İnternete ilişkin bütün düzenlemelerde olduğu gibi, bu konuda da ne doğru düzgün politika ne de çağın gereklerine uygun yasal düzenlemeler mevcut . İnternet sitelerinin erişiminini engellemeyi keyfileştirmek internetle ilgili bütün sorunları çözecekmiş gibi algılandığından , bireyler olarak kişisel bilgilerimize ne olduğu yöneticilerimizin hiç umurlarında gözükmemekte. Türk vatandaşları olarak da internette kişisel bilgilerimizi şu ya da bu şekilde herhangi bir hukuksal zemine dayalı olmadan toplayıp bu bilgilerden önemli çıkarlarlar sağlayan firmalara hatta belki de kendi devletimize, ‘modern anlamda bireyler’ olarak söyleyecek hiçbir sözümüz maalesef yok.


Saygılar
Old 07-09-2008, 06:15   #16
Nur Deniz

 
Varsayılan Uyap

Bu konuyla ilgili olarak az önce çok iyi bilgisayar ve internet bilgim olmamasına rağmen UYAPı denedim. Ve gördüklerime inanamadım. Sadece TC numarası ile bulunduğum ilin adliyesinde müşteki ya da sanık olarak tüm bilgilere duruşma günlerine ulaştım.

Çok basit bilgilerle halen yargıda olan ve sonuçlanmamış davalar nedeni ile açıkçası kendimi afişe edilmiş gibi hissettim.Ve çok ilginç olan bir diğer konu ise müşteki olduğum bir dosyanın ise ''Özel Hayatın Gizliliğini İhlal,, olması .

En azından UYAP gibi programların şifreli ya da sadece adliye çalışanları ile sınırlı olması gerektiğini düşünüyorum.

Buna benzer bir programın kendi işimde kullanıldığını düşünemiyorum bile.Hemşireyim ve gelen hastaların kullandığı ilaçlardan tutunda, şikayet nedenleri, aile hayatları, cinsel bilgilerine varana kadar kayıt altına alınmasına rağmen hiç kimse sadece Tc numarası ile böyle bir bilgiye ulaşması mümkün değildir. Her hasta o an için gittiği hastanenin programına bağlıdır ve bir diğer hastanede olup biten her şey şahsına özel gizlilik içerir.

Ama gördüğüm kadar ile UYAP ta il,ilçe adliyeleri dahil olmak üzere açılmış olunan her dosyaya ulaşmak , dosya sorgulamak çok kolay.

Hadi Yargıtaya gönderilen dosyaların sorgulanması bilgi alma açısından bir nebze de olsa kaldırılabilir.

Ama ben şahsım adına her yere verdiğimiz TC numarası ile bu tür bir dosya sorgulamasına hayretle baktığımı ifade etmek isterim.

Açıkçası gerçekten önemli ve hassas bir konu. Tamam duruşma günleri vs daha kolay takip edilebilir .Ama yinede bu duruma kayıtsız kalmamanızı önemle rica ederim.

Konuyu açan Sn Cengiz Aladağ a bizzat yeniden teşekkürlerimi iletirim.

Saygı ve sevgi ile..
Old 09-09-2008, 18:09   #17
hukuk rüzgarı

 
Varsayılan katılmamak elde değil

Gerçekten de konu vahim . benim kişisel bilgilerim herkese açık o zaman . çünkü birini az buz tanıyan ana baba ismin gibi bilgilere eriştiğimi tc kimlik numarasını elde edebiliyor. tc den de her türlü bilgilerime ulaşabilecek demektir.
Old 10-09-2008, 20:49   #18
Av.Kadir Altunbas

 
Varsayılan

UYAP Vatandaş Portaldan bilgi elde edebilmek için sadece TC numarasını bilmek yeterli değildir. Bunun yanında kişinin hangi ilin, hangi ilçesinde, kaç numaralı ve hangi mahkemede yargılandığının da bilinmesi gerekmektedir. Bu kadar bilgiye sahip olan kişi suça konu olayın ya ilgilisidir, ya da bu konuya ilişkin haricen bu bilgilere ulaşmıştır.
Bu bilgilerin tamamına sahip bir kişi dilerse o suçla ilgili olarak yapılan yargılamada, duruşmayı izleme hakkına da sahiptir. Yargılamanın suça sürüklenen çocuklar dışında aleniliği ilkesi söz konusudur. Bu nedenle Vatandaş Portaldan bilgi edinilmesinde bir sakınca bulunmamaktadır.
C. Başsavcılıklarınca yürütülen soruşturmalarda zaten gizlilik asıldır. Soruşturmalara ilişkin olarak zaten Vatandaş Portaldan bilgi verilmemektedir.
Teknolojinin bir gereği olarak vatandaşlar ve dolaylı olarak da avukatlar için faydalı bir uygulamadır. Kişi hak ve hürriyetlerini zedeleyici bir durum söz konusu değildir. Bu nedenle yukarıda yapılan eleştirilere katılmıyorum.
Old 11-09-2008, 01:35   #19
Nur Deniz

 
Varsayılan

Kurallar nedir bilmiyorum bu konu ile ilgili ama halen yargılama bitmeden, suçu sabit olmadan ulaşılması yine de bana saçma geliyor.
Old 11-09-2008, 03:38   #20
Av. R. Onur ÇINAR

 
Varsayılan

sanırım toplumumuz mahkemeyi halen ''düşülen'' bir yer olarak görmekte olduğundan dolayı,tc kimlik numarasını, doğduğu ili ilçeyi vs vs'yi bilen birisinin mahkemedeki yargılamasının ne aşamada olduğunu başkalarının bilmesinden rahatsızlık duyuyor.

tekrar belirtmek isterim ki bir kişi hakkında bu kadar çok kimlik bilgisi sahibi olan bir kişinin o kişinin yargılamasının hangi aşamada olduğunu bilmesi gayet normal ve hukuka uygundur.sonuçta mahkemeler haklının hakkını aradığı kamuya açık yerlerdir.
Old 11-09-2008, 09:58   #21
Av.Cengiz Aladağ

 
Varsayılan

Konuyla ilgili bir örnek:

Küçük bir ilçenin ünlü çocuk doktoru A hakkında, TCK 103 (çocukların cinsel istismarı) iddiasıyla dava açılmış olsun. Sanık A'nın TC kimlik bilgilerine ulaşan biri, UYAP Vatandaş Portal'dan dava ile ilgili birtakım bilgilere (Dosya No, Dosya Türü, Açılış Tarihi, Dosyanın Durumu, Dava Türü, Davacı/Davalı ya da Şikayetçi/Sanık adları gibi) ulaşabilmektedir. Bu bilgilerden "Dava türü", atılı suçu göstermektedir. TC kimlik numarası dışında bir bilgiye gerek de yoktur; diğerleri deneme-yanılma ile bulunabilir. Elde edilen bu bilgilere dayanılarak doktor hakkında söylentiler, dedikodular yayılabilecek, hatta yerel/ulusal basında haber yapılabilecektir. Atılı suç türü dikkate alındığında, dava sonucunda sanık doktor beraat etse bile, yargılamanın uzun sürdüğü de gözönüne alınırsa, örneğimizdeki doktorun o kentte meslek yaşamının bittiğini söyleyebiliriz. Örneğe, doktorun başına bu nedenle gelebilecek bir çok olayı (linç girişimi gibi) katmayı hayal gücünüze ve toplum yapımız hakkındaki bilginize bırakıyorum.

Konu ile ilgili olabilecek yasa maddeleri:

Alıntı:
Özel hayatın gizliliğini ihlâl

MADDE 134. - [1] Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlâl eden kimse, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlâl edilmesi hâlinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.
[2] Kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri ifşa eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Fiilin basın ve yayın yoluyla işlenmesi hâlinde, ceza yarı oranında artırılır.

Kişisel verilerin kaydedilmesi

MADDE 135. - [1] Hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydeden kimseye altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
[2] Kişilerin siyasî, felsefî veya dinî görüşlerine, ırkî kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlâkî eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin bilgileri kişisel veri olarak kaydeden kimse, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.

Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme

MADDE 136. - [1] Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


Tartışmada yararlı olabilecek notlar:

1- Bir kişinin TC kimlik numarasına ulaşmak zor değildir. Bir çok işlemde TC kimlik numarasının kullanılması zorunluluğu, bu numaranın kişisel veri olamayacak denli aleni olmasına yol açmıştır. Yine Nüfus ve Vatandaşlık İşleri sitesini kullanarak biraz tanıdığımız kişilerin TC kimlik numarasını bulmak, son derece kolaydır.

2- UYAP Vatandaş Portal üzerinden bir kişi ile ilgili davaya ilişkin bilgilere ulaşmak için TC kimlik numarasını bilmek yeterlidir. Diğer sorulanlar il, ilçe ve mahkeme olup, bunlar deneme yanılma yöntemi ile bulunabilecektir.

3- UYAP Vatandaş Portal üzerinden kişi ile ilgili davanın Dosya No, Dosya Türü (ceza-hukuk), Açılış Tarihi, Dosyanın Durumu (derdest-kararlı), Dava Türü (dava türü ya da suç türü), Davacı ve Davalı ya da Şikayetçi ve Sanık adı bilgilerine ulaşılabilmekte, duruşma günleri görülebilmektedir.

4-Duruşmaların aleniyeti ile UYAP üzerinden bu bilgilerin görülebilmesi farklı şeylerdir. Duruşmaların aleniyeti, duruşma anında orada bulunmayı gerektirdiği halde, UYAP üzerinden bu bilgilere hemen ulaşılabilmektedir. Yine herhangi bir duruşmayı izleyerek dava türü/suç türü anlaşılamayacağı halde, UYAP üzerinden bu bilgi elde edilebilmektedir.

5- UYAP bir yasaya dayanmamaktadır.

6- UYAP'ın yararlı olması ile yasalara uygun olması farklı şeylerdir.

7- "Kişisel veri" kavramının anlamı, içeriği belirlenmelidir.

8- Kişi hakkındaki bu verilerin UYAP ortamında yayınlanabilmesi için kayıt edilmiş olmalarının gerektiğine, bu kaydın yasal dayanağının bulunmadığına (5.notta sözettiğim gibi, UYAP, genelge ile yürütülmekte olup, yasal dayanağı yoktur) dikkat çekmek isterim.

Saygılarımla.
Old 11-09-2008, 10:24   #22
BaharB

 
Varsayılan

Sayın Aladağ;

Çocukların cinsel istismarına ilişkin açılan dava, davanın sanığının özel hayatının gizliliğine, hatta özel hayatına dair bir bilgi midir?

Vatandaş olarak, belki de çocuğum hastalandığında tedavisi için başvuracağım doktor hakkında, dava açılacak derecede ciddi iddiaları bilmek benim hakkım değil midir?

Basının bu bilgiyi haber yapması, halkın haber alma hakkı ile ilgili değilmidir? Gazetelerin, kesinleşmiş mahkeme kararlarını yayınlayan hukuk dergileri benzeri bir fonksiyonları mı vardır?
Old 11-09-2008, 10:35   #23
Nur Deniz

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan BaharB
Sayın Aladağ;
dava açılacak derecede ciddi iddiaları bilmek benim hakkım değil midir?

Basının bu bilgiyi haber yapması, halkın haber alma hakkı ile ilgili değilmidir? Gazetelerin, kesinleşmiş mahkeme kararlarını yayınlayan hukuk dergileri benzeri bir fonksiyonları mı vardır?

Aslında Sn BaharB siz kendi cevabınızı zaten vermişsiniz. Sadece şunu hatırlatmak isterim. Adı üzerinde ''iddia,, .

Ve bir şey daha bırakın uyapı filan , bu düşünceye göre haber alma hakkımız ise , zaten basın idama kadar gider.

Ve bırakalımda suçları da , cezaları da adalet yargılasın. Eğer toplumsal bir sıkıntı olacaksada suçu sabit olunca ifşa etsin. Ama yargılama aşamasında iken bazı insanların da henüz suçu yokken hayatı daha da kötüye gitmesin.

Kanaatim acizane budur. Zaten en detaylı bilgiyi Sn Cengiz Aladağ vermektedir.

Saygı ile..
Old 11-09-2008, 10:35   #24
Av.Cengiz Aladağ

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan BaharB
Sayın Aladağ;

Çocukların cinsel istismarına ilişkin açılan dava, davanın sanığının özel hayatının gizliliğine, hatta özel hayatına dair bir bilgi midir?

Vatandaş olarak, belki de çocuğum hastalandığında tedavisi için başvuracağım doktor hakkında, dava açılacak derecede ciddi iddiaları bilmek benim hakkım değil midir?

Basının bu bilgiyi haber yapması, halkın haber alma hakkı ile ilgili değilmidir? Gazetelerin, kesinleşmiş mahkeme kararlarını yayınlayan hukuk dergileri benzeri bir fonksiyonları mı vardır?

Sayın BaharB,
Yazdıklarınızın ilk paragrafı konu ile ilgili, diğerleri bu forumdaki tartışmanın dışındadır.
İlk paragrafdaki sorunuzun yanıtını arıyoruz tartışarak: "UYAP üzerinden yayınlanan dava ile ilgili bilgiler, özel hayata ilişikin bilgiler midir? Eğer öyle ise, bunların yasal dayanağı olmayan UYAP ortamında kaydedilmesi ve yayınlanması TCK'na aykırı mıdır?"
Old 11-09-2008, 10:46   #25
BaharB

 
Varsayılan

Sayın Nur Deniz;
Hukuçuların bile çoğu zaman içinden çıkamadığı, sınırlarını AİHM nin bile çizmekten kaçındığı bir hukuki konu hakkında, tartışmaya katılma cesaretiniz gerçekten takdire şayan...
Old 11-09-2008, 10:52   #26
BaharB

 
Varsayılan

Sayın Alaldağ;
Haklısınız. Ben de verdiğiniz örneğin konuyla ilgili olmadığını göstermek bakımından eklemiştim mesajı...
Old 11-09-2008, 11:24   #27
Av.Cengiz Aladağ

 
Varsayılan

Sayın BaharB,
Forumun ilk mesajında
Alıntı:
Yazan Av.Cengiz Aladağ
UYAP Vatandaş Portal, vatandaşların kendileri ile ilgili davalara ilişkin bazı bilgileri görebilmeleri amacıyla yapılmış. Ancak TC kimlik numarasını bilen ilgisiz biri de bu bilgilere ulaşabilir.
Bu durumu TCK 134,135 ve 136 maddeleri çerçevesinde tartışmaya açmak istiyorum.
Bir kere; kişisel bilgi nedir? TC kimlik numarası, kişiyle ilgili davaya ilişkin bilgiler kişisel veri midir? 135. maddenin gerekçesi "Suçun konusu, kişisel verilerdir. Gerçek kişiyle ilgili her türlü bilgi, kişisel veri olarak kabul edilmelidir." diyor.
Ayrıca davalara ilişkin bilgilerin internette, sadece TC kimlik numarası ile ulaşılabilecek şekilde yayınlanması hukuka aykırı mıdır? Bu bağlamda UYAP'ın bir yasaya dayanmadığını anımsatmak da isterim.
Saygılarımla.
demiştim.

Sözkonusu örneği, tartışmayı başlatan 1 no.lu mesajımın somut olay çerçevesinde görünümünü açıklamak için vermiştim.

Bu örneği vermemin ve tartışmayla ilgili notları içeren mesajımı yazmamın bir diğer nedeni de, katılımcıların aşağıya alıntıladığım mesajlarıdır.

Alıntı:
Yazan Nur Deniz
Bu konuyla ilgili olarak az önce çok iyi bilgisayar ve internet bilgim olmamasına rağmen UYAPı denedim. Ve gördüklerime inanamadım. Sadece TC numarası ile bulunduğum ilin adliyesinde müşteki ya da sanık olarak tüm bilgilere duruşma günlerine ulaştım.

Çok basit bilgilerle halen yargıda olan ve sonuçlanmamış davalar nedeni ile açıkçası kendimi afişe edilmiş gibi hissettim.Ve çok ilginç olan bir diğer konu ise müşteki olduğum bir dosyanın ise ''Özel Hayatın Gizliliğini İhlal,, olması .

...

Ama gördüğüm kadar ile UYAP ta il,ilçe adliyeleri dahil olmak üzere açılmış olunan her dosyaya ulaşmak , dosya sorgulamak çok kolay.

Alıntı:
Yazan hukuk rüzgarı
Gerçekten de konu vahim . benim kişisel bilgilerim herkese açık o zaman . çünkü birini az buz tanıyan ana baba ismin gibi bilgilere eriştiğimi tc kimlik numarasını elde edebiliyor. tc den de her türlü bilgilerime ulaşabilecek demektir.

Alıntı:
Yazan Av.Kadir Altunbas
UYAP Vatandaş Portaldan bilgi elde edebilmek için sadece TC numarasını bilmek yeterli değildir. Bunun yanında kişinin hangi ilin, hangi ilçesinde, kaç numaralı ve hangi mahkemede yargılandığının da bilinmesi gerekmektedir. Bu kadar bilgiye sahip olan kişi suça konu olayın ya ilgilisidir, ya da bu konuya ilişkin haricen bu bilgilere ulaşmıştır.

Bu bilgilerin tamamına sahip bir kişi dilerse o suçla ilgili olarak yapılan yargılamada, duruşmayı izleme hakkına da sahiptir. Yargılamanın suça sürüklenen çocuklar dışında aleniliği ilkesi söz konusudur. Bu nedenle Vatandaş Portaldan bilgi edinilmesinde bir sakınca bulunmamaktadır.

...

Teknolojinin bir gereği olarak vatandaşlar ve dolaylı olarak da avukatlar için faydalı bir uygulamadır. Kişi hak ve hürriyetlerini zedeleyici bir durum söz konusu değildir. Bu nedenle yukarıda yapılan eleştirilere katılmıyorum.

Alıntı:
Yazan r.o.cinar
sanırım toplumumuz mahkemeyi halen ''düşülen'' bir yer olarak görmekte olduğundan dolayı,tc kimlik numarasını, doğduğu ili ilçeyi vs vs'yi bilen birisinin mahkemedeki yargılamasının ne aşamada olduğunu başkalarının bilmesinden rahatsızlık duyuyor.

tekrar belirtmek isterim ki bir kişi hakkında bu kadar çok kimlik bilgisi sahibi olan bir kişinin o kişinin yargılamasının hangi aşamada olduğunu bilmesi gayet normal ve hukuka uygundur.sonuçta mahkemeler haklının hakkını aradığı kamuya açık yerlerdir.

Yine hukukçu olmayan üyemiz sayın Nur Deniz'in tartışmaya katılımının, hukuksal bir sorunun hukukçu olmayanlarca algılanışı, somut görünümü, hukukun uygulamadaki sonuçlarını göstermesi bakımından önemlidir.

Tekrarlamak istiyorum ki, bu forumda tartışmaya açtığım konular şunlardır:
1- "Kişisel veri (bilgi)" kavramının anlamı ve içeriği,
2- TC kimlik numarası ve kişiyle ilgili davaya ilişkin bilgilerin kişisel veri olup olmadıkları,
3- Davalara ilişkin bilgilerin yasal dayanağı olmayan UYAP aracılığı ile kaydedilmesi ve yayınlanmasının TCK 134,135 ve 136 maddelerine aykırı olup olmadığı.
Saygılarımla.
Old 11-09-2008, 11:36   #28
Nur Deniz

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan BaharB
Sayın Nur Deniz;
Hukuçuların bile çoğu zaman içinden çıkamadığı, sınırlarını AİHM nin bile çizmekten kaçındığı bir hukuki konu hakkında, tartışmaya katılma cesaretiniz gerçekten takdire şayan...

Bunu eleştiri olarak algılamıyor ve teşekkür ediyorum. Şunu belirtmek isterim ki insan yoksa suçta, ceza da , adalette aranmaz.Kaldı ki benim mesajlarım sadece şahsım adıma düşüncelerimi belirtmekten öte değildir.

Kaldı ki farkedildi mi bilmiyorum ama burdaki forum kişisel bilgilerdir.Ve UYAP'ın bu konuda kullanım alanıdır.

Adı üzerinde efendim siz de yazmışsınız İnsan Hakları. İnsani hakkımı kullandım.

Saygılar.
Old 15-09-2008, 22:26   #29
macallan

 
Varsayılan

Şeytanın gör dediği!
Biz vatandaşı tartışırken idare açılan bütün davaları,celse tutanaklarını,tanık ifadelerini ve soruşturmaları görebilir mi ? Bir de bunu tartışalım.UYAP için acil yasa gereklidir.

Saygılarımızla
Old 23-09-2008, 14:35   #30
persona

 
Varsayılan

gelişmiş ülkelerde çok büyük özenle üstünde tartışılan bir konunun bir kişi hele isminin başında AV ibaresi olan birisi tarafından bu kadar basite indirgenmesi gerçekten aynı ibareyi taşıyan birisi olarak beni çok düşündürdü...

konuyu tekrar olması gereken seviyeye çekmek adına sayın Aladağ ın sorduğu sorulara dönmekte yarar var.

karşılaştırma yapmak açısından farklı sistemler konuyu nasıl düzenlemiş ona bakmak sanırım bu noktada faydalı olacaktır.

İngiliz hukuku kişisel veriyi kabaca şu şekilde tanımlamış (Criminal Evidence Act 1984 (PACE), , sözkonusu bilgiler sayesinde o kişiyi belirleyebiliyorsak o veri kişisel veridir. bu anlamda kimlik numaramız kesinlikle bizi belirleyen bir veridir, ve uyap sitesinde çok rahat şekilde görülmesine olanak tanınmış bizimle alakalı mahkeme kararları da yine bu anlamda ingiliz hukukuna göre kişisel veri kapsamındadır, çünkü biraz önce dediğim gibi bu veriler bizi açığa çıkaran bizi belirleyebilen bilgilerdir.şimdi bu noktayı ortaya koyduktan sonra ingiliz hukuku bu verilere nasıl bir koruma öngörmüş ona gözatmakta yarar var sanırım.


1998 tarihli ingiliz data protection act , kişisel verilerin korunması konusunda sekiz prensip öngörmüş.


1-kişisel verileri elinde bulunduranlar bu verileri hukuka uygun ve adil şekilde elde etmiş olmalılar.
2-kişisel veriler sadece hukuka uygun olarak kullanılmalı. Hukuka uygun olmayan kullanımlar kesinlikle yasaklanmıştır
3-herhangi bir şekilde kişisel verilerinin saklanması gerekiyorsa, bu verilerin kullanımı bu amacı aşacak şekilde olmamalıdır.
4-kişisel veriler gerçeğe uygun olmalı ve eğer gerekiyorsa güncellenmeli
5-kişisel veriler amacın gerektiğinden fazla süre saklanmamalı.
6-kişisel veriler yine bunların saklanma amacına uygun olarak ancak işlenebilir.
7-bu verilerin çalınmasına ve hukuka aykırı olarak kullanımları ve yok olmalarını önlemek amaçlarına yönelik olarak teknik önlemler alınması şarttır.
8-bu verilerin avrupa birliği dışına çıkarılmaları yasaklanmıstır. Buna istisna olarak eğer çıkarılan ülkede avrupa birliği düzeyinde bu verilere koruma getirmişse transfer mümkün olabilir.


bizdeki durum demek ki ingilterede yaşanmış olsa, konunun aslında tartışalacak bir taraf olmayacaktı.



Amerikan hukukuna kabaca bakacak olursak, 90 lı yıllarda yapılan bir ankette amerikan halkının yüzde 80 i kişisel verilerinin üzerindeki hakimiyeti yitirdikleri görüşünde.. ve amerikan yüksek mahkemesinin konu ile alakalı çok ilginç kararları var gerçekten... örneğin (Smyth v. Pillsbury (1996) davasında mahkeme, e-maillerin işveren tarafından izlenmesini hukuka uygun bulurken, Arizona v. Evans (1995) davasında kişisel verilerin iyiniyetli olarak yapılan bir hata sonucu diğer kişiler tarafından çalınmasına, verileri tutanın sorumlu olmadığı sonucuna varmış...yani ameikada genel geçer bir ilkeden ve uygulamadan bahsetmek güç.



sonuç olarak bence bu konuda hukukçular olarak ciddi bir tartışma yaratılmalı, ve özellikle yeni gelişen teknolojiler özellikle internet sonrasında kişisel verilerimizin nasıl korunacağı konusunda dünya standartlarına (özellikle bizim için AB standartlarına) uygun yasal düzenlemeler için bizi yönetenlere baskı yapmalıyız ... konu basite indirgenemeyecek kadar ciddi çünkü.



bu arada Scientific American dergisinin bu ayki sayısı bu konuya (internette verilerin korunması) adanmış, ilgilenenlere şiddetle tavsiye edilir...
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Tck:135; Kişisel verilerin kaydedilmesi uye 18849 Meslektaşların Soruları 4 29-04-2009 09:56
Hukuk Ne Der VatandaŞ Ne SÖyler Durdu GÜNEŞ Yazdıklarımız - Yazdıklarınız. 0 25-06-2008 16:05
İcra takibi başlatırken Uyapta yanlış kişinin borçlu olarak kaydedilmesi sarissa Meslektaşların Soruları 4 02-05-2008 10:10
Kişisel Verilerin Otomatik İşlenmesinde Bireylerin Korunması Sözleşmesi Av.Habibe YILMAZ KAYAR Hasta Hakları Çalışma Grubu 0 29-08-2006 20:51
Seyyar Vatandaş...! gugule Meslektaşların Soruları 0 17-03-2005 17:14


THS Sunucusu bu sayfayı 0,08311391 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.