Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Tanıma'da dava dilekçesinin tercümesi

Yanıt
Old 10-08-2006, 12:19   #1
mehmet sirn

 
Varsayılan Tanıma'da dava dilekçesinin tercümesi

herkese merhaba, yeni üye oldum ve bu yazdığım ilk mesaj...
yabancı mahkemeden alınmış boşanma kararının tanınması için dava açmış bulunmaktayım. dava dilekçesini davalıya tebliğ için Almanya'ya göndermek zorundayım. Dava dilekçesinin almancaya tercüme etmem gerekiyor mu?
Eğer gerekiyorsa, dava dilekçesini tercüme ettirdikten sonra davayı açsaydım, mahkeme noterde yaptırmış olduğum tercümeyi kabul eder miydi?
Old 10-08-2006, 12:47   #2
ceydamonia

 
Varsayılan cevap

merhaba, ben de yeni üyeyim,
o tür bir davayı yeni bitirdim ama benim davamda her 2 tarafta türktü, ben konsolosluk onaylı boşanma kararı tercümesi ile davayı açtım, biliyosunuz mal müdürlüğüne belli bir miktar para yatırılıp bakanlıktan konsolosluk aracılığı ile dava dilekçeniz tebliğ oluyor. size tavsiyem bu konuda pratikte en sağlam bilgiyi ilgili mahkeme kalem müdürleri bilir.
iyi çalışmalar dilerim

merhab
Old 10-08-2006, 12:53   #3
genç osman

 
Varsayılan

Değerli meslektaşım,
Davalı Türk vatandaşı ise, kural tercüme yaptırılması gerektiği yönüde ise de eğer kendisine yapılan tebligatı konsolosluğun tebliğ evrakını alma çağrısına uyduğu taktirde ,tercüme yapılmasına gerek yoktur. Tebligatı almayacaksa ve alma ihtimali yoksa bu takdirde 1965 tarihli Lahey Tebligat Sözleşmesi gereğince düzenlenecek tebligatın , tebligat yapılacak ülkenin adli mercilerinin yardımı ile tebligat işleminin gerçekleştirilmesi cihetine gidilecektir. Dolayısı ile tercüme yaptırılarak gönderilen dava dilekçesi zaman kazanmanızı sağlayacaktır. Aksi durumda tercüme ettirmediğiniz dava dilekçesini davalı, konsolosluğun tebliğ belgelerini alma çağrısına uymazsa,Alman adli mercilerinin yardımı tercüme olmadığı için istenemeyecektir.

Yani kısaca, eğer davalı Türkse ve çağrıya uyacak gibi ise tercümeye gerek yok. Ama, işi sağlama almak için var. Eğer davalı yabancı uyruklu ise o zaman tercüme şart... Kolay gelsin...
Old 10-08-2006, 13:27   #4
Avukat Kamer Akgül

 
Varsayılan

Merhabalar sayın Sirn;

Tebligat yapacağınız kişinin vatandaşlık durumuna göre farklı cevap verilebilir;

1) Tebligat yapacağınız kişi ( davalı ) eğerki Türk vatandaşı ise o zaman bahsettiğiniz tercümeye gerek yoktur.Çünkü tebligat yabancı ülkedeki Türk temsilciliği kanalı ile yapılacaktır.Fakat burda da aksilik çıkabilmektedir.

Şöyleki; Türk temsilciliği sizin Türk mahkemesi kanalı ile davalısı Türk vatandaşı olan kişiye yollayacağınız tebligatı Almanya'da tebligat yapılması için burdaki yasalar çerçevesinde Alman posta teşkilatı kanalı ile gönderecektir.Benim benzer bir davam var ve konsolosluktan mahkemeye verilen cevap çerçevesinde süreci izleyelim:

İhtarı içeren örneğe ilişik tebliğ formu ( X ) şahsının adresine 24.08.2005 tarihli iadeli taahhütlü posta ile gönderilmiş,ancak,evde bulunmayan adıgeçene posta idaresi tarafından mektubu 1 hafta içinde postaneden almasını teminen yazılı davet bırakılmıştır.Postaneden süresi içinde alınmayan mektup,''duyuruldu-süre doldu-alınmadı'' şerhi düşülerek Başkonsolosluğumuza iade edilmiştir.
İhtarı içeren tebligat bildirimi bu defa ,06.09.2005 tarihli taahhütlü mektupla adı geçenin posta kutusuna bırakılarak tebligat yapılmak istenmiştir.Bu posta sisteminde ( Alman posta uygulaması kasdediliyor sanırsam ),posta teslim tarihi bildirilmediği ve adı geçen Başkonsolosluğumuzun davetlerine icabet etmediği cihetle ''tebligat yapılmamış olup,tebliğ zarfı iadeten ilişikte sunulmuştur.''

Alman tebliğ makamları ise,Posta İdaresi ile yaptıkları özel bir anlaşma çerçevesinde tebligatı,teslim tarihi bildiren bir tutanakla posta kutusuna bıraktırarak yaptırmakta olup,bu posta sistemi Başkonsolosluğumuzca uygulanmaktadır.

Bütün bu anlatımlardan benim bir tek anlayamadığım şudur;Yukarda Türk Konsolosluğunun yazısından anlaşılan durum, tebligat memurunun tebliği yapacağı esna ilgilinin adresinde bulunmaması ile ilgilidir.Peki ilgili o esnada adresinde olursa tebligatı almaktan çekinme hakkı var mı ve varsa buna rağmen kanunda geçerli olan 30 günlük süre işlemeye başlayacak mıdır.

2) Tebligat yapılacak kişi Alman vatandaşı ise herhalükarda dava dilekçenizi Lahey Tebligat Sözleşmesi çerçevesinde tercüme ettirerek tebliğ etmenizi tavsiye ederim.Bu durumda tebliğ zarfı ilgilinin posta kutusuna bırakılmakla gerekli tebliğ yapılmış sayılıyor görüşündeyim.

Bu soru çerçevesinde Alman Tebligat Yasası konusundaki en sağlam bilgileri bize üstadımız GEMİCİ verebilecektir sanırım.Dilerim bu konu dikkatini çeker ve birikimlerini bizlere aktarır.
Old 10-08-2006, 15:35   #5
mehmet sirn

 
Varsayılan

Duyarlılığınız ve değerli bilgileriniz için hepinize teşekkür ederim.
Old 11-08-2006, 01:04   #6
Gemici

 
Varsayılan

Selamlar,

AB Ülkelerinde Tebligat, AB'nin 1348/2000 sayılı yönergesine ve bu yönergeye dayanarak değiştirilen ülke yasalarına göre yapılıyor. Bu uygulama Türkiye için ne ölçüde geçerli bilmiyorum. Aşağıya Yönergeye ulaşılabilecek Linki ve uygulama ile ilgili başka linkler veriyorum. Linkler Türkçe değil. Buna rağmen faydalı olur düşüncesindeyim, çünkü hemen hemen bütün AB Dillerine çeviriler var.

Alman Hukuk Mukakemeleri Usulü Kanununda(ZPO) 21.10.2005 tarihinde yapılan Milletlerarası Tebligat’a ait Değişiklik:
http://www.rechtsrat.ws/gesetze/zpo/1067.htm

Konsolosluk vasıtasıyla tebligat:
Kanunun 1067. maddesine göre AB’ nin 1348/2000 sayılı Yönergesinin 13. maddesine göre konsolosluklar vasıtası ile yapılacak tebligat, ancak tebligat yapılacak olan kimse tebligatı yapacak devletin vatandaşı ise gerçekleşir. Konsolosluğun tebligatı sadece kendi vatandaşlarına olabilir.

ZPO Madde 1098 posta yolu ile tebligatı öngörüyor:
Bu maddeye göre 1348/2000 sayılı AB Yönergesine dayanarak posta yoluyla yapılacak tebligat ancak iadeli taahütlü şekilde, yani alındı belgesi ile mümkün olabiliyor. Posta yolu ile yapılan tebligatta teblig edilecek evrakın
1. Almanca tercümesi veya
2. Tebligatı yapan devletin resmi dilinde olması gerekiyor, eğer tebligat yapılacak kişi bu devletin vatandaşı ise.

1348/2000 sayılı yönergenin 2. Maddesine göre yetkili Alman Makamları ZPO’nun 1069.cu maddesinde belirtilmiş.
1.Bent diğer devletlere tebligat yapacak Alman Makamlarını, 2. Bent diğer devletlere tebligatta yardımcı olacak Alman Makamlarını belirliyor; kendileri üzerinden Almanya'da tebligat yapılacak olan makamlar Sulh Mahkemeleridir. Hangi Sulh Mahkemesinin hangi bölge için yetkili olduğunu AB’nin Link’ini verdiğim El Kitabında (Handbuch) bulmak mümkün. .

ZPO Madde 1070e göre kendisine tebligat yapılacak olan kimse, tebliğ edilen evrak 1348/2000 sayılı AB Yönergesinin 8. Maddesini 1.Bendinde belirtilen dillerden birisi ile yazılmamışsa iki haftalık bir süre içinde evrakı almayı red edebilir.

ZPO Madde 1071, 1348/2000 sayılı yönergenin 15.Maddesinin öngördüğü, ‘Dava Taraflarının’ doğrudan doğruya tebligat yapmalarını yasaklıyor.

http://europa.eu/scadplus/leg/de/lvb/l33042.htm

Handbuch: El kitabı:
http://ec.europa.eu/justice_home/jud..._de.htm#Manual

Tebligat için gerekli form dilekçeler ve daha detaylı bilgi için Kuzey Ren Westfalya eyaletinin faydalı bir sitesi var:

http://www.justiz.nrw.de/AL/links/eu/recht/index.php

http://ec.europa.eu/justice_home/jud...orms_de_de.htm

Saygılarımla
Old 20-08-2006, 12:58   #7
rkarmis

 
Varsayılan Dava dilekçelerinin tercümesi

Taraflarından birinin daimi ikametgahlarının yurt dışında olduğu davalarda, prensip olarak, dava dilekçelerinin, duruşma günü davetiyelerinin, ödeme emirlerinin vs. mutlaka o ülkenin diline tercüme edilmesi gerekir.
Hele taraflardan birisi yabancı uyruklu ise çevirinin yapılması kaçınılmaz bir zorunluluktur.
Çünkü 15 Kasım 1965 tarihli La Haye sözleşmesine imza koymuş tüm ülkeler bu tür evrakların mutlaka ya kendi ülkelerinin resmi diline yada sözleşmede kabul etmiş oldukları her hangi bir başka dile tercüme edilmiş olmasını talep etmeltedirler.
Böyle bir liste Adalat Bakanlığının www.adalet.gov.tr sitesinde mevcuttur.
Hiç bir ülke (en başta Türkiye!) içeriğini bilmediği bir evrakı muhataba tebliğ etmez.
Bu nedenle tüm evrakların sözleşmede belirtilen dillere tercümesi edilmiş olması gerekir.
Taraflardan birinin Türk olması durumunda ise, tebligatlar her ne kadar yurt dışında bulunan temsilciliklerimiz vasıtasıyla yapılabilse bile bunun, davacıya evrakın mahiyeti önceden belirtilmediği ve Türk Elçilik veya Konsolosluklarının bulundukları ülkelerde (kendi ülkesinin vatandaşlarına bile) tebligat yapma yetkisi olmadığından, evrakın böyle tebliğ edilmiş olmasını tebliğ edilmiş saymak yanlış olur. Çünkü böyle bir tebligatın hukuki bir geçerliliği yoktur.
Ancak "Wo keine Klaeger, da keine Richter" yani "Davacının olmadığı yerde hakimde olmaz" diye düşünerek bir hatalı karar vererek davayı sonuçlandırmak da (!) mümkündür.
Saygılarımla.
Old 20-08-2006, 23:54   #8
umutlaw

 
Varsayılan

Sayin Meslekdasim,

Konunuzdan anladigim kadariyla bosanma islemi Almanyada bitmistir. Hal boyleyken eger Alman yasalarina gore Almanyadaki bir mahkemenin vermis oldugu kesin bir bosanma kararini Turk vatandasti olan muvekkiliniz Turkiyede resmiyete kavusmasini istiyor ise Yabancı mahkeme kararının, o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı ve onanmış tercümesinin, ilamın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesinin, dilekçeye eklenmesi zorunludur. ( 2675 sayılı MÖHUK m. 37 ) ve yine 5 Ekim 1961 tarihli ""Yabancı Resmi Belgelerin Tasdiki Mecburiyetinin Kaldırılması Sözleşmesinin"" uygulama alanına giren ( sözleşme md. 1/a ) iş bu yabancı boşanma kararının, anılan sözleşmenin 3. ve 4. maddeleri gereğince ( belgedeki imzanın doğruluğunun, belgeyi imzalayan kişinin sıfatının ve belge üzerindeki mühür veya damganın ) aslı ile aynı olduğunun teyidi için 4. maddede tanımlanan onay şerhinin belgenin verildiği devletin yetkili makamınca bu belgeye konulması gerekir. Türkiye, bahse konu sözleşmeyi 8 Mayıs 1962 tarihinde imzalamış 20 Haziran 1984 tarihli 3028 sayılı kanunla onaylanması uygun bulunmuş ve Bakanlar Kurulunun 27.7.1984 tarihli 84/8373 sayılı kararı ile onaylayarak yürürlüğe koymuştur. ( RG 16.9.1984 tarih ve 18517 sayı ) Bu sözleşmeye Almanya'da katılmıştır. Sözleşme taraf devletlerden birinin ülkesinde düzenlenmiş olup da, diğer bir akit devlet ülkesinde kullanılacak olan sözleşmenin uygulama alanına giren resmi belgelerin, diplomasi ve konsolosluk memurları tarafından onaylanması zorunluluğunu kaldırmaktadır. Yoksa sözleşmenin 4. maddesinde tanımlanan nitelikteki tasdik şerhi yine aranacaktır.

Olayinizda bosanma kararinin alindigi kesindir yani Almanyada tum islemler bitmistir. ( kari koca her ikiside Alman mahkemesinde ifadelerini kendileri veya yasal vekilleriyle birlikte vermisler ) dolayisiyla mahkeme bir yillik ayrilik surecinden sonra veya anlasmali olarak bosanmaya karar vermistir Turkiyede tanima islemi yapilirken bunu tekrar karsi tarafa neden teblig etmek istemenizi anlayamadim ?

Not: Eger anlasilmayan bir konu var ise ve ya bir yanlisligim var ise lutfen bildirin gereken aciklamayi yapmaya calisacagim.

Saygilarimla
Old 01-02-2007, 12:47   #9
Avukat Kamer Akgül

 
Varsayılan taıma tenfiz

Sayın umutlaw;

Bu konunun yeni bir dava olduğundan hiç kuşkunuz olmasın. Ancak bu davadan sonradırki taraflar arasındaki yabancı boşanma kararı Türkiye'deki nüfusa işlenir ve ancak o andan tarafların boşanmış olduğu nüfusa işlenir. Yeni bir dava olunca da taraf teşkilinin sağlanmasının zorunluluğu sebebiyle vekalet vermeyen tarafa dava dilekçesinin tebliği şarttır.
Old 01-02-2009, 11:31   #10
rkarmis

 
Varsayılan

Sayın Mehmet Sirn,

Almanların bir lafı var "Ich bin genau so schlau wie vorher" derler.Yani "Ben şu anda aynen önceki kadar bilgiliyim ".Sizin durumunuzda sanırım şu anda öyledir.

Size dostane bir tavsiye; bence riske girmeyin.Aslında tebligat kanunun 25'e göre yapılan tebligatlar birazcık usulsüzlik kokar.Çünkü siz bir başka devletin egemenlik sınırları içindeki bir insana (belki de Türk bile olsa Alman vatandaşlığına geçmiş) arka kapıdan tebligat çıkarmaya çalışıyorsunuz demektir.Kişi konsolosluktan gelen (mektubu) almak zorunda değildir.Bu nedenle Alman tebligat kanuna göre kişi mektubu almamış ise, yazı tebliğ edilmemiş sayılır.

Bu durumda yapılan işlem usulsüz olur.Vatandaş ilerde boşanmaya itiraz etse haklı çıkmaz mı?

Siz en iyisi riske girmeyin.Şu işlemleri ikmal edin.

1-Dava dilekçesini, Üst yazıyı ve Duruşma davetiyesini Alman diline tercüme ettirin.

2-Bunları bir Örnek 184'e bağlı olarak Adalet Bakanlığı kanalı ile 15 Kasım 1965 tarihli La Haye sözleşmesine göre tebliğ ettirin.

3-Defterdarlığa 28 TL (2009 yılı için) tebliğ harcı yatırın.Tercüme ile birlikte size maliyeti en fazla 80-100 TL olur.

Kolay gelsin.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Temyiz Dilekçesinin reddine ilişkin EK KARAR Adli Tip Meslektaşların Soruları 1 20-12-2006 16:14
şiddetli geçimsizliğe dayalı dava kesinleşmeden yeni bir dava açılabilirmi? avukatyildiz Meslektaşların Soruları 17 25-09-2006 13:56
İdari Dava Karar Temyizi İçin Dava Dilekçe Örneği LİON Hukuk Soruları Arşivi 1 14-05-2003 13:06
Ego İle Aramdaki Dava snl Hukuk Soruları Arşivi 0 07-06-2002 11:47
Dava Hakkı baykara1 Hukuk Soruları Arşivi 1 02-03-2002 09:27


THS Sunucusu bu sayfayı 0,05226994 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.