Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

iskan almaktan kaçınma

Yanıt
Old 15-04-2008, 18:06   #1
Av.Ömer

 
Varsayılan iskan almaktan kaçınma

Müvekkiller mütahit ile KKİS imzalamışlar, yaklaşık 5 yıl geçmiş, sözleşmeye göre de mütahitin iskanı alması için son 2 ayı var ve mütahit iskanı alamayacağını söylüyor, ve dairelerin iç aksamlarında eksiklikler de mevcut. Sözleşme de iskan alındıktan sonra kalan bir dairenin mütahite verileceği yazılı, şu an müvekkillerden birisinin üzerinde.
1-şimdi buna göre; müvekkiller şu an itibariyle 60.000 YTL tutan iskan bedelini ödeyip iskanı aldıktan sonra alacak davasımı açmalılar ve bu açılacak davada son kalan dairenin üzerine ihtiyati tedbir konulabilirmi? (Zira o dairede açılacak olan davada davacı sıfatıyla bulunan müvekkillerden birinin üzerinde olduğu gözönüne alınırsa, nasıl bir durum olacak) eğer tedbir konulabiliyorsa tespit davasıyla tespit edilecek olan dairelerin iç aksamlarındaki eksikliklerin bedeli aynı davada istenip bunun içinde tedbir konulabilirmi?
2-Müvekkillerin 60.000YTL yi karşılayacak maddi durumlarının olmadığı düşünüldüğünde başka nasıl bir yol izlenebilir? mesela iskan karşılığı mütahite verilecek olan o son dairenin direk satışının talep edilerek satış sonucu gelen para ile iskan masraflarının ve daire içi eksikliklerin giderilmesi şeklinde açılacak bir dava şekli veya türü var mı ?

Eksik bilgi olmaması için biraz uzun oldu, kusura bakmayın. yardımlarınız için şimdiden teşekkürler.
Old 15-04-2008, 22:32   #2
HÜLYA ÖZDEMİR

 
Varsayılan

Sn. Meslektaşım; ( test tekniğinde kullanılan çoktan seçmeli ) cevaplarımı aşağıda sunuyorum.

Müteahitin sözleşme koşullarına uygun, eksiksiz ve tam olarak edimini yerine getirmesi - teslimi halinde kendisine düşecek son dairenin tapusunu talep etme hakkı doğar.

1. Eğer inşaatta eksik, kusurlu işler mevcutken ve iskan müsaadesi alınmaksızın müteahitçe tapu - iptal tesçil davası açılırsa (sözleşme koşullarının gerçekleştirilmemesi nedeni ile tapu tesçil talebinin muaccel olmadığı yolundaki savunmalarınız doğrultusunda ) bu eksikliklerin tamamlanması için mahkeme müteahite süre verir ve tamamlanması halinde karşılıklı edimlerin aynı anda ( eksikliklerin giderilmesi - tapu iptali ) birlikte ifasına karar verilir.

2. Dilerseniz öncelikle delil tespiti ile inşaattaki eksikliklerin , kusurlu imalatların neler olduğunu ve bedelini tespit ettirip, ardından müteahitten dava yolu ile tahsilini talep edebilir ve ilgili alacağınız müteahitçe ödenmediği - iskan müsaadesi alınmadığı sürece - dairenin tapusunu tesçilden kaçınabilirsiniz.

İskan müsaadesine ilişkin masraflar her yıl ( harç, resim, gecikme faizi vs. ödemeler ) değişeceğinden, dava tarihi ile bedelin tahsili ve iskan müsaadesi için müraacat süresi arasında rakamlarda olası artışlar nedeniyle bu işleme ilişkin masrafları dava konusu yapmanız uygun olmaz.

3. Müteahite ihtarname çekerek, iskan müsaadesinin alınmaması ve tarafınızca kabul edilmeyen eksik ve kusurlu imalatların - sözleşme koşullarına uygun hale getirilmesi için uygun bir süre verip - bu işlemlerin tamamlanmaması halinde dairenin tapusunun verilmeyeceğini ve hakkında tazminat - alacak davası açılacağını bildirmenizi ve dilerseniz tapu iptal davası açmasını beklemeksizin alacak davası açmanızı öneririm.

4. Eğer siz alacak davası açtığınızda müteahit de tapu iptal davası açarsa , alacak davanız önsorun olarak tapu iptal davasında bekletici mesele sayılacak ve müteahitin ödemeleri ve sözleşmeye uygun olarak edimlerini yerine getirmesinin ardından tapu iptal ve tesçil davası sonuçlandırılacaktır.

5. Dilerseniz eksiklikler, iskan masrafları nedeniyle dairenin satışına izin istemli dava da açabilirsiniz.

T.C.

YARGITAY

15. HUKUK DAİRESİ

E. 2004/5097

K. 2005/3628

T. 16.6.2005

DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı k-davacı Halime Tuncer vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR : 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı ve karşı davacı arsa sahibinin aşağıdaki bendi kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-Davacı arsa sahibi 13.8.2001 tarihinde açmış olduğu birleşen davasında dava tarihi itibariyle inşaatta eksik bırakılan işler tutarının 45.000.000.000 TL civarında olduğunu belirterek sözleşme gereği yükleniciye ait olan zemin kattaki 13-15 ve 16 nolu dükkanlar ile yine zemin kattaki 1 nolu dairenin, inşaatın ikmali ve iskan alınabilmesi için satışına izin verilemesini istemiştir.
Mahkemece davacı arsa sahibinin talebi kısmen kabul edilerek eksik işler ve iskan alımı için 1 nolu daire ile 15 nolu dükkanın satışına izin verilmiş, geri kalan 9-10-13 ve 16 nolu bağımsız bölümlerin karşı dava nedeniyle tapu kayıtlarının iptali ile yüklenici adına tesciline hükmedilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan 10.3.2003 tarihli bilirkişi raporuna göre arsa sahibine ait bağımsız bölümler ile bina ortak yerlerindeki eksik ve kusurlu işlerin ikmali için keşif tarihi olan 20.12.2002 itibarıyla sarfı gereken tutar 34.944.930.000 TL; iskÖn ruhsatının alınabilmesi için SSK pirim borçları da dahil sarfı gereken tutar yaklaşık 6.500.000.000 TL.dir. Yine aynı raporda keşif tarihi itibarıyla 1 nolu daire bedeli 30.000.000.000 TL, 15 nolu dükkan bedeli 13.000.000.000 TL olarak saptanmıştır. Eksik ve kusurlu işlerin ikmali ile binanın iskan ruhsatının alınması için gereken masraf tutarı ile satışına izin verilen iki adet bağımsız bölümün değeri birbirine çok yakındır. Eksik ve kusurlu işlerin ikmali için geçecek zaman dilimi nazara alındığında eksik işler bedelinin ve iskan alınma masraflarının ne miktara ulaşacağı şu aşamada belli olmadığından ve ayrıca 21.11.2000 tarihli ek sözleşme gereği eksik işlerin teminatı olarak yükleniciden alınan 30.000.000.000 TL.lik teminat senedinin de yükleniciye iadesine karar verildiğinden, davalı yükleniciye ait olup da halen davacı arsa sahibi adına kayıtlı olan 9-10-13 ve 16 nolu bağımsız bölümlerden uygun görülecek birinin daha avans niteliğinde arsa sahibi tarafından satışına izin kararı verilmesi, yüklenicinin açmış olduğu karşı dava nedeniyle ise 4 adet bağımsız bölüm yerine 3 adet bağımsız bölümün tesciline hükmedilmesi gerekir. Eksik işler ve iskan alım masraflarının karşılanmasına yetersiz kalacak şekilde 2 bağımsız bölümün satışına izin verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1).bendde yazılı nedenlerle davalı ve karşı davacı arsa sahibinin diğer temyiz itirazlarının reddine, hükmün (2).bendde açıklanan nedenlerle temyiz eden davalı ve karşı davacı arsa sahibi yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı karşı davacıya geri verilmesine, 16.6.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.

T.C.

YARGITAY

15. HUKUK DAİRESİ

E. 2002/623

K. 2002/1220

T. 19.3.2002

DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacıla". vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içince verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup
Dava, eser sözleşmesine dayalı kira alacağı, tapu iptali, tescil ve Borçlar Kanununun 97.maddesi uyarınca eksik inşaatın tamamlanması için ifaya izin verilmesi istemiyle açılmıştır.
Davalılardan Mehmet Ünlü, sözleşmenin tarafı olmadığından husumet yöneltilemiyeceğini, Sadiye Ünlü iyiniyetli malik olduğundan davanın reddini istemiş, davalı şirket cevap vermemiş, mahkemece inşaatın % 70 seviyece durması nedeniyle ifaya izin verilmesine, kira ve eksik işler bedelinin "şirketten tahsiline, tapu iptali ve tescil istemlerinin reddine karar verilmiş; karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
1-Davacılardan Beyhan Başol, inşaat sözleşmesi gereğince arsa sahiplerine verilmesi gereken (7) no'lu daireyi arsa sahiplerinden satın almış clmakla onların bu daireyle ilgili sözleşmeden doğan haklarına alacağın temliki hükümleri uyarınca halef olmuştur (BK. 16-2 .md. ) . Bu nedenle (7) no'lu dairenin sözleşmede kararlaştırılan sürede teslim edilmemesi sonucu uğradığı kira kaybı zararını davalı yükleniciden istemekte haklıdır. Mahkemenin, Beyhan Başol'un arsa sahibi olmadığından 7 no' lu bağımsız bölüm için sözleşme hükmünde yer alan kira parası hesabı yapılmadığını belirten bilirkişi raporuyla bağlı kalarak adı geçenin kira alacağının reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-Davalı Reform Turizm İnşaat Ticaret Taahhüt ve Sanayi Limited Şirketi yetkilisi Mehmet Ünlü'nün davacılarla imzaladığı 25.1.1994 gün ve 2348 yevmiye nolu sözleşmeyle inşaatın, temel ruhsatından itibaren 25 ayda teslimi taahhüt edilmiştir. Yapı ruhsatı 18.11.1994 tarihinde alındığına göre inşaat süresi 18.1.1997 tarihinde bitmiştir. Mahkemece 11.11.1999 tarihinde mahallinde, yapılan keşifte inşaatın % 73 seviyesinde gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Yüklenicinin edim borcunu yerine getirmediği (temerrüde düştüğü) açıktır. Bu durumda davacı arsa sahiplerinin, BK 97.maddesi uyarınca, masrafı yükleniciye ait olmak üzere akdin aynen ifasına (inşaatın tamamlanmasına) izin istekleri de Borçlar Yasasının 106.maddesine uygundur. Öte yandan bir kısım arsa sahiplerince ifaya izin istenilmesi, diğer maliklerin buna karşı çıkmaları ifa talebinin reddini gerektirmez. Zira ifa istemi, diğer arsa maliklerinin de yararına olan bir işlem olup, kabulü zorunludur. Mahkemenin aynen ifaya dair kabul kararı bu nedenlerle yerinde ise de, davada_avans mahiyetinde istenilen tazminat alacakları kabul edildiği halde tazminatı karşılayacak satış izni istemlerinin reddi yanlış olmuştur.
Yine yüklenici şirket yetkilisi Mehmet Ünlü'nün eşi Sadiıye Ünlü'nün MK.931.mad. kapsamında iyiniyetli şahıs kabulü de mümkün değildir. Eşinin ortağı olduğu şirketin durumunu bilemeyeceği kabul edilemez. C halde mahkemere yapılacak iş inşaatın sözleşmede taahhüt edildiği üzere (10.md), iskan raporu alınmış seviyeye getirilmesi için gerekli masrafların belirlenmesiyle bunu karşılayacak değerdeki davalılar paylarının bulunduğu bağımsız bölümlerin aynı tarihteki fiyatlarla belirlenecek değerlerinden yeterli orandaki kısmının satışına izin verilmesinden ibarettir. Açıklanan nedenler gözetilmeksizin istemin yazılı şekilde reddi usul ve yasaya aykırı olup, karar bu nedenle de bozulmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda (1.) ve (2.) bendlerde yazılı nedenlerle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine, 19.3.2002 gününde oybirliğiyle karar verildi.

15. HUKUK DAİRESİ

E. 1999/2860

K. 1999/4882

T. 22.12.1999

DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı Emine vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR : Dava, noksan bırakılan işlerin aynen ifası ve bu amaçla tapusu davacı üzerinde bulunan davalıya ait 4 nolu dairenin satışına izin verilmesi amacıyla açılmıştır.
Davalının verdiği cevaptan, noksan kısımları yapmayacağı ve inşaatı terk ettiği anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece davacı vekilinin 4.2.1999 günlü dilekçesinde talebi de dikkate alınarak 21.12.1998 günlü bilirkişi raporu ile saptanan 3.247.359.924 liranın avans niteliğinde davalıdan tahsiline, tahsilatın mümkün olmaması halinde tapusu davacı üzerinde bulunan ve teminat olarak tutulan 4 nolu bağımsız bölümün satışına izin verilerek elde edilecek bedelin nama ifa masraflarında kullanılmasına karar verilmesi gerekirken aksine görüşle ve dosyada mevcut Dairemize ait içtihada yanlış anlam verilerek sonuca gidilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarda açıklanan sebeplerle hükmün temyiz eden davacı Emine yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 22.12.1999 gününde oybirliğiyle karar verildi.

T.C.

YARGITAY

15. HUKUK DAİRESİ

E. 2001/4393

K. 2002/141

T. 17.1.2002

DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalılar k.davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR : 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı ve karşı davacı arsa sahiplerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-Yanlar arasında imzalanan ve dairelerin satımı suretiyle geçerlilik kazanan 9.6.1992 tarihli ek sözleşme uyarınca; yükleniciye ait 4 dairenin satılması suretiyle inşaatın arsa sahiplerine ait dairelerinin yapımını arsa sahipleri üstlenmişlerdir. Ancak bu sözleşmede inşaatın tümünün dört daire karşılığında arsa sahiplerince tamamlanacağına dair bir hükme yer verilmemiştir. Dava konusu olayda, yüklenici işi yarım bırakmak suretiyle temerrüde düştüğünden arsa sahiplerinin nama ifa talep hakları doğmuştur. Bu nedenle ek sözleşmeye ilişkin gerekçesinde isabet bulunmadığından, mahkemece yapılacak iş; inşaatın iskanı alınabilecek hale getirilmesi için gerekli imalatın ve eksikliklerin nelerden ibaret olduğunun tesbit edilmesi ve bu eksikliklerin dava tarihi itibariyle değerlerinin saptanması, yükleniciye ait olup, arsa sahiplerince satılan 6 adet dairenin değeri ile karşılaştırılması, satılan dairelerin bedeli ek sözleşmeden sonra arsa sahiplerince yapılan ve yapılacak olan işlerin bedelini karşılıyor ise nama ifa talebinin kabulüne ancak satış yetkisi tanınması isteminin reddine aksi takdirde yine yapılacak işler belirtilmek suretiyle arsa sahiplerine nama ifa ile bu işlere yetecek miktarda yükleniciye ait dairelerin satışına izin verilmesinden ibarettir. Bu hususlar üzerinde durulmadan nama ifa talebinin reddedilmesi doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : SONUÇ; Yukarıda 2.bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı ve karşı davacı arsa malikleri yararına BOZULMASINA, 1.bent gereğince sair temyiz itirazlarının reddine, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalılar karşı davacılara geri verilmesine, 17.1.2002 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Old 15-04-2008, 23:01   #3
Av.Nesrin

 
Varsayılan

Sn.Özdemir'e aynen katılmakla birlikte şu hususu da değerlendirmenizi dilerim ki;

İskan masraflarının bu kadar yüklü olmasının esas nedenleri, Vergi Dairesine olan borçlar, inşaatın başında peşin alınıyor ama bir ihtimal Yapı Demetim Bürosuna ödenecek bedel ile SSK borçları.

SSk primlerinin yatırılmamış olması durumunda belediyelerce iskan ruhsatı verilmiyor,bu uygulama hukuka aykırı olup, bu konuda yargıtay kararları da mevcuttur. Ben sitede birkaç tane bulmuştum.

Belki bilmiyorsunuzdur.Dikkatinizden kaçmaması açısından bir hatırlatma mahiyetinde kabul edin lütfen.
Old 16-04-2008, 13:36   #4
Av.Ömer

 
Varsayılan

Sayın Hülya ve Nesrin hanım ilginize çok teşekkür ederim. Özellikle Hülya hanım; verdiğiniz çoktan seçmeli cevaplara ve gönderdiğiniz tam nokta atışı olarak değerlendirilebilecek yargıtay kararlarına ayrıca teşekkür ederim.
Old 05-05-2008, 10:45   #5
Av.Ömer

 
Varsayılan

Bu konuyla alakalı pratiğe dönük olarak bir kaç hususu daha aydınlatırsanız sevinirim.
1-KKİS göre inşaatta fiziki eksiklikler olduğu gibi iskan raporuda alınmamıştır. İlk önce açacağım delil tespiti davasında sözleşmeye göre hem fiziki eksikliklerin hemde iskan raporuyla alakalı eksikliklerin tespitini isteyebilirmiyim, yoksa bunları ayrı ayrı delil tespiti davalarına konu mu yapmalıyım? Ayrıca ben hiç delil tespiti yapmadan direk açacağım esas dava da(noksan bırakılan işlerin aynen ifası ve bu amaçla tapusu davacı üzerinde bulunan davalıya ait dairenin satışına izin verilmesi davası) bilirkişi talebinde bulunsam olmaz mı? ne gibi olumsuz sonuçları vardır?
2-Hem delil tespiti hemde esas davada davacıların asgari kimler olması gerekmektedir, yani şu anki daire sahiplerinin tamamımı yoksa bir veya birkaçı yeterlimi, veya da KKİS arsa sahibi olarak isimleri yazılı olanların tümümü yoksa bir veya bir kaçı yeterlimi, ya da iskan için sona bırakılan dairenin satışında imzaya hak sahibi olan 3 arsa sahibimi ?
3-Açılacak olan esas dava da dairenin satışı, elde edilen paranın kullanılması vs. gibi konuların işleyişi nasıl olmaktadır.?
Çok teşekkür ederim.
Saygılarımla
Old 05-05-2008, 14:16   #6
HÜLYA ÖZDEMİR

 
Varsayılan

Değerli Meslektaşım Av. Ömer;

1. Delil tespiti dosyanızda müteahitin sözleşmeye göre inşaatta eksik ve kusurlu edimlerinin neler olduğunu ve bunların tespit tarihi itibarı ile işçilik + malzeme tutarlarını , bu işlerin serbest piyasada yapım ücretinin tespit ve hesaplanmasını talep edebileceğiniz gibi, aynı tespit dilekçenizle iskan izni alabilmek için müteahitçe yapılması gereken iş ve işlemlerin , yatırılması gereken vergi, harç vs. bedellerinin neler olduğunun ve tutarlarının tespitini aynı dosyadan talep edebilirsiniz.

2. Her arsa maliki ( eksik ve kusurlu işlerin bedelinin tamamını değil ) kendisine teslim edilecek daire ve ona ait ortak alanla ilgili payına düşen eksik ve kusurlu işlerin bedelini talep edebileceğinden; tüm malikler adına böyle bir tespitin yaptırılması zararın daha büyük bir kısmını tahsil imkanı sağladığından daha uygun olur.

3. Müteahit aleyhine eksik işlerin ( sözleşme koşullarına uygun olarak ) aynen ifası, bu mümkün olmazsa alacak olarak tahsil davası şeklinde fazlaya ilişkin talep ve haklarınızı saklı tutacağınız terditli dava açmanızı öneririm.

Size gerektiğinde kullanabileceğiniz , Nesrin Hanımın da bahsettiği bir karar ekliyorum.

T.C.

DANIŞTAY

6. DAİRE

E. 1994/4348

K. 1995/1092

T. 16.3.1995

• YAPI KULLANMA İZNİ VERİLMEMESİ ( SSK'ya Prim Borcu Olan Kişiden Satın Alınan Ruhsatlı Binaya )

• SSK'YA PRİM BORCU BULUNAN İŞVERENDEN SATIN ALINAN RUHSATLI BİNA ( Yapı Kullanma İzni Verilmemesi )

• PRİM BORCU BULUNAN İŞVERENDEN SATIN ALINAN RUHSATLI BİNA ( Prim Borcundan Dolayı Yapı Kullanma İzni Talebinin Reddi )

3194/m.30


ÖZET : İşçi ve işveren ilişkilerinden dolayı sosyal sigortalar kurumuna prim borcu olup adına inşaat ruhsatı düzenlenen kişiden bağımsız bölümü satın alan kişiye yapı kullanma izni verilmemesi hukuka aykırıdır. İstemin Özeti: Trabzon İdare Mahkemesinin 11.3.1994 günlü, E:1993/1391, K:1994/240 sayılı kararının usul ve yasaya aykırı olduğu öne sürülerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir.
Tetkik Hakimi L.K.`nin Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
Savcı A.Ş.`nin Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu`nun 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp idare mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir.
Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddiyle idare mahkemesi kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
Türk Milleti Adına karar veren Danıştay Altıncı Dairesince tetkik hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: Dava, ... Mahallesi, 23 pafta, 281 ada, 15 parsel sayılı yerde bulunan binanın 3 numaralı bağımsız bölümüne, işverenin Sosyal Sigortalar Kurumuna prim borcu bulunmadığına dair belgenin eklenmediği gerekçesiyle yapı kullanma izni verilmemesine ilişkin 23.9.1993 günlü, 3677/3427 sayılı davalı idare işleminin iptali istemiyle açılmış, idare mahkemesince; 3194 sayılı Yasanın 30. maddesinden bahisle, yapının ruhsat ve eklerine uygun olduğunun ve fen bakımından kullanılmasında sakınca bulunmadığının tespit edilmesi halinde yapı kullanma izni verilmesinin zorunlu olduğu, işçi ve işveren ilişkilerinden dolayı Sosyal Sigortalar Kurumuna karşı adına inşaat ruhsatı düzenlenen ... adlı kişinin sorumlu olduğu, davacının ise yapıyı bu kişiden satın aldığı anlaşıldığından, bu gerekçe ile yapı kullanma izni verilmemesine ilişkin işlemde mevzuata uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş, bu karar davalı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki temyize konu Trabzon İdare Mahkemesinin 11.3.1994 günlü, E:1993/1391, K:1994/240 sayılı kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu`nun 49. maddesinin 1. fıkrasında sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından bozma istemi yerinde görülmeyerek anılan mahkeme kararının ONANMASINA, dosyanın adı geçen mahkemeye gönderilmesine 16.3.1995 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Old 05-05-2008, 15:00   #7
Av.Ömer

 
Varsayılan

Öncelikle ilgilendiğiniz için çok teşekkür ederim.
1. ve 2. madde de vermiş olduğunuz cevaplar çok aydınlatıcı ve net oldu. Ama 3. maddedeki cevabınızı biraz daha açarsanız sevinirim, yani asliye hukuk mahkemesinemi açılacak dava; davanın konusu 'KKİS uyarınca eksik işlerin aynen ifası mümkün olmadığı taktirde bu amaçla tapusu davacı üzerinde bulunan davalıya ait 14 nolu dairenin satışına izin verilmesi talebinden ibarettir.' şeklindemi olacak; dairelerin başkalarına satılmış olması davacıların değişmesine neden olurmu, yani davacılar tüm arsa sahiplerimi olacak yine?

Saygılarımla..
Old 12-05-2008, 18:56   #8
ekinheval

 
Varsayılan

Danıştay kararı İmar Kanuna eklenen madde dolayısı ile geçerliliğini yitirmiştir. İskan ruhsatının alınabilmesi için SSK borçlarının ödenmesi şarttır.
Old 05-01-2013, 15:14   #9
ekinheval

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan ekinheval
Danıştay kararı İmar Kanuna eklenen madde dolayısı ile geçerliliğini yitirmiştir. İskan ruhsatının alınabilmesi için SSK borçlarının ödenmesi şarttır.
2008 yılındaki bu durum 2010 yılındaki değişiklik ile ortadan kalkmıştır.
5940 sayılı kanunun 1. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunun 28 inci maddesi başlığı ile birlikte değiştirilmiştir.

"Fenni mesullerce denetime ilişkin mimarlık ve mühendislik raporları hazırlanan, yapı sahibi, fenni mesuller ve ilgili idare elemanlarının birlikte düzenlediği tespit tutanağı ile tamamlandığı belirlenen, ancak, yapı müteahhidinin yapım işlerinden doğan vergi ve sigorta primi borçlarının ve diğer sorumluluklarının gereğinin yerine getirilmemesi sebebiyle yapı kullanma izin belgesi verilmesi işlemleri tamamlanamayan yapılar için, yapının müteahhidi olmayan yapı sahibinin talebi üzerine, ilgili idarece durum tespit edilerek yapı kullanma izin belgesi verilir. Bu belgenin bir örneği, ilgili kurumlara ve ilgililerin kayıtlarına işlenmek ve değerlendirilmek üzere ilgili meslek odalarına ve Bakanlığa gönderilir.

TBMM’de kanun değişikliği sırasında yapılan görüşmede ilgili madde ile ilgili tutanaklara aşağıdaki hususlar geçirilmiştir.

Görüştüğümüz bu tasarı,…... Mahkemelere intikal eden değişik konularda, hukuki ihtilaflarda, muhatabı bulunmayan işlerde çok önemli hukuk sorunlarını çözüme kavuşturmayı amaçlayan bir tasarıdır. Bununla birlikte, kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde inşaatın yüklenicisi olan müteahhidin borçlarından kaynaklanan mağduriyetler, arsa sahiplerinin hak kullanımı noktasında çok ciddi yasal engeller çıkmasına zemin hazırlar durumdaydı. Yine bu kapsam içerisinde bütün bu sorunların -tespit edilen, belirlenen, hukuki ihtilaflara ilişkin boyutu da olan sorunların- yapılacak düzenlemeyle çözüme kavuşturulması hedeflenmektedir.”

Getirilen yeni düzenleme ile iskan ruhsatının alınması için SSK ilişiksizlik belgesi aranma koşulu ortadan kaldırılmıştır.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
muhtar tebligatı almaktan kaçınabilir mi? av.öznur Meslektaşların Soruları 16 15-03-2009 22:19
Tebligatı Almaktan Kaçınma Yerleşik Yabancı Meslektaşların Soruları 2 19-02-2008 16:32
Tebligatı almaktan çekinme Av.Murat Bölükbaş Meslektaşların Soruları 10 11-03-2007 21:00
İpotek Alacaklısının Gaip Olması veya Borcu Almaktan Kaçınması İİK m 153 Kadir COŞKUN Meslektaşların Soruları 3 28-12-2006 18:35
iskan ve tapu tescili bahar kesici Meslektaşların Soruları 3 01-11-2006 14:38


THS Sunucusu bu sayfayı 0,05879807 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.