Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Şikayet

Yanıt
Old 06-05-2014, 20:52   #1
halit pamuk

 
Varsayılan Şikayet

ŞİKAYET

Soru 1. Şikayet dilekçesi, dava dilekçesi gibi mi yazılmak zorunda?
Şikayet, teknik anlamda dava değildir, şikayet dilekçesi de dava dilekçesi niteliğinde sayılmaz. (12. HD, 23.3.1998, 2697/3400)
“Borçlular vekilinin icra mahkemesine başvurusu İİK.'nun 16 ncı maddesi kapsamında şikayet olup, HMK. anlamında dava niteliğini taşımaz. Şikayette yargılama usulü İİK.'nun 18 inci maddesindeki HÜKÜMLERE TABİDİR. Talepler ve cevaplar icra mahkemesine dilekçeyle verilebileceği gibi ifadeyi yazdırmak suretiyle de olabilir. Bu nedenle şikayet dilekçesinin 6100 Sayılı HMK.'nun 119 uncu maddesinde yazılı şartları taşıması aranmaz.” (12. Hukuk Dairesi Esas : 2013/16248 Karar : 2013/23248 Tarih : 20.06.2013)

------------Aynı yönde 12. HUKUK DAİRESİ E. 2013/8640 K. 2013/17276 T. 6.5 .2013 sayılı kararı..

Soru 2. Şikayet davalarında, gider avansı yatırılmak zorunda mı?
Yargıtay şikayet için gider avansının yatırılması zorunlu olduğunu düşünüyor. (12. HD, 12.6. 2012, 3721/20134) (Ancak Kuru aksi görüşte.)

Soru 3- Şikayette karşı taraf icra dairesi mi?
İcra dairesi, şikayette karşı taraf olarak gösterilemez. Duruma göre alacaklı ya da borçlu veya üçüncü kişi olabilir.
“2004 sayılı İİK. nun 16. maddesine göre; "Kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere icra ve iflas dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikâyet olunabilir." hükmüne yer verilmiştir. Görüldüğü gibi şikâyetteki amaç, hatalı olan icra işlemlerinin düzeltilmesi olduğundan burada bilinen anlamda bir dava bulunmamaktadır. Şikâyet; icra ve iflas hukukuna özgü bir yasa yoludur. Dolayısıyla şikâyette davalı ve davacı değil şikâyet eden ve şikâyet olunan bulunur. Buna rağmen uygulamada şikâyet eden yerine davacı, şikâyet olunan yerine davalı denilmektedir. Sadece alacaklı ve borçlu değil hukuki yararı olan herkes şikâyet yoluna başvurabilir. Şikâyetin pasif tarafını, işlemle ilgisi olan kişiler oluşturacağı, şikâyetin İcra ve İflas Daireleri'nin işlemlerinin Tetkik Merciinde hukuka uygunluğunun incelenmesini ifade etmesi nedeni ile İcra ve İflas Dairesinin ( memurunun ) şikâyetin pasif tarafını teşkil etmeyeceği, ancak Tetkik Merciinin işlemlerin hukuka uygunluğunun incelenmesi sırasında memurdan açıklama isteyebileceği, bu nedenle icra ve İflas memurunun şikâyetin pasif tarafını teşkil etmediği doktrinde de kabul edilmektedir. ( Hakan Pekcanıtez, İcra ve iflas Hukuku'nda Şikâyet, Ankara 1986, s. 109 ).” (YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 2012/12-205 K. 2012/787 T. 14.11.2012)


Soru 4- Şikayete Hasım gösterilmemişse ne olur?
Şikayette hasım gösterilmemiş veya yanlış gösterilmişse; şikayet husumetten ret edilmez, taraf teşkili sağlanarak davaya devam edilir. (12. HD, 4.7.2006, 11879/114657)

Soru 5- Süresiz şikayet yoluna gidilebilecek durumlar nelerdir?
----İlama aykırı takip ve infaz işlemleri
“Borçlunun takipte ilama aykırı olarak fazla faiz talep edildiği yönündeki iddiası ilama aykırılık şikayeti olup bu tür şikayetler kamu düzenine dair olması sebebiyle süresiz olarak icra mahkemesi önüne getirilebilir” (8. HUKUK DAİRESİ E. 2013/5796 K. 2013/9315 T. 17.6.2013)

---- Taraf ehliyetinin yokluğu
“Taraf ehliyeti kamu düzeninden olup mahkemece kendiliğinden gözönüne alınmalıdır. Yasanın emredici kuralından kaynaklanan ve bir hakkın yerine getirilmesi ile ilgili bulunan bu husus hakkında İİK.nun 16/2. maddesi gereğince süresiz şikayet hakkı da vardır. Dolayısıyla yukarıda belirtildiği şekilde adi ortaklık ad ına çıkarılan ödeme emrinin hukuken geçerliliği bulunmamaktadır.” 12. HUKUK DAİRESİ E. 2013/17031 K. 2013/25735 T. 9.7.2013)
Aynı yönde 12. HD, 14.3.2003, 2342/5292

----- Devlet mallarının haczedilemeyeceğine ilişkin şikayet
----- Senedi düzenleyen kişinin ehliyetsiz olması. (12. HD, 20.10.2009, 10918/19699)

----- İİK nun 140. maddesinde "Satış tutarı bütün alacaklıların alacağını tamamen ödemeye yetmezse icra dairesi alacaklıların bir sıra cetvelini yapar" hükmü getirilmiştir. İcra müdürünün anılan yasa hükmüne aykırı şekilde sıra cetveli yapmadan ödeme yapması ve sıra cetveli yapılması talebini reddetmesi bir hakkın yerine getirilmesi ile ilgili olup, bu konudaki şikayet İİK'nun 16. maddesi uyarınca süresizdir. (12. HUKUK DAİRESİ E. 2013/2571 K. 2013/11044 T. 25.3.20139

------- Dosyanın işlemden kaldırma kararının şikayeten iptali,
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine genel haciz yoluyla başlatılan takipte, alacaklı vekilinin borçlunun banka hesabına bloke konulmasını ve araçlarının haczini talep ettiği, icra müdürlüğünce, dosyada son işlem tarihi olan 19.12.2011 tarihinden sonra bir yıldan fazla süre ile işlem yapılmadığı anlaşıldığından dosyanın işlemsiz bırakılması nedeniyle taleplerinin reddine, dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, alacaklı vekili tarafından icra müdürlüğünün dosyanın işlemden kaldırılmasına dair kararının iptali için mahkemeye başvurulduğu, mahkemece şikayetin yedi günlük sürede yapılmadığından bahisle reddine karar verildiği görülmektedir.İİK.nun 16/1. maddesinde; icra ve iflas dairelerinin yaptığı muameleleri hakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikayet olunabileceği ve şikayetin bu muamelelerin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde yapılacağı açıklanmıştır. Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise; "bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı her zaman şikayet olunabilir" düzenlemesine yer verilmiştir.Somut olayda; şikayet bir hakkın yerine getirilmemesine ilişkin olup, İİK.'nun 16/2. maddesi gereğince süreye tabi değildir. Bu durumda mahkemece işin esasının incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin süre aşımından reddi isabetsizdir. (12. HUKUK DAİRESİ E. 2013/10796 K. 2013/19919 T. 28.5.2013)

-------Yetkisiz vekil tarafından başlatılan takip,
“Borçlu vekilinin icra mahkemesine başvurusu icra takibinin yetkisiz vekil tarafından başlatıldığı iddiası olup, taraf ehliyeti ile ilgili olan bu husus kamu düzenine ilişkin olup, süresiz şikayete tabidir” (12. HUKUK DAİRESİ E. 2013/15651 K. 2013/24728 T. 2.7.2013)

Soru 6- Takip sonuçlandıktan sonra şikayet yoluna gidilebilir mi?
Takip sonuçlandıktan sonra şikayet yoluna başvurulamaz. (12. HD, 28.3.2006, 3622/6217)

Soru 7- İstinabe suretiyle yapılan hacizlerde şikayete yetkili icra dairesi hangisidir?
Hacizle ilgili şikayetler, istinabe olunan icra dairesinin (haczi yapan) icra dairesinin tabi bulunduğu icra mahkemesince çözümlenir.

Sorun 8- İcra Memurunun İhtiyati tedbir kararının icrası sırasında kanuna aykırı işlemlerine karşı da şikayet yoluna gidilebilir mi?
İcra memurunun İcra ve İflas Kanunundan aldığı yetki ile yaptığı işlemler dışındaki kanuna aykırı işlemleri şikayete konu olmaz.
“…….şikayetin konusu Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen tedbir kararının infazıyla ilgili olup, ihtiyati tedbir kararının uygulanması icra işlemi sayılmayacağından tedbir kararının infazıyla ilgili şikayetleri inceleme görevi kararı veren Asliye Ticaret MAHKEMESİNE AİTTİR. Zira icra müdürünün görevi ihtiyati tedbir infaz MEMURLUĞU NİTELİĞİNDEDİR.” ( 12. Hukuk Dairesi Esas : 2013/13759 Karar : 2013/22804 Tarih : 18.06.2013)

9. İcra dairesi, usule aykırı kararını geri alabilir mi?
İcra müdürü kendiliğinden verdiği karardan rücu edemez. (HGK. 20.9.2000, 12-1145/1159)



10. İcra mahkemesince yapılan şikayetin incelenmesinde Dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilebilir mi?
Taraflar gelmese bile dosyanın işlemden kaldırılamayacak ve açılmamış sayılmasına karar verilemeyecektir. (12. HD, 29.1.2004, 24059/1802) aynı yönde.. (12. HD, 4.6.2012, 3722/9083)

11. Şikayet Dilekçesinde, icranın durdurulması talep edilebilir mi?
Şikayet kendiliğinden icrayı durdurmaz. Talep üzerine veya kendiliğinden icranın durdurulması talep edilebilir. Örneğin satışın durdurulması talep edilebilir.

12. İcra Mahkemesinin kararları kesin hüküm teşkil eder mi?
İcra mahkemesi kararları birbirine karşı kesin hüküm teşkil eder. (12. HD, 6.3.2008, 1625/4387)

13. Şikayet üzerine vekalet ücreti hükmedilir mi?
Şikayet üzerine verilen kararlardan maktu harç alınır ve maktu vekalet ücretine hükmedilir. (12. HD, 1.5.2006, 6881/9567) Ancak şikayet alacaklının istemine karşı ise ve takip iptal edilirse, şikayet sonucunda nispi vekalet ücretine hükmedilir. (12. HD, 27.4.1981, 2700/4190)
Münhasıran icra müdürünün kusurundan kaynaklanan işleminin şikayet sonucu iptal edilmesi halinde, vekalet ücretine hükmedilmez. (12. HD, 3.2.2003, 29003/1884)

14. Üçüncü kişi olarak, şikayet yoluna gidilebilir mi?
Şikayet yoluna sadece takibin tarafları değil; işlemden zarar gördüğünü iddia eden her kişi şikayet yoluna gidebilir. Yargıtay üçüncü kişi konumundaki 89/1 ve ihbarlarına karşı şikayet hakkının olmadığına karar vermiştir. (12. HD, 27.01.1999 14754/252) Yine Yargıtay, şirkete yapılan usulsüz ödeme emrinin tebliğini iptalini yönetim kuru üyelerinin şikayet yolu ile talep edemeyeceğine karar vermiştir. (HGK. 13.4.2011, 12- 677/133)




--------- Maaş haczinde hacize iştirak mümkün olmadığından hakkı ihlal edilen şikayet yoluna başvurabilir.
“Yukarıda açıklanan İ.İ.K.nun 83/2. maddesi uyarınca, maaş üzerindeki hacizlerin sıraya konulması gerekmekte olup, hacze iştirak mümkün değildir. Şikayetçinin bu yöndeki şikayetinin esası incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, haczi uygulamak durumunda olan ve bu sebeple şikayette hukuki yararı bulunan şikayetçinin taraf sıfatının bulunmadığından bahisle şikayetin reddi isabetsizdir.” (12. HUKUK DAİRESİ E. 2012/7056 K. 2012/23635 T. 4.7.2012)


15. İcra mahkemesi keşif yapabilir mi?
İcra mahkemesi şikayeti incelerken, tanık dinleyebilir, bilirkişiye başvurabilir, gerektiğinde keşfe karar verebilir.
“yetkili icra mahkemesinin, takibe konulan ilamı genişletecek veya daraltacak şekilde yorumlama yetkisi bulunmamakta ise de, icra dairesince yapılan infazın ilama uygun yapılıp yapılmadığını denetleyebileceği gibi gerektiğinde mahallinde keşif yapmak suretiyle ilama uygun infazın yapılmasını da sağlayabilir.” (HUKUK GENEL KURULU E. 2012/12-603 K. 2013/211 T. 6.2.2013)

16. İcra mahkemesi, şikayet nedenleri ile bağlı mıdır?
Şikayet edenin bildirmiş olduğu nedenlerle bağlı değildir. Ancak, temyiz ederken şikayet nedeniyle bağlıdır.

17. Şikayet süresi ne kadardır? Ne zaman başlar?
Şikayet süresi, şikayet konusu işlemin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gündür. İşlem tebliğ edilmemişse ve dosyadan aksi anlaşılamıyorsa, ilgilinin beyan ettiği tarihi öğrenme tarihi kabul edilmeli, aksini karşı taraf ispatlamalıdır. (HGK. 5.4.2000, 12-722/735)

-------- İcra dairesinin dosya fotokopisi alınmışsa;
“Takip dosyasının incelenmesinde; şikayetçi borçlunun 16.08.2011 tarihinde dosya inceleme talebinde bulunduğu, ayrıca 04.06.2012 tarihli dilekçesi ile de dosya fotokopisini almak için icra müdürlüğüne BAŞVURDUĞU GÖRÜLMEKTEDİR.Bu durumda mahkemece, anılan dilekçeler hakkında borçlunun beyanı alınıp şikayetin süresinde olup olmadığı hususu değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm TESİSİ İSABETSİZDİR.” ( 12. Hukuk Dairesi Esas : 2013/15342 Karar : 2013/23056 Tarih : 18.06.2013)


18. Şikayet nedenleri nelerdir?
---------Gecikme ZAMMINA faiz işletilememesine ilişkin itiraz, şikayet yoluyla icra mahkemesinde ileri sürülebilir mi?
“Yerleşmiş YARGITAY içtihatlarına göre 6183 Sayılı Yasa gereğince hesaplanan gecikme zammı, FAİZ NİTELİĞİNDEDİR. Hal böyle olunca BK.nun 104/son maddesi uyarınca faize faiz yürütülmesi MÜMKÜN DEĞİLDİR.Mahkemece gecikme zammına faiz yürütülmemesi talebinin dar yetkili icra mahkemesinde değerlendirilmesinin mümkün olmadığından talep reddedilmiş ise de, anılan husus, dosya borcunun hesaplanmasına yönelik şikayet olup, İİK.nun 16 ncı maddesi uyarınca icra mahkemesince asıl alacak miktarının belirlenip faizin onun üzerinden hesaplanması suretiyle işin esasının incelenerek oluşacak sonuca göre hüküm tesisi gerekirken yazılı şekilde karar VERİLMESİ İSABETSİZDİR.” (12. Hukuk Dairesi Esas : 2013/12737 Karar : 2013/22226 Tarih : 13.06.2013)

------------- Daha önce hesap tablosuna karşı şikayet yoluna gidilse dahi en son gönderilen kapak hesabına şikayet yoluna gidilebilir mi?
“Somut olayda borçlunun başvurusu İcra Müdürlüğü'nce yapılan kapak hesabına yönelik olup, İİK.nun 16 ncı maddesi uyarınca şikayet niteliğindedir ve İcra Mahkemesi'NCE İNCELENMELİDİR. Aynı hesaba ilişkin icra müdürlüğünce hesaplanan dosya hesabı ve kapak hesabına ilişkin önceki şikayet dolayısıyla düzenlenen bilirkişi raporları doğrultusunda hesaplama bulunduğuna göre, mahkemece, icra takip dosyasındaki son hesap durumunu tespit etmek üzere bilirkişi incelemesi yaptırılarak denetime elverişli bilirkişi raporu alınmak suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle rapor alınmaksızın şikayet edilen icra müdürlüğünce yeniden bakiye dosya borcunu hesaplamasına ilişkin bir karar olmadığından şikayetin reddi yönünde HÜKÜM KURULMUŞTUR.” ( 12. Hukuk Dairesi Esas : 2013/12003 Karar : 2013/20513 Tarih : 03.06.2013)

-----------Aynı yönde 12. HUKUK DAİRESİ E. 2013/15507 K. 2013/24304T. 27.6.2013

-------------- KDV ve Damga vergisinin alınmasına ilişkin İcra Dairesinin işlemlerine karşı İcra Mahkemesinde şikayet yoluna gidilebilir mi?
“Dairemizce KDV'nin tarh ve tahakkuk işlemleri, bu verginin mükellefi sıfatıyla icra dairesinde yürütüldüğü, dolayısıyla buna ilişkin yapılan işlemlerden doğan uyuşmazlıkların çözüm yerinin vergi mahkemeleri olduğu belirtilerek icra mahkemelerince yargı yolu farklılığı nedeniyle şikayet dilekçesinin reddine karar verilmesi gerektiği yönünde yerleşik uygulamasına rağmen Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü'nün 11.03.2013 tarih ve 2012/182 E. 2013/321 K.sayılı kararında vurgulandığı üzere, KDV'ye ilişkin şikayetin mahkemece incelenmesi söz konusu icra dosyasından yapılarak anılan işlemin kanuna uygun olup olmadığı hususunda karar vereceğinin kuşkusuz olacağı belirtilmek suretiyle adli yargılanmanın bir parçasını oluşturduğu bu uyuşmazlığın icra müdürlüğünün tesis ettiği bir işlemden kaynaklandığı gözetildiğinde bu işlemin yasaya uygun olup olmadığının adli yargı yerince çözümlenmesi gerektiği belirtilerek icra mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasına kesin olarak oybirliğiyle karar verilmiş olduğundan, bundan böyle KDV'nin tarh ve tahakkuk işlemlerine ilişkin şikayetler hakkında icra mahkemesinin görevli olduğunun kabulü gerekmiştir(12. HUKUK DAİRESİ E. 2013/17981 K. 2013/25613 T. 8.7.2013)
---------- aynı yönde 12. HUKUK DAİRESİ E. 2013/17775 K. 2013/24634 T. 1.7.2013

------- Ödeme emrinin ekinin senedin tasdikli örneğinin eklenmemesi şikayet nedenidir.
“Takibin bir belgeye dayanması halinde, belgenin tasdikli bir örneğinin ödeme emrine eklenerek gönderilmesi İ.İ.K.nun 61/1. maddesinin öngördüğü yasal zorunluluktur. Borçluların bu yöne dair başvurusu İ.İ.K.nun 16. maddesi kapsamında şikayet olup icra mahkemesince yapılmasında yasaya aykırılık yoktur. O halde mahkemece esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken takibin borca itiraz sebebiyle durduğu bu sebeple de ödeme emrinin iptalinin istenmesinde hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir” (.12. HUKUK DAİRESİ E. 2012/4317 K. 2012/20951 T. 18.6.2012)


21. İcra dairesinin hangi işlemlerinin düzeltilmesine karar verilir ?
--------- Tevzi tablosundaki yanlışlığın düzeltilmesi;
Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi ile tevzi tablosunda yanlışlık olduğu belirlendiğine göre İİK.nun 17. maddesi uyarınca tevzi tablosunun düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken uyuşmazlığa çözüm getirmeyecek şekilde tevzi tablosunun iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. (12. HUKUK DAİRESİ E. 2013/28342 K. 2013/36247 T. 18.11.2013)

------- Müteselsilen istenen vekalet ücretinin talep edilebileceği miktarının düzeltilmesi;
“Takip dayanağı ilamda, 15.913,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılar vekillerine verilmesine hükmedildiği, ilamda iki davalının bulunduğu ve kendilerini vekille temsil ettirdikleri görülmektedir. Bu durumda Mahkemece ilam hükmü gereğince her bir davalının bu miktarın yarısını talep edebileceği nazara alınarak icra emrinin düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken, bu şikayetin yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi isabetsizdir.” (8. HUKUK DAİRESİ E. 2013/11579 K. 2013/9434 . 18.6.2013)

22. Duruşma açılarak karar verilmesi gereken durumlar nelerdir?
-------Ödeme emrinin usulsüz yapıldığına dair şikayet,
“Borçlu şirket vekilinin şikayeti, maddi vakıalara da dayanarak ödeme emri tebliğ işleminin usulsüzlüğüne yönelik olup, bu iddia mahkemede her türlü delille ispat edilebileceğinden, öncelikle duruşma açılarak şikayetçiye ( borçluya ) ve karşı tarafa ( alacaklıya ) anılan konudaki delillerini mahkemeye ibraz etmeleri için imkan tanınmadan talep hakkında dosya üzerinden karar verilmesi usule aykırıdır. (12. HUKUK DAİRESİ E. 2013/450 K. 2013/10158 T. 19.3.2013)

23. Kesinleşmeden icraya konulabilecek(ya da konulmayacak) durumlar nelerdir?
------- FSEK uyarınca verilen tazminatların kesinleşmesine gerek yoktur.
“Dava, ilamın şahsın hukukuna dair olduğu ve kesinleşmeden icra edilemeyeceği şikayetine ilişkindir. Takip dayanağı ilamda; bilgisayar yazılım programının lisanssız kullanımının ceza mahkemesi kararıyla belirlendiğinden, borçlu aleyhinde fsek 68. maddesi çerçevesinde maddi tazminata hükmedildiği görülmektedir. Bu durumda mahkemece, takip dayanağı ilamın şahsın hukukuna dair olmadığı, malvarlığına (tazminat alacağına) dair olduğu ve H.M.K.nun 367. maddesi kapsamına giren kesinleşmeden icra edilemeyecek ilam niteliğinde bulunmadığı nazara alınarak, şikayetin reddi yerine, kabulüyle takibin iptaline karar verilmesi isabetsizdir. (8. HUKUK DAİRESİ E. 2013/11208 K. 2013/9767 T. 21.6.2013)

--------- CMK.m.141 uyarınca verilen tazminat kararlarının kesinleşmesine gerek yoktur.
Ceza Mahkemelerinin, tazminata ve yargılama giderlerine ilişkin hükümleri ilamlı icra takibine konu edilebilir. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 4. maddesi uyarınca mahkumiyet hükümleri kesinleşmedikçe infaz olunamaz. Mahkumiyet kararının eklentisi olarak hükmolunan tazminat, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin de hüküm kesinleşmedikçe asla tabi olarak infazı istenemez. Somut olayda, ise takibe konu edilen Ödemiş Ağır Ceza Mahkemesi'nin yukarıda anılan ilamının konusu ceza mahkumiyeti içermeyen, haksız tutuklama nedenine dayalı olarak tesis edilen ve müstakilen tazminata ilişkin olup, takibe konulabilmesi için kesinleşmesine gerek bulunmamaktadır. (8. HUKUK DAİRESİ E. 2012/13098 K. 2013/381 T. 17.1.2013)

--------- Tasarrufun iptali davasında verilen kararların kesinleşmesine gerek yoktur.
“takip dayanağı ilam İİK'nın 277 ve müteakip maddelerine göre alınmış tasarrufun iptaline ilişkin bir ilamdır. Aynı Yasa'nın 283. maddesine göre taşınmazın tasarrufun iptaline konu edilmesi üçüncü şahıs üzerindeki kaydın tashihine mahal olmadan borçlunun tasarrufa konu ettiği taşınmazdan alacaklıya haciz ve satışını isteyebilme hakkı verdiğinden taşınmazın aynı ile ilgili değil şahsi hak doğurucu niteliktedir. HMK'nın 367/2. maddesi kapsamında kalmadığından dayanak ilamın icrası için kesinleşme şartı aranmaz. Bu durumda mahkemece şikayetin reddi yerine, yazılı gerekçeyle kabulü ile takibin iptali yönünden hüküm kurulması isabetsizdir.” (8. HUKUK DAİRESİ E. 2012/3729 K. 2012/3956 T. 8.5.2012)

--------- Katkı payına alacağına ilişkin ilamların kesinleşmesine gerek yoktur.
“6100 Sayılı H.M.K.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanması gereken H.U.M.K.nun 443/1 ( H.M.K. 367/1 m. ) maddesi gereğince, temyiz kararın icrasını durdurmaz. Yani kural olarak kararın kesinleşmemiş olması, kararın yerine getirilmesini önlemez. Bu kuralın istisnaları da yine yasalarda düzenlenmiştir.
1- )Taşınmaza ve buna dair ayni haklara, aile ve şahsın hukukuna dair ilamlar ( H.U.M.K.443/4 m. ),
2- )Mahkumiyete dair ceza ilamlarının tazminat ve yargılama giderlerine dair kısımları, ( 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun'un 4. maddesi ),
3- )Kira tespit ilamları ( 12.11.1979 tarih 1979/1-3 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ),
4- )Menfi tespit davasına dair ilamlar ( İ.İ.K.72. madde ),
5- )Yabancı Mahkeme ilamlarının tenfizi hakkındaki kararlar ( MÖHUK. 41/2 ),
6- )Sayıştay Kararları ( 832 Sayılı Sayıştay Kanunu 64. madde ),
7- )İdare aleyhine açılan haciz veya ihtiyati haciz uygulamalarıyla ilgili davalarda verilen kararlar ( 2577 Sayılı iyuk 28/1 ),
8- )Mülkiyetin tespitine dair olmaları sebebiyle istihkak davasının kabulüne dair ilamlar kesinleşmeden infaz edilemez.
Somut olayda, icra takibinin dayanağı olan Silivri Asliye Hukuk ( Aile Mahkemesi sıfatıyla ) Mahkemesi'nin 2007/506 Esas, 2012/214 Karar sayılı 19.4.2012 karar tarihli ilamı, katkı payı alacağına ilişkindir. Bu tür davalarda 7.10.1953 tarih 8/7 Sayılı ibk uyarınca taşınmazın alımına katkıda bulunduğunu iddia eden davacı, bu katkısına dayanarak ayın ( mülkiyet ) talep edemez, bu sebeple taşınmazın aynıyla ilgili hüküm verilemez.
Nitekim takip dayanağı ilamda da 114.00,000 TL katkı payı alacağının tahsiline karar verilmiştir. Bu haliyle alacak ilamı olup kesinleşmesine gerek yoktur. Bundan ayrı katkı payı alacağına dair davalar da Medeni Kanun'un 227 vd. maddelerine dayalı katkı payı alacağına dair olup, bu nevi ilamlar konu olarak anılan Kanunun "Aile Hukuku" kitabında yer alsa da, tarafların şahsi ya da ailevi yapılarına dair hukuki durumlarında bir değişiklik yaratmayan, sonuçları itibariyle ancak tarafların mal varlığını etkileyebilen, boşanma ilamının feri niteliğinde olmayıp ondan bağımsız olan edaya dair ilamlardır. Bu nitelikleri itibariyle de katkı payı alacağına dair ilamlar ile bu ilamların feri niteliğindeki ilam vekalet ücretinin diğer edaya dair ilamlar gibi, kesinleşmeden icraya konulmaları mümkündür” (8. HUKUK DAİRESİ E. 2013/4509 K. 2013/9427 T. 18.6.2013)


-------- Taşınmazın aynine ilişkin olmayan el atmanın önlenmesi kararları
Somut olayda takibe dayanak yapılan A. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 17.03.2011 tarih ve 2009/332 Esas, 2011/194 Karar sayılı ilamı incelendiğinde: taşınmazın aynının ihtilaflı olmadığı, Y. O. ve arkadaşlarına ait taşınmazın komşusu ve mülkiyeti M... Ltd. Şti.'ne ait taşınmaz üzerine, imara aykırı olarak yüksek binaların inşa edilmesi nedeniyle, kendilerinin deniz manzaralarının kapatıldığı yapılan binaların son katlarının yıkılarak, haksız müdahalenin menine ve kal'e karar verilmesinin talep edildiği, mahkemece imara aykırı şekilde yüksek binaların yapılmadığı sonucuna varılarak davanın reddiyle davalı lehine vekalet ücretine hükmedildiği ve ilam kesinleşmeden vekalet ücreti alacağının tahsili amacıyla takip başlatıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda ilamda, taşınmazın aynına dair olarak taraflar arasında bir ihtilafın bulunmadığı, ilamın icrası için kesinleşmesine gerek olmadığı düşünülmelidir. (8. HUKUK DAİRESİ E. 2012/3739 K. 2012/4255 T. 15.5.2012)


-------- 3533 sayılı kanun kapsamında verilen hakem kararlarının icra takibine konu edilebilmesi için kesinleşmesi gerekmez.
“3533 Sayılı Tahkim Yasası gereğince; konusu para olan hakem kararlarının icra takibine konu edilebilmesi için kesinleşmesi gerekmez. 3533 Sayılı Tahkim Yasası hükümlerine göre incelenip sonuçlandırılan hakem kararları aynı Yasanın 7. maddesinde de açıklandığı gibi mahkeme ilamlarının icrasına ilişkin genel hükümler uyarınca yerine getirilir. Hal böyle olunca, H.U.M.K.'nun 443. maddesi gereğince konusu para alacağına ilişkin olan takip konusu ilamın kesinleşmesine gerek yoktur. Mahkemece açıklanan sebeple şikayetin reddine karar vermek gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.”( E. 2011/18357 K. 2011/30897 T. 27.12.2011)







24. Tüzel kişiliği olmayan İdareye husumet yöneltilerek takip başlatılması şikayet nedeni midir?
12. hukuk dairesi görüş değiştirerek, HMK.m.124 kıyasen uygulanarak takibin doğru hasıma yöneltilmesi için süre verilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
“Tüzel kişiliği olmayan devlet hastanesinin takipte borçlu olarak gösterilmesi mümkün değildir. Takip tarihi itibariyle olayda kıyasen uygulanması gereken HMK. nun 124. maddesinin 4. fıkrasına göre; Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa hakim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Takibe dayanak faturaların anılan hastane baştabipliği adına düzenlendiği göz önüne alındığında borçlu tarafın yanlış gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığından mahkemece HMK. nun 115. maddesinin 2. fıkrası uyarınca takibin Sağlık Bakanlığı'na yöneltilmesi için alacaklıya kesin süre verilmesi, sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken yazılı gerekçeyle takibin iptali isabetsizdir.” (12. HUKUK DAİRESİ E. 2013/19536 K. 2013/24383 T. 28.6.2013)
------------- aynı yönde “Buna göre alacaklı tarafından tüzel kişiliği olmayan Kozan Devlet Hastanesi'nin bağlı olduğu Sağlık Bakanlığı yerine Kozan Devlet Hastanesi hakkında takip yapılması, maddi hataya ve kabul edilebilir bir yanılgıya dayalı olup, dürüstlük kuralına da aykırı olmadığından alacaklının HMK. nun 124/3-4.maddesi uyarınca taraf değişikliği yapmak suretiyle bu yanlışlığı düzeltmesi mümkündür.O halde mahkemece alacaklıya HMK. nun 124/3-4.maddesi uyarınca taraf değişikliği yaparak takibi Sağlık Bakanlığı'na yöneltmesi için kesin süre verilmeli, bu sürede taraf değişikliği yapılması halinde ödeme emrinin iptaline, aksi halde taraf (pasif husumet) ehliyeti yokluğu nedeniyle takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi” (12. HUKUK DAİRESİ E. 2013/14166 K. 2013/23301 T. 20.6.2013)

25. Şikayette ıslah yoluna başvurmak mümkün müdür?
“Davacıların satışın iptaline dair isteği, şikayet niteliğinde olup, teknik anlamda bir dava değildir. Bu sebeple H.U.M.K.nun 83 ( H.M.K.nun 176 ) vd. maddelerinde düzenlenen ve dava prosedüründe uygulanması mümkün olan ıslah müessesesinin şikayet hakkında tatbiki mümkün değildir” (12. HUKUK DAİRESİ . 2013/18008 K. 2013/23962 T. 25.6.2013)
Old 03-12-2015, 13:46   #2
kalem59

 
Varsayılan

Borçlu kooperatif hakkında ilamsız takip yaptık Koop yöneticileri borca itiraz etti.İcra Müdürlüğü koop yetkililerinin yetki süreleri dolması sebebi ile itirazlarını red etti.
Koop yöneticileri red kararından yaklaşık 10 ay sonra kararı yeni öğrendikleri bahisle icra işlemini şikayet ettiler.
Red kararı borçluya tebliğ edilmemiş Öğrenme ile ilgili de başka hiçbir belge yok. Burada borçlunun 10 ay sonra bu kararı öğrendiği konusu dürüstlük kuralına aykırı olduğu açıktır. Araştırmalarımda Yargıtay öğrenme tarihinin alacaklının ispat etmesi gerektiğini söylüyor. Bu konuda başka bir Yargıtay kararı varsa ve bildirirseniz sevinirim.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Kurumsal şikâyet mi? Bireysel şikayet mi? DerinlikSarhoşu Meslektaşların Soruları 6 26-04-2012 15:43
Doktorun Yanlış Tedavisi - Bakanlığa Şikayet- Karşı Şikayet burcu nas Hukuk Soruları Arşivi 1 08-02-2007 14:06


THS Sunucusu bu sayfayı 0,06591105 saniyede 15 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.