Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Site Lokali Edebiyat, Müzik, Spor, Sinema, Bilgisayar.. Site üyelerimizin hukukla ilgisiz konularda sohbetleri için. [Siyaset ve din bu sitede konu dışıdır!]

Postacı Kapıma Bir Kağıt Yapıştırmış

Yanıt
Old 15-06-2008, 13:19   #1
duyurucu1

 
Soru Postacı Kapıma Bir Kağıt Yapıştırmış

Postacı kapıma bir kağıt yapıştırmış.Komşuya da haber bırakmış.”Postanede bir koli var gelsin alsın”demiş.

Ben yalancıktan meraklanarak “Acaba bana kim ne gönderdi?”diye meraklandım.Postaneye gittim.Koliyi aldım .Eve getirdim açmadım.Sonra peş peşe iki koli daha geldi.Onları da yalancıktan meraklanak aldım eve getirdim.Açmadım.Üçünü de çalışma masamın üzerine dizdim.

**

Bu gün önce küçük oğlumdan telefon geldi.”Baba nasılsın?Ben seni babalar günü nedeniyle aradım.Babalar günün kutlu olsun”dedi.

”Sağ ol evladım.Beni aradığın için teşekkür ederim.”dedim.Karşılıklı iyi niyet içeren temennilerden sonra telefonu karşılıklı kapattık.

Elim ortadaki koliye gitti.”Acaba küçük çocuğum bana ne almış?”diye yalancıktan meraklandım.Koli bir kitaba benziyordu.”Tabi ya. Çocuk üniversitede okuyor .Parası da yoktur garibimin.Bana öyle değerli bir hediye alamaz..Alsa alsa kitap alır.”diye düşündüm.Koliyi açtım İlber Ortaylı’nın Osmanlı Tarihi üzerine bir araştırma kitabıydı.Çok mutlandım.”Bak kerataya telefonla zaman zaman konuşmalarımızdan benim hangi konulara ilgi duyduğumu sezmiş en sevdiğim yazarlardan birinin kitabını bana postayla göndermiş.Teşekkür ederim küçük oğlum.Beni babalar gününde mutlu ettin” diye düşündüm.Kitabı yatak odamda baş ucuma koydum.”Her gece yatmadan önce okurum”diye düşündüm.

Daha kitabı yatağımın baş ucuma yeni koymuştum ki.Telefon gene çaldı.Zaten bekliyordum.Bu gün babalar günü ya çocuklarım peş peşe beni arar halimi hatırımı sorarlar.Yanılmamışım.Bu defaki kızım.Kendisi doktor.

”Baba nasılsın?Sağlığın nasıl.Babalar günün kutlu olsun.Biz de şu anda torununu da aldık tatildeyiz.Okullar tatil oldu ya bunu fırsat bilip.Aile boyu tatil yapıyoruz.Çok şahane.Zaten sene boyunca çok sıkılmışız.Torununun da sana selamı var.Hadi hepimiz seni öpüyoruz.”Çat.telefon kapandı.

Ben “alelacele teşekkür.. falan”diye birkaç laf edecek oldum.Telefon kapanmıştı.

”Neyse” dedim.”Hiç olmazsa aradı ya “diye içimdeki şeytanı bastırmaya çalıştım.”Hem torunda yanlarındaymış İyi iyi Tatil yapsınlar.Hakları.Çocuklar bir sene yoruldular.O hasta senin bu hasta senin .Sürekli elin insanlarını tedavi etmekten yoruldular.Zarar yok şimdi kalan zamanlarını babalarına telefon ederek boşuna harcamasınlar.Kendileri mutlu olsunlarda.”diye düşündüm.

Masanın sol başındaki koliyi aldım.”İçinde ne var acaba?Kızım bana babalar gününde ne almış acaba?”diye yine yalancıktan meraklandım.Ellerim mutluluktan titreyerek açtım.Aaa.! Bir gömlek bir de kravat almış.Üzerine de “Babacığım babalar günün kutlu olsun.Seni seviyorum”diye yazmış.

Çok mutlandım.Zaten kızım oldum olası babasını çok sever.Kız çocuğu oluşundan mıdır?Nedir?Babasına özel bir ilgisi var.Gözlerim nemlendi.Başının iki yanına saçlarını toplayıp tokayla tutturarak iki boynuzlu çocuksu hali gözümün önüne geldi.

Bu gömleği de Yatak odasındaki karyolamın üzerine koydum.Akşama kadar bakıp duracağım.Yarın iş günü kızımın aldığı gömleği giyeceğim.Kravatı da takacağım.Avukat arkadaşlardan takılanlar olacaktır şüphesiz.”Ne o duyurucu1 yine senenin moda rengi gömleği takmışsın sırtına.Kravat da hani pek yakışmış” diyecekler.”Anlayalım yani aganigi naganigi işleri mi?”Ben gülümseyerek ve gururla;”Yok canım bu yaştan sonra aganigi naganigi işleri kim biz kim.?Kızım almış.Babalar günü nedeniyle üşenmemiş.Yol uzun Bana ulaşması zor olduğu için postayla göndermiş” diyecek ve onlara hava atacağım.

Bu düşünceler içerisinde öğle yemeğimi yedim.Masanın üzerinde bir tane hediye kolisi kaldı.Biraz ağır bir şey.Acaba içerisinde ne var?Şu çocuklarda bir alem vallahi.Sürpriz yapmasını ne çok seviyorlar.Eee.Geçmişte zor günler geçirdim.Çocuklarımı okuttum.Aynı senelerde iki çocuğumu üniversitede okuttum.Kızım doktor oldu.Evli. Bir çocuğu var.Evi arabası her şeyleri var çok şükür.Küçük oğlum şu anda üniversitede ona da her ay geçimi için öbür çocuklarıma yaptığım gibi maaşını gönderiyorum.Büyük oğlum da doktor. Ona da sonuna kadar destek oldum.O şimdi Ortopedi doktoru.İşi de iyi.Ameliyatlar falan.Çocuğun kafasını kaşıyacak zamanı yok.Elin insanlarını her gün kesip biçiyor.Onlara şifa dağıtıyor.

Çocuklarımla gurur duyuyorum.Başkalarının yanında onlardan gururla ve övünerek söz ediyorum.

Öğleden sonra biraz uzandım.Uyumuşum.Bel fıtığından muzdaribim.Diğer zamanlar ağrıdan sızıdan uyuyamıyorum ki.Bu gün biraz rahatım.Geçen hafta gittiğim ortapedi doktoru.”Şu ilaçları al.Sonra yanıma gel “demişti.İlaçlar tükenince yeniden gitmek gerek.Ortopedi doktoruna beni muayene ederken”Bak benimde oğlum da ortapedi doktoru” diyecek oldum.İnanmadı galiba.”Tamam amca sen ilaçların tükenince bir daha gel ağrına sızına bakarız”demişti.her halde benim oğlumda yabancı insanları böyle tedavi ediyordur.Kızımda.Ellere böyle şifa dağıtıyorlardır.

Uyandığımda vakit akşama geliyordu.Ve masamın üzerindeki ağırca paket.Öylece duruyordu.

Balkona çıktım.İçeri girdim.Paket öylece duruyordu.Büyük oğlum ortapedi doktoru olan beni aramamıştı.Meraklandım.”Acaba başına bir şey mi geldi ki?Şimdiye kadar araması gerekirdi”diye düşündüm. Aramadı

Akşam yemeğini balkonda yedim. Hava kararıyordu.Tam son lokmalarımı yutmuştum ki telefon çaldı.Arayan büyük oğlumdu.”Baba nasılsın?Babalar günün kutlu olsun.Biz şimdi gelinin ile yemekteyiz.Bu gün babalar günü ya.Yakında ben de baba olacağım.Gelininin doğurmasına daha onbeş gün kadar var.Biz de bu vesileyle baba adayı olarak ve babalar günü nedeniyle yemeğe çıktık.Gelinin bana baba adayı olmam nedeniyle güzel bir hediye aldı.Çok beğendiğim bir takım elbise vardı.Onu benden gizlice habersiz almış.Sabah bana sürpriz yaptı.Çok mutlandım.Sen nasılsın sağlığın nasıl.Bel fıtığın nasıl oldu? Ağrıların var mı?”diye devam etti.Ben “hayır ağrılarım yok oğlum.Zaten bel fıtığı da öğle önemsenecek bir hastalık değilmiş.Hem bendeki sadece önemsiz bir ağrı.O da geçti gitti.Şimdi maşallah turp gibiyim.Sağlığım iyi.Beni o kadar işinin arasında zaman ayırıp aradığın için teşekkür ederim”dedim.

“Aaa.Aşkolsun baba.Aramam mı hiç?Sen vaktiyle bizim için ne fedakarlıklarda bulundun?Ben bu gün ortapedi doktoru isem senin sayende oldum.Sen beni yönlendirmeseydin,teşvik etmeseydin şimdi belki de mesleksiz biriydim.Herşey senin sayende oldu.Beni bu duruma getiren sensin.Hem bendeki özellikler Mendel Kanunlarına göre senden geçti.Bu gün bazı üstün özelliklere sahipsem,çevremde iyi ameliyat yapan,neşteri keskin bir doktor olarak tanınıyor ve ün yapmış isem bu senin sayende oldu.Senden bana geçen özellikler sayesinde oldu.”

Ben “Yok canım.Öylemi “filan diye işi geçiştirmeye çalışıyordum.Olum olası övülmekten hoşlanmazdım.Utanırdım.

“Yok yok” diye devam etti.”Tevazu gösterme.Bu gün ben ve kardeşlerim neye sahipsek.Senin sayende oldu.Hiç seni unutur muyuz?Hakkını nasıl öderiz acaba….”diye bir süre daha konuştu ve telefonu iyi niyetlerle kapattı.

Ben son kalan hediye paketine yöneldim.Sanki içindekini bilmiyormuş gibi yaparak ve sanki heyecanlanıyormuş gibi yaparak Paketi açtım Aaa ne göreyim.Bir laptop bilgisayar.!”Hay Allah.Sakalın ağara büyük oğlum”diye içimdem geçirdim.”Nasıl da bildi böyle laptop bilgisayara ihtiyacım olduğunu.Gündüzleri ofisimdeki sabit bilgisayardan çalışıyor.Yazılar yazıyordum.Akşam olunca bazen Türk Hukuk Sitesine giriyorum .Meslektaşlarla dertleşiyoruz.İyi oluyor.Akşam yazdıklarımı ertesi gün ofiste yazıp Türk Hukuk Sitesine göndermek bayağı zor oluyordu.Demek büyük oğlum geçenlerde telefonla yaptığımız konuşma sırasında anlattığım bu ihtiyacı aklında tutmuş Bana laptop bilgisayar göndermiş.Böylece anında yazıp anında Türk Hukuk Sitesine gönderebileceğim.”Vay benim akıllı ve düşünceli oğlum.Babasını düşünen oğlum.Yok yok .Benim çocuklarımın üçü de düşünceli ve akıllı.Babalarını sever ve sayarlar.Saygıda kusur etmezler.Babalar gününde hem arar.Hem babalarının hediyesini getirirler.Getiremeseler dahi ulaştırırlar.Bayramlarda kesinlikle gelir babalarını ziyaret ederler.Hediyelerini getirirler..Öğle başkalarının çocukları gibi babalarını aramazlık yapmazlar.Ya da sadece telefon edip Baba nasılsın iyi misin diye kuru kuruya babalar günü kutlamazlar.Muhakkak hediye alırlar.Yok yok benim çocuklarım bambaşka.Onlarla gurur duyuyorum”

Laptop bilgisayarı aldım öbür hediyelerin yanına yatağın üzerine koydum.Seyretmeye başladım.Onların her birini gördükçe kendi çocuklarımı görüyor gibi oluyordum.

O sırada eşim mutfaktan seslendi.”Duyurucu1 neredesin? nereye kayboldun yine”Eşim bensiz yapamaz.Kalbim,şekerin bel fıtığım Baş dönmem ..olduğu için beni gözünden ayırmaz.Bir yerlerde sessizce düşüp öleceğimden korkuyor.”Benim yirmi dört saat korumam.

“Eee pes vallahi “ dedi eşim.Yatak odasına gelmişti.”Geçen hafta bu hediyeleri gittin tek tek aldın.Sordum seslenmedin.Onları paketledin.Gittin postaneye gönderdin Bir anlam veremedim.Postacı senin gönderdiğin hediyeleri tekrar gerisin geri sana getirdi.Bir anlam veremedim.Onları her çocuğun sana telefon edişinde ambalajından açtın,getirip yatağın üzerine koydun .Seslenmedim.Hele bu duyurucu1 ne yapacak?dedim.Şimdi senin aldığın,kendine gönderdiğin hediyelerin karşısına geçmiş hayallere dalmışsın?Ne yapıyorsun sen?Kafayı mı yedin?”

“Sen anlamazsın hanım..Sen anlamazsın..”dedim.Ve Çocuklarımın bana aldıkları hadiyeleri toparlayarak çalıışma odama götürdüm.

Old 16-06-2008, 08:44   #2
Av.Ömer KAVİLİ

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan duyurucu1
Postacı kapıma bir kağıt yapıştırmış.Komşuya da haber bırakmış.”Postanede bir koli var gelsin alsın”demiş.

Ben yalancıktan meraklanarak “Acaba bana kim ne gönderdi?”diye meraklandım.Postaneye gittim.Koliyi aldım .Eve getirdim açmadım.Sonra peş peşe iki koli daha geldi.Onları da yalancıktan meraklanak aldım eve getirdim.Açmadım.Üçünü de çalışma masamın üzerine dizdim.

**

Bu gün önce küçük oğlumdan telefon geldi.”Baba nasılsın?Ben seni babalar günü nedeniyle aradım.Babalar günün kutlu olsun”dedi.

”Sağ ol evladım.Beni aradığın için teşekkür ederim.”dedim.Karşılıklı iyi niyet içeren temennilerden sonra telefonu karşılıklı kapattık.

Elim ortadaki koliye gitti.”Acaba küçük çocuğum bana ne almış?”diye yalancıktan meraklandım.Koli bir kitaba benziyordu.”Tabi ya. Çocuk üniversitede okuyor .Parası da yoktur garibimin.Bana öyle değerli bir hediye alamaz..Alsa alsa kitap alır.”diye düşündüm.Koliyi açtım İlber Ortaylı’nın Osmanlı Tarihi üzerine bir araştırma kitabıydı.Çok mutlandım.”Bak kerataya telefonla zaman zaman konuşmalarımızdan benim hangi konulara ilgi duyduğumu sezmiş en sevdiğim yazarlardan birinin kitabını bana postayla göndermiş.Teşekkür ederim küçük oğlum.Beni babalar gününde mutlu ettin” diye düşündüm.Kitabı yatak odamda baş ucuma koydum.”Her gece yatmadan önce okurum”diye düşündüm.

Daha kitabı yatağımın baş ucuma yeni koymuştum ki.Telefon gene çaldı.Zaten bekliyordum.Bu gün balar günü ya çocuklarım peş peşe beni arar halimi hatırımı sorarlar.Yanılmamışım.Bu defaki kızım.Kendisi doktor.

”Baba nasılsın?Sağlığın nasıl.Babalar günün kutlu olsun.Biz de şu anda torununu da aldık tatildeyiz.Okullar tatil oldu ya bunu fırsat bilip.Aile boyu tatil yapıyoruz.Çok şahane.Zaten sene boyunca çok sıkılmışız.Torununun da sana selamı var.Hadi hepimiz seni öpüyoruz.”Çat.telefon kapandı.

Ben “alelacele teşekkür.. falan”diye birkaç laf edecek oldum.Telefon kapanmıştı.

”Neyse” dedim.”Hiç olmazsa aradı ya “diye içimdeki şeytanı bastırmaya çalıştım.”Hem torunda yanlarındaymış İyi iyi Tatil yapsınlar.Hakları.Çocuklar bir sene yoruldular.O hasta senin bu hasta senin .Sürekli elin insanlarını tedavi etmekten yoruldular.Zarar yok şimdi kalan zamanlarını babalarına telefon ederek boşuna harcamasınlar.Kendileri mutlu olsunlarda.”diye düşündüm.

Masanın sol başındaki koliyi aldım.”İçinde ne var acaba?Kızım bana babalar gününde ne almış acaba?”diye yine yalancıktan meraklandım.Ellerim mutluluktan titreyerek açtım.Aaa.! Bir gömlek bir de kravat almış.Üzerine de “Babacığım babalar günün kutlu olsun.Seni seviyorum”diye yazmış.

Çok mutlandım.Zaten kızım oldum olası babasını çok sever.Kız çocuğu oluşundan mıdır?Nedir?Babasına özel bir ilgisi var.Gözlerim nemlendi.Başının iki yanına saçlarını toplayıp tokayla tutturarak iki boynuzlu çocuksu hali gözümün önüne geldi.

Bu gömleği de Yatak odasındaki karyolamın üzerine koydum.Akşama kadar bakıp duracağım.Yarın iş günü kızımın aldığı gömleği giyeceğim.Kravatı da takacağım.Avukat arkadaşlardan takılanlar olacaktır şüphesiz.”Ne o duyurucu1 yine senenin moda rengi gömleği takmışsın sırtına.Kravat da hani pek yakışmış” diyecekler.”Anlayalım yani aganigi naganigi işleri mi?”Ben gülümseyerek ve gururla;”Yok canım bu yaştan sonra aganigi naganigi işleri kim biz kim.?Kızım almış.Babalar günü nedeniyle üşenmemiş.Yol uzun Bana ulaşması zor olduğu için postayla göndermiş” diyecek ve onlara hava atacağım.

Bu düşünceler içerisinde öğle yemeğimi yedim.Masanın üzerinde bir tane hediye kolisi kaldı.Biraz ağır bir şey.Acaba içerisinde ne var?Şu çocuklarda bir alem vallahi.Sürpriz yapmasını ne çok seviyorlar.Eee.Geçmişte zor günler geçirdim.Çocuklarımı okuttum.Aynı senelerde iki çocuğumu üniversitede okuttum.Kızım doktor oldu.Evli. Bir çocuğu var.Evi arabası her şeyleri var çok şükür.Küçük oğlum şu anda üniversitede ona da her ay geçimi için öbür çocuklarıma yaptığım gibi maaşını gönderiyorum.Büyük oğlum da doktor. Ona da sonuna kadar destek oldum.O şimdi Ortopedi doktoru.İşi de iyi.Ameliyatlar falan.Çocuğun kafasını kaşıyacak zamanı yok.Elin insanlarını her gün kesip biçiyor.Onlara şifa dağıtıyor.

Çocuklarımla gurur duyuyorum.Başkalarının yanında onlardan gururla ve övünerek söz ediyorum.

Öğleden sonra biraz uzandım.Uyumuşum.Bel fıtığından muzdaribim.Diğer zamanlar ağrıdan sızıdan uyuyamıyorum ki.Bu gün biraz rahatım.Geçen hafta gittiğim ortapedi doktoru.”Şu ilaçları al.Sonra yanıma gel “demişti.İlaçlar tükenince yeniden gitmek gerek.Ortopedi doktoruna beni muayene ederken”Bak benimde oğlum da ortapedi doktoru” diyecek oldum.İnanmadı galiba.”Tamam amca sen ilaçların tükenince bir daha gel ağrına sızına bakarız”demişti.her halde benim oğlumda yabancı insanları böyle tedavi ediyordur.Kızımda.Ellere böyle şifa dağıtıyorlardır.

Uyandığımda vakit akşama geliyordu.Ve masamın üzerindeki ağırca paket.Öylece duruyordu.

Balkona çıktım.İçeri girdim.Paket öylece duruyordu.Büyük oğlum ortapedi doktoru olan beni aramamıştı.Meraklandım.”Acaba başına bir şey mi geldi ki?Şimdiye kadar araması gerekirdi”diye düşündüm. Aramadı

Akşam yemeğini balkonda yedim. Hava kararıyordu.Tam son lokmalarımı yutmuştum ki telefon çaldı.Arayan büyük oğlumdu.”Baba nasılsın?Babalar günün kutlu olsun.Biz şimdi gelinin ile yemekteyiz.Bu gün babalar günü ya.Yakında ben de baba olacağım.Gelininin doğurmasına daha onbeş gün kadar var.Biz de bu vesileyle baba adayı olarak ve babalar günü nedeniyle yemeğe çıktık.Gelinin bana baba adayı olmam nedeniyle güzel bir hediye aldı.Çok beğendiğim bir takım elbise vardı.Onu benden gizlice habersiz almış.Sabah bana sürpriz yaptı.Çok mutlandım.Sen nasılsın sağlığın nasıl.Bel fıtığın nasıl oldu? Ağrıların var mı?”diye devam etti.Ben “hayır ağrılarım yok oğlum.Zaten bel fıtığı da öğle önemsenecek bir hastalık değilmiş.Hem bendeki sadece önemsiz bir ağrı.O da geçti gitti.Şimdi maşallah turp gibiyim.Sağlığım iyi.Beni o kadar işinin arasında zaman ayırıp aradığın için teşekkür ederim”dedim.

“Aaa.Aşkolsun baba.Aramam mı hiç?Sen vaktiyle bizim için ne fedakarlıklarda bulundun?Ben bu gün ortapedi doktoru isem senin sayende oldum.Sen beni yönlendirmeseydin,teşvik etmeseydin şimdi belki de mesleksiz biriydim.Herşey senin sayende oldu.Beni bu duruma getiren sensin.Hem bendeki özellikler Mendel Kanunlarına göre senden geçti.Bu gün bazı üstün özelliklere sahipsem,çevremde iyi ameliyat yapan,neşteri keskin bir doktor olarak tanınıyor ve ün yapmış isem bu senin sayende oldu.Senden bana geçen özellikler sayesinde oldu.”

Ben “Yok canım.Öylemi “filan diye işi geçiştirmeye çalışıyordum.Olum olası övülmekten hoşlanmazdım.Utanırdım.

“Yok yok” diye devam etti.”Tevazu gösterme.Bu gün ben ve kardeşlerim neye sahipsek.Senin sayende oldu.Hiç seni unutur muyuz?Hakkını nasıl öderiz acaba….”diye bir süre daha konuştu ve telefonu iyi niyetlerle kapattı.

Ben son kalan hediye paketine yöneldim.Sanki içindekini bilmiyormuş gibi yaparak ve sanki heyecanlanıyormuş gibi yaparak Paketi açtım Aaa ne göreyim.Bir laptop bilgisayar.!”Hay Allah.Sakalın ağara büyük oğlum”diye içimdem geçirdim.”Nasıl da bildi böyle laptop bilgisayara ihtiyacım olduğunu.Gündüzleri ofisimdeki sabit bilgisayardan çalışıyor.Yazılar yazıyordum.Akşam olunca bazen Türk Hukuk Sitesine giriyorum .Meslektaşlarla dertleşiyoruz.İyi oluyor.Akşam yazdıklarımı ertesi gün ofiste yazıp Türk Hukuk Sitesine göndermek bayağı zor oluyordu.Demek büyük oğlum geçenlerde telefonla yaptığımız konuşma sırasında anlattığım bu ihtiyacı aklında tutmuş Bana laptop bilgisayar göndermiş.Böylece anında yazıp anında Türk Hukuk Sitesine gönderebileceğim.”Vay benim akıllı ve düşünceli oğlum.Babasını düşünen oğlum.Yok yok .Benim çocuklarımın üçü de düşünceli ve akıllı.Babalarını sever ve sayarlar.Saygıda kusur etmezler.Babalar gününde hem arar.Hem babalarının hediyesini getirirler.Getiremeseler dahi ulaştırırlar.Bayramlarda kesinlikle gelir babalarını ziyaret ederler.Hediyelerini getirirler..Öğle başkalarının çocukları gibi babalarını aramazlık yapmazlar.Ya da sadece telefon edip Baba nasılsın iyi misin diye kuru kuruya babalar günü kutlamazlar.Muhakkak hediye alırlar.Yok yok benim çocuklarım bambaşka.Onlarla gurur duyuyorum”

Laptop bilgisayarı aldım öbür hediyelerin yanına yatağın üzerine koydum.Seyretmeye başladım.Onların her birini gördükçe kendi çocuklarımı görüyor gibi oluyordum.

O sırada eşim mutfaktan seslendi.”Duyurucu1 neredesin? nereye kayboldun yine”Eşim bensiz yapamaz.Kalbim,şekerin bel fıtığım Baş dönmem ..olduğu için beni gözünden ayırmaz.Bir yerlerde sessizce düşüp öleceğimden korkuyor.”Benim yirmi dört saat korumam.

“Eee pes vallahi “ dedi eşim.Yatak odasına gelmişti.”Geçen hafta bu hediyeleri gittin tek tek aldın.Sordum seslenmedin.Onları paketledin.Gittin postaneye gönderdin Bir anlam veremedim.Postacı senin gönderdiğin hediyeleri tekrar gerisin geri sana getirdi.Bir anlam veremedim.Onları her çocuğun sana telefon edişinde ambalajından açtın,getirip yatağın üzerine koydun .Seslenmedim.Hele bu duyurucu1 ne yapacak?dedim.Şimdi senin aldığın,kendine gönderdiğin hediyelerin karşısına geçmiş hayallere dalmışsın?Ne yapıyorsun sen?Kafayı mı yedin?”

“Sen anlamazsın hanım..Sen anlamazsın..”dedim.Ve Çocuklarımın bana aldıkları hadiyeleri toparlayarak çalıışma odama götürdüm.


Sevginiz sular seller gibi olsun, sevgiyle kalınız.

Ömer KAVİLİ
Old 16-06-2008, 12:47   #3
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan duyurucu1
Postacı kapıma bir kağıt yapıştırmış.Komşuya da haber bırakmış.”Postanede bir koli var gelsin alsın”demiş.

Ben yalancıktan meraklanarak “Acaba bana kim ne gönderdi?”diye meraklandım.Postaneye gittim.Koliyi aldım .Eve getirdim açmadım.Sonra peş peşe iki koli daha geldi.Onları da yalancıktan meraklanak aldım eve getirdim.Açmadım.Üçünü de çalışma masamın üzerine dizdim.

**

Bu gün önce küçük oğlumdan telefon geldi.”Baba nasılsın?Ben seni babalar günü nedeniyle aradım.Babalar günün kutlu olsun”dedi.

”Sağ ol evladım.Beni aradığın için teşekkür ederim.”dedim.Karşılıklı iyi niyet içeren temennilerden sonra telefonu karşılıklı kapattık.

Elim ortadaki koliye gitti.”Acaba küçük çocuğum bana ne almış?”diye yalancıktan meraklandım.Koli bir kitaba benziyordu.”Tabi ya. Çocuk üniversitede okuyor .Parası da yoktur garibimin.Bana öyle değerli bir hediye alamaz..Alsa alsa kitap alır.”diye düşündüm.Koliyi açtım İlber Ortaylı’nın Osmanlı Tarihi üzerine bir araştırma kitabıydı.Çok mutlandım.”Bak kerataya telefonla zaman zaman konuşmalarımızdan benim hangi konulara ilgi duyduğumu sezmiş en sevdiğim yazarlardan birinin kitabını bana postayla göndermiş.Teşekkür ederim küçük oğlum.Beni babalar gününde mutlu ettin” diye düşündüm.Kitabı yatak odamda baş ucuma koydum.”Her gece yatmadan önce okurum”diye düşündüm.

Daha kitabı yatağımın baş ucuma yeni koymuştum ki.Telefon gene çaldı.Zaten bekliyordum.Bu gün balar günü ya çocuklarım peş peşe beni arar halimi hatırımı sorarlar.Yanılmamışım.Bu defaki kızım.Kendisi doktor.

”Baba nasılsın?Sağlığın nasıl.Babalar günün kutlu olsun.Biz de şu anda torununu da aldık tatildeyiz.Okullar tatil oldu ya bunu fırsat bilip.Aile boyu tatil yapıyoruz.Çok şahane.Zaten sene boyunca çok sıkılmışız.Torununun da sana selamı var.Hadi hepimiz seni öpüyoruz.”Çat.telefon kapandı.

Ben “alelacele teşekkür.. falan”diye birkaç laf edecek oldum.Telefon kapanmıştı.

”Neyse” dedim.”Hiç olmazsa aradı ya “diye içimdeki şeytanı bastırmaya çalıştım.”Hem torunda yanlarındaymış İyi iyi Tatil yapsınlar.Hakları.Çocuklar bir sene yoruldular.O hasta senin bu hasta senin .Sürekli elin insanlarını tedavi etmekten yoruldular.Zarar yok şimdi kalan zamanlarını babalarına telefon ederek boşuna harcamasınlar.Kendileri mutlu olsunlarda.”diye düşündüm.

Masanın sol başındaki koliyi aldım.”İçinde ne var acaba?Kızım bana babalar gününde ne almış acaba?”diye yine yalancıktan meraklandım.Ellerim mutluluktan titreyerek açtım.Aaa.! Bir gömlek bir de kravat almış.Üzerine de “Babacığım babalar günün kutlu olsun.Seni seviyorum”diye yazmış.

Çok mutlandım.Zaten kızım oldum olası babasını çok sever.Kız çocuğu oluşundan mıdır?Nedir?Babasına özel bir ilgisi var.Gözlerim nemlendi.Başının iki yanına saçlarını toplayıp tokayla tutturarak iki boynuzlu çocuksu hali gözümün önüne geldi.

Bu gömleği de Yatak odasındaki karyolamın üzerine koydum.Akşama kadar bakıp duracağım.Yarın iş günü kızımın aldığı gömleği giyeceğim.Kravatı da takacağım.Avukat arkadaşlardan takılanlar olacaktır şüphesiz.”Ne o duyurucu1 yine senenin moda rengi gömleği takmışsın sırtına.Kravat da hani pek yakışmış” diyecekler.”Anlayalım yani aganigi naganigi işleri mi?”Ben gülümseyerek ve gururla;”Yok canım bu yaştan sonra aganigi naganigi işleri kim biz kim.?Kızım almış.Babalar günü nedeniyle üşenmemiş.Yol uzun Bana ulaşması zor olduğu için postayla göndermiş” diyecek ve onlara hava atacağım.

Bu düşünceler içerisinde öğle yemeğimi yedim.Masanın üzerinde bir tane hediye kolisi kaldı.Biraz ağır bir şey.Acaba içerisinde ne var?Şu çocuklarda bir alem vallahi.Sürpriz yapmasını ne çok seviyorlar.Eee.Geçmişte zor günler geçirdim.Çocuklarımı okuttum.Aynı senelerde iki çocuğumu üniversitede okuttum.Kızım doktor oldu.Evli. Bir çocuğu var.Evi arabası her şeyleri var çok şükür.Küçük oğlum şu anda üniversitede ona da her ay geçimi için öbür çocuklarıma yaptığım gibi maaşını gönderiyorum.Büyük oğlum da doktor. Ona da sonuna kadar destek oldum.O şimdi Ortopedi doktoru.İşi de iyi.Ameliyatlar falan.Çocuğun kafasını kaşıyacak zamanı yok.Elin insanlarını her gün kesip biçiyor.Onlara şifa dağıtıyor.

Çocuklarımla gurur duyuyorum.Başkalarının yanında onlardan gururla ve övünerek söz ediyorum.

Öğleden sonra biraz uzandım.Uyumuşum.Bel fıtığından muzdaribim.Diğer zamanlar ağrıdan sızıdan uyuyamıyorum ki.Bu gün biraz rahatım.Geçen hafta gittiğim ortapedi doktoru.”Şu ilaçları al.Sonra yanıma gel “demişti.İlaçlar tükenince yeniden gitmek gerek.Ortopedi doktoruna beni muayene ederken”Bak benimde oğlum da ortapedi doktoru” diyecek oldum.İnanmadı galiba.”Tamam amca sen ilaçların tükenince bir daha gel ağrına sızına bakarız”demişti.her halde benim oğlumda yabancı insanları böyle tedavi ediyordur.Kızımda.Ellere böyle şifa dağıtıyorlardır.

Uyandığımda vakit akşama geliyordu.Ve masamın üzerindeki ağırca paket.Öylece duruyordu.

Balkona çıktım.İçeri girdim.Paket öylece duruyordu.Büyük oğlum ortapedi doktoru olan beni aramamıştı.Meraklandım.”Acaba başına bir şey mi geldi ki?Şimdiye kadar araması gerekirdi”diye düşündüm. Aramadı

Akşam yemeğini balkonda yedim. Hava kararıyordu.Tam son lokmalarımı yutmuştum ki telefon çaldı.Arayan büyük oğlumdu.”Baba nasılsın?Babalar günün kutlu olsun.Biz şimdi gelinin ile yemekteyiz.Bu gün babalar günü ya.Yakında ben de baba olacağım.Gelininin doğurmasına daha onbeş gün kadar var.Biz de bu vesileyle baba adayı olarak ve babalar günü nedeniyle yemeğe çıktık.Gelinin bana baba adayı olmam nedeniyle güzel bir hediye aldı.Çok beğendiğim bir takım elbise vardı.Onu benden gizlice habersiz almış.Sabah bana sürpriz yaptı.Çok mutlandım.Sen nasılsın sağlığın nasıl.Bel fıtığın nasıl oldu? Ağrıların var mı?”diye devam etti.Ben “hayır ağrılarım yok oğlum.Zaten bel fıtığı da öğle önemsenecek bir hastalık değilmiş.Hem bendeki sadece önemsiz bir ağrı.O da geçti gitti.Şimdi maşallah turp gibiyim.Sağlığım iyi.Beni o kadar işinin arasında zaman ayırıp aradığın için teşekkür ederim”dedim.

“Aaa.Aşkolsun baba.Aramam mı hiç?Sen vaktiyle bizim için ne fedakarlıklarda bulundun?Ben bu gün ortapedi doktoru isem senin sayende oldum.Sen beni yönlendirmeseydin,teşvik etmeseydin şimdi belki de mesleksiz biriydim.Herşey senin sayende oldu.Beni bu duruma getiren sensin.Hem bendeki özellikler Mendel Kanunlarına göre senden geçti.Bu gün bazı üstün özelliklere sahipsem,çevremde iyi ameliyat yapan,neşteri keskin bir doktor olarak tanınıyor ve ün yapmış isem bu senin sayende oldu.Senden bana geçen özellikler sayesinde oldu.”

Ben “Yok canım.Öylemi “filan diye işi geçiştirmeye çalışıyordum.Olum olası övülmekten hoşlanmazdım.Utanırdım.

“Yok yok” diye devam etti.”Tevazu gösterme.Bu gün ben ve kardeşlerim neye sahipsek.Senin sayende oldu.Hiç seni unutur muyuz?Hakkını nasıl öderiz acaba….”diye bir süre daha konuştu ve telefonu iyi niyetlerle kapattı.

Ben son kalan hediye paketine yöneldim.Sanki içindekini bilmiyormuş gibi yaparak ve sanki heyecanlanıyormuş gibi yaparak Paketi açtım Aaa ne göreyim.Bir laptop bilgisayar.!”Hay Allah.Sakalın ağara büyük oğlum”diye içimdem geçirdim.”Nasıl da bildi böyle laptop bilgisayara ihtiyacım olduğunu.Gündüzleri ofisimdeki sabit bilgisayardan çalışıyor.Yazılar yazıyordum.Akşam olunca bazen Türk Hukuk Sitesine giriyorum .Meslektaşlarla dertleşiyoruz.İyi oluyor.Akşam yazdıklarımı ertesi gün ofiste yazıp Türk Hukuk Sitesine göndermek bayağı zor oluyordu.Demek büyük oğlum geçenlerde telefonla yaptığımız konuşma sırasında anlattığım bu ihtiyacı aklında tutmuş Bana laptop bilgisayar göndermiş.Böylece anında yazıp anında Türk Hukuk Sitesine gönderebileceğim.”Vay benim akıllı ve düşünceli oğlum.Babasını düşünen oğlum.Yok yok .Benim çocuklarımın üçü de düşünceli ve akıllı.Babalarını sever ve sayarlar.Saygıda kusur etmezler.Babalar gününde hem arar.Hem babalarının hediyesini getirirler.Getiremeseler dahi ulaştırırlar.Bayramlarda kesinlikle gelir babalarını ziyaret ederler.Hediyelerini getirirler..Öğle başkalarının çocukları gibi babalarını aramazlık yapmazlar.Ya da sadece telefon edip Baba nasılsın iyi misin diye kuru kuruya babalar günü kutlamazlar.Muhakkak hediye alırlar.Yok yok benim çocuklarım bambaşka.Onlarla gurur duyuyorum”

Laptop bilgisayarı aldım öbür hediyelerin yanına yatağın üzerine koydum.Seyretmeye başladım.Onların her birini gördükçe kendi çocuklarımı görüyor gibi oluyordum.

O sırada eşim mutfaktan seslendi.”Duyurucu1 neredesin? nereye kayboldun yine”Eşim bensiz yapamaz.Kalbim,şekerin bel fıtığım Baş dönmem ..olduğu için beni gözünden ayırmaz.Bir yerlerde sessizce düşüp öleceğimden korkuyor.”Benim yirmi dört saat korumam.

“Eee pes vallahi “ dedi eşim.Yatak odasına gelmişti.”Geçen hafta bu hediyeleri gittin tek tek aldın.Sordum seslenmedin.Onları paketledin.Gittin postaneye gönderdin Bir anlam veremedim.Postacı senin gönderdiğin hediyeleri tekrar gerisin geri sana getirdi.Bir anlam veremedim.Onları her çocuğun sana telefon edişinde ambalajından açtın,getirip yatağın üzerine koydun .Seslenmedim.Hele bu duyurucu1 ne yapacak?dedim.Şimdi senin aldığın,kendine gönderdiğin hediyelerin karşısına geçmiş hayallere dalmışsın?Ne yapıyorsun sen?Kafayı mı yedin?”

“Sen anlamazsın hanım..Sen anlamazsın..”dedim.Ve Çocuklarımın bana aldıkları hadiyeleri toparlayarak çalıışma odama götürdüm.


Baba nasılsın? Babalar günün kutlu olsun!
Old 16-06-2008, 15:33   #5
Av.H.Sancar KARACA

 
Varsayılan

Evet. Herkesin babalar günü kutlu olsun.
Bir insanın babasının olması zengin, gününü kutlayacak çocuğu olması da çok zengin olduğunu gösterirmiş.
Babalar Günü ile ilgili olarak güzel satırlara iki Can'lı örnek. İlkinin örneği canlı da kendisi merhum.
Can YÜCEL (O meşhur şiiri)
Can DÜNDAR (Babasına mektubu,18.06.2006, Milliyet)

Kim sevmez ki babasını, kimi sevmez ki baba?

Teşekkürler Sayın duyurucu1

Saygılarımla.
Old 16-06-2008, 15:38   #6
Atahun

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Şehper Ferda DEMİREL
Herkesin babalar günü kutlu olsun

İyi de dün nerdeydiniz? O kadar bekledik...
Old 16-06-2008, 16:48   #7
Av. Şehper Ferda DEMİREL

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Atahun
İyi de dün nerdeydiniz? O kadar bekledik...

Babamın babalar gününü kutluyordum
Old 16-06-2008, 19:13   #8
Av.Elvan Akkaya

 
Varsayılan

syn.duyurucu1 in ,adminimizin ve tüm ths babalarının babalar gününü geç de olsa ben de kutluyorum.

ancak anlayamadığım bişey var..
duyurucu1 in neden böyle bir şey yaptığı...
anneler ya da babalar hediye beklemez ki..
tamam ben kendi anne babama mutlaka alırım hediye.ama yine de beklemezler.
bu paylaşımın anafikrini anlatır mısınız..
umarım bu soruyu sorarak hata etmiş olmam
Old 16-06-2008, 19:29   #9
ege

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan elvann
syn.duyurucu1 in ,adminimizin ve tüm ths babalarının babalar gününü geç de olsa ben de kutluyorum.

ancak anlayamadığım bişey var..
duyurucu1 in neden böyle bişey yaptığı...
anneler ya da babalar hediye beklemez ki..
tamam ben kendi anne babama mutlaka alırım hediye.ama yine de beklemezler.
bu paylaşımın anafikrini anlatır mısınız..
umarım bu soruyu sorarak hata etmiş olmam

bir anne olarak cevap vereyim kendimce,

aslında ana-baba olarak kendimizi "razı ettiğimiz" bir gerçek var.
Çocuklarımız büyüyünce evden uzaklaşacaklar. yani bizden uzaklaşacaklar.kalplerinde biz hep olacağız ama öyle zamanlar gelecek ki, bize yetmeyecek..
o yetmediği zamanlarda, aslında onların kendi ayakları üstünde durabilmesi için verdiğimiz emeğin, yani kendi yetiştirdiğimiz çiçeklerin kokusunu özleyeceğiz , ve hatta "kıskanacağız" o çiçeklerin kokularını bizden başkası ile paylaşanlarla.
Ve, söz alıp her ne kadar "tüketim toplumu dayatma kültürüdür bu analar babalar sevgililer günü.vs.. " desek de;
içimizdeki o dayanılmaz özlemin farkına varmadığımız kıskançlığı ile,
"ama beni düşünmüş işte, "bana zaman ayırmış" gidip benim için bir kitap almış, bir çorap seçmiş.."
diye düşüneceğiz...
hem de o sırada, kendi ana-babamıza aynı ilgiyi nasıl verdik diye büyükçe düşünürken
ve çocuklaşıp ilgiye böylesine kıskançlıkla sahip çıkarken..

Sn. Duyurucuyu ben çok iyi anladım, belki de kızımın yaz tatili için döndüğü zamanlarda arkadaşlarıyla buluştuğu zamanları içten içe delice kıskandığım, ama bunu itiraf edemeyip kendimi iknaya çabaladığım için.

hadiyenin anlamı sadece bu işte sevgili elvann..

teşekkürler sn duyurucu..
Old 17-06-2008, 16:53   #12
duyurucu1

 
Varsayılan

[quote=elvann]
ancak anlayamadığım bişey var..
duyurucu1 in neden böyle bir şey yaptığı...:
anneler ya da babalar hediye beklemez ki..
.ama yine de beklemezler.
bu paylaşımın anafikrini anlatır mısınız..
QUOTE]

Sevgili elvann,
Sen damdan düştün mü?Cevabın "evet"ise o zaman damdan düşenin halinden anlarsın.Cevabın "hayır"ise o zaman damdan düşenim halinden anlamazsın.Çünkü "damdan düşenin halinden sadece ve sadece damdan düşen bilir."

Şimdi gelelim konumuza;"Sen anne -baba oldunmu?Cevabın "evet"ise.O zaman beni ve duygularımı anlarsın.Cevabın "Hayır"ise.Beni ve duygularımı anlamazsın.

Ama yine de benden sana dostça öneri:"Anne ve babanı;
1)Anneler gününde hatırla ve ona hediye al.Saygı göster
2)Babalar gününde hatırla ve ona hediye al.Saygı göster.
3)Yılbaşında hatırla ve ona hediye al.Saygı göster.
4)Ramazan bayramında hatırla ellerini öp.Hediye al.Saygı göster.
5)Kurban bayramında hatırla.Ellerini öp.Hediye al.Saygı göster.

Kaç gün etti?Beş gün mü?Bence çok değil.

Çünkü onlar seni 365 gün düşünüyorlar.Ve şunu da unutma başına ne gelirse gelsin,izin almadan açıp gireceğin tek kapı;eşinin değil,çocuklarının değil,amcanın,dayının ...değil,akrabalarının değil.sadece ve sadece anne ve babanın kapısıdır.Bu her zaman sana açıktır.

Selam ve sevgiyle kal.
Old 17-06-2008, 17:28   #13
Av. Şehper Ferda DEMİREL

 
Varsayılan

Benim de bir kızım var, ama bugünden ve peşin peşin söylüyorum; gelecekte kendisinden hiç bir şey ısmarlamıyorum ))

Annemle babamınsa beklediklerini sanıyorum, söylediklerinden değil, öyle hissediyorum, belki de geleneksel öğretiler... Aksatmaksızın hediyelerini alıyorum.

Ama doğrusunu isterseniz, ben hediye istemiyorum. Kızımın da kendisini, annesinin beklenti içinde olduğuna dair bir sorumluluk duygusuyla ağırlaştırmasını, hiç istemiyorum. Anneler gününde yanımda olmak zorunda değil, ama sesini duymak isterim doğrusu, hatta sesini duyamasam da, gerçekte benimle olduğunu kalben hissetmem yeter.

En güzel ilişkiler, beklentisizlik, doğallık ve kendiliğindenlik üzerine yükselir, görüşümde ısrar ediyorum

Saygılarımla...
Old 17-06-2008, 21:51   #14
Av.Ufuk Bozoğlu

 
Varsayılan

Yaşlanmak ve yalnızlık duygusunun artması acaba sevdiklerimizden beklediklerinizi arttırmakta mı

Beklediğimiz de nedir ki sanki; bir kravat bile yetiyor

aslında konu belki daha farklı...

bu dünya ile bağlarımızın ve ya buraya ait olduğumuz duygusunun artmasını istemek ve daha uzun yaşama isteği olabilir mi...

hatırlanmak ve hatırlandığınızı bilmek, bunun size yaşatılması; güçlenmekten başka bir anlama gelmez.

ben böyle şeyler düşündüm

En hassas saygılarımla...

Bu arada tekrar babalar gününüzü kutluyorum ve mutlu, sağlıklı ve gönlünüzce bir ömür diliyorum
Old 17-06-2008, 22:31   #15
ege

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Şehper Ferda DEMİREL
Anneler gününde yanımda olmak zorunda değil, ama sesini duymak isterim doğrusu, hatta sesini duyamasam da, gerçekte benimle olduğunu kalben hissetmem yeter.

En güzel ilişkiler, beklentisizlik, doğallık ve kendiliğindenlik üzerine yükselir, görüşümde ısrar ediyorum

Saygılarımla...

sevgili Şehper,

koyu renklediğim kısım da kalıyoruz işte sadece.
hem de ,henüz kızınız yanınızdayken bu hissi yeterli bulmaya alıştırırken kendinizi..
karmaşık bir duygu bu,
beklentili olmakla açıklanamayan

hediye ise sn.duyurucu için bu karmaşık duyguların "nesnesi" bence..
"tanımlanamayan bir nesne"
Old 17-06-2008, 23:46   #16
Av.Ömer KAVİLİ

 
Varsayılan

[quote=duyurucu1]
Alıntı:
Yazan elvann

ancak anlayamadığım bişey var..
duyurucu1 in neden böyle bir şey yaptığı...:
anneler ya da babalar hediye beklemez ki..
.ama yine de beklemezler.
bu paylaşımın anafikrini anlatır mısınız..
QUOTE]

Sevgili elvann,
Sen damdan düştün mü?Cevabın "evet"ise o zaman damdan düşenin halinden anlarsın.Cevabın "hayır"ise o zaman damdan düşenim halinden anlamazsın.Çünkü "damdan düşenin halinden sadece ve sadece damdan düşen bilir."

Şimdi gelelim konumuza;"Sen anne -baba oldunmu?Cevabın "evet"ise.O zaman beni ve duygularımı anlarsın.Cevabın "Hayır"ise.Beni ve duygularımı anlamazsın.

Ama yine de benden sana dostça öneri:"Anne ve babanı;
1)Anneler gününde hatırla ve ona hediye al.Saygı göster
2)Babalar gününde hatırla ve ona hediye al.Saygı göster.
3)Yılbaşında hatırla ve ona hediye al.Saygı göster.
4)Ramazan bayramında hatırla ellerini öp.Hediye al.Saygı göster.
5)Kurban bayramında hatırla.Ellerini öp.Hediye al.Saygı göster.

Kaç gün etti?Beş gün mü?Bence çok değil.

Çünkü onlar seni 365 gün düşünüyorlar.Ve şunu da unutma başına ne gelirse gelsin,izin almadan açıp gireceğin tek kapı;eşinin değil,çocuklarının değil,amcanın,dayının ...değil,akrabalarının değil.sadece ve sadece anne ve babanın kapısıdır.Bu her zaman sana açıktır.

Selam ve sevgiyle kal.

Bir düşünce insanından alıntıdır:

"...Gelenekler insana yeni olanı katmaz. Ancak bu, geleneklerin çok ta kötü yada hiç olduğunu kanıtlamaz. Çünkü, gelenek, insana yeniyi katmasa da, İNSANIN (İNSANA) YABANCILAŞMASINI ENGELLER..."

Sevgiyle kalalım.

Ömer Kavili
Old 18-06-2008, 01:53   #17
Av. Şehper Ferda DEMİREL

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan ege
sevgili Şehper,

koyu renklediğim kısım da kalıyoruz işte sadece.
hem de ,henüz kızınız yanınızdayken bu hissi yeterli bulmaya alıştırırken kendinizi..
karmaşık bir duygu bu,
beklentili olmakla açıklanamayan

hediye ise sn.duyurucu için bu karmaşık duyguların "nesnesi" bence..
"tanımlanamayan bir nesne"

Sevgili Ege,

Koyu renkle alıntılanan kısım bile aslında bencilce. Ben doğurdum ,ben büyüttüm, ben gözettim diye, dahası ben sevdim diye, koşulsuzca beni sevmekle ödevli bir canlı dünyaya getirmiş olamam. Yalnızca, bu hissi taşımam "mümkün" ise, gönüllü ödevimi sorumlu ve layıkıyla yerine getirmiş addedebilirim kendimi, o kadar. Yani bu beklentinin öznesi ve ödevlisi de; hayata armağan edilen çocuk değil, onu dünyaya getiren Çok samimiyim. (Umarım bir gün olur da aramaz ise, kabahati onda aramam )

Saygılarımla...
Old 21-06-2009, 12:45   #18
minee.mine

 
Varsayılan

Bütün babaların '' Babalar Günü '' kutlu olsun
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Postacı Martılar Viyola Yazdıklarımız - Yazdıklarınız. 1 15-09-2006 17:03


THS Sunucusu bu sayfayı 0,07082796 saniyede 16 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.