Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Sebepsiz Zenginleşme

Yanıt
Old 16-05-2007, 10:57   #1
Av.Murat Bölükbaş

 
Varsayılan Sebepsiz Zenginleşme

Değerli meslektaşlarım,
2002 yılından önce evlenmiş olup mallar ayrılığı rejimini benimsemiş olan taraflar boşandıktan sonra,evlilik birliği süresince her iki tarafın katkısı ile satın alınmış olan ev ile ilgili olarak sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak yapmış oldukları katkının geri istenmesi amacıyla dava açabilirler mi?Elinde yargıtay kararı olan meslektaşlarımın katkılarını bekliyorum.
Bir de bu dava da ispat hususunda tapuda evin bedelinin düşük gösterilmesi yapılan katkının belirlenmesi açısından sıkıntı yaratır mı?Saygılarımla...
Old 16-05-2007, 11:29   #2
Burak Demirci

 
Varsayılan

T.C. YARGITAY
14.Hukuk Dairesi

Esas: 2003/8009
Karar: 2004/895
Karar Tarihi: 17.02.2004

ÖZET: Dava konusu taşınmaz 4721 sayılı Medeni Kanunun yürürlüğe girdiği 1.1.2002 tarihinden önce edinilmiş olup dava konusu taşınmaz yönünden mal ayrılığı rejimi devam etmektedir.743 sayılı Medeni Kanunun 165. maddesinde; eşler arasında cebri icra yasağı düzenlenmiş ise de birbirlerine karşı hukuki ilişkiler nedeniyle dava açamayacaklarına ilişkin bir düzenleme getirilmemiştir. Aynı şekilde 4721 sayılı Medeni Kanunda da dava açma yasağı bulunmamaktadır.

(743 S. K. m. 165) (4721 S. K. m. 244)

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 17.2.2002 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 16.4.2003 günlü hükmün Yargıtay'ca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle (….) gereği düşünüldü.
Dava, evlilik birliği içerisinde, ortak kazançla edinilen dava konusu taşınmazın üçüncü kişiye muvazaalı olarak satıldığı iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, evlilik birliğinin devam ettiği, Medeni Kanunun 244. maddesi uyarınca eşler arasında paylaşmalı mal ayrılığı rejiminin kabul edilmediği, bu nedenle davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaz 4721 sayılı Medeni Kanunun yürürlüğe girdiği 1.1.2002 tarihinden önce edinilmiş olup dava konusu taşınmaz yönünden mal ayrılığı rejimi devam etmektedir.
743 sayılı Medeni Kanunun 165. maddesinde; eşler arasında cebri icra yasağı düzenlenmiş ise de birbirlerine karşı hukuki ilişkiler nedeniyle dava açamayacaklarına ilişkin bir düzenleme getirilmemiştir. Aynı şekilde 4721 sayılı Medeni Kanunda da dava açma yasağı bulunmamaktadır.
Belirtilen nedenle eşlerin birbirleri ile yaptıkları hukuki tasarrufları nedeniyle dava açma olanakları bulunmakta olup işin esasına girilerek tüm deliller toplandıktan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle. davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının yatırana geri verilmesine, 17.2.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.

Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programları
**************************************

Tapuda evin bedelinin düşük gösterilmesi hususunda emsal taşınmaz tapu kayıtlarındaki satış bedelleri de mahkemece incelenebilir. Saygılar.
Old 16-05-2007, 11:34   #3
Av. Bülent Sabri Akpunar

 
Varsayılan

T.C.
YARGITAY
13. HUKUK DAİRESİ
E. 2004/12933
K. 2005/917
T. 27.1.2005
• EVLİLİK BİRLİĞİ İÇİNDE HİSSE SENEDİ TAHVİL VE HAZİNE BONOSU ALINMASI ( Mal Ayrılığı Rejiminin Cari Olduğu Evlilik Devam Ederken Katkı Payı İçin Dava Açılamayacağına İlişkin Bir Hüküm Olmadığı )
• KATKI PAYI DAVASI ( Evlilik Birliğinin Devamı Sırasında Davacı Kendi Katkılarıyla Davalının Üzerine Hisse Senedi Devlet Tahvili Ve Hazine Bonosu Alması - 1/2 Pay Sahibi Olduğunu İleri Sürerek Fazlaya Davalıdan Tahsili Talebi )
• MAL AYRILIĞI REJİMİ ( Cari Olduğu Evlilik Devam Ederken Katkı Payı İçin Dava Açılamayacağına İlişkin Bir Hüküm Olmadığı )
• ALACAK DAVASI ( Evlilik Devam Ederken Davalı Üzerinde Alınan Hisse Senedi Devlet Tahvili Ve Hazine Bonosu Katkı Payının Tahsili Davası - Davacı Kadının Dava Konusu Ettiği Katkının Oranının Tespiti Gereği )
743/m.170
ÖZET : Davacı, evlilik birliğinin devamı sırasında kendi katkılarıyla davalının üzerine hisse senedi, devlet tahvili ve hazine bonosu aldığını, bu birikimlerde 1/2 pay sahibi olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak üzere 1.000.000.000 TL.nin davalıdan tahsilini istemiştir.

Mal ayrılığı rejiminin cari olduğu evlilik devam ederken katkı payı için dava açılamayacağına ilişkin bir hüküm yoktur. Hal böyle olunca, mahkemece tarafların tüm delilleri toplanarak davacı kadının dava konusu ettiği hisse senedi, devlet tahvili ve hazine bonosu alımında yaptığı katkı oranını tesbit etmek, katkı oranı kadar taleple bağlı kalınarak tazminata hükmetmekten ibarettir.

DAVA : Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:

KARAR : Davacı, davalı ile 24.7.1976 yılında evlendiklerini, 2000 yılına kadar devam eden evlilikleri sırasında ev kadını olmasına rağmen öğretmen olan davalı eşini katkılarıyla servet sahibi yaptığını, davalının kendisi ve kızını dövmesi nedeniyle 2000 yılı başlarında müşterek haneyi terk ettiğini, evlilikleri süresince ortaklaşa edindikleri hisse senedi, devlet tahvili, hazine bonosu birikimlerinin davalıda kaldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak üzere 1.000.000.000 TL.nin yasal faizi ile birlikte davalıdan alınmasını istemiştir.

Davalı, davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı, evlilik birliğinin devamı sırasında kendi katkılarıyla davalının üzerine hisse senedi, devlet tahvili ve hazine bonosu almadığını, bu birikimlerde ½ pay sahibi olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak üzere 1.000.000.000 TL.nin davalıdan tahsilini istemiştir. Tarafların 24.7.1976 yılında evlendikleri ve 2000 yılına kadar bu evlilik birliğini devam ettirdikleri uyuşmazlık konusu değildir. Davalı yanca, terk nedeniyle 3.9.2002 tarihinde açılan boşanma davası 7.10.2003 tarihinde reddedilmiş ve karar Yargıtay 2.Hukuk Dairesince onanarak 24.2.2004 tarihinde kesinleşmiştir.

Mahkemece boşanma kararı olmaksızın mal rejiminin tasfiyesine gidilemeyeceği gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Tarafların evlilikleri 24.7.1976 yılında olup, eski mal rejimine tabiidirler. 743 sayılı Türk Medeni Kanunun 170. maddesi "Karı koca evlenme mukavelenamesi ile kanunda muayyen diğer usullerden birini kabul etmedikleri taktirde veya kabul edipte, kanunda gösterilen sebeplerden birinin hudusü halinde. Aralarında mal ayrılığı cereyan eder" hükmünü getirmiştir. Davacı ve davalı eş arasında mal ayrılığı rejiminin cari olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Evlilik devam ederken katkı payı için dava açılamayacağına ilişkin bir hüküm yoktur. Hal böyle olunca, mahkemece tarafların tüm delilleri toplanarak davacı kadının dava konusu ettiği hisse senedi, devlet tahvili ve hazine bonosu alımında yaptığı katkı oranını tesbit etmek, katkı oranı kadar taleple bağlı kalınarak tazminata hükmetmekten ibarettir. Diğer yandan davalı kocanın iade borcu, iade anındaki duruma göre belirleneceğinden, yeni medeni kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra edinilen hisse senedi vs. var ise bunların da yeni medeni kanunun ilgili hükümlerine göre değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmesi gerekir.

Mahkemece, aksi yazılı düşüncelerle davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.1.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.

yarx
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Sebepsiz zenginleşme mi? Av. Caner Arıcı Meslektaşların Soruları 2 19-08-2011 20:04
sebepsiz zenginleşme avslh Meslektaşların Soruları 9 04-02-2008 12:33
harici satışta sebepsiz zenginleşme sanatoryum Borçlar Hukuku Çalışma Grubu 4 21-05-2007 22:13
Sebepsiz Zenginleşme - Zimmet sezginkobya Meslektaşların Soruları 4 14-05-2007 01:09
Olumsuz Saptama- Sebepsiz Zenginleşme m.cenik Meslektaşların Soruları 10 25-06-2004 08:10


THS Sunucusu bu sayfayı 0,03966188 saniyede 16 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.