Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Bankaların tuhaf rehin takipleri!!

Yanıt
Old 16-10-2006, 22:51   #1
mslmklvz

 
Varsayılan Bankaların tuhaf rehin takipleri!!

Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılırken bazı bankalar dosyaya rehin belgesi koymuyorlar.Araç ruhsat fotokopisine dayanarak ( üzerinde aracın rehinli olduğu yazdığından ) rehin takibi yapılıyor.Buna dayanarak da rehinli araç üzerine yakalama şerhi konularak araçlar bağlanıyor.
1-Bu yolla araç üzerine yakalama şerhi konulabilir mi?
2-Bu fotokopi belgeye dayanarak rehin takibi yapılabilir mi?
Bu konuya ilişkin fikirlerinizi ve varsa içtihat paylaşırsanız sevinirim. Saygılar.
Old 17-10-2006, 00:09   #2
Av. Can DOĞANEL

 
Varsayılan

Sn mslmklvz
Alıntı:

Takip talebi:
Madde 145 - (Değişik madde: 18/02/1965 - 538/65 md.)
Alacağı menkul rehni ile sağlanmış alacaklı, takip talebinde 58 inci maddede yazılı hususlardan başka merhunun ne olduğunu ve merhun üçüncü şahıs tarafından verilmiş veya merhunun mülkiyeti üçüncü şahsa geçmiş ise onun ve merhun üzerinde sonra gelen rehin hakkı mevcut ise bu hakka sahip olan şahsın ismini de bildirir.

Takip talebinde bulunması gerekenler yukarıdadır. Buradan benim anladığım fotokopi belge dahi sunulmaksızın takip yapılabilir. Kaldı ki araç ruhsat fotokopisindeki rehin şerhi alacaklı banka tarafından alacak tahsil edilmedikçe ve alacaklı banka rıza göstermedikçe kaldırılamaz. Borçlunun mahkemece tayin edilecek tevdi mahalline ödeme yapması hali müstesna.. Olayda hakikate aykırı olarak rehin olmadığı halde yapılmış bir rehin söz konusu ise zaten itiraz yolu ile giderilebilir. Bunda sakıncalı gördüğünüz yan nedir anlayamadım? (Banka vekili falan değilim. )
Old 19-10-2006, 08:52   #3
mslmklvz

 
Varsayılan

Sayın Doğanel ;

Nasıl ki kambiyo takiplerinde kambiyo senedi ibraz edilmeden kambiyo takibi yapılamıyorsa , rehin belgesi olmadan da rehin takibi yapılamaz diye düşünüyorum.Takip talebinde bulunması gereken hususlar arasında rehin belgesine yer verilmemiş olması rehin belgesi olmadan rehin takibi yapılabileceği anlamına mı gelmektedir? Bir banka bütün takiplerinde ruhsat fotokopisini kullanarak rehin takibi yapmıştır.Bence bu şekilde rehin takibi yapılamaz .Rehin belgesi ibraz edilmelidir.Bankaların taşıt kredisi verdiklerinde rehin olduğu iddia edilen araçlar üzerinde rehin olup olmadığı ise ayrı bir tartışma konusudur.( medeni kanun 853 vd maddelerine göre )

Ayrıca icra kanununun rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takibi düzenleyen 145 vd maddelerinde ödeme emri ile birlikte rehinli araç hakkında yakalama şerhi gönderilebileceğine dair herhangi bir düzenleme mevcut olmadığı gibi ipoteklerde uygulanan ödeme emri ile birlikte tapuya haber verme şeklindeki düzenlemeyi her iki takip türünün ayrı ayrı düzenlenmiş olması nedeniyle menkul rehinli takiplerde uygulamanın da mümkün olmadığını düşünüyorum.

Bütün bunlar ışığında bir borçlu hakkında ödeme emri ile birlikte aracı için yakalama şerhi gönderildiğinde ve araç muhafaza edildiğinde bu borçlu rehin hakkına veya alacağa itiraz edip ,mahkeme sonucunda haklı çıktığında bu süreçte aracının muhafaza altında kalmasının olumsuz etkileri mutlaka olacaktır.Bu nedenle takibi kesinleştirmeden ödeme emri ile birlikte yakalama şerhi işlemi usulsüz diye düşünüyorum.Banka takipleri ile ilgilenen meslektaşlar bu konuda ne düşünuyor acaba ?
Old 20-10-2006, 02:46   #4
Av. Can DOĞANEL

 
Varsayılan

Sn mslmklvz
Kambiyo takiplerine ilişkin hükümlerde kambiyo senedinin takibe ekleneceği açıkça düzenlenmiş. Ancak rehin konusunda böyle bir düzenleme yok. Menkul rehni teslimle doğar. Kanunda Rehin Belgesi diye bir düzenleme yoktur. Motorlu Araçlar ise istisna olarak sicili tutulan menkuller olduğundan rehin vs. haklar sicile işlenir. Ancak yine de tesim şarttır. Bu nedenle aracın bir yediemine teslimi yoluna gidilir. Buradaki rehnin sicile işlenmesi gayrimenkuldeki gibi kurucu unsur değildir. Yalnızca 3. kişileri korumak adına yapılır. Kurucu unsuru olsa yediemin uygulaması olmazdı. Bu nedenle kıyasen gayrimenkul rehnindeki uygulamanın yapılması gerektiği görüşünüze katılamıyorum. Ben diyorum ki ruhsat fotokopisini koymasa bile 145'e göre takip talebi ve ödeme emri geçerli olacaktır. Rehin hakkına itiraz söz konusu olur ise genel hükümlere göre ispat edilecektir. Ancak söz konusu olan sicile tescili yapılmış bir menkul rehni olduğundan itiraz halinde öncelikle ve yalnızca sicile bakılacağı muhakkaktır. Buradaki kaydı gereği gibi kontrol etmeyen ve hakikate muhalif haciz işlemi yaptıran alacaklının yaptırdığı haciz haksız hacizdir ve borçluya tazminat hakkı verir. Ayrıca banka vekili, ruhsat fotokopisini aslı gibidir diye onaylamışsa ayrıca mesleki sorumluluğu da doğar. Birileri böyle hatalar yapacak ki bize de iş çıkacak değil mi? Siz de araçtan mahrum kaldığınız günler boyunca uğradığınız gelir kaybını ve hatta uğradığınız manevi zararın tazmini için dava açarsınız. Hele bir de karşı taraf banka ki en temizi, tahsilat da kolay daha ne ister ki bir avukat.
Old 20-10-2006, 03:19   #5
Av. Muzaffer ERDOĞAN

 
Varsayılan Bankaların tuhaf rehin takipleri!!

İyi de sayın Doğanel;

Yasaya göre menkul rehninin oluşabilmesi için menkulün alacaklıya teslimi (zilyetliğin devri) gerekir. Oto kredilerinde hem rehin hem haciz oluyor ama zilyetliğin devrine ilişkin bir belge olmuyor. Bence rehin oluşmaz. Menkulün teslimi ve kullanıcıya evrakla teslimi gerekir.

Saygılar
Old 20-10-2006, 03:58   #6
Av. Can DOĞANEL

 
Varsayılan

Teslim bankanın yetki verdiği yediemine yapılıyor. Bu kişiyi de genel de borçlu temin ediyor. Yediemin olarak getirdiğiniz arkadaşınız da haliyle arabayı sizin kullanımınıza terkediyor. Yani risk alıyor. Bir nevi kanun dolanılıyor ama Yargıtay'ın rehin oluşmaz diye bir kararına rastlamadım. (Önüne çok sayıda ihtilaf gitmesine rağmen) Ayrıca motorlu taşıtlar siciline rehin şerhi veriliyor. Bu da ruhsata işleniyor. Kredi sözleşmesinde de hüküm oluyor. Ancak 145'e göre ne bu sözleşmeyi ne de rehni ihtiva eden bir belgeyi takibe koymak zorunda değil. İtiraz halinde elinde belge yoksa senetle ispat kuralına tabi ki toslayacaktır ama yasal durum bu.. Takibi yapar, itiraz halinde senetle ispat kuralı gereği bir belge sunamazsanız ancak o zaman sorumluluğuna katlanırsınız. Yani fotokopi belge sunmak veya hiçbir belge sunmamak takibin geçerliliğine etkili değil esasen.
Old 20-10-2006, 08:40   #7
Av.Mustafa ÇİMEN

 
Varsayılan Menkul Rehnİ İÇİn Teslİm Şart DeĞİldİr.

Can bey,
Öncelikle şu hususu belirteyim bankalar aracı yediemine teslim etmiyor, öyle bir uygulama yoktur.MK 940 maddesinde de "
2. Ayrık durumlar
MADDE 940.- Yetkili makamlar tarafından izin verilen kuruluşlar ile kooperatiflerin alacaklarının güvence altına alınması için, zilyetlik devredilmeden de, icra dairesinde tutulacak özel sicile yazılmak suretiyle hayvanlar üzerinde rehin kurulabilir. Bu amaçla tutulacak sicil tüzükle belirlenir.
Gerçek veya tüzel kişilerin alacaklarının güvence altına alınması için, kanun gereğince bir sicile tescili zorunlu olan taşınır mallar üzerinde, zilyetlik devredilmeden de, taşınır malın kayıtlı bulunduğu sicile yazılmak suretiyle rehin kurulabilir. Rehnin kurulmasına ilişkin diğer hususlar tüzükle belirlenir." denilerek belirtildiği üzere bankalara burada özel izin verilmiştir.
Old 20-10-2006, 21:34   #8
mslmklvz

 
Varsayılan

SAYIN DOĞANAEL;
Bu nedenle kıyasen gayrimenkul rehnindeki uygulamanın yapılması gerektiği görüşünüze katılamıyorum. ‘demişsiniz.öncelikle ben bu yönde bir görüş beyan etmedim.Bencde zaten kıyasen g.menkul rehnindeki durum uygulanamaz dedim.Bu tarz kredilerde rehin oluşmadığı fikrine bende katılıyorum.Ancak benim esasen tartışmaya açmak istediğim konu şuydu .Banka vekili ödeme emri henüz borçluya tebliğ olmadan trafiğe müzekkere yazdırararak araç hakkında yakalama şerhi konulmasını ve aracın muhafazasını talep etmiş.İcra dairesi de bu talebi kabul etmiş.İİK da bu konuda bir düzenleme mevcut değil.Genelde bu konuda İİK 150/c den hareketle kıyas yoluyla bir uygulama yapıldığını öğrendim.Benim kıyasen uygulanamayacağını belirttiğim hususta buydu.Zira menkul rehni ve ipotek ayrı ayrı düzenlendiğinden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip kısmında düzenlenen İİK 150/c nin menkul rehninin paraya çevrilmesi yoluyla takiplerde uygulanamayacağını düşünüyorum.Ozman ödeme emri henüz tebliğ olmadan trafiğe çıkarılan müzekkerenin yasal dayanağı nedir bu konuda fikirlerinizi paylaşırsanız sevinirim.
Old 21-10-2006, 00:51   #9
Av. Can DOĞANEL

 
Varsayılan

@Av. Mustafa ÇİMEN: Bahsettiğiniz düzenlemeyi bulamadım. (Maddede tüzükten bahsediliyor) Bankaların böyle bir izni olduğundan da şüpheliyim. Ya da en azından benim müvekkillerimle ihtilafı olan iki bankanın haberi yok ki yediemin uygulamasına devam ediyorlar.
@mslmklvz: Rehin hakkı sahibi alacaklı menkulün zilyedliği üzerinde üstün hak sahibidir. İhtiyati haciz ile ilgili İİK 257'de ön şart alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Ancak alacaklının ihtiyati haciz yaptıramaz durumda olması karşısında rehinle temin edilmiş alacağı için alacağı rehinle temin edilmemiş olan alacaklıdan daha zayıf durumda sayılması da mümkün olmamalıdır. Alacaklı İcra Müdürüne ruhsatında rehin şerhi bulunan araç üzerindeki üstün hakkını kullanarak rehin takibi açacağını söylüyor. O da yakalama emri çıkartıyor. Bundan sonraki safha itiraz ve rehin hakkının olup olmadığının tartışılmasıdır. Daha önce de dediğim gibi tazminat hakkınız vardır. Alacak için rehin teminatı almak alacaklının elini güçlendiren bir harekettir. Rehin almış alacaklıyı, adi takip yapmış teminatı olmayan alacaklı ile bir hatta ondan daha geri bir durumda düşünmek (Zira adi takip açan bile ihtiyati haciz yaptırabilir) yasanın ruhuna ters gibi geliyor bana..
Old 19-12-2007, 08:39   #10
savunman

 
Varsayılan yakalamanın dayanılmaz rahatsızlığı

Sayın Meslektaşlarım,
Müvekkilim şehirlerarası ambarcılık faaliyetinde bulunuyor. 9 adet aracı 2 farklı banka tarafından rehinli takibin başında yapılan alcaklının yakalama talebi nedeniyle bağlandı. Takiplere itiraz ettik. İtirazla birlikte hukuksal dayanaktan yosun yakalamaların kaldırılmasını istedik. Ümraniye 1. icra Md. yerleşik yargıtay kararlarının ve uygulamanın bu yönde olduğunu sözlü söyleyerek gerekçesiz olarak yakalamanın kaldırlmasını redetti. Şu yerleşik yargıtay kararlarını aradım hiç bir yerde konuya ilişkin ne bir bilimsel makale ne de bir yargıtay kararı bulamadım. Hatta bu sitemizde konuyu tartışmaya açtım, hiç bir meslektaşımız bu konuda görüş bildirmedi. İcra mahkemesine şikayet yoluna gittim. Aynı zamanda alacaklı banka bu dosyada takip değerini sonradan artırmış idi. Duruşmalar sürüyor. Ancak son duruşmada yakalamaların kaldırılması yönündeki tedbir talebim kabul edildi. Zira takip durduğu halde aylardır araçlar bağlı idi. Müvekkil araçları çalıştırcakki aksattığı son birkaç taksiti ödesin. Diğer yandan izmir (20) İcra Md.'de yine itirazla takip durmuş iken alacaklı bankaya üçüncü bir firma tarafından temlik amaçlı bir kısım ödeme yapıldı ve rehin alacaklısı banka vekili durmuş olan takipteki yakalamaların kaldırılması için talep açtı. Karar; evvelemirde bankaya haricen tahsil ettiği miktarın sorulmasına, red. Sayın Müdürüm 3. kişi dosyayı temlik almak için ödeme yaptı. Hem size ne haricen tahsilattan, bunu sormaya yasal hakkınız varmı? diye serzenişte bulunduysak da, benim devlet kuzey Irakta'ki teröristlere atacak bomba parasını nereden alacak diyor. Ama harcın hangi durumlarda alınmayacağı,150 c şerhinin kaldırılmasında, tapu, trafik vs tüm hacizlerin kaldırılmasında ve haricen tahsilatlarda icra dairesi vasıta kılınmadığından harcın alnmasına yer olmadığına ilişkin yargıtay kararlarının varlığını, esasen borçlunun ödemek zorunda olduğu halde alacaklıya soruyor olmanın abesliğinin sözlü olarak belirrtik. Nafile! Bu kez borçlu tarafı olarak biraz sonra müvekkille bir talep gönderiyorum. Durmuş olan takipte alacaklı vekilinin talebine rağmen yakalamayı kaldırmadığınızdan 17.12.2007'den itibaren her bir araç için günlük 500-ytl tutarlı tazminat davası açma, icra mahkemesinde şikayet ve savcılık suç duyurunda bulunma haklarımı saklı tuttuğumuzu belirterek. Du Bakalım ne olacak?. Saygılarımla!
Old 06-09-2008, 11:36   #11
s.deveci

 
Varsayılan

merhaba,
yaşadığını durumun tam tersi bir konumda bulunarak yardımınızı isteyeceğim.
müvekkil banka takip ksinleşmeden hatta takip talebi ile aynı zamanda yakalam konulmasını istiyor. ancak icra müdürü bu talebimizi reddetti. sizde ise yakalama talebi kabul edilmişi ve yakalamanın kaldırılması talebiniz reddedilmiş. söz konusu dosyanızın kararını bana gönderip yardımcı olabilirseniz çok sevinirim. şimdiden teşekkürler
Old 08-09-2008, 14:40   #12
savunman

 
Varsayılan Yakalamalar kaldırıldı

T.KONUSU : Şikayet
AÇIKLAMALAR
1- 01.02.2008 tarihli İcra Memurluğu kararını dosyayı incelemekle 18/02/2008 tarihinde öğrendik. Süresi içinde şikayet ediyoruz.
2- 4721 sayılı Yeni Medeni Kanun m. 94 düzenlenmeden önce, eski M.K. 853 gereği, geçerli bir rehinden söz edebilmek için rehinli taşınırın (yani taşıtların) rehin alacaklısına teslimi (zilyetlik devri) zorunlu olduğu için henüz icra takibinin kesinleşmesi beklenmeden araçların yakalanmaları mümkün idi. Oysa 4721 sayılı yeni Medeni Yasa m. 940/2 fıkrasında “Gerçek veya tüzel kişilerin alacaklarının güvence altına alınması için, kanun gereğince bir sicile tescili zorunlu olan taşınır mallar üzerinde, zilyetlik devredilmeden de, taşınır malın kayıtlı bulunduğu sicile yazılmak suretiyle rehin kurulabilir. Rehnin kurulmasına ilişkin diğer hususlar tüzükle belirlenir “ denildiğinden, artık rehin alacaklısına “zilyetlik devredilmeden” de ortada geçerli bir taşınır rehni söz konusudur. Bu nedenle takibin kesinleşmesi beklenmeden rehinli araçların yakalanarak alacaklıya teslimi zorunluluğu bulunmamaktadır.
3- İcra Müdürü talebimizde açıkça belirtildiği üzere yasal dayanaktan hiç söz etmemiştir. Yalnızca mantık geliştirmiştir. Oysa hukuksal işlemlerin MUTLAKA BİR YASAL DAYANAĞI OLMALIDIR.
Nitekim İ.İ.K. m. 145-147’de bahsi geçen “menkul rehnin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takip” yapılmış, dosyada mevcut icra mahkemesi kararına göre süresi içinde yapılan “rehne ve alacağa yaptığımız itiraz nedeniyle” İLAMSIZ TAKİP DURMUŞTUR. Şu halde ekteki Yargıtay kararlarında yazılı olduğu şekilde, ilamsız takibin durmasıyla, tıpkı bir filmin geri sarılması gibi hacizler ve yakalamalar kalkar ve takip başa döner.
Bir an için yakalamanın hukuka uygun olduğunu varsaydığımızda ne olacaktır? Araçlar yakalanarak yediemine çekilecek, ancak ilamsız takip durmuş olduğundan başkaca bir işlem yapılamayacaktır. Alacaklı taraf, açacağı itirazın iptali (yada kaldırılması ) kararıyla haklı çıkıncaya kadar, araçların yediemin otopark parası birikecektir. Alacaklı taraf haksız çıkar ise yediemin otopark parasını kim ödeyecektir? Tabii ki borçlu taraf ödeyecektir. Bu durumda anayasa (Türkiye Cumhuriyeti Anayasası; “141. maddesinin son fıkrası; Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir.”) hükmü ve icra hukukundaki, “icra memurunun alacaklı ve borçlunun çıkarlarını gözeterek en az masrafla ve en hızlı şekilde işlemleri yürütmesi yükümlülüğü” nasıl işlemiş olacaktır? Sonuçta, alacaklı da takibinde haklı çıksa, borçlu da itirazında haklı çıksa , ortada birkaç yıl otoparkta yatarak değer yitirmiş kamyonlar ve yüklüce bir yediemin ücreti olacaktır.
Oysa dosyamızdaki kamyonlar şehirlerarası taşıma işinde kullanılmaktadır. Trafikte kaldıkları sürece gelir getirmektedirler. Bunlar bağlanmayıp (yakalanmayıp) çalışırsa, alacaklının haklı çıkmasında alacağını tahsil imkanına kavuşacak, borçlunun haklı çıkması halinde ise “ 2 yıl araçlarımızı otoparkta bağladınız, ekmeğimizle oynadınız, adaletin bu mu Türk Hukuku? “ diyemeyecektir.
Şu halde açıkladığımız nedenlerle, yasal dayanağı olmayan yakalama kararlarının kaldırılmasına karar verilmesini istemek zorunluluğu doğmuştur.
HUKUKİ DELİLLER : İcra Dosyası vs delil
HUKUKSAL NEDENLER : İ.İ.K.-M.K. T.C. Anayasası’nın ilgili maddesi
SONUÇ VE İSTEK : Yukarıda açıkladığım nedenlerle ŞİKAYETİMİZİN KABULÜ ile İzmir 4.İcra
Müdürlüğü’ nün 2006/14454 sayılı dosyasındaki 01/02/2008 tarihli
memurluk kararının kaldırılarak, REHİNLİ ARAÇLARIN
YAKALAMALARININ KALDIRILMASINA,yargılama gideri ve yasal
avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygılarımla
dilerim.18/02/2008
Şikayetçi Vekili
Av. Abdurrahman YILDIRIM
EKLER.- 1. Vekaletname,
2- T.C Adalet Bakanlığı 38 No’lu genelgesi,
------- 3- Yargıtay kararı.
-----
SONUÇ:İZMİR 3.iCRA MAHKEMESİ AYNI GEREKÇELERLE TALEBİMİZİ KABUL ETTİ VE YAKALAMALAR KALDIRILDI.
Old 27-10-2008, 16:50   #13
av.cemil

 
Varsayılan

Benzer bir durumda şu an benim başımda..bankalar takip kesinleşmeden araba yakalatmaya devam ediyorlar..sayın savunmanın dediği gibi Medeni Kanunun 940/2 taşınır rehninde zilyetlik yerine sicile kaydı esas aldığına göre,taşınır rehnin takip kesinleşmeden yakalama verilebilmesinin hukuki alt yapısı kalmıyor..bu konuyla ilgili icra dairelerinin son uygulamaları ve elinde mahkeme/yargıtay kararı olan meslekdaşlarım benimle paylaşırsa memnun olurum..
Old 14-01-2010, 11:17   #14
avukat2007

 
Varsayılan

Sayın Av. Cemil, yanıtnızda bahsettiğiniz "takip kesinleşmeden aracın yakalanmasından" kastınız rehnin paraya çevrilmesi yolunda mı uygulanmıştır. Yukarıdaki yazılardan anlayamadım rehnin paraya çevrilmesi ilam benzeri belgeye dayanıyorsa kesinleşme aranmaz. Yoksa bahsettiğiniz bankanın ilamsız takipte ihtiyati hacizle yapmış olduğu araç yakalaması mıdır?
Old 25-06-2011, 11:00   #15
Av. Yasin Yıldız

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan savunman
T.KONUSU : Şikayet
AÇIKLAMALAR
1- 01.02.2008 tarihli İcra Memurluğu kararını dosyayı incelemekle 18/02/2008 tarihinde öğrendik. Süresi içinde şikayet ediyoruz.
2- 4721 sayılı Yeni Medeni Kanun m. 94 düzenlenmeden önce, eski M.K. 853 gereği, geçerli bir rehinden söz edebilmek için rehinli taşınırın (yani taşıtların) rehin alacaklısına teslimi (zilyetlik devri) zorunlu olduğu için henüz icra takibinin kesinleşmesi beklenmeden araçların yakalanmaları mümkün idi. Oysa 4721 sayılı yeni Medeni Yasa m. 940/2 fıkrasında “Gerçek veya tüzel kişilerin alacaklarının güvence altına alınması için, kanun gereğince bir sicile tescili zorunlu olan taşınır mallar üzerinde, zilyetlik devredilmeden de, taşınır malın kayıtlı bulunduğu sicile yazılmak suretiyle rehin kurulabilir. Rehnin kurulmasına ilişkin diğer hususlar tüzükle belirlenir “ denildiğinden, artık rehin alacaklısına “zilyetlik devredilmeden” de ortada geçerli bir taşınır rehni söz konusudur. Bu nedenle takibin kesinleşmesi beklenmeden rehinli araçların yakalanarak alacaklıya teslimi zorunluluğu bulunmamaktadır.
3- İcra Müdürü talebimizde açıkça belirtildiği üzere yasal dayanaktan hiç söz etmemiştir. Yalnızca mantık geliştirmiştir. Oysa hukuksal işlemlerin MUTLAKA BİR YASAL DAYANAĞI OLMALIDIR.
Nitekim İ.İ.K. m. 145-147’de bahsi geçen “menkul rehnin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takip” yapılmış, dosyada mevcut icra mahkemesi kararına göre süresi içinde yapılan “rehne ve alacağa yaptığımız itiraz nedeniyle” İLAMSIZ TAKİP DURMUŞTUR. Şu halde ekteki Yargıtay kararlarında yazılı olduğu şekilde, ilamsız takibin durmasıyla, tıpkı bir filmin geri sarılması gibi hacizler ve yakalamalar kalkar ve takip başa döner.
Bir an için yakalamanın hukuka uygun olduğunu varsaydığımızda ne olacaktır? Araçlar yakalanarak yediemine çekilecek, ancak ilamsız takip durmuş olduğundan başkaca bir işlem yapılamayacaktır. Alacaklı taraf, açacağı itirazın iptali (yada kaldırılması ) kararıyla haklı çıkıncaya kadar, araçların yediemin otopark parası birikecektir. Alacaklı taraf haksız çıkar ise yediemin otopark parasını kim ödeyecektir? Tabii ki borçlu taraf ödeyecektir. Bu durumda anayasa (Türkiye Cumhuriyeti Anayasası; “141. maddesinin son fıkrası; Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir.”) hükmü ve icra hukukundaki, “icra memurunun alacaklı ve borçlunun çıkarlarını gözeterek en az masrafla ve en hızlı şekilde işlemleri yürütmesi yükümlülüğü” nasıl işlemiş olacaktır? Sonuçta, alacaklı da takibinde haklı çıksa, borçlu da itirazında haklı çıksa , ortada birkaç yıl otoparkta yatarak değer yitirmiş kamyonlar ve yüklüce bir yediemin ücreti olacaktır.
Oysa dosyamızdaki kamyonlar şehirlerarası taşıma işinde kullanılmaktadır. Trafikte kaldıkları sürece gelir getirmektedirler. Bunlar bağlanmayıp (yakalanmayıp) çalışırsa, alacaklının haklı çıkmasında alacağını tahsil imkanına kavuşacak, borçlunun haklı çıkması halinde ise “ 2 yıl araçlarımızı otoparkta bağladınız, ekmeğimizle oynadınız, adaletin bu mu Türk Hukuku? “ diyemeyecektir.
Şu halde açıkladığımız nedenlerle, yasal dayanağı olmayan yakalama kararlarının kaldırılmasına karar verilmesini istemek zorunluluğu doğmuştur.
HUKUKİ DELİLLER : İcra Dosyası vs delil
HUKUKSAL NEDENLER : İ.İ.K.-M.K. T.C. Anayasası’nın ilgili maddesi
SONUÇ VE İSTEK : Yukarıda açıkladığım nedenlerle ŞİKAYETİMİZİN KABULÜ ile İzmir 4.İcra
Müdürlüğü’ nün 2006/14454 sayılı dosyasındaki 01/02/2008 tarihli
memurluk kararının kaldırılarak, REHİNLİ ARAÇLARIN
YAKALAMALARININ KALDIRILMASINA,yargılama gideri ve yasal
avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygılarımla
dilerim.18/02/2008
Şikayetçi Vekili
Av. Abdurrahman YILDIRIM
EKLER.- 1. Vekaletname,
2- T.C Adalet Bakanlığı 38 No’lu genelgesi,
------- 3- Yargıtay kararı.
-----
SONUÇ:İZMİR 3.iCRA MAHKEMESİ AYNI GEREKÇELERLE TALEBİMİZİ KABUL ETTİ VE YAKALAMALAR KALDIRILDI.


Merhaba Abdurrahman bey. aradan çok uzun zaman geçmiş ama yardımcı olrusanız çok memnun olurum.

Bu konu ile ilgili çok aramama rağmen yargıtay kararı bulamadım. Elinizde olan veya yararlandığınız yargıtay kararlarını paylaşabilirmisiniz acaba. Şimdiden çok teşekkür ederim.İyi çalışmalar dileğiyle.
Old 01-02-2012, 23:43   #16
savunman

 
Varsayılan

Evet, rehnin paraya çevrilmesi yolunda uygulanmıştır.
Old 26-12-2012, 23:05   #17
tiryakim

 
Varsayılan

Dilekçenizde bahsettiğiniz yargıtay kararını eklermisiniz ayrıca icra hukuk mahkemesi kararı temyiz edildi mi edildiyse karar ne oldu
Teşekkürler
Old 24-08-2015, 14:27   #18
savunman

 
Varsayılan

Yargıtay 8. HD. 02.04.2013 T. E:178, K:4852


Taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluna ilişkin ilamsız takiplerde İİK. mad. 147 göndermesi ile uygulanması gereken İİK. mad. 62 ila 72 gereğince, süresi içinde yapılan itiraz ile takibin duracağı, yapılan takiple birlikte rehinli aracın kaydı üzerine rehinli takibe başlandığına dair şerh verilmesi mümkünse de; İİK. mad. 150/d'deki, satış hazırlıkları başlıklı kıymet taktiri ile ilgili hükmün, gayrimenkuller için uygulanacak ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takiplere ilişkin olduğu, müşterek hükümler arasında yer almadığı, İİK.nun 150/h maddesinden 153. maddeye kadar müşterek hükümler arasında belirtilen hususun düzenlenmediği, paraya çevrilme usulüyle ilgili atıf yapılan ve kıyasen uygulanacak hükümlerin de açıkça düzenlendiği ve İİK. mad. 150/g'de, İİK. mad. 150/d'nin kıyasen uygulanacak hükümler arasında bulunmadığı, kıyasen uygulanacağı belirtilen İİK. mad. 92 de dahil diğer maddelerin ancak takibin kesinleşmesinden sonraki safhada uygulanabileceği, itiraz üzerine durması gereken takiplerde icra müdürlüğünce takiple birlikte kıymet taktiri için veya başka gerekçelerle rehin konusu aracın yakalanıp muhafaza altına alınması yönünde tedbirlerin uygulanamayacağı, belirtilen tedbirlerin ancak takibin rehnin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip olması halinde uygulanabileceği ve ilamsız takipte takip kesinleşmeden rehinli menkulün muhafazaya alınmayacağı.


Şikayetçi borçlu vekili tarafından; Kadıköy 7. İcra Müdürlüğü'nün 2012/19470 Esas sayılı dosyası ile borçlu aleyhine taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile takipte bulunulduğunu, borçlu Ö.S.'nin takipten önce öldüğünü, ölü kişi aleyhine takip yapılamayacağını, asıl borçlu hakkında takibe girişilemediği müddetçe rehin verildiğini kabul etmemekle beraber rehin veren aleyhine de takip yapılmayacağını, İcra Müdürlüğü'ne bu sebeplerle ve borca, ferilerine, faize, rehin hakkına, rehin sözleşmesine, yetki, imza ve yazıya itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulduğunu, fakat araç üzerindeki yakalama şerhinin kaldırılmadığını, takip kesinleşmeden araç üzerine yakalama şerhi konulduğunu belirterek takibin iptalini ve yakalama şerhinin kaldırılmasını talep etmiştir

Mahkemece, borçlunun icra takibinden önce takip borçlusu Ö.S.ile ilgili mirasın reddinin tespiti için dava açtığı ve mirasın reddedildiğinin tespiti kararının kesinleştiği, bu nedenle Ö.S.'nin mirasını reddeden davacının ölü kişi aleyhine takip yapılamayacağından bahisle takibin iptalini talep etme sıfatı bulunmadığından ve davacı takip borçlusunun itirazı üzerine davacı yönünden takip olduğu yerde duracağından yakalama şerhinin kaldırılması talebinin reddine ilişkin icra müdürlüğünün vermiş olduğu kararda yasaya aykırılık bulunmadığı belirtilerek şikayetin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.

İlamsız takipte her türlü itiraz İcra Müdürlüğü'ne yapılabileceğinden ve bu itirazlar hakkında alacaklı talep ettiği takdirde itirazın kaldırılması ve itirazın iptali yargılaması sırasında inceleme yapılabileceğinden sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;

İcra dosyasının incelenmesinde takibin, taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takip olduğu, 20.09.2012 tarihinde aracın kaydına yakalama şerhinin konulmasına karar verildiği ve yakalama şerhinin işlendiği anlaşılmıştır .

Taşınır rehninin* paraya çevrilmesi* yoluna* ilişkin* ilamsız takiplerde İİK.nun* 147. maddesi* göndermesi ile uygulanması gereken aynı Yasanın* 62 ila 72. maddelerine göre* süresi içinde yapılan itiraz ile takip***durur, yapılan takiple birlikte rehinli***aracın kaydı üzerine rehinli takibe başlandığına dair şerh verilmesi mümkün ise de; İİK'nun 150/d maddesindeki, satış***hazırlıkları başlıklı kıymet taktiri* ile ilgili hükmün,***gayrimenkuller için uygulanacak ipoteğin***paraya***çevrilmesi yoluyla* takiplere* ilişkin* olduğu,* müşterek hükümler arasında yer almadığı, İİK.nun 150/h maddesinden***153. maddeye kadar müşterek hükümler arasında, belirtilen hususun düzenlenmediği, paraya* çevrilme***usulüyle***ilgili***atıf yapılan ve kıyasen uygulanacak hükümlerinde açıkça düzenlendiği, İİK.nun 150/g maddesinde, İİK.nun 150/d maddesinin kıyasen uygulanacak hükümler arasında bulunmadığı, kıyasen uygulanacağı belirtilen İİK.nun 92. madde de dahil diğer maddelerin ancak takibin kesinleşmesinden sonraki safhada uygulanabileceği, itiraz üzerine durması gereken takiplerde icra müdürlüğünce takiple birlikte kıymet taktiri için veya başka gerekçelerle rehin konusu aracın yakalanıp muhafaza altına alınması yönünde tedbirler uygulanamayacağı, belirtilen tedbirlerin ancak takibin rehnin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip olması halinde uygulanabileceği ve ilamsız takipte takip kesinleşmeden rehinli menkul muhafazaya alınmayacağından şikayetin bu yönden kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde şikayetin tümden reddine karar verilmesi isabetsizdir.

SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle, İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun***388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince* Yargıtay Daire***ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 02.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
rehin bırakanın cezai sorumluluğu MTL Hukuk Soruları Arşivi 0 24-05-2006 18:48
Rehin Tuba AY Hukuk Soruları Arşivi 0 14-02-2002 00:47


THS Sunucusu bu sayfayı 0,04968500 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.