Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Aydın'da Emniyet Müdürlüğü önünde kurşunlandık

Yanıt
Old 16-07-2006, 20:23   #1
Brusk

 
Varsayılan Aydın'da Emniyet Müdürlüğü önünde kurşunlandık

Değerli meslektaşlarımız. Her zaman adli soruşturmalarda koluğun acziyeti ve C.Savcılarının keyfiyetini eleştirmişimdir. Bu sabah başımdan geçen ve dehşetle tanık olduğum bir olayı abartısız aynen aktarıyorum.
Bir adli tahkikat sebebiyle 15.7.2006 tarihinde gözaltına alınan iki şüpheli müdafisii olarak konuyla ilgili tanık olarak gösterdiğimiz 3 kişinin ifadesinin alınması için C.savcısından izin alarak bu tanıklarımızın Emniyet müdürlüğüne gelmelerini istedik. Ancak Cinayet ve Gasp büro ekipleri bilgisayar kullanabilen görevlinin telefonu kapalı olduğunu bu sebeple ifade alamayacaklarını tanıkların yarın sabah gelmelerini söylemeleri üzerine elle yazın şeklinde ısrar etmemize rağmen bu talebimizde kabul görmeyince oradan ayrılmış idik. Bu sabah yani 16.7.2006 tarihinde saat 9.00 sıralarında emniyet müdürüğü binasının önüne geldiğimde hemen orada bulunan şüpheli yakınları ve tanıklardan oluşan 10 kişilik bir gurubun üzerine bir araç ile hızla gelip yayılım ateşi açan kişiler müvekkil yakınlarını ve tanıkları yaralamışlardır.Ben de arabamın arkasına gizlenerek yara almadan bu tehlikeden kurtuldum İşin en iliginç yanı yayılım ateşinden canını kurtarmak için emniyet binasına girmeye çalışan mağdur ve yaralılara ise polis içeri giremezsiniz dışarda durun diyerekEmniyet müdürlüğü binasına almayarak adeta hedef göstermiştir(Bende dehşet içinde bu durumu izlemek zorunda kaldım)...yazıklar olsun bu ülkede görev yapan kolluk kuvvetlerine. Kendisini, bu kadar zor durumda dışadıda kalmasını söyleyen devletin vatandaş gözünde ne kadar itibarı olacağını siz düşünün
Old 16-07-2006, 21:42   #2
Tiocfaidh

 
Varsayılan

Büyük geçmiş olsun sayın Brusk, umarım olayın failleri en kısa zamanda yakalanır

Türk polisinin en güçlü olduğu yerde böyle bir suçun mağduru olmanız, hele hele polis tarafından size karşı yapılan çirkin muamele üzerinde durulması gereken, ülkemizin acı gerçeklerinden.

Malesef Türk polisi yetersiz. Fizikman, ekipman olarak, eğitim olarak ve hepsinden önemlisi mantalite olarak yetersiz. Bu işi yapan insanların bizlerin ödedikleri vergilerle maaşlarını aldıklarını anlamaları gerek artık. Hiç kimseyi babasının hayrına korumuyor Türk polisi, zor durumda bulunan bir insana yardım etme ya da etmeme keyfiyeti yok bu insanların. Gerekirse bu uğurda ölmek için maaş alıyorlar. Her neyse, tekrar büyük geçmiş olsun sayın Brusk.
Old 17-07-2006, 15:21   #4
Av.Sever Köz

 
Önemli BÜyÜk GeÇmİŞ Olsun!

Size, müvekkilinize ve de yakınlarına yapılan saldırının hiçbir izahı olamaz..

Eleştirilerinizde haklısınız..

Adalet denilen erdemin zaten terazi şeklinde olmasında baştan bir hata var.. Çünkü bu terazinin bir kefesinin diğerinden daha ağır gelme ihtimali ne yazık ki her zaman var olacak...

Yeniden büyük geçmiş olsun..
Old 17-07-2006, 19:37   #7
metinunal83

 
Varsayılan

sayın meslektaşıma büyük geçmiş olsun..Bu olayı baromuza intikal ettirmişsinizdir sanırım.Sayın başkanımız ve avukat arkadaşlarımız danıştay saldırısında suskun kalmadıkları gibi bu konuda da tepkilerini ortaya koyacakklardır.Tekrardan geçmiş olsun..
Old 18-07-2006, 18:24   #8
Av.H.Sancar KARACA

 
Varsayılan

Geçmiş olsun meslektaşım.

Olayın;
"Diğer bir acı konu ise olay mahalinde vatandaşlar yaralı ortalık kan ve dehşet bir tablo insanlar korunmak için emniyet müdürlüğünün içine girmeye çalışıyorlar ancak bu mümkün değil kapıdaki polisler içeri girmemezsiniz diyor..."
diye aktarılan kısmı en vahimi tabii.
Anlayan ya da izahını yapan beri gelsin.
Tekrar geçmiş olsun.
Old 18-07-2006, 20:01   #9
genchukuk

 
Mutsuz Geçmiş Olsun!

Sevgili BRUSK geçmiş olsun!
Ama şundan hepimiz eminiz ki geçmeyecek, bitmeyecek sanki devir-daim yaparcasına hemen her seferinde farklı insanların başına gelecek.

Bunu bile bile geçmiş olsun demek acizlik değil(!). Eminiz.

Ama alışkanlık olsa gerek yinede GEÇMİŞ OLSUN.--__--
Old 18-07-2006, 23:58   #10
Brusk

 
Varsayılan

Bütün arkadaşlara teşekkür ediyorum. İşlerinde kolaylıklar ve başarılar dilerim
Old 19-07-2006, 00:14   #11
nfb

 
Varsayılan

lahavle, daha neler duyacağız...
Old 19-07-2006, 12:06   #12
Dipondi

 
Varsayılan

Sayın Brusk çok geçmiş olsun,Allah sizi sevenlerinize bağışlamış. Yazık tek kelimeyle yazık, neden,niçin hala bu memlekette bir arpa boyu yol almıyoruz? Bu zihniyetteki polisle, memurla,insan olmayan adı insan olan canlılarla anca bu kadar.
Saygılarımla
Dipondi
Old 19-07-2006, 14:07   #13
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Alıntı:
Hepinize teşekkür ederim ilginizden dolayı. Ancak bir gerçek varki insan olarak bazen bariz bir haksızlık karşısında çaresiz kalmak yaşanabilecek en kötü duygudur. Yıllardır biz ceza yargılamasında savunlamarımızda konuyla ilgili maddi gerçeğin, dosyaya ve evraklara yansıyan gerçekle birebir örtüşmediğini söyleriz. Ancak buna kimse itibar etmez Bir olayla ilgili en ayrıntılı delile ulaşma şansına biz Avukatlar sahibizdir Ne C.Savcısı Ne hakim ne de kolluk bizler kadar olayı yakından takip etmediğinden ve farklı delillerle olayı çözümleme şansına sahip olmadıklarından maddi gerçeği biz Aukatlar kadar iyi sağlıklı ve kapsamlı öğrenemezler. Bu durum elbette zaman zaman adalatte sapmalara neden olmaktadır.
Yukarıda kurşunlama ile ilgili olayda bir Avukat olarak yaşadığım şansızlığı ve çaresizliği ifade edebilmem mümkün değildir. Nezarethanede 2. Şüpheli var ve bunlarla ilgili soruşturma yapılmakda. Biz de Şüpheli Müdafii olarak 3 kişinin ifadesinin alınmasını istiyoruz. Konuyla hiçbir ilgisi olmayan masum 3 insan tanık olarak ifade vermek için Emniyet müdürlüğüne geliyor ve orada cinayet masası ekipleri bilgisayar kullanabilen elemanımız yok ifade alamayız bugün gidin yarın gelin şeklinde klasik devlet memuru zihniyetiyle tanıklarımızı geri gönderdiler. Ertesi gün sabah saat 9 da aynı kişiler ifade vermek için geldiklerinde olayla hiçbir ilgisi olmadığı halde masum günahsız insanlar üzerine ateş açıldı ve tanığın birisi çok kötü şekilde yaralanmıştı ben o tanığı gördüğümde lanet ettim polislere ve ağlamamak için kendimi zor tuttum. Bu adamın hiçbir günahı yok dün yani bir gün öncesinde bu tanığın ifadesi alınmış olsaydı bu gün bu masum kişi böyle kanlar içinde olmazdı. Polisin yaptığını görebiliyormusunuz. "ifade alabilecek arkadaşımız yok bugün gidin yarın gelin" bu nedir Alah aşkına düpedüz görevi ihmal değilmidir. Ama buna kimi inandıırsınız ne zaman bir kolluk kuveetini böylesine bir ihmalinden dolayı şikayet etseniz onlaın koruyucu meleği C. savcılarının soruşturma sonucu vereceği karar bellidir. TAKİPSİZLİK...
Diğer bir acı konu ise olay mahalinde vatandaşlar yaralı ortalık kan ve dehşet bir tablo insanlar korunmak için emniyet müdürlüğünün içine girmeye çalışıyorlar ancak bu mümkün değil kapıdaki polisler içeri girmemezsiniz diyor....Ama biliyorumki adalet bir gün bu kişiler içinde lazım olacaktır.
Siz ne kadar idealist bir hukukçu olursanız olun temin edeceğiniz adalet ancak karakolda soruşturma yapan bir uzman çavuşun yada polisin hukuk mantığıyla sınırlıdır.
Zira onlar sadece sanığın aleyhinde delil toplanması gerektiğini biliyorlar. Adli merciler sadece kolluğun tuttuğu tutanağa itibar ediyor. Malesef bu durum ülkemizde bilinçli eğitimli Adli kolluk sistemi kurulmayana kadar böyle devam edecektir.
Arkadaşlar yukarıda bahsettiğimiz olayla ilgili taraflar arasındaki husumetin büyümemesi adına basın mensuplarına tarafımızdan konuyla ilgili herhangi bir açıklama yapılmamıştır.

Sayın Brusk bilindiği üzere, izlemeye alınan bir konudan sonra, konuya yeni mesaj geldiğinde Site tarafından e-posta adresimize yeni mesaj aktarılmaktadır. Yukarıdaki mesaj e-postama gelen mesajdır. Ancak şimdi bakıyorum bu mesaj forumda bulunmamaktadır. Anladığım kadarı ile mesajı sildiniz. Ben de neden sildiğinizi sormak isterim. Bu mesaj silinmesi son günlerde bu sitede moda oldu kusura bakmayın. Ne sakıncası var silmenin demeyin. Bakın Sayın hskaraca "alıntı" dememiş ama aynen sizin yukarıdaki mesajınızdan bir alıntı yapmış;

"Diğer bir acı konu ise olay mahalinde vatandaşlar yaralı ortalık kan ve dehşet bir tablo insanlar korunmak için emniyet müdürlüğünün içine girmeye çalışıyorlar ancak bu mümkün değil kapıdaki polisler içeri girmemezsiniz diyor..."

Doğal olarak Sayın hskaraca'nın mesajı anlamsızlaşmaktadır. Bir başka örek vereyim: Bir üye soru sormuş bir üyemiz de tüm iyiniyetiyle fakat yanlış bilgi vermiştir. Bir başka üye ise, yasal mevzuatla birlikte doğrusunu hemen yazmıştır. Yanlışı farkeden üye, hiç bir açıklama yapmadan diğer üyenin yazmış olduğu doğru bilgileri yazmıştır. Ne mi olmuştur? Doğru bilgiler veren üyenin yapmış olduğu şey anlamsız olmuştur.Son haliyle forumda üç mesaj görünmektedir yani...Birincisi soruyu soran üyenin mesajı; ikincisi önce yanlış yazılıp sonradan düzeltilen mesaj(düzeltildiği belirtilmeden); üçüncü mesaj ise bilgisine ve tecrübesine güvendiğimiz meslektaşımızın mesajı...Son iki mesaj hemen hemen aynı hale gelmiştir. O zaman ben veya başkası son mesajı yazan için şu şekilde düşünebilir: Kardeşim aynı mesajı yazacaksan, niye bu kadar zaman harcadın, amacın ukalalık yapmak mı?

Bir başka örnek daha vermek istiyorum. Bir forum açılmış 2-3 mesajdan sonra yeni bir katılımcı o ana kadar ileri sürülmeyen görüşleri içeren bir mesaj yazmış mesela...Sonraki katılımcılar yaklaşık 10 mesaj şeklinde sadece o katılımcının yazısını eleştirmişler diyelim. Sonra tepki çeken yazıyı yazan katılımcı, kimseye haber vermeden yazısını silmiştir. Ondan sonra forumu izlemeye başlayan başka katılımcılar ise hiçbirşey anlamamıştır.

Önerim şu: mesaj silmek, düzeltmek isteyen bir açıklama yapsın hiç olmazsa. Aksi takdirde biz daha çok bulmaca çözeriz.

Sayın Admin,

Eskiden bir üye kendi mesajını silince veya düzeltme yapınca tarihiyle birlikte belirtilmekteydi.Sanırım doğru bir uygulama imiş. Bu konuyu burada aktarmak zorunda kaldığım için özür dilerim. Sayın Admin dilerse, yeni bir konu başlığı altına kaydırabilir bu yazıyı...

Sayın Brusk,

Bu kadar üzüntülü olduğunuz bir zamanda amacım sizi daha fazla üzmek değil lütfen inanın. Mesajınızı sildiğinize göre soracağım soru da anlamını yitirmiş oldu ama yine de sormak istiyorum.

Alıntı:
Arkadaşlar yukarıda bahsettiğimiz olayla ilgili taraflar arasındaki husumetin büyümemesi adına basın mensuplarına tarafımızdan konuyla ilgili herhangi bir açıklama yapılmamıştır.

Olayın büyümemesi için basına haber vermediğinizi yazmışsınız. Ancak olayda taraflar çoğalmıştır kanaatimce...İzninizle tarafları saymak istiyorum 1-Sizin müvekkilleriniz, 2- Onların hasımları, 3- Tanıklar, 4- Yoldan geçen vatandaşlar, 5- Polisler(dolayısıyla Emniyet Müdürlüğü'ne izafeten İçişleri Bakanlığı), 6- Bizzat siz, 7-Olayın en önemli tarafı ise Hukuk Devleti kavramıdır.

Müvekkilleriniz ve onların hasımları arasında tansiyonun yükseltilmemesi hususu tamamen sizin takdirinizdir. Kendi adınıza da bir feragatiniz olabilir, bunu da saygıyla karşılarım. Ama ya diğer "taraflar"...Orada avukat olarak sanırım sadece siz bulunmaktaydınız. Bence sorumlulğunuz bu nedenle artmaktadır. Önerim, takipsizlik kararını göze alarak şikayette bulunun hiç olmazsa.(Baro'yu harekete geçirdiğinizden eminim)Olayın takipçisi olun lütfen...Evet bu tür hukuksuzluklar olmaya devam edecektir. Ama önüne geçmenin tek bir yolu vardır. Mücadele etmek...

Saygılarımla
Old 19-07-2006, 20:41   #14
Brusk

 
Varsayılan

Bu olayla ilgili ceza tahkikatı devam etmektedir. Hatta bu olayla ilgili 3 kişi tutuklanmıştır. olay tamamen iki taraf arasındaki husumeten kaynaklanmış ve olayda şahsıma yönelik doğrudan bir saldırı yoktur.
Fakat olayda polisin bir ihmalinin olduğu kesindir. Ben burada sadece gerçekten yaşadığımız bir olayı çok açık ve sohbet eder bir uslupla dile getirmeye çalıştım. yoksa ne sitedeki değerli arkadaşlarımızın görüş belirtmesi gibi bir beklentim nede olayı abartma gibi bir kastım yoktur.

Fakat burada asıl dikkat çekmek istediğim konu bir Avukatın ne şekilde çaresiz kaldığını dile getirmekti. Şöyleki,
1-Bir adli olayla ilgili tahkikat yapılıyor ve siz orada tanık dinlenmesini istiyorsunuz C.Savcısıda uygun görüyor bu talebinizi ancak tanıkları emniyet müdürlüğünde ifadelerinin alınması mümkün değil bunun sebebi ise çok gülünç "ifade alabilecek polis memuru yok ve telefonuna ulaşılamıyor. Tanıklar bu gün gitsin yarın gelsin." burada tartışılması gereken husus polisin bu tavrı yani emniyet müdürlüğünde nasıl olurda ifade alabilecek bir polis mumuru olmaz. İşte polisin bugün gidin yarın gelin şeklindeki umursamaz tavrı yüzünden gerçekten bugün gidip yarın sabah gelen tanıklar olayla ilgili olmadıkları halde sırf işleri yarına kaldığı için yaralandılar. olay bu gerçekte anlattığım gibi hadi çıkın işin içinden. Polis o gün yani 14.7.2006 tarihi gününde ifadeleri alsa ve evrak tamamlanıp csavcıığına yetişse hiçbir sorun kalmayacak. Bu durumda biz şikayetçi olsak ne değişir acaba...hiçbir şey değişmez ben bunu defalarca denedim.
2-Kurşunlama olayında yaralı kişiler(müvekkil taraf) emniyet müdürlüğünün binasına girmeye çalışıyor ancak bu kişilerin bina içine girerek korunmalarına polis, içeri giremezsiniz diyerek mani oluyor. Tabu bu durumu bana soran müvekkilime bunu mantıklı bir dille izah edemedim.
Konuyu iç işleri bakanlığına bir müracaatla bildireceğim. Umarım netice alırız.

Mesajı neden sildiğim konusuna gelince, bu olayda ben konuyla ilgili öfkemi dile getirirken birinin bununla ve yazdığım ifadelerle alay etmesi üzüntümü iki katına çıkardı işte silme sebebim bu. Bu konu teorik tartışmadan uzak bir sohbet konusu eminim her meslaktaşım bunun gibi sıkıntılar yaşamıştır diyerek konuyu forma taşıdım. Hepinize iyi çalışmalar saygılar...
Old 12-09-2006, 00:13   #15
uye9493

 
Varsayılan

GeÇmİŞ Olsun Bende Ayni Zamanda Aydinda YaŞiyorum Ama Duymadim Cok Gecmis Olsun Aydin Barosu Bu Konuda Bİr GİrİŞİmde BulunmuŞ Olsa Gerek?
Old 18-09-2006, 11:13   #16
byzade

 
Varsayılan adli unsurlar

Sayin Brusk Öncelİkle GeÇmİŞ Olsun Dİleklerİmİ İletİrİm...aktarmiŞ OlduĞunuz Konu Adlİ DeĞİŞİmİn Ne Şekİlde Kaos İÇerİsİnde OlduĞunu GÖsteren Bİr Olay YasamiŞiniz Ancak Sİzİn O Ankİ Durumunuz İÇİn Emİnİm Kİ SoruŞtirma BaŞlatilmiŞ Olup Gereklİ Tahkİkatlar Yapilmaktadir Burada Kollugun DavraniŞi Şeklİnde Olumsuz AktardiĞiniz Konum Kolluk GÖrevlİlerİnİn Şahsİ DavraniŞlaridir...ancak Şuda Vardir Kİ Sİzİnde İfadelerle İlgİlİ Adlİyeye SevkedİlmİŞ Bİr Konuyu Bİzzat Savci Tarafindan Yapilmasinin Daha Uygun OlcaĞi Knisindayim Olayiniz İÇerigini Bilmiyorum Ama Ikinci Kursunlama Olayinda O Anda Bir Arbede Ve Korkunun Yasanmasina Karsi Yapilacak Ne Olmali Size Soruyorum..ve Siz Kendi Tarafiniz Insanlari (muvekkilinizin ) Bu Olayla Ilgili Siz Ve Onlar Ifade Verdiler Eger Vermediyseniz Kolluk Ve Savci Ne Yapsin
Yurekli Sekilde Davranmak Ve Hak Yerine Gelsin Istiyorsaniz O Anda Orada Bulunanlar Araba Plakasi Ve Sahislarin Eskallerini Belirtir Ifadenizi Verme Durumundasiniz Yoksa Savcida Kollukta Zaten Birsey Yapamaz....yargi Mensubu Bir Insan Olarak Takibini Lutfen Yapin Ve Suclularin Yakalanmasini Saglayin...
Old 10-11-2006, 14:59   #17
hukukcu_gurhan

 
Varsayılan

sayın brusk
büyük gecmis olsun basta büyük bir facia atlatmıssınız konunun tümünü okudum gercekten kolluk kuvvetlerinin böyle bir şekilde konusması ve yapması da tabiki ayrı olay tekrar gecmis olsun...
Old 06-02-2007, 18:08   #18
agah

 
Varsayılan bence

böyle bir olayla karşılaşmak bir avukat için çok kötü.polis görevini yapmadığına göre kendinize ruhsatlı bir silah alsaydınız kendinizi ve diğer masum insanları savunmak için siz de onlara ateş edebilirdiniz.avukatların bu konularda daha dikkatli olması gerekiyor.doğrudan size karşı da yöneltilebilirdi bu saldırı.
Old 07-02-2008, 00:11   #19
Av.Ali ÇİTİL

 
Varsayılan Büyük geçmiş olsun

Sayın Brusk

Öncelikle çok geçmiş olsun gerçekten üzücü bir olay özellikle bu mesleği icra etmeyi düşünen biri olarak çok üzüldüm.
Alıntı:
İşin en iliginç yanı yayılım ateşinden canını kurtarmak için emniyet binasına girmeye çalışan mağdur ve yaralılara ise polis içeri giremezsiniz dışarda durun diyerekEmniyet müdürlüğü binasına almayarak adeta hedef göstermiştir(Bende dehşet içinde bu durumu izlemek zorunda kaldım)...yazıklar olsun bu ülkede görev yapan kolluk kuvvetlerine. Kendisini, bu kadar zor durumda dışadıda kalmasını söyleyen devletin vatandaş gözünde ne kadar itibarı olacağını siz düşünün

Olayın nasıl cereyan ettiğini ayrıntılarıyla bilmiyorum ama emniyet mensuplarına karşı o kadar eylem gerçekleştiriliyor ki onlar açılan silahlı saldırıya karşı bomba v.s önlem almaya çalışmış olabilirler o anda olay algılanamamış olabilir.Ben en azından bu şekilde düşünmek istiyorum aksini düşünmek bizim iyice ayrışmamıza neden oluyor.Kolluk kuvvetlerimizin bu konuda da çok eğitilmesi gerektiğini düşünüyorum. Hukukçu ve kolluk kuvvetleri arasında süre gelen bir anlaşmazlık alıp başını gidiyor sanki iki tarafında birbirine karşı önyargısı varmış gibi geliyor.Ben hukukçularla kolluk kuvvetleri arasındaki ilişkilerin ilk önce iyileştirilmesi gerektiğini düşünüyorum.Aslında tek sorun şu: kolluk kuvvetleri bazı idari faaliyetleri yerine getirirken bazı konularda yetersiz olduğundan ve eksik bilgiden dolayı bir avukatla araasında anlaşmazlık çıkabiliyor bunlar yaşananlar.Aslında polislerin yetki ve görevleri çok geniş ama uygulamada çoğu memurun bilgi eksikliğinden gerçekleştirilemiyor.İlk önce kanunu ustaca kullanmaları gerekiyor işte o zaman hukukçularla anlaşmaları zor olmayacak.En azından kendi görev alanlarıyla ilgilidüzenlemeleri iyi bilecek ama maalesef memurlarımız bu konuda aktif değil.

*Biraz geç bir yorum ama bu konuyla ilgili çok olay duyuyoruz onun için yazmak istedim.

*Amacım hiçbir kurum ya da kişiyi yermek değildir.

Hukuk Öğrencisi
Saygılarımla
Old 23-03-2008, 00:50   #20
Derebey06

 
Varsayılan

Olay karakolun ne kadar yakınında meydana geldi. nöbetçi olayı gördü mü? söz konusu kapıdaki görevli ateşe ateşle karşılık verdi mi? yada ateş altındakileri muhafaza ve silahlı saldırıyı def etmek maksatlı müdahale de bulundu mu? bence ilk aşama da incelenmesi gereken budur

Terörle mücadele silahın silahla mücadelesinden daha çok akılın akılla mücadelesidir. yıllar boyunca değişikj takdik ve teknikler kullanılarak birliklere karakollara saldırılarda bulunulmuştur (mesela en son örneği karakola ekmek arabası ile sızarak karkolun basılması olayı).. bu sebeple güvenlik maksadı ile İLK ETAPTA içeri almamasını anlayabilirim. çünkü kapıdaki nöbetçi sizin ne için geldiğinizi ve kimin saldırgan kimin mağdur olduğunu anlayamayabilir. Aynı zamanda orası sıradan bir karakol değildir. il emniyet müdürlüğü aynı zamanda büyük bir stratejik önemi de bulunmaktadır. olayı sivil mantıkla değil birde askeri mantıkla düşünmek lazım. Ama saldırıyı def etmeden şahısların güvenliğini sağlamadan, yani olaya sadece seyirci kalma gibi bir durum söz konusu ise bu durum görevi ihmaldir.. ama ben Hiçbir polis arkadaşımın böyle bir duruma kayıtsız kalacağını sanmıyorum. olayı birde ben araştıracağım
size büyük geçmiş olsun

SAYGILARIMLA
Old 20-11-2008, 01:16   #21
Derebey06

 
Varsayılan bütün kolluk elemanları ifade alamaz

Alıntı:
talebinizi ancak tanıkları emniyet müdürlüğünde ifadelerinin alınması mümkün değil bunun sebebi ise çok gülünç "ifade alabilecek polis memuru yok ve telefonuna ulaşılamıyor. Tanıklar bu gün gitsin yarın gelsin." burada tartışılması gereken husus polisin bu tavrı yani emniyet müdürlüğünde nasıl olurda ifade alabilecek bir polis mumuru olmaz.
ifade almak biraz tecrübe ve aynı zamanda el alışkanlığı isteyen bir durumdur. sürekli işi telsizlere bakmak veya idari yazışma olan kısacası asayişe müessir olaylara uzunca bir zaman bakmayan personelin ifade alma becerisi zamanla körleşir. aldığı ifade net olarak tahkikatın aradığı cevaplara hitap etmeyebilir. bu sebeple BÜTÜN KOLLUK ELEMANLARI İFADE ALAMAZ bu durumu belirtmek istedim sayın BRUSK


SAYGILARIMLA
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
kadın erkek eşit mi ?yoksa kadın erkek kanun önünde eşit mi?hangisi? iustinianus Kadın Hakları Çalışma Grubu 30 24-04-2008 15:28
icra müdürlüğü sınavına gireceğim mustafa berkcan Hukuk Stajı ve Meslek Seçimi 1 03-09-2007 14:59
Adalet sarayı önünde oturma eylemi PINAR YILMAZ Hukuk Haberleri 3 07-09-2006 14:46


THS Sunucusu bu sayfayı 0,07790303 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.