Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Mehir Senedine Dayalı Eşya Davası

Yanıt
Old 05-12-2006, 19:30   #1
advokat34

 
Varsayılan Mehir Senedine Dayalı Eşya Davası

Merhaba arkadaşlar. Mihir senedinde yazılı eşyalarla ilgili olarak;
1- Eğer bu eşyalar alınmamış da sadece senette yazılı ise, yani taahhüt niteliğindeyse,bunun bağlayıcılığı nedir? Borçlar hukuku anlamında vaadden ibaret bir sözleşme ne derece bağlayıcıdır?
2- Mihir senedindeki ziynet eşyaların, uygulamada kadında olduğu yönündeki kabulün aksini ispat için tanık delili yeterli mi?
3-Mihir senedinde yazılı eşyalar için 'Düğün Hediyesi' ve 'Bağış' şeklindeki ibarelerden hangisi kadın açısından lehe sonuç verir veya etkileri açısından farklılığı nedir?
Saygılarımla...
Old 05-12-2006, 20:01   #2
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan Yol Gösterecek Bir Karar

T.C.
YARGITAY
HUKUK GENEL KURULU
E. 1996/2-748
K. 1997/74
T. 19.2.1997
• ÇEYİZ EŞYASINDAN DOLAYI ALACAK ( Takıların iadesi )
• TAKILARIN İADESİ ( Hibeden rücu )
• HİBEDEN RÜCU ( Takı eşyaları )
• MEHİR SENEDİNİN İPTALİ ( Hibeden rücu )
• KESİN HÜKÜM ( Hukuki sebepte farklılık )
818/m.244/2,234/1,237
743/m.6
1086/m.237
ÖZET: 1. Davalı kadına çeyiz ( takı ) olarak verilenler, Borçlar Kanununun 234. maddesindeki bağış niteliğindedir.

Kusuru sonucu boşanan eş, kendisine bağışta bulunan kayınbabanın ailesi için kanunen hukümlü olduğu görevlerde ehemmiyetli bir surette riayetsizlikte bulunduğu takdirde ki davada riayetsizlik mevcuttur, davacı kayınpederin açtığı hediyelerin iadesi davasının dinlenebilirliği vardır.

2. Kocanın kardeşlerinin bağışları için ancak bağışı yapan kişiler iade davası açabilir.

3. Davalı kadının kocası aleyhine açtığı mülkiyet hakkı sebebine dayalı istihkak davası hükmü; koca ve kayınpederin açtığı hibeden rücu sebebine dayalı davaya kesin hüküm oluçtunnaz.

DAVA VE KARAR : Taraflar arasındaki "mehir senedinin iptali ve alacak" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Karaman Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen 20.10.1995 gün ve 1995/6-322 sayılı kararın incelenmesi davacılar vekili tarafından istenllmesi üzerine,

Yargıtay 2. Hukuk Dalresi'nin 5.3.1996 gün ve 1996/1-2117 sayılı llâmı:

( ... Oavacı Muharrem Akar ve Memiş Akar'ın açtıkları dava Borçlar Yasa'sının 244/2. maddesine uygun bağışlamadan rücu ve bağışlanan malların geri alınması davasıdır. Davalının açtığı Karaman Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nin 1992/302 esas ve 1993/134 karar sayılı dosyası ise bu davada da dayanılan Mehir senedine dayalı eşya alacağına ilişkindir. Daha başka bir ifade ile o davada davalı halen kendisine ait olan mülkiyet hakkına dayanmıştır. Bu nedenle davaların sebepleri farklı olduğundan davalının açtığı ve kabul edilen eşya alacağı davası bu dava için kesin hüküm kabul edilemez. Toplanan delillere ve boşanma dosyasına göre davacılar yönünden Borçlar Kanunu'nun 244/2. maddesi koşulları daha sonra oluşmuştur. O halde davacılar tarafından bağışlanan eşya ve altınlar yönünden davanın kabulü gerekirken yazılı gerekçelerle reddi bozmayı gerektirmiştir... gerekçelerle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

YARGITAY HUKUK GENEL KURULU KARARI :

Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Davacı, Memiş Akar ile davalının evlendiği sırada, davacılardan Kayınpeder Muharrem Akar'ın davalıya gelini olduğu için dava dilekçesinde niteliklerini gösterdiği, altın ziynetleri ve menkul eşyayı çeyiz olarak verdiği, davacı Memiş'in, kansı davalı aleyhine M.K.nun 132. maddesine göre terk hukuki sebebine dayanarak açtığı boşanma davası sonunda boşandıkları dava dosyasındaki toplanan delillerle gerçekleşmiştir. Evlenme olurken eşlerin yakınlarının evlenenlere ülkenin çeşitli yörelerindeki isimlendirmeye göre takı, çeyiz, mihi adı altında verdikleri eşyalar B.K.nun 234/1 ve 237. maddesinde belirtilen bağışlamadır. Bağışlar yeni evlilerin ev kurmalarını sağlamak için yapılır. Bu suretle bağışlayanın malvarlığında azalma, bağışlananın malvarlığında artma olur. Bunlar alelade iyilikler değildir. O halde mahkemenin direnme kararında, çeyiz olarak verilenlerin, B.K. 234. maddesindeki bağış değildir şeklindeki nitelendirme yerinde görülmemiştir.

B.K. 244/2. maddesinde, bağışlanan bağışlayana veya ailesi için kanunen mükellef olduğu vazifelere karşı ehemmiyetli surette bir riayetsizlikte bulunur ise bağışlayanın yaptığı bağışlamaların iadesini isteyebileceği açıklanmıştır. Kusuru sonucu boşanan eşin kendisine bağışta bulunan kayınbabanın ailesi içln kanunen yükümlü olduğu görevlerde ehemmiyetli bir surette riayetsizlikte bulunduğunun kabulü zorunludur. Yerleşmiş sapma göstermeyen yargı kararları bu kabulü doğrulamaktadır ( Hukuk Genel Kurulu 30.9.1964 1026/2-601; Hukuk Genel Kurulu 10.10.1962 1903/2-174;

2. Hukuk Dairesi'nin 27.1.1995 781/87; 3. Hukuk Dairesi'nin 10.10.1957 6391/5435 ). Şu halde davacı kayınpeder Muharrem'in davalıya yaptığı hediyelerin iadesi davasının dinlenebilirliği vardır.

Davacı, Muharrem yaptığı bağışların kanıtlanması için delil olarak çeyiz senedidir başlıklı 16.3.1990 tarihli yazılı belgeyi vermiştir. Bu belgede her ne kadar davalının hibeyi kabulüne yönelik iradesini ortaya koyan bir söz bulunmamakta ise de davalı kadının kocası aleyhine Karaman Asliye 2. Hukuk Mahkemesinde 1992/302 esasına kaydedilen açtığı istihkak davasında, kanıt olarak aynı belgeye dayanmıştır. Bu durumda eşyaların davacı Muharrem tarafından davalıya oğlu ile evliliği nedeniyle hibe olarak verildiği o nedenle zilyetliğin geçirildığinin kabulü gerekir. Davacı ziynetlerin elinden alındığını kanıtlayamamıştır. Hal böyle olunca Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma ilamına uyulmaması usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.

Ne varki, davacılar davalıya, kocanın kardeşlerinin altın bilezik bağışladıklarını öne sürerek bunlarında iadesini talep etmiş iseler de esas bağışta bulunanların açtıkları bir dava şöz konusu olmadığından buna ilişkin direnme kararı yerinde görülmüştür. Öte yandan davacı kocanın açtığı dava, davalı kadının kocası aleyhine Karaman Asliye 2. Hukuk Mahkemesinde açtığı 1993/302 Esas sayılı, lehine sonuçlanan istihkak davası kesin hüküm kabul edilerek red edilmiştir. Oysa bu davaların konusu ve hukuki nedeni ayrıdır. Davalı kadın kocası aleyhine açtığı davada mülkiyet hakkına dayanmıştır. Bu davada ise bağış yolu ile davalının mülkiyetine geçen şeylerin, başka bir yasa hükmünce iadesi istenmektedir. O nedenle kesin hükmün varlığı kabul edilemez ( HUMK. Md. 237 ). Şu durum karşısında Memiş'in davasının kesin hüküm sebebiyle reddi doğru değildir. Fakat dava konusu eşyanın ve ziynetin Muharrem tarafından bağış edildiği anlaşıldığından Memiş hakkındaki davanın reddi sonucu itibariyle doğru bulunmuştur.

SONUÇ : Yukarda açıklanan gerekçe ile,

1 - Direnme kararının hüküm bölümünün, 1. maddesindeki eşyalarla ilgili Memiş hakkındaki davanın reddi sonucu itibariyle doğru olduğundan ONANMASINA,

2 - Hükmün 3. maddesindeki altınlann davacı Memiş'e ait olmadığından reddine ilişkin kısmında keza onanmasına,

3 - Kayınbiraderlerinin bağışladığı altınların iadesi davasının reddine dair hükmün dördüncü bendi usul ve yasaya uygun olduğundan Onanmasına ve aşağıda dökümü yazılı ( 180.000 ) lira bakiye temyiz ilâm harcının temyiz edenden alınmasına,

4 - Diğer yönlerden Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma ilâmına uyulması gerekirken direnilmesi usul ve yasaya aykırı olmakla, hükmün onama dışında kalan bölümlerinin ( BOZULMASINA ), oybirliği ile karar verildi,
Old 05-12-2006, 20:20   #3
advokat34

 
Varsayılan

Suat Bey tşk ederim. yalnız senette yazılı olup gerçekte hiç alınmamış ve taahhüt olarak kalmış bir senedin bağlayıcılık etkisini merak ettim, bir de ziynet eşyaların kadında olmadığının ispatı için ne yapmak lazım? Saygılar...
Old 07-12-2006, 11:58   #4
şerh

 
Varsayılan

merhabalar; senette yazılı olmuş olan demekten kastınız nedir; eğer senet metninde kadına teslim edildiği yönünde beyan varsa ve şahitler huzurunda da imzalanmışsa o zaman alınıp alınmamasnıı pek önemi yoktur ve bağlayıcıdır. çünkü yagrgıtay kararlarında zilyetliğin geçirimi ve teslimi gerekliliği vurgulanmaktadır.
Ayrıca tüm çeyiz eşyası nitelik olarak kadında olamaz. ancak sadece ziynet eşyaları yasal karine olarak kadının üzerinde veya onun yanında bulunur. kadın bunun aksini her türlü delli ile ispat edebilir. en başta da ayrılırken yada evden çıkarken bunların yanında olmadığını veya kocası ile diğer aile üyelerinin zorla altınları elinden aldığını, ziynetsiz bir şeklide dışarıya bırakıldığını ve altınların halen koca tarafınada olduğunu bizzat gören tanıklar ile ispat edebilirsiniz.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Mehir Senedi Avukat Kamer Akgül Meslektaşların Soruları 2 19-12-2006 16:36
Turgut Akıntürk 'ün Eşya Hukuku kitabı SMK38 Hukuk Lisans Eğitimi 4 04-11-2006 14:34
EŞya Hukuku Yeterince Önemsenmiyor mu ? Av.Ceylan Pala Karadağ Hukuk Çalışma Grupları Hakkında 0 23-07-2006 15:52
Mehir Senedinde Kefilin Sorumluluğu hukukçu42 Aile Hukuku Çalışma Grubu 5 21-07-2006 15:35
Eşya İade Davası yakamoz Hukuk Soruları Arşivi 3 27-02-2002 16:14


THS Sunucusu bu sayfayı 0,03803396 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.